Etiket: Doktorlardan

  • Ardahan’da doktorlardan ’Aşı Hayat Kurtarır’ eylemi

    Ardahan Devlet Hastanesinde çalışan hekimler, Anayasa Mahkemesinin zorunlu aşılar ile ilgili verdiği karara tepki gösterdi.

    Ardahan Devlet Hastanesi önünde toplanan doktorlar, Anayasa Mahkemesi’nin 26.10.2016 tarihinde zorunlu aşılar ile ilgili vermiş olduğu karara tepki gösterdi. Doktorlar adına konuşan, Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Coşkun Canıvar, kararın toplum sağlığını doğrudan ilgilendirdiğini söyledi. Dr. Canıvar, “Mersin’de bir ailenin çocuklarına aşı yapılması ve topuktan kan alınmasına itiraz ederek mahkemeye başvurması sonucu Mersin Çocuk Mahkemesi bebek için aşı uygulanması ve topuk kanı alınması bağlamında sağlık tedbiri uygulanmasına karar verdi. Bunun üzerine bebeğin annesi ve babası karara itiraz ederek Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu. Anayasa Mahkemesi kararında, çiçek aşısı haricindeki aşıların zorunlu aşılar arasında olduğuna dayanak oluşturacak bir kanun hükmünün mevcut olmadığını belirterek anne ve babanın istememesi durumunda çocuğa aşı yapılamayacağını belirtti. Mahkeme zorla aşı yapılmasını ‘hak ihlali’ olarak değerlendirmiş ve gerekçesini Anayasa’nın 17. maddesinde yer alan ‘maddi ve manevi varlığın korunması’ güvencesine dayandırmıştır” dedi.

    “Aşısız birey kalmamasını hedefleyen aşı programlarına ihtiyaç bulunmaktadır”

    “Bizler sağlık çalışanları olarak yararı bilimsel çalışmalarla kanıtlanmış ve yan etkileri bilimsel olarak kabul edilebilir düzeyde az olan zorunlu aşı kapsamına girmiş olan aşıların toplum sağlığı için ne denli önemli olduğunu vurgulamak isteriz” diyen Dr. Canıcar, “Aşılar bulaşıcı hastalıklarla olan mücadelede tıbbın geliştirdiği en etkili yöntemdir. İnsanlık tarihinde milyonlarca insanın topluca hayatını kaybetmesine sebep olan çiçek hastalığı, kızamık, çocuk felci gibi hastalıklar geliştirilen aşılar sayesinde toplum sağlığı için tehdit olmaktan çıkartılmıştır. Sağlıkçılar olarak biliyoruz ki aşının toplumda koruyucu olabilmesi için uygulanması gereken toplum kesiminin çok büyük çoğunluğuna yapılması gerekmektedir. Aşıyla önlemeye çalıştığımız hastalığın tamamen yok edilebilmesi için aşısız birey kalmamasını hedefleyen aşı programlarına ihtiyaç bulunmaktadır. Hal böyle iken toplumun en değerleri bireyleri olan çocukların sağlığını doğrudan etkileyen ‘zorunlu aşıların’ yapılması kararı, bu konunun toplum sağlığı ve kendi çocuğunun sağlığı açısından önemini yeterince kavrayamamış olabilecek ebeveynlere bırakılmaması gerekmektedir. Bireyin hakkı toplumun haklarını, sağlıklı geleceğini bozuyorsa, burada karar toplumu ve diğer bireyleri koruma yönünde olmalıdır” ifadelerini kaydetti.

    Dr. Canıvar, Anayasa Mahkemesi’nin gerekçe gösterdiği üzere ‘zorunlu aşıların yaptırılması’ hususundaki eksik yönetmeliklerin Sağlık Bakanlığınca hızla tamamlanmasını ve zorunlu aşıların tüm bebek ve çocuklara uygulanmasına devam edilmesini talep ettiklerini söyleyerek, “Başta Ardahan halkı olmak üzere ülkenin dört bir yanına Ardahan Devlet Hastanesinin sağlık çalışanları olarak sesleniyoruz; Aşı hayat kurtarır, aşısız çocuk kalmasın” şeklinde konuştu.

  • Doktorlardan Huzurevi Ziyareti

    Çanakkale Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreterliği, her yıl 18-24 Mart tarihleri arasında kutlanmakta olan Yaşlılar Haftası dolayısıla Hamiyet Sözen Huzurevi’ni ziyaret etti.

    Ziyarete Genel Sekreter Op. Dr. Tezcan Sezgin, Tıbbi Hizmetler Başkanı Uzm.Dr. İsmail Temiz, Ayvacık Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Yavuz Adanur ile birlikte Genel Sekreterlik ve Ayvacık Devlet Hastanesi çalışanları katıldı. Ziyaret, huzurevi sakinleri tarafından memnuniyetle karşılandı. Ziyaretten memnun kalan ve sağlıkları ile ilgili sıkıntılarını ifade etme imkanı bulan huzurevi sakinleri, Genel Sekreter Sezgin ve ekibine teşekkür etti.

  • Doktorlardan “Antibiyotik” Çağrısı

    Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK) Antibiyotik Direnci Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Çağrı Büke, Türkiye’de antibiyotik kullanımının Avrupa ülkelerine göre 2-3 kat daha fazla olduğunu belirterek, gereksiz antibiyotik kullanılmaması çağrısında bulundu.

    Antibiyotikler 1940’lı yıllardan beri bakteriyel enfeksiyonların tedavisinde kullanılıyor. Bu ilaçlar sayesinde yıllarca bakterilerin neden olduğu enfeksiyon hastalıklarının çoğu tedavi edildi ve ölümler azaltıldı. Ancak günümüzde durum farklı. Antimikrobiyallere, özellikle de antibiyotiklere dirençli enfeksiyon hastalıkları toplum sağlığını tehdit eder hale gelmiştir.

    Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK) Antibiyotik Direnci Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Çağrı Büke, antibiyotiklerin akılcı kullanılmaları konusunda toplumda duyarlılık oluşturmak için 18 Kasım 2012’de “Avrupa Antibiyotik Farkındalık Günü” olarak ilan edildiğini kaydederek, “18 Kasım gününü ’Avrupa Antibiyotik Farkındalık Günü’ olarak ilan edilmişken bu sene ilk defa 16-22 Kasım 2015 tarihleri ’Dünya Antibiyotik Farkındalık Haftası’ olarak kabul edildi. ’Antibiotics: Handle with care’ yani ’antibiyotikleri dikkatli kullanın, antibiyotikleri dikkatle koruyun’ anlamına gelen ifadeyi bu yılın sloganı olarak kabul etti” dedi.

    Prof. Dr. Çağrı Büke, antibiyotik direncinin ortaya çıkmasında en önemli faktörlerin başında antibiyotiklerin gelişigüzel kullanılması olduğunu dile getirerek, “Antibiyotiklerin gelişigüzel kullanımları ile ifade edilmeye çalışılan bunların sadece gereksiz olduğu grip ya da soğuk algınlığı gibi viral enfeksiyon hastalıklarındaki kullanımları değil, aynı zamanda gerekli olduğu durumda da yanlış kullanılmalarıdır. Söz konusu yanlış kullanımlar; antibiyotiklerin gün içerisinde gerektiği saatlerde alınmaması, bunların uygun ve yeterli dozlarda kullanılmaması ya da gerektiği gün sayısında alınmaması olarak sıralanabilir. İşte tüm bu durumlar bakterilerin antibiyotiklere karşı direnç geliştirmelerine olanak sağlamaktadır” diye konuştu.

    “TÜRKİYE’DE HER YIL 130 MİLYON ANTİBİYOTİK REÇETESİ YAZILIYOR”

    Prof. Dr. Çağrı Büke, Türkiye’de her üç reçeteden bir tanesinde antibiyotiklerin yer aldığını belirterek, “Yıllık kişi başına ortalama 26 kutu ilacın tüketildiği ülkemizde bunların yaklaşık 9 kutusunu antibiyotikler oluşturmaktadır. Türkiye’de Avrupa ülkelerine göre antibiyotik kullanımı 2-3 kat daha fazla olup bazı Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerinde antibiyotik kullanım oranı Türkiye ortalamasının üzerinde seyretmektedir” şeklinde konuştu.

    ENFEKSİYON HASTALIKLARI UZMANLARINDAN ÇARPICI SLOGANLAR

    Prof. Çağrı Büke, enfeksiyon hastalıkları uzmanlarının antibiyotikle ilgili farkındalık yaratmak için sloganları ile fotoğraf çektirdiklerini dile getirerek, şunları söyledi:

    ‘‘İstanbul, Ankara, İzmir ve Türkiye’nin dört bir yanından uzmanlar, antibiyotiklerin akılcı kullanımı ile ilgili halkımızı uyarmak istiyor. Tüm enfeksiyon hastalıkları uzmanları olarak diyoruz ki, antibiyotikler ancak hekim tarafından reçete edildiğinde alınmalı, gereksiz kullanılmamalıdır. Antibiyotiklerin nasıl kullanılacağı, hangi dozlarda ve ne kadar süre ile kullanılacağı da çok önemlidir. Hekimler hastalarına antibiyotik reçete ettikleri durumlarda bunları mutlaka açıklamalı ve reçetelerde bunlara ilişkin bilgiler yer almalıdır. Eczacılar antibiyotik reçetelerinde hastalara bu ilaçların reçetede belirtildiği biçimde uygulanması gerekliliğini vurgulamalıdır. Antibiyotik direncinin toplumda yayılımının önlenmesinde veteriner hekimliğin de akılcı antibiyotik kullanımı ilkelerine uygun hareket etmesi bu konuda bir arada eğitimlerin yürütülmesi gelecek açısından çok gerekli bir durumdur.’’

    O SLOGANLARDAN BAZILARI

    Dr. Şafak Göktaş, İstanbul, ‘‘Soğuk algınlığı ve gripte antibiyotik kullanma, antibiyotik direncini artırma’’, Dr. Ezgi Gülten, Ankara, ‘‘Vurur yüze ifadesi, antibiyotik içme diyorsam var bildiğim birtanesi’’, Hemşire Özlem Durmaz, ‘‘Gereksiz antibiyotik isteme benden, buz gibi soğurum senden’’, Dr. Eyüp Arslan, Diyarbakır ‘‘Şimdi o elindeki o gereksiz antibiyotiği yavaşça yere bırak’’, Dr. Sinan Çetin, İstanbul, ‘‘Kullanma antibiyotiğin hasını, tutma hastanın yasını”

    Prof. Dr. Çağrı Büke, konu ile ilgili 17 Kasım 2015, saat 11.00’de Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği’nde (KLİMİK) basın açıklaması yapılacağını söyledi.

  • Doktorlardan Teröre Tepki

    Balıkesir Atatürk Devlet Hastanesi çalışanları terör saldırılarını bir basın açıklamasıyla kınadı.

    Sağlık çalışanlarına karşı gerçekleştirilen terör eylemleri sonrası sağlık camiası ayaklandı. Balıkesir Atatürk Devlet Hastanesi çalışanları da hastane önünde bir basın açıklaması yaparak, yaşanan terör olaylarını kınadı. Atatürk Devlet Hastanesi Yöneticisi Başhekim Op.Dr.Nazmi Başaran Haziran ayından bu yana tırmanışa geçen saldırılarda genç, yaşlı, çocuk – bebek demeden tüm tüm halkı hedef alan eli kanlı terör örgütünün sağlık çalışanlarına, ambulanslara ve hastanelere de yönelik alçakça saldırılarının devam ettiğini söyledi. 3 sağlık çalışanının terör örgütünün gerçekleştirdiği saldırılarda hayatını kaybettiğini belirten Başhekim Nazmi Başaran, “Aile Hekimimiz Dr. Abdullah Biroğul memleketi Diyarbakır’da, Sağlık Memurumuz Eyüp Ergen ve Ambulans Şoförü Şeyhmus Dursun memleketleri Şırnak’ta uğradıkları silahlı saldırı sonucu şehit edildiler. Onlarca çalışanımız alıkonuldu, ambulanslarımıza, hastanelerimize ateş edildi; sağlık hizmetleri aksatılmaya çalışıldı. Son olarak Hakkari Şemdinli’deki Devlet Hastanemiz bombalı saldırı sonucunda neredeyse kullanılamaz hale getirildi. En büyük zararı Şemdinli’de bizlerden sağlık hizmet bekleyen halkımız gördü. Vatandaşımızın en temel haklarından olan sağlık hakkının engellemesine yönelik bu çirkin saldırıları planlayanları ve gerçekleştirenleri şiddetle lanetliyoruz” dedi.

    Sağlık çalışanlarının tek amaçlarının hayat kurtarmak olduğunu ifade eden Başaran, “İnsanımızın sağlığına hizmet etmek olan çalışanlarımızın bu tür saldırılara maruz kalması asla kabul edilemez. Sağlık hizmetlerini engelleyerek devlet kurumlarını itibarsızlaştırmayı amaçlayan bu saldırılar en çok da bölge insanımıza zarar vermekte, onların en temel ve en doğal insani hakkı olan sağlık hizmetlerine ulaşımını güçleştirmektedir. Çalışanlarımızın ve masum insanların hayatlarına kastedilerek gerçekleştirilen bu eylemler, terör örgütünün insani değerlerden ne kadar uzaklaştığının da kanıtı niteliğindedir. Hiçbir dinde, hiçbir kültürde yeri olmayan acizlik göstergesi bu saldırılar ve bu çağdışı anlayış, dünya medeniyetine önderlik etmiş bu topraklarda kendine yer edinemeyecektir” şeklinde konuştu.

    Hastanelerde çalışanların güvenliklerinin arttırıldığını ve güvenlik güçlerinin terör örgütüne yaptığı operasyonların da aralıksız devam ettiğini söyleyen Atatürk Devlet Hastanesi Başhekimi Op.Dr. Nazmi Başaran, “Ancak unutmayalım ki teröre karşı en büyük cevap, en büyük mücadeleyi birlik ve beraberlik içinde hareket ederek, birbirimize sımsıkı kenetlenerek verebiliriz. Bizler tüm engellemelere rağmen; din, dil, ırk ayrımı gözetmeden insanımıza hizmet etmeye devam edeceğiz. Bu topraklarda binlerce yıldır kardeşçe yaşayan insanımızın sağlığını daha ileriye taşıma gayreti içinde olacağız.Terör bizi asla yıldırmayacak ve asla amacına ulaşamayacaktır” şeklinde sözlerini sonlandırdı.