Etiket: doktordan

  • Şiddet gören doktordan eğitime anlamlı destek

    Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Çocuk Acil Servisinde bir hasta yakını tarafından başına taşla vurularak yaralanan Dr. Bahattin Ahmet Yalçın, arkadaşları tarafından tatili için toplanan parayı ‘şiddete hayır’ demek için eğitime bağışladı.

    Şanlıurfa’da 17 Temmuz 2018 tarihinde Harran Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Çocuk Acil Servisinde görevi başında olan Dr. Bahattin Ahmet Yalçın, bir hasta yakını tarafından başına sert bir cisimle vurularak darp edilmişti. Bu olayın üzerine harekete geçen Kadın Hekimler Eğitime Destek Vakfı (KAHEV) üyeleri, Dr. Bahattin Ahmet Yalçın’ın bu olayı üzerinden atabilmesi amacıyla tatil parası toplamıştı. Ancak toplanan parayı tatil için kabul etmeyen Dr. Yalçın, bu parayı Van’ın İpekyolu ilçesindeki İMKB Fen Lisesinde bir robotik laboratuvarının açılması için bağışladı. KAHEV’in de desteğiyle okulda oluşturulan ve Dr. Bahattin Ahmet Yalçın ismi verilen laboratuvar, düzenlenen törenle hizmete açıldı.

    Açılışta konuşan KAHEV Van Şube Başkanı Dr. Mehpare Altay, KAHEV’in temellerinin 2 Ocak 2018’de sosyal medyada ‘Doktor anneler’ ismindeki bir grupta atıldığını ifade ederek, “İçinde şu anda 15 bin kadın doktorun üye olduğu kapalı bir grup. Orada bir doktor arkadaşımız, bir öğrencinin yardıma ihtiyacı olduğunu söyledi. Biz, bu öğrencimize çok kısa sürede bir yıllık düzenli burs topladık. Sonra kadın hekimlerin eğitime destek vermek için ne kadar istekli olduğunu görünce, öğrenci sayımız giderek arttı. Bu amaçla vakıf olmaya karar verdik. Ekim ayı içinde mahkememiz yapıldı ve Kadın Hekimlerden Eğitime Destek Vakfı olarak tescillendik” dedi.

    Van’da İMKB Fen Lisesinde oluşturdukları robotik laboratuvara Dr. Bahattin Ahmet Yalçın’ın ismini verdiklerini belirten Altay, “Dr. Bahattin Ahmet Yalçın, Şanlıurfa’da bir hasta yakını tarafından başına kaldırım taşıyla vurulup yoğun bakımda yatan arkadaşımızın ismi. Biz o arkadaşımızın yaşadığı psikolojik travmayı atlatabilmesi için kendi aramızda tatil parası toplamıştık ve tatile gitmesini istemiştik. Ancak Dr. Yalçın, parayı kesinlikle kabul etmedi ve o dönemde bu laboratuvarın kurulması planlandığı için kendisi için toplanılan paranın tamamını buraya bağışladı. Ben bu anlamda kendisine teşekkür ediyorum. Geri kalan miktarı da vakıf olarak toparladık. Tek amacımız eğitime destek verip, ülkemizde gittikçe artan şiddet vakalarının biraz olsun önüne geçmektir. Biz vakıf olarak özellikle sağlıkçılara, kadına ve her türlü şiddete karşıyız. Bunun sadece eğitimle yenilebileceğini düşünüyoruz. O yüzden imkanı olmayan çocuklarımızın, imkanı olan çocuklarımızla eşit derecede eğitim görmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    Vakıfta yer alan her öğrencinin bir doktor referansının olduğuna değinen Altay, “O doktor onun aile yapısına bakıyor. Gerçekten ihtiyacı olup olmadığını evine gidip görüyor. Ondan sonra vakıfla paylaşıyor ve biz o çocuk için gereğini yapıyoruz. Bunun yanında Ocak 2019 itibariyle burslarımızı artık direk vakfımızdan dağıtacağız” şeklinde konuştu.

    Okulda robotik laboratuvarının açılmasına sevinen öğrenciler ise kendilerini daha da iyi yetiştireceklerini söyledi.

    Törene İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Tevke, İpekyolu İlçe Milli Eğitim Müdürü Şükrullah Yavuzer, öğretmen ve öğrenciler katıldı.

  • Ünlü doktordan “Madde bağımlılığı” uyarıları

    Doktor Ülkümen Rodoplu, CHP Çeşme İlçe Başkanlığı’nın davetlisi olarak geldiği İzmir’în Çeşme ilçesinde, “Madde bağımlılığı” konulu bir söyleşi gerçekleştirerek, önemli açıklamalarda bulundu.

    İzmir Alsancak Nevvar-Salih İşgören Devlet Hastanesi’nde başhekim yardımcılığı, Türkiye Acil Tıp Derneği Genel Başkanlığı, Avrupa Acil Tıp Birliği 2. Başkanlığı ve halen devam eden Avrupa Acil Tıp Birliği Konsey Üyeliği görevlerinde bulunan Doktor Ülkümen Rodoplu’nun, Reisdere Mahallesi’ndeki Neco’nun Kahvesi’nde gerçekleştirdiği söyleşiye, CHP Çeşme İlçe Başkanı Ekrem Oran, CHP Çeşme Kadın Kolları Başkanı Şeniz İridere, ADD Çeşme Şubesi Başkanı Veysel Ayhan, partililer ve mahalle sakinleri katıldılar.

    Söyleşinin açılış konuşmasını yapan CHP İlçe Başkanı Ekrem Oran, söyleşiye başlamadan önce, ülkenin huzuru için sınır ötesinde mücadele eden Mehmetçiklere başarı dileklerini ifade ederek, “Sağ salim ve bir an evvel dönmelerini istiyoruz. Herkes yurdunda güzel. Bugün buraya, siyaset konuşmaya gelmedik. Bugün siyasetin dışında, siyasetten çok daha önemli, bizim iktidar kavgamızdan, hizmet kavgamızdan çok daha önemli ve bizlerin geleceği olan çocuklarımızın sağlığı ve onların geleceği ile ilgili konuşmaya geldik. Türkiye’de ve bütün dünyada hızla ilerleyen uyuşturucu ve uyuşturucu bağımlılığı üzerine sizleri bilgilendirmeye, uzman bir doktorla birlikte geldik” diyerek Doktor Ülkümen Rodoplu’yu davet etti.

    “9 yaşında bir çocuğun bağımlı olmasının sorumluluğu hepimize ait”

    Söyleşisine kendisini tanıtarak başlayan Rodoplu, 30 yıllık doktorluk hayatının, bir doktorun çalışabileceği her alanda geçtiğini belirterek, “Madde bağımlılığı sorunu, her ne kadar halı altına süpürülmeye çalışılsa da, sorun biraz büyük. Geçtiğimiz hafta bir şehrimizdeki üniversitenin hastanesine, 9 yaşında bonzai bağımlısı olmuş bir çocuk götürdüler. Annesi babası, çocuklarının bonzai bağımlısı olduğunu söylediler. Hepimizin çocukları var. 9 yaşında bir çocuğun bağımlı olmasının sorumluluğu hepimize ait. O yaştaki bir çocuğun yeri spor sahasıdır, okuldur, evidir. O yaştaki bir çocuk bonzai ile karşılaşıyorsa, bir sorun var demektir. Hastanede, Acil Servis nöbetindeyken, bundan 12 yıl önce, 13 yaşında bir kız çocuğu getirdiler. Nabzını ölçtük, 180 atıyordu. Normalde nabız dakikada 100 atar. 180 nabız, çok kritiktir. Kalbi durmak üzereydi. Arkadaşları, doğum günü partisinden getirmişler. Alkol içmemiş. İçse nabzı yavaşlar. Alkol kokusu yok, çocuğun yüzü kıpkırmızı, korkunç bir terleme ve nabız 180. Erişkin olsa, iğneler yapar nabzı yavaşlatırız. Biz, hastanede bu olaya neyin neden olduğunu anlayamadık. Benim bonzai ile tanışmam böyle oldu. Oldukça varlıklı bir ailenin çocuğuydu. İyi bir okulda okuyordu. O yaş günü partisinde, ne olduğunu bilmedikleri tozu alan o kız çocuğunu, gözümüzün önünde, sebebini bilmeden kaybettik” diyerek bonzai ile acı tanışmasını anlattı.

    “Uyuşturucu madde, terör örgütlerinin geçim kaynağı”

    Bonzainin sentetik, kimyasal bir uyuşturucu madde olduğunu açıklayan Rodoplu, “Laboratuvarda yapılan bir madde. Eroin, haşhaş, kokain gibi birçok uyuşturucu madde var. Bunlar pahalı, herkes ulaşamıyor. ’Laboratuvarda geliştirelim. Ucuz olsun. Fakir fukara da alabilsin’ denilerek geliştirilmiş bir uyuşturucu. Üreten kişinin infazına kalmış. Eğer insaflıysa, içine bir kuru yaprak karıştırıyor. İnsaflı değilse, fare zehirine kadar akla gelen her şeyi koyuyor. Bonzainin en önemli özelliği; ilk kullanımda öldürmesi. Bonzaiye alışanlar sadece çocuklar, gençler değil, 7 yaşında da madde bağımlılığı için başvuran var, 107 yaşında da var. İstatistiklerden takip ediyoruz. Bonzai, uyuşturucu çetelerinin ve özellikle terör örgütlerinin geçim kaynağıdır. Ne yazık ki, sözde barış süreci içinde, hoşgörüyle karşılaşıp, bütün Türkiye’ye yayılmıştır. Edirne’de bir asker, nöbetteyken bonzai alıp öldü. Sorun, gerçekten tahminimizden çok daha büyük” diyerek uyarıda bulundu.

    “Eğer dozunu kaçırırsa, ilk kullanımda ölüyor”

    Özellikle gençlerin bonzaiye alışmasının nedenini açıklayan Doktor Ülkümen Rodoplu, “Birinci nedeni merak. İkincisi; şöyle bir yargı oluşuyor; eğer uyuşturucu madde alırsanız, özgüveniniz yerine geliyor. Rahat konuşuyorsunuz, rahat davranıyorsunuz, cesaretiniz artıyor. Ne yazık ki, bütün uyuşturucu madde bağımlılarında bu iki yargı var. Toplumda ve arkadaş grubu içerisinde yer bulmak için bu, gençlere cazip geliyor. ’Bir kere kullanmakla bir şey olmaz’ diyorlar. Denemek istiyorlar. Ama denediklerinde o etkiyi görmüyorlar. Bırakın cesaret almayı, tam tersi etkiler yapıyor. Nabız yükseliyor, yerinde duramıyor. Kendini kontrol edemiyor. Eğer dozunu kaçırırsa, ilk kullanımda ölüyor. Ani kalp durmasına neden oluyor. Ama artık uyuşturucu çeteleri, ölmesinler diye az dozda veriyorlar. Aslında bonzai ara ürün. Amaç; daha büyük dozlara, daha büyük ürünlere kişiyi bağımlı yapmak, satıcı yapmak, kullanıcı yapmak, gerekirse suç örgütünün içine girmesini sağlamak. Özellikle son 2-3 yıl içerisinde, fakir ailelerin çocukları, olanı biteni sorgulamasın, fakirliğini sorgulamasın, siyasete bulaşmasın, aman zenginlerin olduğu bölgeye girip de bela olmasın diye ne yazık ki biraz hoşgörülüyor” diye konuştu.

    “Maddenin uyarıcı etkisi olmadığını mutlaka anlatmalıyız”

    Tüm uyuşturucu maddelerin uyarıcı özelliği olmadığını vurgulayan Rodoplu, “Aksine kullanan kişi içine kapanır, çok tipik bir belirtisi bulantıdır ve kullanan kişi yavaş yavaş toplumdan soyutlanmaya başlar. Kılık kıyafeti bozulmaya başlar. Gözünün feri kaçar. Uyuşturucu kullanan kişiyi çok kolay tanırsınız. Sürekli su içme ihtiyacı duyar. İlk kullanımdan itibaren böbrek hasarı başlar. Uyuşturucu kullanmayı bıraksa bile, böbrek hastası olma olasılığı yüzde 50’den yüksektir. Madde bağımlısı kişilerde erken bunama, erken alzhemier, erken parkinson gibi nörolojik hastalıkları çok görüyoruz. Çevremizdeki kişilere, maddenin uyarıcı etkisi olmadığını mutlaka anlatmalıyız” uyarısında bulundu.

    “Spor tesisleri arttırılmalı”

    Ailelerin çocuklarına sevgiyle sarılması gerektiğini belirten Rodoplu, “Madde bağımlılığı tedavisi için gelenlerin tamamı, işi gücü olmayan ve gelecekle ilgili beklentisi olmayan kişiler. Tedavi olup gidiyor, tekrar uyuşturucu kullanıp tedaviye geliyor. Dolayısıyla bu bataklığı kurutmak da devletin görevi. Spor alanlarını çoğaltarak, gençleri spora yöneltmeliyiz. Çocuklarımızın tek sosyalleşme alanları sosyal medya. Devlete düşen görev; çocuklarımızın enerjilerini boşaltabileceği, boş zamanlarını geçirebilecekleri, sosyalleşebilecekleri spor tesislerinin artmasına ihtiyacımız var. Spor yapan kişi, sağlıklı olmayı erken yaşta öğrenecek ve mutlak surette madde bağımlılığından uzak kalacaktır” diyerek sözlerini tamamladı.

  • Doktordan okul yarına resim sergisi

    Antalya’nın Manavgat ilçesinde 63 yaşındaki Doktor gelirinin Çardak Köyü’ndeki Şehit Mustafa Uysal İlköğretim Okulu’nun ihtiyaçları için kullanılmak üzere resim sergisi açtı.

    Manavgat’ta 63 yaşındaki Doktor Yusuf Aydın, geliri Manavgat Çardak Köyü’ndeki Şehit Mustafa Uysal İlköğretim Okulu’nun ihtiyaçları için kullanılmak üzere ‘Bir Mevsim, İki Gün, İki Şehir’ temalı fotoğraf sergisini açtı. Manavgat Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen serginin açılışına Kaymakam Mustafa Yiğit, Manavgat Belediye Başkan Vekili Erşan Özden, Belediye Başkan Yardımcıları Hasan Şimşek, Aydın Öz ve çok sayıda sanatsever katıldı. Kurdelenin kesilmesinin ardından Aydın, davetlilere tek tek fotoğrafları ve hikayelerini anlattı.

    “Geliri okula bağışlanacak”

    5 yıldır Side Fotoğraf Kulübüyle birlikte çalıştığını anlatan Dr. Yusuf Aydın, yurt içinde ve yurt dışında çeşitli fotoğraf gezilerine katıldığını söyledi. İlk defa kişisel sergi açtığını belirten Aydın, “’Bir mevsim, iki gün iki şehir’ adlı sergimde Manavgat ve Bolu’nun Yedigöller bölgesinde ki yaptığım birer günlük çalışmalardan 45 fotoğraf bulunuyor. Bu sergiden elde edilen gelir, Şehit Mustafa Uysal İlköğretim Okulu ve öğrencilerinin ihtiyaçlarını karşılamak için kullanılacak. Sergime ilgi gösteren ve destek olan tüm Manavgat halkına teşekkür ediyorum” diye konuştu.

  • Saldırıya uğrayan savcının ameliyatını gerçekleştiren doktordan ilk açıklama

    Antalya’nın Korkuteli ilçesinde makamında bir polis memurunun silahlı saldırısına uğrayıp ağır yaralanan Cumhuriyet Savcısı Kadir Küçükören’in son durumu hakkında açıklama yapan Prof. Dr. Abdullah Erdoğan, “Ameliyat başarılı geçti, kanamasını durdurduk. Hayati tehlikenin azaldığını ama geçmediğini söyleyebiliriz” dedi.

    Antalya’nın Korkuteli ilçesinde adliyede katibe olarak çalıştığı öğrenilen Ş.A. ile tartıştıktan sonra Ş.A.’nın polis eşi Turgut A. tarafından silahla vurularak ağır yaralanan Cumhuriyet Savcısı Kadir Küçüköner, Korkuteli’deki özel bir hastanedeki müdahalenin ardından helikopterle Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırılmıştı. Burada ilk yapılan müdahalenin ardından ameliyata alınan Küçüköner’in ameliyatı tamamlandı. Bu sırada Antalya Valisi Münir Karaloğlu da hastaneye gelerek, Savcı Küçüköner’in sağlık durumu hakkında bilgi aldı.

    Küçüköner’in sağlık durumuyla ilgili Prof. Dr. Abdullah Erdoğan, Akdeniz Üniversitesi Başhekimi Bülent Aydınlı, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Rektörü Mustafa Ünal bir basın açıklaması yaptı.

    Ameliyatı gerçekleştiren Prof. Dr. Erdoğan, ameliyatın başarılı geçtiğini belirterek, Küçüköner’in sağ ve sol akciğerlerinde kanama olduğunu söyledi. Erdoğan şunları söyledi:

    “Sağ akciğerdeki yaralanma ameliyat gerektiren kanamalı bir yaralanmaydı. Ameliyat ederek sağ akciğerdeki kanamayı ve yaralanmayı durdurduk. Sol akciğerde bir direnme var. Şuanda ameliyattan yeni çıktı. Hayati tehlikesi için herhangi bir şey söylemek için henüz erken. Uyanıp kendine geldikten sonra bir şey söyleyebiliriz ama ameliyat başarılı ve güzel geçti”

    Kaç kurşun isabet ettiği sorusunu üzerine ise, “Acil ameliyata aldığımız için kurşun sayısında net bir şey söylememiz mümkün değil” cevabı veren Erdoğan, Küçüköner’in hayati tehlikesi hakkında 3-4 saat sonra kendisine gelip solunum cihazından ayrılınca net bir şey söyleyebileceklerini ifade etti. Küçüköner’in hayati tehlikesinin devam ettiğini belirten Erdoğan, “Hayati tehlikenin azaldığını ama geçmediğini söyleyebiliriz. Kanaması aktifti. Korkuteli’nde çekilen bir filmi vardı orada az olan kanama burada yeni filminde çok arttığı görüldüğü için biz acil ameliyata aldık. O kanamayı kontrol altına aldık, iyileşmesini bekliyoruz” diye konuştu.