Etiket: Dolarlık

  • (Özel Haber) Milyon dolarlık filmler bu cihazla çekiliyor

    Milyon dolarlık filmlerin çekildiği Shotover K1 Gyro kamera sistemi artık Türkiye’de. Dünyada sadece 12 tane bulunan Shotover K1 kameranın Türkiye’deki sahibi, Görüntü Yönetmeni ve pilot Uğur İçbak. İçbak şu an tüm dünyada vizyonda olan “Inferno” (Cehennem) filminin İstanbul çekimlerini üstlenmiş.

    Her geçen gün gelişen teknoloji sinema sektöründe de önemli yenilikleri beraberinde getiriyor. Gişe rekorları kıran Hollywood filmlerinde kullanılan çekim teknikleri için son sistem kameralar kullanılırken, gelişen teknoloji Türk sinema sektöründe de kendini gösteriyor. Dünyada sadece 12 tane bulunan Shotover K1 Gyro kamera sistemi artık Türkiye’de. Dünyanın en gelişmiş Gyro sistemi özel sipariş ile üretiliyor. Türkiye’de sadece bir tane bulunan kamera sistemini ise Görüntü Yönetmeni ve pilot Uğur İçbak kullanıyor.

    2013 yılında Yeni Zelanda’da üretilen bu sistem, adını oradaki bir nehirden alıyor. Shotover K1, üç boyutlu ve 2 boyutlu çekimlerde kullanılıyor. Benzeri diğer sistemlerden üstün olarak; 6. Aks özelliği sayesinde, kafa tam aşağı baktığında bile dönerek kilitlenmeden çekimler yapılabiliyor. Her yöne dönebilen bir kameranın en güzel özelliği de 28-340 milimetre gibi zoom objektiflerle çok uzağa zoom yaparak hiçbir sarsıntı olmadan görüntü alınabiliyor olması. Şiddetli rüzgarlı ve türbülanslı hava şartlarında bile çekimler yapılabilen kamera ayrıca canlı yayınlarda da kullanılabiliyor.

    Gişe rekorları kıran Inferno filminin hava çekimlerini üstlenen Uğur İçbak, son teknoloji kamera sistemi hakkında bilgiler verdi. İçbak, “Hava çekimlerinde Türkiye’de ve dünyada çalışıyoruz. Bu gördüğünüz cihaz dünyanın en yeni kamera sistemi. Şu anda vizyonda olan Inferno, Tom Hanks’in oynadığı Cehennem filminin hava çekimleri bu kamera ile çekildi. Marslı ve diğer Hollywood filmleri bu cihazla çekiliyor” dedi.

    Tüm Hollywood bu kamerayı kullanıyor

    Türkiye’de yerli-yabancı pek çok reklam, sinema ve dizi filmin hava çekimlerini gerçekleştirdiklerini belirten İçbak, “En son yaptığımız işler arasında son dönem THY reklamları, THY Batman Batmobile reklam filmi ve yapımı devam eden 3. havalimanı projesi, Yavuz Sultan Selim Köprüsü çekimlerini sayabiliriz. Ayrıca ülkemizin yurt dışında tanıtımına büyük katkı sağlayan ’Discover Turkey’s Potantial’ ve Kültür Bakanlığı ile Türk Hava Yolları için ortak yapılmış ’Turkey, Home of Turkuaz’ isimli reklam filmlerini de unutmayalım. ’Turkuaz’ filmi Cannes’de en iyi film seçilerek Altın Yunus ile 18’inci ödülünü aldı. Önümüzde büyük bir Hoollywood filminin hava çekimleri ve bazı reklam filmleri var. Kesinleşmedi ama kısmet olursa benim görüntü yönetmeni olarak, Yavuz Turgul ustamızın bir projesinde Eşkıya ve Av Mevsimi’nden sonra 3. kez kamera arkasında olma ihtimalim var” diye konuştu.

    Uğur İçbak kimdir?

    Hava çekimleri denince akla gelen ilk isim olan Uğur İçbak, özel pilot lisansına sahip, sinema sektörünün önemli görüntü yönetmenlerinden birisidir. 30 yılı aşkın süredir sinema sektörüne emek veren İçbak’ın 700 civarı reklam filmi, klip çalışması ve 16 uzun metrajlı filmi bulunmaktadır. İçbak’ın imzası bulunan filmlerin bazıları ise, “İstanbul Kanatlarımın Altında”, “Eşkıya”, “Vizontele Tuuba”, “Organize işler”, “Hokkabaz”, “Av Mevsimi”, ’Son Mektup”

  • “İran, 20 milyar dolarlık tekstil ve hazır giyim pazarı potansiyeline sahip”

    DEİK’in düzenlediği ’İran’da Tekstil-Hazır Giyim Sektörlerinde İş Yapma ve Yatırım Semineri’ İstanbul’da gerçekleşti.

    Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK)/Türkiye-İran İş Konseyi Başkanı Bilgin Aygül moderatörlüğünde İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Yönetim Kurulu Üyesi, aynı zamanda İHKİB Tahran Türk Ticaret Merkezi Komite Başkanı Ercan Hardal ve İran Ankara Büyükelçiliği Ticaret Müşaviri Hamid Zadboom’un katılımlarıyla gerçekleştirilen ’İran’da Tekstil-Hazır Giyim Sektörlerinde İş Yapma ve Yatırım Semineri’, İstanbul’da gerçekleştirildi. Seminerde, uluslararası ambargonun kaldırıldığı İran ile tekstil ve hazır giyim sektörlerinde potansiyel işbirlikleri ele alındı.

    DEİK/Türkiye-İran İş Konseyi Başkanı Bilgin Aygül, Türk sanayicilerin finansman desteği alarak İran’da faaliyet göstermesinin gerekliliğine dikkat çekti. Konsey Başkanı Aygül, İran’da Türk işadamlarını bekleyen fırsatlara ilişkin olarak, “İran’da marka çıkarmanın tam zamanı. İran’da Türk tekstil ve hazır giyim ürünlerine çok ciddi bir talep var. Ticaretin yanısıra işbirliği, yatırım da önemli. 2005 yılında Türkiye ile İran arasında çifte vergilendirmenin önlenmesi ve yatırımların karşılıklı teşvikine ilişkin iki ayrı anlaşma imzalandı. Hızlanan bu ekonomik işbirliği, Tercihli Ticaret Anlaşması’yla da bu taçlandı. İki tarafın siyasi iradesi 30 milyar dolar ticaret hedefi gösteriyor ama maalesef 2012’den sonra ambargo koşulları ve hammadde fiyatlarındaki düşüş sebebi ise ticaretimiz yarıdan fazla düştü. Ancak bu aşılabilecek süreç” dedi.

    İran’ın bugüne kadar Avrupa, Rusya, Hindistan, Çin ile yaptığı anlaşmaların toplamının 200 milyar dolar olduğunu vurgulayan Aygül, “Türkiye’nin finansman desteği alarak sanayicilerinin İran’da yerini alması önem arz ediyor” diye konuştu.

    İran’ın Ankara Büyükelçiliği Ticaret Müşaviri Hamid Zadboom ise, Türkiye’nin ürettiği tekstil ürünlerinin İran’da yüksek talep gördüğünü belirterek, “Her iki ülkenin işadamları tekstilde çok iyi olmakla beraber, Türk işadamları bu konuda daha önde. Türk malları İran’da çok beğeniliyor. Öncesinde İran’a kaçak olarak gelen tekstil ürünlerinin artık daha sistemli bir satın alma süreci ile İran’a ulaşması mümkün” ifadelerini kullandı.

    İHKİB Tahran Türk Ticaret Merkezi Komite Başkanı Ercan Hardal ise, Türkiye’nin İran tekstil pazarında Avrupa’nın gerisinde kaldığını belirterek, pazarla ilgili çalışmaların hız kazanması gerektiğini söyledi. Hardal, “İHKİB olarak son 10 aylık dönemde toplam 14 milyar dolar gibi bir ihracatımız var. Burada İran’a da ciddi bir pay çıkarmak istiyoruz. Sektör paydaşlarından ve İran’da iş yapmak isteyen girişimcilerimizden bize ulaşmalarını bekliyoruz” dedi.

    İran’ın hazır giyimde 20 milyar dolarlık tüketim potansiyelinin bulunduğunu vurgulayan Hardal, “20 milyar dolarlık bu potansiyelin yalnızca 986 milyonluk bölümünü karşılayabiliyoruz. Bu da bizim çok geri kaldığımızı gösteriyor” diyerek sözlerini tamamladı.

  • 30 milyon dolarlık cennet çürümeye terk edildi

    Köy Hizmetleri kapatıldıktan sonra bir çok kurumun sahip olmak için mücadele verdiği Marmaris’teki kamp, bir kere daha mahkemelik oldu. İl Özel İdaresi’nin de kapatılmasıyla Büyükşehir’e geçen kamp için Milli Parklar Müdürlüğü Danıştay’a başvurdu ve piyasa değeri 30 milyon dolar olan kampın kendilerine verilmesini istedi.

    Muğla Marmaris’te İçmeler sahilindeki 30 bin metrekarelik eski Köy Hizmetleri Kampı bu defa Büyükşehir Belediyesi ile Milli Parklar Müdürlüğü’nü karşı karşıya getirdi. Müdürlük, amacına uygun kullanılmadığı iddiasıyla Muğla Büyükşehir Belediyesi hakkında tahsis davası açtı.

    Marmaris İçmeler’de denize sıfır 30 bin metrekare alan üzerine 1982 yılında Köy Hizmetleri Kampı, 80’li ve 90’lı yıllarda özellikle üst düzey bürokratların gözde tatil yeri olarak tanındı. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün kapatılmasının ardından İl Özel İdaresi’ne geçti. Başta Orman Bakanlığı ve Milli Parklar Müdürlüğü, dönemin İçmeler Belediyesi olmak üzere bir çok kurum kampın kendilerine verilmesini istedi. Büyükşehir Yasası’yla, İl Özel İdaresi kapatılınca, yaklaşık 10 yıldır atıl durumda olan kamp, Muğla’da oluşturulan Devir Tasfiye Komisyonu tarafından yüzde 75 hissedarı Muğla Büyükşehir Belediyesi olan Muğla El Sanatları Sanayi Limited Şirketi’ne (MELSA) devredildi.

    Muğla Büyükşehir Belediyesi, geçtiğimiz yıl tesisin yerlerini yıktı ve MELSA tarafından eğitim ve dinlenme amaçlı yeni bir tesis yapılacağı açıklandı. Milli Parklar Müdürlüğü, tahsis amacına uygun kullanılmadığı ve izinsiz bina yıkımı yapıldığı gerekçesiyle Büyükşehir Belediyesi’ne tahsis davası açtı. Muğla İdare Mahkemesi, Büyükşehir lehine karar verdi. Bunun üzerine Milli Parklar Müdürlüğü, itiraz etti ve davayı Danıştay’a taşıdı. Kampın kendilerine verilmesi gerektiğini belirten Milli Parklar Müdürlüğü yetkilileri, lehlerine karar çıkmasını beklediklerini, burada Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) ile birlikte ortak deniz biyolojisi araştırma merkezi kurmak istediklerini söyledi.

    Öte yandan, emlakçılar tarafından piyasa değerinin en az 30 milyon dolar olduğu söylenen kampı almak için yurt dışı ve içinden birçok iş adamının da girişimde bulunduğu yine Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü’nün ise su sporları okulları açmak istediği öğrenildi.

    Marmaris Belediye Başkan Yardımcısı Dursun Kaplan, Türkiye’nin cennet köşesinde bir yerde bulunan kampın atıl durumdan kurtarılıp bir an önce halkın hizmetine sunulmasını gerektiğini söyledi. Kaplan, kampın kiraya verilmesi veya işletilmesi durumunda çevre ve deniz kirliliğine dikkat edilmesine vurgu yaparak uyarıda bulundu.

  • “Yılda 10 milyar dolarlık enerji tasarrufu mümkün”

    Araştırmaya göre, Türkiye’de hanelerde yüzde 30, sanayide yüzde 20 ve ulaşımda yüzde 10-15 oranında enerji tasarrufuna ulaşmanın mümkün. Ayrıca, önerilerin hayata geçirilmesiyle yılda 7-10 milyar dolarlık tasarruf elde edilebileceği ifade ediliyor.

    Bain&Company tarafından hazırlanan ve Türkiye’de enerji verimliliğinin artırılması için öneriler niteliğini taşıyan ’Avrupa Birliği’nin Enerji Verimliliği Perspektifi ve Türkiye Enerji Verimliliği Analizi’ açıklandı. Çalışmaya göre; belirtilen önerilerin tümünün hayata geçirilmesi halinde 2015 rakamlarıyla yılda yaklaşık 7-10 milyar dolar arasında tasarruf elde edilebileceği öngörüsünde bulunuyor. Kullanılan doğal gazın neredeyse tümünün, ham petrolün yüzde 90’ı aşkın bir kısmının ve katı yakıtların yarısından fazlasının yurtdışından ithal edildiğini belirten Bain&Company Türkiye Ortağı Volkan Kara, “Türkiye’de enerji talebinin GSYİH ile paralel, sağlıklı bir artış eğiliminde olduğunu görüyoruz. Gelişmekte olan ülkelerde enerji tüketimi GSYİH ile paralel bir büyüme seyreder, ancak göstergeler Türkiye’deki enerji talebinin gelişmekte olan ülkeler ortalamasının üzerine çıktığını gösteriyor. Enerjide dışa bağımlılığın azaltması için en uygun maliyetli ve en hızlı seçenek, enerji verimliliğini arttırmak” dedi.

    Yapılan araştırmaların Türkiye’de hanelerde yüzde 30, sanayide yüzde 20 ve ulaşımda yüzde 10-15 oranlarında enerji tasarrufuna ulaşmanın mümkün olduğunu gösterdiğini belirten Kara, “Türkiye’de enerji verimliliğinin artırılması için öneriler niteliğini taşıyan bu çalışma bize, önerilerin tümünün hayata geçirilmesi halinde 2015 rakamlarıyla yılda yaklaşık 7-10 milyar dolar arasında tasarruf elde edilebileceğini gösteriyor. Türkiye’de konutlar ithal edilen toplam doğalgazın neredeyse yüzde 20’sini tüketiyor, ancak konutların yaklaşık yüzde 85’inde doğru ısı yalıtımı mevcut değil. Ayrıca evlerin yüzde 75’i merkezi ısıtma yerine bireysel ısınma kullanıyor. Bina yalıtımı ve merkezi ısıtma doğal gaz tüketimini yüzde 30 civarında düşürebiliyor. Ancak bina sakinlerinin ortak hareket edememesi bu sistemlerin yaygın kullanımının önündeki en büyük engel” ifadelerini kullandı.

    Araştırmaya göre; Türkiye’deki toplam petrol ürünleri tüketiminin yüzde 70’ini oluşturan dizel, payını her yıl artırıyor. Benzinli arabalara kıyasla yüzde 25-30 daha verimli olan dizel arabalar, toplam binek araç ve hafif ticari araç satışlarının yüzde 60’ını oluşturuyor. Dizel yakıtlara uygulanan vergi oranları, kullanımı teşvik etmek üzere benzine oranla daha düşük. Öte yandan Türkiye, kullanımda olan araçların yüzde 20’si ile en yüksek LPG kullanım oranlarına sahip ülkelerden biri. Rafinasyon kapasitesi eksikliğinden dolayı yurtiçi tüketimin dizelde ancak yüzde 40’ı, LPG’de ise yüzde 22’si yerli kaynaklardan sağlanabiliyor. Yaygın kullanıma ulaşamayan sıkıştırılmış doğal gaz (CNG), sadece Ankara ve İstanbul’da kısıtlı sayıda toplu taşıma aracı ile sınırlı kalmış durumda. Çalışma, Hibrid ve elektrikli araçların Avrupa’da azımsanmayacak bir kullanım oranına ulaştığına, ancak Türkiye’de kayda değer bir varlık gösteremediğine dikkat çekiyor.

    Yapılan araştırma sonucuna göre; konut ve ticari binalar için şu öneriler yapıldı: “Düşük enerji verimliliğine sahip beyaz eşya ve küçük ev aletlerinin üretiminde ve ithalatındaki kısıtlamaların artırılması ve verimsizliğin daha yüksek dolaylı vergilerle caydırılması, mevcut yönetmeliğin yaygın kullanımı ve etkin yaptırımlarla ısı yalıtımı, merkezi ısıtma ve payölçer kullanımının artırılması, enerji verimliliği yüksek binaların gayrimenkul ve/veya belediye vergilerinin azaltılması, buna karşılık düşük enerji verimliliğine sahip binalardan alınacak verginin verimlilik puanına göre artırılması”.

    Araştırma sonucuna göre ulaşım için önerileri de “Hibrid ve elektrikli araba satışlarının CO2 temelli bir vergi sistemi üzerine kurularak kullanımının teşvik edilmesi, otobüs ve kamyon gibi ağır vasıtalarda Sıkıştırılmış Doğal Gaz (CNG) kullanımının arttırılması için teşviklerin verilmesi, hurda araç teşviklerinin tekrar yürürlüğe konularak verimsiz eski araçların trafikten çıkması, düşük yuvarlanma dirençli lastiklerin düşük/değişken KDV oranlarına tabi tutularak teşvik edilmesi” şeklinde sıraladı.

    Araştırma sonucuna göre sanayi için öneriler ise, “Düşük enerji verimliliğine sahip motorların üretim ve satışlarına uygulanacak KDV oranlarında verimliliğin esas alınması veya düşük enerji verimliliğine sahip modellere özel tüketim vergisi konulması, enerji verimliliği projelerine verilen teşviklerin kapsamının genişletilmesi ve daha büyük çaplı projeleri de kapsaması” oldu.

  • EİB’den Ekim ayında 960 milyon dolarlık ihracat

    Ege İhracatçı Birlikleri (EİB), 2016 yılı Ekim ayında 960 milyon 532 bin 51 dolar ihracat gerçekleştirdi. 2015 yılı Ekim ayında 989 milyon 67 bin 16 dolar olan EİB’nin ihracatı 2016 yılı Ekim ayında 2.8 düşüş gösterdi. Ekim ayında Türkiye’nin ihracatı ise yüzde 4.6’’lık azalışla 11 milyar 726 milyon 679 bin dolar oldu.

    EİB’in 2016 yılı Ekim ayında yaptığı ihracatta sanayi ürünleri ihracatının payı yüzde 1’lik azalışla 474 milyon 423 bin dolar olurken, tarım ürünleri ihracatı yüzde 4’lük gerilemeyle 407 milyon 339 bin dolara düştü. Madencilik ürünleri ihracatı ise yüzde 3 artarak 78 milyon 768 bin dolar olarak kayıtlara geçti. Ege İhracatçı Birlikleri’nin Ocak-Ekim dönemindeki ihracatı yüzde 5’lik artışla 9 milyar 75 milyon dolara çıkarken, son bir yıllık dönemdeki ihracatı ise yüzde 2’lik gelişimle 10 milyar 849 milyon dolara ulaştı. Ekim ayında EİB bünyesindeki 12 ihracatçı birliğinden 7 tanesi 2015 yılı Ekim ayına göre ihracatını arttırmayı başarırken, 5 birlik 2015 yılı performansının gerisinde kaldı. Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği yüzde 36’lık ihracat artışıyla ihracatını en fazla arttıran birlik oldu.

    Kuru meyve ihracatı zirveye çıktı

    Kuru incir ve çekirdeksiz kuru üzüm ihracat sezonunun başlamasıyla birlikte ihracatı yükselişe geçen Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Ekim ayında 110 milyon 356 bin dolarlık ihracat tutarıyla en fazla ihracat yapan birlik oldu. Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği ise; 96 milyon 233 bin dolarlık ihracat rakamıyla zirvenin ortağı oldu. Ege Maden İhracatçıları Birliği, 2015 yılı Ekim ayına göre ihracatını yüzde 3 arttırarak 78 milyon 768 bin dolar dövizi ülkeye kazandırdı ve üçüncü sırada yer aldı. Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği 74 milyon 752 bin dolarlık ihracat rakamıyla dördüncü oldu. Ege Tütün İhracatçıları Birliği’nin ihracatı Ekim ayında 73 milyon 638 bin dolar olurken, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği 70 milyon 24 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Rusya’ya ihracatın başlamasıyla birlikte Ege Bölgesi’nden yaş meyve sebze ihracatının önümüzdeki aylarda daha parlak bir tablo ortaya koyması bekleniyor. Ekim ayında ihracatı yüzde 8 artan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği 67 milyon 770 bin dolarlık dövizi ülkeye kazandırırken, Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği uzun bir aranın ardından ihracatta eksiyi gördü ve yüzde 6’lık gerilemeyle 45 milyon 845 bin dolarda kaldı.

    İhracatta başarılı bir yıl geçiren Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Ekim ayında yüzde 4’lük ihracat artışıyla 25 milyon 361 bin dolar ihracat rakamına ulaştı. Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği ise yüzde 11’lik ihracat düşüşüyle 17 milyon 819 bin dolar ihracat yaptı. Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği, Ağustos ve Eylül aylarındaki ihracat artışını Ekim ayına da taşıdı. Yüzde 36’lık ihracat artışıyla ihracatını en fazla geliştiren birlik olurken, ülkeye kazandırdığı ihracat 10 milyon 636 bin dolara yükseldi. Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği ise yüzde 3’lük performans artışıyla 8 milyon 922 bin dolar ihracat gerçekleştirdi.

    EİB ihracatı 11 milyar dolara koşuyor

    Ege İhracatçı Birlikleri’nin 2016 yılı genelinde olduğu gibi Ekim ayındaki performansının da Türkiye ortalamasına göre daha iyi olduğunu belirten Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Sabri Ünlütürk, Dünya Ticaret Örgütü verilerine göre küresel ticaretin 2016 yılının ilk sekiz aylık diliminde yüzde 4.4 gerilediği bir süreçte, Türkiye ve Ege Bölgesi’nin de bu gerilemeden etkilendiğini kaydetti. Türkiye’nin son açıklanan verilere göre dünya ticaretinden aldığı payı yüzde 0,89’a çıkardığına işaret eden Ünlütürk, “2023 yılı için ortaya koyduğumuz dünya ticaretinden yüzde 1.5 paya emin adımlarla ilerliyoruz. Avrupa Birliği’nin ithalatından aldığımız pay yüzde 1.27’ye ulaştı. Diğer pazarlarda yürüttüğümüz tanıtım ve pazarlama çalışmalarıyla dünya ticaretinden yüzde 1.5 paya ulaşacağız” dedi. Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde tarım ürünleri ihracatının oranının Türkiye ortalamasının çok üzerinde olduğuna işaret eden Ünlütürk, “Birçok tarım ürünümüzde ihracat sezonu başladı. Rusya ile yaşanan krizi aştık ve gıda ürünlerimiz Rusya’ya gitmeye başladı. Kasım ve Aralık aylarında Rusya’nın devreye girmesiyle birlikte ihracatta daha başarılı bir tablonun ortaya çıkacağına inanıyoruz” ifadelerini kaydetti.