Etiket: Dönemde

  • TCMB Başkanı Uysal: “Önümüzdeki dönemde para politikası duruşumuzu enflasyondaki düşüş sürecinin devamını sağlayacak şekilde belirledik”

    TCMB Başkanı Uysal: “Önümüzdeki dönemde para politikası duruşumuzu enflasyondaki düşüş sürecinin devamını sağlayacak şekilde belirledik”

    Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal, “Önümüzdeki dönemde para politikası duruşumuzu enflasyondaki düşüş sürecinin devamını sağlayacak şekilde belirlerken, finansal istikrara yönelik olarak zorunlu karşılıklar gibi makro ihtiyati araçları da etkin bir şekilde kullanacak; yapısal politika alanlarındaki analizlerle kamuoyunda farkındalık oluşturma misyonumuzu yerine getirmeye devam edeceğiz” dedi.

    İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisi’nin bugün yapılan olan aylık olağan toplantısı ‘Nitelikli ve Sürdürülebilir Üretim Ekonomisi İçin Finansal Politikaların ve Fiyat İstikrarının Önemi’ ana gündemi ile gerçekleştirildi. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın açılış konuşmasını yaptığı toplantıya Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Murat Uysal konuk olarak katılarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    Uysal, “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası olarak reel sektörü daha iyi anlama ve bu yönde iletişimi güçlendirme konusuna verdiğimiz önemi daha önce çeşitli platformlarda ifade etmiştim. Bu toplantıyı, bahsettiğim çerçevenin hayata geçirilmesi yolunda önemli bir adım olarak değerlendiriyorum” dedi.

    Cari işlemler dengesinin 2018 yılının ikinci çeyreğinde başlayan dengelenme süreciyle birlikte hızla iyileştiğini ve uzun yıllar sonra ilk kez bu yılın Haziran ayında yıllık olarak fazla verdiğini söyleyen Uysal, “Cari dengedeki iyileşme üçüncü çeyrekte de devam etmiş ve Eylül ayı itibarıyla yıllık yaklaşık 6 milyar dolar fazlaya ulaşılmıştır. Böylece, 2018 yılı ikinci çeyreğinde milli gelire oran olarak yüzde 6,5 düzeyinde açık veren cari işlemler dengesinin, 2019 yılı üçüncü çeyreği itibarıyla yaklaşık yüzde 1 oranında fazlaya ulaştığı tahmin edilmektedir. Bu noktada hatırlatmak isterim ki cari işlemler dengesi tarihimizin en derin krizlerinden birini takiben en son 2002 yılının Kasım ayında yıllık olarak fazla vermiş ve o dönemden 2019 yılının Haziran ayına kadar kesintisiz olarak açık vermiştir. Bu açıdan bakıldığında cari dengedeki mevcut düzeltmeyi getiren dinamiklerin önceki dönemlerle kıyaslanması ve farklılıkların tespit edilmesi büyük önem taşımaktadır” diye konuştu.

    Türkiye üzerine yapılan akademik çalışmaların ithalatın reel gelir ve reel kurdaki değişimler tarafından anlamlı bir düzeyde açıklanabildiğini göstermekte olduğunu belirten Uysal, “Söz konusu çalışmalar ithalatın gelir esnekliğinin göreli fiyatlara göre daha yüksek olduğuna işaret etmekte. Bu çerçevede, iç talepte 2018 yılı ikinci çeyreğinden itibaren görülen yavaşlamanın ithalatı belirgin ölçüde sınırladığını söyleyebiliriz. Bununla birlikte ithalat ile milli gelir arasındaki ilişkinin son dönemde belirgin bir biçimde zayıfladığını da gözlemliyoruz. Bu gelişmede reel kurdaki uzun süreli uyarlamanın ve firmaların üretim yapısındaki değişimin etkili olduğunu değerlendiriyoruz. Bu çerçevede, ilerleyen dönemde iktisadi faaliyetin kademeli olarak toparlanacağı bir konjonktürde göreli fiyatların sınırlayıcı etkisi nedeniyle büyümenin cari denge üzerindeki etkisinin nispeten daha az olmasını bekleyebiliriz.

    Cari açıktaki düzelmede göz ardı edilmemesi gereken diğer bir faktör ham petrol ve emtia fiyatlarındaki gelişmelerdir. Türkiye’nin üretim ve ihracat yapısında enerji ve emtia kaynaklı ithal girdi bileşeninin yüksek olması nedeniyle, başta petrol ve metal olmak üzere uluslararası fiyatlardaki aşırı hareketler ithalatta talep koşullarından bağımsız dalgalanmalar oluşturabilmektedir. Örneğin, son enflasyon raporumuzda yer verdiğimiz bir kutu çalışmasında da değindiğimiz üzere, 2014 yılının sonlarından itibaren petrol fiyatlarında gözlenen belirgin düşüşün cari açığı önemli ölçüde sınırladığını söyleyebiliriz. Benzer şekilde 2018 yılında ortalama 71 dolar olan Brent petrol fiyatının küresel büyümedeki yavaşlamaya bağlı olarak daha ılımlı düzeylerde seyrettiği bir konjonktürde, geçtiğimiz yıl 43 milyar dolar olan enerji ithalatımızın bu yıl daha sınırlı kalması kuvvetle muhtemel görünüyor” dedi.

    “Reel sektörü finansal risk yönetimi ve krediye erişim konularında desteklemeye devam edeceğiz”

    Son yıllarda ihracat reeskont kredilerinde limitlerin artırılmasına, kredi kapsamının genişletilmesine ve kullanım kolaylığı sağlanmasına yönelik bir takım düzenlemeler yaptıklarından bahseden Uysal, “Önümüzdeki dönemde Türk lirası cinsi varlıkların riskten korunmasına ve fiyatlanmasına yönelik yürütmekte olduğumuz finansal mimari çalışmalarımızın yanı sıra zorunlu karşılıklar gibi makro ihtiyati araçları da etkin bir şekilde kullanarak reel sektörü finansal risk yönetimi ve krediye erişim konularında desteklemeye devam edeceğiz. Sahip olduğumuz araç seti çerçevesinde bu alanlarda gereken düzenlemeleri her zaman ivedilikle hayata geçiriyor olmakla birlikte, cari dengedeki iyileşmenin kalıcı olmasını sağlamak için bu politikaların yapısal adımlarla desteklenmesi kritik önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

    Başkan Uysal, dış pazarlardaki yavaşlamaya, ticaret savaşlarına ve jeopolitik risklere rağmen reel sektörün güçlü bir ihracat performansıyla ekonomideki dengelenmeye önemli katkı sunduğunu belirterek, “Ürün ve pazar çeşitliliğinde sağlanan başarının ihracat performansında kritik rol oynadığını değerlendiriyoruz. Bu süreçte, geleneksel ihracatçı sektörlerimize ek olarak başta savunma sanayi, kimya, mobilya ve inşaat yan sanayi sektörlerinde olmak üzere firmalarımız yeni pazarlarda önemli başarı elde ettiler. Yeni pazarlara açılmak ihracat kompozisyonumuzun çeşitlenip derinleşmesine katkıda bulunuyor. Savunma sanayi, tekstil, makine-teçhizat, fabrikasyon metal, ilaç, kimya ve enerji gibi sektörlerde son yıllarda üretimin yerli içeriğinde önemli artışlar olduğunu izlemekle birlikte bu alanda gidilecek daha çok yol olduğunun farkındayız. Kuşku yok ki üretimin ithal girdi oranını azaltma konusunda atılacak politika adımları, ekonominin dengeli ve sürdürülebilir bir büyüme patikasına yönlendirilmesine önemli katkı sunacak” diye konuştu.

    “Önümüzdeki dönemde para politikası duruşumuzu enflasyondaki düşüş sürecinin devamını sağlayacak şekilde belirledik”

    Uysal son olarak şunları kaydetti: “Geçmiş konuşmalarımda da vurguladığım üzere fiyat istikrarı ve sürdürülebilir büyüme birbirini tamamlayan unsurlardır. Verimlilik kaynaklı büyüme fiyat istikrarına katkı sağlarken, fiyat istikrarı öngörülebilirliği artırarak ve uzun vadeli faiz oranlarını düşürerek potansiyel büyümeyi desteklemektedir. Geçmiş deneyimlerimiz göstermiştir ki fiyat istikrarına ulaşılabilmesi ve ekonominin dengeli, sürdürülebilir bir büyüme patikasına yönlendirilebilmesi için cari dengenin makul düzeylerde korunabilmesi kritik önem arz etmektedir. Konuşmamın bu bölümüne kadar özetlediğim konjonktürel unsurlar ve yapısal politika adımları büyümenin daha sağlıklı bir zeminde sürdürülebilmesi konusunda para politikası ve diğer politika yapıcılar nezdinde yüksek bir farkındalığa ve somut çabaların varlığına işaret etmektedir. Önümüzdeki dönemde para politikası duruşumuzu enflasyondaki düşüş sürecinin devamını sağlayacak şekilde belirlerken, finansal istikrara yönelik olarak zorunlu karşılıklar gibi makro ihtiyati araçları da etkin bir şekilde kullanacak; yapısal politika alanlarındaki analizlerle kamuoyunda farkındalık oluşturma misyonumuzu yerine getirmeye devam edeceğiz. Bunu yaparken, Merkez Bankası ve reel sektör arasındaki iletişim köprüsünü daha da güçlendirerek beklentilerinizi ve önerilerinizi ilgili kamu kurumlarıyla paylaşmayı sürdüreceğimizi belirtmek isterim.”

    Bahçıvan: “Üretim odaklı bir ekonomi anlayışı hakim kılınmalıdır”

    Toplantıda konuşan İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, dünya toplumlarının daha fazla refah, adalet ve öngörülebilir gelecek istediğinin altını çizerek “Bunun için de nitelikli ve sürdürülebilir büyümenin sağlanmasının gerektiğini biliyoruz. Geleceğe ilişkin endişeleri azaltmak, kaygıların yerine umutları yeşertmek için üretim odaklı bir ekonomi anlayışı hakim kılınmalıdır” dedi.

    “Ekonominin refah üreten, istihdam oluşturan verimlilik artışı sağlayan asli unsuru üretim; dolayısıyla sanayidir” diyen Bahçıvan, “Üretim ekonomisine hak ettiği yeri yeniden kazandırmak için birinci koşul finans ayağının sağlam olmasıdır. Bunun yolu ise finans ile reel sektörün uyum içinde iş birliğini esas alan bir sanayi ve üretim ekosistemini oluşturulmasından geçiyor” diye konuştu.

    Erdal Bahçıvan, reel sektör odaklı üretimi, büyümeyi ve istihdamı gözeten yeni bir modelin kurgulanmasının geleceği kaybetmemenin tek seçenek olduğunun altını çizdi.

  • Başkan Sekmen: “ Yeni dönemde özel sektörün önünü açacağız”

    Başkan Sekmen: “ Yeni dönemde özel sektörün önünü açacağız”

    Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası’nın (ETSO), Şubat Ayı Meclis Toplantısı’na konuk olan Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, yeni dönemde özel sektörün önünü açacak adımlar atacaklarını ve bazı alanlardan geri çekilecekleri sözünü verdi.

    Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen’in, Genel sekreter Yardımcısı Zafer Aynalı’yla birlikte konuk olduğu ETSO Meclisi, saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. ETSO Meclis Başkanı Saim Özakalın’ın başkanlık ettiği toplantıda daha sonra Şubat ayı bütçesi okunarak onaylandı. Ardından, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hüseyin Polat Şubat ayı Yönetim Kurulu faaliyetleri hakkında meclis üyelerine bilgi verdi.

    Başkan Sekmen’in ETSO Meclisi’ne konuk olmasından duyduğu memnuniyeti ifade eden Başkan Yücelik, Oda’yı ziyaret eden bütün belediye başkan adaylarından, şehrin ticaret hayatını kolaylaştıracak icraatlar yapmalarını ve özel sektörün önünü açacak girişimlerde bulunmalarını istediklerini söyledi. Özellikle 2. Organize Sanayi Bölgesi’nde, Valilik, Büyükşehir Belediyesi ve ETSO’nun uyumlu bir işbirliği içeresinde çalıştığını vurgulayan Başkan Yücelik, Erzurum’a yeni yatırım alanları kazandıracak 2. OSB’nin imar edilmesinde taşı altına elini koyan her iki kurumun amirlerine ve çalışanlarına müteşekkir olduklarını ifade etti.

    Başkan Yücelik konuşmasında Büyükşehir Belediyesi’nden yeni dönemdeki beklentilerini de dile getirdi. Başkan Mehmet Sekmen’le görüşmelerinde de gündeme getirdiği özel sektörün ve serbest meslek erbabının önünün açılmasını istediklerini kaydeden Başkan Yücelik, ”Büyükşehir Belediyesi bünyesinde kurulan bir takım şirketlerin özel sektöre devredilmesini talep etti. Başkan Yücelik konuşmasında şu ifadelere yer verdi; “Erzurum ekonomisinin güçlenmesi için özel sektörün ağırlıklı olarak kalkınması lazım. Büyükşehir Belediyesi, kurulan şirketler aracılığıyla güzel işler yapıyor. Ancak bu şirketler şehrin ekonomisine etki eden sektörlerde faaliyet gösterdiği için esnafı, tüccarı zora sokuyor. Bizim talebimiz; bu şirketlerin Büyükşehir Belediyesi’nin kendi belirleyeceği şartlarda özel sektöre devredilmesi. Çünkü bu şehrin kalkınması özel sektörün kalkınması bağlı. Onun için Başkanımızdan ricamız; bu taleplerimizin yerine getirilmesi. Özel sektör, belediyeler, valilik, bütün kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları hep birlikte el ele verip, işbirliği ve güç birliği ile bu şehri kalkındırmalıyız” dedi.

    ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Lütfü Yücelik’in ardından konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen de, görev süresi boyunca Erzurum merkez ve ilçelerinde yapılan çalışmaları ayrıntılı bir şekilde anlattı. Erzurum’un tarih boyunca kadim bir şehir olduğunu ifade eden Başkan Sekmen, şehrin son yıllarda karşı karşıya kaldığı en önemli sorunlardan birisinin göç olduğunu söyledi. Görev süresi boyunca hep Erzurum’u insanlara cazip kılacak çalışmalar yapmak ve kente vizyon kazandıracak projeleri hayata geçirmek için çaba gösterdiklerini anlatan Başkan Sekmen, şehrin potansiyellerini iyi analiz etmeye ve aynı şekilde bu potansiyeli en iyi şekilde değerlendirmeye devam edeceklerini vurguladı. ETSO Meclisi’ne hitaben yaptığı konuşmada yeni dönemde yapacakları çalışmalardan da söz eden Başkan Sekmen, kurumlar arası işbirliği ve diyaloğu da yeni dönemde daha üst seviyelerde tutacaklarını belirtti.

    Konuşmasında, ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Lütfü Yücelik’in dile getirdiği konuyla ilgili de görüşlerini açıklayan Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, özel sektörün önünü açacak adımlar atacaklarına dair söz verdi. ETSO ile 2. OSB’de olduğu gibi müteşebbisin ve ticaret erbabının sıkıntılarını çözme konusunda da daima işbirliği içerisinde olacaklarını ifade eden Başkan Sekmen, “İnşallah yeni dönemde sizlerle daha yakın diyalog içerisinde olacağız. Bu şehri beraber kalkındıracağız, beraber güzelleştireceğiz. Sizin yaptığınız bazı işlerden geri çekileceğiz. Bu alanları daha çok esnafımıza ve iş adamlarımıza bırakacağız. Çünkü bizler, bir ve beraber olunca ancak bu şehri kalkındırırız” diye konuştu.

    Başkan Sekmen yaklaşık 2 saat süren toplantının ardından ETSO Meclis üyelerinin sorularını cevaplandırdı. Başkan Sekmen toplantı sonunda ziyaretinin anısına ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Lütfü Yücelik’e bakır işlemeli bir duvar saati hediye etti.

  • Başkan Pekdaş: “Yeni dönemde ilk iş bu ihaleyi yapmak olacak”

    Sivil toplum örgütleri ziyaretlerini sürdüren Konak Belediye Başkanı Sema Pekdaş, son olarak Türkiye Meclis Üyeleri Birliği’ni ziyaret etti. Pekdaş, kapalı pazar yerinin yerine inşa edilecek yeni hizmet binasıyla ilgili, “İhale yapılır hale geldik; ama bu seçim sürecinde ihale yapmamız doğru olmaz. Yeni dönemde ilk iş bu ihaleyi yapmak olacak” dedi.

    Türkiye Meclis Üyeleri Birliği’nin üyeleri, Konak Belediye Başkanı Sema Pekdaş’ı ağırladı. Ziyarette, Başkan Yalçın Kocabıyık ve yönetim kurulu üyeleri yer aldı. Başkan Pekdaş, sohbet havasında gerçekleşen buluşmada, yapılan projeler ve gelecekte yapılacak yatırımlar hakkında birlik üyelerinden bilgi aldı.

    Demokratik ülkelerde kamuoyunun gücünün önemine değinen Pekdaş, “Demokrasi için kamuoyu oluşturulması önemlidir. Çabalarınız takdire değer. Bu kent için sorumluluğunuz devam ediyor. Yurttaş kimliklerinizle, bu görevleri yapmış birikimli kimliklerinizle bu sivil toplum kuruluşları aracılığıyla kamuoyu oluşturmak için çalışmak büyük onur” diye konuştu.

    Soruları da yanıtlayan Başkan Pekdaş, Tepecik’teki kapalı pazar yerinin yerine inşa edilecek yeni hizmet binasıyla ilgili bilgilendirme de yaptı. Pekdaş, şu ifadelere yer verdi:

    “Tüm hazırlıklarımızı tamamladık. Hatta burasının ruhsatını da kestik. Öyle ki binanın akustik projesine kadar tüm projeler çizildi. İhale yapılır hale geldik; ama bu seçim sürecinde ihale yapmamız doğru olmaz. Yeni dönemde ilk iş bu ihaleyi yapmak olacak. Pazar verimli çalışmadı. Bir iş de zorlayarak da olmuyor. Pazarın içi boş. Belki bu değişiklik o bölgeyi canlandırır. Biz yarışmayla bu projeyi tespit ettik.”

    Türkiye Meclis Üyeleri Birliği yöneticileri ve Başkan Pekdaş, yeni yıl pastasını birlikte keserek, güzel dileklerde bulundu.

  • Başkan Asya: “Yeni dönemde de muhtarlarımız en yakın çalışma arkadaşlarımız olacak”

    Muş Belediye Başkanı Feyat Asya, mahalle ve köy muhtarlarıyla bir araya gelip, görev süresi içinde muhtarlarla birlikte hareket ettiğini anımsatarak, “Yeni dönemde de muhtarlarımız en yakın çalışma arkadaşlarımız olacak. Bu şehri hep birlikte daha da güzelleştireceğiz” dedi.

    Muş Belediye Başkanı Feyat Asya, seçim faaliyetlerini aralıksız sürdürüyor. Ziyaret ve temaslarını belli bir düzende yürüten Başkan Asya, son olarak Muş Ovası Muhtarlar Derneğini ziyaret etti. Dernek Başkanı Turan Süme ve muhtarlar tarafından karşılanan Başkan Asya, bir süre kendileri ile hasbıhal etti. Ziyarette bir konuşma yapan Başkan Asya, yeni bir seçim dönemine birlikte girdiklerini belirterek, söz konusu sürecin sorunsuz bir şekilde tamamlanması temennisinde bulundu. Bugüne kadar muhtarlarla işbirliği içinde olduklarını kaydeden Başkan Asya, “Biz seçildiğimiz ilk gün bir strateji belirledik. Mahalle muhtarlarımızla özellikle bir konsensüs oluşturduk. Bugüne kadar hemen hemen her ay bir araya geldik. Sizlerle birlikte yöneteceğiz, sizlerle birlikte yürüteceğiz dedik. Söylemlerimizi icraata döktük. Bugün de sivil toplum örgütleri ziyaretimizi muhtarlar derneğimizle başlamak istedik. Sizlerle birlikte bir süreci tamamladık ve aynı zamanda inşallah yeni bir sürece girmiş olacağız. Bizler; ismimiz muhtar olur, belediye başkanı olur, milletvekili olur veya meclis üyesi olur, en nihayetinde seçilmiş insanlarız. Toplumda seçilmişlik adına halka taahhüt ettiklerimizi halkın karşısına çıktığımız zaman ne kadar yerine getirmiş olmanın ya mahcubiyeti ya da onuruyla çıkmış olacağız” dedi.

    Göreve geldiklerinde halka bazı vaatlerde bulunduklarını ifade eden Başkan Asya, “Bu şehrin altyapısından üstyapısına genel anlamda yaşanan eksik ve aksaklıklarının çözümü noktasında taahhütlerde bulunduk. Biz bu taahhütleri verirken de belki birçok kişiye afaki geldi. Muş Belediyesinin bütçesi o zaman 36 milyon civarında, yapacağız dediklerimiz 200 milyon lirayı aşıyor. ‘Nasıl yapacak, belediyeyi mi borçlandıracak’ diye düşünenlerde oldu. Ama biz hep şuna inandık; niyet hayrolursa akıbette hayrolur. Allah’a şükürler oldun ki akıbetimiz hayır oldu. Altyapı haricinde herhangi bir kredi kullanmayarak çalışmalarımızı yaptık. Nasıl gerçekleştirdiğimizi merak edenlere proje belediyeciliğinin gereğini yaptığımızı söyledik. Hiç boş durmadık, hemen hemen her bakanlığa projeler sunduk. Takipçisi olduk, sonuçta başarıyı yakaladık. Elhamdülillah geldiğimiz nokta itibari ile halkımıza vermiş olduğumuz sözlerin her birini yerine getirmiş olmanın onurunu yaşıyoruz” şeklinde konuştu.

    Yeni bir sürece girdiklerini söyleyen Başkan Asya, “31 Mart’ta yapılacak seçimler için yeni bir süreç başladı. 13 aday adayı arkadaş yarıştık. Asla belden aşağı bir saldırıda bulunmadık. Ben bu vesile ile onlara bir kez daha teşekkür ediyorum. Onlar, nezaket örneği sergilediler. Bizler yeniden aday gösterildik ve bir yola çıktık. Hizmet edeceğimiz kadar var olacağımızı biliyoruz. Hiç kimsenin senin kaşına gözüne karşı bir hayranlığı yoktur. Dolayısıyla yeni hedeflerle halkımızın karşısına çıkacağız. Bakıyoruz ki bu şehrin kangren haline gelen, yıllarca süren hiçbir sıkıntısı kalmadı. Altyapı başlandı, devam ediyor. İçme suyu projesi hazır, ihalesi yapılıyor. Doğalgaz yüzde 90’a ulaşılır hale geldi. İçme suyu şebekeleri ve depolarını değiştirdik. Asfalt ve kaldırım çalışmaları şu anda ciddi bir seviyeye ulaştı. Sosyal belediyecilikte kültür ve bilgi evleri; kadınlar, çocuklar ve gençler için ortalama günde bin kişiye ulaşma fırsatı buluyoruz. Sosyal ve kültürel etkinlikler yapıyoruz. Hayata geçirdiğimiz projelerimiz sayesinde başarılı olduk. Dün olduğu gibi ortak akıl ve birlikte yönetim ile bu şehre ne katacağımızın istişaresini hep sizlerle birlikte yaptık ve yapmaya devam edeceğiz. Bu anlamda Allah bizi sizlere karşı daha sonra hepimizi kendisine karşı mahcup etmesin temennisi ile dua ve desteklerinizi bekliyorum” diye konuştu.

  • Murat Çiftçi: “Türkiye’de ev almak şu dönemde karlı bir yatırım”

    Birevim Yönetim Kurulu Başkanı Murat Çiftçi Türkiye’de konut yatırımı için dönemin çok uygun olduğunu söyledi.

    Birevim Yönetim Kurulu Başkanı Murat Çiftçi Türkiye’de konut yatırımı için dönemin çok uygun olduğunu belirterek, “Türkiye’de ev almak şu dönemde karlı bir yatırım. Tasarrufa dayalı ev sahibi olmak için birlik olmaya karar vermek çok önemli. Birevim’de banka faizlerinin yükseldiği bir dönemde evinizi ucuza mal edebiliyorsunuz. Aynı zamanda taksitinizi de kendiniz belirleyebiliyorsunuz. Bizler, size en doğru formülü sunarken, sıfır ya da ikinci el tercihinize göre, istediğiniz şehirde evinizi seçebiliyorsunuz, biz de sizin için o evi satın alıyoruz. 4T güvence metodumuzla hiçbir mağduriyete sebep vermiyoruz. Aynı zamanda noter huzurunda gerçekleşen sıra tespitlerimizle sırası gelen kişiyi birinci aydan itibaren ev sahibi yapıyoruz” dedi.

    “Uzun vadede inşaat sektörünü canlandırır”

    Çiftçi sözlerine şöyle devam etti: “Konut alımında faizlerin son 10 yılın en yüksek seviyesine çıkmasıyla vatandaşın konut kredisi başvurularının geri çevrildiğinin gözlemlendiği bir dönemde biz Birevim olarak taksitlerini cezasız atlama ayrıcalığıyla, toplu ödemeye kaldığınız yerden devam etme hakkı sağlıyoruz. Bu plan ile uzun vadede inşaat sektörüne de hareket kazandırılması bekleniyor. Devletin inşaat ve perakende gibi birçok sektörde yaptığı birlik çağrısı, şirketler tarafından da olumlu yönden destekleniyor. Kendine özgü 4T teminat metoduyla müşteri hakkını koruyan ve güvenilir bir yapılandırma vadeden Birevim, 480 kişiye kadar oluşturduğu tasarruf programlarıyla Türkiye’nin herhangi bir yerinde kolayca ev almanızı sağlıyor”.