Etiket: Dramı

  • Eşi ve çocukları tarafından terk edilen adamın dramı yürek burktu

    Eşi ve çocukları tarafından terk edilen adamın dramı yürek burktu

    Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde yaşayan Lütfü Yalçın, kaza geçirip sakat kalan oğlunu istemeyen ikinci eşinden ayrıldı. Oğlu ise sigortadan para alıp babasını ortada bıraktı.

    İlçenin Şair İbrahim Rafet Mahallesinde daha önce ailesiyle birlikte yaşayan 3 çocuk babası Lütfü Yalçın, 6 yıl önce eşi ve çocukları tarafından terk edildi. Hafif zihinsel engelli olan Yalçın, babasına ait penceresi dahi olmayan harabe evde yaşam mücadelesi veriyor.

    Uzun yıllar önce vefat eden babasından kendisiyle beraber 3 kardeşine miras olarak kalan evde, ailesiyle birlikte mutlu bir yaşam sürdüren Lütfü Yalçın’ın hayatı eşi ve çocuğunun kaza geçirmesi sonucu değişti. Kaza sonucu eşi ölen ve yaralanan oğlu da engelli kalan talihsiz adam, hayatını devam ettirmek amacıyla yeniden evlendi.

    İlk aylarda sıkıntısız bir evlilik yaşayan Yalçın, bir süre sonra ikinci eşinin engelli oğlunu istememesi üzerine, çift arasında tartışmalar yaşanmaya başlandı. Tartışmalar sonucunda Lütfü Yalçın’ın eşi, iki çocuğunu yanına alarak evi terk etti.

    Sigortadan prim alan engelli oğlu da parayı alarak evi terk etti

    Eşinin evi terk etmesi sonucu psikolojisi bozulan ve çalışamaz hale gelen Yalçın, bir süre sonra kaza geçirdiği için sigortadan yüklü bir para alan oğlu da terk etti. Tamamen yalnız kalan ve komşularının destekleriyle hayatta kalan Lütfü Yalçın, zamanla yıkılan ve harabeye dönen evde yaşam mücadelesi veriyor.

    Talihsiz adamın hayatını sürdürebilmesi için bir göz oda ve lavabonun yeterli olduğunu söyleyen Mahalle Muhtarı Cuma Kaldan, “Kendisine bir oda yapmak için çok uğraştım ama kendi imkanlarımla bunu başaramadım. hayırsever vatandaşlar destek verirse, burada kendisine bir oda yaparsak, Lütfü kardeşimiz az da olsa rahata kavuşacak” dedi.

  • KKTC’de aile dramı

    KKTC’de aile dramı

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Gazimağusa bölgesinde bir sahilde suya kapılan 5 kişilik aileden 4’ü boğularak can verdi.

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Gazimağusa’ya bağlı Büyükkonuk Kuzey sahil denizinde 5 kişilik aileden 4’ü boğularak can verdi. Aileden geriye kalan 1 çocuk ise durumu ağır şekilde hastaneye kaldırıldı. Bölgeye arama çalışmaları için Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığına bağlı iki helikopter ulaştı.

    Polis tarafından olaya dair yapılan açıklamada, “Bugün saat 18.30 sıralarında Kaplıca – Yedikonuk arasında Tulumba mevkiinde, yüzmek için denize giren Ramazan Katırcı (48), Filiz Katırcı (40), Merve Katırcı (18) denizin aşırı dalgalı oluşundan dolayı boğulmak suretiyle yaşamlarını yitirmiştir. Yine deniz içerisinde bulunan Barış Katırcı (12) vatandaşlar tarafından kurtarılarak ambulans ile hastaneye sevk edildi. Denizde bulunan Mert Katırcı’ya (13) ise henüz ulaşılamamış olup arama ve kurtarma çalışmaları devam etmektedir” ifadelerine yer verildi.

    Yerel kaynaklar ise polisin açıklamasından sonra Mert Katırcı’nın da cesedine ulaşıldığını belirterek, hastaneye kaldırılan küçük çocuğu kurtarmaya çalışan başka bir vatandaşın da hastaneye kaldırıldığını belirtti. Geçtiğimiz hafta da aynı bölgede 6 kişi boğulma tehlikesi geçirmişti.

    KKTC Başbakanı Ersin Tatar’dan açıklama

    Yaşanan olaydan sonra açıklama yapan KKTC Başbakanı Ersin Tatar, “Aynı aileden 4 kardeşimizin denizde boğularak ölmelerini büyük bir üzüntü ile öğrenmiş bulunuyoruz. Ölenlere Allah’tan rahmet, yaslı ailelerine, sevenlerine ve halkımıza başsağlığı diliyorum. Hepimizi acıya boğan bu olay vesilesiyle vatandaşlarımızı denize girerken dikkatli davranmaya ve uyarılara kulak vermeye davet ediyorum” ifadelerini kullandı.

  • Sobası ve oturacak koltuğu bile olmayan tek gözlü odada 7 kişilik ailenin dramı

    Suriye’den kaçarak Türkiye’ye sığınan Türkmenlerin dramı burada da bitmiyor. Bursa’da, ısınacak soba ve oturacak koltuk bile bulunmayan tek gözlü odada kalan 7 kişilik aile yardım eli bekliyor. Yalın ayak mozaik zeminin üstünde titreyen çocukların hali yürekleri burkuyor.

    İç savaşın devam ettiği Suriye’den kaçan Türkmenler, Türkiye’deki çeşitli illerde hayat mücadelesi veriyor. Bursa’ya sığınan Türkmenlerden Hesin ailesinin yaşadıkları ise insanın içini burkuyor. Tek gözlü evde 6 çocukla komşularının yardımı ile ayakta duran aile, kış günlerinde ısınmak için elektrikli sobanın etrafında toplanıyor. Banyosunun ve mutfağının bir olduğu yerde çeşmeden akan soğuk su ile bulaşıkları yıkamaya çalışan Büşra Abbas Hesin, cezaevinden 1 ay sonra çıkacak kocasının yolunu dört gözle bekliyor. Çocukları ile perişan bir halde yaşadıklarını belirten Hesin, okuyan 4 çocuğuna kıyafetleri okuldan ve komşularının verdiğini söyledi. Tek isteklerinin oturacakları bir koltuk, ısınacakları bir soba olduğunu belirten Hesin, “2 sene önce Türkiye’ye geldik. Eşim Aydın’da cezaevinde yatıyor. Bir ay sonra inşallah yanımızda olacak. Biz şu an kocamın üzerinden 900 lira maaş alıyoruz. Kocam inşaatlarda çalışıyordu. 4 tane çocuğum okula gidiyor. Ben götürüp getiriyorum. Araba çarpar veya bir şey olur diye korkuyorum” dedi.

    Yan tarafta bulunan tek gözlü odada kalan başka bir aile ise, yetkililerin kendilerine yardım etmesini istedi.

  • 79 yaşındaki yatalak kadının rapor dramı

    Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde yatalak şekilde yakınlarının yardımıyla hayatını sürdüren 79 yaşındaki Zeynep Alaç için ağır engelli olmadığını gösteren rapor verilmesi ailesinin tepkine neden oldu.

    Başta kemik erimesi, denge bozukluğu, Alzheimer, konuşamama gibi bir dizi hastalıkla mücadele eden Zeynep Alaç yatağa bağlı şekilde hayatını sürdürüyor. Yatağından kalkamayan yaşlı kadın ne konuşabiliyor ne de çevresinde bulunanları tanıyor. Yatağında sağa sola dönememesinden dolayı vücudunda yaralar çıkan Zeynep Alaç yemek de yiyemediği için mama ile besleniyor.

    Yaşlı kadın için evde bakım ücreti bağlanması maksadıyla yakınları tarafından Kadirli Devlet Hastanesine götürülen Zeynep Alaç’a “Ağır engeli yok yüzde 49 sağlık kurul raporu” verilince duruma yakınları tepki gösterdi.

    Zeynep Alaç’ın hiçbir yaşam fonksiyonunu tek başına yerine getiremediğini belirten eşi Kamil Alaç, “Eşimin hali bu. Biz Kadirli Devlet Hastanesine rapor için gittik. Eşime yüzde 49 rapor verdiler. Bu kadın geleni gideni bilmiyor. Yemek yemek için elini kaldırıp ağzına dahi götüremiyor. Yatakta sadece gözleri açık öyle yatıyor. Derdini anlatamıyor. Sağa sola dahi dönemiyor. Hal böyle iken ağır engelli değil, kendi işini kendi görür sadece baston ile yürüsün deyip bize bu şekilde rapor verdiler. Doktorlar eşimin bu halini gördü. Buna rağmen yüzde 49 rapor verdiler. Yanlışlık varsa dahi ben bu durumun düzeltilmesini istiyorum. Gelsinler eşimi evde görsünler. Bakalım kendi işini bu kadın nasıl görecek. Yetkililerden yardim bekliyoruz” şeklinde konuştu.

  • Yemen dramı fotoğraflarla anlatıldı

    İnegöl Belediyesi, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü münasebetiyle İFSAD iş birliği ile “İnegöl’den Yemen’e” konulu fotoğraf sergisi açtı.

    İnsan Hakları Gününde Yemen’e dikkat çeken sergide satılan fotoğrafların geliri ise Kızılay aracılığıyla Yemen’e gönderilecek. Kent Müzesi Serdar Rubacı Sergi Salonu’ndaki sergi açılışına ilçe protokolünün ilgisi büyük oldu. Sergi açılışında konuşan İnegöl Fotoğraf Sanatçıları Derneği (İFSAD) Başkanı Erhan Çakır, “İFSAD olarak İnegöl Belediyesi ile birlikte Dünya İnsan Hakları Günü münasebetiyle İnegöl’den Yemen’e Fotoğraf Sergisi tertipledik. Yemen’deki Müslüman kardeşlerimizin acılarını bir nebze de olsa dindirmek ve acılarına ortak olmak için belediyemizle birlikte gerçekleştirdiğimiz bu serginin hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.

    Belediye Başkanı Alper Taban ise çok özel bir ana şahitlik ettiklerini kaydederek, “Müzemizde çok farklı sergiler, açılışlar gerçekleştirdik. Dünya İnsan Hakları Gününde bu fotoğraf sergisini açarak Yemen’e destek vermek istedik. Dünyada İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi yayınlanalı 70 yıl oldu. Bu süreç içerisinde çeşitli vesilelerle kutlanarak bu güne kadar gelmişiz. Ancak Müslüman coğrafyada yaşanan acılar ve zulüm, beni ciddî manada etkiliyor ve derinden yaralıyor. Neden özellikle Müslüman coğrafya?” diye sordu.