Etiket: Dönmesine

  • Kıl dönmesine ameliyatsız çözüm

    Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. İlhami Beyaztaş, kıl dönmesi hastalıklarında lazer tedavisinin halk arasında kansız ameliyat olarak bilindiğini belirterek, “Erken yapıldığı zaman gerçekten çok başarılı. Lazer tedavisinde hasta 10 dakikalık bir işlem sonucunda aynı gün evine, işine dönüyor” dedi.

    Konya Hospital Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. İlhami Beyaztaş, kıl dönmesinin, kıl folikülünün kuyruk sokumu denilen bölgede kıl kökünün iltihaplanması sonucunda oluştuğunu söyledi. O bölgede kist oluşması ve bu kistin daha sonra yaygınlaşarak diğer kılların da bu bölgeye hücum ederek kistleşip kronik bir hal aldığını da belirten Op. Dr. Beyaztaş, sürekli akıntıya ve iltihaba sebep olması ve artık bir kistlik oluşum haline gelmesinden dolayı kıl dönmesinin hastalarda büyük sıkıntıya sebep olduğunu ifade etti.

    “Erken tedavi edilmediği zaman iş tedavisi biraz daha zor duruma geliyor”

    Op. Dr. Beyaztaş hastalığın tedavisi hakkında da bilgiler vererek, “Hastalığın akıntıyla, ağrıyla iltihaplandığı ve apseleştiği zaman mutlaka ilk etapta bu apsenin direnajının temizlenmesi ve ardından da tıbbi ilaç tedavisiyle tedavinin devam edilmesi gerekiyor. Bu iltihap eğer, kist tamamen çıkarılmazsa tedavi edilmezse bir süre sonra tekrar edecektir ve bu kronikleşecek. Kuyruk sokumu bölgesinde olduğu için bu tünel şeklinde fistür şeklinde diğer dokunun bel bölgesine ve kalça kısmının diğer yönlerine doğru da uzayabiliyor. Erken tedavi edilmediği zaman iş, tedavisi biraz daha zor duruma geliyor” dedi.

    Tedavi olarak cerrahi yöntemi önerdiklerini de dile getiren Op. Dr. Beyaztaş, “Ama hastanın korktuğu açık cerrahi. Buradan bir parça çıkarılacak, ben işe nasıl gideceğim, ne kadar süre bu devam edecek gibi korkuları var. Burada değişik teknikler uygulanıyor. İleride tekrar edebilir mi diye hastalarda bir takım korkulara neden oluyor” diye konuştu.

    “Lazer tedavisi erken yapıldığı zaman gerçekten çok başarılı”

    Op. Dr. Beyaztaş, tedavi yöntemleri arasında lazer tekniğinin halk arasında kansız ameliyat tekniği olarak bilindiğini ifade etti. Lazer tedavisinin erken yapıldığı zaman gerçekten çok başarılı olduğunu aktaran Beyaztaş, “Lazer tedavisinde hasta 10 dakikalık bir işlem sonucunda aynı gün evine, işine dönüyor. Mükemmel bir sonuç. Lazerin güzel tarafı, kıl içindeki oluşumları zaten temizliyoruz ve lazerle de kalan boşluğu kapatıyoruz. Yaptığımız işlem bu ve hastada gerçekten memnun kalıyor. Kansız olduğundan çok fazla ağrısı da olmuyor. Tekrar etme ihtimali de çok çok zayıf. Tek dezavantajı pahalı olması” şeklinde konuştu.

    Op. Dr. Beyaztaş ayrıca, hastaların ameliyat olmazlarsa korkmaları gerektiğini belirterek, hastaların ’ben ameliyatı geciktireyim, şuan için çok fazla zarar vermiyor, arada bir akıntı oluyor, idare ederim’ mantığıyla davranarak ameliyatı geciktirdiğini söyledi.

  • Hastane Önünün Otoparka Dönmesine Vatandaş İsyan Etti

    Afyonkarahisar Devlet Hastanesi önündeki dolmuş ve otobüs duraklarına araçlarını park eden bazı sorumsuz sürücüler sebebi ile binecekleri araçlara metrelerce yürümek zorunda kalan hastalar bu duruma isyan ettiler.

    Devlet Hastanesi önündeki yolu otoparka çeviren sürücüler, araçlarını birkaç metre uzağa park etmek yerine dolmuş ve otobüs duraklarına park edince, hastane önündeki yolda tam bir trafik keşmekeşi yaşanıyor. Özellikle hastanede çıkan vatandaşlar dolmuş ve otobüslere binecekleri duraklarda özel otomobillerin park ettiklerini görünce, binecekleri araçlara metrelerce yürüyerek binmek zorunda kaldılar. Durak tabelası, hastane giriş ve Acil Servis tabelası olmasına rağmen buna riayet etmeyen sürücülerin, tam aksine park etme yasağına rağmen araçlarını tabelaların altına dahi park ettikleri gözlendi. Duruma isyan eden vatandaşlar ise acilen belediye ve polisten duruma bir çözüm bulmalarını istediler.

  • İç Kulak Hastalıkları Baş Dönmesine Sebep Oluyor

    Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Yavuz Sütbeyaz, iç kulak hastalıklarının baş dönmesine sebep olduğunu söyledi.

    Dengenin sağlanmasının çok fazla sistemin rol oynadığı bir durum olduğunu dile getiren Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Yavuz Sütbeyaz, “İç kulak, gözler ve iskelet-kas sistemi bu sistemin birer elemanlarıdırlar. Bu organlardan gelen bilgiler beyin ve beyinciğe iletilir. İç kulakta 3 tane yarım daire kanalı ve iki tane kesecik mevcuttur. Bu kanallarda hareket eden sıvı sayesinde üç boyutlu düzlemde uzaydaki konumumuz beyine iletilmektedir. Bu üç sistemi (kulak, göz, kas-iskelet) etkileyen bir hastalık durumunda baş dönmesi ile birlikte o organa ait diğer belirtilerin ortaya çıkmasına neden olabilir. Kulak hastalıklarına bağlı baş dönmelerinde çınlama, işitme azlığı, kulakta basınç ve dolgunluk hissi, kulak akıntısı saptanabilinir. Ancak birçok hastada sadece baş dönmesi mevcuttur” diye konuştu.

    Prof. Dr. Sütbeyaz, vertigo nedenlerine de şöyle açıkladı:

    “Periferik vertigo: Vertigonun sebebi iç kulak kaynaklıdır.

    Benign Paroxismal Pozisyonel Vertigo (BPPV): Halk arasında iç kulak kanallarında kristal kayması olarak bilinir. Vertigonun (baş dönmesi) en sık görülen sebebidir. Her insanın yaşamı boyunca en az bir seferde olsa BPPV ihtimali yüzde 10’dur. Başın veya vücudun bir hareketi ile (perde asarken, arabada geri manevra yaparken, bir tarafa yatarken v.b.) ortaya çıkan baş dönmesi ataklarıdır. Vertigo olmadığı dönemde yürüme sırasında hafif dengesizlik olabilir. İç kulaktaki yarım daire kanalları içerisine denge organı üzerinde bulunan kristal taneciklerinin düşüp baş hareketleri ile kanallarda dolaşıp ani uyarılara yol açması sonucunda husule gelen baş dönmesidir. Videonistagmograf (VNG) testi ile kristal taneciklerinin yeri saptanıp, yerine göre değişik manevra tedavisi ile düzeltilir.

    Vestibüler norinit: Çoğunlukla ÜSYE’ları (üst solunum yolu enfeksiyonu) takip eden günlerde ortaya çıkan baş dönmesi, bulantı-kusma krizidir. Bazen günlerce sürebilir. Kendiliğinden yavaş yavaş düzelir (gribal hastalıklar gibi). Bulantı-kusma önleyici (antiemetik) ilaçlarla destek olunabilir. Özellikle ilk günlerde yatak istirahati şarttır.

    Meniere hastalığı: İşitme kaybı, kulakta çınlama ve dolgunluk hissi, 24 saate kadar sürebilen baş dönmesi ataklarının eşlik ettiği iç kulaktaki sıvıların basıncının yüksek olması durumudur. Stres ve tuz tüketimi suçlanmaktadır. Sigara nikotininine karşı bir aşırı bünyesel reaksiyonun sebep olduğu iddiası da çok güçlüdür.

    Kronik orta kulak iltihaplarının iç kulağa yayılması (labirentit) sonucunda meydana gelen Vertigo Migrenöz vertigo (vestibüler migren): Migren toplumda baş ağrısının bir türü olarak bilinir. Çok fazla bilinmeyen kısmı ise migren baş ağrısının vasküler (damarsal) baş ağrısı olduğudur. Kafatasındaki zengin damar ağının ani olarak genişleyip veye daralmasıyla tetiklenen ağrıdır migren. Vestibüler migren ise iç kulaktaki denge sisteminin ve/veya uyarıları beyne götüren vestibüler sinirin (denge siniri) beslendiği damarlardaki ani kasılmalara bağlı kan dolaşımının bozulmasıyla meydana gelen baş dönmesidir. Tedavisi migren tedavisine benzer.

    Santral vertigo: Beyinde bulunan denge merkezlerini etkileyen nörolojik durumlarda oluşan vertigodur. Baş dönmesine şuur kaybı, çift görme, konuşma bozuklukları ve felç gibi semptomlar eşlik edebilir. Ayrıca boyun problemleri ve sistemik hastalıklarda da vertigo görülebilir.

    VERTİGODA TANI NASIL KONULUR?

    Prof. Dr. Sütbeyaz, hastalığın tanısında öncelikle KBB hekimi tarafından fizik muayene ile her iki dışkulak yolu, kulak zarı ve orta kulağın değerlendirildiğini belirterek, “Daha sonra bazı testlerin yapılması gerekmektedir. İşitme problemi varsa odyometri (işitme testi) ve stapes refleks testi, dolgunluk hissi varsa timpanometri (orta kulak basınç testi) yapılabilir. İç kulaktaki patolojileri saptamak için özellikle vertigonun en sık sebebi olan BPPV (kristal kayması) tespiti ve tedavisinin yönlendirilmesi için mutlaka VNG (videonistagmografi) yapılmalıdır. Videonistgmografi (VNG) hastaya kamerası olan özel bir gözlük takıldıktan sonra sedyede baş ve gövdeye pozisyonlar verilerek göz hareketleri incelenir ve kaydedilir. Gözlerdeki kaymalar (nistagmus) incelenerek iç kulak kanallarındaki kristalciklerde kayma var mı (BPPV), varsa hangi kanalda olduğu tespit edilir” dedi.

    VERTİGODA TEDAVİ

    Vertigo sadece bir bulgu olduğundan öncelikle altta yatan hastalığın tedavi edilmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Sütbeyaz, “Videonistagmografi testi ile eğer iç kulaktaki kristallerle ilgili problem saptanırsa (BPPV), özel manevralar (Epley, Semont, Barbeque, Gufoni) veya özel egzersizler (Brandt-Daroff) yaptırılarak kanallarda kristallerin stabilizasyonu sağlanır. Tecrübeli ellerde yapılan test ve manevralarla hastalar bir seansta bile yıllardan beri çektiği vertigo şikayetinden kurtulabilmektedirler. Eğer baş dönmesi meniere hastalığına bağlı ise tuz kısıtlaması, sigara yasağı, stresten uzak durma ve gerekirse psikolojik tedavi, allerjen gıdalardan uzak durma ve bazı ilaçlar ile baş dönmesi ataklarının sıklığı ve atakların süresi azaltılmaya çalışılır. Kriz dönemlerinde gerekirse hasta yatırılarak tedavi edilir. Migrenöz vertigolarda tedavi migren baş ağrılarında olduğu gibidir. Vestibüler nörinit başlangıç döneminde yatak istirahati önerdiğimiz, her gün şikayetleri biraz daha azalarak 15-30 gün içerisinde kendiliğinden düzelen, denge organının bir tür nezlesidir” diye konuştu.

  • İç Kulak Hastalıkları Baş Dönmesine Sebep Oluyor

    Kulak Burun Boğaz Uzmanı Profesör Doktor Mehmet Yavuz Sütbeyaz, iç kulak hastalıklarının baş dönmesine sebep olduğunu söyledi. Prof. Dr. Sütbeyaz, “Vertigo, (Latince dönmek) hareket duygusunun kaybı ve baş dönmesi demektir. Vertigo,her hasta tarafından farklı tarif edilir. ’Etraf dönüyor, başımı tutamıyorum, yer ayağımın altından kayıyor, yürürken bir yana doğru kayıyorum, kafamın içi boşalıyor, gözlerim kararıyor şeklinde tarif edilebilir. Vertigo bir hastalık değildir, bir hastalığın belirtisidir” dedi.

    Dengenin sağlanmasının çok fazla sistemin rol oynadığı bir durum olduğunu dile getiren Kulak Burun Boğaz Uzmanı Profesör Doktor Mehmet Yavuz Sütbeyaz, “İç kulak, gözler ve iskelet-kas sistemi bu sistemin birer elemanlarıdırlar. Bu organlardan gelen bilgiler beyin ve beyinciğe iletilir. İç kulakta 3 tane yarım daire kanalı ve iki tane kesecik mevcuttur. Bu kanallarda hareket eden sıvı sayesinde 3 boyutlu düzlemde uzaydaki konumumuz beyine iletilmektedir. Bu 3 sistemi (kulak, göz, kas-iskelet) etkileyen bir hastalık durumunda, baş dönmesi ile birlikte o organa ait diğer belirtilerin ortaya çıkmasına neden olabilir. Kulak hastalıklarına bağlı baş dönmelerinde çınlama, işitme azlığı, kulakta basınç ve dolgunluk hissi, kulak akıntısı saptanabilinir. Ancak birçok hastada sadece baş dönmesi mevcuttur” diye konuştu.

    Prof. Dr. Sütbeyaz, vertigonun nedenlerini ise şöyle açıkladı:

    “Periferik vertigo: Vertigonun sebebi iç kulak kaynaklıdır; Benign Paroxismal Pozisyonel Vertigo (BPPV) halk arasında iç kulak kanallarında kristal kayması olarak bilinir. Vertigonun (başdönmesi) en sık görülen sebebidir. Her insanın yaşamı boyunca en az bir seferde olsa BPPV ihtimali %10’dur. Başın veya vücudun bir hareketi ile (perde asarken, arabada geri manevra yaparken, bir tarafa yatarken vb) ortaya çıkan başdönmesi ataklarıdır. Vertigo olmadığı dönemde, yürüme sırasında hafif dengesizlik olabilir. İç kulaktaki yarımdaire kanalları içerisine denge organı üzerinde bulunan kristal taneciklerinin düşüp baş hareketleri ile kanallarda dolaşıp ani uyarılara yolaçması sonucunda husule gelen başdönmesidir. Videonistagmograf (VNG) testi ile kristal taneciklerinin yeri saptanıp, yerine göre değişik manevra tedavisi ile düzeltilir.

    Vestibüler norinit: Çoğunlukla ÜSYE (üst solunum yolu enfeksiyonu) takip eden günlerde ortaya çıkan başdönmesi, bulantı-kusma krizidir. Bazen günlerce sürebilir. Kendiliğinden yavaş yavaş düzelir (gribal hastalıklar gibi). Bulantı-kusma önleyic (antiemetik) ilaçlarla destek olunabilir. Özellikle ilk günlerde yatak istirahati şarttır.

    Meniere Hastalığı: İşitme kaybı, kulakta çınlama ve dolgunluk hissi, 24 saate kadar sürebilen baş dönmesi ataklarının eşlik ettiği iç kulaktaki sıvıların basıncının yüksek olması durumudur. Stres ve tuz tüketimi suçlanmaktadır. Sigara nikotininine karşı bir aşırı bünyesel reaksiyonun sebep olduğu iddiası da çok güçlüdür.

    Kronik orta kulak iltihaplarının iç kulağa yayılması (labirentit) sonucunda meydana gelen vertigo

    Migrenöz vertigo (vestibüler migren): Migren toplumda başağrısının bir türü olarak bilinir. Çok fazla bilinmeyen kısmı ise migren başağrısının vasküler (damarsal) başağrısı olduğudur. Kafatasındaki zengin damar ağının ani olarak genişleyip veye daralmasıyla tetiklenen ağrıdır migren. Vestibüler migren ise iç kulaktaki denge sisteminin ve/veya uyarıları beyne götüren vestibüler sinirin (denge siniri), beslendiği damarlardaki ani kasılmalara bağlı kan dolaşımının bozulmasıyla meydana gelen baş dönmesidir. Tedavisi migren etdavisine benzer. İç kulakta veya iç kulak sinirindeki tümöral hastalıklar

    Santral vertigo:

    Beyinde bulunan denge merkezlerini etkileyen nörolojik durumularda oluşan vertigodur. Baş dönmesine şuur kaybı, çift görme, konuşma bozuklukları ve felç gibi semptomlar eşlik edebilir. Ayrıca boyun problemleri ve sistemik hastalıklarda da vertigo görülebilir.”

    VERTİGODA TANI NASIL KONULUR?

    Prof. Dr. Sütbeyaz, hastalığın tanısında, öncelikle KBB hekimi tarafından fizik muayene ile her iki dışkulak yolu, kulak zarı ve orta kulak değerlendirildiğini belirterek, “Ardından bazı testlerin yapılması gerekmektedir. İşitme problemi varsa odyometri (işitme testi) ve stapes refleks testi, dolgunluk hissi varsa timpanometri (orta kulak basınç testi) yapılabilir. İç kulaktaki patolojileri saptamak için özellikle vertigonun en sık sebebi olan BPPV (kristal kayması) tespiti ve tedavisinin yönlendirilmesi için mutlaka VNG (videonistagmografi) yapılmalıdır.

    VİDEONİSTGMOGRAFİ (VNG) Hastaya kamerası olan özel bir gözlük takıldıktan sonra sedyede baş ve gövdeye pozisyonlar verilerek göz hareketleri incelenir ve kaydedilir. Gözlerdeki kaymalar (nistagmus) incelenerek iç kulak kanallarındaki kristalciklerde kayma var mı (BPPV) varsa hangi kanalda olduğu tespit edilir” dedi.

    VERTİGODA TEDAVİ

    Vertigo sadece bir bulgu olduğundan öncelikle altta yatan hastalık tedavi edilmelidir. Videonistagmografi testi ile eğer iç kulaktaki kristallerle ilgili problem saptanırsa (BPPV), özel manevralar (Epley, Semont, Barbeque, Gufoni ) veya özel egzersizler (Brandt-Daroff) yaptırılarak kanallarda kristallerin stabilizasyonu sağlanır. Tecrübeli ellerde yapılan test ve manevralarla hastalar bir seansta bile yıllardan beri çektiği vertigo şikayetinden kurtulabilmektedirler. Eğer baş dönmesi Meniere hastalığına bağlı ise tuz kısıtlaması, sigara yasağı, stresten uzak durma ve gerekirse psikolojik tedavi, allerjen gıdalardan uzak durma ve bazı ilaçlar ile baş dönmesi ataklarının sıklığı ve atakların süresi azaltılmaya çalışılır. Kriz dönemlerinde gerekirse hasta yatırılarak tedavi edilir. Migrenöz vertigolarda tedavi migren baş ağrılarında olduğu gibidir. Vestibüler nörinit başlangıç döneminde yatak istirahati önerdiğimiz, her gün şikayetleri biraz daha azalarak 15-30 gün içerisinde kendiliğinden düzelen, denge organının bir tür nezlesidir” diye konuştu.