Etiket: Doğumun

  • Sezaryan Doğumun Olumsuzlukları

    Kadın Hastalıkları Uzmanı Op.Dr. Aslı Alay, son yıllarda tüm dünyada sezaryan doğum oranının arttığını belirterek, “Ancak sezaryan doğumun hem bebeklik hem de çocukluk çağında getireceği birtakım olumsuzluklar olmuştur” dedi.

    Hem sezaryan hem de normal doğumun her cerrahi müdahalede olduğu gibi birtakım riskleri olduğunu kaydeden Op.Dr. Aslı Alay, “Sezaryan doğumun anne ve hekim tarafından en önemli seçim nedeni bebeği vajinal doğum sırasında travmalardan korumaktır. Tüm doğum hekimlerinin en büyük korkusu olan omuz takılması normal doğan bebeklerin yüzde 0,2-2’sinde görülürken, sezaryan doğan bebeklerinde yüzde 1-2’sinde bebeğin vücudunda kesiler olabilir. Omuzdan kola uzanan sinirler omuz takılması sırasında hasar görebiliyor. Ancak bu sinirlerdeki hasarın sezaryan doğan bebeklerde de olduğu, yani anne karnında bilinmeyen birtakım nedenlerle de olabileceği konusunda birtakım yayınlar mevcuttur.” diye konuştu.

    Normal doğumun bebek için bir stres olduğunu belirten Op.Dr. Aslı Alay, şöyle konuştu:

    “Doğum kanalındaki bebeğin yolculuğu sırasındaki strese dayanabilmesi vücudunda salgılanan stres hormonları etkisi ile olur. Bu stresli ortam ve bebeğin buna direncini sağlayan hormonlar bebek doğduğunda nefes almasını sağlar. Çünkü bebeğin akciğerlerindeki sıvı bu zor yolculuk sırasındaki baskı ile atılmış ve bebek ilk nefesini almış olur. Bu stresi yaşamayan sezaryan doğan bebekler ise doğduklarında solunum sıkıntısı yaşama ihtimali yüksektir. Çünkü bebek hazırlıksızdır dış ortama. Bazı çalışmalarda normal doğumun bebeğin bağışıklık sistemi içinde önemli olduğu bebeğin mikroplarla savaşan hücrelerinin sayısını artırdığını göstermiştir. Sezaryan doğan bebeklerde alerjik hastalıklar, astım, tip1 diyabet ve çölyak hastalığı daha sık görülmektedir. İsteğe bağlı sezaryan ve eski doğumları sezaryan olan kadınlarda doğum hangi haftada yapılmalıdır? 39. Haftadan önce doğan bebeklerde solunum desteği alma ihtimalleri yüksektir. En güvenli aralık 39. Haftanın ilk günü ve 40 hafta arasında olup planlı sezaryanların ek bir risk faktörü yok ise bu haftalar arasında yapılması önerilir. Bu nedenle 39. Haftadan önce sezaryanın başka bir problemi olmayan bir gebede hiçbir faydası yoktur.”

    Op.Dr. Aslı Alay, sezaryan doğum sırasında hangi anestezi yöntemi uygulanmalı hususunda şu bilgileri verdi:

    “Epidural yöntemin kullanıldığı doğumlarda apgar skorunun (bebeğin iyilik halini gösterir ) daha yüksek olduğu görüldüğünden, ek risk faktörü yoksa epidural yöntemle sezaryan doğum önerilmektedir. Kordon klemplenme zamanı ve önemi nedir? Son yıllarda tüm anneler ister normal ister sezaryan doğum yapsınlar tek istedikleri kordonun geç klemplenmesi. Kordon klemplenme zamanı ne olmalı? Erken mi? Geç mi? Ne kadar geç? Faydası? Zararı? 1- Geç klempleme bebğin kan değerlerini, kan sayımını, kan hacmini artırır. 2- Geç klempleme zamanı çeşitli kaynaklar farklı zaman dilimleri verir. 1 dakika, 5 dakika, kordondan kan akımı kesilene kadar gibi farklı görüşler. Anneden bebeğe kan geçişinin çoğu ilk bir dakikada olduğu, kalanı ise 5, dakikaya kadar tamamlandığı için daha fazla beklenmesi anlamlı değildir. 3- Bebek bu kan akışı sırasında annenin karnına konması hatta anne memesine yaklaştırılması hem anneyi hem bebeği rahatlatır. 4- Geç klemplemek yenidoğan sarılığını ve buna bağlı fototerapi uygulama ihtimalini artırır. Geç klemplemek bebekte demir depolarını arttırması nedeni ile demir eksikliği anemisi daha az görülür. Ama bu durum fototerapi uygulanma sıklığını da artıracağından fototerapi bulunan yerlerde uygulanmalıdır. 5- Bebek solunuma başladıktan sonra kordon klemplenmelidir. 6- Bebeğin nörolojik gelişimi açısından da geç klempleme önemlidir. Çünkü sinir hücrelerinin gelişiminde demir önemlidir. 7- Bazı çalışmalar geç klemplemenin bebeğe kök hücre gelişini sağladığını kabul eder.”

  • Normal Doğumun Avantajları

    Adana Kamu Hastaneleri Birliğine bağlı Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Kadın Doğum ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çağdaş Mavigök, rahat gerçekleşen bir normal doğumun, anne ve yeni doğan bebek açısından birçok avantaj sağladığını bildirdi.

    Dr. Çağdaş Mavigök, yaptığı açıklamada, normal doğumun bebeğin zeka gelişimi ve anne sağlığı için çok önemli olduğunu belirterek, “Doğumun bitmesiyle her şey biter anne yürüyüp kalkabilir ve tüm ihtiyaçlarını kendisi görebilir. Annenin iyileşme süreci daha hızlıdır. Komplikasyon görülme oranı çok azdır. Normal doğum eyleminden hemen sonra annenin vücudu eski şekline döner. Annelerin korkusu olan organ sarkmaları ise basit bir operasyonla düzeltilebilir” dedi.

    Anne adaylarının normal doğum yapmaktan çekinmelerinin nedenlerinde birisinin doğum sancıları olduğunu belirten Dr. Çağdaş Mavigök, günümüzde tıbbın ilerlemesiyle, anestezi alanında doğum sancılarını gidermede oldukça etkili yöntemlerin kullanıma girdiğini kaydetti. En sık kullanılan yöntemin ’Epidural Analjezi’ olduğunu vurgulayan Dr. Çağdaş Mavigök, anestezi uzmanı tarafından uygulanan işlemle gebeye belli aralıklarla ağrı kesici verilerek doğum eylemi sırasında ve doğum sonrasında ağrı duyusunun engellendiğini söyledi.

    SEZARYENDE “ISLAK AKCİĞER” SORUNU

    Normal doğum sırasında bebeğin annenin pelvis kemikleri arasından geçerken göğüs kafesine oluşan baskı, bebeğin akciğerlerindeki sıvının çok büyük kısmının boşalmasına ve nefesini daha rahat almasına neden olduğunu anlatan Dr. Çağdaş Mavigök, normal doğan bebeklerin, sezaryenle doğan bebeklere göre 5 kat daha az solunum sıkıntısı yaşadıklarını kaydetti.

    Son yıllardaki araştırmaların doğum şeklini seçerken başka konulara da dikkat çekmeye başladığını belirten Dr. Çağdaş Mavigök, şöyle devam etti:

    “Bebeğin bağırsaklarındaki faydalı mikropların, bebeğin doğum kanalından geçerken anneden aldıkları belirlenmiştir. Hatta çocuklardaki otizm sebeplerinden birisinin, çocuklardaki bağırsak florası bozukluğu olduğu yönünde araştırmalar vardır. Sezaryen ile doğan bebekler, annelerinin bu faydalı mikroplarını alamayabilirler.

    Ayrıca normal doğum yapan annelerde süt daha kolay gelir ve daha fazla miktarda üretilir. Sezaryen olan annelerde ise oksitosin hormonu yeterince salgılanmadığı için sütün miktarı azalır ve sütün kalitesi bozulur. Anestezi için kullanılan ilaçlar da bir miktar bebeğe ve süte geçtiği için bebekler emmede zorlanabilir.”

    “SEZARYEN DOĞUM TERCİH OLMAMALI”

    Adana Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreteri Prof. Dr. Osman Kürşat Arıkan ise konuyla ilgili yaptığı açıklamada, normal doğumun, milyonlarca yıldır bütün memeli canlıların soylarını devam ettirmekte kullandıkları doğal ve fizyolojik bir eylem olduğunu söyledi. Sezaryen doğumun lüzumlu haller dışında bir doğum tercihi olarak görülmesini istemiyoruz. Sezaryen doğum normal doğumun yapılmasının mümkün olmadığı riskli durumlarda, anne ve bebek için hayat kurtarıcı olabilir ancak, komplikasyon riski normal doğuma göre daha yüksektir. Sezaryen doğum, halkımız arasında daha üstün bir doğum şekli olarak asla görülmemelidir” dedi.

    “NORMAL DOĞUMA TEŞVİK ETMELİYİZ”

    Adana Kamu Hastaneler Birliği’ne bağlı hastanelerde, sezaryen oranının azaltılması ve normal doğumun teşvik edilmesi ile ilgili çalışmaları başarıyla sürdürdüklerini belirten Prof. Dr. Arıkan şunları kaydetti:

    “Sağlık çalışanlarımız, oluşturduğumuz konforlu gebe bilgilendirme sınıflarımızda pilates-nefes egzersizleri, loğusa bakımı, masaj teknikleri, üreme sağlığı gibi eğitimlerle bebek bekleyen çiftlere ve halka yönelik normal doğumun faydalarını kapsayan eğitim ve bilinçlendirme çalışmaları yapıyorlar.

    Adana olarak, 2015 yılı primer sezaryen oranımız yüzde 9.4’tür. Bu istatistiksel değer, primer sezaryen oranımız Türkiye geneli ortalaması altında olduğunu göstermektedir. Bu rakamlar tüm sağlık çalışanlarımızın bilinçli ve fedakar bir çalışma yürüttüklerini gösteriyor. Arkadaşlarımızı sağlıklı nesiller oluşturmadaki özverili çalışmalarından dolayı kutluyorum.”

  • Sezaryenle Doğumun Azaltılmasına Sare Davutoğlu’ndan Destek

    Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun eşi Sare Davutoğlu, sezaryenle doğumun azaltılması için başlatılan kampanyaya destek vermek için Bursa’ya gelecek.

    Bursa Kent Konseyi Hasan Çepni, ‘Doğumuna Sahip Çık’ adında önemli bir projeye imza atacaklarını ve 19 Şubat’ta gerçekleştirilecek olan toplantıya Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun eşi Sare Davutoğlu ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu’nun katılacağını bildirdi. Çepni, “Bu, Sağlık Bakanlığı’nın Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile sağlık alanında çalışan sivil toplum örgütlerinin içinde bulunduğu bir proje. ‘Doğumuna Sahip Çık’ projesiyle sezaryen oranlarının azaltılması ve normal doğumun teşvik edilmesini hedefliyoruz” dedi.

    Bursa Kent Konseyi’nin çok farklı alanlarda çalışma grupları olduğunu anlatan Çepni, “Sanat ve kültür alanında faaliyet gösteren çalışma gruplarımızın yanı sıra sanayi, ticaret ve çevre için de gruplarımız var. Kadın, gençlik, engelliler ve çocuk meclislerimiz var. Engelli kardeşlerimiz bizler için çok önemli. Onların hayatını kolaylaştırıcı, pozitif anlamda destek verici bir dizi faaliyetler düzenliyoruz. E-KPSS sınavı için ücretsiz kurslar organize ediyoruz. Bu sene kentsel dönüşüm başlığı gündemimizde olacak. Kentsel dönüşümü ‘Bursa Konuşuyor’ toplantılarının gündemine alacağız. Bursa ne düşünüyor, toplumun kesimleri ne düşünüyor öğreneceğiz. Kentsel dönüşüm ile ilgili zengin ve farklı bakış açısına ihtiyacımız var” diye konuştu.