Etiket: Doktorların

  • FETÖ’cü doktorların imamı Bodrum’da yakalandı

    Van’da FETÖ/PDY üyesi doktorların imamı, Muğla’nın Bodrum ilçesinde eşi ile birlikte yakalandı.

    FETÖ/PDY terör örgütüne yönelik sürdürülen çalışmalar kapsamında Van’da öğretmen olan ve meslekten ihraç edilen N.B. ve eşi E.B, Muğla’nın Bodrum ilçesi Ortakent Mahallesi’nde yakalandı. Van’da FETÖ/PDY üyesi doktorların imamı olduğu öğrenilen N.B. ve eşi, Emniyet Müdürlüğüne getirilerek sorguya alındı. Van 4. Ağır Ceza Mahkemesince ve Van Sulh Ceza Hakimliğince FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan aranan firari imamın emniyetteki işlemlerinin ardından Van’a gönderileceği öğrenildi.

  • Doktorların yürüyemez dediği Hasan önce yüzmeye sonra da yürümeye başladı

    Sinir damarlarında tembelleşme oluşan ve doktorların ’yürüyemez’ dediği 19 yaşındaki Hasan Çelik, yüzme sporu ile hastalığını yenerek yürümeye başladı. Yüzme ile engelleri aşan Hasan Çelik, katıldığı 6 şampiyonadan da madalya ile döndü.

    Gaziantepli Hasan Çelik, 13 yaşındayken yakalandığı sinir damarlarında tembelleşme hastalığıyla yatalak hale gelmeye başladı. Doktorların gittikçe yatağa bağımlı kalacak dediği Hasan Çelik, başladığı yüzme sporuyla hastalığını durdurarak yürümeye başladı. Yüzmeyi öğrenen Çelik, Türkiye genelinde katıldığı yüzme yarışmalarında 5 kez ikinciliği, bir kez de üçüncülüğü elde ederek, toplam 6 madalya kazandı.

    6 yıldır yüzdüğünü söyleyen engelli Hasan Çelik 6 madalya aldığını, yüzmeyi çok sevdiğini ve yüzerek daha da iyileşeceğini söyledi.

    “Doktorlar ’yatalak olur’ dedi”

    Hasan Çelik’in annesi Meryem Çelik, yüzmeye başlamadan önce durumu kötüleşen oğlu için doktorların, giderek yatalak hale geleceğini söylediğini ifade etti. Yüzme ile birlikte oğlunun hem sağlığının hem de hayatının değiştiğini anlatan Meryem Çelik, “Oğlum 13 yaşında sinir damarlarında tembelleşme oluştu. Götürdüğüm doktorlar oğlun giderek yatağa bağımlı hale gelecek dediler. Buraya getirdiğimde üç kişiyle taşıyorduk hiç yürüyemiyordu. Yüzme sporuna başladı. Yüzmeyi çok seviyordu. Belli bir süre yüzünce baktık ki hareketlenmeye başladı. Çok şükür şimdi tek başıma oğlumu buraya getirip götürüyorum ayakları tutuyor. Oğlum Türkiye genelinde birçok yarışmaya katıldı. Bu yarışmalarda 6 madalya kazandı. Şimdi de hedefi Avrupa da şampiyonluk yaşamak ona hazırlanıyor” dedi.

    “Bize geldiğinde 4 kişiyle zor yürüyordu”

    Yüzme eğitmeni İbrahim Halil kürkçü, Hasan’ı ilk gördüklerinde 4 kişiyle zor yürüdüğünü belirterek, “Hasan Çelik buraya geldiğinde 4 kişinin yardımıyla zor yürüyordu. Doktorların söylemine göre yavaş yavaş yatalak duruma gelecekti. Biz ilk önce rehabilite ve suda egzersiz yaparak başladık. Ve Hasan’a yüzmeyi öğrettik. Bu sayede Hasan’ın yürüme becerisi gittikçe gelişti. Hastalığı da durmuş vaziyetti. Hasan şimdi Türkiye şampiyonu, hedefimiz Avrupa şampiyonluğudur” diye konuştu.

  • Kilis’te Doktorların Roket Eylemi

    Kilis’te Suriye’den atılan roketlerin hastaneyi hedef alması üzerine doktorlar, can güvenlikleri olmadığı için iş bırakma eylemi yaptı.

    Dün roketlere hedef olan Kilis Devlet Hastanesi’nde görev yapan doktorlar, acil servis ve yoğun bakım dışında hizmet vermemeye başladılar. Doktorlar, can güvenlikleri olmadığı gerekçesiyle, hasta muayyene etmeyerek, güvenli gördükleri konferans salonunda bekleyerek eylem yaptılar

  • Tıp Bayramında Doktorların Buruk Sevinci

    Gözde Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Op. Dr. Kenan Kalı, tüm sağlık emekçilerinin 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutlayarak, Ankara’da meydana gelen terör saldırısını da kınadı.

    Gözde Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Op. Dr. Kenan Kalı, 14 Mart Tıp Bayramı’nı Ankara’da meydana gelen terör saldırısı nedeniyle buruk bir şekilde kutladıklarını ifade etti. Tüm sağlık emekçilerinin Tıp Bayramı’nı kutlayan Kalı, “Tüm Türkiyenin başı sağolsun. Bu elim olayda canla başla çalışan tüm hekim kardeşlerimize de geçmiş olsun diyorum. Umarım bu olaylar artık bir son bulur. Ülke olarak barış ve huzur dolu günler diliyorum” dedi.

    Üç yılda İzmir’de sağlıkla ilgili başarılı çalışmalara imza attıklarını ifade eden Gözde İzmir Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Cem Güçlü de şöyle konuştu:

    “İzmir halkının güvenini kazandık. Bu güvenle daha çok hastaya hizmet verebilmek için ikinci hastane binamızı inşa ediyoruz. Tıbbi etik değerlerden ödün vermeden bizi her konuda destekleyen Op. Dr. Kenan Kalı’ya birlikte omuz omuza çalıştığımız tüm hekim arkadaşlarıma ve çalışanlarımıza teşekkürü bir borç bilirim.”

  • Doktorların “Çok Bile Yaşamış” Dediği Kadın, Tıp Dünyasını Yanılttı

    Beş yıl önce safra yolları kanserine yakalanan, üç çocuk annesi 55 yaşındaki Zilşan Kopanoğlu, doktorlar tarafından “Çok bile yaşamış” denilerek evine gönderildi. Kopanoğlu’nun yakında öleceğini düşünen komşuları, eve yemek yapıp getirmeye başladı. Umudunu yitirmeyen Kopanoğlu, iki yıl önce Balıkesir’den İzmir’e giderek ameliyat oldu ve sağlığına kavuşarak tıp dünyasını yanılttı.

    Balıkesir’de yaşayan üç çocuk annesi 55 yaşındaki Zilşan Kopanoğlu’na beş yıl önce safra yolları kanseri teşhisi konuldu. Doktorlara göre hastalık öyle ilerlemişti ki, artık yapacak bir şey yoktu. Hatta onlara göre “çok bile yaşamıştı.” Günden güne halsizleşen Kopanoğlu’nun, yakında öleceğini düşünen komşuları eve yemek yapıp getirmeye başladı. Tam “her şey bitti” derken çocuklarının İzmir’e getirdiği Kopanoğlu, iki yıl önce geçirdiği ameliyatla sağlığına kavuştu. Aradan geçen iki yılda, oğlunu evlendirip bir de torun sahibi olan talihli kadın, “Yaşayacak günüm varmış. Sizi umutsuzluğa sevk edenlere inanmayın. Her zaman bir yol vardır” dedi. Ameliyatı gerçekleştiren Prof. Dr. Ünal Aydın ise, “Safra yolları kanseri ilk ameliyatta temizlense bile tekrarlayabiliyor. Bu nedenle kontrol altında tutmak şart. Hastalıkla mücadele edip, pes etmemek gerekir” diye konuştu.

    “KANSER MÜDAHALEYE RAĞMEN GERİLEMEDİ”

    Karın ağrısı şikayetiyle beş yıl önce hastaneye giden Zilşan Kopanoğlu’na safra yollarında taş olduğu söylendi. Yapılan taramada ise safra kanallarında tümöre (klatskin tümörü) rastlanan Kopanoğlu hemen ameliyata alındı. Safra yollarında taş ve tümör temizlenen Kopanoğlu, hayatına kaldığı yerden devam ederken, kötü haber üç yıl sonra geldi. Mide bulantısı şikayetiyle yeniden hastaneye giden Kopanoğlu, kanserin yeniden baş gösterdiğini öğrendi. Kemoterapi alan Kopanoğlu’ndaki kanserin tüm müdahaleye rağmen gerilemediği görüldü.

    KOMŞULARI ÖLECEK DİYE YEMEK GETİRDİ

    Sağlığına kavuşturmak için aile üyelerinin seferber olduğu Zilşan Kopanoğlu, farklı şehirlerde çok sayıda doktor tarafından muayene edildi. Sonuç ise aynıydı. Doktorlar, yapılacak bir şey kalmadığını söylerken, “Çok bile yaşamış” diyerek talihsiz kadını evine gönderdi. Günden güne sararan, elini kaldıracak gücü yitiren Kopanoğlu, cerrahi müdahale şansı olmadığı söylenince çaresiz ölümü beklemeye başladı. Hatta durumu o kadar kötüleşti ki, komşuları cenaze evi gözüyle baktıkları, kısa sürede 40 kiloya yakın zayıflayan Kopanoğlu’nun evine yemek yapıp getirmeye başladı.

    SAĞLIĞINA KAVUŞTU

    İnternetten yaptığı araştırmada Genel Cerrah Prof. Dr. Ünal Aydın’a ulaşan Kopanoğlu’nun, safra kanallarında daralma olduğu, safra yollarında ise çok sayıda tümör olduğu tespit edildi. Hemen ameliyata alınan Kopanoğlu’na bağırsaklarından yeni bir safra yolu yapıldı ve tümörler temizlendi. Aradan geçen iki yılda yeniden kilo alan, oğlunu evlendirip bir de torun sahibi olan Kopanoğlu, “Daha yaşayacak günüm varmış. Ben, benim gibi hastaların asla pes etmemesini istiyorum. Her zaman yapılacak bir şey vardır. İyi araştırsınlar. Ben ölümü beklerken tekrar yaşama döndüm” ifadelerini kullandı.

    “AMELİYAT ŞANSI VERİLMELİ”

    Operasyonu gerçekleştiren Prof. Dr. Ünal Aydın ise, safra yolu kanserinin çok tehlikeli bir kanser türü olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Bu tür hastalarda ameliyat şansı vermek çok önemli. Çünkü pek çok safra yolları kanserinde ilk ameliyattan sonra hastalık tekrarlayabiliyor. Zamanında önlem alınmazsa hastayı ölüme götürebiliyor. Hatta bazen tümör dahi olmasa safra yollarındaki darlıklar bile hastanın yaşam şansını elinden almaya yetiyor. Bu nedenle sarılıkla birlikte baş gösteren kaşıntı, mide bulantısı, ateş ve halsizlik gibi belirtilere karşı çok duyarlı olmak gerekiyor. Zilşan Hanım örneğinde olduğu gibi, pek çok hastanın yaşama tekrar tutunması mümkün olabiliyor. Bu nedenle hastalar hastalıklarına karşı duyarlı ve uyanık olmalı.”