Etiket: Düğün

  • Düğün dönüşü kaza: 9 ölü

    Batman’ın Kozluk İlçesi’ne bağlı Bekirhan Beldesi’nde düğünden dönenleri taşıyan otomobilin uçuruma yuvarlanması sonucu 9 kişi hayatını kaybetti.

     

    Kozluk ilçesinde düğünden dönenleri taşıyan otomobilin uçuruma yuvarlanması sonucu 9 kişi hayatını kaybetti.

     

     

    Edinilen bilgiye göre, Beşiri ilçesindeki düğünden dönenleri taşıyan Çembeli Çetin’in kullandığı 72 AN 472 plakalı otomobil, Kozluk ilçesine bağlı Bekirhan beldesi girişinde uçuruma yuvarlandı.

    Çembeli Çetin ile 5 kişi olay yerinde öldü, yaralanan 3 kişi de Batman Devlet Hastanesi’nde müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

    Kozluk Kaymakamı Emrah Yılmaz,  aralarında çocukların da bulunduğu 9 kişinin yaşamını yitirdiğini belirterek, ölenlerin kimliklerini tespit etmeye çalıştıklarını söyledi.

  • Düğün yolunda kaza

    Erzincan’da meydana gelen trafik kazasında 5 kişi yaralandı.

     

    Erzincan istikametine giden Rüştü Eğilmez (32) yönetimindeki 25 SE 197 plakalı otomobil, Erzincan-Erzurum karayolunun 22’nci kilometresinde şarampole devrildi.

     

     

    Kazada, sürücü Eğilmez ile eşi Betül (31) ve oğlu Muhammed Ömer Eğilmez (2), kayınpederi Nevzat (63) ve kayınvalidesi Emine Binici (57) yaralandı. Bölgedeki tarlalarda çalışan çiftçilerin yardımıyla araçtan çıkarılan yaralılar, ambulanslarla Erzincan Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Yaralıların sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.
    Sürücü Eğilmez ve beraberindekilerin, akrabalarının düğününe katılmak üzere Erzurum’dan Konya’ya gitmek üzere yola çıktığı belirtildi.

  • Doğumlarımız da kambersiz olmazdı, düğünlerimiz de!

    Adı Cemil, soyadı Çil’di!

    Doğum anını anneden önce hep o bildi!

     

     

    Gece demedi, gündüz demedi.

    Hangi saatte olursa olsun, çağırdılar, koşa koşa geldi.

     

     

    Alanında ne kadar rekor varsa, hepsini sildi.

    Erzurum’da binlere çocuk dünyaya ilk adımını attığında annesinden önce onu gördü!

    Duran topların nasıl usta ismi Alex De Souza’dıysa,

     

     

    normal, sezeryan doğumların da usta ismi o’ydu!

    Numune’nin, ya da diğer bir adıyla ‘limone’nin kadın doğumcusuydu.

    Bir rivayete göre, doğumunu gerçekleştirdiği çocukların çocuklarını bile o doğurttu.

    Son anına kadar doğum yaptırıyordu.

    Birimiz gelirken o artık, ‘Benden bu kadar’ diyor, veda ediyor, gidiyordu..

    Geçtiğimiz yıllarda hayatını kaybetti.

    Nur içinde yatsın.

     

     

     

    ***

    Oğlan sünnet mi olacak?

    Varsa bir durum, yapalım açık oturum!

    Çağır Mehmet Katmer’i, beş dakkada Beşiktaş!

    Oldu da bitti Maşallah!

    Okula yetişir inşallah!

    Çocuğunu sünnet etttirecek babanın ilk aklına gelen isimdir. Binlerce çocuğun ‘pipi’sini kesmiş, sünnetini gerçekleştirmiştir. Şehir efsanesi gibi söylenir durur. Güya, Büyükşehir Başkanımız Küçükler’i de bizzatihi o sünnet etmiştir!

    Bir rivayete göre, sünnet ettiği çocukların çocuklarını bile sünnet etmişliği vardır.

    Emekli öğretmendir..

    Emekliliğinden sonra siyasete girdi, ‘Kestiklerim verse yeter’ dedi ama tutturamayınca, ‘Görüp göreceğim bu kadar’ da deyip, tası tabağı toplayıp Bursa’ya göçtü!

    Halen daha orada da kesiyor mu, kesmiyor mu, bilmiyorum.

    Ama bildiğim, Mehmet Katmer, buradayken ‘tuttuğunu koparan’ biriydi!

    Allah işini rast getirsin.

     

     

     

    ***

    Nikah, düğün denince akla o gelirdi: Dursun Ali Bozkurt. Büyükşehir Belediyesi’nin ‘tek ve istisnasız’ nikah memuruydu!

    Binlerce kişinin nikahını kıydı, annenin babanın mürüvvetini gösterdi!

    Çoğu kez, yarı şaka, yarı ciddi, ‘Yaktın beni’ diye hotulandı, hor görüldü!

    Ama o güleç yüzü, temiz giyimi ve kibar konuşmalarıyla gelinle damadın ayrılmaz bir parçasıydı!

    Ben nikaha nikah demezdim, Dursun Ali ağabeyi olmasaydı!

    O kadar yani!

    Bir rivayete göre, evlendirdiği çiftlerin çocuklarına da yetişti ve onların da nikahlarını kıydığı oldu!

    Bir süredir emekli.

    Daha düğün, dernek işlerine bakmıyor.

    Artık elalemim değil, uzun yıllar ihmal ettiği ‘evden uşaklar’ın artık mutluluğuna kafa yoruyor..

    Allah ağız tatlılığı versin.

     

     

     

    ***

    Erzurum’da çoğumuz öyleyizdir. Başımız ağrıdığında ‘aspirin’e, dişimiz de ağrıdığında doğru ‘Dişci Şeref’e koşarız!

    Daha doğrusu ‘düne kadar’ koşardık!

    Evet.

    İşte o dişçi Şeref’in, Şeref ağabeyinin dün vefat haberini aldım.

    Nasıl üzüldüm, nasıl üzüldüm, bilemezsiniz!

    O, sizler gibi bizim de aile dişçimizdi. Sizinle olmasa da kardeşinizle, babanızla, amcanızla  mutlaka ‘illaki’ tatlı bir anısı olan bir ağabeyimizdi!

    Erzurum’un yarısının dişini çekmiş ya da yapmıştır! SSK’nın, yüzü sürekli gülen, şakacı mı şakacı, renkli bir doktoruydu.

    Hep o ‘çürük’ dişlerimizi ağzımızdan çeker alırdı.

    Heyhat!

    Bu defa kader onu aramızdan çekip aldı!

    Allah rahmet eylesin.

     

     

     

    ***

    Nasıl doğum denince Cemil Çil, sünnet denince Mehmet Katmer, nikah denince Dursun Ali Bozkurt akla geliyorsa, diş denildi de mi, Şeref Gündoğdu akla gelirdi..

    Dallarında marka olmuş daha yüzlercesini sayacağım isimlerden sadece dördüne bugün yer verdim bu sütunumda.

    Kamberlerimizdi onlar. İstesek de olurdular, istemesek de. Çünkü onlar sahadaydı ve onlar bize, biz onlara mecburduk!Doğumlarımızda da vardılar, sünnetlerimizde de, düğünlerimizde de. Başımız ağrıdığında da vardılar, dişimiz ağrıdığında da.

    İlginçtir,

    Bu dört isim de zaman zaman horlandı, hotulandı.

    Oysa,

    Bu isimler, Muhammet Lütfü Efe gibi, Mehmet Nuri Yılmaz gibi, Nihat Kabanlı gibi, Nazif Kuran gibi, Rıfkı Salim Burçak gibi, Yaşar Reyhani gibi, Feyyaz İbrahim Hakkıoğlu gibi, ne bileyim Palandöken gibi, Oltu Taşı gibi, Şeker Fabrikası gibi değerdirler ve galiba biz bu değerlerimiz ancak kaybettikten sonra farkedeceğiz.

    Kim alıştırdıysa biz buna alıştırıldık bir kere!

    Tıpkı, daha önce kaybettiklerimizi sonradan farketttiğimiz gibi

    O zaman da iş işten geçmiş olacak.

    Yani anlayacağınız o ki,

    Büyük bir ‘Geçmiş olsun’ olacak, bu da bize ‘kapak’ olacak!

     

     

     

     

  • Damat gerdek gecesi geline tecavüzden yargılanıyor

    Samsun’da düğün yaparak evlendiği genç kıza gerdek gecesi tecavüz ettiği iddiasıyla tutuklanan damadın 15 yıla kadar hapsi isteniyor.

     

    Olay, Atakum ilçesi Mimar Sinan Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ü.Y.(28) adlı genç ile S.Y.(26) adlı genç kız akrabaları aracılığıyla tanışıp nişanlandılar. Yaklaşık 7 ay nişanlı kalan gençler 04 Mayıs 2012‘de resmi nikah kıydı, 26 Mayıs 2012’de ise düğün yaparak evlendiler. Gerdek gecesi gelin S.Y., damadın alkollü olduğu gerekçesiyle dini vecibelerini yerine getiremediğinden gerdeğe girmek istemedi. Ancak, alkollü olduğu ileri sürülen Ü.Y.’nin zorla Gelin S.Y. ile gerdeğe girdiği iddia edildi. S.Y., eşinin gerdek gecesi kendisine zorla tecavüz ettiğini iddia ederek Denizevleri Polis Merkezi’ne şikayette bulundu. Olayla ilgili damat Ü.Y.,Samsun Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Ahlak Bürosu ekipleri tarafından gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen Ü.Y., çıkarıldığı nöbetçi mahkeme tarafından tutuklanarak Samsun Kapalı Cezaevi’ne gönderildi. 7 aydır tutuklu bulunan S.Y. hakkında “Eşine karşı beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde cinsel saldırı ve hakaret” suçundan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

     

     

    HAPİS CEZASI İSTEMİYLE DAVA AÇILDI
    Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, damat Ü.Y., kendini savunarak suçlamaları kabul etmedi. Ü.Y. mahkemede verdiği ifadede, “Olaydan önce S.Y. ile 7 ay nişanlı kaldık. Düğün gecesi salondan çıktıktan sonra baba evine gittik. Dini nikah kıymak için hoca getirdik. Sarhoş değildim. İki rekat namaz kıldık. Dini vecibeleri yerine getirdik. Daha sonra onun rızasıyla birlikte olduk. Gece saat 02.00 sıralarında kendisi duşa girdi. Düğünden önce evde kalan iki şişe biram vardı. Biraları içtim. Eşim yattı. Ben odamda oturdum. Daha sonra ben de yattım. Sabah olunca kalktım. Kahvaltı yaptık. Daha sora babamlara gezmeye gittik. Hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum” dedi.
    Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi tarafından, “uğradığı cinsel saldırı sonucu beden ve ruh sağlığı bozulduğuna dair” rapor verilen S.Y. ise eşini suçladı. S.Y., “Ben önceden sanığı tanımıyordum. Öz amcamın tavsiyesi ile evlendim. Ben nişanlılık süresinde kendisi ile evlenmek istemedim. Kendisine mesaj da attım. ‘Seninle evlenmek istemiyorum‘ dedim. Anne-babası bizim eve geldi ve benim ailemi kandırdılar. ‘Bizim oğlumuz çok düzgündür. İçkisi, kumarı yoktur’dediler. Bunun üzerine düğün yapıldı. Düğün gecesi arkadaşları ile alkol aldı. Yatacağımız sırada sanık bana dini nikah kıydırdı. Ancak, ‘Ben içkili idim ve sarhoştum. Bu nedenle yapılan nikah geçersizdir’ dedi. Ben de sarhoş olduğundan onun bu sözünden etkilendim. Cinsel ilişkide bulunmak istemedim. Bunun üzerine sanık benim kolumdan tuttu ve zor kullanarak benim rızam olmadan zorla birlikte oldu. Bağırdım, evde kimse yoktu. Sonra içti ve sızdı. Sabah hemen şikayetçi olamadım. Telefonumda kontör yoktu. Akşam olunca yine bana tecavüze kalkıştı. Ben de durumu telefonla aileme bildirdim. Onlar da bizi evlerine davet ettiler. Evlerine gidince olayı öğrenen annemlerle kalıp polise şikayette bulundum. Şikayetçiyim” diye konuştu.
    Duruşma ileri bir tarihe ertelendi.
  • Başlıksız yazı 15737

    Pervari yakınlarında önceki gün düşen Sikorsky S-70 tipi helikopterde şehit olan 17 asker dün Diyarbakır’da Başbakan Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özel, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, bakanlar ve kuvvet komutanlarının da katıldığı törenle memleketlerine uğurlandı. Törende Erdoğan’ın da gözleri doldu.

     

    Siirt 3. Komando Tugay Komutanlığı’ndan operasyona giden Jandarma Özel Harekât Timi’ni taşıyan Sikorsky S-70 tipi helikopterler sabah Pervari ilçesinin Doğanca beldesi Hasantepe mevkiinde düştü. Helikopterde bulunan 14’ü “Dadaşlar” adlı jandarma Özel Harekât timi ile 3’ü mürettabat olmak üzere 17 asker şehit oldu.

     

    Şehitlere uğurlama töreni
    Şehitler Jandarma Üsteğmen Ersan Yenici (Kırklareli), Jandarma Kıdemli Çavuş Hakan Gemici (Giresun), Jandarma Kıdemli Çavuş Erkan Yalçın (Bartın), Jandarma Uzman Çavuş İbrahim Çelik (Kayseri), Jandarma Uzman Çavuş Murat Yıldızhan (Diyarbakır), Jandarma Uzman Çavuş Eren Kızılgedik (Kars), Jandarma Uzman Çavuş Kürşat Güneş (Erzurum), Jandarma Uzman Çavuş Erdal Tekin (Adana), Jandarma Uzman Onbaşı Dinçer Ersoy (Tokat), Jandarma Uzman Çavuş Ömer Büyükköse (Kahramanmaraş), Jandarma Uzman Çavuş Onur Karasungur (Kayseri), Jandarma Uzman Çavuş Serkan Perişan (Gaziantep), Jandarma Uzman Onbaşı Yusuf Tüfekçi (Gümüşhane), Pilot Yüzbaşı Anıl Barış Çetin (Manisa), Pilot Üsteğmen Yakup Çınar (Kars), Uzman Hava Teknisyen Vedat Avcı (Afyonkarahisar) ve Jandarma Uzman Onbaşı Mesut Şeker (Konya) için dün Diyarbakır’daki 2. Hava Kuvvet Komutanlığı’nda uğurlama töreni düzenlendi.

     

    ‘Çözün artık bu işi’
    Törene Başbakan Recep Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal KılıçdaroğluGenelkurmayBaşkanı Orgeneral Necdet Özel, Başbakan Yardımcısı Beşir AtalayMilli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, Gıda Tarım veHayvancılık Bakanı Mehdi Eker, milletvekilleri, kuvvet komutanları ile şehitlerin yakınları katıldı.
    Şehitlerin özgeçmişlerinin okunduğu törende cenazelerin taşınması sırasında şehit yakınları gözyaşı döktü, bu sırada Başbakan Erdoğan’ın da gözleri doldu. Törenin ve okunan duaların ardından Jandarma Uzman Çavuş Murat Yıldızhan ambulansla Diyarbakır’ın Çermik ilçesine diğer şehitlerin cenazeleri de Türk Hava Kuvvetleri’ne ait ait 5 ayrı Casa tipi uçakla yakınlarının refakatinde memleketlerine gönderildi. Törende aralarında şehit yakınlarının bulunduğu bir grup, “Şehitler ölmez, vatan bölünmez” sloganı attı. Slogan atan grup içinden bazıları “Çözün artık bu işleri” diye bağırdı.

     

     

    ‘Çok canın yandı mı?’
    Şehit Jandarma Uzman Çavuş Ömer Büyükköse, memleketi Kahramanmaraş’ta son yolculuğuna uğurlandı. Şehidin yakınları, cenazenin Ulu Cami’ye getirilişi sırasında gözyaşı döktü. Cenaze namazının kılınmasının ardından camiye gelen şehidin nişanlısı Kübra Baysal’ın, güçlükle ayakta durduğu görüldü. İl Müftüsü Muhammet Gevher, Şehit Jandarma Uzman Çavuş Ömer Büyükköse’nin nişanlısını bir süre sakinleştirmeye çalıştı.
    Nişanlısının naaşına sarılan Kübra Baysal, ”Çok canın yandı mı Ömer’im. O gün beni niye uyandırmadan gittin” diyerek ağladı. Cenazenin mezarlığa götürülüşü sırasında bazı vatandaşlarterör örgütü aleyhine slogan attı. Cenaze namazının ardından şehidin naaşı Şeyhadil Mezarlığı’ndaki şehitlikte toprağa verildi. Üç yıl önce göreve başlayan ve ailesinin 4 çocuğundan biri olan şehit Büyükköse’nin düğün hazırlıkları yaptığı ve 3 hafta sonra evleneceği öğrenildi. Büyükköse’nin ailesi ve nişanlısı, acı haberi düğün hazırlıkları için gittikleri Siirt’te almıştı.

     

    Çocuğunu göremedi
    Şehit Jandarma Uzman Çavuş Murat Yıldızhan, memleketi Diyarbakır’ın Çermik ilçesine bağlı köyünde toprağa verildi.  Köy meydanında toplanan yakınları Kürtçe ağıtlar yaktı. Köydekii evlereTürk bayrağı asıldı. Köy meydanında düzenlenen törene; Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Vali Mustafa Toprak, İl Emniyet Müdürü Recep Güven de katıldı. Yağmur altında yapılan törende cenaze namazı kılındı, daha sonra şehidin naaşı köy mezarlığında dualarla defnedildi. Köyde düzenlenen törende 1 yıl önce evlendiği hamile eşi eşi Rabia Yıldızhan ile annesi Remziye, babası Remzi ve 3 kardeşi büyük üzüntü yaşadı. Gözyaşları döken aileyi yakınları teselli etmeye çalıştı. Sıkı güvenlik önlemlerinin alındığı köyde şehit Uzman Çavuş Yıldızhan, kılınan cenaze namazının ardından köy mezarlığında gözyaşları arasında toprağa verildi.

     

    MUTLULUK FOTOĞRAFTA KALDI
    Şehit Jandarma Üsteğmen Ersan Yenici’nin eşi Simge Yenici, kızları 3 yaşındaki Zeynep Dora ve 5 aylık Cemre Hüme ile birlikte acı haberi almadan önce çektirdiği mutluluk fotoğraflarını internetteki bir sosyal paylaşım sitesinde böyle paylaşmıştı.

     

    Alkışlarla defnedildi
    Jandarma Uzman Çavuş Serkan Perişan’ın cenazesi memleketi Gaziantep’te gözyaşları arasında toprağa verildi. Perişan için kent merkezindeki Bahattin Nakıboğlu Camii’nde düzenlenen cenaze törenine, Gaziantep Valisi Erdal Ata, Büyükşehir Belediye Başkanı AK Partili Asım Güzelbey, 5. Zırhlı Tugay Komutanı Tuğgeneral Kahraman Güneş ve yaklaşık 2 bin kişi katıldı. Şehidin cenazesi tören alanına getirilirken, alkışlandı. Şehidin 15 gün önce nişanlandığı Çiğdem Çullu güçlükle ayakta durabildi. Çiğdem Çullu, tören sırasında nişanlısının fotoğrafını göğsüne bastırarak sımsıkı sarıldı. Çiğdem Çullu, nişanlısının fotoğrafıyla tören alanından ayrıldı. Şehit Perişan’ın naaşı Yeşilkent Mezarlığı Şehitliği’nde toprağa verildi.