Etiket: Dönüştüren

  • Zeytin çekirdeğini plastiğe dönüştüren projeye büyük ödül

    Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği’nin (OİB) düzenlediği 7. Ar-Ge Proje Pazarı ve Komponent Tasarım Yarışması’nda otomotivde katma değerli ürün ve teknolojileri geliştirecek toplam 10 girişimci proje sahibine 210 bin TL ödül dağıtıldı. Yarışmada, zeytin çekirdeğinden doğada kaybolan ve antimikrobiyal biyoplastik granül üreten proje birinci oldu.

    Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği’nin (OİB) Ekonomi Bakanlığı desteği ve Türkiye İhracatçılar Meclisi koordinatörlüğünde düzenlediği 7. Ar-Ge Proje Pazarı ve Komponent Tasarım Yarışmasında ödüller sahiplerini buldu.

    OİB’in Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin katılımıyla düzenlediği Ar-Ge Proje Pazarı’nda birinciliğe, zeytin çekirdeğinden doğada kaybolan ve antimikrobiyal biyoplastik granül üreten projesiyle Duygu Yılmaz ve ekibi layık görüldü. Komponent Tasarım Yarışmasında ise öğrenci kategorisinde birinci plazma teknolojisiyle araçlardaki aerodinamik (havanın kuvvetsel etkileri) kayıpları azaltan projesiyle Emre Akgül ve Emre Uygun, Profesyonel kategoride birinci de karbon emisyonunu düşüren projesiyle Özyeğin Üniversitesi Makine Mühendisliği Öğretim Üyesi Dr. Özgür Ertunç ve ekibi oldu.

    Otomotivde ilk ve tek girişimcilik platformunu kuran OİB’in bu yıl 22-23 Mart tarihlerinde Özyeğin Üniversitesinde düzenlediği 7. Otomotiv Ar-Ge Proje Pazarı ve Komponent Tasarım Yarışması ile ihracatın arka arkaya 12 yıldır lideri olan otomotiv endüstrisinde katma değerli ürün ve teknolojilerin geliştirilmesi amaçlanıyor. Girişimcilerden yatırımcılara, öğrencilerden profesyonellere yerli yabancı çok sayıda ismi buluşturan etkinlikte, otomotivde girişimci projelere iki gün boyunca toplam 210 bin TL ödül verildi. Dereceye girenler ayrıca yurtdışında eğitim ve İTÜ Çekirdek Erken Aşama Kuluçka Merkezinde projelerini geliştirme hakkı kazandı.

    “Türkiye elektrikli otoda önemli yatırımlara imza atacak”

    Etkinlikte konuşan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, dünyanın çok hızlı değiştiğini, beş yıl sonra otomotiv yan sanayisinde belki de mazot pompası, diferansiyel, şanzıman, vites kutusu, amortisör üretenlerin artık bunu üretmeyeceklerini söyledi. Zeybekci, “Çünkü yaklaşık olarak beş yıl sonra araçların belki de yüzde 40’ı elektrikli hale gelecek. Elektrikli araçların teknolojileri bildiklerimizden çok daha farklı. Önümüzdeki günlerde göreceksiniz, Türkiye elektrikli araçların kullanacağı batarya teknolojileriyle ilgili çok önemli yatırımların imzasını atacak, önemli yatırımlara başlayacak” diye konuştu.

    “Otomotiv 117 Ar-Ge Merkezi ile ülke lideri”

    OİB Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Sabuncu, sektörün geldiği noktaya dikkat çekerek, “Son 12 yılın arka arkaya şampiyonu olan otomotiv sektörü, 28,5 milyar dolar ihracat ile ülke ihracatının yaklaşık beşte birini tek başına gerçekleştiriyor. Dünyanın 14. Avrupa’nın da 5. büyük motorlu araç üreticisiyiz. Türkiye’de 117 Ar-Ge Merkezi ile bu alanda da lideriz” dedi.

    Dünya otomotiv endüstrisinin gündeminin elektrikli, birbiri ile bağlantılı, sürücüsüz ve paylaşılan araçlar olduğuna işaret eden Sabuncu, “Beş yılda birbirleri ile bağlantılı 439 milyon araç yollarda olacak. 2030’da araçların yüzde 30’u sürücüsüz olacak. Araç içi bilgi ve eğlence sistemleri ile yazılıma yönelik yatırımlar önem kazanacak. Dönüşüm başladı ve önümüzdeki beş yılda daha hızlı olacak. Yeni ekosistemde bağlı araçlar, iletişim, büyük veri çok önemli. Büyük veriyi okuyabilenlerin ve robot operatör vasıflı iş gücünün önemi artacak. Batarya teknolojileri, ileri düzey sensörler, yapay zeka teknolojileri, multimedya sistemleri gibi alanlar, başlıca yatırım noktaları. Bu alanlara yatırım yapmayan, gelişemeyen tedarikçilerin ayakta kalma şansı azalacak. Türk otomotiv endüstrimiz mutlaka bu dönüşümün bir parçası olmalı” dedi.

    “Yatırımlara ve girişimlere destek büyük”

    OİB Ar-Ge Proje Pazarı Yürütme Kurulu Başkanı Ömer Burhanoğlu da, “Gençlerin doğru konumlanması için yatırımlara ve girişimlere önemli destekler veriyoruz. Eğer elle tutulur bir fikriniz varsa bizler buradayız. Çünkü gelecekte yapay zeka nedeniyle yaratıcı olmayan meslekler yok olacak. Tüm otomobiller akıllanacak ve her şey ile bağlantı kuracak. Nesnelerin interneti ile yeni iş modelleri doğacak. Gelecekte bu alanda pazar büyüklüğünün 3 trilyon dolar olacağı öngörülüyor. Türkiye otomotiv sektörü olarak bu alanda yüzde 1,5 pay alırsak, 45 milyar dolar eder ki yıllık ihracat rakamımız olan 28 milyar doların üzerine çıkmış oluruz. Aklımız varsa sıkıntı yok” dedi.

    “Türk insanının başarısının konuşulması bize moral verecek”

    Etkinliğe ev sahipliği yapan Özyeğin Üniversitesi’nin Mütevelli Heyeti Başkanı ve Fiba Holding Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin de, “Genç Girişimcilere Tavsiyeler” başlıklı konuşmasında “Türkiye’de 2010 yılında 11 girişim 19 milyon dolar, 2017 yılında 167 girişim 177 milyon dolar yatırım aldı. Bu konuda zamanla Avrupa’daki bazı ülkeleri yakalayacağız” dedi.

    Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Esra Gençtürk de, “Ülkemizde otomotiv sektöründe olduğu gibi tüm sektörlerde anlamlı ve sürdürülebilir fark yaratmak için inovasyon, tasarım ve üretimi bir bütün olarak, aynı eksende birleştirmek gerekiyor” dedi.

    Shell Eco Marathon sunumunun da yapıldığı etkinlikte düzenlenen Mobility, Ana Sanayi ve OEM Kurum içi Başarı Hikayeleri ve Elektrikli Araç Komponentleri panellerinde otomotivde geleceğin stratejileri masaya yatırıldı.

  • Kuru sıkı tabancaları gerçek tabancaya dönüştüren şahıs yakalandı

    Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde kuru sıkı tabancaların namluları değiştirilerek gerçek tabancaya dönüştüren bir şahıs jandarma ekiplerince yakalandı.

    Edinilen bilgilere göre, Adapazarı İlçesi Budaklar Mahallesinde kuru sıkı tabancaların namluları değiştirilerek gerçek tabancaya dönüştürüldüğü istihbaratını alan jandarma ekipleri Ö.Ö., isimli şahsın ikametine operasyon düzenledi. Yapılan operasyonda şahsın evinde yapılan aramada 4 adet 7.65 milimetrelik kuru sıkı tabanca, 3 adet kuru sıkı tabancaya takılmak üzere hazırlanmış namlu, 1 adet namlu açma aparatı, 1 adet namlu yapmak için hazırlanmış 50 santimetrelik demir çubuk, 12 adet 7.65 milimetrelik tabanca fişeği ele geçirildi.

    Gözaltına alınan Ö.Ö., isimli şahıs işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

  • Deve kemiğini sanat eserine dönüştüren 37 yıllık minyatür ustası

    37 yılı aşkın süredir deve kemiği işleyip, minyatür sanatını da kullanarak boyayan Ayhan Kabaoğlu, kemiklerin üzerine İstanbul’un turistik mekanlarını, Osmanlı sultanlarının tarih sayfalarında yerini almış anlarını ve Mevlevilik gibi kültürel değerleri aktarıyor.

    İstanbul’da 37 yılı aşan süredir kemik minyatürü sanatını icra eden Ayhan Kabaoğlu, 20’li yaşlarından beri bu sanatı yaşatıyor. Deve kemiklerinin üzerine İstanbul’un turistik mekanlarını, Osmanlı sultanlarının tarih sayfalarında yer almış anlarını ve Mevlevilik gibi kültürel değerleri çiziyor. Halkın ’alaylı’ diye tabir ettiği ve 6 çocuklu bir ailede yetişen, bu meslekte adeta tırnaklarıyla kazıyarak bir yerlere gelmeyi başaran Kabaoğlu, hiçbir ustadan eğitim almadığını, kendisinin çizime merakıyla bu işe başladığını söyledi. Kabaoğlu, “20 yaşından beri resme olan merakından dolayı resimleri merak eden, gravür minyatür sanatını merak eden ve o günlerden bu günlere bu işleri taşımış bir insanım diyebilirim” dedi.

    “Normal bir yerde çalışsam 300 lira alacağım yerde bu işte haftalık 3 bin lira kazanıyordum”

    Ayhan Kabaoğlu, kemik minyatürü sanatını yapmaya başlama hikayesini şöyle anlattı:

    “Bu işte eskiden beri resmim iyiydi. Resmim iyi olunca zaten sizi insanlar bir yere getiriyor tesadüf de olsa. Sen şuraya git şu resmi yap diyorlar. Zamanın değerli ustaları vardı boynuz tarak yaparlardı. Bu ustalar küpe yaptılar, toka yaptılar. O zaman milletin garipseyeceği bir işti bu. Çünkü boynuzdan aksesuara döndü iş. Bunu da biz gördük, üzerine bir yıldız yapalım, bir çiçek yapalım böyle daha iyi satar diye girdik işin içine. Ondan sonra Kapalıçarşı taraflarına götürdük bunu. Daha sonra minyatür kağıtlar verdiler elimize, Arapça minyatür kağıtlar. Bunun üzerine çiz getir dediler. Baktık, götürdük hoşlarına gitti. Tabi o zamanlar bir yerde çalışsan 300 lira alıyorsan o zaman haftada 3 bin lira kazanıyordum. Parası da iyi geldi. Yani öyle bir bağlantı kurduk. Daha sonra bu kemik işi esasında İran’dan geliyor. İranlıların geleneksel bir sanatı gibi diyebilirim. Bizde de kemik eskiden takı kutusu olarak kullanılmış mesela kemik tarak, kemik kolye, kemik kutu. Ben de resme olan merakımdan dolayı dediğim gibi Rabbim’in bu yeteneği vermiş bize. Böyle gravür yapayım, minyatür yapayım, kutu yapayım diye yola çıktık. İlk önceki amacımız para kazanmaktı açıkçası. Bu sanatı yaşatayım, yücelteyim değildi. Para kazanalım, karnımız doysun, ailemize bakalımdı. Daha sonra hazır ürünler piyasaya oturunca biz ikinci plana kaldık. İkinci plana kalınca ben dedim ki kendi kendime ya bu işi devam ettireceksin ya da çok ağır yapacaksın. İşi devam ettirmek için sanatı olduğu gibi dökmek lazımdı hiç üşenmeden tek kıl fırçayla. Rabbime şükürler olsun çok işi bırakma eğilimine girdim. Tabiri caizse kapıcılık olsa kapıcılığa gidecektim ama mücadele ettim bu işi bu hallere getirdim.”

    “Bizden sonrası yok”

    Tozkoparan’da evinin bahçesinde bulunan atölyesinde mesleğini icra eden Kabaoğlu, kemik minyatürü sanatına gereken değerin verilmediğinden şikayetçi. Kendinden sonra bu işi yapacak kimsenin olmadığını belirten Kabaoğlu, “Artık bizim gibi ustalara değer verilmiyor. Çünkü çok azız, hakikaten bizden sonrası yok, şakası da yok bu işin. Biz gittiğimiz fuarlarda, festivallerde emin olun müze gibi, insanlar geliyor seyrede seyrede doyamıyor. Bu eser bu insandan mı çıktı diye. Ben, Allah izin verirse gözüm gördüğü, elimi tuttuğu müddetçe bu sanatı yaşatmaya gayret edeceğim. Yani ben buna memleketteki vatandaşlık bilinci olarak bakıyorum” ifadelerini kullandı.

  • Cep telefonunu gitar amfisine dönüştüren uygulama ’Deplike’

    Elektrogitar çalanların amfi ihtiyacına pratik şekilde yanıt verme amacıyla tasarlanan ’Deplik’ uygulaması Arıkovanı’nda fonlamaya açıldı.

    Turkcell’in kitlesel fonlama platformu Arıkovanı’nda yeni bir uygulama fonlamaya açıldı. Amatör ve profesyonel müzisyenlerin ilgisini çekecek ’Deplike’ uygulaması, cep telefonlarını elektrogitar amfisine dönüştürüyor. Yapılan açıklamaya göre; elektrogitarı cep telefonuna bağlayıp hemen çalma imkanı sunan ve tek tuşla profesyonel tonlar elde edilen mobil gitar amfisi ’Deplike’yi ister parkta ister konserde kullanmak mümkün oluyor. Onlarca amfi ve pedalın gerçekçi modellemeleri ve detaylı düzenleme olanakları sayesinde elektrogitar çalan birinin ihtiyacı olabilecek tüm tarzlarda tonların eklendiği uygulamayla caz klasiklerinden heavy metale kadar geniş bir yelpazede müzik yapılabiliyor.

    Geleneksel pedallar ve amfilerin belli kapasitede olmasından yola çıkılarak tasarlanan bir mobil yazılım olan ürüne, düzenli olarak güncellemelerle yeni yetenekler yüklenebiliyor. Farklı sound’lar elde etmeye imkan veren Deplike ile gitaristler kendi tonlarını buluta gönderebiliyor ve buluttan ton indirebiliyorlar. Ayrıca diğer gitaristlerin oluşturdukları tonlarda gezinip kendi tonlarını da paylaşabiliyorlar.

  • Vahdeti, Tevhide Dönüştüren Medeniyetimiz Konferansı

    Bayburt Üniversitesi Genç İnsani Yardım Kulübü tarafından “Vahdeti, Tevhide Dönüştüren Medeniyetimiz” konulu konferans düzenlendi.

    Bayburt Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Prof. Dr. Gökhan Budak Konferans Salonu’nda gerçekleşen konferansta konuşan Erzincan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Alıcı, vahdet ile tevhidi birleştiren İslam medeniyetini diğer medeniyetlerle mukayese ederek dinler tarihi perspektifinden düşüncelerini katılımcılarla paylaştı.

    Kâinatta vahdet olduğunu dile getiren Alıcı, “Kadın erkek, gece gündüz bir sistem var. Buna vahdet sistemi diyoruz. Bunu i’lam ve ifham edersek bu tevhid olur. Bu i’lam ve ifham ile biz mecburuz. Bunu bu şekilde diğer insanlara anlatmalı ve açıklamalıyız. Biz barışı yapan diniz. Bizim ismimiz salim değil bizim ismimiz muslimdir. Biz içmeyiz de sadece, içiririz, yediririz. Osmanlı, öldürmek için değil, diriltmek için çalışır. Tevhid, ruh ile bedeni, gök ile yeryüzünü, peygamber ile ümmetini birleştiren bir anlayıştır. ” dedi.

    Programa Bayburt Valisi Yusuf Odabaş, Bayburt Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nasrullah Hacımüftüoğlu, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.