Etiket: Dönemde

  • Başbakanlık Müsteşarı Oktay: “Yeni dönemde de istikrar büyüyerek devam edecek”

    Başbakanlık Müsteşarı Fuat Oktay, “Siyasi istikrar ve sosyal kucaklaşmanın olmadığı yerde ekonomik istikrardan zaten bahsedemezsiniz. Burada Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki Türkiye’nin yakalamış olduğu istikrar yeni dönemde de büyüyerek devam edecektir” dedi.

    Yozgat’a bir dizi etkinlik için gelen Başbakanlık Müsteşarı Fuat Oktay, Yozgat Bozok Üniversitesi “Stratejik Düşünce Topluluğu” tarafından düzenlenen ‘Türkiye’nin Kalkınma Modeli Değişim Süreci’ programına katıldı. İlk olarak valilik ziyareti gerçekleştiren Oktay, Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç’ı makamında ziyaret etti. Valilik ziyaretinin ardından ise Yozgat Bozok Üniversitesi Erdoğan Akdağ Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen konferansa katıldı. Oktay burada üniversite öğrencilerine seslendi.

    “Hızlı karar alabilen sistem”

    Oktay yaptığı açıklamada, “Bugün Türkiye’nin kalkınma modeli ve stratejik düşünme ile ilgili konuları gençlerimiz ile paylaştık. Türkiye’nin geldiği nokta ile geleceği nokta da ciddi farklılıklar olacak. Yeni cumhurbaşkanlığı sistemi ile çok daha hızlı karar alabilen, aldığı kararları çok daha hızlı uygulayabilen kurumlar arasındaki koordinasyonun çok daha etkin olduğu bir yapıda kendisine güvenen öz güveni olan katma değeri yüksek sektörlere yatırım yapan, tasarım yapan ve üreten ihtiyacı olan bir modelden söz ediyoruz. Özellikle yapay zeka ve savunma sanayi sektörlerinde nitelikli elemanlar yetiştiren ve geliştirdiği projelerle uluslar arası düzeyde rekabet eden aynı zamanda sosyal devlet anlayışından da taviz vermeyen bir kalkınma modeli. Hem kendi vatandaşlarının yanında ve sıkıntı da olan dünyada sıkıntıda olan insanların yanında olan bir Türkiye’den bahsediyoruz. Bunu da ancak Türkiye yapar” dedi.

    “En önemlisi siyasi istikrar”

    Siyasi istikrarın önemine vurgu yapan Oktay, “Bundan önce yaptığımız gibi bundan sonra da bu işi sürdürüyor olacağız. İstikrar bizim olmazsa olmazımız. Siyasi istikrar ve sosyal kucaklaşmanın olmadığı yerde ekonomik istikrardan zaten bahsedemezsiniz. Burada Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ki Türkiye’nin yakalamış olduğu istikrar yeni dönemde büyüyerek devam edecektir. Türkiye bunları başardı. Bundan sonra daha iyilerini başaracaktır. Başka bir ligde oynayan ve kendi oyun planını uygulayan bir Türkiye’den bahsediyoruz. Cumhurbaşkanımızın ve Başbakanımız önderliğinde Türkiye’nin gelişimi ve dönüşümü hızlı olacaktır” diye konuştu.

    Programın sonunda Yozgat Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey günün anısına gelen Başbakanlık Müsteşarı Fuat Oktay’a hediye ve plaket takdiminde bulundu.

    Düzenlenen programa Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan, Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey, AK Parti İl Başkanı Celal Köse, İl Jandarma Alay Komutanı Bilgihan Yeşilyurt, kurum müdürleri ve çok sayıda öğrenci katıldı.

  • Eğitim Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Olçum: “Eğitim Sen ve Türk Eğitim Sen’in yetkili olduğu 9 yıllık dönemde koca bir sıfır çektiler”

    Eğitim Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Atilla Olçum, Giresun’da ‘ Eğitim Bir-Sen Eğitimciler Buluşması’ programına katıldı.

    Giresun Şubesi tarafından düzenlenen programda konuşan Atilla Olçum, Eğitim Sen ve Türk Eğitim Sen’in yetkili olduğu 9 yıllık dönemde koca bir sıfır çektiklerini söyledi.

    Eğitim Bir-Sen’in kuruluş günlerinde yaşanan sıkıntıları anlatan Olçum, “ Bir zamanlar şube yönetim kurulu listesini bile oluşturacağımız zaman kapı kapı gezip listeye yazmak için yalvardığımız günlerden hamd olsun bugün Giresun’un en büyük salonuna sığmayan bir teşkilat olmuşuz. Bugünlere gelişimizde sağına ve soluna bakmayan ve bende varım düsturuyla bu sürece katkı sunduğunuz için hepinize yürekten teşekkür ediyorum” dedi.

    Konuşmasında geçmişi anlatacağını ve o günlerden bugünlerin fotoğrafını ortaya koyacağını belirten Olçum, “2001 yılında dönemin bakanların makam araçlarının bagajında sendikalardan istifa formu taşıdığı, gittikleri illerde bürokratlara, ‘bagajda ki formları akşama kadar dolu istiyorum’ talimatlarını verdiği günlerden bugünlere geldik. Ben o günlerde Mersin’de sendikacılık yaparken 2003 yılında İl Milli Eğitim Müdürüne mutabakat metni getirdiğimizde sağımız da ki sendikanın 6 bin 500 solumuzda ki sendikanın 6 bin ve bizim Eğitim Bir Sen’inde 254 üye sayısına imza attığı günü hatırlıyorum. Ben biliyorum ki 20 bin eğitim çalışanın bulunduğu Mersin’de benim gibi düşünen, hayata benim gibi bakan insan sayısı 254’den fazlaydı ama biz 254 kişiydik resmiyette. Bugün hamd olsun Türkiye’nin 81 ilinde 950 ilçesinde 130 şubesi ile eğitim alanında 450 bin memur sen üye sayısıyla 1 milyon üye sayısıyla emek ve çileyle fert sayımızı çoğalttık ve hamd olsun bugün geldiğimiz noktada kurumsallaşmamızı tamamladık” ifadelerini kullandı.

    Eğitim Sen ve Türk Eğitim Sen’i eleştiren Atilla Olçum sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu hükümetle 2001’den 2010 yılına kadar tam 9 defa toplugörüşme yapıldı ve bu toplu görüşmelerin ilk 4’ünde Eğitim Sen 5’inde Türk Eğitim Sen yetkili sendika olarak bizi temsil etti. Gittiğim her yerde soruyorum Eğitim Sen’in yetkili olduğu 4 yılda boyunca eğitim çalışanları adına ne istedi ve ne aldı? Cevabı koca bir sıfır. Türk Eğitim Sen yetkili olduğu 5 yılda eğitim çalışanları adına ne istedi neyi aldı? Koca bir hiç. 9 yılı koca bir sıfırla geride bıraktılar 2011 yılında aldığımız yetki ile ya yasa, ya masa diyerek masaya oturmayan sizi iradenizi ipotek koydurmayan ve bu şekilde tarihe geçen bir sendika olduk hamd olsun. 2012 yılında toplu sözleşme yasası çıkınca masaya oturduk dönemin bakanı Ömer Dinçer’in meslek hayatımız noktasında bizi soktuğu sıkıntıyı hepimzi biliyoruz. Yetmez gibi sorun yaşadığımız süreçte 2012’inin 23 Mayıs’ında masadayken masadan kalkan iş bırakma eylemi yapıldı.”

  • Dr. Pınar Tunçbilek Özmanevra: “Kekemelik tedavisinin erken dönemde başlaması önemlidir”

    Dünya popülasyonunun yaklaşık yüzde 1’inde görülen konuşma bozuklukları ve kekemelik hakkında açıklamalarda bulunan, Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Pınar Tunçbilek Özmanevra, “Kekemelik tedavisinin erken dönemde başlaması önemlidir” dedi.

    Dünya Sağlık Örgütü tarafından, kişinin söylemek istediği cümleleri söyleme sırasında oluşan istemsiz tekrarlamalar, sesteki uzatmalar ya da kesilmeler sonucu konuşmadaki ritmin bozulması olarak tanımlanan kekemeliğin genellikle 2-4 yaş arasında ve sıklıkla erkeklerde görüldüğünü söyleyen Dr. Suat Günsel Girne Üniversitesi Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Pınar Tunçbilek Özmanevra ,bu konuşma bozukluğunun okul öncesi çocukların yaklaşık yüzde 3-5’inde,genç erişkinlerin ise sadece yüzde 0,7-1’inde görüldüğünü ifade etti.

    “Ailede kekeme bireyler olduğunda diğer kuşaklarda da görülebilme ihtimali vardır”

    Kekemelik özellikle birden fazla kelimeli cümle kurmaya başlanılan dönemde aniden ortaya çıkabilineceğine dikkat çeken Dr. Pınar Tunçbilek Özmanevra,”Ailede kekeme bireyler olduğunda diğer kuşaklarda da görülebilme ihtimali vardır. Çocukluk döneminde başlayan kekemeliğin olası nedenleri arasında genetik yatkınlık, nörolojik hastalıklar, orta kulakta enfeksiyon ve sıvı birikmesi, kafa travması, çocuk istismarı gibi durumlar sayılabilir. Ergenlik ya da genç erişkinlik döneminde başlayan kekemelik durumlarında ise öncelikle santral sinir sistemi patolojilerini düşünmek gerektiğine ve ilgili tetkikleri yaptırmanın önemli “ dedi.

    Kekemelik tedavisi

    Kekemeliğin, uzman desteği alınmaması durumunda kişilerde konuşma konusunda endişe ve kaçınma gibi davranışların geliştirilmesine, alay konusu olma ihtimali nedeniyle konuşma anksiyetesi ve sosyal fobi gelişmesine sebep olabileceğine işaret eden Dr. Pınar Tunçbilek Özmanevra, tedavi için öncelikle konuşma bozukluğunun tam tespiti ve sonrasında olası nedenlerin araştırılmasının önemli olduğunu belirtti. Kekemelik tedavisinde, tespit edilen bazı nedenler için ilaç tedavileri verilebilirken, konuşma terapisinin genellikle en büyük alanı kapsamakta olduğunu kaydeden Dr. Pınar Tunçbilek Özmanevra, tedavinin erken dönemde başlanmasının önemini vurguladı.

    Dr. Pınar Tunçbilek Özmanevra açıklamasının devamında şunları kaydetti: “Aile öyküsü olan kız hastalarda çoğunlukla ergenlik döneminde kendiliğinden tam düzelme görülmektedir. Düzelme durumu kekemelik derecesi ile alakalı değildir. Kekemelik görülen erkek çocuklarının ortalama yüzde 75’inin, kız çocuklarının ise ortalama yüzde 90’ının kekelemelerinin ergenlik döneminde durduğu görülmektedir.

    Kekemelik hakkında yanlış bilinenler

    Toplumumuzda kekemelik hakkında yerleşmiş olan bazı kanılar üzerinde de durmak ve bazı düzeltmeler yapmak gerektiğini belirten Dr. Pınar Tunçbilek Özmanevra, “Örneğin; kekeme olan bireyler, akıcı konuşan bireylere göre daha az ya da daha çok zeki değildirler. Kekemelikle zeka seviyesi arasında bir bağlantı yoktur. Kekeme bireylerde konuşma hızında problem olmasına karşın düşünme hızlarında bir yavaşlama yoktur. Çocukluk dönemi istismarı dışında sinirlilik, stres ve endişe kekemeliğe sebep olmaz. Akıcı konuşan her insan gibi kekemeler de tüm kişilik özelliklerini gösterebilirler. Çocuklar taklit ederek, yanlış nefes tekniği ya da davranış bozukluğu sonucu kekeme olmazlar.

    Uzman tavsiyesi

    Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Pınar Tunçbilek Özmanevra Kekeme olan bireylere şu tavsiyelerde bulundu: Çocuklara “Sakin ol”, “Bir ara ver istersen”, “Heyecanlanmana gerek yok”, “Rahatla” gibi telkinlerde bulunmak yardımcı olmaktan öteye konuşmasının kötüye gitmesine sebep olabilir. Dinlerken mutlaka sabırla, ilgiyle ve göz teması kurarak dinlemeli, kelimeleri onlar adına tamamlamak istesek de bunu kesinlikle yapmamalıyız. Dinlerken endişeli görünmemek önemlidir, nasıl söylediğinden ziyade söylenene önem vermeli ve sabırla cümlesini bitirmesine izin verilmelidir.”

  • Çelik ihracatı 9 aylık dönemde 13,1 milyon tona ulaştı

    Çelik İhracatçıları Birliği verilerine göre; 2017 yılı Ocak-Eylül döneminde sektörün ihracatı geçen yılın aynı dönemine oranla miktar bazında yüzde 7 artışla 13,1 milyon tona, değer bazında yüzde 23,4 artışla 8,2 milyar dolara ulaştı. 9 aylık dönemde en fazla ihracat artışı yaşanan ülkeler Singapur, İtalya, İspanya, Hong Kong ve Kanada oldu. Sektör temsilcileri İtalya ve İspanya’ya en fazla yassı sıcak; Singapur, Hong Kong ve Kanada’ya ise en fazla inşaat çeliği ihraç etti.

    Çelik İhracatçıları Birliği tarafından açıklanan 2017 yılı Ocak-Eylül dönemi verilerine göre; Türkiye’nin miktar bazındaki çelik ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7 artışla 13,1 milyon tona ulaşırken, sektörün değer bazındaki ihracatı yüzde 23,4 artışla 8,2 milyar dolara yükseldi. Çelik sektörünün direkt ihracatına, diğer birliklerin faaliyet alanına giren demir çelik ürünleri de eklendiğinde Türkiye’nin 2017 yılının 9 aylık dönemindeki toplam çelik ihracatı; miktar bazında 13,7 milyon ton, değer bazında ise 9,7 milyar dolar oldu.

    Orta ve Güney Amerika ülkeleri yükselişte

    2017 yılının Ocak-Eylül dönemi rakamlarına göre; bölgeler bazında ihracatta liderliğini sürdüren Avrupa Birliği’ne ihracat yüzde 53 artış ile 4 milyon tona ulaştı. Avrupa Birliğini 3 milyon tonla Ortadoğu, 1,8 milyon tonla Kuzey Amerika ülkeleri ve 1,1 milyon tonla Kuzey Afrika ülkeleri izledi.

    Dokuz aylık dönemde Şili, Kolombiya, Panama ve Haiti gibi ülkelerin başı çektiği Orta ve Güney Amerika bölgesine ihracat yüzde 40 artış göstererek 937 bin tona ulaştı. Çelik İhracatçıları Birliği tarafından Orta Amerika ve Karayipler Bölgesi’ne düzenlenen ticaret heyetinin önümüzdeki aylarda ihracattaki artışı desteklemesi bekleniyor. Ocak-Eylül döneminde çelik ihracatında Uzak Doğu ülkelerine gerçekleştirilen ihracat ise geçen yıla kıyasla yüzde 525 artarak 872 bin tona yükseldi.

    İnşaat çeliği ihracatındaki gerileme devam ediyor

    Ocak-Eylül döneminde miktar bazında en fazla ihraç edilen çelik ürünleri sıralamasında inşaat çeliği yüzde 23 düşüşe karşın 4,1 milyon tonluk ihracatla ilk sırada yer aldı. İnşaat çeliği ihracatını 1,9 milyon tonla yassı sıcak izlerken hemen ardından 1,4 milyon tonla dikişli boru, 1 milyon tonla profil ve 968 bin tonla filmaşin geldi.

    Eylül’de çelik ihracatı miktarda yüzde 19 azaldı

    Çelik İhracatçıları Birliği verilerine göre; 2017 yılı Eylül ayı ihracatı geçtiğimiz yılın aynı ayına kıyasla miktar bazında yüzde 19 azalışla 1 milyon tona; değerde ise yüzde 4,1 artışla 746 milyon dolara geriledi.

    2017 yılı Ocak-Eylül dönemi ihracat rakamlarını değerlendiren Çelik İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Namık Ekinci, “Küresel piyasalarda yaşanan siyasi ve ekonomik olumsuzluklara rağmen ihracatımızı artırmak için yoğun bir şekilde çalışmalarımıza devam ediyoruz. Söz konusu dönemde en fazla ihracat artışı yaşadığımız ülkeler sırasıyla, Singapur, İtalya, İspanya, Hong Kong ve Kanada oldu. İtalya ve İspanya’ya yassı sıcak; Singapur, Hong Kong ve Kanada’ya ise inşaat çeliği ihracatında dikkat çekici artışlar yakaladık. Aynı dönemde en büyük düşüşleri ise BAE, Mısır, Umman, ABD ve Irak’ta gördük. Bu durumun nedenini özellikle geleneksel pazarlarımız olan Ortadoğu ülkelerinin yavaş yavaş kendi sanayilerini kurmaları ve yerel üretimi desteklemek için çelik ithalatını zorlaştırmaları olarak açıklayabiliriz” dedi.

    Namık Ekinci, “Dokuz aylık dönemde en fazla ihracatını gerçekleştirdiğimiz ilk beş ürün sıralamasında inşaat çeliği halen başı çekiyor. Ancak geçen seneye göre özellikle Türkiye iç piyasasındaki talep sebebiyle inşaat çeliği ihracatında yaklaşık 1,3 milyon tona ulaşan dikkat çekici bir düşüş yaşıyoruz. İç piyasanın talebini karşılıyor olmaktan yana memnunuz. Her ne kadar bu üründe düşüş yaşıyor olsak da diğer birçok çelik ürünümüzün ihracatında artış kaydediyoruz” diyerek sözlerine son verdi.

  • DTO Başkanı Erdoğan: “7 aylık dönemde DTO’ya bin 343 firma kayıt yaptırdı, firma sayısı geçen aya oranla yüzde 60 oranında arttı”

    Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan, 2017 yılı Temmuz ayı sonu itibariyle 7 aylık dönemde Denizli Ticaret Odasına bin 343 firmanın kaydını yaptırdığını, geçen aya oranla yüzde 60 oranında arttığını söyledi.

    Denizli Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan, Denizli Ticaret Odası 2017 yılı Ağustos ayı Meclis Toplantısında dünya, Türkiye ve Denizli ekonomisiyle ilgili gelişmeleri değerlendirdi.

    Geçen yılın aynı dönemine oranla kayıt sayısında yüzde 60 artış yaşandığını belirten Erdoğan, yine aynı dönemde geçen yıl, 4 yabancı şirket kurulurken, bu yıl kurulan yabancı sermayeli şirket sayısının yüzde 275 artarak 15’e çıktığını belirtti.

    Cari açığın Haziran ayında beklentilerden daha düşük gerçekleştiğini açıklayan Başkan Erdoğan, “2016 yılı son çeyreğinden itibaren uygulamaya başlanan piyasaları canlandırma politikalarının sonuç vermeye başladığı görülmektedir. Ekonomik büyümenin tekrar yüzde 5 oranına çıkmasının sürpriz olmayacağı, eğilim anketlerinden anlaşılmaktadır. Haziran ayında Merkez Bankası tarafından Türkiye ekonomisi bütçe açığı, 3,9 milyar dolar beklentisine karşın, 3 milyar 763 milyon dolar açık vermiştir. Cari açıktaki kademeli iyileşme ihracattaki artış ve turizm gelirlerindeki toparlanmadan kaynaklanmıştır. Ülkemiz turizm gelirlerinin geçen yıla göre 323 milyon dolar artması iyi bir gelişme olarak nitelenebilir” dedi.

    2016 yılı Temmuz ayı sonu itibariyle karşılıksız çek adedinin 5 bin 504 olduğunu dile getiren Erdoğan, karşılıksız çek adedinin geçen yıla göre yüzde 46.02 oranında azalarak 2 bin 971 adet olarak gerçekleştiğini belirtti.

    Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, 2017 yılı Temmuz ayı itibariyle Denizli ihracatının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8.74 oranında artışla 1 milyar 681 milyon 649 bin dolar olarak gerçekleştiğini de söyleyen Erdoğan, “2017 yılı Temmuz ayı sonu itibariyle en fazla ihracat; 203 milyon 862 bin dolar ile İngiltere’ye, 168 milyon 758 bin dolar ile Almanya’ya ve 138 milyon 514 bin dolar ile ABD’ye yapılmıştır. En fazla ihraç edilen ürünlerin başında hazır giyim-konfeksiyon (624 milyon 326 bin), elektrik-elektronik ve hizmet (247 milyon 452 bin dolar) ile demir ve demir dışı metal ürünleri (188 milyon 160 bin dolar) gelmektedir. 2017 Haziran ayı itibariyle ithalat; geçen yılın aynı dönemine göre, yüzde 5.37 oranında artarak, 892 milyon 827 bin dolar olarak gerçekleşmiştir. 2017 yılı Mayıs ayı sonu itibariyle 4/a kapsamında kayıtlı istihdam geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6.88 oranında artarak 221 bin 384 kişi olarak kayıt altına alınmıştır” diye konuştu.

    2017 yılı Temmuz ayı sonu itibariyle Denizli Ticaret Odasında toplam 16 bin 069 kayıtlı üye bulunduğunu ifade eden Erdoğan, “2016 yılı Temmuz ayı sonu itibariyle 835 firmanın kaydını yaptırdığı Odamıza, bu yıl yüzde 60.84 artışla 1.343 firma kaydını yaptırmıştır. 2016 yılı 7 aylık dönemde 638 firma Odamızdan kaydını sildirmişti. Bu yıl aynı dönemde kayıt sildiren firma sayısı yüzde 61,6 azalışla 245 olmuştur. Yine aynı dönemde geçen yıl, 4 yabancı şirket kurulurken, bu yıl kurulan yabancı sermayeli şirket sayısı yüzde 275 artarak 15’e çıkmıştır. Bu şirketlerin sermaye tutarı 6 milyon 40 bin TL’dir” ifadelerini kullandı.