Etiket: Dondurdu

  • Sibirya soğukları tır şoförünün ayaklarını dondurdu

    Sibirya soğukları tır şoförünün ayaklarını dondurdu

    Erzurum’da kargo şirketinde çalışan tır şoförünün Iğdır’dan dönerken araçta ayakları dondu. Ayaklarında ikinci ve üçüncü dereceden yanıklar meydana gelen tır şoförü Erzurum Şehir Hastanesi Yanık Ünitesinde tedavi altına alındı.

    Sibirya soğuklarının etkili olduğu Erzurum’da tır şoförünün araçta ayakları dondu. Olay Perşembe günü meydana geldi. Evli ve 6 çocuk babası 49 yaşındaki Hanifi Olgun, kargo şirketine ait kamyonla Iğdır’a ilaç götürdü. Akşam saatlerinde Erzurum’a dönmek için yola çıkan Olgun’un kullandığı kamyonun camları Ağrı-Doğubayazıt yolunda hava sıcaklığının eksilere düşmesiyle buz tuttu. Kamyonda ayaklarının üşüdüğünü fark eden Olgun daha sonra ayaklarını hissetmemeye başladı. Eksi 35 dereceye kadar düşen hava sıcaklığı nedeniyle Olgun’un kamyon içerisinde ayakları dondu. Güçlükle kamyonu evinin önüne kadar getiren tır şoförü Olgun, oğlunu arayarak yürüyemediğini ve eve çıkması için yardım etmesini söyledi. Eve gelen tır şoförü ayaklarını hissetmediğini ve şiştiğini fark edince özel araçla Erzurum Şehir Hastanesine getirildi.

    Hastanede tedavi altına alınan Olgun’un ayaklarında soğukta uzun süre kalmasına bağlı olarak donma nedeniyle ikinci ve üçüncü derecede yanıklar oluştu. Olgun’un tedavisi Erzurum Şehir Hastanesi Yanık Tedavi Merkezi’nde devam ediyor.

    “Erzurumluyum ben hayatımda böyle soğuk görmedim”

    Pasinler’e geldiğin de ayaklarını hissetmediğini belirten Hanifi Olgun, “Perşembe günü aracımızı yükledik, Iğdır Hastanesine ilaçları götürmek için sabah 7’de yola çıktık. Hava soğuktu ama gece olmadığı için o kadar etkili değildi. Iğdır’da yükümüzü boşalttık biraz geç kaldık. Geç saatlere kaldığımız için hava çok soğudu. Erzurumluyum ama ben böyle bir soğuk görmedim. Ağrı-Doğubayazıt arasında soğuk çok şiddetlendi. Arabanın kaloriferleri dahi kar etmedi. Arabanın camları donmaya başladı. Ayaklarım üşümeye başladı devam ettikçe ayaklarımı hissetmemeye başladım. Kar, buz, sis çok soğuktu. Pasinler’e kadar geldim, orada ayaklarımı hissetmediğimi fark ettim. Arabanın içinde eksi 35 derecede geldim. Eve geldiğimde arabadan inemedim çocuğuma telefon açtım beni eve götür dedim. Botlarımı çıkardığımda ayaklarım şişmişti, sonra ayaklarıma baktım bembeyazdı. Eşime ayaklarımı hissetmediğimi söyledim. Ayaklarım su toplamaya başladı sonra hastaneye geldik. Tedavime başlandı. Pansuman yapılıyor ayaklarıma, ilaç kullanıyorum. Allah kimseyi soğukta bırakması” şeklinde konuştu.

  • Suni teneffüs kediyi hayata döndürdü

    Suni teneffüs kediyi hayata döndürdü

    Balıkesir’in Bandırma ilçesinde bir evde çıkan yangında dumandan etkilenen kedi itfaiye ekiplerinin suni teneffüs ve kalp masajıyla hayata döndürüldü.

    Bandırma Sunullah Mahallesi Meydan Sokak’ta Figen Ünal’a ait evde yangın çıktı. Evden çıkan Ünal, itfaiye ekibini arayarak yardım istedi. Yangın mahalline gelen Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Bandırma İtfaiye Grup Amirliği itfaiye ekipleri evde hareketsiz halde yatan kediyi buldu. Dumandan etkilendiği belirlenen kediyi ilk önce evden çıkartan ekipler suni teneffüs ve kalp masajı yaparak kedinin tekrar hareketlenmesini sağladı.

    Kedinin hareketlendiğini gören ekipler kediyi veterinere teslim ederek hayatını kurtardı.

  • 1 kişinin öldüğü çatışmanın davasının tanık ifadeleri kan dondurdu

    Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde alacak verecek meselesi yüzünden iki grup arasında çıkan ve 1 kişinin öldüğü, 4 kişinin de yaralandığı silahlı kavganın duruşmasına tanık ifadeleri damga vurdu. Tanıklardan biri, tutuklu olan şahsın, hastaneye yaralı olarak giden maktulü öldürmek için silah istediğini söyledi.

    Olay, 11 Şubat 2018 tarihinde, Gölcük Amiral Sağlam Caddesi 36’ıncı Sokak’ta bir parkeci dükkanında meydana geldi. Özkan E.’ye ait bir iş yerinde iddiaya göre alacak verecek meselesinden çıkan sözlü tartışma bir anda kavgaya dönüştü. Kavga esnasında çıkan silahlı çatışmada Serhan Ayaz hayatını kaybederken, 4 kişi de yaralandı. Olay sonrasında bir kişiyi yaralayan Erhan Ayaz ve Serhan Ayaz’ı öldürdüğü iddia edilen Sedat Kandemir tutuklandı.

    Tartışmayı ayırmak isterken göğsünden vuruldu

    Kocaeli Adliyesi 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya Sakarya L Tipi Kapalı Cezaevinde 11 aydır tutuklu bulunan sanık Erhan Ayaz ve Sedat Kandemir, müştekiler ve tarafların avukatları katıldı. Duruşma olay esnasında göğsünden vurulan ve tekerlekli sandalyeye mahkum olan müşteki Murat G.’nin ifadesiyle başladı. Murat G., hakim karşısında verdiği ifadesinde, Serhan Ayaz’ı kimin vurduğunu görmediğini belirterek, “Olay yerinde Muhammed K., Özkan E., İrfan A. ile birlikteydim. Daha sonra olay yerine tanımadığım Erhan Ayaz gelerek ‘Vanlı müteahhit kim’ diye sordu. Daha sonra Sedat olay yerine geldi. Bu sırada Sedat, Erhan’a, ‘Kardeşin başını yakacak’ dedi. Erhan Ayaz, ‘Benim için fark etmez, herkese bela olurum’ cevabını verdi. 1-2 dakika sonra olay yerine Erhan A.’nın kardeşi Serhan Ayaz geldi. Serhan Ayaz ve Sedat Kandemir arasında sözlü tartışma çıktı. Biz tartışmayı ayırmaya çalıştık. O sırada Erhan Ayaz belindeki tabancayı aldı, dışarıya yöneldi. Bende arkasından çıktım, ‘Dur ne yapıyorsun’ dedim. Erhan Ayaz bana ‘Tamam, tamam’ diyerek silahı indirdi ancak sonra yaklaşık 3 metre mesafeden hedef alıp göğüs bölgeme ateş etti. Ben yere doğru düştüm. Elimde yerden rastgele aldığım silah vardı. Yere düşerken ateş edip etmediğimi bilmiyorum arkadaşlarım sonradan yere doğru ateş ettiğimi söylediler” dedi.

    Yaralı olarak hastaneye giden maktulü öldürmek istedi

    Davada tanık olarak dinlenen M.Y.Ç ise sanık Sedat Kandemir’in hastanede ilginç bir diyaloğuna tanık olduğunu belirterek, “Olay günü arkadaşım F.A. ile olay yerine yakın bir parkta oturuyorduk. Silah seslerini duyunca olay yerine gittik. Murat G. yerde yatıyordu. Elinde silah vardı, silahını bize doğru doğrulttu ama sonra kendisi yere devrildi. Bizde kaçtık ancak sonra geri geldik. Maktul Serhan Ayazı yerde yatıyordu. İlk gittiğimizde onu görmedim. Ben Serhan Ayaz’a yardım etmek istedim ancak çevredekiler engel oldular. Serhan’ı taksiyle hastaneye götürdüm. Hastanede Sedat Kandemir ile karşılaştım. Sedat’ın yanındaki kişiye ‘Silahı ver de vurayım’ dediğini duydum. Yanındaki şahıs bize gitmemizi yoksa bizimde başımızın ağrıyacağını söyledi. Olay yerinde 5 silah gördüm” şeklinde konuştu.

    Duruşma ertelendi

    İfadelerin ardından sanıkların avukatları, müvekkillerinin adli kontrol şartıyla serbest bırakılmalarını ve olay yerinde keşif yapılmasını talep ettiler. İfadelerin ardından mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek tanıkların dinlenmesi ve olay yerinde keşif yapılması gerekçesiyle duruşmayı 26 Mart 2019 tarihine erteledi.

  • (Özel) Toprak olacak organlar 11 hastayı hayata döndürdü

    Acıbadem Bursa Hastanesi Böbrek Nakil Merkezi’nden Prof. Dr. Bülent Oktay, 2018 yılında tıbben işe yaramayıp toprağa gömülecek 22 böbreğin dual nakil sistemiyle 11 hastayı hayata bağladığını söyledi.

    Böbrek nakline duyulan ihtiyaç her geçen gün artmasına rağmen organ bağışının henüz istenen seviyelere ulaşmadığını belirten Prof. Dr. Bülent Oktay, “Beyin ölümü gerçekleşmiş kişinin organları bağışlandığında bize sunuluyor. Çünkü çıkarılacak organlar canlıya takılacak. Bunların takıldığı kişiyi sağlıklı hale getirebilmesi lazım. Takılan böbreğin, hastanın vücudunun yükünü taşıyabilmesi gerekiyor. Bunun için kullanılan bazı uluslararası kriterler var. Bu kriterleri taşımayan organları bağışlanmış olsa dahi alamıyoruz. Takacağımız kişiye problem çıkaracaksa bunu yapmamak gerekiyor. Bunun da bir sınırı var. Bu sınır üzerinde olan veya yetersiz olan organları kabul etmiyorduk. Dolayısıyla bu organlar toprak oluyordu” dedi.

    Son zamanlarda batıda olan bir uygulamayı hayat geçirdiklerini belirten Bülent Oktay, “Tek başına yetersiz olan böbreği, tek kişiye takarak sağlıklı tek böbrek elde etmiş olduk. Yetersiz çalışan iki böbrek, sağlıklı çalışan tek böbrek haline geliyor. Sonuçta, böbrekleri taktığımız kişi de bu şekilde sağlığına kavuşuyor. Normalde bir kişiye tek böbrek takacağız diye düşünseydik, bu iki yetersiz çalışan böbreği reddetmek zorunda kalacaktık ve bağışlanmış iki yetersiz böbrek toprak olacaktı. Biz iki böbreği tek hastaya takarak reddedilme kriterleri taşıyan böbrekleri kullanmış oluyoruz. İşte biz bu uygulamaya ’dual böbrek uygulaması’ diyoruz” dedi.

    Güney Marmara bölgesinde kadavra bağışının ve bağışlayanın da bazen yaşlı olması sebebiyle böbreklerin toprak olma ihtimalinin daha yüksek olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Bülent Oktay şöyle devam etti:

    “2018 yılı içerisinde yaşlı kadavradan bağış çok oldu. Bu sebeple bağışlanan böbreği kabul etmeme oranı arttı. Zira, öncelikle bağışlanan böbreklerin sağlığını kontrol ediyoruz. Uluslararası değerlerde KDPI ’yüzde 90’ denilen bir sınır var. İndex yüzde 90 değerinin üzerine çıktığı vakit, bunu bilimsel açıdan reddetmek zorundayız. Ya da bu durumda bilim kuruluna ’İki böbreği bir kişiye takmamıza izin veriyor musunuz?’ diye teklif veriyoruz. İzin çıktığı takdirde, ameliyatı zor ve uzun olmasına rağmen, 2 böbreği aynı hastaya takıyoruz. Burada dikkat edilmesi gereken nokta şu, 2 sağlıklı böbrek 1 kişiye takılmıyor. Tek başına görev yapamayacak, vücudu temizleyemeyecek, ancak 2’si bir araya geldiğinde görev yapacak böbrekleri 1 kişiye takıyoruz.”

    “Toprak olacak 22 böbrek 11 kişiye umut oldu”

    2018 yılı içerisinde 11 tane dual böbrek nakli gerçekleştirdiklerini ifade eden Oktay, “Bu da toprak olacak böbreklerin 11 kişiye hayat vermesidir. Bağış yapılan böbreklerin yüzde 10’unu kapsamaktadır. 2018 yılı içinde 124 donör oldu. 110 donörün böbrekleri hastalara münferiden, yani sağlıklı tek böbrek tek hastaya takıldı. 11 donörün böbrekleri ise tek olarak takılmaya uygun değildi. Biz 11 donörün böbreğini dual nakille 11 hastaya taktık. 3 donörün böbrekleri tıbben kullanılacak durumda olmadığı için kullanılmadı” diye konuştu.

  • Vahşetin detayları kan dondurdu

    Adana’da anneleri tarafından başları kesilerek öldürülen 1’i kız 3 çocuğun cenazesi Adli Tıp Kurumuna kaldırıldı. Annenin çocuklarının kafasını kesip vücutlarının yanına dizdiği ortaya çıktı.

    Olay, merkez Yüreğir ilçesi Yakapınar Geçitli Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, Cabbar C. sabah 3 çocuğunu ve eşini evde bırakıp tarlaya çalışmaya gitti. Saat 10.00 sıralarında eve dönen Cabbar C., kapı kilitli olduğundan bir katlı evine giremedi. Bunun üzerine eşi Selma C.’ye seslendi ancak kimse ses vermedi. Telefonla da eşini aramasına rağmen ulaşamayan

    Cabbar C.’nin akrabaları olay yerine geldi. Mutfağın demir şebekesini söküp pencereyi kırarak içeriye giren Cabbar C., mutfağın kapısının da kilitli olduğunu görünce bu kez de kapıyı kırarak koridora çıktı. Cabbar C. ve akrabaları koridorda 6 yaşındaki Mahmut, 9 yaşındaki Semanur ve 11 yaşındaki Mehmet Emin C.’nin başlarını kesik ve yanlarına dizilmiş halde buldu. Cabbar C., eşi Selma C.’yi ise bilekleri kesik halde yerde yattığını gördü. Yakınları hemen sağlık ekiplerine haber verirken, Cabbar C.’yi de güçlükle dışarı çıkardı. Olay yerine gelen sağlık ekipleri, yaşadığı belirlenen Selma C.’yi hemen ambulansla Adana Şehir Hastanesine kaldırdı. Kadın hayati tehlikesi olduğu için yoğun bakıma alındı. Jandarma ekipleri de olay yerine gelerek inceleme başlattı. Yapılan incelemede kadının evin bütün kapılarını kilitleyerek çocukları koridora getirdiği, burada sırasıyla kafalarını kesip gövdelerinden ayırdıktan sonra yanlarına dizdiği, daha sonra da kendi bileklerini kestiğini belirledi. Jandarma ekiplerinin incelemesinin ardından cenazeler otopsi için Adli Kıp Kurumuna kaldırılırken, annenin bunu neden yaptığı araştırılıyor.