Etiket: Dönüştürdü

  • Üniversiteli öğrenciler, eski köy okulunu konağa dönüştürdü

    İstanbul’da faaliyet gösteren bir üniversitenin öğrencileri, Kastamonu’nun Cide ilçesine bağlı Başköy köyünün eski ve kullanılmayan köy okulunu restore ederek, köy konağı ve sosyal tesis haline getirdi.

    İstanbul’da bulunan bir üniversitenin öğrencileri, Kastamonu’nun Cide ilçesine bağlı Başköy köyünde eski ve yıllardır atıl durumdaki eski köy okulu ve lojmanını yenileme çalışmalarına başladı. Çalışmalar kapsamında eski köy okulu, köylülerin kullanabileceği etkinlikler için köy konağına dönüştürüldü. Son sınıf öğrencisi Mertcan Avcı, Başköy Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Cemil Yıldırım’ın köyde 24 yıl önce taşımalı sisteme geçilmesi üzerine kapatılan ilkokul ile lojmanı köy konağına dönüştürmek istediklerini iletmesi üzerine harekete geçti. Mimarlık Bölümü öğrencisi Mertcan Avcı, 1. ve 2. sınıf öğrencilerinden oluşan 25 kişilik bir ekip kurdu. Öğrencilerle buluşan Avcı, öğrencileri de alarak Cide’ye bağlı Başköy köyüne gelerek eski ve kullanılmayan köy konağında restorasyon çalışmalarına başladı. Öğrenciler, iki binanın çatısını yenileyip sıva ve boyasını yaptı. Mimar adayları, yıllardır atıl durumda olan okul ve lojmandaki çalışmayı bir kaç gün içinde tamamlayarak köylülere teslim etmeyi planlıyor. Köye böyle bir tesis kazandırdıkları için mutlu olduklarını belirten Avcı, “Daha önce de bu tür projelerde yer aldık. Burada nelerle karşılaşacağımızı az çok biliyorduk. Burada arkadaşlarımla beraber birçok işi yapıyoruz. Sıva, zımpara, boya. Bu ortamda çalışmak daha da hoşumuza gittiği için daha hızlı ilerleyebiliyoruz ve eğlenerek işimizi yapmaya devam ediyoruz” dedi.

    Başköy Muhtarı Sezai Ergin de, eski okul binasının imkansızlıklar ve ilgisizlikten dolayı kullanılamaz hale geldiğini ifade ederek, “Öğrencilerimize teşekkür ediyoruz. Öğrencilerimizin yardımıyla burayı bayramlarımızı, eğlencelerimizi yapabileceğimiz, hatta çocuklarımızın da eğlenebileceği bir yer haline getireceğiz inşallah” dedi.

  • Bakan Özlü: “Savaşlar İslam coğrafyasını yetimler üreten bir merkeze dönüştürdü”

    Bilim ve Sanayi Bakanı Faruk Özlü, “İslam dünyasının çeşitli nedenlerle içinde bulunduğu savaşlar ve yıkımlar coğrafyayı adeta yetimler üreten bir merkeze dönüştürmüştür” dedi.

    AK Partili belediyeler tarafından 81 ilde Kardeşlik İftarı düzenlendi. Düzce Belediyesi tarafından düzenlenen iftarda konuşan Bakan Özlü, İslam dünyasında yaşanan savaşların adeta yetim üreten merkezler haline geldiğini belirterek “Günümüzde İslam dünyasının çeşitli nedenlerle içinde bulunduğu karmaşalar, çatışmalar, savaşlar ve yıkımlar coğrafyayı adeta yetimler üreten bir merkeze dönüştürmüştür. Bu durumu görmek son derece elem ve üzüntü vericidir. İyiliği, güzelliği, doğruluk ve barışı temel alan İbrahim’i dinlerin doğduğu bu kadim topraklarda, maalesef güç ve çıkar kavgalarının yanı sıra dış etkiler sebebiyle her yeni bir gün onlarca çocuk yetim kalmaktadır” diye konuştu.

    Bakan Özlü, yetim çocuklarla ilgili ülkemizde son 15 yılda önemli mesafeler alındığını işaret ederek, “Yetim yavrularımıza ilişkin çalışmalar konusunda ülkemize baktığımızda ise özellikle son 15 yılda tarihsel geleneğimize ve medeniyet kodlarımıza yaraşır seviyelere ulaştığımızı görebiliriz. Özellikle aile ve sosyal politikalar bakanlığımızın yürüttüğü projeler dünya ölçeğinde örneklikler teşkil etmektedir. Bu başarılarda milletimizin sahip olduğu derin vicdani, insani ve İslami karakter başat rol oynamaktadır. Devletimiz bir şekilde korunmasız kalmış yavrularımızın her türlü ihtiyaçlarını giderip, talim ve terbiyelerini güvence altına alırken, yani babalık görevini en iyi şekilde yapmaya çalışırken, öte yandan halkımız gösterdiği şefkat, sevgi, ilgi ve duyarlılıkla çocuklarımıza adeta ana kucağı sıcaklığı sunmaktadır. Ancak yetim yavrularımız için daha yapacak çok işlerimizin olduğu da bir gerçektir. Bu konuda tüm toplum kesimlerine, hatta tüm ailelerin üzerine sorumluluklar düşmektedir” şeklinde konuştu.

    Vali Zülkif Dağlı ise, “Bugün bereketli ramazan sofrasında hep birlikte beraberiz. Ramazan aynının bereketini hep birlikte yaşıyoruz. Bu günlerde birlik ve beraberliği her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var” dedi.

    AK Parti Düzce Milletvekili Ayşe Keşir de, “Dünyanın pek çok yerinde çocuklar ve anneleri bu sofralara hasret yaşıyorlar. Onun için hamd ve şüküre her daim eda etmemiz lazım. Bayramımızda bayram tadında olsun” diye konuştu.

    AK Parti İl Başkanı Hikmet Keskin ise, “Bu mübarek günlerde sık sık buluşma şansı buluyoruz ve hep birlikte iftarımızı açarak mutlu oluyoruz. Ülkemiz biliyorsunuz zor günlerden geçiyor. Bu zor günlerde birlik, beraberliğimizi bırakmadan gerçekten iftar sofralarında bu mübarek günlerin feyzine ulaşmak için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz” şeklinde konuştu.

    Düzce Belediye Başkanı Mehmet Keleş ise, kardeşlik iftarının tüm Türkiye’de AK Partili belediyeler tarafından düzenlendiğini belirterek, “İnşallah bu güzel güzel ve mübarek ayın feyzine ve bereketine ermeyi yüce Allah’ım hepimize ermeyi nasip etsin. Her zaman böyle birlik ve beraberlik içerisinde geçirmeyi nasip etsin” diye konuştu.

    İftar yemeğine Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü’nün yanı sıra, Düzce Valisi Zülkif Dağlı, AK Parti Düzce milletvekilleri Fevai Arslan, Ayşe Keşir, Ak Parti Düzce İl Başkanı Hikmet Keskin, Düzce Belediye Başkanı Mehmet Keleş, Şehit yakınları, davetliler ve yetim ve öksüz çocuklar katıldı.

    Bakan Özlü daha sonra Düzce yatırımları ile ilgili bir toplantıya katılmak üzere valiliğe geçti.

  • Mülteciler “deri”yi sanata dönüştürdü

    Unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarının arasında yer alan deri işlemeciliği sığınmacılarla birlikte yeniden hayat buldu.

    Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) Çorum Şubesi tarafından mültecilerin topluma kazandırılması ve el sanatlarının geliştirilmesi için “Deri İşleme Sanatı Kursu” açıldı. Kursta deriden yapılan defter kabı, çanta, cüzdan, maske ve kitap ciltleri gibi el işi eserler büyük ilgi görüyor. 36 mültecinin deri işlemeciliği etiğimi aldığı kurs sonunda kermes açılacak. Kermesten elde edilecek gelir kursa katılan kursiyerler arasında paylaştırılacak.

    Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Çorum Şube Başkanı Turhan Candan, dernek olarak deri işlemeciliği ile ilgili bir kurs düzenlediklerini belirterek, unutulmaya yüz tutan deri işleme sanatının Çorum’da tekrar canlandırılmasını istediklerini söyledi.

    Türk tarihinde Orta Asya’dan günümüze deri sanatının çok özel bir yeri olduğunu anlatan Candan, ‘Bir çok eşya deriden yapılmakta ve süs eşyası olarak kullanılmakta. Ama bugün derinin yerini başka ürünler aldığı için bu sanat unutulmaya yüz tutmuştur. Bu sanat tekrar canlansın, deri tekrar hayatın içinde hak ettiği yeri alsın istiyoruz. Bu çerçevede öncelikle Suriyeli ve Iraklı sığınmacılara boş gezmeleri yerine nitelik kazanmalarını arzu ederek böyle bir kurs düzenledik. Kurslarımız devam ediyor. Deri işleme, boyama, ciltleme ve konusunda eğitim veriliyor. Bundan sonra da bu çalışmalar devam edecek. Ücretsiz bir kurs deri işlemede Çorum’u önemli illerden birisi haline getirmeyi planlıyoruz” dedi.

    Kurs öğretmeni Kazım Birdal Tüfekçi de, Çorum’daki mültecilere deri işçiliği kursu verdiklerini belirterek, amaçlarının kentteki mültecilerin kendilerini topluma kazandırabilmek adına el eğitimlerini geliştirmek aynı zamanda yok olmaya yüz tutan bin sanatı mülteciler üzerinden tekrar canlandırmak olduğunu açıkladı. Mültecilerin hem kendilerini yalnız hissettiğini hem de toplumdan dışlanmış gibi bir algıya kapıldıklarını anlatan Tüfekçi, “Topluma baktığımız da mülteciler ne yapıyor ’hiçbir şey yapmıyor’ gibi gözüküyor. Biz bunu aşmak amacıyla burada deri işçiliği başta olmak üzere el sanatları alanında kurslar vererek kendi emeklerini, kendi el işçiliklerini kendilerinin sağlanmasını istiyoruz. Yaklaşık 36 tane kursiyerimiz var. Öncelikle deriden antik defter yapmaya başladık. Bunu bütün deri ciltleme işlemini yaparak devam edeceğiz. Daha sonra aksesuar eğitimi vereceğiz. Burada yapılan ürünleri bir kermes sergileyip kermeste satışını sergileyip kursa gelen mültecilere buradan elde edilen geliri paylaştırmak” ifadelerini kullandı.

  • Büyükşehirden destek aldı, hobisini ticarete dönüştürdü

    Samsun’da İnşaat Mühendisi Bekir Tüysüz, hobi olarak başladığı meyve yetiştiriciliğini, Büyükşehir Belediyesinden aldığı desteklerle ticarete dönüştürdü. Kurduğu serada topraksız tarım yöntemiyle çilek yetiştiren Tüysüz, faaliyete geçireceği iki serada da sebze üretecek.

    Bafra ilçesinde yaşayan 33 yaşındaki mühendis Bekir Tüysüz, çocukluk döneminden itibaren süregelen ürün yetiştirme sevgisini, üniversite yıllarında yaptığı seracılık araştırmalarıyla bir ileri noktaya taşıdı. İlçede müteahhitlik yapan Tüysüz, babadan kalma arazide sera kurup topraksız tarımla 12 ay ürün yetiştirmek istedi. İhtiyaç duyduğu cihaz ve alt yapı sistemlerindeki yüksek maliyeti karşılayamadığı için hayali olan sera üretimini geciktiren Bekir Tüysüz, Samsun Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığına müracaat etti.

    Serasını kurduktan sonra Büyükşehir Belediyesinden sulama, otomasyon ve dozasyon cihazı ile oluk sistemleri desteği alan Bekir Tüysüz, alt yapısını hazırlayıp deneme olarak topraksız çilek yetiştiriciliğine başladı. Topraksız tarımın kendisine mühendislikten daha cazip hale gelmesi sebebiyle hobi olarak birkaç kök ile başladığını çilek üretiminde 24 bin kök ekili çilek kapasitesine ulaştı. Serasından 10 tona yakın çilek hasat edecek olan Tüysüz, iki sera kurma kararı verdi.

    Yeni serada sonbahar domatesi, yaban mersini ve kesme çiçek gibi türler yetiştirmeyi deneyeceğini ifade eden Bekir Tüysüz, “Daha önce de zaten topraksız tarımda domates, salatalık, patlıcan denemiştim. İlçe tarım müdürümüzün de tavsiyeleri ile topraksız tarıma giriş yaptık. İlçe tarımımıza katkımız olması ve örnek olmamız açısından çileği seçtik. Böylelikle yatırım yapmak isteyenlere örnek olurum diye düşünüyorum. Şuan 1 dönümden 10 tona yakın ürün elde ediyoruz. Diğer seralarım da hazır olduğunda 12 ay boyunca hasat hedefliyorum. Bir hobi olarak başladığım iş şuan için ticarete dönüştü. Daha fazlasını yapmak istiyorum” dedi.

    Topraksız tarımda ilk çilek denemesinin başarıyla sonuçlandığını ifade eden inşaat mühendisi Bekir Tüysüz, “İnşaatlar yapıyorum ama toprakla uğraşmayı seviyorum. Burada olmaktan ve tarımsal ürün üretmekten dolayı çok mutluyum. Buraya gelip 10 dakika zaman geçirmek tüm stresimi ve yorgunluğumu alıyor. Üretimde başarabildiğinizi görmek de ayrı bir mutluluktur. Bu sene topraksız tarım uygulaması açısından ilk senemiz. Buna rağmen aldığımız verim, beklentimizin çok üzerinde oldu. Gelecek yıl daha da iyisini yapacağız. Totalde 10 tonu yakalayacağız. Ürün yetiştirirken de hiçbir hormon veya kimyasal gübre kullanmadık. Niyetimiz Bafra’nın da çileği olduğunu anlatmaktır. İnşallah da zaman içinde markalaşacak, ülke genelinde tüm tüketicilerle buluşacaktır” bilgilerini verdi.

    Serayı alt yapı masraflarıyla birlikte yaklaşık 200 bin TL’ye kurduğunu ifade eden Bekir Tüysüz, “Yatırım maliyetini düşürebilmek adına iki dönümlük seramızı da hayata geçireceğiz. Orası da tamamlandığında 400 bin TL’ye yatırım yapılmış olunacak. Ancak Büyükşehir Belediyemizin destekleri ve katkıları olmasaydı bu üretimi ve yatırımı yapamazdık. Mesela ilk etapta yatırım maliyetim çok yüksekti. Bunun altından kalkamayacağımı, yatırımı seneye bırakmayı düşünürken Büyükşehir Belediyemizden de dozasyon cihazı ve oluk sistemlerini desteği aldık. Bu çok ciddi bir destekti. Böyle bir destek belde ve bölgemiz açısından çok yararlı oluyor. Bu destekler olmasıydı yapamayabilirdim. Bu beni teşvik etti. Destek görmeseydik, yatırım yapamayacak, üretemeyecektim. Teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

  • Yanaklarının sıkılmasını ticarete dönüştürdü

    Batman’da yanaklarının sıkılmasından rahatsız olan engelli genç, boynuna “Yanak sıkmak 1 TL” yazısı asarak, durumu ticarete dönüştürdü. Yazıyı gören Batmanlılar, 1 TL vererek, yanaklarını sıktığı gence yoğun ilgi gösterdi.

    Batman’da 25 yaşındaki engelli genç Nurullah Pılgız, çevresi tarafından sürekli yanaklarının sıkılmasından rahatsız olunca, durumu ticarete dönüştürdü. Boynuna, “Yanak sıkmak 1 TL” yazısı asarak, cadde cadde, sokak sokak dolaşan Pılgız’a, kent halkı yoğun ilgi göstererek, 1 TL verip, yanaklarını sıktı. Batman’da kendisini tanımayan kimsenin olmadığını belirten Pılgız, “Gelen giden herkes bana olan sevgilerinden dolayı yanaklarımı çekiyor. Beni çok sıkıyorlar, yanaklarımın sıkılması hoşuma gitmiyor” dedi.

    Nurullah’ı göğsünde yazı ile gören Sevban Sevkal, uzun süreden beri Nurullah’ı gördüğü yerde yanaklarını sıktığını ve kendisini çok sevdiğini belirterek, “Nurullah Batman’ın renkli simalarından biridir. Uzun süreden beri onu gördüğümde sürekli yanaklarını sıkıyorum. Fakat kendisi bundan çok rahatsız oluyor. Artık bu işi ticarete dökmüş gibi görünüyor. Bugün onu bu yazı ile görünce şok oldum. Biz de artık bundan sonra yanağını sıkmak istediğimizde para vereceğiz” diye konuştu.

    İshak Gün ise, Nurullah’ın fenomen biri olduğunu ve insanların kendisini sevdiği için şakalaştığını ifade ederek, “Nurullah insanların bu sevgisinden rahatsız olmuş olacak ki, böyle bir yönteme başvurmuş. Burada bence rahatsızlığını dile germeye çalışmış ve Nurullah’ın başvurduğu bu yöntem umarım insanlar tarafından dikkate alınır” şeklinde konuştu.