Etiket: Dönüştürdü

  • (Özel) 2001 krizini fırsata dönüştürdü, şimdi siparişlere yetişemiyor

    Kastamonu’da 2001 yılında yaşanan ekonomik krizden dolayı çalıştığı fabrikadan çıkarılan Abidin Dilek, 1997 yılında eşinin canının sıkılmaması için aldığı örgü makinesi sayesinde iş yeri sahibi oldu. Abidin Dilek ile eşi Mahiye Dilek, birlikte çalışarak hem geleneksel el sanatını yaşatıyor hem de ev hanımlarına iş imkanı sağlıyorlar.

    Kastamonu’da ikamet eden Abidin Dilek, özel sektörde çalıştığı dönemde eşinin de isteği üzerine 1997 yılında eve örgü makinesi aldı. Abidin Dilek’in eşi Mahiye Dilek, 4 sene boyunca eşine ve aile bütçesine destek amaçlı fanila dikti. 2001 krizinde işsiz kalan Abidin Dilek, eşiyle birlikte çalışmaya başladı. Milli Eğitim Bakanlığının geleneksel el sanatlarının yeniden yaşatılmasına yönelik Avrupa Birliğine sunduğu projeden de yararlanan Dilek çifti, bir dönem Türk Silahlı Kuvvetlerinin iç giyimi de olan Kastamonu fanilasını Avrupa’ya tanıttı. Dilek çifti, kurdukları iş yeri sayesinde 40 kişiye de istihdam sağlıyor.

    2001 krizinde işsiz kaldıktan sonra eşi için evine aldığı örgü makinesi sayesinde iş yeri sahibi olan Abidin Dilek, “Kastamonu’ya 1990’da geldim İhsangazi’den. Özel sektörde çalıştım 2000 yılına kadar. 1997 yılından beri bu işi yapıyoruz. Kastamonu fanilası yaygın olduğundan dolayı 2001 yılında işten çıkarıldım, özel sektörde çalışıyordum. 2006 yılında kız meslek lisesi hocalarını Türkiye’ye yaydı Kültür Bakanlığı, kaybolmaya yüz tutmuş eserlerle ilgili 2009 yılında el sanatlarından yararlanılsın diye. Kastamonu’da da bizi tercih ettiler. 2010 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığından sanatçı kartlarımızı aldık eşimle beraber. 2012 yılında devlet vergi muafiyeti çıkardı. Biz burada Kastamonu fanilası yapıyoruz. Bu yüzde yüz pamuk soğukta sıcak tutar. Bunun en büyük özelliğinin ham maddesinin yüzde yüz pamuk olması lazım” dedi.

    “Biz sanatımızı seviyoruz”

    Eşi ile birlikte yapmış oldukları el sanatını özellikle Avrupa’ya sevdirdiklerini söyleyen Abidin Dilek, “El sanatından overlok ve makas kullanılmadan çalışmamız gerekir. Dikişleri, dantelleri. Biz sanatımızı seviyoruz, eşim ile beraber devam ediyoruz bu işe. Sanatla ayakta durulmaz diyorlarsa biz bunun bir örneğiyiz. Yaptığın işe sevmen başarılı olmanın en büyük özelliğinden bir tanesi. Sanat insana çok şey katar, çok şey öğretir. Biz bunu elimizden geldiği kadar hem Kastamonu, hem kendi açımızdan hem de sanatımızda en iyi noktalarda kendimizi geliştirdik. Bütün sanat yapan insanlar sanatkar, kanaatkar olan bir insandır. Kanaatkar olmak lazım” diye konuştu.

    “Renkli ipliklerimizde kök boya kullanıyoruz”

    Fanila iplik renklerinde kök boya kullandıklarını söyleyen Dilek, “Eğer hammaddesi pamuk değilse yüzde yüz katkı maddesi olursa olmaz. Hem teri çekmez hem ısıtmaz bu o yüzden hammaddesinin yüzde yüz pamuk olması gerekiyor. Dikiş ve işçiliğinde yapmak lazım bu uzun süre eskimeyen bir ürün. 10 sene kullanılabilir rahatça. Sıcak ortama girildiği zaman teri çektiğinden serin tutar vücudu, soğuk ortama girdiğin zamanda sıcak tutar. Şu anda bunlara dantel yapıyoruz. Hem iç giyim hem dış giyim olarak kullanılıyor. Renkli ipliklerimizde kök boya kullanıyoruz kimyasal değil naylon karışımı kesinlikle kullanmıyoruz. Şeker hastası gibi romatizma ağrılarına iyi geliyor. El sanatı kaplumbağa gibi ağır ilerler. Bizim yaptığımız meslek zor bir iş. Kolay bir iş değil. Biz zoru başarıyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Hem geleneksel el sanatımızı yaşatıyoruz hem de aile bütçesine katkıda bulunuyoruz”

    Yaptıkları fanilalar ile hem el sanatını yaşattıklarını hem de aile bütçelerine katkı sağladıklarını belirten Mahiye Dilek ise, “Fanilalarımız yüzde yüz pamuk ipliğinden üretilmiş olup, vücuda herhangi bir zararı bulunmamaktadır. Tamamen pamuk olduğu için teri alır, kışın sıcak tutar. Renklerimiz kök boya ipten yapıldığı için herhangi bir alerjik etkeni yoktur. Burada hem geleneksel el sanatımızı yaşatıyoruz hem de ailelerin aile bütçesine katkıda bulunuyoruz. Çünkü bizim ördüğümüz her fanila dikiş işlemleri için dantel işlemleri için evlere gidip ev hanımlarının aile bütçelerine ek katkı sağlamaktayız” diye konuştu.

    “O bana destek oldu, ben de ona destek oldum”

    Eşi ile birlikte birbirlerine destek olduklarını anlatan Mahiye Dilek, şöyle konuştu:

    “Biz her işi eşimle beraber yaptık. Zaten evlilikte öyledir. Yani evliliği bir elma olarak düşünün, bir tarafı zarar gördü mü bir tarafı fa yıpranır. O yüzden biz birbirimize destek olduk. O bana destek oldu, ben ona destek oldum. Bu şekilde birbirimize destek olarak hem sanatımızı yaşattık hem birbirimize destek olarak hayat mücadelemizi devam ettirdik.”

  • Şarj cihazını kumar makinesine dönüştürdü

    AYDIN (İHA) – Aydın’ın Efeler ilçesinde, jandarma gerçekleştirdiği denetimlerde şarj cihazı görünümlü kumar makinesiyle gençleri kumara alıştırdığı iddia edilen bakkal gözaltına alındı.

    Edinilen bilgiye göre, Aydın İl Jandarma Komutanlığı asayiş timlerince, gerçekleştirilen huzur denetimleri sırasında Efeler ilçesi Şahnalı Mahallesinde faaliyet gösteren bakkal dükkanında yapılan inceleme şarj cihazı görünümlü bir kumar makinesiyle gençlerin kumara alıştırıldığı tespit edildi.

    İşletmeciliğini Y.D’nin yaptığı köy bakkalında yakalanan, madeni 1 TL para ile çalışan telefon şarj makinası görünümlü kumar makinesine içerisindeki 100 TL ile birlikte el konuldu. Gözaltına alınan bakkal sahibi olan Y.D., hakkında “kumara yer ve mekan sağlamak” suçundan işlem yapıldı.

  • (ÖZEL HABER) Milli silah için müthiş haber… Bor kullanarak plastiği çeliğe dönüştürdü

    Balıkesir’in Edremit ilçesinde Balıkesir Üniversitesi Edremit Meslek Yüksek Okulu ile Faruk Durukan’a ait AR-GE firması ortak çalışma yaparak plastik ile bor madenini birleştirerek çelik kadar mukavemeti olan bir materyal üretmeyi başardılar. Bu yeni gelişme savunma sanayine büyük katkı sağlayacak.

    Plastik, polimer malzemelerin dayanıklılığını artırma ve özgün ağırlığı hafif ama dayanıklı bir malzeme ihtiyacını karşılamak için başlatılan çalışmaya Balıkesir Üniversitesi’nden Yrd. Doc. Dr. Recep Koç ile Edremit’te bulunan AR-GE Firması sahibi Faruk Durukan imza attı. Testler sonrası plastik, polimer malzeme ile borun saflaştırılmasından elde edilen Sodyum Pentaborat’ın birleştirilmesi ile elde edilen yeni ürün çelik kadar mukavemet gösterdi. Geliştirilen polimer plastik ürün hafifliği ve dayanıklılığı ile özellikle milli silah, otomobil ve havacılık sanayisi için önemli bir ham madde olarak işaret ediliyor.

    Çalışmalar hakkında bilgi veren Yrd. Doç. Dr. Recep Koç; “Burada plastiğin içerisine Sodyum Pentaborat’ın faklı katkı oranları ile katılmak suretiyle mekanik özelliği incelenmesi çalışmamız esas alındı. Bunların içerisine farklı oranlarda kattığımız zaman bunun aşınmasını, sürtünme özelliklerini en az iki üç kat iyileştirdiğini fark ettik. Bunu gerçek sanayi ortamında da makaralarda, makine ekipmanlarında test ettik. Gayet faydalı bir ürün olarak ortaya çıktı.”dedi.

    AR-GE Firması sahibi Faruk Durukan da “Bizim şirketimiz bir AR-GE şirketidir. Biz Bor’un 15 tür farklı şekilde üretimini yapıyoruz. Sodyum Pentaborat gibi farklı farklı 15’e yakın türünü saflaştırmayı başarmıştık. Daha evvel netron ışınları ile de çalışmıştık. Bu şu an yaptığımız çalışma sanayi üniversite işbirliğidir. Bizim üretmiş olduğumuz Sodyum Pentaborat Balıkesir Üniversitesi Edremit Meslek Yüksekokulunda polimerlere bağlanarak çelik ayarında plastik üretilmesi başarıldı. Bu roket sanayinden tutun, silah sanayinden tutun, araba sanayinden tutun, makaralarda, aşınma olabilecek yerlerin tümünde kullanılabilecek katma değeri yükselmiş bir ara malzeme olmuş oluyor. Bor zaten ara bir üründür. Nereye katılırsa oradaki değeri yükseltiyor. Tabiki nereye katılacağını da iyi bilmek gerekiyor. Bu konuda da sağolsun üniversitelerimiz sanayi üniversite işbirliği şeklinde çalışılıyor. Edremit Meslek Yüksekokulumuz bu konuda sanayicilerimeze yardımcı oluyor. Bu aslında Türkiye için örnek bir projedir. Sanayici, üniversite işbirliğinin en güzel örneklerinden birtanesidir.” diye konuştu.

    BAÜN Edremit Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Raif Sakin ise “En büyük problemimiz katma değeri yüksek ürünler ve AR-GE konusunda. Biz şöyle şanslıyız. Edremit’in merkezinde bir AR-GE firması var. Hem bu çevrenin zeytin ve zeytinyağı, zeytinyaprağı gibi yada Kazdağları’ndaki endemik bitkilerin ekstratı gibi katma değeri yüksek ürünler imal edip yurt dışına ihraç edebiliyor, hem de bunun dışında bir çok alanda çalışmaları var. Faruk Durukan ile 10 yıldır beraber çalışıyoruz. Kimse farketmese de üniversite sanayi işbirliğinin güzel bir örneği sergileniyor. Bir meslek yüksekokuluyla Edremit’teki bir AR-GE firması beraber güzel çalışmalar yapıyor. Borun 15 farklı türevini Edremit’te elde edip, diğer farklı plastik türleri ile bir araya getirdik. Özellikle uzay sanayinde, uçak sanayisinde, hafif ama mukavemeti yüksek ve sektörlere katkı yapacak bir gelişmeye imza attık” şeklinde konuştu.

  • Çöpe atılan kotları sanata dönüştürdü

    Trabzon’da Halk Eğitim Merkezi’nde çöpe atılan kotlardan yapılan yorgandan terliğe kadar çeşitli el emeği ürünler büyük beğeni topluyor.

    Ortahisar Halk Eğitim Merkezi ev tekstil ürünleri hazırlama kursu usta öğreticisi Sultan Aşar, çöpe atılan kotları değerlendirerek yorgandan terliğe kadar birçok ürüne hayat verdi. Yaptığı el emeği ürünlerle sergi açan Aşar, çalışmayla çok güzel tepkiler aldığını söyledi. Aşar, “Eskileri dönüştürüp yeni ürünler yapmayı çok seven bir insanım. Kotun da çok güzel bir materyal olduğunu düşündüğüm için geri dönüşüm olan temamızda kot kumaşını kullandık. Kumaşlarımızı Halk Eğitim Müdürümüzün de katkılarıyla çevremizden topladık. Ürünlerin hepsi atılan, artık kullanılmayan, hanımlarımızın, çocuklarımızın kullanmaktan sıkıldığı malzemeler. Biz bu malzemeleri hayata döndürdük” dedi.

    “Yatak örtüsü için 10 adet kot kullandım”

    En fazla vaktini alan ürünün 40 yamadan oluşan yatak örtüsü olduğunu belirten Aşar, “Bu üründe hemen hemen 10 tane kot kullandım. Yaklaşık 50’ye yakın ürünü 3 aylık sürede yaptım. Fakat yatak örtüsünü yapmak 1 ayımı aldı. Bunun dışında sırt ve seyahat çantaları, masalar için runner ve Amerikan servis örtüleri, cüzdan, kalemlik, defter kılıfları, terlik mutfak önlükleri dikerek sergi açtım. Bildiğim kadarıyla böyle bir çalışma Türkiye’de ilk defa yapılıyor. Bunun bana nasip olmasından dolayı da çok mutluyum. Çevremden çok güzel tepkiler aldım. Artık onlarda elinde bulunan eski diye düşündüğü malzemeleri atmıyor. Gelip benden fikir alıyorlar ve onlar için de çok güzel çalışmalar yapıyoruz. Hedefim eski diye düşünülen her şeyin geri dönüşümle kazanılıp bunun kursunu vermekti. Bu durumla Türkiye’de bir ilki de gerçekleştirmiş oluyoruz” diye konuştu.

    “Evlerimizdeki kullanım dışı kalmış kot atıklarını toplayalım”

    Ortahisar Halk Eğitim Müdürü Orhan Genç de, eskilerin artık çöpe gitmediğini belirterek, “Sultan hanımın çantası çok dikkatimi çekti. ’Bunu nereden satın aldınız?’ dedim. ’Eski kotları değerlendirerek ben kendim yaptım’ dedi. Ben de bu durumu görünce konsepti değiştirelim dedim. Evlerimizdeki kullanım dışı kalmış kot atıklarını toplayalım, onları ev tekstil ürünleri hazırlanama kursunda kullanalım. Bunlardan yeni ürünler çıkaralım ve ev tekstil ürünlerinin yapımını öğretelim. Burada önemli bir işlev yerine getirmiş oluyoruz. Eskiler çöpe gitmiyor, eskiler yeniden hataya kazandırılıyor. Eskiler çanta olarak kullanılıyor, yatak örtüsü olarak kullanılıyor, mutfak gereci olarak kullanılıyor. Böyle detaylı bir çalışma Türkiye genelinde yok ama parça bazlı örnekler var. Bundan sonraki süreçte Trabzon’da böyle etkinliklerin yapılabileceğini göstermek adına bu sergiyi birkaç yerde açmak suretiyle yeni kurs ve kursiyer taleplerini oluşturmak için çaba sarf edeceğiz. Trabzon kadınlarının bu tür kurslara katılarak yeni beceriler edinmelerini ve eskiyi değerlendirerek ev ekonomisine katkıda bulunmalarını sağlamaya gayret edeceğiz” şeklinde konuştu.

    Sergiyi gezenler çok başarılı bulduklarını belirterek, daha önce kot kumaşlardan yapılan çalışmalara rastlamadıklarını söylediler.

  • Doğada topladığı kayrak taşlarını sanat eserine dönüştürdü

    Sanatçı Hasan Şimşek köyde topladığı kayrak taşlarını sanat eserine dönüştürdü. Doğada topladığı taşları tuval gibi kullanarak resim yapan Şimşek, eserlerini Bodrum’da açtığı sergisinde sanatseverlerle buluşturdu.

    Güzel Sanatlar Fakültesi mezunu Hasan Şimşek Muğla’nın Çaybükü (Gevenes) köyündeki bulunan kayrak taşlarına resimler yaparak sanat eserine dönüştürdü. Çevreden topladığı ve birçok insanın ilgisini bile çekmeyen taşları tuval olarak kullanan sanatçı Kayrak taşlarının üzerine yağlı boya ile resimler yaparak ortaya ilginç tablolar çıkardı. Doğadan toplanan kayrak taşları sanatçının elinde duvarları süsleyen portre ya da manzara resimleri haline geliyor. Bu işi hobi olarak ve örnek teşkil etsin diye yaptığını belirten Hasan Şimşek, “Kayrak taşını ilk gördüğüm zaman hayran kaldım. Çünkü üzerlerinde yılların birikmiş olduğu fosiller var. Doğa, taşların üzerine kendi resmini vermiş. Bizim fazla bir şey yapmamıza gerek yok. Küçük figürlerle bu taşlara hayat kazandırmaya başladık. Bunları artık tuval gibi kullanıyoruz” dedi.

    Hakan Aykan Kültür ve Sanat Merkezi (Trafo)’da açılan sergi 30 Eylüle kadar görülebilecek.