Etiket: “Dondan

  • Yağmurlama sulama bitkiyi dondan da koruyor

    Adana Zirai Üretim İşletmesi Tarımsal Yayım ve Hizmetiçi Eğitim Merkezi (TAYEM) Uzmanı Dr. Fatih Barutçu, yağmurlama sulamanın bitkiyi dondan da koruduğunu bildirdi.

    Barutçu, Güney Yüreğir Sulama Birliği toplantı salonunda, birlik çalışanlarına yönelik düzenlenen eğitim seminerinde, bitkiyi soğuk kış günlerinde yaşanan don olaylarından korumanın iki yolunun bulunduğunu anlattı. Barutçu’ya don pervanelerinin çalıştırılması gerektiğini ya da yağmurlama sulama yapılmasının doğru olacağını belirterek, “Su donarken çevresine ısı verir. Yağmurlama sulama sistemi 20 dakikada bir çalıştırılırsa, her yer buz olsa bile bitki sapasağlam kalır. Ayrıca, yağmurlama sulamada gübreleme de yapılabilir” dedi.

    Fatih Barutçu, başarılı bir yağmurlama sulama için ise planlamaya ihtiyaç olduğunu vurgulayarak, bu sistemin projelendirme olmazsa çalışmayıp fazla maliyet gerektireceğini kaydetti.

    “Yüzey sulama israfa neden oluyor”

    Dr. Fatih Barutçu, yüzey sulama ile ilgili bilgi verirken de yer çekimi kuvvetiyle hareket edip, eğimle yapılan bu sulamanın yüzey sulama olarak adlandırıldığını hatırlatarak, bu yöntemin masrafsız ancak dezavantajlı olduğunu söyledi. Yüzey sulama sisteminde aşırı su israfı olduğunu anlatan Barutçu, birçok üstünlüğü olan, ayrıca su tasarrufu sağlayan basınçlı sulama sistemlerinin tercih edilmesi gerektiğini bildirdi.

    Barutçu, basınçlı sulama sistemlerinin bitkide verimi artırdığını tespit edildiğini anlatarak, “Bitki ne kadar çok terleme yaparsa yani su tüketirse verim o kadar artar” dedi. Fatih Barutçu, damla sulama sistemlerinde bitkinin daha fazla su tüketmeye yöneldiğini hatırlatarak, yüzey sulama yöntemleriyle sulanamayan arazilerin de damla sulama ile sulanabileceğini kaydetti.

    “Az su ile büyük alanlar sulanabiliyor”

    Sulamada hedef kök derinliğinin 50 cm olduğunu, su fazla verilince bitkinin hedef bölgesi yerine derine sızma olacağına dikkati çeken Barutçu, “Yağmurlama sulamayı kontrollü bir şekilde yaparsak derine sızma olmaz. İletim ve yüzey akışı yoluyla meydana gelen su kayıpları yok olur. Dolayısıyla su kullanma randımanı yükselir” dedi.

    Barutçu, yüksek sulama randımanının, sulama suyunun kıt olduğu durumlarda daha geniş alanların sulanmasına imkan verdiğini belirterek, yağmurlama yönteminde ise büyük alanların sulanabildiğini vurguladı. Barutçu, bu yöntemin özellikle taban suyu problemi olan yerlerde, suyun fazla yükselmesini engelleyeceğini belirterek, kumlu topraklarda ne kadar su verildiği bilindiğinden aşırı su kaybının da engelleneceğini dile getirdi.

  • “Dondan Zarar Gören Fındıkta Henüz Hasar Tespiti Yapılmadı”

    Fındıkta bölgede geçtiğimiz günlerde yüksek kesimlerde don hasarı meydana getirdiği bilinmesine rağmen henüz hasar tespitleri yapılmadığı belirtildi.

    Konuyla ilgili bilgiler veren Tarım Kredi Kooperatifleri Trabzon Bölge Müdürü Ergin Çubukçu, fındığın fenolojik evrelerine bağlı olarak meydana gelecek donlardan büyük ölçüde zarar gördüğünü hatırlattı. Bazı yıllarda meydana gelen olumsuz iklim koşulları ve düşük sıcaklıklar nedeniyle fındık veriminde düşüşler yaşandığına dikkat çeken Çubukçu, “Fındık Karadeniz Bölgesi’nin geleneksel bir ürünüdür ve ekonomik anlamda tarımı yapılmaktadır. Bazı yıllarda meydana gelen olumsuz iklim koşulları ve düşük sıcaklıklar nedeniyle verimde düşüşler yaşanmasına rağmen bölgemizin üreticisinin en önemli geçim kaynaklarından biridir. Fındıkta en önemli olumsuzluklardan birisi de Mart ve Nisan aylarında yaşanan don afetleridir. Bitkilerin yetişme ortamındaki atmosfer sıcaklığının 0 derecenin altına düşmesi ile don olayı meydana gelmektedir. Bu durum etkilenme biçimine göre kültür bitkilerinde ekonomik anlamda önemli kayıplara sebep olmaktadır. Fındık, fenolojik evrelerine bağlı olarak meydana gelecek donlardan büyük ölçüde zarar görmektedir. İlkbaharın geç donları, tomurcukların kabardığı, karanfillerin sap oluşturmaya başladığı dönemde -2 dereceden itibaren zarar vermektedir. Yeni oluşmaya başlayan meyveler dona karşı çok hassastır. Hasar oranı donun şiddeti ve süresine bağlı olarak değişmektedir” dedi.

    HASAR TESPİTİ HENÜZ YAPILMADI

    Fındıkta bölgede geçtiğimiz günlerde yüksek kesimlerde don hasarı meydana getirdiği bilinmesine rağmen, henüz hasar tespitleri yapılmadığı belirten Çubukçu; “ Bölgemizde geçtiğimiz günlerde meydana gelen zirai don, fındıkta yüksek kesimlerde don hasarı meydana getirdiği bilinmesine rağmen, henüz hasar tespitleri yapılmadığı için kesin bir şey söylemek doğru olmaz. İklim değişiklikleri nedeniyle kış aylarında son yıllarda sıcaklıklar yüksek seyretmektedir. Mevsim normallerinin üzerinde seyreden bu sıcaklıklar diğer bitkilerde olduğu gibi fındıkta da bitkinin erken uyanmasına neden olmaktadır. Erken uyanan bitki ise soğuklara karşı hassas hale gelmekte ve ilkbaharda meydana gelebilecek olan dondan zarar görmektedir. Üreticiler don zararına karşı bahçelerini gözlemleyerek ve iklim verilerini de dikkate alarak tedbirlerini almalıdır. Aksi durumda sarf ettikleri emek ve masrafların karşılığını alamayabilirler. Özellikle üretim sezonu boyunca fındık bahçelerinin bakımının iyi bir şekilde yapılması önemlidir. Gübreler yaptırılacak olan toprak ve yaprak analizleri neticesine göre uygun biçimde verilmelidir” diye konuştu.

    DON ZARARINDAN KORUMAK İÇİN YAPILMASI GEREKENLER

    Don zararına karşı korunmak için yapılması gerekenler hakkında bilgi veren Çubukçu, “Bölgemizin arazi yapısını dikkate aldığımızda yapılması gereken en uygun koruma yöntemi bahçenin uygun yerlerinde odun, kömür, lastik vb. yakarak ısıtma yapılabilir. Kültürel önlemler ile bitkilerde meydana gelebilecek don zararı önlenebilir ya da azaltılabilir. Fındık üreticilerinin dona karşı gerekli önlemleri almaları, kullanacakları Bitki Koruma Ürünlerini yetkili bayilerden temin etmeleri, Bakanlıkça ruhsat verilen ürünleri tercih etmeleri ve en önemlisi de Tarım Sigortası ile ürünlerini koruma altına almalarıdır. Tarım Sigortası fındık üreticisi için en önemli koruyucudur. Üreticimiz Tarım Sigortasıyla fındığını korumakla kalmıyor, ailesinin geçimini de güvence altına alıyor. Ayrıca kullanmış olduğu ’Tarımsal Kredileri’ sübvansiyonlu olarak kullanabiliyor. 2014 yılında 108 milyon TL kredi kullandırılmışken, 2015 yılında 120 milyon TL kredi kullandırdık. Bu kredinin yüzde 60’lık kısmı sübvansiyonlu kullandırılmıştır” ifadelerini kullandı.

    FINDIK İÇİN ÖZEL GÜBRE ÜRETTİK

    Fındık için özel gübre ürettiklenini de kaydeden Çubukçu, şunları söyledi:

    “Fındık yetiştiriciliği ülkemizde yıllık 700 mm’den fazla yağış alan ve genellikle eğimli arazilerde yapılmaktadır. Yağışlarla beraber topraktan Ca,K,Mg gibi katyonların yıkanması söz konusudur. Nitekim yapılan toprak ve yaprak analizleri sonuçları da bitkilerde magnezyum, potasyum, kalsiyum, çinko, bor gibi bitkide birçok fizyolojik olayda görev alan bitki besin maddelerinin eksikliğini ortaya koymaktadır. ’Süper Fertil’ gübresi ile topraktan uzaklaşan ve toprak ve yaprak analiz sonuçları ile bitkide eksiklikleri tespit edilen bu besin maddeleri bitkiye kazandırılmaktadır. İçeriğinde bulunan azot, fosfor, potasyum, kalsiyum, magnezyum, çinko ve bor sayesinde; Kuvvetli kök gelişimi, Artan tomurcuk sayısı ile güçlü ve bol gürgün oluşumu, Parlak ve iri yeşil yaprak oluşumu,Uzun Zuruflu Çotanaklar oluşumu, Boş fındık oranı düşük, içi dolu ve buruşuksuz ürün elde edilmesi, Yağ ve protein gibi kalite parametrelerinin artması, Randımanı yüksek ürün elde edilmesi sağlanır.”