Etiket: Doları

  • (Özel Haber) Domates doları solladı

    Bursa’da zam şampiyonlarından biri olan domates tarlara 4 liraya, pazarda ise 7 liraya satılıyor.

    Bu sene tarla ve pazarın en pahalı mahsûllerinden domatesin hasadı devam ediyor. Domates hasadı için sabah erken saatlerde tarlaya giden çiftçiler akşama kadar çalışıyor. 10 kişilik ekip günde ortalama 4 ton domates topluyor. Elle kopartılıp tek tek kovalara konan domatesler, daha sonra kasalara boşaltılıyor. Ardından kamyona yüklenen kasalar tarladan pazara gidiyor.

    Tarlada çalışan Ali Mehmet Karabuğa, “Fiyatlar şu anda çok güzel. Fiyatlar tarlada 3-4 lira arasında değişiyor. Her gün topluyoruz. 10 kişi günde 4 ton civarında hasat ediyoruz. İşçide biraz sıkıntı var. Zor buluyoruz. Tarla sahibi bu bahçeyi 100 bin liraya götürü aldı. Bu bahçeden 50 ton civarında domates çıkar” dedi.

    Tarlada çalışan bir başka işçi ise, “Sabah 8 gibi mesaiye başlıyoruz, 18.00’de paydos ediyoruz. 10 saat çalışıyoruz. Domates kaliteli olunca pahalı oluyor. Şu anda fiyatı doları geçti” diye konuştu.

    Öte yandan pazarda domates el yakıyor. Fiyatlar 5 ila 7 lira arasında değişiyor. Bu sene bütün meyve ve sebzelere zam geldiğini ifade eden pazarcılar, satışlardan memnun olduklarını söyledi.

  • 100 doları böyle yaktı…Bursa’dan ABD’ye ilginç protesto

    Bursa’da ABD’yi protesto etmek amacı ile 100 dolarlık banknotu yakarak sosyal medyada paylaşılan ilginç video, 1 milyon tıklanmaya yaklaştı.

    Bursa’nın Orhaneli ilçesinde Milli Eğitim Bakanlığı’ndan emekli emekli öğretmen Sebahatti Arı, Türkiye ile ABD arasında yaşanan rahip gerginliği ile yükselişe geçen doları protesto etmek amacı ile 100 dolarlık banknotu çakmakla yaktı. Arı, açıklamasında ’Amerikayı’da yakarım, dolarını da yakarım” diyerek ilginç protestoya imza attı. Arı’nın sosyal medyadan paylaştığı protesto görüntüsü, 1 milyon tıklanmaya yaklaştı.

  • Vatandaştan Kılıçdaroğlu’na: “Doları 10 lira yaptırmayın”

    Sel felaketi dolayısıyla Ordu’ya gelen CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, hastane ziyareti çıkışında bir vatandaşın “Doları 10 lira yaptırmayın sakın” sözüne “Olur olur” şeklinde cevap verdi.

    CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Ordu ziyaretleri kapsamında, Özel Ordu Umut Hastanesine ziyaret gerçekleştirdi. Burada tedavi gören CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun’u ziyaret eden Kılıçdaroğlu, hastanenin Yönetim Kurulu Başkanı İdris Altunel’den bilgiler aldı. Basına kapalı olarak gerçekleştirilen ziyaret sonrasında Kılıçdaroğlu, hastaneden çıktı.

    “Doları 10 lira yaptırmayın”

    Ziyaret sonrası aracına binmek için hazırlanan CHP Lideri Kılıçdaroğlu’na bir vatandaş, “Başkanım, doları 10 lira yaptırmayın sakın” diye seslendi. Kılıçdaroğlu ise “Olur olur” şeklinde cevap verdi. Bunun üzerine vatandaş da “İnşallah” dedi.

    Ordu’daki programını tamamlayan Kılıçdaroğlu daha sonra şehirden ayrılmak üzere Ordu-Giresun Havalimanına hareket etti.

  • Kuru incir ihracatı 250 milyon doları aştı

    Türkiye’nin üretim ve ihracatında dünya lideri olduğu kuru incirde, 11 Ekim 2017 tarihinde başlayan ihraç sezonunda 30 Haziran 2018 tarihine kadar 58 bin ton karşılığı 253 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi. Kuru incirin ortalama ihraç fiyatı 4 bin dolardan, 4 bin 950 dolara ulaştı.

    Türkiye’nin kuru incir ihracatının yüzde 98’ini gerçekleştiren ve kuru incir ihracatında katma değerli ihracatı arttırmak isteyen Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, “Kuru İncir Sektör Değerlendirme Toplantısı” düzenledi. Toplantıda, Türkiye’nin üretim ve ihracatında dünya lideri olduğu kuru incirde 11 Ekim 2017 tarihinde başlayan ihraç sezonunda 30 Haziran 2018 tarihine kadar 58 bin ton karşılığı 253 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildiği bildirildi.

    Kuru incir ihracatının sürdürülebilir şekilde arttırılması, kuru incir ihracatında yaşanan sorunlara çözüm bulunması ve kuru meyve sektöründe tüm paydaşla arasında iş birliğinin arttırılması için gerek yurt içinde gerekse yurt dışında çalışmalar yürüttüklerini belirten Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Birol Celep, sezon sonunda 65 bin ton civarında kuru incir ihracatı hedeflediklerini dile getirdi.

    “Çok daha profesyonelce pazarlamak durumundayız”

    Dünya genelinde sağlıklı gıda ürünleri tüketmenin bir trend halini aldığına işaret eden Celep, “Tüm dünyada her geçen gün artan, sağlıklı gıdaya yönelik tüketici bilinci dolayısıyla Kuru meyvelere olan ilgi giderek artmakta. Bu paralelde rekabetin daha da zorlaştığı günümüzde, yüz yılı aşkın süredir yapılan kuru meyve ihracatının kurallarını artık değiştirmek ve bu kıymetli ürünlerimizi çok daha profesyonelce pazarlamak durumundayız. Bu çerçevede, ülkemizde üretimi mümkün olan kuru incir dahil kuru ve kabuklu meyvelerin üretim bölgelerindeki plantasyonların artırılması, ürün çeşitliliğinin artırılması, bu alanlardaki işletme yatırımlarına destek verilmesi, bu amaçla, 2B ve verimsiz orman arazilerinin ilgili bölgelerde üreticilere tahsis edilmesi çok önemlidir” diye konuştu.

    Kuru incirde aflatoksin oluşumunun önüne geçmek için uzun yıllardır projeler yürüttüklerini hatırlatan Celep, şöyle devam etti:

    “Diğer taraftan, AB’nin kuru incirde Okratoksin-A limiti belirleme çalışmaları devam etmekte, bu kapsamda gerek FRUCOM gerekse Tarım Bakanlığımız çalışmalarını sürdürmekte. Her iki kurumunda yaptığı maruz kalma çalışmalarına göre bilimsel olarak limit belirlenmesine gerek olmadığı sonuçları AB Komisyonuna iletilmiştir.”

    Turquality ve Ur-Ge Projeleri ile katma değerli ihracat arttırılacak

    Kuru meyve ihracatçısı firmaların yeni üretim ve pazarlama tekniklerini hayata geçirmesi, rekabet güçlerinin artırılması ve kademe atlamaları için Kuru Meyve Ur-Ge projesi başlattıkları bilgisini veren Celep, bu proje ile katma değerli ürün ihracatını artırmayı hedeflediklerini ifade etti. Celep, “Biz artık yeni şeyler söylemek gerektiğini, yeni projeler ve yeni bir bakış açısı ile sektörün yaşadığı sorunlara çözüm bulunması gerektiğine inanıyoruz. Bunun için kısa vadeli ve bireysel fayda getirecek yaklaşımlar yerine, orta-uzun vadeli ve sektörün tamamına fayda sağlayacak bir yaklaşım sergilenmesinin daha güzel sonuçlar doğuracağına inanıyoruz. Birlik olarak, Turquality ve Ur-Ge projelerimizle ürünlerimize yeni pazarlar kazandırmak, markamızla katma değerli ürünler yaratarak sektörümüze ve ülkemize daha fazla gelir sağlamaya devam edeceğiz” diye konuştu.

    “Yemeyeceğimiz ürünü üretmeyeceğiz”

    Kuru meyve sektöründe pestisit sorunu olduğuna dikkati çeken Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık da, bu sorunun çözümü için bir araya geldiklerini yaptıkları çalışmalarla 35 bin üreticiye ulaştıklarını, kuru meyve ihracatçıları olarak ilkelerinin, “Yemeyeceğimiz bir ürünü üretmeyeceğiz, işletmemizden çıkarmayacağız” şeklinde olduğunu kaydetti.

    Türk kuru meyvelerinin pestisitlerden ari olduğunu ispat etmek istediklerini anlatan Işık, “Biz üreticilerimizin ihracatçılarımızın sorun yaşamayacağı bir iklim arzu ediyoruz. Bunun için kurutma zamanı yaklaşırken sektörde öncü firmaların, borsaların, üniversitelerin, araştırma enstitülerinin içinde olduğu teknik bir komite oluşturma kararı aldık. Arazi bazında çalışma yaparak kurutma tekniklerini öğreteceğiz. Teknik komite, sahaya inip deneyimlerini paylaşacak, Okratoksin ve aflatoksin oluşumunu önlemek için eylem planı ortaya koyacak” şeklinde konuştu.

    “Kuru incir sektöründe sürdürülebilirlik olması lazım” diyen Işık, “Bu ürünü 4 bin 950 dolar ortalama ile satabiliyorsak bunun altına düşmememiz lazım. 100 bin ton kuru inciri satabilecek altyapıyı oluşturmalıyız. Lisanslı depolar bize 24 ay ürün bulma olanağı sağlayacak. Biz bu ürünün stoğunu yönetebilirsek fiyatı tutabiliriz. Ortak bilinçle hareket etmeliyiz” diyerek sözlerini noktaladı.

    Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliğinin yaklaşık 20 yıldır aflatoksinli incirlerin ihraç edilmemesi ve iç piyasada tüketiminin önüne geçmek için aflatoksinli incirleri toplayıp imha ettiğini hatırlatan Türkiye Kuru Meyve Sektör Kurulu Başkanı Osman Öz ise kalitesiz incirlerin benzer bir organizasyon ile piyasadan toplanacağı bir model üzerinde çalışılmasını önerdi. Öz, bu sayede kuru incirde kalitenin arttırılabileceğine işaret etti.

  • Altın, euro ve doları solladı

    Samsun Kuyumcular Odası Başkanı Salih Özman, 2018 yılında en fazla altının kazandırdığını söyledi.

    Ekonomi Uzmanı Dr. Salih Özman, 2018 yılındaki yatırımların getirileri hakkında açıklamalarda bulundu. Döviz ve altın yatırımlarını karşılaştıran Uzman Özman, 2018 yılına 10 bin liralık altın yatırımıyla giren bir kişinin bugün itibariyle bin 450 lira kazandığını, dövizi bulunan vatandaşların ise altından daha az kar ettiğini ifade etti.

    “Altın, yatırım için en güvenli liman”

    Altının en güvenli liman olduğunu vurgulayan Özman, “Dünyada şu anda bir savaş ortamı var. Savaş ortamlarında da en fazla primi altın yapar. Her zaman söylediğimiz gibi altın, yatırım için en güvenli limandır. Yılbaşında parasını altına yatıranlar 13 Nisan itibariyle yüzde 14, euroya yatıranlar yüzde 13 ve dolara yatıranlar yüzde 10 kazandı” dedi.

    Kuyumcular olarak 2018 yılından ümitsiz olduklarını belirten Özman, “Altın ve dövizin ummadığımız oranda artması az olan ümidimizi de bitirdi. Döviz fiyatlarının artmasıyla birlikte altın, cumhuriyet tarihi rekorunu kırdı. Altının gramı 182 liraya kadar çıktı. Örneğin 2018 yılının başında elinde 10 bin lirası olan bir vatandaş, 64 gram altın alabiliyordu. Bugün itibariyle ise 10 bin liraya 56 gram altın alabiliyor. Yani yılbaşında aldığından 8 gram eksik alabiliyor. Yüzde 14’e yakın bir kayıp yaşadılar. 64 gram altın da şu anda 11 bin 500 liraya denk geliyor. Dolar, yılbaşında 3,74 liraydı. Şu anda 4,10 lira civarında seyrediyor. 10 bin lira ile yılbaşında 2 bin 670 dolar alabiliyordu. Bugün ise 2 bin 440 dolar alabiliyor. 230 dolar gibi bir kaybı olmuş oluyor. Bu da yüzde 9’luk bir kayba denk geliyor. Euro ise yılbaşında 4,5 liraydı. Bu rakam şu anda 5,05 liraya geldi. Yılbaşında 10 bin lirası olan 2 bin 225 euro alabiliyordu. Şu anda ise bin 980 euro alabiliyor. O da yüzde 13’lük bir kayıpla 245 euro daha az alabildiğini gösteriyor” diye konuştu.

    “Düğün altını almayanlar daha fazla para ödeyecek”

    Yılbaşında altınlarını almayan vatandaşların şu an itibariyle ortalama 2 bin 500 lira daha fazla para ödeyeceğini anlatan Özman, şunları söyledi:

    “Düğün sezonu yaklaşıyor. Vatandaşlar gelinlerine illaki altın alçak. Evlilik zamanı ortalama olarak erkek tarafı geline bilezikler de dahil 100 gram altın alıyor. Evlenecek olan kişiler altınlarını yılbaşında alsaydı 15 bin liraya altın alma işini halledecekti. Bugün ise 100 gram altın alacak bir vatandaş düğünü bugün yapsa 17 bin 500 lira para verecek. Şu anda düğün yapacak bir kişi yılbaşına göre 2 bin 500 lira daha fazla para verecek. Yani altın, yılbaşından bu zamana kadar yüzde 16 arttı. Bu da yaklaşık olarak 1,5 asgari ücretten fazla para vermiş olacaklar.”