Etiket: Donanımlı

  • Türkiye’nin tam donanımlı ilk biyomedikal cihazı yalnız ve yaşlı hastaları yalnız bırakmayacak

    Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nde gerçekleştirilen UBİCTÜS 2017’de Yrd. Doç. Dr. Haydar Özkan ve ekibinin geliştirdiği, yalnız yaşayan yaşlı hastaların sağlık durumlarını her an ölçen giyilebilir biyomedikal cihaz projesi olan Tele-Sağlık İstanbul Projesi’nin detayları aktarıldı.

    Hastalıkların teşhisi ve tedavisinde kullanılan tüm cihazların üretimi ve geliştirilmesinde başta rol oynayan biyomedikal sektörünün Türkiye’deki durumu “2. Ulusal Biyomedikal Cihaz Tasarımı ve Üretimi Sempozyumu”nda (UBİCTÜS 2017) ele alındı. Son yıllarda sağlık turizminin yaygınlaşması ve ekonomik kazanımlarının artması ile birlikte teşhis ve tedavi için cihaz geliştirmenin önü de açılmış durumda. Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi (FSMVÜ) öğretim üyeleri de bu alana katkı sunan projeler geliştiriyor.

    “Türkiye’nin tam donanımlı ilk biyomedikal cihazı”

    Biyomedikal sektörünün gelişimine katkı sağlayacak bir proje de FSMVÜ Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Haydar Özkan ve ekibinin geliştirdiği, İstanbul Kalkınma Ajansı’nın desteklediği “Tele-Sağlık İstanbul Projesi”. Proje İstanbul’da yalnız yaşayan yaşlı hastaların sağlık durumlarını her an ölçen giyilebilir bir biyomedikal cihazı kapsıyor. Üretilecek cihaz, bu alanda Türkiye’nin tam donanımlı ilk biyomedikal cihazı olacak. İlk etapta kalp hastalarının sürekli takibini sağlayacak cihaz, sonraki adımlarda başka biyolojik parametrelerin takibi için de kullanılacak.

    Kibrit kutusundan küçük bir kart hekim ve ambulans temini yapabilecek

    Proje ve cihaz hakkında detaylı bilgilendirmelerde bulunan Yrd. Doç. Dr. Haydar Özkan, “Biz Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Mühendislik Fakültesi olarak Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi, Esenler Belediyesi ve IBM Türkiye Firması ile bir ortaklık kurduk ve İstanbul Kalkınma Ajansı’ndan projemize destek aldık. Projemiz 1 Aralık 2016 yılında başladı ve 1 yıl sürecek. Hedefimiz evde yalnız yaşayan bakıma muhtaç yaşlı insanların sağlık parametrelerini uzaktan takip edebilmek. Giyilebilir bir teknoloji üretiyoruz. Son teknolojilerle birlikte öncelikli olarak EKG, nabız ve kan satürasyonunu ölçebileceğiz. Kibrit kutusundan daha küçük bir elektronik kart ile birlikte bluetooth low energy kullanıp sinyalleri cep telefonlarına gönderiyoruz. Cep telefonundan kişinin bu parametrelerini görebileceğiz ve bulut teknolojisini kullanarak uzaktan hekimin ve o kişinin yakınlarının evde yalnız yaşayan kişiyi takip edebilmesini sağlayacağız. Bu sayede ani bir kalp krizi olduğunda hızlıca müdahale edebileceğiz. Zaten amacımız da çok hızlı olarak ambulans ve hekim temini yapabilmek. On dakikada eğer kalp krizine müdahale edebiliyorsak kişiyi kurtarma şansımız var. Süre ilerledikçe kurtarma olanağımız düşüyor. Ayrıca psikolojik olarak da o kişilere onlara yalnız olmadıklarını hissettireceğiz” dedi.

    “Var olan cihazlar millileştirilmeli”

    Proje bir yılın sonunda tamamlanacak ve patent sonrası ticarileşme sürecine girecek. Öncelikli olarak Esenler Belediyesi ile çalışıldığı için o bölgedeki hastalara uygulanacak olan cihaz daha sonra Türkiye geneline yayılacak. Dünyada da giyilebilir medical cihazların popüler olduğuna ve bu alanlara yatırım yapılması gerektiğine de değinen Haydar Özkan, “Bugün dünyada biyomedikal teknolojileri alanında 250 milyar dolarlık bir pazar hacmi bulunmaktadır. ABD 125 milyar dolarla bu pazar hacminin yarısını bünyesinde devam ettirmekte. Türkiye’ye baktığımız zamansa bu alanda yüzde 85 oranında dışa bağımlı durumdayız. Kalkınma Bakanlığı’nın 2023 hedeflerinde yüzde 85’lik dışa bağımlılık oranının yüzde 30’a indirilmesi hedefleniyor. Bu yüzden de akademisyenlere büyük görev düşüyor. Elimizi taşın altına koyacağız ve mühendislik ve tıp fakülteleri ile özel sektörün bir araya gelip öncelikli olarak var olan medikal teknolojilerimizi ve cihazlarımızı yerlileştirmemiz gerekiyor. Yeni buluşlar bir anda olmuyor. İlk olarak var olan cihazların millîleştirilmesi ve yerlileştirilmesi yolunda ilerlemeliyiz. Gelişmekte olan ülkeden gelişmiş ülke pozisyonuna geçmemiz için kendi cihazlarımızı üretmemiz lazım. Son zamanlarda Türkiye’de sağlık turizmi de çok gelişti. Bu gelişme bizim hekimlerimizin kalitesinden kaynaklı. Fakat hekimlerimizin kullandığı cihazlar dışarıdan geliyor. Eğer dışarıdan gelen cihazları biz üretirsek sağlık turizminde de sıçramalar yapabiliriz” diye konuştu.

  • Tam donanımlı ambulansı yaktı

    Denizli Devlet Hastanesine ait tek tam donanımlı ambulans, zihinsel engelli olduğu belirtilen bir kişi tarafından yakıldı. Şahıs, ambulansı yaktıktan sonra caddeye çıkıp, ’ambulans yanıyor, itfaiyeye haber verin’ diye bağırdı.

    Olay saat 23.00 sıralarında Denizli Merkezefendi ilçesinde bulunan devlet hastanesi bahçesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, zihinsel engelli bir şahıs Denizli Devlet Hastanesi bahçesinde bulunan tam donanımlı ambulansı yaktı. Alevler bir anda ambulansı sararken şahıs, hastane önündeki caddeye çıkarak, ‘ambulans yanıyor itfaiyeye haber verin’ diye bağırdı.

    İhbar üzerine olay yerine gelen Denizli Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi Kayalık Şubesi ekipleri yangını söndürdü. Yangında ambulansta büyük çapta hasar oluştu. Olay yerine gelen itfaiye ekiplerinin yanına giden şahsın ambulansı yaktığını söylediği belirtildi.

  • Tam Donanımlı Spor Kompleksinde Çalışmalar Sürüyor

    Erzincan’da Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü tarafından yaptırılan kapalı spor salonunda çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor.

    Fatih Mahallesinde yapımı devam eden kapalı stadyumda ki çalışmaları yerinde inceleyen Erzincan Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Burak Mumcu, çalışmalar hakkında çalışmayı yürüten firma yetkililerinden bilgi aldı. Bu yıl içerisinde tamamlanması planlanan stad hakkında açıklama yapan Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Burak Mumcu; “Gençlik ve Spor Bakanlığımız 2014 yılı yatırım programında olan Erzincan Merkez Kapalı Spor salonu inşaatımızda artık son aşamaya geldik. Yüzde seksenlerdeyiz şuan. Salonumuz 2 bin 500 kişilik. Tam kapasite dolduğu zaman 3 bin 500, 4 bin kişiyi alabilecek kapasitede. Çok amaçlı antrenman salonları var. 30.08.2016 tarihinde salonumuzu etrafının peyzajı ile bize teslim etmiş olacaklar. Bununla birlikte Fatih mahallesinde bulunduğumuz alan tam bir spor kompleksi haline gelecek. 2016 yılı yatırım programlarında teklif ettiğimiz bazı spor tesisleri var. Onları da bu alana yaparak şehrin bu kısmında çok güzel bir spor tesisi sosyal yaşam alanı yapmak istiyoruz. Bu tesisin Erzincan’da kazandırılmasında Bakanımıza, Milletvekillerimize, Valimize, Belediye Başkanımıza ve emeği olan herkese teşekkür ederim. Bu tesisin içerisinde atletizm pisti olacak. Basketbol, voleybol, hentbol yapılabilecek. Ayrıca antrenman salonlarımız olacak. Bir ring kurmayı düşünüyoruz. Ring sporlarının tamamını yapabilmek, tatemi sporlarının tamamını yapabilmek için. Burada bunlar olacak. Bunun haricinde kamp eğitim merkezimiz de bitmek üzere. Orası Türkiye Olimpik Hazırlık Merkezi olacak. Bitmesi ile birlikte yanında ki spor salonu ve yüzme havuzu ile birlikte bu kısım tam bir spor kompleksi haline gelecek. Ayrıca buraya atıcılık, okçuluk antrenman sahaları yapmak istiyoruz. Badminton antrenman salonu yapmak istiyoruz. Bunların haricinde sosyal tesisler yapmayı hedefliyoruz. Açık semt sahaları basketbol, voleybol, tenis, futbol sahaları yaparak halkımızı burada yaşayan insanları tam bir kompleksin içinde spor yapmalarını istiyoruz” dedi.

  • Büyükşehir Belediyesi, Tam Donanımlı Araç Filosuyla Göreve Hazır

    Büyükşehir Belediyesi, tam donanımlı araç filosu ve personeliyle karla mücadele çalışmalarına hazır. Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, “Ankara’da karla mücadeleyi, 25 ilçemizde 709 adetlik araç filomuz ve 2 bin 500 personelimizle yürüteceğiz” dedi. Başkentlilere de uyarılarda bulunan Gökçek, yağışlı havalarda aşınmış lastiklerle trafiğe çıkmamaları, toplu taşım araçlarını kullanmaları tavsiyesinde bulundu.

    Kar ve buzlanmayla mücadeleye karşı tüm ekiplerin göreve hazır olduğunu belirten Başkan Melih Gökçek, “Fen İşleri Daire Başkanlığı tarafından tüm araçların bakımları yapıldı. Personelimiz hazır hale getirildi. Karla mücadelede önemli görev yapan iş makinelerinin zincirleri takıldı, kar bıçaklı kamyonların bakımları yapıldı, eksiklikleri giderildi” diye konuştu.

    Geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yıl da karla mücadelede başarılı bir sezon geçireceklerine inandığını kaydeden Başkan Gökçek, Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığı bünyesinde oluşturulan 709 adetlik araç filosu ve 2 bin 500 personelle, 24 saat 3 vardiya şeklinde görev yaptıklarını söyledi.

    Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek, Başkent’in 25 ilçesinde Fen İşleri Daire Başkanlığı bünyesinde bulunan 115 adet özel donanımlı kar küreme aracı, 59 kürekli kamyon, 40 kürekli tuzlama ekibi, 245 kamyon, 100 ekip aracı, 35 greyder, 35 loder, 50 beko-loder, 25 dozer ve 5 özel donanımlı solüsyon tankeriyle kar mücadelesi verileceğini belirtti.

    “İSTANBUL’UN 5 KATI ALANDA ÇALIŞMA YAPIYORUZ”

    Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak, İstanbul’un tam 5 katı büyüklüğündeki bölgede; yol, su, kanal, asfalt, kaldırım, ulaşım ve karla mücadele gibi birçok alanda hizmet verdiklerini anlatan Başkan Gökçek, Başkent’in büyüklüğüne ilişkin şu bilgileri verdi:

    “Ankara’nın bir uçtan öbür uca, yani kuş uçuşu tabir edilen deyimle doğu-batı mesafesi (Kalecik-Nallıhan) 237 kilometre, kuzey- güney mesafesi (Şereflikoçhisar-Kızılcahamam) 240 kilometreyi buluyor. Merkez ilçeler dahil Ankara’nın toplam 25 ilçesinde bin 430 mahalle var. Bu mahallelerden bazıları, neredeyse il büyüklüğünde bir nüfusa sahip. Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin en uzak hizmet verdiği bölge ise Nallıhan’ın merkezden 260 kilometre mesafedeki köyleri ile 200 kilometre uzaktaki Evren’in köyleri.”

    Başkan Gökçek, karla mücadele çalışmalarında, gerektiğinde diğer birimlerden de ekip ve ekipman takviyesi yapıldığını kaydederek, Kent Estetiği Daire Başkanlığı’ndan görevlendirilen ekiplerce, ana cadde ve bulvarların kaldırımlarının temizlendiğini söyledi.

    “TUZ SİLOLARI DA HAZIR”

    Buzlu ortamlarda kullanılacak tuzun stoğunun da yapıldığını bildiren Başkan Gökçek, Güvercinlik’te 1, Dikmen, Pursaklar-Saray ve Mamak’ta 3 tuz silosunun hazır olduğunu belirtti. Gökçek, “Şu anda 30 bin ton civarında tuz stoğumuz var. 25 bin tona yakın da alıyoruz. İhtiyaç olursa tekrar ilave yapacağız” dedi.

    “AŞINMIŞ LASTİKLERLE TRAFİĞE ÇIKMAYIN”

    Başkentlilerden, yağışlı havalarda aşınmış lastiklerle trafiğe çıkmamalarını ve bu gibi hava koşullarında toplu taşım araçlarını kullanmalarını isteyen Gökçek, “Aşınmış lastiklerle trafiğe çıkan sürücüler, kazalara, yolların kapanmasına neden oluyor. Bu durumda karla mücadele araçlarımız, buralara ulaşmakta güçlük çekiyor. Vatandaşlarımız aşınmış lastiklerle trafiğe çıkmasınlar. Toplu taşıma araçlarını kullansınlar. Gidecekleri yere daha rahat ve kolay ulaşmış olurlar” diye konuştu.

    KRİTİK NOKTALARDA BEKLEME

    Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Vedat Üçpınar da yağışlı havalarda karla mücadele araçlarının bekleme yapacağı kritik noktaların belirlendiğini vurgulayarak, şunları söyledi:

    “Yağış ihtimali olduğu günlerde Konya Yolu Kepekli Kavşağı, Atakule, Havaalanı Yolu, İstanbul Yolu, Eskişehir Yolu, Samsun Yolu, Ankara Bulvarı ve 1071 Malazgirt Bulvarı gibi aşağı yukarı 110 noktada araçlarımız nöbet tutuyor. Kritik nokta 20’ye yakın olmasına karşın, genel anlamda 110 noktada bekleme yapılıyor.”

  • Karşıyaka’da Sokak Hayvanlarına Tam Donanımlı Hizmet

    Karşıyaka Belediyesi, bu yıl beslenmeden sağlığa kadar her alanda sunduğu hizmetlerle sokak hayvanlarını daha çağdaş yaşam şartlarına kavuşturdu.

    Karşıyaka Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında 2015 yılı başından bu yana veteriner ambulansı ve veteriner müdahale aracıyla sağlık hizmeti götürülen hayvanların sayısı 18 bine yaklaştı. Yıl boyunca Karşıyaka’nın her bölgesine giden ekipler, toplam 55 bin kilometre yol yaparak can dostlara şifa taşıdı. 9 bin kedi ve köpeğe yerinde bakım ve tedavi yapılırken, yaklaşık 6 bin hayvana belediye polikliniğinde müdahalede bulunuldu. 3 bine yakın kedi ve köpek kısırlaştırıldı. Flamingo, martı ve atmaca gibi hayvanlara da tedavi hizmeti verildi. 2014 yılında toplam 9 bin 100 hayvana ulaşan tıbbi bakım faaliyetleri, bu sene iki katına çıkmış oldu.

    Ayrıca yıl boyunca sokak hayvanları için farklı noktalara yerleştirilen sabit su ve mama odaklarının sayısı 70’e ulaştı. Bu rakamın yıl sonuna kadar da 100’e ulaşacağı belirtildi. Parklara ayrıca sabit kedi evleri konuldu, 5 bin plastik su kabı dağıtıldı. Sahiplendirilen kedi ve köpeklerin sayısı 400’e yaklaştı. Geçtiğimiz aylarda kurulan veteriner zabıtası ekibi 100 olaya müdahale ederek, çözüm sağladı. İlçenin farklı noktalarına can dostlar için ‘Pugedon’ isimli mama dönüşüm kutuları yerleştirildi. Örnekköy geçici köpek bakımevinde kalan sahipsiz hayvanlar, makarna yerine kuru mama ile beslenmeye başlandı. Can dostlar için bir yılda 80 bin ton kuru mama alındı.

    Karşıyaka Belediyesi’nin tam donanımlı veteriner ambulansı, hafta içi her gün 08:00 ile 21:00 saatleri arasında hizmet veriyor. Hafta sonları da nöbetçi ekip, saat 17.00’ye kadar görev yapıyor. Zehirlenme, kaza, yaralanma gibi durumlara anında müdahale sağlayan Karşıyaka Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü’ne vatandaşların, 324 44 19 ve 39 numaralı telefondan ulaşılabileceği bildirildi. Ayrıca, veteriner ambulansıyla 7 gün 24 saat hizmet veren İzmir Büyükşehir’e ise 293 39 80 numaralı telefondan ihbarda bulunulabileceği ifade edildi.

    ‘Hayvan dostu belediyecilik’ anlayışıyla hizmet verdiklerini belirten Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar, “Çevremizi, sokaklarımızı paylaştığımız sahipsiz hayvanlarımızın yaşam haklarına saygı duyan, onlar için daha yaşanabilir bir kent yaratmaya çalışan bir belediyeyiz. Nefes alan her canlıya eşit hizmet götürme anlayışımız sürecek. Tüm imkanlarımızla can dostlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.