Etiket: Dolarlık

  • Her yıl 3 milyar dolarlık yağlı tohum ithal ediyoruz

    Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi ve Yenişehir İbrahim Orhan Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Mehmet Sincik, ülkedeki yağ açığının kapatılmasına yönelik açıklamalar yaptı.

    Prof. Dr. Mehmet Sincik, yağlı tohumlardan olan soya fasulyesi, ayçiçeği ve kolza gibi ürünlerin daha çok yetiştirilmesi için desteklerin artırılarak yeni tarım alanlarının oluşturulması gerektiğini söyledi. Türkiye’de yağ açığı olduğuna dikkat çeken Mehmet Sincik, her yıl 3 milyar dolarlık yağlı tohum bitkisinin ithal edildiğini belirterek, “Yağlı tohumlu bitkiler çok fazla su ihtiyacı içindeler. Bu yüzden sulu tarım alanlarının artırılması gerekiyor. Diğer yandan çiftçiye verilen destekler de artırılarak bu ürünlerin ekimi cazip hale getirilebilir” dedi.

    ABD ve Güney Amerika ülkelerinden Brezilya ve Arjantin’den yağlı tohumlardan olan soya fasulyesinin ithal edildiğini vurgulayan Prof. Dr. Mehmet Sincik, Türkiye’nin bu alanda dışa bağımlılığının alınacak köklü tedbirlerle asgariye indirilebileceğinin altını çizdi. Sincik, Türk çiftçisinin kooperatifleşmeye yönelmesi gerektiğine işaret etti.

  • 50 bin dolarlık kümes

    Rize’nin İyidere ilçesi Belediye Başkan Yardımcısı Muammer Mete’nin sahip olduğu tavuklar ve horozlar fiyatları ile el yakıyor.

    İlçenin Yapraklar mahallesindeki evinin bahçesindeki kümeste beslediği 18 çeşit tavuk ve horozların fiyatı ise 50 bin doları buluyor. Mete’nin kümesindeki en pahalı tavuk ise Ayam Cemani cinsi 17 bin TL değerindeki tavuk.

    Endenozya kökenli tavuk ırkından gelen tavuğun en büyük özelliği eti, rengi ve yumurtasının siyah olması.

    Kümesi ile ilgili bilgiler veren Mete, 12 yıldır hobi olarak cins tavuk ve horoz beslediğini söyledi. Mete, bu hobisinin pahalı bir hobi olduğunu belirterek “Bu tavuklar ve horozlar emek ve sevgi istiyor. Cins tavuklar olduğu için tavuk hastalıklarından dolayı yiyeceklerine dikkat etmeniz ve ortamın havadar olmasına önem göstermeniz gerekiyor. Eğer bunları yapmazsanız bir sabah kümese gelir ve bütün tavukları ölmüş olarak bulabilirsiniz” dedi.

    Cins tavuklarının yaptıkları yumurtaların renklerinin mavi, yeşil, siyah ve kahverengi renklerinde olabildiğini kaydeden Mete, bu yumurtaların fiyatının ve besin değerinin yüksek olduğunu söyledi.

    Mete, özellikle kalp ve beyin hastalıklarına bu yumurtaların iyi geldiğini sözlerine ekledi.

  • FETÖ kurumlar arası mesajlaşmak için 100 bin dolarlık banknot kullanmış

    Araştırmacı-Yazar Ertan Özyiğt, FETÖ’nün kurumları arası mesajlaşmalarda, dünyada sadece devlet merkez bankaları arasında altın takasında kullanılan 100 bin dolarlık banknotları kullanmış olabileceğini söyledi.

    15 Temmuz darbe girişiminin ardından İstanbul Borsa’sında yapılan FETÖ soruşturmalarında Serkan A. adlı çalışan gözaltına alındı. Serkan A.’nın incelenen e-posta hesabında 100 bin dolarlık banknotun fotoğrafı bulundu. Araştırmacı – Yazar Ertan Özyiğt, FETÖ’nün kurumlar arası mesajlaşmak için 100 bin doları kullanmış olabileceğini çünkü 100 bin dolarlık banknotların sadece devletlerarası altın alım satımında da kullanılabildiğini belirtti.

    Serkan A.’nın Pensilvanya’da Fetullah Gülen’i ziyaret ettiği ve örgütün üst düzey üyeleri ile iletişim halinde olduğu ortaya çıktı. Belgede 100 bin dolarlık banknotun hemen yanında 12 kişilik bir listede vardı. Listede dolarların seri numaralarında oluşan şifrelerle kişilerin parmak izlerine rastlandı. Türkiye’den altınların nereye gittiğine iyi bakılması gerektiğini ifade eden Araştırmacı Ertan Özyiğit, “Türkiye’de altın rezervleri ile ilgili hangi şirketlerin yöneticileri FETÖ operasyonu sırasında gözaltına alındı. 1934’de var olan altını başka bir bankaya havale ettirmek istiyorsanız bunun karşılığında size bir makbuz veriyorlardı. Bu makbuzun karşılığı da 100 bin dolarlık banknottu” dedi.

    “Para kilidi açmak için yeterli değil”

    Özyiğit Amerikan dolarları ile ilgili önemli bilgiler verdi. Özyiğit, “Amerikan devletinin herhangi bir ülkeye darbe yaptığında kullandığı para 2 dolardır. Planlar bunun üzerindeki kodlar üzerine kurulur. Türkiye’de ise Fetullahçı Terör Örgütü 1 dolar üzerinden tüm şifrelerini ve birbirleriyle alışverişi bunun üzerinden yaptılar. Ya kurumlar, kurumlarda ise 100 bin doların şifrelerini kullanmışlar gözüküyor. 100 bin dolar çünkü altının kendisidir, asıl olan altındır. Dünya altın rezervlerinin en büyüğü Amerika’dadır. ABD’de 8 bin ton kadar altın vardır. Üzerinde bu seri numarasını verdiğiniz zaman sizin kim olduğunuzu bilirler. Aynı kimlik kartı gibidir. Kilidi açar ona göre bakarsınız. İkinci bir soru daha sormanız lazım, daha önce dedim ya 1 doları gördünüz. Cebimde benim de 1 dolarda çıkabilirdi, herkes ulaşılabilir. Ama bir soru daha soracak o soruda sesli olmak zorunda oda nedir. Örneğin Falan Bey diyecek veya memleketini söyleyecek artık oradaki kod neyse ona göre yürütecek. Veya buradaki A harfini söyleyecek, veya üçüncü harfi söyleyecek falan gibi şifreleme sistemini kullanmanız lazım” diye konuştu.

    100 bin dolar

    Amerika Merkez Bankası (FED) tarafından 1934 yılında çıkarılan paranın bir yüzünde eski başkanlardan Woodrow Wilson var. Bir diğer yüzü ise kırmızı; para 1936 yılına kadar bankalar arası altın takasında kullanılıyordu. Daha sonra tedavülden kaldırıldı. Ancak ortadan tamamen kalkması 1948 yılını buldu.

    Bilgisayarlarda çıkan 100 bin dolar fotoğrafında seri numaralar ve yanında isimler olması, FETÖ terör örgütünün 1 dolarlık şifreleme dışında büyük çaplı operasyonlarda 100 bin dolarlık bankotun fotoğraflarını kullandığı sorularını akla getirdi.

  • Kahramanmaraşlı iş adamından Diyarbakır’a 100 milyon dolarlık yatırım

    Merkezi Kahramanmaraş’ta bulunan İskur tekstil şirketi, 2014’te Diyarbakır’da yaklaşık 100 milyon liraya mal olan pamuk ipliği fabrikası kurdu. Cazibe merkezleri programı çerçevesinde toplam 100 milyon dolarlık yatırım yapmak için kolları sıvayan şirketin 2019’da tamamlamayı planladığı fabrikalar hayata geçtiğinde, 2 binden fazla kişi iş sahibi olacak.

    Yaklaşık 26 yıl önce Kahramanmaraş’ta kurulan İskur Tekstil Enerji Ticaret Anonim Şirketi, kentte yaptığı yatırımların ardından 2012’de açıklanan teşvik paketi ile yüzünü Diyarbakır’a çevirdi. 6. Bölge’de olan Diyarbakır’da yatırım kararı alan şirket, 2014 yılında pamuk ipliği fabrikasını tamamladı ve 330 kişiye istihdam kapısı açtı. Yaklaşık 2 buçuk yıldır Diyarbakır’da hizmet veren şirket, kentte yaptığı işten memnun kalınca, yeni yatırımlar yapmak için projeler üretti. Bu kapsamda, Başbakan Binali Yıldırım’ın geçtiğimiz eylül ayında açıkladığı cazibe merkezleri programıyla projeleri hayata geçirmek için kolları sıvayan İskur, projelerini Kalkınma Bankası ve Kalkınma Bakanlığına iletti. Projelerin kabul edilmesi ile birlikte İskur, Diyarbakır’a toplam 100 milyon dolarlık fabrika kurarak 2 binden fazla kişinin iş sahibi olmasını sağlayacak.

    İlk fabrika 100 milyon liraya mal oldu

    Konu ile ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulunan pamuk ipliği fabrikası genel müdürü Ekrem Kul, şu an tekstil sektöründe faaliyet gösteren bir firma olduklarını, yüzde 100 pamuk hammaddesinden yüzde 100 ham pamuk ipliği ürettiklerini söyledi. Tedarikçi firma konumunda olduklarını ifade eden Kul, “Bu tip fabrikalar büyük yatırımlar, buradaki yatırımımız, 100 milyon lira civarında bir yatırım. Bu yatırımın neticesinde toplamda 330 kişiyi istihdam ediyoruz. Burada en kritik nokta istihdamdan ziyade biz burada bir kapı açmış olduk. Bunun arkasında da yeni yatırımlar için tecrübe edinmiş olduk. İnşallah ilerleyen süreçlerde de yeni yatırımlarımız olacak” dedi.

    “Hedefimiz 2020 öncesi 2 binden fazla kişiyi istihdam etmek”

    Kendilerinin Diyarbakır’da faaliyete başladıktan sonra kentte potansiyeli gördüklerini belirten Kul, şöyle dedi:

    “Bu potansiyeli nasıl kinetiğe dönüştüreceğimizi bunu nasıl nihayete erdirebileceğimizi tecrübe etmiş olduk. Bu da bizim yeni projeler için ufkumuzu açtı. Başbakanımız Binali Yıldırım’ın burada bir cazibe merkezi programı açıkladı. Bu programla birlikte biz 3 adet daha işletme projelendirdik Kalkınma Ajansı ve Kalkınma Bakanlığı nezdinde dosyalarımızı sunduk ve şu anda netice bekliyoruz. İstihdam için gereken sektör iplikten ziyade hazır giyim. Hazır giyim ve konfeksiyon üzerinde de çalışmalarımız var. Diyarbakır’da tekstil kent organize sanayi bölgesi kurulacak. Orada da cazibe merkezleri programı kapsamında hazır giyim imalatı için de üretim tesisi inşaatına başlayacağız. Orada da toplam bin 200’e yakın bir istihdam olanağı oluşacak. Hayata geçirilecek iplik fabrikaları ile beraber bizim orta vadede, yani 3-4 yıllık vadede 2020 olmadan toplam çalışan sayımızı 2 binin üzerine çıkarmak istiyoruz. Yeni kuracağımız işletmeler dünyada üst seviyedeki teknoloji ile biz bunu dizayn edeceğiz. İki iplik fabrikası artı konfeksiyon fabrikası ile birlikte 100 milyon dolarlık, aşağı yukarı bugünkü para ile 350-370 milyon gibi bir rakam çıkıyor. Bununla beraber de 2 binin üzerinde bir çalışan sayısına ulaşmış olacağız.”

    “Diyarbakır müthiş bir alternatif”

    Bilgi sahibi olmadan algıyla yönetilmenin doğru olmadığını aktaran Kul, konuşmasını şöyle tamamladı:

    “Bilgi sahibi olmadan, algı sahibi olmak bu yönetilemez. Endüstri analitik zeka ile kurulur, bu şekilde hayata geçirilir. Diyarbakır Anadolu’nun en kadim şehri, ama ne yazık ki negatif bir algı vardı. Bu noktada da biz önceki dostluklarımızı da koyarak ayrıca Diyarbakır halkının bize kucak açması şehrin daha sosyal bir şehir olması bulunduğu konumun hammaddeye limanlara yakınlığı gibi tüm bu faktörleri aldığımızda Diyarbakır müthiş bir alternatif olarak karşımıza çıktı ve bu işletmeyi de hayata geçirmiş olduk yenilerini de geçireceğiz. Dışarıdan gelen diğer yatırımcılar için de sosyal söylemlerle bilginin dışında sadece algısal söylemlerle hareket etmemelerini biz tavsiye ediyoruz. Analitik zekayı ön plana koysunlar ve buradaki potansiyeli önemsesinler. Burada gerçekten iş gücü anlamında, hammadde anlamında her anlamda müthiş bir potansiyel var. Emin olun bunu kinetiğe çok rahat geçirecekler. Nitelikli iş yeri olursa nitelikli iş gücü oluşur.”

  • Arap işadamından Türkiye’ye milyon dolarlık yatırım

    Arap işadamı Muhammet Abdülhamit El Kattan ile Türkiye’deki yatırım ortağı Burçin Şahin, yapmayı planladıkları yatırımları görüşmek üzere Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu ile bir araya geldi.

    Kocaeli’de turizm ve gayrimenkul alanında maliyeti 70 milyon doları aşan önemli yatırımları bulunan Suudi iş adamı Muhammet Abdülhamit El Kattan ve yatırım ortağı Burçin Şahin, başta Suudi Arabistan, Katar ve Fas’lı yatırımcı grubuyla Türkiye’ye önemli yatırımlar yapmaya hazırlanıyor. Türkiye sevdası ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan güvencesi sebebiyle yatırımlarına özellikle 15 Temmuz darbe girişiminden sonra daha da ağırlık veren iş adamı El Kattan, yapmayı planladığı yatırımlarla ilgili Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi ile bir araya geldi. Ekonomi Bakanı Zeybekçi tarafından özel olarak konuk edilen iş adamı El Kattan ve yatırım ortağı Burçin Şahin, Bakan Zeybekçi’den Türkiye Cumhuriyeti’nin teşvikli sektörleri ve projeleriyle ilgili de bilgiler aldı.

    5 yıldır Türkiye’de ticari faaliyetler yürüttüklerini, Kocaeli’de özellikle turizm ve inşaat alanlarında yatırımlar yaptıklarını vurgulayan İş adamı El Kattan, Türkiye ile sadece ticari değil gönül bağlarının da olduğunu vurguladı. Türkiye sevdasından dolayı oğluna Türkiye anlamına gelen ‘Turki’ ismini verdiğini ifade eden El Kattan, “İzmit’te yaklaşık 70 milyon dolarlık yatırımla ofisler ve konutlar inşa ettik. Yaptığımız işler sadece al-sat değil. Özellikle yarım kalan,atıl olan yatırımlara değer katarak, yenileyerek yeniden canlandırıyoruz. Bizim Türkiye’de daha da çok yapmak istediğimiz iş var. Hatta Türkiye’de son yatırımımızı 15 Temmuz darbe girişiminden hemen sonra yaptık. Çünkü Türkiye’ye ve bu ülkenin istikrarına çok inanıyoruz. Türkiye’ye çok güveniyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın dövizle ilgili çağrısından sonra milyonlarca dolar paramızı bozdurup TL’ye çevirdik. Kar yada zarar etmeyi düşünmeden yaptık biz bunu. Çünkü biz Türkiye’yi çok seviyoruz. Oğlumun adını Turki koydum. Biz, güzel yüzlü çocuklara Turki ismini veririz” dedi.

    “Türkiye’ye yatırım yapın. Asla zarar etmezsiniz”

    El Kattan başta olmak üzere özellikle Müslüman coğrafyasına, “Türkiye’ye yatırım yapın. Asla zarar etmezsiniz” tavsiyesinde bulunan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, ‘kardeş’ yatırımlara daha çok ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Bakan Zeybekçi, “Avrupa dahil bu coğrafyaya baktığımızda geleceği olan, yatırımcıya kazandıracak olan tek ülke Türkiye’dir. Geleceğin en heyecan veren ve en karlı ülkesi Türkiye. Biz son 15 yıl içinde her şeyi 3’e katladık. Önümüzdeki 15 yıl içinde bir daha katlayacağız. Ama Avrupa’da bu böyle olmayacak. Onlar önümüzdeki 20 yıl boyunca yaşlanmaya devam edecek. Eksi faiz, enflasyon 0 seviyesinde ama tüketim artmıyor. Çünkü tüketecek adamı yok. Avrupa Euro’yu bilerek aşağıda, değersiz tutuyor. İhracatı artsın diye. Finans politikalarıyla bir şeyler yapmaya çalışıyorlar ama yapamazlar” diye konuştu.

    “Petrokimya sektöründe 28 milyar dolar civarında cari açığımız var. Bunu kapatmak için çalışıyoruz”

    Arap işadamı El Kattan ve Türk ortağı Burçin Şahin’e özellikle; enerji teknolojileri, savunma teknolojileri, petrokimya, ilaç ve sağlık teknolojileri alanlarında yatırım yapmalarını öneren Bakan Zeybekçi, bu alanlarda yatırımcının önünü açmak için kurulan Yatırım Bazlı Teşvik Sistemi’yle de yatırımcılara çok özel imkanlar tanıdıklarını ifade etti. Bakan Zeybekçi, “Türkiye’nin 12 yılda elektrik tüketimi bir kattan fazla, yani yüzde 110 arttı. 78 bin KiloWatt’a yükseldi. Önümüzdeki 10 yılda bu rakamın 2 katına çıkacağını öngörüyoruz. Sadece enerji alanında 250 milyar dolar civarında yatırım gerçekleşti. Bunun 60 milyar doları yenilenebilir enerji alanında oldu. Sizlere önerebileceğim alanlar ilk önce tabiî ki enerji dağıtım ve enerji üretim sektörleri. Petrokimya sektöründe 28 milyar dolar civarında cari açığımız var. Bunu kapatmak için çalışıyoruz. Bizim en büyük ortaklık yapabileceğimiz alan petrokimya ve bu alanda da başta Suudi Arabistan olmak üzere Müslüman kardeşlerimiz geliyor” şeklinde konuştu.

    Bakan Zeybekçi, Türkiye’nin tüm kurumlarının yatırım ve yatırımcı dostu politikalar izlediğini vurgulayarak, Ekonomi Bakanlığı’nın da kendilerinin yanında olduğunu ifade etti. Ekonomi Bakanlığı başta olmak üzere Türkiye’nin tüm kurum ve kuruluşlarının yabancı yatırımcıya yardımcı olmak üzere titizlikle çalıştığını ifade eden Bakan Zeybekçi, “Türkiye ilginize ve sevginize teşekkür ediyorum. Kardeş yatırımcılarımıza çok güveniyoruz. Sizlerden ülkemize büyük yatırımlar bekliyoruz” dedi.

    Ziyarette El Kattan’ın yatırım ortağı Burçin Şahin Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi’ye bugüne kadar gerçekleştirdikleri projeleri ve halen devam etmekte olan yatırımların sunumunu yaptı.