Etiket: Dolgu

  • Van’da ‘Gözaltı ışık dolgu’ uygulaması

    Van Urartu Göz’de ‘Gözaltı ışık dolgu’ uygulaması başarıyla yapılıyor.

    Konuyla ilgili açıklamada bulunan Urartu Göz Uzmanlarından Op. Dr. Ali İhsan Güngör, gözaltı ışık dolgusunun özellikle gözaltı morluk ve çukurluklarda uygulanan bir işlem olduğunu ifade etti.

    İşlemin kısa süreli olup sonuçları itibariyle yüz güldürücü olduğunu dile getiren Op. Dr. Güngör, “Gözaltı ışık dolgu uygulaması ile hastaların yorgun ifadesi kısa sürede daha canlı dinamik bir görünüme dönüşmektedir. Dolgu uygulaması etkinliği 12 ay devam etmektedir. Işık dolgusu uygulamaları ile beraber göz kapak morluk ve kırışıklıklarında mezoterapi ve PRP uygulamalarını Urartu Göz ailesi olarak güvenle yapmaktayız” dedi.

  • Yaylacık sahil dolgu alanındaki çalışmalar devam ediyor

    Akçaabat Belediyesi tarafından halkın gezinti ve dinlenme alanlarını çoğaltmak amacıyla Yaylacık sahil dolgu sahasında çalışmalar devam ediyor.

    İçerisinde bulunan 12 dönümlük alanda 16 adet ahşap kamelya yaparak güzel bir piknik alanı oluşturulurken, devam eden çalışmalarla bu bölgeye kamelyalara ek olarak bir adet kafeterya, iki adet çocuk oyun parkı ve mescit yapıldı.

    Akçaabat merkezinden başlayarak sahil boyunca Söğütlü ve Yıldızlı Mahallesi’ne kadar olan bölüm için yürüyüş yolu planlanırken, yürüyüş yolunun yanı sıra bölgede araç servis yolu ile bisiklet yolu da planlandı. Yaylacık sahil dolgu sahası içerisinde 150 dönümlük alanda çalışmalarını yürüten Akçaabat Belediyesi tarafından bu alanda ileriye dönük olarak mevcut futbol sahasının kuzeyinde ikinci bir futbol sahası, voleybol, basketbol ve tenis sahaları da yapılacak. Kalan 50 dönümlük alanda tema park ve 5 bin kişilik amfi tiyatro gibi sosyal ve kültürel alanlar oluşturulacak.

  • Söke OSB’de Dolgu Kotunda Proje Tadilatı 12.5 Milyon TL tasarruf sağladı

    Söke Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu yazılı bir açıklamayla yol dolgu seviyesinde yapılan proje tadilatının büyük tasarruf sağladığını belirtti. 2005 yılında hazırlanan ilk projeler ile 2017 yılı başında hazırlanan tadilat projeleri dikkate alınarak yapılan hesaplamalarda yol dolgularında 174 bin 500 m3, sanayi parsellerinde ise yaklaşık 630 bin m3’lük tasarruf sağlandığı ifade edildi. Ton olarak dolgu birim fiyatlarının piyasadaki değerleri dikkate alındığında toplam olarak yaklaşık 12.5 milyon TL’lik bir tasarrufun söz konusu olduğu ifade edildi.

    Söke OSB Yönetim Kurulu’nun hukuka uygunluk, kanunlara uygunluk, hak ve adalet ilkesi içinde çalışma prensibinden asla taviz vermediği ve vermeyeceğinin vurgulandığı açıklamada; son dönemde kot değişiklikleri ile ilgili asılsız bilgilerin kamuoyuna yansıtıldığı belirtildi.

    Açıklamada; “Hiçbir sanayi parselinde yeni ve ek bir dolgu yapılması söz konusu değildir. DSİ tarafından verilen taşkın kotu, Menderes Irmağının taşması halinde su altında kalması muhtemel seviyeyi göstermektedir. Bu durum dikkate alınarak Bölgemizdeki hiçbir sanayi tesisinin su altında kalmaması için tüm parseller 15.00 kotu ve üzerinde planlanmıştır. Söke OSB’ de bulunan sadece bir (1) yatırımcı, yol dolguları ile ilgili gözlemine dayalı endişelerini Yönetim Kurulumuza iletmiş, kendisine sözlü ve yazılı (whatsapp), diğer yatırımcılara ise yazılı olarak bilgilendirme yapılmış, müracaatçı bir (1) yatırımcı eksik bilgiden kaynaklı endişelerinin giderildiğini bildirerek teşekkür etmiştir. Bugüne kadar bir (1) yatırımcı dışında hiç kimse yol çalışmaları hakkında OSB’ den bilgi talep etmemiştir. Gerçeği arayan, doğrunun peşinde olan herkes için Söke OSB ile ilgili her türlü bilgi ve belgeye ulaşması temin edilecektir” denildi.

    Yapılan açıklamada; “Söke OSB 1996 yılında kurulmuş olup mevcut Yönetimin göreve başladığı tarihe (22.04.2016) kadar (20 yıllık sürede) yol dolguları kısmen yapılmıştır. Halen yapımı devam etmekte olan ve 03.07.2017 tarihinde yapılan Yol Dolgu ve sathi kaplama yapılması işinin ihale bedelinin tamamı 2 milyon 508 Bin 994 TL’ dir. 2005 yılında yapılan ilk yol projesinde DSİ’ nin 28.11.1997 tarih ve 11433 sayılı yazıları ile taşkın kotu 16.00 olarak verilmiştir. Bu sebeple 30 mt’lik prestij yolu başlangıç kotu 17.90 bitiş kotu 16.73 olarak planlanmıştır. 2011 yılında DSİ 27.06.2011 tarih ve 231789 sayılı yazıları ile taşkın kotunun 16.00 dan 15.00’ e indirildiğini bildirmiştir. 2017 başında revize edilen yol projesi ile 30 mt lik prestij yolu başlangıç kotu 17.90 bitiş kotu ise 16.00 olmuş daha sonra ilave tedbirler alarak bu kot 15.50 olmuştur. Yol başlangıcı Devlet Demir Yolları hemzemin geçidi olduğu için 17.90 olan başlangıç kotu değiştirilememiştir. Ancak yol bitiş kotu başlangıçtan itibaren eşit ve kademeli olarak 1.23 metre (123 santimetre) indirilmiştir. Yukarıdan da anlaşılacağı üzere DSİ taşkın kotunu 2011 yılında 16.00 dan 15.00’ e indirirken 1 metrelik (100 santimetre) düşürme yapmış, Söke OSB ise bitiş kotları esas alındığında 1.23 metre (123 santimetre) yol dolgu seviyesini düşürmüştür. Yani mevcut Yönetim zamanında yol dolgu seviyesi ve miktarı arttırılmamış aksine, DSİ’ nin bildirdiği miktardan 23 santimetre daha fazla kot düşürülmesi sağlanmıştır. Ayrıca, alanımız etrafında yer alan Sağlık Koruma bandı ile Sanayi Parselleri arasındaki yolların 2005 yılındaki kotu 16.00 iken 2017 yılı başında yapılan proje tadilatı ile bu yol kotları 14.70 olmuştur. Kot farklarına bakıldığında 2017 yılı itibarı ile bu kotlarda 1.3 metre (130 santimetre) indirilmiştir. 2005 yılında hazırlanan ilk projeler ile 2017 yılı başında hazırlanan tadilat projeleri dikkate alınarak hesaplama yapıldığında, yol dolgu seviyesi ve buna bağlı dolgu miktarlarında DSİ’ nin taşkın kotunu indirdiği miktardan daha fazla kotun indirilmesi sonucu, SÖKE OSB tarafından bu indirmeler dikkate alınarak yol dolgularında 174.500 metreküplük, buna bağlı sanayi parsellerinde ise yaklaşık 630.000 metreküplük bir tasarruf sağlanmıştır. Ton olarak dolgu birim fiyatlarının piyasadaki değerleri dikkate alındığında toplam olarak yaklaşık 12.5 milyon TL’ lik bir tasarruf sağlanmıştır” ifadelerine yer verildi.

  • Yağmur: “Yetkisiz kişilere yaptırılan dolgu ve botoks işlemleri faydadan çok zarar verebilir”

    Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Çağlayan Yağmur, dolgu ve botoks gibi cerrahi olmayan uygulamalarda hastaların; uygulanan maddelere ve uygulayan kişilere yönelik daha bilinçli olmaları gerektiğini belirtti.

    Yetkisiz, tecrübesiz kişilerce yapıldığında insanların hayatlarını olumsuz etkileyebilen botoks ve dolgu işlemleri konusunda açıklamalarda bulunan Yrd. Doç. Dr. Çağlayan Yağmur, insanların sorun yaşamaması için mutlaka iyi araştırmaları ve bu işlemleri işin uzmanlarına yaptırmaları gerektiğini söyledi. Botoks ve dolgu işlemlerinde özellikle daha ucuza yaptırmak için bazı kişilerin ehliyetsiz uygulayıcıları tercih ettiğini kaydeden Yağmur, ehliyetsiz kişilerin yaptığı işlemlerin ortadan kaldırılamayan ciddi problemlere neden olabileceğini belirtti.

    “Uygulamada dikkatli olunmalı”

    Estetik cerrahi işlemlerinin sıklığının arttığını belirten Yağmur, “Bu işlemlerin yanı sıra cerrahi olmayan işlemler de var. Bunların başlıcaları botoks ve dolgu işlemleri. Hasta talebi arttıkça bunu karşılamaya çalışan işin ehli olmayan kişiler tarafından yapılan uygulamalar da artmaya başladı. Bunların denetim altına alınması çok önemli. Bununla ilgili ciddi sorunlar çıkabilmekte. Bundan birkaç ay önce Adana’da bir dudak dolgusu işlemi sonucu bir bayanda ciddi bir problem oldu. Bu olaydan medyaya yansıdığı için haberdar olduk. Aslında yetkisiz kişilerce uygulanan dolgu ve botoks işlemlerinden sonra yaşanan sorunlar hiç de az değil. Çoğu durumda bu sorunlar ya geçiştiriliyor ya da hastalara beklenen normal bir sonuçmuş gibi anlatılıyor. Bu durum hastaların bu olayı çok basit bir şeymiş gibi görmesinden kaynaklanıyor. Botoks ve dolgu işlemleri kişiye özel işlemlerdir. Uygulamada çok dikkatli olunmalıdır. Bu işlemlerin uzman bir doktor tarafından yapılması hastalar açısından en doğrusu olacaktır. Maliyeti azaltmak için ehliyetsiz kişilere yaptırılan işlemler; sonradan çok daha büyük maliyetlere, ortadan kaldırılamayan ciddi problemlere sebep olabilmektedir” dedi.

    “İnsanlar hiç sorgusuz, sualsiz bu uygulamaları yaptırıyor”

    Botoks ve dolgu işlemi yaptıracak kişilerin iyi araştırma yapmaları gerektiğini söyleyen Yağmur, “Bu işlemi yaptıracak olanlar; hasta doktor ilişkisinin güven zeminde oluştuğu bir ortamda, akıllarındaki soruları sorarak ve tüm sorularına mantıklı ve yeterli cevaplar alarak bu işlemleri yaptırmaları çok önemli. Çünkü mağduriyetleri önleyen en önemli faktör bu oluyor. Mutlaka uygulayan kişinin eğitimini, sertifikalarını, uzmanlığını sorgulamaları gerekiyor. Buna ek olarak, örneğin hazır dolgu maddesi kullanılacaksa kullanılan ürünün ismini, markasını, türünü bilmeliler. Sahtekar ve yetkisiz kişiler tarafından yapılan uygulamalar artmakta olduğu için bu durum çok önemli. Yeni satın aldığı aracını en ufak arızasında bile yetkili servisten başka yere götürmeyen bir toplumuz. Ama bu tip konularda insanlar hiç sorgusuz, sualsiz bu uygulamaları yaptırabilmektedirler” diye konuştu.

  • Silikon mağduru Merve hemşireye ’dolgu malzemesi zimmeti’ suçlaması

    Adana’da kendisini doktor olarak tanıtıp, hemşire Merve Keleş ve 3 kadına dudak dolgusu yaparak enfeksiyona neden olan kuaför Soner Gülnaz, “Dolgu malzemesini Merve Keleş çalıştığı hastaneden yasal olmayan yollarla çıkartıp getirmişti” ifadesiyle kendisini savundu. Hemşire ise çalıştığı hastanede dolgu işlemi yapılmadığını savunarak iddiaları reddetti.

    Çukurova Üniversitesi Balcalı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hemşire olarak görev yapan Merve Keleş, internette kendisini Estetik Uzmanı Doktor olarak tanıtan kadın kuaförü Soner Gülnaz’a yaptırdığı dudak dolgusunun ardından dudaklarında şişkinlik olduğu ve yaralar çıktığı gerekçesiyle 36 gün tedavi gördü. Gülnaz’ın, Keleş dışında 3 kadına dudak dolgusu, bir erkeğe ise botoks tedavisi yaptığı ortaya çıktı. Başka bir suçtan aranan Gülnaz, tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    Gülnaz hakkında 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde ’Diploması olmadığı halde, menfaat temin etmek amacına yönelik olmasa bile, hasta tedavi eden veya tabip unvanını takınması’ suçundan 5 yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli parayla cezalandırılmasını istemiyle dava açıldı.

    Hakim karşısına çıkan Gülnaz, etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini belirterek savunmasına başladı. 8 yaşında kuaförlüğe başladığını, 3-5 senedir de bir doktorun kliniğinde estetik işlemlerine yardımcı olduğunu belirten Gülnaz, sosyal medya aracılığıyla müşteri bulduğunu kaydetti.

    Sosyal medyada tanıştığı Güllü Sel’in, takipçi sayısının fazla olduğunu ve kendisinin komisyon karşılığı reklamını yapabileceğini belirtmesi üzerine Güllü Sel ve eşi Celal Sel’e ücretsiz estetik işlemleri yaptığını anlatan Gülnaz, “Güllü’ye 2 seans dudak dolgunlaştırıcısı uyguladım. Celal’in de alnına botoks yaptım. Güllü kanıma girdi, müşteri bulacağını söyledi. ’Çok iyi yapıyorsun’ dedi. Yaptım. Güllü 12 gün sonra dudaklarında yaralar olduğunu söyledi. Enfeksiyon kapmış olabileceğini ya da birinin rujunu sürmüş olabileceğini söyledim. Krem önerdim. Kullandıktan sonra ’geçti, ellerine sağlık’ dedi. ’İkimiz de çok kazanacağız’ dedi” ifadelerini kullandı.

    “Malzemeyi hastaneden zimmetledi”

    Merve Keleş’e uyguladığı işlem hakkında konuşan Gülnaz, şöyle devam etti:

    “Güllü beni övmüş. 4 alt 4 üst dudağa iğne yaptım. 2-3 gün sonra dudağı indi. ’Geri şişirelim’ dedi. Aquamıd diye bir kalıcı dolgu malzemesi getirdi. Artan malzemeyle Zehra Usta’nın dudağını yaptım. Zehra’dan da ücret almadım. Hepsi müşteri bulacaktı. İkinci gün Merve ve Zehra dönüş yaptı. ’Çok şiş’ dedi Merve. Doktora göstermesi gerektiğini söyledim. Balcalı Hastanesi’nde çalışıyordu ama oraya gitmek istemedi. Malı zimmetine geçirmiş, bu nedenle istemedi. Sabıkalı olduğumu söyledim. ’Beni karıştırmayın’ dedim. Daha sonra tehdit mesajları attı. Hastaneden malı zimmetine geçirmiş, çıkartmış. Murat Susar aracılığıyla ölümle tehdit etti. Zehra’ya da ’hastaneye git’ malzeme benim değil’ dedim. Zehra da, ’Dolguya giderken ölüme gitmiş olma Soner magandası, öleceksin’ dedi. En büyük pişmanlığımı yaşıyorum. Gereken ne varsa yapmaya hazırım. Ceza alacağımı biliyorum.”

    “Hastanede dolgu yok”

    Merve Keleş ise Gülnaz’ın kendisini doktor olarak tanıttığını savunarak “İlk işlem için 400 lira istedi, kalıcı dolgu için de bin 500 lira istedi. Hastaneden dolgu çıkarmam mümkün değil çünkü hastanede dolgu yok. Dudağıma enjekte edilen malzemenin ne olduğu belli olmadığı için tedavim zaten sancılı oldu. Dudağımın enfeksiyon kaptırdığımı söyledi. Suçu üzerine almadı. 36 gün hastanede tedavi gördüm. İşlerimden geri kaldım. Malzemenin ne olduğunu daha sonra defalarca sordum ama Aquafeeling Face dedi. Sonra ’mahkemede görüşürüz” dedi.

    Keleş’in yanı sıra Zehra Löş, Güllü Sel, Celal Sel de Soner Gülnaz’dan şikayetçi oldu. Gülnaz, son savunmasında müştekilerin zararlarını karşılayacağını belirterek özür diledi.

    Hakim, Gülnaz’ın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

    Duruşma çıkışı basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Güllü Sel, “Kendisi de suçunu itiraf etti. Pişman olduğunu söyledi. Herhangi bir zararı karşılayabileceğimizi söyledi. Bu saatten sonra adalete güveneceğiz” şeklinde konuştu.

    “Tedavim devam ediyor”

    Merve Keleş ise hakkındaki iddiayı yalanlayarak, “Söylediği şey kesinlikle asılsızdır. Böyle bir şey mümkün değildir. Hastanede dolgu işlemi yapılmıyor. Kişi tamamen kendisini kurtarmanın peşindedir ama eminim adalet yerini bulacaktır. İfadelerimizi verdik. Hala tedavim devam ediyor. Ne maddesi verildiği belirlenmiş değil. Tam bir tedavi söz konusu değil. Dudağımda yarıklar çıkmaya başladı. Tedavim iyiye gidiyor her geçen gün ama kesin bir tedavi mevcut değil” diye konuştu.

    Keleş’in avukatı, nitelikli dolandırıcılık ve kasten yaralama maddelerinin de iddianameye eklenmesi konusunda itiraz ettiklerini söyledi.