Etiket: Dönüşüme

  • Öğrenciler geri dönüşüme dikkat çekti

    Kırıkkale’de ilkokul öğrencileri okullarından çıkarak çöplerden geri dönüştürülebilecek malzemeleri topladılar.

    Kırıkkale’nin Bahşili İlçesi Şehit Yusuf Alsancak İlkokulu öğrencileri ellerine geçirdikleri eldivenlerle ilçede çevreye atılmış geri dönüştürülebilecek atıkları topladılar. Plastik, kağıt, cam atıkları ayrı ayrı oluşturdukları poşetlerde toplayan öğrenciler, çevrede dolaşırken oluşturdukları dövizlerle geri dönüşümün önemine dikkat çektiler. Dövizlerin üzerinde plastik atıkların çevreye ne kadar zarar verdiği ve atıkların doğada ne kadar sürede çözülebileceği yazılıydı.

    Düzenlenen etkinliği dersi kapsamında hazırlayan TEMA Vakfı Gönüllüsü Öğretmen Sema Nur Altın, “Çocuklarımıza çevre bilinci kazandırmak arzusundayız. Bu sebeple dersimizde geri dönüşümün önemini öğrencilerime anlattım. Bu derste kalmasın anlattığımı uygulayalım istedim ve sokaklara çıkarak birlikte dönüştürülebilecek atıkları topladık. Bu vesileyle öğrencilerim hem çevreye düzensiz çöp atmamanın önemini hem de geri dönüşümün doğaya katkılarını öğrendiler” dedi.

  • Öğrencilerden geri dönüşüme destek

    DÜZCE(İHA) – Düzce Uzunmustafa İlkokulu öğrencileri birer gönüllü çevreci oldu. Okulda düzenlenen etkinlikte geri dönüşümü öğrenen minikler sadece arkadaşlarını değil ailelerini de çevre konusunda bilinçlendirme görevini üstlendiler.

    Uzunmustafa İlkokulunda öğrencilere çevre bilinci kazandırılması amacıyla bir etkinlik düzenlendi. Etkinlikte sergilenen slayt gösterimi ile çöpün ve geri dönüşüm atıklarının ne olduğu anlatıldı.

    Etkinlikte Okul Müdürü Bekir Gürler, öncelikle öğrencilere doğayı korumak için çöplerin çöp kutularına atılması konusunda uyarılarda bulunurken, soru cevap şeklinde hangi çöplerin doğaya zarar verdiğini, hangi atıkların geri dönüşümünün sağlandığını anlattı.

    Çöple ilgili bilgilenen öğrencilerin artık sınıflarında birer çevre gönüllüsü olduğunu söyleyen Gürler, öğrencilerden diğer arkadaşlarını bilgilendirmelerini istedi.

    Öğrenciler rast gele atılan çöpler nedeniyle doğanın nasıl tahrip olduğunu içeren bir video da izlerken Müdür Gürler, öğrencilere geri dönüşümü anlatan broşürler dağıtılacağını söyleyerek, bu broşürleri öğrencilerin oturdukları evlerin girişine asmalarını istedi.

  • “Çöpe atmayın, geri dönüşüme kazandırın”

    Bayraklı Belediyesi, Çevre Koruma ve Ambalaj Atıkları Değerlendirme Vakfı (ÇEVKO) ile vatandaşları geri dönüşüm konusunda bilinçlendirmek amacıyla yeni bir çalışma başlattı. Hazırlanan dört sayfalık el broşüründe ambalaj atıklarının neden kaynağında ayrıştırılması ve geri dönüşüme kazandırılması gerektiği anlatıldı.

    Ambalaj atıklarının geri dönüşüme kazandırılması için yoğun bir çalışma yürüten Bayraklı Belediyesi, bu konuda farklı projelere imza atmaya devam ediyor. ÇEVKO ile ortak hareket eden Bayraklı Belediyesi, hazırladığı el broşüründe geri dönüşümle ilgili herkesin üzerine düşeni yapmasını istedi. Özellikle vatandaşların yoğun olarak yer aldığı pazar yerlerinde, hazırlanan el broşürünü dağıtan belediye ekipleri, bu konuda kendilerine sorulan sorulara da yanıt verdi. Broşürde, şu bilgilere yer verildi: “Ambalaj atıkları çöp değildir. Geri dönüştürülür. Bu durum doğal kaynaklarımızı ve çevreyi korur. Enerji tasarrufu sağlar. İş olanağı sağlar. Ülke ekonomisine değer katar. Kullandığınız ürünlerin ambalaj atıklarını çöpe atmayınız. Evde, ıslak çöpten ayrı bir torba içinde biriktiriniz.”

    “Bunları biliyor musunuz?”

    Broşürün arka sayfasında, “Bunları biliyor musunuz?” başlığı altında, “Geri dönüştürülen bir ton cam atık ile 100 litre petrol tasarrufu sağlandığını, geri dönüştürülen bir ton kağıt/karton atıkla 17 ağacın kesilmesinin önlendiğini, sadece bir metal içecek kutusunun geri dönüşümünden elde edilen enerji ile 100 watt’lık bir ampulün 20 saat çalıştırıldığını biliyor muydunuz?” şeklinde çarpıcı bilgilere ver verildi.

    “Geleceğinizi geri kazanın”

    Bayraklı Belediye Başkanı Hasan Karabağ, “Göreve geldiğimizden bu yana belediye olarak geri dönüşüme özel önem verdik. 8 yılda 62 bin ton atığı geri dönüşüme kazandırdık. Bu konuda hepimize büyük görev düşüyor. Geleceğimiz için taşın altına hep birlikte elimizi koyacağız. Sorumluluklarımızı yerine getirerek gelecek nesillere sağlıklı bir çevre bırakmış olacağız. Onun için de ‘çöpe atmayın, ayırın, geleceğinizi geri kazanın’ diyoruz” dedi.

  • Sarıgöl’de bağ örtüleri geri dönüşüme kazandırılıyor

    Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde üzüm bağlarını koruma amaçlı olarak örtülen beyaz naylon kanaviçeler kullanım sürelerini tamamladıktan sonra geri dönüşüm için fabrikalara satılıyor.

    Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde üzüm bağlarının hasat süresinin uzatılması amacıyla bağların üstü beyaz örtüyle kaplanıyor. Her yıl yapılan işlem sonrası kullanım ömrünü tamamlayan örtüler ise geri dönüşüme kazandırılarak çevreye zarar vermesinin de önüne geçiliyor. Kullanım süreleri iki ve dört yıl olan naylonların kullanım süreleri tamamlandığında kilosu 70 kuruştan fabrikalara satıldığını belirten Sarıgöl Ziraat Odası Başkanı Ali İhsan Ülgen, “Bağlarımızda koruma amaçlı olarak örttüğümüz beyaz kanaviçeler kullanımları tamamladıktan sonra çevreye zarar vermemesi için ilçemizin çeşitli alanlarındaki alım merkezlerinde fabrikalara gönderilmektedir. Fabrikalarda hurda örtüler plastik kasa masa,sandalye olarak geri dönüşümleri sağlanıyor. Sarıgöl’de 110 bin dekarlık alanda bağcılık yapılmakta. Bu yıl bağlarımızın yüzde 90’ı örtü altında alındı. Hurdaya ayrılan örtülerden bu yıl 500 ton hurda örtü alımı gerçekleşecek” dedi.

  • “Türkiye’de dijital dönüşüme olan ilgi ve talep hızla artıyor”

    Türkiye’deki şirketlerin dijital dönüşümünde rol üstlenen itelligence, ekibini büyütmek üzere yeni ofisine taşındı. Şirketten yapılan açıklamada Türkiye’de dijital dönüşüme olan ilginin de giderek arttığı belirtildi.

    İş uygulamaları alanında dünyanın lider yazılımlarından olan SAP’nin ekosisteminde yer alan en büyük uluslararası iş ortaklarından itelligence, şirketlerin dijital stratejilerini hayata geçirmelerini sağlıyor. Şirket açıklamasında, Türkiye’de dijital dönüşüme olan ilgi ve talebin hızla arttığı belirtiliyor. itelligence’ın büyüyerek kısa sürede 525’i aşkın çalışana ulaşması ve 6 milyon 300 bin TL’lik yatırımla yeni ofisine taşınması, bir anlamda Türkiye’deki şirketlerin dijital dönüşümde hızlandığını gösterir nitelikte.

    itelligence Türkiye CEO’su Dr. Abdülbahri Danış, yaptığı açıklamada dijitalleşmenin artık tercih olmaktan çıkıp zorunluluk haline geldiğini, değişen ve kolaylaşan teknoloji sayesinde son dönemde özellikle KOBİ’lerin atakta olduğunu belirtti.

    Yeni ofisin açılışı vesilesiyle Türkiye’ye gelen itelligence CFO’su Michael Dorin ise Türkiye’nin Batı Avrupa’ya oranla çok daha genç ve hızlı gelişim gösteren bir nüfusa sahip olduğunu, ekonominin dinamiklerini ve değişimini de yakından takip ettiklerini belirterek Türkiye’ye yönelik izleyecekleri yol haritasından bahsetti.

    itelligence Doğu Avrupa ve Çin’den Sorumlu Bölge Direktörü Urban Hopen da yeni teknoloji ve modüllerin dijital dönüşüm süreçlerinde hız, çeviklik ve adaptasyon ile buna uygun yetkin ekip istihdamı gerektirdiğine vurgu yaptı.

    “KOBİ’lerin dijital dönüşüme ilgisi büyük”

    Dijital dönüşüme ayak uyduramayanların çağın gerisinde kalacağını belirten Danış, “Dünyanın lider yazılım şirketi SAP’nin ekosisteminde yer alan, ülkemizin lider BT servis sağlayıcısı konumundayız. 2000 yılından bu yana hayata geçirdiğimiz dijital dönüşüm odaklı önemli projeler sayesinde çok hızlı bir şekilde büyüyoruz. 2012 yılında 140 kişiyken bugün 525’i aştık. Önümüzdeki 3-4 yıl içerisinde daha da büyüyerek çalışan sayımızın bine ulaşmasını hedefliyoruz. Bu kapsamda geceli gündüzlü çalışarak hayata geçirdiğimiz ama bir o kadar da heyecanla emek verdiğimiz yeni ofisimizi açarak, hem müşterilerimize daha iyi hizmet vermek, hem de dijital dönüşüm süreçlerinde onlara yol arkadaşı olmak istiyoruz” dedi.

    KOBİ’lerin djital dönüşüme olan ilgisinin bir hayli arttığını belirten Danış, “Dijital dönüşüm yolculuğuna öncülük ettiğimiz büyük montanlı müşterilerimizin yanı sıra özellikle son iki-üç yıldır KOBİ’lerden de büyük talep alıyoruz. SAP’nin yeni teknolojileri KOBİ’ler için büyük fırsat ve kolaylıklar sunuyor. KOBİ’ler, abonelik bazında ödeme gibi seçenekler sayesinde yeni ve dünya çapında kullanılan teknolojileri küçük sermaye yatırımlarıyla yakalayabiliyor. Bu anlamda bizler de KOBİ’lerin ortağı gibi çalışıyoruz. Onlara tek atımlık bir proje değil, bir süreci olan yol haritası çiziyoruz. Böylece daha ilk günden gelecek 3 ya da 5 yılda ne bekleyeceklerini biliyorlar. Amacımız, etki alanımızı bu ölçekteki şirketler üzerinde yaygınlaştırmak ve KOBİ’lerin tam anlamıyla bir yol arkadaşı olmak” diye konuştu.

    “Türkiye’de oldukça genç ve hızlı gelişim gösteren bir nüfus, bir o kadar da şirket var”

    Farklı endüstriden birçok kurumun dijital dönüşüm yolculuğuna eşlik ettiklerini belirten Dorin, “Dijital dönüşümle birlikte kurumlar, dolayısıyla müşteri deneyimi yeniden şekilleniyor. Bu anlamda şirketlerin elde ettiği somut faydalara bizzat şahit oluyoruz. 26 ülkede hem kurumlara hem de müşterilerine sağladığımız kazanımlar sonrası elde ettiğimiz sürdürülebilir büyüme rakamları ne kadar doğru yolda olduğumuza işaret ediyor. Dünya çapındaki ciromuz 2016 yıl sonu itibarıyla 777,9 milyon Euro’ya ulaşırken, çalışan sayımız da 6 bini geçti” dedi.

    Türk insanın yeni teknolojilere oldukça açık olduğunu aktaran Dorin, “Türkiye, Batı Avrupa’ya oranla çok daha genç ve hızlı gelişim gösteren bir nüfusa sahip. Bu anlamda bir o kadar da şirket var. Yeni teknolojileri yakalamak için büyük bir uğraş veriyorlar. Git gide daha uçtan uca bir çözüm haline gelen dijitalleşmeyle birlikte, rekabet de giderek artıyor. Rekabet avantajı elde edebilmek için teknolojiye ihtiyaç var, aksi taktirde ayakta kalamazsınız. Bunun bilincinde olan, teknolojinin değerini bilen ve bizden de bu yolculukta onlara yardımcı olmamızı isteyen birçok şirket var. Bu süreçte elbette onların yanındayız. Ancak şunu belirtmek isterim ki bizim işimiz yalnızca teknoloji değil. Çünkü teknoloji tek başına yeterli olmayacak. Bunu, iş fikirleriyle birleştirmemiz gerekiyor. Böylece pek çok ülkede olduğu gibi Türkiye’deki müşterilerimizin de sektörlerinin en iyi performans gösteren şirketleri olmalarını sağlayabiliriz. Bu anlamda var gücümüzle çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

    “Dijital dönüşümde başarının sırrı: Hız, çeviklik ve adaptasyon ile buna uygun yetkin ekibin istihdamı”

    itelligence’ın yurt dışında olduğu gibi Türkiye’de de oldukça başarılı bir grafik yakaladığına dikkat çeken Hopen, “itelligence, 2016 yıl sonu itibarıyla Türkiye’de yaklaşık 150 milyon TL’lik konsolide ciroya ulaştı. Cirosu, son 4 yılda Euro bazında 8 kat büyüdü. Burada yakalanan başarı grafiği, itelligence’ın Dubai’de kurulacak yeni ofisinin yönetim sürecinde de görevlendirilmesine vesile oldu. Ortadoğu’daki şirketlerin dönüşüm yolculuğuna da itelligence Türkiye eşlik edecek” dedi.

    SAP’nin yıllar önce ERP ile başladığı, bugün ise çok geniş bir çözüm setine sahip olduğundan bahseden Hopen, “Sunulan yeni teknolojiler, gelişmeler ve kaynaklar hepimiz için muazzam bir yolculuk olacak. Yeni teknolojiyle birlikte çeşitli modüller gelişiyor. Bu kapsamda şirketlerin dijital dönüşümdeki ihtiyaçlarını karşılayıp onlara sürdürülebilir çözümler sunabilmek adına hızlı, çevik, teknolojiye kolay adapte olabilen ve bunlara uygun yetkin bir ekibe ihtiyacınız var. itelligence olarak bunların tamamını karşılayan, SAP’nin ekipleri arasında bir tür köprü görevi gören güçlü ve global bir aileye sahibiz. Müşterilerimize yardım etmek için daima hazırlıklı olmamız gerekiyor. Her gün, danışmanlarımız yeni bir öğrenme deneyimi elde ediyor. Yeni modelleri, bugünün en yeni teknolojisini ve uygulamasını öğrenmeleri ve anlamaları gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    Bugünün dünyasında sektör ve boyuttan bağımsız olarak, tüm şirketlerin yoğun bir şekilde dijitalleşme konuştuğu bir dönemde, onların dönüşüm yolculuklarına rehberlik ederek büyük başarılara imza atan itelligence, bu başarısının altında yatan sırrı Ataşehir’deki 3 katlı yeni ofisine taşıdı. Bu kapsamda dijital çağın gerekliliklerine uyum sağlamak amacıyla özgür ve ortak kullanılabilen çalışma alanları oluşturuldu. İç iletişimi güçlendirecek deneyim alanlarının yanı sıra ev rahatlığının ön planda tutulduğu ofiste; aktivite salonu, teras ve çalışma alanları olarak da kullanılmasının hedeflendiği sosyal alanlarla birlikte; özel görüşme odaları, yazılabilir duvarlar ve keyifle çalışılabilecek genç, dinamik, azimli, çalışkan, şeffaf ve samimi bir ortamın oluşturulduğu bildirildi.