Etiket: ’Duchenne

  • İstanbul’un köprüleri “7 Eylül Dünya Duchenne Farkındalık Günü” için kırmızıya büründü

    İstanbul’un köprüleri “7 Eylül Dünya Duchenne Farkındalık Günü” için kırmızıya büründü

    “7 Eylül Dünya Duchenne Farkındalık Günü” dolayısıyla Fatih Sultan Mehmet ve Yavuz Sultan Selim Köprüleri kırmızıya büründü.

    Erken çocukluk döneminden itibaren belirti veren, ilerleyici bir kas erimesi hastalığı olan Duchenne Musküler Distrofisi (DMD), önce bacak ve kolları etkiliyor. Çocuklar 10’lu yaşlarından itibaren tekerlekli sandalye ile taşınıyor, giderek solunum ve kalp kası da zayıflıyor. Hastalık, 20’li yaşlarda yaşamı tehdit ediyor. Çocukları bu amansız hastalığın pençesinde olan anne – babalar tarafından kurulan DMD Aileleri Derneği, yaşanan sorunlara kalıcı çözümler bulabilmek amacıyla faaliyetlerini sürdürüyor. Çıkacak olan tedavilere erken erişmek, sosyal yaşamda, eğitimde karşılaşılan sorunları en aza indirmek, farkındalık eksikliğini gidermek amacıyla çeşitli çalışmalar yapılıyor. Yaşanan sorunlara tüm dünyanın dikkatini çekebilmek amacıyla küresel ölçekli çalışmaların yapıldığı bir gün olan “7 Eylül Dünya Duchenne Farkındalık Günü” hastalığa karşı farkındalık oluşturmayı amaçlıyor.

    Bu kapsamda, 7 Eylül’de dünyanın farklı noktalarında farkındalık oluşturmak için çalışmalar yapılıyor. Türkiye’de de Fatih Sultan Mehmet ve Yavuz Sultan Selim Köprüleri farkındalık oluşturmak için kırmızıya büründü.

  • Türkiye’de 5 bin çocuk Duchenne hastalığıyla mücadele ediyor

    Sakarya’da 7 Eylül ’Dünya Duchenne Farkındalık’ gününde hastalığa dikkat çekmek amacıyla düzenlenen etkinlikte konuşan Duchenne Kas Hastalığı ile Mücadele Derneği Sakarya Temsilcisi Gülcan Sezer, “Kas hastalıklarının teşhis ve tedavi merkezlerinin kurulmasını talep ediyoruz” dedi.

    Adapazarı Kültür Merkezi (AKM) önünde 7 Eylül ’Dünya Duchenne Farkındalık’ gününde hastalığa dikkat çekmek amacıyla etkinlik düzenlendi. Etkinlikte Duchenne Kas Hastalığı ile Mücadele Derneği Sakarya Temsilcisi Gülcan Sezer bu hastalıkla mücadele eden 5 bin çocuğun olduğunu ve hastalıkla ilgili teşhis ve tedavi merkezinin kurulmasını talep etti.

    İl Temsilcisi Sezer etkinlikte yaptığı açıklamada, “Ülkemizde 5 bin çocuğumuz bu hastalığın pençesinde. Biz aileler olarak toplumsal duyarlılık bekliyoruz. Ülkemizdeki insanların vicdanına güvendiğimiz için bunu talep ediyoruz. Devletimizden, Sağlık Bakanlığımızdan, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dan duyarlılık bekliyoruz. Dünya’da bilimsel tedavi denemeleri son noktaya gelmişken, ülkemizde bu hastalığın uzman hekimleri mevcutken sorumluluk alınmasını, çocuklarımızın bu tehlikeli hastalıktan kurtulması için ülkemizde konuda uzman hekimlerin desteklenmesi, bilimsel çalışmaların yapılması için kas hastalıklarının teşhis ve tedavi merkezlerinin kurulmasını talep ediyoruz. Bir çok hastalıktan biliyoruz ki tedavi yurt dışında gelişmekte yüksek rakamlarla pazarlanmakta. Yaşadığımız ekonomik krizle bir kez daha görüyoruz ki milli yerli üretim her anlamda devletimizin ve toplumlumuzun lehindedir” dedi.

  • ESOGÜ’de ’Duchenne Musküler Distrofisi Güncel Bilgiler ve Farkındalık’ konferansı

    Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde (ESOGÜ) “Duchenne Musküler Distrofisi Güncel Bilgiler ve Farkındalık” konulu konferans düzenlendi.

    Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı ile Nöromusküler Hastalıklar Araştırma Derneği’nin birlikte düzenlediği “Duchenne Musküler Distrofisi Güncel Bilgiler ve Farkındalık” konulu konferans ESOGÜ’de bulunan

    Prof. Dr. Necla Özdemir Konferans Salonu’nda gerçekleşti.

    “Kaslarda erimeye yol açan ciddi seyirli genetik bir hastalıktır”

    Düzenlenen konferansta konuşma yapan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Nörolojisi Bilim Dalı Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Coşkun Yarar ve Doç. Dr. Kürşat Bora Çarman’ın konuyla ilgili açıklamalarda bulundular.

    Yapılan açıklamada Duchenne Musküler Distrofisi’nin çocukluk yaşlardan başlayan bir genetik hastalık olduğunu ifade eden konuşmacılar, “Duchenne Musküler Distrofisi çocukluk çağında başlayan, fiziksel işlevlerde sürekli azalmanın görüldüğü, kaslarda erimeye yol açan ciddi seyirli genetik bir hastalıktır. X kromozomu üzerinde bulunan distrofin genindeki mutasyonlardan kaynaklanmaktadır. Duchenne Musküler Distrofisi genellikle erkek çocukları etkilemektedir. Kız çocukları taşıyıcı olabilmekte ve daha hafif hastalık belirtileri gösterebilmektedir. Annesi mutasyonlu gene sahip bir erkek çocuğun bu hastalığı kalıtımla alma ihtimali yüzde 50’dir. Hastaların yaklaşık % 30’unda ise spontan mutasyon vardır, yani aile öyküsü bulunmamaktadır. Yenidoğan 3.500 erkek bebekten birinin bu hastalığa maruz kaldığı bildirilmektedir. Bu bebekler doğduklarında genellikle normaldir ve hareketin çok erken gelişim basamaklarına erişirler. İlk belirtiler genellikle 2,5-5 yaşları arasında belirgin hale gelir. Bu sıralarda etkilenen erkek çocukları sık sık düşer, oyun oynarken arkadaşlarına ayak uydurmakta zorluk çeker ve koşarken, zıplarken anormallikler gösterir. Hastalık ilerledikçe bacak, kalça ve omuz kaslarında belirgin ilerleyici güçsüzlük ve kas erimesi ortaya çıkar. Hastalığın ilerleyişi ile ilişkili diğer belirtiler reflekslerin kaybı, yalpalayarak yürüme, oturur veya yatar pozisyondan kalkarken ya da merdiven çıkarken zorluk ile kalp ve solunum kaslarında hasarı içermektedir. Ayrıca bazı çocuklarda zihinsel ve davranışsal etkilenmeler görülebilir. Solunum ve kalp yetmezliğine bağlı hastalar erken yaşlarda kaybedilebilmektedir” şeklinde konuştular.

    “Ailelerin çocuklarında belirtileri erken fark etmeleri ve hekime başvurmaları oldukça önemlidir”

    Duchenne Musküler Distrofisinin erken tanısı ile bazı komplikasyonların önlenebildiğini ve yaşam kalitesini düzelebileceğini ifade eden konuşmacılar sözlerine şu şekilde devam etti:

    “Yapılan çalışmalarda Duchenne Musküler Distrofisi belirtilerinin başlangıcı ile kesin tanı arasında yaklaşık 2.5 yıllık bir gecikme olduğu ve tanının ortalama 4.9 yaşında doğrulandığı bildirilmektedir. Ailelerin çocuklarında yukarıda ifade ettiğimiz belirtileri erken fark etmeleri ve hekime başvurmaları oldukça önemlidir. Başvurulan hekimin çocuğu değerlendirmesi ve kreatin kinaz testinin yüksekliğinin saptanması tanıda ilk aşamaları oluşturmaktadır. Daha sonra hastanın bir Çocuk Nörolojisi uzmanına yönlendirilmesi, ayrıntılı değerlendirilmesinin yapılması, genetik testler ve gerekirse kas biyopsisi ile tanıya ulaşılması hedeflenir. Duchenne Musküler Distrofisi tanısı alan hastalara yaklaşım farklı bölümlerin işbirliği ile olmalıdır. Zira bu hastalık birçok sistemi birlikte etkilemektedir. İlaç tedavileri, fizik tedavi ve rehabilitasyon yaklaşımları, ortopedik, solunum ve kalp sorunlarına yaklaşım, çocuğun ve ailenin psikolojik yönden desteklenmesi gibi yaklaşımlar birçok birimin birlikte hareket etmesini gerektirmektedir. Biz bu toplantı ile öncelikle bu hastalarla karşılaşacak olan genç hekim arkadaşlarımıza Duchenne Musküler Distrofisi ile ilgili bilgileri tekrar hatırlatmayı ve bu konuda bir farkındalık oluşturmayı hedefledik. Böylece hastalarımızın erken tanı almalarıyla, oluşabilecek komplikasyon risklerini azaltmayı ve yaşam kalitelerini yükseltmeyi diliyoruz. Bu toplantılar bir proje kapsamında farklı merkezlerin katılımıyla tüm ülkemizde yapılmaktadır.”