Etiket: Doğurganlık

  • Tekirdağ Toplam Doğurganlık Hızında 39’uncu Sırada

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Tekirdağ’da 2015 yılında 14 bin 77 canlı bebek dünyaya geldi. Bu bebeklerin 7 bin 217’si erkek, 6 bin 860’ı ise kız oldu Tekirdağ, toplam doğurganlık hızında Türkiye’de 39’uncu sırada yer aldı.

    TÜİK Edirne Bölge Müdürlüğü, Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi’nden yararlanarak Tekirdağ İli Doğum İstatistiklerini açıkladı. TÜİK verilerine göre, 2015 yılında ülke genelinde canlı doğum oranı bir önceki yıla göre yüzde 1,4 artarak 1 milyon 325 bin 783 oldu. Bu sayı, Tekirdağ’da ise bir önceki yıla göre yüzde 5,3 oranında artarak 14 bin 77 oldu.

    Türkiye genelinde toplam doğurganlık hızı 2014 yılında 2,18 çocuk iken, 2015 yılında 2,14 çocuk olmuştur. Tekirdağ’ın doğurganlık hızı ise 2014 yılında 1,88 iken 2015 yılında 1,93 çocuk olmuştur.

    TOPLAM DOĞURGANLIK HIZI SIRALAMASINDA TEKİRDAĞ, 39’UNCU SIRADA YER ALDI

    İllerin toplam doğurganlık hızları incelendiğinde, toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il, 2015 yılında 4,38 çocuk ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 4,01 çocuk ile Şırnak, 3,80 çocuk ile Ağrı ve 3,55 çocuk ile Siirt izledi. Toplam doğurganlık hızının en düşük olduğu iller ise 1,53 çocuk ile Edirne ve Çanakkale oldu. Bu illeri 1,54 çocuk ile Kırklareli ve 1,55 çocuk ile Eskişehir ve Zonguldak izledi. Tekirdağ ili toplam doğurganlık hızı sıralamasında 81 il arasında 39. sırada yer aldı.

    2015 YILINDA TEKİRDAĞ BİNDE 15,3 İLE KABA DOĞUM HIZI EN YÜKSEK 36. İL OLDU

    Türkiye genelinde kaba doğum hızı binde 16,9 olurken, Tekirdağ’da bu oran binde 15,3 oldu. Kaba doğum hızı illere göre incelendiğinde, 2015 yılında kaba doğum hızının en yüksek olduğu il binde 33,2 ile Şanlıurfa oldu. Bu ili binde 29,5 ile Şırnak, binde 28,7 ile Ağrı ve binde 27,1 ile Van izledi. Kaba doğum hızının en düşük olduğu il ise binde 10,4 ile Çanakkale oldu. Bu ili binde 10,5 ile Edirne, binde 10,7 ile Karabük, Kırklareli ve Giresun izledi.

    TEKİRDAĞ’DA EN ÇOK DOĞUM TEMMUZ AYINDA GERÇEKLEŞTİ

    Tekirdağ’da 14 bin 77 doğumun aylık dağılımı incelendiğinde en çok doğumun gerçekleştiği ay Temmuz (1 401 doğum), en azı ise Şubat (938 doğum) ayıdır. Tekirdağ’da aylık ortalama 1 173 bebek dünyaya geldi.

  • Aydın Doğurganlık Hızında 44. Sırada

    2015 yılında 13 bin 753 canlı bebek doğumunun gerçekleştiği Aydın, doğurganlık hızında Tükiye’de 44. Sırada yer aldı.

    TÜİK Denizli Bölge Müdürü Ali İhsan Yücedağ, 2015 yılı Doğum İstatistikleri sonuçlarıyla ilgili olarak yaptığı açıklamada; “Aydın’da canlı doğan bebek sayısı 175 artmıştır. Aydın’da canlı doğan bebek sayısı 2014 yılında 13 bin 578 iken bu sayı yüzde 1,7 artarak 2015 yılında 13 bin 753 olarak gerçekleşmiştir. Türkiye genelinde ise canlı doğan bebek sayısı 2014 yılında 1 milyon 345 bin 286 iken bu sayı yüzde 1,4 pranında 19 bin 503 azalarak 2015 yılında 1 milyon 325 bin 783 olarak gerçekleşmiştir” dedi.

    AYDIN’DA TOPLAM DOĞURGANLIK HIZI 1,85

    Aydın’daki doğum istatistiklerine de değinen Yücedağ, “Bir kadının doğurgan olduğu dönem boyunca doğurabileceği ortalama çocuk sayısını ifade eden toplam doğurganlık hızı Aydın’da 2014 yılında 1,83 çocuk iken 2015 yılında 1,85 çocuktur. Türkiye için toplam doğurganlık hızı ise 2014 yılında 2,18 çocuk iken 2015 yılında 2,14 çocuktur. Aydın toplam doğurganlık hızında 44. sıradadır. 2015 yılında Aydın 1,85 çocuk olan toplam doğurganlık hızı ile tüm iller arasında Düzce ve Trabzon ile birlikte 44. sıradadır. Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 4,38 çocuk sayısı ile Şanlıurfa’dır. Şanlıurfa ilini 4,01 çocuk sayısı ile Şırnak, 3,80 çocuk sayısı ile Ağrı izlemektedir. Toplam doğurganlık hızının en düşük olduğu iller ise 1,53 çocuk sayısı ile Edirne ve Çanakkale, 1,54 çocuk sayısı ile Kırklareli, 1,55 çocuk sayısı ile Eskişehir ve Zonguldak’tır” diye konuştu.

    “Aydın’da kaba doğum hızı binde 13,1’dir” diyen Yücedağ, şöyle konuştu: “Belli bir yıl içinde her bin nüfus başına düşen doğum sayını ifade eden kaba doğum hızı Aydın’da 2014 yılında binde 13,2 iken 2015 yılında binde 13,1 olarak gerçekleşmiştir. Türkiye genelinde ise kaba doğum hızı, 2014 yılında binde 17,4 iken bu hız 2015 yılında binde 16,9 olarak gerçekleşmiştir. Aydın kaba doğum hızında 51. Sıradadır. 2015 yılında Aydın binde 13,1 olan kaba doğum hızı ile tüm iller arasında 51. sıradadır. Kaba doğum hızının en yüksek olduğu il binde 33,2 ile Şanlıurfa’dır. Şanlıurfa ilini binde 29,5 ile Şırnak, binde 28,7 ile Ağrı izlemektedir. Kaba doğum hızının en düşük olduğu il ise binde 10,4 ile Çanakkale’dir. Çanakkale ilini binde 10,5 ile Edirne ve binde 10,7 ile Karabük, Kırklareli ve Giresun izlemektedir”

  • Uzmanlardan “Doğurganlık Aşısı” Uyarısı

    Üreme Sağlığı ve İnfertilite Derneği, tüp bebek tedavisinde yeni bir buluş olarak tanıtılan doğurganlık aşısının bilimsellikten uzak olduğunu açıkladı.

    Üreme Sağlığı ve İnfertilite Derneği Başkanı Prof. Dr. Gürkan Uncu, doğurganlık aşısı olarak sunulan yöntemin, gebe kalamayan hastaların umudunu sömüren yeni bir yöntem olduğunu söyledi. Prof. Dr. Uncu, “Altında yeterli bilimsel araştırması ve güvenilir verisi bulunmayan bir yöntemi son derece önemli bir buluş gibi sunmak insanların umudunu çalmaktır. Sağlık Bakanlığı’nı bu konuda göreve davet ediyoruz” dedi.

    2003 yılından bu yana faal olan Üreme Sağlığı ve İnfertilite Derneği olarak tüp bebek uygulamalarını yakından takip ettiklerini söyleyen Uncu, tüp bebek tedavisinde başarı oranının çok yavaş yükseldiğini ve gebelik elde etme oranının artması için arayışların devam ettiğini belirtti. Uncu, “Yeni bir şey, tüp bebekte başarı oranını artıran bir şeymiş gibi halkımıza sunulacaksa, uygulamaya sokulacaksa, elde çok güçlü bilimsel delillerin olması ve bu bilimsel çalışmaların tamamlanmış olması gerekiyor. Bu dünyanın her yerinde böyledir” dedi.

    Doğurganlık aşısı ve mikroçip diye sunulan uygulamaların yeni bir gelişmeymiş gibi ilan edilmesini doğru bulmadıklarını söyleyen Prof. Dr. Gürkan Uncu, “Bu iki açıklama, tüp bebek tedavisi gören ve başarısız olan umut arayan insanları ciddi şekilde heyecanlandırdı. Uzmanlara siz bu yöntemleri uyguluyor musunuz diye sorular gelmeye başladı. Son derece zayıf ve güvenilirliği düşük bir çalışma. Bilimsel gözle değerlendirildiğinde çok güçsüz denecek bir uygulama. Doğurganlık aşısı adıyla halkımıza sunulan bu çalışmanın ayrıntılı incelendiğinde öyle etkili olmadığını görüyoruz. Üreme Sağlığı ve İnfertilite Derneği olarak böyle bir açıklama yapmayı kamu yararına vicdani bir sorumluluk olarak görüyoruz” diye konuştu.

    Uncu, tüp bebek uygulamalarında başarı oranını arttırdığı iddia edilen yöntemin aşı adıyla sunulmasının da yanlış olduğuna dikkat çekerek, “Bu durum bilinen aşı kavramının dışında bir şey. Halkımızın yaygın olarak bildiği aşı, tesiri azaltılmış mikropların vücuda çok düşük dozda verilip ona karşı güçlü bir maddenin gelişmesini sağlamaktır. Ama burada böyle bir şey yok. Mikroçip uygulamasının ise sadece laboratuar çalışmaları var, klinik çalışmaları yok. Burada umut sömürüsü var, çünkü insanlar tüp bebek başarısızlıkları sebebiyle ciddi bir arayış içinde. Böyle bir durumda birileri ‘doğurganlık aşısı buldum ve bu tüp bebek başarısını artırıyor’ diye ortaya çıkınca insanlar inanıyor” dedi.

    AİLELERE UYARI

    Tüp bebek düşünen ailelere ikazda bulunan Prof. Dr. Gürkan Uncu, “Bu işle uğraşan dernekler var. Dolayısıyla tüp bebek uygulamasının yeni bir teknikle başarı şansının arttığını ifade eden haberlere itibar etmeyin. Sağlık Bakanlığı’nın bu anlamda bir komitesi vardır ve gereğinin yapılacağına inanıyorum” dedi.

  • Marmara Bölgesi’nde Yaşayanlarda Doğurganlık Azalıyor

    Üreme Sağlığı ve İnfertilite Derneği (TSRM) Yönetim Kurulu Başkanı ve Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gürkan Uncu, sanayi bölgelerinde üreme potansiyelinin risk altında olduğunu söyledi.

    Türkiye’nin nüfusunun coğrafi özelliklere göre değiştiğini, batıya doğru nüfusun artmadığının görüldüğünü ifade eden Üreme Sağlığı ve İnfertilite Derneği (TSRM) Yönetim Kurulu Başkanı ve Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gürkan Uncu, belli bir kesimin çocukları adına gelecek kaygıları güderek kolay kolay çocuk yapmadıklarına değindi.

    Uncu, “Doğu bölgelerinde gelecek kaygısı olmadan içgüdülerle çocuk yapılırken, batıya yaklaşıkça belli bir kesim eğitim hayatlarını ve kariyer planlarını tamamladıktan sonra, sağlıklı üreme yaşlarının geçtiklerinin farkına varıyor. Doğal olarak 35 yaşına kadar rahat yaşayan bireyler sorumluluk almaktan kaçıyor. Buna paralel olarak yaşlı nüfusumuz giderek artıyor. Türkiye’nin üremeye ihtiyacı var. Kadınlarda en ideal gebelik yaşı olan 25-28 yaşının kaçırılmaması gerekiyor” dedi.

    Özellikle endüstrinin yoğun olduğu bölgelerde kadınların yumurtalık kapasitelerinin ve erkeklerdeki sperm sayısının daha çok azaldığına dikkat çeken Uncu, sanayinin yoğun olduğu İstanbul, Bursa, Gebze, Kocaeli illerinin bulunduğu Marmara Bölgesi’nde sorunun daha ciddi olduğunun altını çizdi.

    Prof.Dr. Uncu, çeşitli hastalıkların yanı sıra yaş, çalışma şartları ve stres gibi faktörlerin de üremenin önünde büyük engeller oluşturduğunu belirtirken, sözlerine şöyle devam etti:

    “Sağlıklı bir üreme için gerekli fonksiyonlar hayat boyu devam etmeyebilir. Ancak son yıllarda başarıyla uygulanan birçok teknik sayesinde istenilen zamanda sağlıklı üremek mümkün. Erkekte sperm, kadınlarda ise yumurtayı dondurup tekrar vücuduna enjekte edebiliyoruz. Tüm bunlara ilave olarak artık kadından yumurtayı, erkekten spermi alıp embriyo haline getirip dondurulması da söz konusudur. Dernek olarak hem toplumu bilinçlendirmek hem de yasal mevzuatlarda gerekli düzenlemeleri yaptırmak için ’Üremenin Korunması Projesi’ni hayata geçirdik.”

    Prof.Dr Uncu, üremeye yardımcı tekniklerin dünyada yıllardır başarıyla uygulandığını, Türkiye’de ise dernek olarak Sağlık Bakanlığı ile yaptıkları görüşmeler sonucunda yeni yönetmeliklerde yer alabildiğine işaret etti. Hala birçok konuda belirsizlik yaşandığını da ifade eden Uncu, “2014 yılında üremeye yardımcı tedavi merkezleri yönetmeliğinde, ’yumurtalık kapasitesi azalmış kadınlarda yumurtalık dokusunun veya yumurtaların dondurulması uygundur’ şeklinde bir tanım vardır. Ancak bizim yumurtalık kapasitesi azalmadan bu işlemi yapmamız gerekiyor. Amacımız 40 yaşındaki bir kişinin üremesine yardımcı olmaktır. Kişinin sağlıklı yumurtaları olduğu dönemde onları dondurmak, kişisel bir haktır. Fakat Bakanlık bu konuda izin vermiyor. Aynı şekilde evli çiftlerde embriyo dondurabiliyoruz. Ancak transferin süresiyle ilgili belirsizlik var. Yani 5 yıl sonra da yapılabilir ya da yapılamaz, denilmiyor” şeklinde konuştu.