Etiket: duayenleri

  • Siyasal iletişimin duayenleri ADÜ’de buluştu

    Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ), Uluslararası Saraybosna Üniversitesi iş birliğiyle ‘Teori ve Pratikte Siyasal İletişim: Batı Dışı Yaklaşımlar Sempozyumu’ düzenledi. Aydın ADÜ Atatürk Kongre Merkezi’nde düzenlenen Sempozyum, siyasal iletişimin duayenlerini bir araya getirdi.

    Açılış Törenine; Aydın Valisi Yavuz Selim Köşger, Aydın Milletvekilleri Mustafa Savaş ve Metin Yavuz, Uluslararası Saraybosna Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Hasan Topaloğlu, ADÜ Rektörü Prof. Dr. Cavit Bircan, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Recai Tunca, Prof. Dr. Törün Özer, Prof. Dr. Halil Kırnak, Genel Sekreter Vekili Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Aslan, iletişim alanında çalışmalar yürüten akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

    Açılış konuşmasına Sempozyumun Aydın Adnan Menderes ve Saraybosna Üniversiteleri arasındaki bağları kuvvetlendirmesi açısından önem taşıdığını belirterek başlayan ADÜ Rektörü Prof. Dr. Cavit Bircan, Türkiye’de siyasal katılım oranının yüksek olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Bircan “Ülkemizde yapılan seçimlerde katılım oranı yüzde 90’ı geçiyor. Her vatandaşımızın siyaset hakkında mutlaka bir fikri vardır. Halkımız, gündemi medya aracılığıyla takip eder, sadece Türkiye siyasetini değil, dünya siyasetini de bilir” diyerek medyanın toplumlara yön veren önemli bir araç olduğunu belirtti.

    Uluslararası Saraybosna Üniversitesinin tanıtım filminin gösteriminin ardından Saraybosna Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Hasan Topaloğlu; “Rahmetli Aliya İzzetbegoviç’in şehri Saraybosna’dan, Şehit Adnan Menderes’in şehrine selamlar getirdim” diyerek konuşmasına başladı. İzzetbegoviç ve Menderes’in fikirlerinin bu tür sempozyumlarda konuşulacak konulara yol gösterici olması temennisinde bulunan Topaloğlu, “İletişimin temeli sözdür. İnsanın en önemli vasfı konuşarak iletişim kurmaktır. Sözün hakikati ne kadar sağlamsa, varlığı ve gücü de o kadar sağlamdır” ifadelerine yer verdi.

    Avrupa’nın Türkiye hakkındaki propagandasına tepkisini belirterek sözlerine başlayan Aydın Valisi Yavuz Selim Köşger “Avrupa’nın geçmişinden bugüne tarihine baktığımız zaman kan, işgal, ölümden başka bir birikimi olmadığını görürüz. Şu anda medya üzerinden Ülkemiz hakkında gerçek dışı kara bir propaganda yapılıyor.” diyerek sahip olduğumuz milli mücadele ruhundan bahsetti.

    “ADÜ Sempozyumun özel oturumunda Naci Bostancı’yı konuk etti”

    Açılış konuşmalarının ardından gerçekleşen moderatörlüğünü Rektör Prof. Dr. Cavit Bircan’ın yaptığı, AK Parti Grup Başkanı, Ankara Milletvekili Naci Bostancı’nın konuşmacı olarak yer aldığı ‘Sempozyum Özel Oturumu’ katılımcıların beğenisini topladı.

    Günümüzde iletişim kaynaklarının biçim değiştirdiğini özellikle toplumu yönlendirmede sosyal medya araçlarının etkili olduğunu söyleyerek sözlerine başlayan ADÜ Rektörü Prof. Dr. Cavit Bircan, siyasal iletişimin gelişimi açısından da kitle iletişim araçlarının yaygınlığının önemine vurgu yaptı. Bircan, iletişimci ve siyasetçi kişiliği ile tanınan Prof. Dr. Naci Bostancı’yı Adnan Menderes Üniversitesi’nde ağırlamaktan mutluluk duyduğunu ifade etti.

    Kitle iletişim araçlarını, insanları ortak bir duygu etrafında toplaması açısından önemli bulduğunu söyleyerek sözlerine başlayan AK Parti Grup Başkanı Prof. Dr. Naci Bostancı, “Uzun yıllar önce vatan kavramının ve milliyetçi duyguların oluşmasında gazetelerin etkisi büyüktü. Gazetelerden sonra radyolar kolektif bir bilinç oluşturması açısından önemli rol oynadı. Günümüzde de kitle iletişim araçları siyasal iletişimin vazgeçilmez bir unsuru olarak önemini korumaktadır” dedi.

    Siyasilerin en önemli görevinin; birbirinden farklı çıkar ilişkilerine sahip grupları, ortak çıkarlar etrafında toplayabilmek için ikna etmek olduğunu dile getiren Prof. Dr. Bostancı, partilerinin bu konuya önem verdiğini söyledi. Bostancı “2002’de iktidar olmamızda o dönemin sosyo-ekonomik durumunun katkısı büyüktü. Partimiz bu dönemde ekonomik travmanın ardından umutsuzluktan umut çıkarmaya çalışan bir dil ve tavır ortaya koymuştur” dedi. AK Partinin 16 yıldır tek başına iktidar kalışının tesadüf olmadığını belirten Bostancı, niceliksel birikimler, niteliksel sıçramalar yaratabilir sözünden hareketle, yıllardır yapılan yatırımların sonucu olarak halkın birinci partisi olduklarını söyledi.

    Siyasal iletişim alanında karizmatik liderlerin insanlar üzerindeki etkisinin yadsınamaz olduğunu ifade eden Prof. Dr. Bostancı, Max Weber’in karizmatik otorite kavramından örnekler verdi. Karizmatik liderin, insanların tek başına yaşadıkları çaresizlikleri, grup olarak aşmalarına yardımcı olduğunu ifade eden Bostancı, liderin olağanüstü durumlarda verdiği kararların önemine işaret etti.

    Prof. Dr. Naci Bostancı, bireylerin sınırsız özgürlüğünün söz konusu olmadığını söyleyerek “Irmağın ırmak olabilmesi için iki sınırı olması lazım. Kamunun insanla olan ilişkilerinde de sınırlar vardır. Önemli olan otorite ve özgürlükler arasındaki ibre nerede olacak, bu sınırlılıkları belirlemektir” şeklinde konuştu.

    Batı medeniyetinin temellerinde kan, gözyaşı ve kölelik olduğunu kabul eden Prof. Dr. Naci Bostancı, insanları acımasızca köleleştiren bir çarkın içinde Batı’nın medeni olduğunu dayatmasının ironiden başka bir şey olmadığını ifade etti.

    Oturumun sonunda katılımcıların sorularını da yanıtlayan Prof. Dr. Naci Bostancı’ya ADÜ tarafından hazırlanan hediyeleri, Rektör Prof. Dr. Cavit Bircan tarafından takdim edildi.

    “Sempozyum oturumlar ve bildiri sunumlarıyla devam ediyor”

    Gün boyunca düzenlenen 5 oturumda temelde bir ikna süreci olarak değerlendirilen ve tanımlanması oldukça zor kavramların başında gelen “Siyasal İletişim” konusu, alanında uzman birçok milletvekili, akademisyen ve gazeteci tarafından masaya yatırıldı. Düzenlenen oturumlarla Prof. Dr. Suat Gezgin, Prof. Dr. Süleyman İrvan, Prof. Dr. İrfan Erdoğan, Prof. Dr. Serdar Öztürk, Prof. Dr. Müjde Ker Dinçer, Prof. Dr. Hikmet Seçim, 26. Dönem İstanbul Milletvekili Abdullah Başçı, 27. Dönem Aydın Milletvekili Rıza Posacı, Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Ali Cevheri, Star Gazetesi Yazarı Cem Küçük ve uluslararası akademisyenler, siyasal iletişim konusuna tüm yönleriyle açıklık getirdi.

    Sempozyumun ikinci gününde; Siyasal Olaylar, Siyasal Semboller, Siyasal Aktörler, Politik Teori, Kamuoyu, Medya Teorileri, Siyasal İletişim, Siyasal Reklam, Sendikal Kriz ve Halkla İlişkiler, Dijital Siyaset ile Katılımın Değişen Kimliği ve Dili, Kamuoyu Araştırmaları, Sosyal Medya, Toplumsal Hareketler, Darbeler, Uluslararası İlişkiler konu başlıklarında bildiriler sunulacak.

  • Cam tarihinin duayenleri İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa’da buluştu

    İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa ev sahipliğinde düzenlenen 21’inci Uluslararası Cam Tarihi Kongresi (AIHV21), 27 ülkeden 115 bilim insanının katılımıyla başladı.

    Uluslararası Cam Tarihi Birliği (AIVH) tarafından ilki 1958 yılında gerçekleştirilen Uluslararası Cam Tarihi Kongresi’nin 21’incisi, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa ev sahipliğinde başladı. Alanında en prestijli organizasyon olarak kabul edilen kongreye bu yıl 27 ülkeden 115 cam tarihi uzmanı katıldı.

    Üç senede bir gerçekleştirilen kongre, dünyanın cam tarihi konusundaki uzman bilim insanlarını, konuyla ilgili arkeologları, sanat tarihçilerini, sanatçıları, koleksiyoncuları, müze küratörlerini ve sanat eseri restoratörlerini bir araya topluyor. Kongre; bilim insanlarına yaptıkları çalışmaları ve bulgularını paylaşma imkanı vermenin yanında, gerçekleştirdiği inceleme gezileri ile de bilgi paylaşımını sağlayan bir platform özelliğini taşıyor.

    “Yenikapı’daki çalışmalar cam tarihi alanında bize çok değerli objeler sundu”

    Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak, cam tarihi alanında söz söyleyebilecek iddialı hocalara sahip olduklarını belirterek, şu ifadeleri kullandı:

    “Cam ve cama dayalı unsurlar esasında insanlık tarihini de belirleyen ve insanlık tarihinin medeni seviyesini bize gösteren önemli unsurlardır. Nitekim üniversitemizin arkeoloji alanında, eski çağ tarihi ve sanat tarihi alanında çok iddialı hocaları var. Bu üç alanın hocalarının gerçekleştirdiği yüzey araştırmaları, kazı çalışmaları hatta sualtı arkeolojisi çalışmalarında ortaya çıkan o projeler gerçekten insanlık tarihinin geldiği seviyeyi göstermektedir. Nitekim Yenikapı batıkları metro çalışmaları dolayısıyla bize çok değerli objeler sundu. Orada çıkan ve birçoğu cam obje olan eşyalar sayesinde 2 bin 500 yıllık tarihi olduğu söylenen İstanbul’un tarihi 8 bin 500 yılına kadar tarihlenebildi. Sadece insanlık tarihi olarak değil, amforalar ve içerisindeki objeler dolayısıyla sadece insanların yaşadığının izlerini sunmadılar belli bir medeniyet seviyesini de gösterdiler. Cam objeler sadece bize tarihin habercileri değil, esasında gelecekte de uluslararası işbirliklerini nitelikli bir seviyede kurmamıza imkan sağlayan tarihi değerlerimizdir. Bu itibarla hem bu alanda söz söyleyebilecek hocalarımızın olması bizim için gurur verici hem de bunu uluslar arası düzeyde paylaşabileceğimiz akademik ortaklarımızın olması da ülkemiz adına sevindirici bir durum.”

    “Katılımcılar içerisinde çok önemli isimler var”

    İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Rektörü Prof. Dr. Nuri Aydın ise yurt dışından yoğun bir katılım olduğunu ve bunun kendilerini çok mutlu ettiğini kaydederek, “Şu an üniversitemizde yapılan kongre Uluslararası Cam Tarihi Federasyonu’nun düzenlediği bir kongre; bu sene 21’incisi düzenleniyor. 30 ülkeden 130 yabancı katılımcının olduğu, ülkemizden de birçok katılımcının olduğu bir bilimsel kongre. Bu kongre içerisinde cam tarihi ve camın işlenmesiyle, akademik yönden ve sürecin devamlılığı ile ilgili birçok yöntem, birçok konu irdelenecek ve tartışılacak. Oldukça büyük bir katılım var. Özellikle yurt dışından yapılan katılım bizi çok mutlu etti. Katılımcılar içerisinde dünyada cam tarihi açısından çok önemli isimler var. New York Metropolitan Müzesi’nden bile temsilci ve ülkemizde cam tarihiyle ilgili kazılara katılmış değerli bilim insanları var. Bu kişiler mevcut deneyimlerini ülkemizdeki meslektaşlarına aktaracaklar. Ülkemizdeki deneyimlerden de kendileri istifade etmiş olacaklar. 21’incisi düzenlenen bu kongre bilimsel olarak cam tarihini inceleyen, irdeleyen, ayrıntılarıyla değerlendiren bir kongre olacak” açıklamasında bulundu.

    Antikite’den günümüze camın tarihsel gelişimini, estetik özellikleri ve kullanım çeşitliliği doğrultusunda araştırmayı; konu hakkındaki bilgileri geliştirmeyi ve paylaşmayı ilke edinen Association Internationalepourl’histoiredu Verre (AIHV) kongreleri daha önce Berlin, Şam, Londra, Prag, Amsterdam, Nancy, Madrid, Basel, Viyana, Hollanda, Venedik, Milano, New York, Corning, Antwerp, Selanik, Piranve Fribourg şehirlerinde gerçekleştirilmişti.