Etiket: Düet

  • Fenomen Dadaş Necati, Emre Yücelen ile düet yaptı

    Fenomen Dadaş Necati, Emre Yücelen ile düet yaptı

    Müzisyen, yorumcu ve vokal koçu Emre Yücelen, “Emre Yücelen Şan Dersi” adlı sosyal medya üzerinden yayınlanan “Emre Yücelen ile Stüdyo Sohbetleri” programının 23. bölüm konuğu; sosyal medyada “Hûma Kuşu” performansı ile tanınan ve “Erzurumlu Dadaş Dede” olarak bilinen Necati Tutaş oldu.

    Emre Yücelen, Erzurum’da terzi dükkanında söylediği “Hûma Kuşu” performans videosunun, takipçileri tarafından ses analizi için kendisine gönderilmesinin ardından büyük ilgi ve merak uyandıran Dadaş Dede ile röportaj yapmak için, bin 500 kilometre seyahat ederek, Erzurum’a gelip, Dadaş Dede ile arşiv niteliğinde bir sohbet gerçekleştirmişti.

    “Erzurum’da ilk özel müzik eğitimini ben verdim”

    Emre Yücelen’in, “müziğe nasıl başladınız” sorusuna Necati Tutaş, Erzurum Muratpaşa Camii’nde gönüllü çalıştığını, 27 Mayıs Müzik Kulübünü kurarak, Erzurum’da ilk kez özel müzik eğitimi verdiğini; gençleri müzik eğitimi ve üretimi ile buluşturduğunu ifade ederek yanıtladı.

    Babasının da gazel okuduğunu söyleyen Necati Tutaş; Celal Güzelses ve Hamiyet Yüceses gibi dönemin en iyi şarkıcıları ile tanışma ve çalışma imkanı bulduğunu da belirtti.

    Babasının ve döneminin bilinmeyen müzik kayıtlarını, evindeki arşivinde sakladığını ifade eden Dadaş Dede; “Hûma Kuşu” eserini, babasının okuduğu bilinmeyen sözleri ile de yayında yorumladı. Emre Yücelen’in gitarıyla eşlik ettiği performansta, programın ön gösterimini izleyenler, canlı sohbet paneline “kulaklarımızın pası silindi” yorumları yaptılar.

    “Askerlerimizin botlarının tabanlarından öperim”

    Kore gazisi olan Dadaş Dede; programda devlet büyüklerine de şu sözlerle seslendi: “Cumhurbaşkanını, parlamenterleri ve yöneticileri ellerinden, yanaklarından öperim. Ama askerlerimizin botlarının tabanlarından, nalçalarından öperim. Atatürk’ü, Kazım Paşa’yı, Halit Paşa’yı, Sami Omurtağ’ı da… Harp görmüşler ve Erzurum’u düşmana teslim etmemişler. Allah bir daha savaşı, açlığı ve açıklığı göstermesin bu vatana.”

    “Kavga etmeyin, birbirinizi sevin”

    Dadaş Dede, daha önce parlamenterlere yaptığı bir konuşmada “kavga etmeyin, birbiriniz sevin” sözleri üzerine parlamenterlerin ağladığını ifade etti. Dadaş Dede, Celal Güzelses ile özdeşleşen “Dağda Duman Yeri Var” ve “Dağları Dağlasınlar” türküsünü Emre Yücelen ile birlikte yorumlarken, çekim ekibinin de duygusal anlar yaşadığı gözlemlendi.

  • (Özel haber) Kendisiyle düet yaptı, sosyal medyada binlerce beğeni topladı

    Elazığ’da kendisiyle düet yapıp sosyal medyada paylaşan 28 yaşındaki Hakan Dinç’in videosu sosyal medyada binlerce beğeni aldı.

    Elazığ’da yaşayan sondaj ve hafriyat işiyle uğraşan 1 çocuk basası 28 yaşındaki Hakan Dinç, Smule adlı programı yaklaşık 1 yıl önce kullanmaya başladı. Dinç, kendisinin seslendirdiği türküleri sayfasında paylaştı. İnsanlar tarafından türkülerinin ilgi görmesinin ardından Dinç’in aklına kendisiyle düet yapmak geldi. Daha sonra kendi sayfasında seslendirdiği ‘Bugün bana dokunmayın’ parçasıyla düet yapan Dinç, bunu sosyal medyada paylaştı. Dinç’in kendisiyle söylediği türkü paylaşımı kısa süre sonra ilgi odağı olarak sosyal medyada binlerce tıklandı.

    Yaklaşık bir senedir programı kullandığını belirten Hakan Dinç, “Programa katılmam daha çok arkadaşlarımın önerisiyle oldu. Programa katıldıktan sonra ister istemez bir kitleye ulaştım. Ulaştığım kitle sesimi beğenmeye başladı. Smule’de kendi sayfamda paylaştığım türkü ile kendim düet yapmak istedim. Daha sonra kendimle yaptığım düeti çevreme dinletmek için Facebook’ta paylaştım. Paylaşımdan 2 saat sonra acayip yoğunluk oldu. Buna ben bile inanamadım” dedi.

    “Bende şaşırmaya başladım”

    Kullandığı programda kendisiyle düet yapan başka hiç kimseyi görmediğini aktaran Dinç, “Facebook’ta gördüğüm ilgiye ben bile inanamadım. Kendimle düet yaptığım zaman kendimde farklı bir ses olduğuna inandım. Çok farklı bir şey oldu. Türkünün bu kadar beğenilmesinin sebep kendimle düet yapmış olmamdır. Sokakta yürürken tanıdığım tanımadığım insanlar selam vermeye başladı. Bende şaşırmaya başladım” ifadelerini kullandı.

  • Sagopa Kajmer: “Sezen Aksu ve Ajda Pekkan ile düet yapmak isterim”

    Ünlü Rap sanatçısı Sagopa Kajmer, katıldığı Adem Metan’ın radyo programında Sezen Aksu ve Ajda Pekkan ile düet yapmak istediğini belirtti.

    Radyo Viva’nın ünlü programcısı Adem Metan, Rap müziğinin sevilen ismi Sagopa Kajmer’i ağırladı. Kajmer, sorulara açık yüreklilikle cevap verirken Sezen Aksu ve Ajda Pekkan ile düet yapmak istediğini dile getirdi.

    “Sezen Aksu ve Ajda ekkan ile düet yapmak isterim”

    Kajmer, Metan’ın, ‘Sezen Aksu veya Ajda Pekkan ile düet yapmak ister misiniz?’ diye sorması üzerine iki ünlü sanatçıya övgü yağdırdı. Kajmer: “İkisi de yaşayan efsanedir. Reddedilmez. Ancak, benim tarzıma uyulması gerekiyor. Dijital altyapı gerekiyor” dedi. Çocukluğunda İbrahim Tatlıses’i dinlediğini de anlatan Kajmer, duygularını şöyle dile getirdi: “Müzik setim 20 yaşında oldu. İbrahim Tatlıses’i çok seviyorum. Çok dinledim. Yallah Şoför, Mavi Mavi albümünü çok seviyorum. Leylim Ley’i onun gibi kimse yorumlayamadı” Kajmer, konserine gittiği iki ünlü ismin ise Tarkan ve Rafet El Roman olduğunu belirtti. Siyaset ve politikadan nefret ettiğini de belirten Kajmer, her zaman müzik ile ilgilendiğini söyledi.

    “Cem Yılmaz Türkiye’nin en iyi komedyenidir”

    Komedyen Cem Yılmaz’ın isteği üzerine GORA filmine müzik yaptığını da belirten Kajmer, aralarında paranın konuşulmadığını belirtti. En çok Cem Yılmaz’a güldüğünü de belirten Kajmer, “Eski komedyenleri de sayıyorum. Cem Yılmaz komedyen tarihinin birinci sırasına oturan tek isimdir. Kimse inkar etmemelidir” dedi.

    “Hiç davet edilmedim”

    Sagopa Kajmer, resepsiyondan hiç davet almadığını dile getirerek “Bizi nedense görmezden geliyorlar hiç resepsiyondan davet almadım neden davet edilmiyorum diye de sorgulamadım demek ki bizi beğenmiyorlar. Baktığımda ise hep aynı isimler aynı karedeler. 2004 sonrası bu ülkede bir çok olumlu şey görüyorum ülkemiz adına güzel şeyler oluyor bunları takip etmek güzel” ifadelerini kullandı.

    “Eski albümlerimi dinlemem”

    Kendisiyle ilgili ilginç bilgiler veren Kajmer, eski albümlerini dinlemediğini itiraf etti. Çok şarkı bestelediğini hatırlatan Kajmer, son albümü Ahmak Islatan’ı bile eskittiğini belirterek, yeni projeleri olduğunu anlattı. 300’ü aşkın şarkı yaptığını da kaydeden Kajmer, ancak konserlerde hatırlamak için eski şarkılarını dinlediğini belirtti. Kajmer, “Bilgisayar gibi. Eskilerini silip yenilerini eklemem gerekiyor” diye konuştu.

    ”Parçamda hata var ancak kimse bilmiyor”

    Bir itirafta daha bulunan Kajmer, eserlerinin üzerinde fazla düşünmediğini söyledi. Kajmer, sözleri yazdıktan sonra kayda girdiğini ve hata olsa bile bir daha değiştirmediğini anlattı. Kajmer, “366. Gün” adlı şarkımda bir hata var. Ancak bunu yalnızca ben biliyorum” dedi. Yeteneklerin uygun olan yerlerde paylaşmak istediğini de vurgulayan Kajmer, istenirse DJ’lik de yapabileceğini söyledi.

    “15 Temmuz üzücü ve yıpratıcı”

    Kajmer, bir soru üzerine de 15 Temmuz darbe girişiminin üzücü ve yıpratıcı olduğunu söyledi. Saygı duymadığı bir çok insan olduğunu da kaydeden Kajmer, bunun kendi özelliği olduğunu söyledi. Kajmer, şöyle konuştu:

    “Ben hayatımda annem ve babam dahil kimseyi takmam. Hiç bir şeyi beğenmiyorum. Kendimi bile beğenmiyorum”. Samsun’da yaşadığı yıllarda et yemediğini de aktaran Kajmer, İstanbul’a geldiğinde bu alışkanlığını değiştirdiğini belirtti. Metan’ı da başarısından dolayı tebrik eden Kajmer, ayrıca şu sözleri sarfetti: “Önceden seninle ilgili bilgi sahibi oldum. Sen iyi insansın. Ancak DJ’ler fırlamadır. Beni sıkıştıracak adam yok. Sen o tip adam değilsin”.

    “Annem ‘Tarkan gibi müzik yap’ dedi”

    İlk başlarda annesinin kendisini eleştirdiğini ve müziğini beğenmediğini de itiraf eden Kajmer, “Bana ‘Tarkan gibi müzik yap, bu ne?’ dedi. Hayranlarımın sayısı artında ve evimize gidenler olunca ciddiyetimin farkına vardılar. Ona bir iki parçamı dinlettim. Babam da ilk başta umursamadı. Ancak sözlerimi şimdi defterine not ederek irdeliyormuş” şeklinde konuştu. Kajmer ayrıca Ahmet Kaya’nın müzik anlayışı ile şarkı sözlerinin kendi eserlerine benzediğini de kaydetti.

    “Beni dolandırmak istediler”

    Bugünkü şöhrete çok zor şartlarda ulaştığını da anlatan Kajmer, bazı yapımcıların kendisini ‘Bin dolar ver albüm yapayım’, diye dolandırmak istediklerini de anlattı. Zor dönemlerden geçtiğini de belirten Kajmer, “Çok aşağılandık. Şimdi albüm çıkıyor. Ancak önceden rapçi yoktu. Böyle bir stil yoktu. Büyük zorluklar çektik. Hala kendimizi kanıtlamış değiliz. Hala beni Rap müziği tanımayan var” diyerek serzenişte bulundu. Bu yıl turne yapmadığını da anlatan Kajmer, tadını kaçırdıkları belirtti.

    “Hiç karşılaşmadığımız suçlarla karşılaşıyoruz”

    Türkiye’nin her geçen gün nüfusunun arttığını da belirten Kajmer, pedofil gibi birçok iğrenç suçla karşılaşıldığını anlattı. Artık kötü şeylerin gözün içine girdiğini de belirterek, “Bazı şeyler tozpembe olabilir. Restorasyon var. Yeni binalar yapılıyor. Metrolar yapılıyor. Ancak ayrı problemler de var” diye konuştu. 30 Ağustos Resepsiyonu’na davet edilmemesi ile ilgili soru üzerine de yorum yapan Kajmer, “Büyüklerimize saygı duyarım.Ancak davet edilirsem daha çok saygı duyarım. Benim de bir kitlem var. Beni davet etseler giderdim. Ancak, beni umursamadıklarını düşünüyorum” şeklinde konuştu. KF!’in, “Kaf Dağı ve Kefen” anlamında kullandığını da belirten Kajmer, ancak artık kullanmadığını söyledi. Kajmer, kendisini geliştirdiğini ve artık sadece Sago’da karar kıldığını belirtti.

    Başkalarının kendi adına kullandığı sosyal medya hesabından da yakınan Kajmer, twitter ve instragram hesabı olduğunu belirtti. Sahte hesapların 200 bine ulaştığını da belirten Kajmer, ancak kendi hesabını ‘sahte’ diye düşünüp kabul etmekte zorlandıklarını anlattı.

    “En iyi kadın rapçi eşim en iyi erkek rapçi ise benim”

    Artık mütevazi davranmak istemediğini de belirten Kajmer,Türkiye’de en iyi kadın rapçinin eşi Esen Özyavuz (Kolera), en iyi erkek rapçinin ise kendisi olduğunu savundu. Türkçe rapçilerin çok fazla küfür kullandığını ve birbirlerinin benzeri olduğunu da vurgulayan Kajmer, “Şarkılarında bana çok küfür sallıyorlar. Onları dinlemiyordum ancak artık hiç dinlemiyorum. Bir tek Kolera’yı dinliyorum. ” dedi. Çok iyi aşçı olduğunu da anlatan Kajmer, her yemeği yapabildiğini anlattı. Kajmer, ayrıca kuru fasulye ve pilavı çok sevdiğini belirtti.

  • Lara Fabian’la düet yapmak istiyor

    Türkiye’nin en gözde mekanlarında sahne alarak adından sıkça söz ettiren şarkıcı Müge Ökten, tek hayalinin Lara Fabian ile düet yapmak olduğunu söyledi.

    İzmir’in sevilen sanatçısı Müge Ökten, Belçikalı şarkıcı Lara Fabian’ın hayranı çıktı. Geçtiğimiz gün İzmir’de bir mekanda sahne alan güzel şarkıcı, sahne arasında sevenlerine Lara Fabian hayranı olduğunu açıkladı. Ökten, en büyük hayalinin Belçikalı şarkıcı ile aynı sahneyi paylaşmak ve onunla düet yapmak olduğunu belirtti. Öte yandan, Lara Fabian’ı örnek alarak yaşamını sürdürdüğünü ifade eden Ökten, ’’Lara Fabian iyi bir sanatçı ve iyi bir insan, uzun yıllardan beri kendisini hayranlıkla takip ediyorum. En büyük hayalim onunla tanışmak ve aynı projede yer almak. İnşallah bu dileğim bir gün gerçek olur” şeklinde konuştu.

  • Sümer Ezgü, otistik çocuklarla düet yaptı

    Türk Halk Müziği sanatçısı Sümer Ezgü, düzenlenen bir etkinlikte otistik çocuklarla birlikte türküler söyledi. Hareketli türküleriyle çocuklara ve ailelerine unutulmaz anlar yaşatan Ezgü, otistik çocuklar için 19 yaşından sonra yaşam evlerin kurulması gerektiğini söyledi.

    Dünya Otizm ayı nedeniyle, Muratpaşa Hatice-Ramazan Savaş Otistik Çocuklar Eğitim Merkezi ve İş Eğitim Merkezi’nde farkındalık etkinliği düzenlendi. 200 otistik öğrencinin eğitim aldığı okulun bahçesinde düzenlenen etkinlikte, otistik çocuklar Türk Halk Müziği sanatçısı Sümer Ezgü’yle birlikte hem çaldı hem oynadı.

    Halk oyunları gösterileri, şiirler ve şarkıların da söylendiği etkinlikte, hareketli türkülerini otistik çocuklarla birlikte seslendiren Sümer Ezgü, çocuklara ve ailelerine unutamayacakları anlar yaşattı. Ezgü’nün türküleri eşliğinde oynayan miniklerin ise mutluluğu görülmeye değerdi. Otistik çocukların bu mutluluğuna diğer okullardan gelen öğrencilerde eşlik etti.

    “Yaşam evleri gerekiyor”

    Etkinlik sonrası bir açıklama yapan Ezgü, toplumda insanların otistik ve kimsesiz çocuklar, yaşlılar, şehit aileleriyle birlikte yaşandığına dikkat çekerek, böyle özel günlerde onların yanında olunması gerektiğini söyledi. Otistik çocukları çok sevdiğini belirten Ezgü, onların yaşamlarını ileride düzgün bir şekilde sürdürebilmesi için yaşam evlerinin olması gerektiğini söyledi. Bu konuda aile ve okul yöneticileriyle görüştüğünü kaydeden Ezgü, “Evet, bu güzel çocuklara sahip çıkan okullar, kurumlar var ama ben aileleriyle de konuştum, okul yöneticileriyle de konuştum. 19 yaşından sonra onlara yaşam evleri kurulması lazım. Nasıl ki yaşlılar için bu tür evler kuruluyor, yani kendilerini mutlu hissedebilecekleri, sosyal etkinlikler yapabilecekleri, üretken olabilecekleri, kendilerini var hissedebilecekleri yaşam evlerinin kurulması gerekiyor. Buna büyük ihtiyaç var çünkü aileler tedirgin. ‘Bizden sonra çocuklar ne olacak?’ ‘Allah göstermesin bizden önce kaybetsek onları’, ‘Eğer ki onlardan önce ölürsek, bizden sonra çocuklar ne olur’ diyorlar, bu çok ciddi bir durum. Biz otistik çocukları toplum olarak çok seviyoruz, onları çok sevimli buluyoruz ama Rahmetli Fikret Otyam bana bir şey öğretti. Dedi ki, hayatta iki şey çok önemlidir, birisi sevgi diğeri vefa’ Yani sevmek yetmiyor aslında. Bu çocuklar bizim çocuklarımı, onların yaşam ortamlarının daha güzel olması lazım” diye konuştu.