Etiket: Dolarlık

  • 2015’te 2 Milyon 834 Milyon Dolarlık Fındık İhraç Edildi

    Türkiye’nin 2015 yılı Fındık ve Mamulleri ihracatı 2 milyar 834 milyon Dolar olarak gerçekleşti ve sektörün ihracat rekoru tazelenmiş oldu.

    İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İFMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Haydar Gören, 2015 yılında Türkiye’nin 2 milyar 834 milyon Dolarlık Fındık ve Mamulleri ihracatı gerçekleştirerek değer bazında yeni bir rekor kırdığını, bu çerçevede 2015 yılında kayda değer yegane artışın sektörde gerçekleştiğini belirterek bu konuda küresel ihracat ve üretim bağlamındaki lider konumumuzun devam ettiğini dile getirdi.

    Gören, İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği olarak, 2015 yılını yüzde 20 artışla 1 milyar 67 milyon Dolar’lık ihracat ile tamamladıklarını ve yılardır süregelen istikrarlı başarılı performanslarını 2015 yılında da devam ettirmenin haklı gururunu yaşadıklarını bildirdi.

    “DÜNYANIN HEMEN HER BÖLGESİNE FINDIK İHRAÇ EDİYORUZ”

    Gören, Türkiye Geneli Fındık ve Mamulleri sektörü olarak 2015 yılında İtalya’dan Kanada’ya, Japonya’dan Avustralya’ya, Arjantin’den Güney Afrika Cumhuriyeti’ne kadar dünyanın hemen her tarafındaki 110’un üzerinde ülke ve gümrük bölgesine ihracat gerçekleştirdiklerini, pazar yelpazelerinin daha da genişletilmesi için çalışmalarının ve projelerinin devam ettiğini belirtti.

    “NET İHRACAT YAPIYORUZ”

    Gören, Fındık ve Mamulleri sektörü olarak, tamamen yerli girdi kullanarak ülkeye net ihracat geliri kazandırdıklarını, Türkiye’nin cari açığının kapatılmasına, büyüme ve istihdam katkı sağlamaya devam ettiklerini dile getirdi.

    “2023 İHRACAT HEDEFLERİMİZİ YUKARI TAŞIYORUZ”

    Ali Haydar Gören, doğru stratejiler ve yapılan çalışmaların meyvesini vermesi sonucunda 2023 ihracat hedefi olarak ilk başta belirlenen 2,5 milyar Dolar rakamının 2015 yılında aşıldığını ve hedefin yıllar içinde sürekli yukarı revize edildiğini, son olarak ise Cumhuriyetin 100. Yılında 4 milyar Dolar’ın üzerinde ihracat gerçekleştirerek bu başarı grafiğini taçlandırmayı hedeflediklerini dile getirdi.

    “İFMİB OLARAK EN ÇOK İHRACAT YAPAN FİRMALARI KUTLUYORUZ”

    Gören, İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği olarak geleneksel biçimden çok ihracat yapan üye firmalarını kamuoyuna açıkladıklarını belirtti, dereceye girsin girmesin ülke ihracatının artması için çalışan tüm firmaları kutladı ve başarılarının artarak devamını diledi.

    2015 Yılında En Fazla Fındık ve Mamulleri İhracatı Yapan Firmalar şu şekilde sıralandı; Progıda Tarım Ürünleri, Balsu Gıda Sanayi, Stellıferı Fındık Ve Gıda Sanayi, Yılmaz Tarım Ürünleri Sanayi, Çakmaklar Gıda Sananayi, Nuteks Zirai Ürünler Gıda, S.E.P. Gıda Sanayi, Karın Gıda Sanayi, Yılmaz Kardeşler Gıda Sanayi, Arslantürk Tarım Ürünleri Sanayi, Aydın Kuruyemış Sanayı, İstanbul Fındık Sanayi, Sarılar Dış Ticaret, Aydın Fıstık Fındık Pazazarlama, Futem Gıda Tıcaret, Tadım Gıda Maddeleri Sanayi, 4 firma ise isminin açıklanmasını istemedi.

  • Siirt’te 1 Milyar Dolarlık Yatırım Durdu

    Siirt’te 1 milyar dolar ile Çetin HES Enerji Projesi yatırımı bulunan Norveç firmasına ait Statkraft Enerji AŞ.’nin çalışmaları durduruldu.

    Edinilen bilgilere göre, Siirt kent merkezine 65 kilometre uzaklıkta, Şirvan ve Pervari ilçesi arasında bulunan Botan Çayı üzerinde 2011 yılında yapımına başlanan Çetin Hidroelektrik Santrali Projesi, bölgede yaşanan sorunlardan dolayı 10 gün önce tüm çalışmalar durduruldu. Barajda taşeron firma bünyesinde çalıştırılan yaklaşık 900 işçi ücretli izne gönderildiği belirtildi.

    ŞİRKETTEN AÇIKLAMA YAPILDI

    İHA muhabirinin konuyla ilgili ulaştığı Statkraft Enerji A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Ayşe Filiz Kolat, inşaat işlerinin büyük bölümünün kısa süreli ve geçici olarak askıya alma kararı alındığını söyledi. Kolat, “Statkraft Çetin Projesi’ndeki inşaat işlerinin bir bölümünü kısa süreli ve geçici olarak askıya alma kararı almıştır. Ana yüklenici Salini Ipregilo’nun yerel istihdam, alt-yükleniciler, sağlık-iş güvenliği ve genel güvenlik konularında yaşadığı sorunlar pek çok alanda işlerin gecikmesine sebep olmaktadır. Projede ilerleme kaydedilebilmesi için şartların önemli ölçüde iyileştirilmesi gerekmektedir. Amacımız Çetin Projesini zamanında ve güvenli bir biçimde tamamlamaktır. Proje paydaşları ile birlikte, buna yönelik bir program oluşturmaya çalışmaktayız. Bu süreçte inşaat işlerinin bir bölümünün geçici olarak durdurulması sebebiyle sahada görevli personel sayısı azaltılmıştır” dedi.

    Barajda taşeron firma bünyesinde çalışan yaklaşık 900 işçinin çoğu Siirt merkez ve ilçelerinden istihdam ediliyordu. İşçilerin bir kısmına tazminatları ödenirken, bir kısım işçi de ücretli olarak izne gönderildi.

  • Bagfaş 4 Buçuk Milyon Dolarlık Sipariş Aldı

    Balıkesir’in Bandırma ilçesinde Türkiye’nin Gübre Sektöründeki Dev Kuruluşu BAGFAŞ, Avrupa ve Lübnan’a ihraç edilmek üzere 19 bin 800 ton gübre siparişi aldı.

    Türkiye’nin gübre sektöründeki dev kuruluşu BAGFAŞ, Avrupa ve Lübnan’a ihraç edilmek üzere, TRAMMO, Keytrade ve Agrofertrans firmalarından toplam tutarı 4 milyon 473 bin dolar olan 17 bin 700 ton Granül Kalsiyum Amonyum Nitrat (CAN) gübresi ve 2 bin 100 ton Di Amonyum Fosfat (DAP) gübresi siparişleri aldı.

    BAGFAŞ’tan yapılan açıklamada, “Sevkiyatlar Aralık ayında tamamlanacaktır. Ödemeler mal mukabilidir” denildi.

  • Prof. Dr . İhsan Bakır: “Türkiye 1 Trilyon Dolarlık Dünya İlaç Pazarından Pay Alacak”

    Prof. Dr. İhsan Bakır, “Türkiye, klinik araştırmalarına yapılan yatırımlarla 1 trilyon dolarlık dünya ilaç pazarından hak ettiği payı alacak. Dünyanın saygın üniversiteleri olan Oxford ve Cambridge ile ortaklaşa klinik araştırmaları başlatacağız” dedi.

    İlaç ve klinik araştırmalarda dışa bağımlılığın önüne geçmek için harekete geçen Sağlık Bakanlığı, ülkemizin kendi ilacını üretmesi ve klinik testleri yapmasına imkan veren Faz 1 uygulamasını başlattı.

    Kamu Hastaneleri Birliği Çekmece Genel Sekreterliği bünyesinde yer alan Mehmet Akif Ersoy Kalp Eğitim ve Araştırma Hastanesi bir ilke imza atarak, Sağlık Bakanlığı’ndan Faz 1 uygunluk belgesi aldı. Bu belge ile birlikte hastane bünyesinde kurulan özel klinikte ilaç ve tedavi araştırmaları yapılabilecek.

    Kamu kurumları içinde ilk defa Mehmet Akif Ersoy Kalp Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde kurulan Klinik Araştırma Merkezi hakkında bilgi veren Çekmece Bölgesi Genel Sekreteri ve İstanbul Mehmet Akif Ersoy Kalp Hastanesi Kurucu Başhekimi Prof. Dr. İhsan Bakır, “Gönüllü hastalar üzerinde yeni ilaçların testleri yapılabilecek. Dünyada ölüm sebeplerinde ilk sırada yer alan kalp krizi, kanser ve inme gibi hastalıkları önleme adına yeni ilaç ve tedavi yöntemleri araştırılacak. Türkiye, klinik araştırmalarına yapılan yatırımlarla 1 trilyon dolarlık dünya ilaç pazarından hak ettiği payı alacak. Dünyanın saygın üniversiteleri olan Oxford ve Cambridge ile ortaklaşa klinik araştırmaları başlatacağız” diye konuştu.

    İstanbul Mehmet Akif Ersoy Kalp Hastanesi Kurucu Başhekimi Prof. Dr. İhsan Bakır, “Kalp cerrahisinde elde ettiğimiz başarıyı klinik araştırmalar alanına taşımayı hedefliyoruz. Gönüllüler aracılığıyla pek çok hastalığın tedavisinde yeni teknikler ortaya konulacak. İlaç ve klinik araştırmalar alanında yurt dışına ödenen milyonlarca dolar para Türkiye’de kalacak. Hastanemiz bünyesinde 12 yataklı olarak dizayn edilmiş hekim, hemşire, laborant, farmakolog vb. meslek mensuplarından oluşan geniş bir ekiple Türkiye’nin en büyük Faz I Kliniği’ni kurduk. Sağlık sektörüne ilaç, biomedikal cihaz üretimi için bilimsel bakış açısı kazandıracak ortam sunmayı amaçlıyoruz. Bu klinik özellikle ülkemizde üretilmesi planlanan ilaç potansiyeline sahip araştırma ürünlerinin test edilerek geliştirilmesine olanak sağlayacaktır. Ayrıca kliniğimiz hastanemizde eğitim alan asistanlarımızın klinik araştırmalarda yer almasını sağlayarak tecrübeli uzman araştırmacı altyapısı kurmada ve klinik araştırma tecrübesi olan hemşire ve yardımcı personel yetiştirme imkanı sağlayacaktır. Bu sayede ülkemizde yapılacak moleküler düzeyde araştırmaların önünü açacaktır” diye konuştu.

    “KLİNİK ARAŞTIRMALARINDA ÖNCÜ ÜLKE OLACAĞIZ”

    İMAEH Faz I kliniğinin uluslararası Faz I klinik araştırmalar ağına dahil olabilmesi için ön görüşmelere başladıklarını ifade eden Prof. Dr. İhsan Bakır, “Dünyanın önde gelen Oxford ve Cambridge gibi klinikleriyle ortak araştırmalar yürütmek ve tecrübe paylaşımında bulunmak istiyoruz. Bu anlamda yakın zamanda Avrupa ve ABD’den kliniklerle işbirliği çalışmaları başlatacağız. Dünyada her 4 saniye bir kişi kanserden, 6 saniyede bir kişi de inmeden ölmekte. Bu alanda kullanılan ilaçların tamamına yakını yurt dışından ithal ediliyor. Yüksek araştırma geliştirme potansiyeline sahip çalışmaların yapılmasına olanak tanıyan bir merkez açtık. Dünyada her yıl ilaç endüstrisi dünyadaki klinik araştırmalara 70 milyar dolar harcamaktadır. Klinik araştırma yatırımlarının artmasıyla ülkemiz bu pastadan yaklaşık 900 milyon dolar pay alabilecek durumdadır. Ülkemizde klinik araştırma çalışmaları kapsamında 2006 yılı yatırımının 7 milyon dolar olduğu, 2015 yılında 87 milyon dolara ulaşması, 2023 yılında ise 218 milyon dolar olması öngörülmektedir” dedi.

  • 13 Milyon Dolarlık Yatırım Hizmete Açıldı

    İnovatif arıtma tesisi unvanını Türkiye’de ilk defa elde eden Yeşil Çevre Arıtma Tesisi İşletme Kooperatifi, 52 bin 500 metreküp olan kapasitesini törenle 150 bin metreküpe çıkardı. Bursa Valisi ve Yeşil Çevre Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Münir Karaloğlu, Nilüfer Çayı’nın eskisi gibi temiz akacağını ve balık tutulabileceğini söyledi.

    KOSAB, GÜSAB, Barakfakih Sanayi Bölgesi, Kestel Sanayi Bölgesi, Kestel ve Gürsu ilçe yerleşim alanları ve İsabey bölgesindeki Endüstriyel Sanayi tesislerinin bulunduğu bölgelere hizmet veren Yeşil Çevre Arıtma Tesisi İşletme Kooperatifi, arıtma kapasitesini 52 binden 150 bin metreküpe çıkarttı. 2006 yılından bugüne son teknoloji sistemlerle hizmet vermeye çalışan Yeşil Çevre Arıtma Tesisi İşletme Kooperatifi, bugün ulaştığı noktada arıtmada kapasitesini üç katına çıkartarak, patentli ön arıtma ünitesi olan mikroflotasyon sistemi ve son çökeltme havuzlarındaki Lamella uygulaması ile Türkiye’de yine bir ilki gerçekleştirdi. Kapasite arttırma töreninde konuşan Bursa Valisi ve Yeşil Çevre Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Münir Karaloğlu, “Bu arıtma tesisimizde sanayi kuruluşlarımızın yanı sıra bölgede yaşayan 150 bin insanımızın evsel atığı arıtacak. Yeni geliştirilen uzaktan algılamayla teknolojisiyle Çevre Şehircilik Bakanlığı bizi denetleyebilecek. Bunun yanında vatandaşlarımız da istediği zaman online takip edebilecek. Başlatmış olduğumuz denetim çalışmalarıyla artık Nilüfer Çayı’nda geçmişte olduğu gibi balık tutulabilecek. Bunun olması için herkes az kirletecek. Kirletmek zorundaysa da bunu arıtacak. Arıtmadan doğrudan doğa kimse kirlettiğini bırakmayacak. Artık kapasite sıkıntımız da yok. 50 bin metreküp kapasiteden günlük 150 bin metreküp kapasiteye çıkabilecek bir alt yapıyı oluşturduk. Şuanda 100 bin metreküpü arıtabiliyoruz” dedi.

    “SANAYİCİMİZE SON UYARI”

    Yeşil Çevre atık çamuru da kendi içinde bertaraf edeceğini ifade eden Karaloğlu, “Eskiden çamuru kurutup bir yerlerde depoluyorduk. Ama artık bunu da yaktığımız için yüzde 98 civarında bertaraf ediyoruz. Çok güçlü bir denetim ekibi kurduk. Fabrikalarımızı ziyaret ediyoruz. Sanayicimizin bazılarını kutluyoruz. Ama bazıları hala direniyor. Onlara da son uyarımız olsun. Artık bu şehrin çevre konusunda toleransı yok. Bu şehirde sanayi olacak. Üretim mutlaka olacak. Ama yeşil üretim olacak. Sanayicimiz üretirken çevremizi kirletmeyecek” diye konuştu.

    “400 MİLYONLUK ARITMA YATIRIMI GERÇEKLEŞTİRİYORUZ”

    Bursa’nın bir yandan büyüdüğünü bir yandan da sorunların çözümü konusunda da hızla hareket ettiklerini ifade eden Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, “Büyüyen ve üreten Bursa’da çevreye zarar vermeden kaliteli üretimler yapabilmek tek amacımızdır. Çevreyi zehirlemeden bu üretimleri gerçekleştirmektir. Bu kapsamda Bursa örnek bir şehir oluyor. Adımlarımızı sağlıklı kent olarak hızlı bir şekilde atmaya devam ediyoruz. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak 400 milyonluk arıtma tesisi yatırımı gerçekleştiriyoruz. Derelerimiz temiz aksın, Gemlik Körfezi temizlensin diye. İnşallah bir yıl sonra Gemlik Körfezi’de Akdeniz sahilleri gibi olacak. Marmara bölgesinin temiz olması için sadece Bursa’nın elini taşın altına koyması yetmiyor. Marmara bölgesini kirleten pis suyun yarısı Tuna Nehri’nden geliyor. 10 ülke ve 80 şehir ile ilgili bir çalışma başlatıyoruz. Artık tuna da kirlenmeyecek. Marmara da temiz olacak” şeklinde konuştu.

    Bu proje sadece kooperatifin değil tüm dinamiklerin sahiplendiği bir proje olduğunu ifade eden BTSO Başkanı ve Yeşil Çevre Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İbrahim Burkay, “Bursa’nın gelişimini sürdürürken yaşanabilir bir kent olması içinde elimizden gelen tüm gayreti gösteriyoruz. Bundan sonraki hedefimiz kaynaklarımızı daha verimli kullanma adına enerji verimliliği merkezi gibi sistemlerin ne kadar değer olduğunun farkına varmaktır. Bundan sonraki en önemli projemiz ileri arıtma tesisini de hayata geçireceğiz” dedi.

    Kurdele kesiminin ardından törene katılanlar, arıtma tesislerini gezdi.