Etiket: Doğu’nun

  • Orta Doğu’nun en büyük fuar merkezi Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıldı

    Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin dev yatırımlarından biri olan Recep Tayyip Erdoğan Fuar Merkezi, düzenlenen törenle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından hizmete açıldı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Erzurum İl Danışma Meclisi Toplantısı sonrası Erzurum MNG Alışveriş ve Yaşam Merkezi ile Recep Tayyip Erdoğan Fuar Merkezi’nin açılışına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından açılış törenine geçildi. Açılış için önce telekonferansla bağlantı kuruldu. Erdoğan, fuar merkeziyle Erzurum’a hizmetlerini devam ettireceklerini söyledi. Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen de, canlı bağlantıda fuar alanına ilişkin bilgi verdi. Fuar alanının Erzurum’a, çevre illere ve çevre ülkelere hizmet vereceğini ifade eden Sekmen, “Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin en önemli yatırımlarından biri olan Recep Tayyip Erdoğan Fuar Merkezi, Erzurum Havalimanıyolu’nda inşa edilmiştir. Fuar merkezi 25 bin metrekare kapalı alan, otopark ve diğer sosyal birimlerle birlikte toplam da ise 40 bin metrekare açık alanı kapsamaktadır. ‘Orta Doğu’nun en büyük fuar merkezi’ unvanına sahip olan fuar merkezimiz, 1000 araç kapasitelidir. 4 holden oluşan binada 2 bin 100 metrekare koridor alanı ve 3100 metrekare de yeşil alan bulunmaktadır” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra yapımı tamamlanan eserlerin açılışını kurdele keserek gerçekleştirdi.

  • Doğu’nun Efes’ine ziyaretçi akını

    Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde bin 700 yıllık Mithras tapınağının bulunduğu Zerzevan Kalesi, ziyaretçi akınına uğruyor.

    Çınar’a bağlı Demirölçek Mahallesi yakınlarında bulunan ve Roma İmparatorluğu döneminde askeri yerleşim yeri olarak kullanılan Zerzevan Kalesi’nde Kültür ve Turizm Bakanlığı, Diyarbakır Müzesi, Diyarbakır Valiliği, Çınar Kaymakamlığı ve Dicle Üniversitesinin (DÜ) katkılarıyla 2014 yılında kazı çalışmaları başlatıldı. Yaklaşık 4 yıldır süren kazı çalışmalarında yer altı kilisesi, 400 kişilik yer altı sığınağı, konutlar ve gizli geçitler ortaya çıkarılırken, bin 700 yıl öncesine ait Mithras inancına ait bir tapınağa DA ulaşıldı. Çalışmaların ardından bölge ziyaretçi akınına uğradı. Daha çok yerli turistlerin ziyaret ettiği Zerzevan Kalesi’ni bir haftada 20 bin kişi gezdi.

    Filiz Başak ve Reşat Değer isimli yeni evli çift, evliliklerinin 4. gününde televizyondan duydukları Zerzevan Kalesi’ni ziyaret etti. Kaleyi gezip görevlilerden bilgi alan çift, gördükleri manzara karşısında hayran kaldı. Zerzevan Kalesi’ni yakınlarından ve televizyondan duyduktan sonra gezmek istediklerini ve zaman buldukları ilk an kaleye geldiklerini belirten Filiz Başak, “Yeni evliyiz, arkadaşlarımdan, çevremden duydum, televizyondan izledim ve geldim. Burası çok güzel, çok beğendim. Yeni evliyiz, bize bir gezi oldu. Çiçekleri buradan eşim topladı” dedi.

    “İnsanların çekinmesi gereken bir durum yok artık”

    Eşinin tedavisi için Mardin’den Diyarbakır’a gelen ve dönüş yolunda Zerzevan Kalesi yazısını görerek ziyaret eden Esra Demir, “Eşim ameliyat olacaktı, Mardin’den Diyarbakır’a geldik. Yol üstündeydi, tesadüfen tabelayı gördük ve gelmek istedik. Burayı çok merak ediyorduk, eşim gelmek istemedi ama sonradan o da çok hayran kaldı. Bu kadar büyük ve güzel olduğunu tahmin etmiyorduk. Çok büyük ve çok güzel, çok beğendik. Burası herkesin görmesi gereken bir yer. Kötü durumlar yaşanmış olabilir fakat çok güzel yerlerimiz var bizim. Buralar çok güzel, insanların korkması, çekinmesi gereken hiçbir durum söz konusu değil” diye konuştu.

    Azad Şahin isimli ziyaretçi ise, insanların artık çok rahat bir şekilde gezebildiğini söyledi. Şahin, “Mardin’e bir gezi düzenledik. Mardin’i gezdikten sonra yolda Zerzevan Kalesi’ni gördük. Burayı da gezmek istedik ve geldik. Eskiden olaylardan dolayı gelemezdik, şu anda olaylar durmuş ve biz de gönül rahatlığıyla gezebiliyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Yılda 1 milyon turist hedefliyoruz”

    Zerzevan Kalesi Kazı Başkanı DÜ Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Aytaç Coşkun, kazılara ilk başladıklarında Zerzevan Kalesi’nin çok fazla bilinmediğini söyledi. Yrd. Doç. Dr. Coşkun, şunları kaydetti:

    “Hem çevre tarafından hem de arkeolojik anlamda hiçbir bilgi sahibi değildik. 2014 yılında kazılara başladıktan sonra büyük keşifler ortaya çıkardık. Birçok yapı hem yer altında hem yerin üstünde ortaya çıktı. Zerzevan Kalesi, Roma dönemi açısından oldukça önemli. Stratejik bir Roma sınır garnizonu. Bin 200 metre uzunluğunda surları, bunların yüksekliği 15 metreyi buluyor. 19 metrelik savunma kulesi ayakta hala. Mithras dinine ait yer altı tapınağı, bu Doğu Roma sınırındaki tek yapı. Gizemli bir din Mithras, sadece erkeklerin kabul edildiği bir din. Özellikle Mithras tapınağı ile ilgili çalışmalar duyuldukça yoğun bir akış oldu. Hem çevre illerden hem de bölgelerden birçok ziyaretçi Zerzevan’da ortaya çıkardığımız yapıları gezmekte. Bu da bölgenin turizmine önemli bir katkıda bulunacaktır. Yerli ziyaretçi sayısı çok fazla, ilerleyen dönemlerde yabancı turist sayısının da artacağını düşünmekteyiz. Yani özellikle tapınakla ilgili haberler çıktığında bir haftada yaklaşık 20 bin kişi bu alanı ziyaret etti. Zerzevan Kalesi, Doğu’nun Efes’i olarak nitelendiriliyor. Çünkü birçok yapılar hala ayakta, özellikle Roma dönemini temsil etmesi açısından oldukça önemli. Ulaşımı da çok kolay, yollar yapıldı. Özellikle turizme kazandırılması ile birlikte burayı yaklaşık 1 milyon kişinin ziyaret edeceğini düşünüyoruz.”

    “Turizmin terörü yendiğini görüyoruz”

    Çınar Kaymakamı İsmail Şanlı ise, 4 yıldır terör dahil her türlü gündeme rağmen buradaki kazı çalışmalarına en ufak bir ara vermeden devam ettiklerini söyledi. Kaymakam Şanlı, “Bugün geldiğimiz noktada turizmin terörü yendiğini görüyoruz. Bu tarz çalışmalarımız arttıkça da insanlar turizmden daha fazla tanınır hale gelecek bölgemiz, insanlarımız turizmden daha fazla ekmek yiyecek. Bu da terörün var oluş gerekçesini ortadan kaldıracaktır. Zerzevan Kalesi’ne 10 günde 20 bin ziyaretçi geldi. Bizim burası ile alakalı hedefimiz, Mardin ile Diyarbakır’a gelen bütün ziyaretçileri mutlaka görmeden gidemeyecekleri bir bölge haline getirmek. İki kentimizin de ciddi tarihi ve turistik bir potansiyeli var. Zerzevan Kalesi’nin içerisinde SİT alanının yanında bir arkeopark düşünüyoruz. Bu parkta kazı alanına gelen özellikle çocukları, öğrencilerimizi kazı alanına getirmek suretiyle tarih bilinci oluşturacak, kazı sevgisi oluşturacak, arkeolojiye ilgi duyacakları bir platform inşa etmeyi düşünüyoruz“ dedi.

  • ’Suriye-Irak bağlamında Orta Doğu’nun geleceği’ paneli

    Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Tarih Araştırmaları Kulübü ile Orta Doğu ve Afrika Araştırmacıları Derneği’nin ortak düzenlediği “Orta Doğu ve Kuzey Afrika Konuşmaları” başlıklı panel serisinin üçüncüsü “Suriye-Irak Bağlamında Orta Doğu’nun Geleceği” paneli, Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Davut Hut ve Orta Doğu Uzmanı Dr. Ahmet Emin Dağ’ın katılımıyla Üsküdar Yerleşkesi’nde yapıldı.

    Orta Doğu’nun geleceğine yönelik tarihi süreçte yaşananları hatırlatarak Irak özelinde değerlendirmelerde bulunan Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Davut Hut, dostun, düşmanın, belirsiz ilişkilerin iç içe geçtiği Orta Doğu’da, Irak’ın bugünkü durumunu terör, kaos ve mezhep mücadelesine batmış bir ülke olarak özetledi. Hut, dünya petrol rezervinin yüzde 9’unu elinde bulunduran Irak’ta petrol var oldukça emperyalist güçlerin de var olacağını, dolayısıyla fikren ve fiilen bölünmüşlüğün sona ermeyeceğini belirtti.

    Orta Doğu’daki siyasi ve ekonomik istikrarsızlığın sebeplerinden biri olan, iktidar çekişmelerinin merkezde olduğu mezhep mücadelesinde İran’ın rolünü detaylandıran Hut, İran’ın 2003 yılıyla birlikte Şiiliği siyasi bir hâkimiyet olarak Irak üzerinde kullanıp ülke üzerindeki nüfuzunu arttırdığını ifade etti.

    Irak’ın geleceğiyle ilgili muhtemel senaryolar

    Ülkede Şii propagandası var olduğu sürece Irak’ın, Şii-Sünni çatışmasından kurtulmasının mümkün görünmediğini söyleyen Hut, Irak’ın geleceğiyle ilgili muhtemel senaryolar üzerine de konuştu. Hut, Barzani’nin bölgede bir Kürt devleti kurulması için merkez yönetime referandum kartını tehdit unsuru olarak göstermesinin kısa vadede Barzani lehine sonuçlanmayacağını düşündüğünü belirtti.

    Sünni-Şii başlığı altındaki mücadelenin daha da şiddetlenmesi ve IŞID, El Kaide gibi Selefi örgütlerin daha da güç kazanmasıyla, Irak’ın güneyinde Şii-Irak devleti, Irak’ın batısında ise Sünni-Irak devletinin kurulmasının orta ve uzun vadedeki senaryolar olduğunu aktaran Hut, “Irak bir bütün olarak kalsa da üç devletli bir yapıya gelse de emperyalizmin bu ülkeden elini çekmesi gerekiyor. Türkiye gibi bölgede tarihsel nüfuzu olan ülkelerin, Irak’ta tarafları adil, eşit bir yönetim ve eşit bir siyaset çerçevesinde bir araya getirmesi gerekiyor.” diyerek konuşmasını tamamladı.

    Suriye bağlamında Orta doğu

    Orta Doğu’nun geleceğini Suriye bağlamında yorumlarken yakın geçmişe dönen Dr. Ahmet Emin Dağ, askeri, ekonomik ve siyasi kimliğini Sovyetler ile şekillendiren Suriye için Sovyetlerin dağılmasının ardından doğan varlık krizi, ülkenin, Irak’ın Kuveyt’i işgali sırasında ABD yanında yer alarak durumdan sağladığı siyasi ve ekonomik avantaj ve Irak’ın Kuveyt’ten çıkarılmasıyla ülke için başlayan Batı’yla uzlaşmacı yeni dönem hakkında detaylı bilgi verdi.

    Bir dönem revizyonist ülkeler olarak tanımlanan İran, Suriye ve Irak’ın 2010’lara doğru, İsrail ve Mısır gibi statükocu ülkelere evrilmelerine, 20 yıl önce düşman olan ABD, İsrail, Rusya ve İran’ın Ortadoğu’daki mevcut kaosun devamı için anlaşmalarına dikkat çeken Dağ, uluslararası sistemin bölgede üçüncü harita düzenlemesi yaptığının altını çizdi.

    “Orta Doğu’da 4. Dünya Savaşı yaşanıyor”

    1920’de ortaya çıkan Fransa ve İngiltere hâkimiyetindeki iki parçalı yapı ile 1945’ten sonra 15 parçaya bölünmüş yapının, 1970’lerden sonra devlet sahibi olmayan grupların ortaya çıkmasıyla üçüncü kez değiştiğini söyleyen Dağ, “Mesele, Şam yönetimiyle onun muhalifleri üzerinden yeni bir düzen oluşturma mücadelesidir. O yüzden bu uluslararası bir savaştır, kendi çapında 4. Dünya Savaşı’dır” diye konuştu.

    “Orta Doğu ve Kuzey Afrika Konuşmaları” üst başlığında 23 Şubat’ta başlayan panel serisi 6 Nisan’da “ABD’nin Orta Doğu Politikaları ve İran” paneliyle sona erecek.

  • BTSO’dan Uzak Doğu’nun teknoloji üssüne inceleme

    Küresel Fuar Acentesi Projesi kapsamında 100’üncü iş gezisini Güney Kore’nin Seul şehrine yapan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) üyeleri, Korea Build Fuarı ziyaretinin yanı sıra Kore’nin Silikon Vadisi olarak bilinen Pangyo Teknoloji Vadisi’nde de incelemelerde bulundu.

    Seul’de bulunan 40 kişilik BTSO heyeti, inşaat sektörünün önemli organizasyonları arasında gösterilen Korea Build 2017 fuarını ziyaret etti. Fuar alanında Güney Koreli firma temsilcileri ile ikili iş görüşmelerinde de bulunan heyet, Güney Kore’nin önemli teknoloji merkezlerini de yakından inceledi. Heyetin ilk durağı Kore Ticaret Yatırım Destek Ajansı (KOTRA) oldu. Güney Kore’deki yatırım imkanları ve ticaret ortamı hakkında sunum yapılan heyete yabancı firmalara sağlanan hizmetlerle ilgili bilgi verildi. KOTRA yetkilisi So Hyung Jeong Güney Kore’nin uluslararası firmalar için önemli fırsatlara sahip olduğunu söyledi. Kore’nin Çin ve Japonya pazarının ortasında yer alması nedeniyle coğrafi bir avantajının olduğunu söyleyen Jeong, “Güney Kore yenilikçi bir pazar. Uluslararası yatırımcılar tarafından yeni ürünlerin test edildiği bir merkez olarak görülüyor. Ar-Ge’ye yapılan yatırımlar ise her geçen gün artıyor. Son 15 yıl içerisinde iki kat artan bir Ar-Ge çalışması mevcut” diye konuştu. Invest Korea binasında yatırım yapan firmaları da ziyaret eden BTSO Heyeti, burada firmalara sunulan hizmetler hakkında bilgi aldı.

    BTSO heyetinin temaslarındaki son durak ise Güney Kore’nin Silikon Vadisi olarak gösterilen Pangyo Teknoloji Vadisi oldu. Bünyesinde 88 ayrı araştırma bölümünün bulunduğu kompleks hakkında bilgi veren merkez yetkilisi Cho Eun Suk, “2016 yılında yaklaşık 10 yıl süren bir projenin ürünü olarak hayata geçirilen merkezde yalnızca bilişim teknolojileri ile ilgili firmalar faaliyet gösteriyor. Özellikle oyun ve yazılım konularında Güney Kore’nin en büyük firmaları burada yer alıyor. Yaklaşık 70 bin kişinin çalıştığı Pangyo Teknoloji Vadisi’nde bin 200 şirket bulunuyor” diye konuştu.

    BTSO heyeti ayrıca Pangyo Teknoloji Vadisi’nde yer alan ve yatırımcı ile iş fikri olan girişimciyi buluşturan Startup Campus’ü ziyaret ederek hayata geçirilen projeleri yakından inceledi.

  • Yakın Doğu’nun Rakibi Abdullah Gül Üniversitesi

    Bilyoner.com Türkiye Kupası Elemeleri’nde A Grubu’nun lideri olarak 8’li play-off’lara kalan Yakın Doğu Üniversitesi Kadın Basketbol Takımı, yarın saat 15.15’te Abdullah Gül Üniversitesi ile karşılaşacak.

    Yakın Doğu Üniversitesi Kadın Basketbol Takımı, Ekim ayında oynanan Türkiye Kupası Elemeleri’nde A Grubu’nun lideri tamamlamış, Abdullah Gül Üniversitesi, Beşiktaş, Basketbolu Geliştirenler Derneği, Edirne Belediyesi, Fenerbahçe, Galatasaray ve Hatay Büyükşehir Belediyesi’nin katıldığı Kadınlar Türkiye Kupası 8’li play-off’larında oynamaya hak kazanmıştı. Abdi İpekçi Spor Salonu’nda çekilen kuralarda Abdullah Gül Üniversitesi ile eşleşen Yakın Doğu Üniversitesi yarın saat 15.15’te Kadir Has Kongre Merkezi Spor Salonu’nda mücadele edecek.

    Maç öncesi Başantrenör İlker Gözeneleri ve oyunculardan Hülya Özkan ile Tiffany Hayes’in açıklamalarda bulundu.

    İLKER GÖZENELİ: “İLK HEDEFİMİZ YARI FİNALDE OLMAK”

    İlk hedeflerinin Abdullah Gül Üniversitesi ile oynayacakları ilk karşılaşmadan galip gelerek yarı finallere yükselmek olduğunu belirten İlker Gözeneli, “Bilyoner.com Kadınlar Türkiye Kupası çeyrek finalinde Abdullah Gül Üniversitesi ile karşılaşacağız. Bilyoner.com Kadınlar Türkiye Kupası’nda kendimize koyduğumuz ilk hedef çeyrek finalden galip gelerek yarı finale yükselmek. Abdullah Gül Üniversitesi zor ve güçlü bir rakip. Hazırlıklarımızı hedefimiz doğrultusunda tamamladık; galip gelmek için mücadele edeceğiz” dedi.

    HÜLYA ÖZKAN: “HEDEFİMİZ YARI FİNAL”

    Bilyoner.com Kadınlar Türkiye Kupası’nda eşleştikleri Abdullah Gül Üniversitesi’nin zorlu bir rakip olduğuna dikkat çeken Hülya Özkan, “İlk karşılaşmamızı Abdullah Gül Üniversitesi ile oynayacağız. Abdullah Gül Üniversitesi ligin en zorlu rakiplerinden biri. Fakat kendimize belirlediğimiz ilk hedef yarı finale yükselmek ve bunun için bu karşılaşmada galip gelmemiz gerekiyor. Karşılaşmaya iyi hazırlandık. Sahada hedefimize ulaşmak için tüm gücümüzle mücadele edeceğiz” şeklinde konuştu.

    TIFFANY HAYES: “SAHADA HEDEFİMİZİ GERÇEKLEŞTİRMEK İÇİN OLACAĞIZ”

    Tiffany Hayes ise Bilyoner.com yarı finalleri hedeflediklerini belirterek, “Takım olarak Biyoner.com Kadınlar Türkiye Kupası’nda kendimize koyduğumuz ilke hedef yarı finale yükselmek oldu. Bu hedefimiz için de çok çalıştık ve iyi hazırlandık. Abdullah Gül Üniversitesi ligin zorlu rakiplerinden biri; ancak biz de iyi bir takımız. Sahada hedefimize ulaşmak için tüm gücümüzle olacağız” diye konuştu.