Etiket: Dolarlık

  • Güneydoğu’dan 1 Milyar 543 Milyon dolarlık hububat ihracatı

    Güneydoğu Anadolu Bölgesinden yılın ilk dokuz ayında toplam 1 Milyar 543 Milyon tutarında hububat bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri ihracatı gerçekleştirildiğini ifade eden Türkiye Hububat Sektör Kurulu Başkanı Mahsum Altunkaya yılın son üç ayında ihracatın artarak devam etmesi için gerekli tanıtım çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti.

    GAİB hizmet binasında Mahsum Altunkaya Başkanlığında toplanan Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu ihracat rakamlarını değerlendirirken yılın son üç aylık diliminde gerçekleştirilecek olan faaliyetler hakkında da karşılıklı görüş alışverişinde bulundu. Türkiye Hububat Bakliyat Sektör Kurulu Başkanı ve Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mahsum Altunkaya 2018 yılının ilk 9 ayında gerçekleştirilen ihracat rakamları hakkında bilgiler verdi. Altunkaya yaptığı değerlendirmede “2018 yılının ilk 9 ayda bölgemizden 1 Milyar 543 Milyon tutarında hububat bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri ihracatı gerçekleştirildi. Bu tutar, Türkiye Genelinde sektörümüz ihracatının yaklaşık yüzde 32’si. aynı zamanda bölgemizde yapılan toplam ihracatın yaklaşık yüzde 25’ini sektörümüz gerçekleştirmekte. Bu tablo, sektörümüzün bölgemizin ekonomik durumu açısından önemini ortaya koymaktadır. Aynı zamanda, ihracatımızda komşu coğrafyaların önemli paya sahip olması da çevre ülkelere de gıda sağlanması anlamında bölgemizin sektör ihracatının, Ortadoğu bölgesi için de önemli bir misyon taşıdığını göstermektedir” dedi.

    En fazla ihracat kalemlerini un, makarna ve bisküvi oluşturuyor

    Yılın ilk dokuz aylık sürecinden bölgemizden en fazla ihracat yapılan ürünleri hakkında da bilgiler veren Başkan Altunkaya “Ocak – Eylül döneminde bölgemizin hububat bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri ihracatında ilk sırayı, 356 Milyon 289 Bin Dolar ile Buğday unu Almaktadır. Bunu, 288 Milyon 532 Bin Dolar ile Makarna takip etmektedir. Üçüncü sırada ise 189 Milyon 734 Bin dolar ile Bisküvi-Pasta yer almakta olup; dördüncü sırada 180 Milyon 27 Bin Dolar ile Bitkisel Yağlar bulunmaktadır” dedi.

    İhracatının ilk sırasında Irak yer alıyor

    Güneydoğu Anadolu Bölgesinden dünya genelinde 160 ülkeye hububat bakliyat ihracatı gerçekleştirildiğini de açıklayan Başkan Mahsum Altunkaya en fazla ihracatın Irak’a gerçekleştirildiğini belirterek “Bölgemizden sektör ihracatımızın yaklaşık yarısı 780 milyon 241 Bin Dolar ile Irak’a yapıldı. Irak’ı 196 Milyon 249 Bin Dolar ile Suriye takip ediyor. İlk 9 ayda sektörümüz 160 ülkeye ihracat gerçekleştirdi. Ülke grupları bazında ise 1 Milyar 98 Milyon 830 Bin Dolar ile ihracatımızın %71’ini Ortadoğu Ülkelerine gerçekleştirmiş olduk. Afrika Ülkeleri ise 300 Milyon 740 Bin Dolar ile ikinci sırada yer aldı” dedi.

    Türk Lezzetleri festivali hedef ülkelerde ilgi görüyor

    Türkiye ve bölgeden hububat ve bakliyat ihracatını arttırmak için yürütülen projeler arasında Türk Lezzetleri Festivalinin büyük önem taşıdığının da altını çizen Türkiye Hububat Bakliyat Sektör Kurulu Başkanı ve Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mahsum Altunkaya “Ülkemiz ve bölgemizden gerçekleştirilen ihracatın arttırılması, global pazarlarda aktif roller üstlenmemiz ve mevcut pazarların korunarak yeni pazarların bulunması için çalışmalarımız sürüyor. Sektörümüzle ilgili ihracat pazarlarımızın genişlemesi, farklı pazarlarda rekabet gücümüzü daha da arttırmamız, ihracat hedeflerimize ulaşmamız noktasında hayati önem taşıyor. Bilindiği üzere, sektörel tanıtım grupları geçtiğimiz yıl kapatılarak Türkiye Tanıtım Grubu çatısı altında tek bir çatı altında toplandı. Biz de Türkiye Tanıtım Grubu Koordinasyonunda bu yıl “Makarna Bulgur Bakliyat ve Bitkisel Yağın Dünya Piyasalarında Tanıtımı” kapsamında tanıtım faaliyetlerine başladık. İlk olarak 11 – 19 Ağustos 2018 tarihleri arasında Gana’nın Akra kentinde, Türkiye Markası’nın görsel unsurlarıyla giydirilmiş karavanımızla, Türk lezzetlerini Gana halkına tanıttık. Reklam ve tanıtım faaliyetleri yürüttük. Etkinliklerin birer gününde bir resepsiyon düzenleyerek ilgili ülkenin iş, siyaset ve medya dünyasından temsilcilerle bir araya geldik. Gana etkinliğimizden sonra Moskova’da da bu etkinliğimizi 15 – 23 Eylül tarihleri arasında tekrarladık. Elde ettiğimiz sonuçlar ve gerçekleştirilen tanıtım çalışmalarının sonuçlarını olumlu buluyoruz. Bundan sonraki süreçte ise proje; seçilen hedef ülkelerden Somali, Çin ve Cibuti’de de düzenlenecektir” diye konuştu.

  • Özbekistan ve Rusya 27,1 milyar dolarlık anlaşmalara imza attı

    Özbekistan-Rusya Bölgelerarası İşbirliği Forumu’nda 27,1 milyar dolarlık anlaşmalar imzalandı.

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Özbekistan’a 2 günlük devlet ziyareti kapsamında gerçekleştirilen Özbekistan-Rusya Bölgelerarası İşbirliği Forumu’nda 27,1 milyar dolarlık anlaşma ve sözleşmeler imzalandı.

    İki ülke bakanları, devlet kurumları üst düzey yöneticileri, bölgeler valileri ve iş dünyasının önemli isimleri katılımıyla gerçekleştirilen forumda, toplam değeri 27,1 milyar dolar olan 785 anlaşma, sözleşme ve mutabakat imzalandı.

    Özbekistan Ekonomi Bakanlığı Basın Hizmeti tarafından yapılan açıklamaya göre, ticaret alanında toplam tutarı 1,76 milyar dolar olan 600 sözleşme, yatırım alanında toplam değeri 25,3 milyar dolar olan 185 anlaşma ve mutabakata imza atıldı. Varılan anlaşmalara göre, 79 yeni ortak şirket kurulacak, 23 Ticaret evi ve Özbekistan’da 20 toptan ticaret merkezi oluşturulacak.

    Forumda ayrıca, iki ülke üretim şirketleri arasında ticari alanda işbirliğine yönelik 1,2 milyar dolar değerindeki 242 mutabakat ve ortak yatırım projelerini gerçekleştirilmesini öngören 1,4 milyar dolar değerindeki 136 mutabakat imzalandı.

  • Gübretaş’tan Katar’a 10 milyon dolarlık ihracat hedefi

    Milli ekonomiye katma değer sağlama hedefiyle ihracat alandaki çalışmalarını sürdüren Gübre Fabrikaları Türk Anonim Şirketi (GÜBRETAŞ), Katar’dan Al Baida Group ile imzaladığı distribütörlük anlaşmasıyla Katar’ın yanı sıra Umman ve Kuveyt pazarlarına da bitki besleme ürünlerini ulaştıracak. İmzalanan sözleşmeyle 1 milyon dolarla başlayan gübre ihracatının 10 milyon dolara ulaştırılması hedefleniyor.

    Türkiye Tarım Kredi Kooperatiflerinin en büyük şirketi olan Gübretaş, Katar’dan Al Baida Group ile işbirliği sözleşmesi imzaladı. Gübretaş Ankara Bölge Müdürlüğünde imzalanan distribütörlük anlaşmasıyla Gübretaş Katar’ın yanı sıra Umman ve Kuveyt pazarlarına da bitki besleme ürünlerini ulaştıracak.

    İmza töreninde konuşan Gübretaş Yönetim Kurulu Başkanı Fahrettin Poyraz, “Bugün imzalayacağımız anlaşma hem Katar-Türkiye arasındaki kardeşlik bağlarının gelişmesi, hem de ülkelerimiz açısından en stratejik sektörlerden olan tarım alanında önemli bir kilometre taşı niteliğindedir. Türkiye bitki besleme sektörünün en geniş ürün yelpazesine sahip olan Gübretaş’ın son yıllardaki en önemli hamlelerinden biri ihracata yönelmek oldu. Tarım Kredi ailesi olarak milli ekonomiye katma değer sağlamak için başta Gübretaş olmak üzere tüm şirketlerimizle uluslararası alanda neler yapabileceğimizi değerlendiriyoruz” ifadelerini kullandı.

    10 milyon dolarlık ihracat hedefi

    Poyraz, konuşmasına şöyle devam etti:

    “10 yıl önce Türkiye’nin yurt dışındaki en büyük sanayi yatırımına imza atan Gübretaş, 2017’den itibaren ağırlık verdiği ihracat çalışmalarıyla sektördeki Ar-Ge birikimini katma değere dönüştürerek yurt dışına gübre satışı yapmaya başladı. Gübretaş, bu çalışmalarla bir yıl içinde 10’dan fazla ülkeye gübre ihracatı gerçekleştirdi.”

    Poyraz, Katar’ın yanı sıra bölgedeki Kuveyt ve Umman için ana distribütörlük anlaşması yaptıkları Al Baida şirketiyle hali hazırda bir yıl içinde 1 milyon dolarla başlayan gübre ihracatının 10 milyon dolar seviyesine ulaştırma hedefi koyduklarını ifade etti.

    “Sadece gübreyle sınırlı kalmamasını tarım sektörlerinin farklı alanlarını da kapsayacak hızla büyüyen bir sinerjiye dönüşmesini arzu ediyoruz”

    “Tarım Kredi bünyesindeki diğer şirketlerimizde farklı kıtalarda birçok ülkeye gerçekleştirdikleri ihracatı gün geçtikçe artmaktadır” diyen Poyraz, “Gübretaş’ın Al Baida Group ile yaptığı bu ticari işbirliğinin, sadece gübreyle sınırlı kalmamasını ve Türkiye ile Katar tarım sektörlerinin farklı alanlarını da kapsayacak hızla büyüyen bir sinerjiye dönüşmesini arzu ediyoruz. Bu amaçla Tarım Kredi bünyesindeki bitki koruma, gıda tedariki, sulama ve sera sistemleri ve tohumculuk gibi farklı alanlardaki diğer şirketlerimizle ilgili tarımsal işbirlikleri de gerçekleştireceğiz. Bu anlaşmanın hem Katar ve Türkiye tarımı, hem de her iki şirketimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ederim” şeklinde konuştu.

    Al Baida Group Yönetim Kurulu Başkanı Ali Al Misnad, bu her iki ülke arasındaki dostluk için Türk halkına teşekkür ederek, birlikteliklerinin meyvelerini çok yakın zamanda vereceğini ifade etti. Al Misnad, “Her iki ülke arasındaki bu iki firmanın ve sonrasında Tarım Kredi gibi güzide bir kurumunda dahil olmasıyla Al Baida firmasıyla Gübretaş arasındaki imzalanacak sözleşmeyle birlikte iki ülkenin farklı bir boyutta yakınlaşmasına da vesile olacaktır” ifadelerini kullandı.

    Katar’ın Ankara Büyükelçisi Salem Bin Mubarek Al Shafi ise imza töreninin iki ülkenin ilişkilerini güçlendireceğini vurguladı.

    Konuşmaların ardından Gübretaş Yönetim Kurulu Başkanı Fahrettin Poyraz ve Al Baida Group Yönetim Kurulu Başkanı Ali Al Misnad işbirliği sözleşmesini imzaladı.

    İmza törenine Gübretaş Yönetim Kurulu Başkanı Poyraz, Al Baida Group önetim Kurulu Başkanı Al Misnad, Katar’ ın Ankara Büyükelçisi Salem Bin Mubarek Al Shafi’nin yanı sıra Gübretaş Başkanvekili Ahmet Bağcı, Genel Müdür İbrahim Yumaklı, Al Baida Pazarlama Müdürü Mohammed Elwan ile Tarım Kredi Kooperatifleri ve Gübretaş yetkilileri katıldı.

    Uluslararası pazarda ihracat çalışmalarının meyvelerini almaya başladı

    Türkiye’nin ihracat hedefleri doğrultusunda atılım yapan Gübretaş, 2017’de başlattığı uluslararası pazarda ihracat çalışmalarının meyvelerini almaya başladı.

    Türkiye Tarım Kredi Kooperatiflerinin en büyük şirketi olan Gübretaş, 2017’den itibaren özellikle bitkiye özel sıvı-toz gübrelerin bölge ülkeler başta olmak üzere yurt dışı pazarlarda satışı için ihracat faaliyetlerine başladı. Gübretaş, Ortadoğu, Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ve Afrika bölgesinde yürüttüğü çalışmalarla son bir yılda Katar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Azerbaycan, Gürcistan, Ukrayna, Afganistan, Orta Asya Türk Cumhuriyetleri, Irak ve Fas gibi 10’dan fazla ülkede distribütörlük anlaşmaları yaparak ürün satışı gerçekleştiriyor.

    Çevre ülkelerin yanı sıra Ortadoğu, Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ve Afrika pazarlarına da ürünlerini ulaştırmayı hedefleyen Gübretaş, bu çerçevedeki önemli işbirliği anlaşmalarından birini Katar ile gerçekleştirmiş oldu. Katar’ın en büyük şirketlerinden biri olan Al Baida Group ile başlatılan ticari ilişki kapsamında, 2018’in ilk 9 ayında 485 ton sıvı-toz gübre ihracı gerçekleştirilen ülkede halen pazar oluşturma çalışmaları da devam ediyor. İki şirket arasındaki ticari hacmin hızla artırılması ve birkaç yıl içinde 10 milyon dolara ulaştırılması hedefleniyor. Al Baida Group, yapılan sözleşme ile Katar’ın yanı sıra bölgedeki Umman ve Kuveyt pazarlarına da Gübretaş ürünlerini ulaştıracak.

  • 6,3 milyar dolarlık yatırım değeri ile STAR Rafineri

    Türkiye’de reel sektörün tek noktaya yaptığı en büyük yatırım olan STAR Rafineri, SOCAR Türkiye’nin Rafineri-Petrokimya entegrasyonunu hayata geçiriyor. Türkiye’nin işlenmiş petrol ürünü ihtiyacının yüzde 25’ini tek başına karşılayacak olan STAR Rafineri, yıllık 10 milyon ton ham petrol işleme kapasitesine sahip. Şirket, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in de katılımıyla yarın düzenlenecek törenle üretim faaliyetine başlıyor.

    Türkiye’nin işlenmiş petrol ürünü ihtiyacının yüzde 25’ini tek başına karşılayacak olan STAR Rafineri, aynı zamanda Türkiye’nin ilk Stratejik Teşvik Belgesini alan şirket olma özelliğini taşıyor. STAR Rafineri ülke ekonomisi ve sanayinin ihtiyaçları gözetilerek stratejik ürünlere odaklanıyor. Yıllık 10 milyon ton ham petrol işleme kapasitesine sahip STAR Rafineri’de yılda 4,8 milyon ton dizel ve 1,6 milyon ton naftanın yanı sıra ülkemizdeki cari açığın önemli bileşenlerinden olan jet yakıtı ve LPG gibi petrol ürünlerinin de üretimi gerçekleştirilecek. STAR Rafineri, Türkiye’nin en büyük enerji projelerinden biri olarak petrol ürünleri ithalatında her yıl 1,5 milyar dolar civarında tasarruf sağlayacak. Farklı ham petrol türlerini işleme teknolojisi ve 63 tank ile yaklaşık 1 milyon 640 bin metreküp depolama kapasitesiyle STAR Rafineri, Türkiye’nin rekabet gücünü artıracak.

    STAR Rafineri, inşaatın en yoğun olduğu dönemde 3 binden fazla mühendis, 14 ülkeden 19 bin 500 kişiye istihdam sağlarken, işletme döneminde de bin 100 kişiye istihdam sağlayacak. Şirkette elektrik kablolarının toplam uzunluğu ise tam 5 bin 400 kilometre. Türkiye petrokimya sektörünün dışa bağımlılığını azaltacak STAR Rafineri’de petrokimya sektörü için önemli ham maddeler olan nafta, ksilen ve reformat ile cari açığın önemli kalemlerini oluşturan dizel, jet yakıtı, LPG ve petrokok gibi petrol ürünlerinin üretimi gerçekleştirilecek. STAR Rafineri, yarın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in de katılımıyla yarın düzenlenecek törenle üretim faaliyetine başlayacak.

    Rakamlarla STAR Rafineri

    STAR Rafineri, petrol ürünleri ithalatında her yıl 1,5 milyar dolar tasarruf sağlayacak. Türkiye’nin işlenmiş petrol ürünü ihtiyacının yüzde 25’ini tek başına karşılayacak. Günde 214 bin varil ham petrol işleme kapasitesi, günlük 34 bin metreküp ham petrol işleme kapasitesi ve bin 640 milyon metreküp depolama kapasitesi bulunacak. Yılda 4,8 milyon ton düşük kükürtlü motorin, yılda 1,6 milyon ton jet yakıtı, yılda 1,6 milyon ton nafta, yılda 300 bin ton LPG üretecek.

  • Yılmaz: “Çukurova’da 100 milyar dolarlık krom zenginliği var”

    Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Maden Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Mehmet Yılmaz, Çukurova’da 100 milyar dolarlık krom zenginliği olduğunu tahmin ettiklerini söyledi.

    Adana’da Maden Mühendisleri Odası’nın ev sahipliğinde düzenlenen ‘Krom Çalıştayı’nda Türkiye ve dünyadaki krom madenciliği, jeolojik yapısı, üretim zenginleştirme yöntemleri, ferrokrom yatırımları ve satış pazarlama konuları uzmanlar tarafından masaya yatırıldı.

    Çalıştayın açılışında konuşan Yılmaz, Türkiye’de ve Çukurova Bölgesi’nde gerçekleşecek yüksek kapasiteli, yeni tesislerin 100 milyar dolarlık krom zenginliği olduğu tahmin edilen geniş altyapı olanaklarının da gün yüzüne çıkmasına vesile olacağını kaydetti. Yılmaz, “Gerekli ferrokrom tesisinin kurulması ülkemizdeki çelik endüstrisini de buna uyarlayarak kendi kaynaklarımızı kendimizin ortaya çıkarmasının önünü açacaktır. Kromdan yaklaşık 10 kat daha fazla katma değer sağlayan ferrokrom, ülkemiz ekonomisine ve iş yaşamına uzun vadede büyük katkı koyacaktır” dedi.

    Kroma olan talep katlandı

    2010 yılında dünyada üretilen krom cevherinin yüzde 31‘inin dış ticarete konu olurken bu oranın 2017 yılında yüzde 46‘ya yükseldiğini ancak 2017 yılında 14,2 milyon tona ulaşan küresel ithalatın yüzde 97’si olan 13,7 milyon tonunun doğrudan Çin tarafından gerçekleştirildiğini anımsatan Yılmaz, şunları söyledi:

    “2017 yılında Türkiye’nin dünya krom cevheri üretimindeki payı yaklaşık yüzde 5’e, dünya ihracatındaki payı yüzde 8 civarına, ferrokrom üretimindeki payı ise kabaca yüzde 1’e gerilemiştir. Türkiye kromlarının yüksek vasıflı özellikleri ve ülkemizin dünyadaki ulaşım aksları açısından coğrafi konum avantajları göz önüne alınıp, ülkemizde ve özellikle Çukurova, Adana bölgesinde yeni yapılacak yatırımlarla kroma bağlı sanayi ürünlerinde kendine yeter ülkelerden biri olmak ve böylece Güney Afrika-Çin krom pazarı ekseninden nispeten bağımsız bir yapıya kavuşmak ancak krom üreticisi şirketlerin entegre projeler etrafında bir araya gelmesi ve sektörün sermaye ve yönetim eksikliklerinin giderilmesi ile mümkün olabilecektir. Metal fiyatlarının artmasıyla kroma olan talep de katlanmıştır. Artan talep de krom fiyatının yükselmesine neden olmuştur. Adana’nın Aladağ ilçesi Türkiye’nin krom ihracatının yüzde 25’ini tek başına karşılayan bir yapıdadır. Geçmiş yıllarda Adana’nın Aladağ ilçesine yapılan maden yatırımları ekonomiye, ihracata ve istihdama katkı koyduğu gibi kentten köye yeniden dönüşün de önünü açmıştır. Bu gerçekler ışığında vurgulamamız gerekiyor ki; krom ve ferrokrom zenginliği olduğu düşünülen bölgelerde iş makinelerine dayanıklı yollar yapılması, yeterli enerji ve su temin edilmesi, tamamlanmış altyapı olanaklarıyla sektörün rahatlıkla yatırım yapabileceği ortamlar da sunulmalıdır.”

    Ferrokrom yetersiz düzeyde

    TMMOB Maden Mühendisleri Odası Genel Başkanı Ayhan Yüksel ise, “Tüm metalik madenlerde olduğu gibi krom madenciliğinde de hedef uç ürün olmalıdır. Ülkemizde krom madenciliğinde uç ürün kavramı öncelikli olarak sallantılı masalarda sonrasında ise ne yazık ki ferrokrom üretimi düzeyinde kalmıştır. Üretimde yüzde 5 ile dünya dördüncüsü, ihracatında ise yüzde 8 ile dünya üçüncüsü olan ülkemiz ne yazık ki ferrokrom üretiminde yüzde 1 seviyesinde kalmıştır. Ancak krom madenciliğinin nihai uç ürünü olan paslanmaz çelik üretiminde ise ne yazık üretimimiz yoktur. Paslanmaz çeliğin kullanılarak gerçekleştirilecek sanayi üretimlerini ise ne yazık ki ağzına alan yok desek yeridir” dedi.

    Ülkemizin ihtiyacı olan enerjinin, yerli maden kaynaklarından karşılanmasının öncelikli hedef olması gerektiğini ifade eden Yüksel, “Sanayinin ihtiyacı olan ucuz enerji üretiminin sağlanması ve bu enerjinin sürekli ve güvenilir olması bakımından, yerli maden kaynaklarımızın kullanılması kaçınılmaz bir gerekliliktir” diye konuştu.

    Madencilik sektörünün ilgilisi ve maden sektöründen 300 kişinin katıldığı çalıştayda CHP Adana Milletvekilleri Müzeyyen Şevkin, Ayhan Barut, Adana Ticaret Odası Başkanı Atilla Menevşe ve ÇÜ Maden Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Özen Kılıç da konuşmalarında krom ve ferrokromun önemine vurgu yaptı.

    Çalıştayda, Ali Kemal Akın; ‘Türkiye ve dünyadaki krom rezervleri, jeolojik yapısı ve özellikleri’, Prof. Dr. Ahmet Demirci; ‘Krom Madeni Üretim yöntemleri’, Sabri Karahan; ‘Krom madeni zenginleştirme yöntemleri’, Eti Krom; ‘Türkiye ve dünyada ferrokrom’, Prof. Dr. Mustafa Topaloğlu; ‘Krom madeni ve madencilikle ilgili son hukuki düzenlemeler’, Türk Maadin AŞ’den Ömer Yavuz; ‘Krom madenciliğimizde yeni tavır, yeni eylem’ ve Şeyda Çağlayan ise ‘Krom madeni satış pazarlama’ konularını detaylarıyla ele aldı. Çalıştay, değerlendirme toplantısıyla sona erdi.