Etiket: Doğumunun

  • Doğumunun 316. yılında Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretlerini anma etkinliği

    Doğumunun 316. yılında Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretlerini anma etkinliği

    Doğumunun 316. Yılında Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretlerini anma etkinleri bugün yapılan lokma ikramı ile devam etti.

    Kültür ve Turizm Bakanlığı, Erzurum Büyükşehir Belediyesi ve Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri Sosyal Yardımlaşma Dayanışma ve Kültür Derneği’nce (ERİH-DER) organize edilen etkinlikler kapsamında 23 Eylül Pazartesi sabah namazı Ulu Camide Siirt Tillo’dan canlı ışık hadisenin gösterimi yapıldı. 24-25-26 Eylül tarihleri arasında çeşitli okullarda İbrahim Hakkı Hazretlerini anlatan çizgi roman dağıtımı yapıldı. Anma etkinlikleri kapsamında bugün Ulu Cami’inde kılınan Cuma namazının ardından yaklaşık üç bin kişiye lokma ikramında bulunuldu. Program akşam Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezinde Kur’an tilaveti, gazelhan konseri ve ardından da sema gösteri ile sona erecek.

    Lokma ikramına Erzurum Valisi Okay Memiş, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Fevzi Polat, ERİH-DER Başkanı Nuri Toparlak ve yönetim kurulu üyeleri katıldı.

    Erzurum Valisi Okay Memiş cami çıkışı ilkokul öğrencileri ile hem sohbet etti hem de camiden çıkan cemaate ve vatandaşlara lokma ikramında bulundu.

    Vali Memiş burada yaptığı açıklamada, “Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretlerinin doğumunun 316.Yılı münasebetiyle ERİH-DER Vakfının ve Erzurum Büyükşehir Belediyesinin aracılığı ile lokma ikramı yapıldı. Manevi büyüklerimiz İbrahim Hakkı Hazretleri ve Nene Hatunların izinde Erzurumlular ilerliyor. Onların açmış olduğu bu kutlu yolda ilerliyoruz. Erzurum Büyükşehir Belediye Başkan vekili Fevzi Polat beye, ERİH-DER Başkanı Nuri Beye yapmış oldukları bu hizmetlerden dolayı teşekkür ediyorum. Bu dernek alan değil veren bir dernek durumunda. Hep veren dernek olmayı düşünüyorlar. Alan değil veren mutlu oluyor. Hepsine tekrar teşekkür ederim” dedi.

  • Doğumunun 92’nci yılında sevenleri Fikret Otyam’ı andı

    Anadolu’nun yetiştirdiği büyük ressam, fotoğrafçı ve gazeteci Fikret Otyam, doğumunun 92. yıl dönümünde Çankaya Belediyesi Yılmaz Güney Sahnesi’nde düzenlenen etkinlikle anıldı.

    Anadolu’nun yetiştirdiği büyük ressam, fotoğrafçı ve gazeteci Fikret Otyam, doğumunun 92. yıl dönümünde Çankaya Belediyesi Yılmaz Güney Sahnesi’nde anıldı. 19 Aralık 1926’da Aksaray’da doğan ve sanat hayatı boyunca Anadolu halkının yaşantısını, kültürünü, müziğini, rengini ve geleneklerini fotoğraf makinesi ve fırçası ile dünyaya duyuran sanatçı, 2015’de hayata veda etti. Çankaya Belediyesinin Yılmaz Güney Sahnesi’nde düzenlediği etkinlikte Otyam’ı sevenler bir araya geldi. Etkinliğin başında kısa bir konuşma yapan Fikret Otyam’ın kızı Elvan Baransel, “Desteğini ve dostluğunu her zaman hissettiğimiz Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen’e teşekkür ederim. Babamız Fikret Otyam ile annemizin aziz hatırası önünde saygı ve özlemle eğiliyoruz. Bu anma gecesine katıldığınız için hepinize teşekkür ederim” dedi.

    Gülhan Birsöz ve Zafer Akkaş’ın sunumlarıyla başlayan etkinlikte Fikret Otyam’ın hayatı görsellerle sanatseverlere sunuldu. Anma etkinliği, Fikret Otyam’ın sesini çok beğenerek dinlediği Halk Müziği sanatçısı Zeynep Karababa’nın seslendirdiği türkülerle sona erdi.

  • Tarık Buğra Doğumunun 100. Yılında Balıkesir’de anıldı

    Balıkesir İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Balıkesir Üniversitesi, Anadolu Mektebi ve Karesi Belediyesi iş birliği ile “Doğumunun 100. Yılında Tarık Buğra” paneli düzenlendi. Panele Anadolu Mektebi Yürütme Kurulu Başkanı ve Tarım Eski Bakanı Prof. Dr. Sami Güçlü, Vali Ersin Yazıcı, Balıkesir Üniversitesi Rektörü Kerim Özdemir, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Zekai Kafaoğlu, Karesi Belediye Başkanı Yücel Yılmaz, Altıeylül Belediye Başkanı Hasan Avcı, İl Milli Eğitim Müdürü Yakup Yıldız, Ticaret Borsası Başkanı Faruk Kula, il protokolü, okul müdürleri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı.

    Saygı duruşu ve İstiklal Marşının ardından programın açılış konuşmasını gerçekleştiren İl Milli Eğitim Müdürü Yakup Yıldız: Bugün burada Anadolu’nun yazılmamış destanlarından birini, Tarık Buğra’yı öğrencilerimiz sizlere tanıtacak. Anadolu Mektebi kapsamında değerli öğrencilerimizi Anadolu’nun nice destansı şahsiyetini, kahramanını tanıtmak en büyük amacımız. Bu güzel etkinlikler, bu güzide öğrenciler sayesinde yarınlarımızın bu günümüzden çok daha aydınlık olacağına yürekten inanıyorum” dedi.

    Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Zekai Kafaoğlu ise “Prof. Dr. Sami Güçlü, Anadolu Mektebi ile bir ateş yaktı ve bu ateş tüm Anadolu’ya yayılıyor. ‘Anadolu Mektebi Yazar Okumaları Projesi’ bizi biz yapan, değerlere sahip çıkan yazarlarımızı, şairlerimizi, edebiyatçılarımızı yeni nesille buluşturup, tanıştırıyor. Onları gelecek nesillere aktarma noktasında mütevazı bir başlangıçla her tarafa yayıyor. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” dedi.

    Anadolu Mektebi Yürütme Kurulu Başkanı, Tarım Eski Bakanı, Prof. Dr. Sami Güçlü ise Tamamen bir sivil hareket olarak ortaya çıkan bu oluşum 2016 yılında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından himaye altına alınmış olup 81 ile yayılması amaçlanmıştır. Niyetimiz ve gayretimiz şudur: Milli, manevi ve bu topraklara ait değerleri çok iyi kavramış ve kendisini bir büyük ideale doğru hedeflendirmiş, mesleğini çok iyi yapan bilinçli bir gençliğin örneklerini oluşturmak”dedi.

  • İBB’den Doğumunun 90. Yılında Cengiz Aytmatov Anma Programı

    Kırgız edebiyatının dünyaca ünlü yazarlarından Cengiz Aytmatov, doğumunun 90.yılında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Türk Dünyası Kültür Mahallesinde 12 Aralık’ta düzenlenen özel bir programla anılacak.

    Bozkırın ulu çınarı Cengiz Aytmatov, doğumunun 90.yılında “ İnsan için en zor olan şey, her gün insan kalmaktır” temasıyla, Kırgızistan İstanbul Başkonsolosluğu öncülüğünde İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki Kültür AŞ’nin destekleriyle düzenlenen programda anılacak.

    Doğumunun 90. Yılında Cengiz Aytmatov Anma Programı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Türk Dünyası Kültür Mahallesinde 12 Aralık Çarşamba günü saat 14.00’de Cengiz Aytmatov’un hayatını anlatan kısa film gösterimi ile başlayacak. Programda, Kültür AŞ Genel Müdürü Kemal Kaptaner ve Kırgızistan İstanbul Başkonsolosu Erkin Sopokov, açılış konuşmalarını yapacaklar. Ardından düzenlenen panelde; Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi (TDİK) Kırgızistan temsilcisi Doç.Dr. Cıldız Uzakova, Aytmatov’un diplomatik yönünü ele alırken, İstanbul Kültür Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Shurubu Kayhan da Aytmatov’un kitaplarının İnsanlar üzerindeki etkisini anlatacak.

    Programda ayrıca “Bozkırın Ulu Çınarı Aytmatov” adlı resim sergisinin açılışı gerçekleştirilecek. Sergi 30 Aralık 2018 tarihine kadar ziyarete açık kalacak.

  • Doğumunun 90. yılında Cengiz Aytmatov paneli gerçekleştirildi

    Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından, T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ve Malatya Valiliği’nin katkılarıyla 9-15 Kasım 2018 tarihinde düzenlenen 8. Malatya Uluslararası Film Festivali, film gösterimleri ve paralel etkinliklerle devam ediyor.

    Bu yıl Kırgız yazar Cengiz Aytmatov, doğumunun 90. yılı vesilesiyle festival tarafından bir programla anılıyor. Festival bünyesinde Aytmatov eserlerinden sinemaya uyarlanan “Beyaz Gemi”, “Kızıl Elma” ve “Elveda Gülsarı” gibi filmler gösterilirken Kırgız yazar anısına bir de panel düzenlendi.

    Malatya Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen panele yönetmen Ardak Amirkulov ile yazar Yağmur Tunalı konuşmacı olarak katıldı. Panelin moderatörlüğünü İhsan Kabil üstlendi.

    Panelin açılış konuşmasını yapan İhsan Kabil, Cengiz Aytmayov’un 90. doğum yılı münasebetiyle gerçekleştirilen film gösterim programına ek olarak bu filmlerin ruhunun ve içeriğinin ele alınacağı bir panel düzenlediklerini ifade etti.

    Kabil, panelde sinema ve edebiyat ilişkisinin ele alınacağını ifade etti ve sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Aytmatov, çok büyük bir roman yazarı. İnsanın doğasını, hem sosyal ilişkiler hem de içinde yaşadığı dönem itibarıyla Sovyetler Birliği gerçeğiyle, onun yapısıyla bu bağı kurabilen ama insanın dramını asla aksatmayan ve asla ihmal etmeyen bir yaklaşım sergileyen çok büyük bir yazar. Kitapları da dilimize çok fazla çevrildi. 1960’lardan itibaren Aytmatov’un senaryo çalışmalarına da bizatihi katıldığını biliyoruz. Zaten kitaplarına baktığınızda da fazlasıyla sinematografik öğeler yer alıyor. Adeta insan ruhunu işleyen eserleri biz okuduğumuzda görüp, o sürece tanıklık ediyoruz.”

    Kabil sonrasında daha önce Aytmatov ile çalışmış olan Yönetmen Ardak Amirkulov’a söz verdi.

    Yakın zamanda Aytmatov’la ilgili bir kitap çalışmasına da katkıda bulunduğundan söz eden Amirkulov, Aytmatov’la olan tanışıklıklarını ve beraber çalışmaya nasıl başladıklarını aktararak şöyle devam etti:

    “Biz Aytmatov’la çok iyi arkadaştık. O benim babamla yaşıttı ama biz çok iyi arkadaştık. Taşkentte bir festivalde tanışmıştık. O jüriydi. Benim de filmim gösteriliyordu orada. Filmimi izledikten sonra benimle tanışmak istedi. Ve bana iş teklifinde bulundu. Uzun bir süre düşündük hangi eserini elle alıp sahnelendirelim diye. O bana son dönem çalışmalarından birini önerdi. Çok uzun zaman düşündüm cevap vermek için. Aytmatov için zaman geçiyordu ve ona bir cevap vermem gerekiyordu. Tam 9 yıl düşündüm. 1997’de biz konuyu konuşmuştuk ve 2006’da anca cevap verebildim. ‘Hoşçakal Gülsarı’yı önerdim, onu çekelim diye. ‘Hoşçakal Gülsarı’ benim için parlak bir geçmiş. O kitabı ben daha okuldayken okumuştum. Aytmatov da bunu kabul etti ve çekimlere hemen başladık.”

    Sonrasında söz alan edebiyatçı ve yazar Yağmur Tunalı ise kaleme aldığı ‘Gittiler’ adlı biyografi kitabında Aytmatov’a da yer verdiğinden bahsetti. Aymatov’u şahsen tanıma fırsatı bulduğundan da söz eden Tunalı, “Ben de Ardak bey gibi Aytmatov’un dost halkası içinde yer alma şansı bulanlardanım. 1992’de Türkiye’de tanıdım kendisini. Daha sonrasında görevlerim dolayısıyla televizyonda birçok program yaptım onunla ilgili. Özel toplantılarına davet edildim” ifadelerine yer verdi.

    Aytmatov’un yaşamından satır başları veren Tunalı, sözlerine şöyle devam etti:

    “Köy gibi dar bir yerden çıkıp yine o köy ve çevresindeki o kır hayatını, o bozkır hayatını, o dar hayatı, atlarla, sürülerle ve toprağı ekip biçen sınırlı bir hayatı yazıp bunu dünya ölçeğinde bir sanat eseri niteliğinde takdim edebilmek başarısı muhakkak üzerinde durmamız gereken bir şeydir. Bu çok kolay başarılacak bir şey değildir. Kabiliyetle de izah edilecek bir şey değildir. Birçok kabiliyet işletilmediği için, çalıştırılmadığı için birçok zeki çocuk körelir giderler. Fakat Aytmatov içine doğduğu, yanında yöresinde bulunduğu o büyük Rus edebiyatının klasiklerini içercesine okuyup onların başarı şifrelerini çözerek eserlerinde o şifreleri kullanır. Dolayısıyla evrensel bir mesaja dönüştürür.”