Etiket: doğum

  • Avşar’dan Alparslan Türkeş’in doğum yıldönümü mesajı

    MHP Malatya İl Başkanı Ramazan Bülent Avşar, Alparslan Türkeş’in doğumunun 101. Yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

    Avşar, mesajında, MHP’nin kurucusu ve ilk genel başkanı Alparslan Türkeş’in 25 Kasım 1917 yılında dünyaya geldiğini hatırlatarak, “Türkeş sadece bir siyasetçi değildir. Büyük bir devlet adamı ve Türk milletinin başbuğudur. Siyasetçileri sevenler ve sevmeyenler her zaman mümkündür. Ancak devlet adamları her zaman takdir edilir ve millet tarafından sevilir. Bu yüzden merhum Alparslan Türkeş’i anarken ve yad ederken onun Türk milletine kazandırdıklarıyla anmak ve yad etmek yerinde olacaktır. Milliyetçi Hareket Partisi Malatya Teşkilatı olarak da bizler başbuğumuzu sadece doğum gününde değil hayatımızın her alanında Türk dünyasına kattıklarıyla bizlere olan öğretileri ile anıyoruz onun yolunda Türk İslam ülküsü İle yoğrularak yaşamımızı biçimlendirmeye çalışıyoruz. Bu yıl başbuğumuzun doğumunun 101. Yılında tüm Türk gençliğini Ülkü Ocaklarımızda başbuğ Alparslan Türkeş’in hayatını ve dünya görüşünü öğrenmeye bekliyoruz. Türk İslam ahlakı üzerine yetiştireceğimiz gençlerle dünyada söz sahibi muasır medeniyetler seviyesine gelmiş bir ülke olacağımıza inanıyoruz. Türk dünyasının cennet mekan başbuğu Alparslan Türkeş ve ahrete intikal eden bütün dava büyüklerimize Allah’tan rahmet diliyoruz” ifadelerine yer verdi.

  • TÜRKAV Başkanı Babar’dan Türkeş’in 101. doğum günü açıklaması

    Türkiye Kamu Çalışanları Kalkınma ve Dayanışma Vakfı (TÜRKAV) Adıyaman İl Başkanı Yusuf Babar, merhum Alparslan Türkeş’in doğumunun 101. yılı nedeniyle açıklamada bulundu.

    Başbuğ Alparslan Türkeş’i rahmet ve şükranla andıklarını belirten TÜRKAV Başkanı Yusuf Babar, Türkeş’in ömrünü Türk milleti için adadığını söyledi

    Babar açıklamasında, “25 Kasım 1917 ülkücüler için, Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in doğum tarihi olması sebebiyle özel bir tarihtir. 4 Nisan 1997’ye kadar geçen ömrünü turan bayrağını yükseltme ve Türk adını dağa taşa yazdırmanın kavgasıyla geçirmiştir. Zor ve çile dolu geçen ömrünü büyük davasının başında yüzyıllık bir çınar gibi ayakta bitmiş ve kök salmıştır. Şükürler olsun ki, Başbuğumuz gibi bir liderimiz oldu. Davası İlay-ı Kelimetullah ve Nizam-ı Alem olan ülkücü hareketin cevheri hiç şüphe yok ki Başbuğ Alparslan Türkeş’tir. Bütün ömrünü adadığı Türk-İslam ülküsü yolunda, Türk İslam ülkücüleri olarak, son nefes, son nefes son nefesimize kadar şeref ve dimdik olarak yürüyeceğimizi cihan aleme göstermekle sorumluyuz. Gönlümüzde başbuğ sevgisi ve onun kararlığı, azmi, cesareti Başbuğ Türkeş şuuru daima var olacaktır. TÜRKAV olarak başbuğun bıraktığı emanetlerin ve onun fikirlerinin ona bağlı ülkücü gençler tarafından daima yaşatılması için var gücümüzle çalışacağımız hiç kimsenin şüphesi olmasın. Ülkücü hareket de ilelebet başbuğunun izinde yürüyecek ve ilanihaye var olacaktır. Başbuğumuzun doğumunun 101. yıl dönümü kutlu olsun, mekanı cennet olsun” diye konuştu.

  • İnanç: “Çalışan kadınların doğum sonrası şartları iyileştirilmeli”

    Öz İplik İş Sendikası Genel Başkanı Murat İnanç, çalışan kadınların doğum sonrası şartların iyileştirilmesi gerektiğini belirterek, “Doğum öncesi ve sonrası çalışan kadınlara ücretten muaf olmasındansa ücretinin ödenerek bu hizmetin verilmesini istiyoruz” dedi.

    Öz İplik İş Sendikası Genel Başkanı Murat İnanç, çalışan kadınların doğum sonrası şartların iyileştirilmesi gerektiğini söyledi. İnanç, “Asgari ücret bu sene daha farklı bir anlam kazandı. Enflasyonun aşırı yükselmesi asgari ücrete anlam kazandırdı. Türkiye’de 6 milyona yakın insan asgari ücretle çalışıyor bunların yoğun bölümü sektörde bayanlar. Çalışan bayanlarla ilgili farklılıklar istiyoruz. Pozitif ayrımcılık istesek gerçekleşemez; ama çalışan bayanlarla ilgili farklıklar istiyoruz. Doğum öncesi ve sonrası çalışan kadınlara ücretten muaf olmasındansa ücretinin ödenerek bu hizmetin verilmesini istiyoruz. Biz 3-4 çocuktan bahsediyoruz; ama bunlar için ekonomik şartları hazırlamak gerek. Kadının doğum sonrası ücret alamaması demek, geçinememesi demektir. Devletimizden böyle bir çalışma talep ediyoruz. Evlat ve çocuk yetiştirmek maliyetli bir olay. Maaşlarının devlet tarafından verilmesini istiyoruz. İyileştirme yapıldı; ama şu an ekonomiye bakarsak tam karşılığını bulduğunu söyleyemeyiz” dedi.

    İnanç, çocuk işçiliği konusunda tüm Türkiye’nin ve konfederasyonların başlatmış olduğu bir seferberlik mücadelesi olduğunu belirterek, “Cezalar var, ortak bir seferberlik ilan edildi ve sahada karşılığını buldu. Çocuk işçilik gene var; ama dünya çapında seferberlik karşılık buldu diyebiliriz” diye konuştu.

  • Emel-Mehmet Tarman Kadın Doğum İnşaatında Sona Yaklaşıldı

    Kayseri Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. İsmail Altıntop hizmet vermekte olan Emel-Mehmet Tarman Kadın Doğum ve Çocuk kliniğine hastane yöneticileri ile birlikte bir çalışma ziyareti gerçekleştirilerek yerinde inceleme ve değerlendirmelerde bulundu.

    Ziyaret sonunda yerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler hakkında bilgi veren Altıntop; “Bugün Kayseri Devlet Hastanesine bağlı Çocuk Hastalıkları ve Kadın Doğum Kliniğine ziyarette bulunarak işleyişlerini yerinde kontrol ettik.

    Harici olarak kadın doğumda ilgili tadilat yapılan yerleri gezerek % 95’nin tamamlandığını yerinde görmüş bulunmaktayız. Buradaki hazırlıklarımız tamamlandıktan sonra, Çocuk ve Kadın doğum olmak üzere 2 tane acil servisimiz burada hizmet verecektir. Mevcut haliyle çocuk acilimiz burada şuan 24 saat hizmet vermektedir” dedi.

    Altıntop, ” Çocuk acilimizin işletilmesinde hekimlerimizin ve personelimizin büyük fedakârlığı oldu. Takviye nöbetler tutarak çocuk acilin 24 saat aynı kalitede hizmet vermesi için emek sarf etmektedirler. Bunun dışında bölgemizde çalışan aile hekimleri buraya gelerek nöbetlerde aksaklık olmaması için acil nöbetlerine takviye vermektedirler.

    Sonuç olarak çocuk acil bölümü Kayseri Devlet Hastanesine bağlı kesintisiz olarak hizmet vermekte olan bir klinik olup, sonraki günlerde de hizmetlerimizin kalitesinin artarak devam edeceğini tüm vatandaşlarımıza ve kamuoyuna duyurmaktan gurur duyuyoruz” diye konutu.

  • Prof. Dr. Ramazan Ayvallı: “’Kutlu Doğum’ kararı vicdanları rahatlattı”

    FETÖ’nün hoşgörü tezgahıyla Nisan ayı içerisine kaydırılan ve Kutlu Doğum Haftası adı altında düzenlenen Mevlid Kandili, artık eskisi gibi Rebiyülevvel ayında Mevlid-i Nebi Haftası olarak kutlanıyor. Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ramazan Ayvallı, “Kutlu Doğum Haftası FETÖ projesiydi, Mevlid-i Nebi olarak kutlanması Müslümanları mutlu etti” dedi.

    Geçtiğimiz yıl yapılan Diyanet İşleri Başkanlığının yönetmelik değişikliği ile “Kutlu Doğum Haftası”nın adı “Mevlid-i Nebi” olarak değişmiş, haftanın başlangıcının ise hicri takvime göre Rebiyülevvel ayının 12’nci günü olmasına karar verilmişti. Yapılan değişiklikle bu sene 19 Kasım Pazartesi günü kutlanacak olan Mevlid-i Nebi Haftası’yla ilgili Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ramazan Ayvallı açıklamalarda bulundu. Diyanet İşleri Başkanlığının “Kutlu Doğum Haftası” kararının insanların vicdanını rahatlattığını söyleyen Prof. Dr. Ayvallı, “Müslümanlar bütün dini gün ve geceleri hicri takvime göre kutlanmıştır. 1989 yılından itibaren alınan bu karar, vicdani olarak biz Müslümanları rahatsız etmişti. Bu alınan kararların arkasında dini boşaltmak, FETÖ elebaşının doğum gününü olan aya denk getirmek ve birçok gizli planlar mevcuttu. 14-15 asırdır hiçbir İslam devleti Nisan ayında kutlamazken, Diyanet İşleri Bakanlığına sızan bazı FETÖ’cüler yüzünden Hz. Muhammed (S.A.V) doğum günü kutlaması amacından saptırılmaya çalışılmıştır” diye konuştu.

    “Türkiye Gazetesi ve TGRT Haber sayesinde bu yanlışlığın üzerine gidilmiştir”

    Uzun süredir tartışmaya konu olan “Kutlu Doğum Haftası”nın iptali için Türkiye Gazetesi’ndeki yazıların ve TGRT Haber’deki programların etkili olduğunu söyleyen Ayvallı, ”Vatandaşlarımızın huzursuzluğu ve bu durumdan memnuniyetsiz oluşlarından dolayı gerekli yerlere müracaatlar olmuş ve Diyanet İşlerinde bu konu tartışılmıştır. Diyanet İşleri Başkanının da değişmesiyle bu konu gün yüzüne çıkmıştır. Türkiye Gazetesi ve TGRT Haber sayesinde bu yanlışlığın üzerine gidilmiş ve gündeme getirilmiştir. Cumhurbaşkanımız ve yeni Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş bu çağrılara kulak vermiş ve yanlıştan dönülmüştür. Vatandaşlarımızı bu FETÖ projesi olan ’Kutlu Doğum Haftası’ndan vazgeçilmesi ve Mevlid-i Nebi olarak tekrardan hicri takvime göre kutlanması mutlu etmiştir” diye konuştu.

    “Diyanet İşlerinde gerekli temizlik yapılmadı”

    Devletin önemli birimlerine sızan FETÖ’cülerin hala Diyanet’in içinde olduğunu söyleyen Ayvallı, “Mahkemelere, orduya, polis teşkilatına, istihbarata ve devletin tüm kademelerine sızan teşkilatın Türkiye’nin en önemli birimlerinden olan Diyanet’e sızmamış olması düşünülemez. Zaten bu terör örgütünün amacı İslamiyet’in içini boşaltmak, İslamiyet’i bozmaktı. Yahudiliği ve Hristiyanlığı hak dini olarak göstermeye başladılar. Dinler arası diyalog diye bir şeyler uydurdular. Tarih boyunca Yahudilere, Hristiyanlara biz zülm etmedik. Diğer teşkilatlarda temizlik yapıldı ancak Diyanet İşlerinde gerekli temizliğin yapıldığını düşünmüyorum. Kendini gizlemiş hala terör örgütü adına çalışanların olduğunu biliyorum. Umarım kısa zamanda güzide kurumumuzun içindeki hainlerden temizlendiğini görürüz” dedi.

    Türkiye Gazetesi yazarı ve eski müftü Hasan Yavaş ise, Peygamberimizin doğduğu geceye sevinmenin bir ibadet olduğunu vurgulayarak, “Bu gece Peygamber Efendimizin Mevlid Gecesi, doğum gecesi, doğum günü olması sebebiyle Müslümanlar arasında asırlardan beri kutlanmaktadır. Peygamberimizin doğduğu geceye sevinmek bir ibadettir. Hatta İslam alimleri buyuruyor ki en kıymetli gece Kadir Gecesi’dir. Kadir Gecesi’nden sonra da en kıymetli gece Peygamberimizin doğum gecesi olan Mevlid Gecesi dediğimiz bu kandildir. Hatta bazı alimlere göre en üstün gece, en kıymetli gece Mevlid Kandilidir diye de rivayet edilmiştir. Dolayısıyla Müslümanlar arasında Peygamberinin doğduğu günü kutlamak, doğduğu gün için ayrıca bir takım törenler yapmak, onun doğduğunu insanlara müjdelemek, haber vermek, onun doğum günü sebebiyle sevinmek asırlardan beri yapılagelen İslami bir uygulama olmuştur” şeklinde konuştu.

    “Kutlu Doğum Haftası’nın başka bir maksatla uygulanması istenmiş olabilir”

    “Kutlu Doğum Haftası” uygulamasının yanlış olduğunu belirten Yavaş, “İslam dininde mübarek geceler, günler vardır. Bu gecelerin birisi de Peygamber Efendimizin doğum gecesi dediğimiz Mevlit Kandili’dir. Ondan sonraki geceler Kadir Gecesi gibi, Berat Gecesi gibi, Regaip Gecesi gibi gecelerdir. Bunların hepsi hicri takvime göre düzenlenmiş ve haber verilmiş günler ve zamanlardır. Yani İslami ibadetler İslami takvim, hicri takvim esas alınarak tertip edilmiştir. İslam dinindeki bütün kurallar, kaideler hep bu takvime göre düzenlenmiştir. O bakımdan miladi sene içerisinde bu bizim kullandığımız Avrupa’dan aldığımız miladi takvimde hiç mübarek gün, gece yoktur. Dolayısıyla mübarek gün ve gecelerin esas kutlanma zamanı ve yeri her zaman hicri takvimdir. Nitekim biz, bendeniz Diyanet Teşkilatında 1971 yılında hizmete başlamış ve 25 senelik yaptığım hizmet esnasında gerek imamlık, gerek müftülük, gerekse öğretmenlik hayatımda ve çevremde gördüğüm insanların arasında hiçbir zaman miladi takvime göre Mevlid Kandili ve diğer kandil geceleri kutlanmamıştır. Dolayısıyla 1990’lı yıllarda başlayan bu ‘Kutlu Doğum Haftası’ ismi verilen bu gecenin insanlara belki de başka bir maksatla öğretilmesi, yapılması, uygulanması istenmiş olabilir. Çünkü Mevlid Kandili sevgili Peygamberimizin doğduğu gecedir. Ondan sonraki zamana biz ‘kutlu doğum’ diyemeyiz. Ondan sonraki zamanı ona benzetemeyiz. Ama Peygamberimizi anmak, hatırlamak, Peygamberimizden bahsetmek bir yıl boyu, bir ömür boyu yapılacak güzel bir iştir. Yapılmasında bir mahsur yoktur. Ancak bugünü Peygamberimizin doğum günüdür şeklinde ifade etmek ve bunu İslami bir kural haline getirmek yanlış bir uygulamadır. Nitekim bu yanlış uygulamadan geçen sene itibariyle vazgeçildiği bildirilmişti. Bu seneden itibaren Mevlid Kandili zamanında Peygamberimizin doğduğu gece olan Rebiyülevvel ayının 12’nci gecesi hicri takvime göre düzenlenmiş, yeniden bu işe resmi makamlar da başlamıştır” ifadelerini kullandı.