Etiket: Doğu’yu

  • Orta Doğu’yu hedefleyen Muddy Water Türkiye’ye de sıçradı

    İlk kez 2017 yılında Irak ve Suudi Arabistan’da görülen Muddy Water aktivitesini takip eden Kaspersky Lab araştırmacıları, söz konusu tehdidin Ürdün, Türkiye, Azerbaycan, Pakistan ve Afganistan’daki kamu kurumlarını da tehdit ettiğini açıkladı. Yayılmak için yüksek düzeyde özelleştirilmiş oltalama mesajlarını kullanan Muddy Water, içine özel makrolar yerleştirilmiş ofis dosyalarını kullanıyor.

    Yeni bir tehdit olarak görülen 2017 yılında keşfedilen Muddy Water, ilk olarak Irak ve Suudi Arabistan’daki kamu kurumlarına saldırırken tespit edilmişti. Kaspersky Lab araştırmacıları bu yılın başlarında tehtidin çok daha geniş bir coğrafyayı hedef alan oltalama mesajlarıyla yayılmaya çalıştığını keşfettiğini açıklarken, 2018 yılı Mayıs ve Haziran aylarında etkinliği doruğa çıkan tehdidin etkisi halen sürüyor.

    Yapılan bilgilendirmede; oltalama mesajlarının içeriği özellikle kamu ve askeri kurumların, telekom şirketlerinin ve eğitim kurumlarının hedeflendiğini gösteriyor. Söz konusu e-posta mesajları MS Office 97-2003 dosyalarını ekinde barındırıyor ve kullanıcıları makroları aktif hale getirmeye zorluyor. Hemen arkasından bulaşma gerçekleşiyor.

    Kaspersky Lab araştırmacılarının yaptığı açıklamada; saldırganların kullandıkları PowerShell, VBS, VBA, Python ve C# scriptleri, RAT (Remote Access Trojans-Uzaktan Erişimli Truva Atı) ve diğer araçlara dair analizler sürüyor. Enfeksiyon gerçekleştiğinde zararlı yazılım, beraberindeki listede yer alan internet adreslerinden birini seçerek komuta merkeziyle iletişime geçiyor. Sistemde güvenlik yazılımı olduğunu algılarsa bir dizi script çalıştırıyor ve son bir PowerShell paketiyle sistemde suistimale açık bir arka kapı bırakıyor. Gerçek MS dosyaları kullanması nedeniyle kara listelerden kolayca sıyrılan tehdit, beraberindeki PowerShell koduyla makro uyarılarını ve korumalı görünüm seçeneklerini devre dışı bırakabiliyor. Böylece takip eden saldırılara karşı sistemi korumasız hale getiriyor.

    Tehdidin şimdiye dek tespit edilen hedefleri arasında Türkiye, Ürdün, Azerbaycan, Irak, Suudi Arabistan, Mali, Avusturya, , Rusya, İran ve Bahreyn yer aldığı belirtilirken, Muddy Water operasyonunun arkasında kim olduğu bilinmemekle birlikte, kullanılan saldırı teknikleri jeopolitik bir amaç için saldırıların gerçekleştirildiğine dair ipuçları verdi. Yine kullanılan kodlar araştırmacıları yanıltmayı hedefleyen unsurlar barındırıyor. Örneğin; kodlarda Çince yazılar, Leo, PooPak, Vendetta ve Turk gibi isimler geçiyor.

    Kaspersky Lab GReAT Takımı Kıdemli Güvenlik Araştırmacısı Amin Hasbini, keşfedilen bulgular ile ilgili, “Geçtiğimiz yıl Muddy Water grubunun pek çok saldırıya imza attığını ve tekniklerini sürekli geliştirdiklerini gördük. Grup çağdaş güvenlik önlemlerini atlatmak için aktif bir geliştirici takımına sahip. Bu da yakın zamanda tehdidin daha ciddi boyutlara ulaşabileceğini gösteriyor. Bu nedenle konuya dair ilk bulgularımızı kamuoyuyla bir an önce paylaşmak istedik. Grubun ellerindeki araçları, stratejilerini ve olası hatalarını ortaya koymak için gözlemlerimize devam edeceğiz”.

    Kaspersky Lab, Muddy Water ve benzer tehditlere karşı korunmak için alınması gereken önlemleri şöyle sıraladı:

    Hedefli tehditlerin algılanması, önlenmesi ve araştırılmasına yardımcı olacak kapsamlı süreçleri devreye alınmalı. Hedefli saldırılara karşı etkili güvenlik çözümleri ve personel eğitimi de bunun bir parçası olmalı.

    Güvenlik ekibinizin en son tehdit verilerine düzenli olarak ulaşmasını sağlanmalı, böylece YARA kurallarını uygulayabilir ve saldırıya dair izleri daha kolay tespit edebilir.

    Kurumsal nitelikte yama yönetim sürecini devreye sokulmalı.

    Tüm sistem yapılandırmalarını iki kez kontrol edilmeli ve en iyi korunma yollarını süreçlerin parçası haline getirilmeli.

    Çalışma ekibinin şüpheli e-posta mesajları tespit etme konusunda eğitilmeli ve böyle bir durumda ne yapılması gerektiğine dair bilgilendirilmeli.

  • Putin ve Netanyahu Orta Doğu’yu görüştü

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu Moskova’da Orta Doğu’daki durumu görüştü.

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 9 Mayıs Zafer Günü törenine katılmak üzere başkent Moskova’ya gelen İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Kremlin’de ikili görüşme gerçekleştirdi. İki liderin görüşmede, ikili ilişkiler ve Orta Doğu’daki durumu değerlendirdiği belirtildi. Putin, Orta Doğu’daki durumun “acı verici” olduğunu ve çözüm bulma konusunda umutlu olduğunu söyledi. Netanyahu ise tarihten öğrenmiş oldukları önemli dersleri ve Sovyetler Birliği’ne zafer kazandıran eylemleri unutamayacaklarını söyledi. Putin ve Netanyahu, basına açık bölümde yapılan görüşmenin ardından basına kapalı görüşmeye geçti.

    Öte yandan, İsrail Başbakanı Netanyahu, Moskova’ya gitmeden önce yaptığı açıklamada bu ziyaretin çok önemli olduğunu söyleyerek, Suriye’deki mevcut durum nedeniyle, Rusya ordusu ve İsrail ordusu arasındaki işbirliği devam etmesi gerektiğini ifade etmişti.

  • Genç girişimci, devletten aldığı destekle Orta Doğu’yu Isparta ’elma’sıyla buluşturdu

    Isparta’nın Gelendost ilçesine bağlı tarihi Afşar köyünde Tarım ve Kırsal Yatırımları Destekleme Kurumundan (TKDK) aldığı krediyle yola çıkan genç girişimci Orta Doğu’yu Isparta ’elma’sıyla buluşturdu. 21 bin metrekarelik kapalı alanda kurduğu soğuk hava ve paketleme tesisinde 50 çalışanıyla Irak, İran ve Pakistan’a yılda 5 bin ton elma ihraç eden genç girişimcinin yıllık ihracat geliri ise 7 milyon 500 bin TL’yi buluyor.

    Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Eğirdir Su Ürünleri Fakültesinden mezun olduktan sonra Gelendost’ta soğuk hava deposu kuran Asım Dursun, TKDK’dan 800 bin TL’lik hibe almayı başardı. Toplam yatırımını 2 milyon TL ’ye çıkartarak bölgenin ilk atmosfer kontrollü soğuk hava deposunu kuran Dursun, şimdi Orta Doğu’ya ve komşu ülkelere elma ihracatı yapıyor. Deposunda paketleme tesisini de oluşturan Asım Dursun ve kardeşi İbrahim Dursun, bugünlerde yoğun bir şekilde elma ihracatına imza atıyor.

    Elmanın altın yıllarından birini yaşadığını belirten İbrahim Dursun, “İran, Irak ve Pakistan’a şu anda Golden ve Starking çeşitleri ile ihracatımız devam ediyor. Günde 3-4 tır elma depomuzdan hazırlanarak yola çıkıyor. Bağlantılarımız doğrultusunda elmalarımızı paketliyoruz ve tırlara yükleyip gönderiyoruz. Elmaya bu yıl talep çok fazla ve fiyat olarak da altın yılını yaşıyor. Elmanın bu yıl hak ettiği değeri kazanması üreticilerin de yüzleri güldürüyor. Atmosferli soğuk hava deposunda çok az miktarda elmamız kaldı. Bu elmalarımız da bağlantılarımız doğrultusunda Orta Doğu ülkelerine sevk edilecek. İnşallah yeni sezonda da elma hareketliliğinin böyle gitmesini temenni ediyoruz” dedi.

    “2 TL’ye kadar alıcı buluyor”

    Bugünlerde ihraç edilen elmanın kilo fiyatının kalitesi, boyu ve cinsine göre değiştiğini belirten işletmeci İbrahim Dursun, elmanın kilosunun 1 TL 40 kuruş ile 2 TL’ye kadar alıcı bulduğunu ve tüccarlar aracılığı ile Orta Doğu ülkelerine ihraç edildiğini belirtti. İşletmeci Asım Dursun da, “Köyümüzün bulunduğu ovamızda ve bölgemizde yetiştirilen elmalarımız dünyada eşi benzeri olmayan bir kaliteye sahip. Elmalarımızın kaliteleri oldukça yüksek ve organik olarak yetiştirildiğinden tüketicinin damak tadı zevkini artırıyor. Aroması, kokusu ve lezzeti bakımından Isparta’da yetişen elmalarımız dünyanın en kaliteli elmalarıdır. Bunu gidip gördüğümüz fuarlarda ve incelemede bulunduğumuz çeşitli üretim merkezlerinde tespit eden elma üzerine ihtisas yapmış Üniversite hocalarımız söylüyor” dedi.

    “Ekonomiye can veriyoruz”

    Asım Dursun, 2 milyon TL yatırım maliyetli iş yerinin önceki depoya atmosfer basınçlı depo eklenerek toplamda 6 bin tonluk depolama kapasitesine ulaştığını söyledi. Dursun, Gelendost bölgesindeki ilk atmosfer kontrollü soğuk hava deposunu kurmaktan mutlu olduklarını belirtti. Atmosfer kontrollü soğuk hava deposunda, meyvenin kimyasal yollarla değil doğal olarak tazeliğini koruduğunu söyleyen Asım Dursun “Atmosfer kontrollü sistemde depo içindeki oksijen alınarak meyve uyumaya alınıyor. Böylece depodan çıktığında ilk günkü kadar taze oluyor. Bu nedenle de tüccar tarafından da tercih ediliyor. Elma dalından eylül veya ekim ayında koparıldı. Yaklaşık 6 aydır depoda ve ilk günkü tazeliğini koruyor” ifadelerini kaydetti. Depolama, paketleme ve yükleme işlerinde de çok sayıda işçi çalıştığını belirten Asım Dursun, “Hem bizim personelimiz hem de tüccarların personeli işsiz kalmamış oluyor ve ekonomiye can verilmiş oluyor” diye konuştu.