Etiket: Doğru

  • Egzersiz Yapmak Ve Doğru Beslenmek İçin 20 Neden

    Fonksiyon Manuel Terapi ve Fizyoterapi Kliniği’nin kurucusu uzman fizyoterapist Elif Özkaleli Vardar, egzersiz yapmanın ve doğru beslenmenin önemini vurgulayarak, “Egzersizlerin tüm metabolik hastalıkları engelleyen, yüzde 100 etkili mucizevi bir ilaç olduğu ve neredeyse hiçbir yan etkisinin olmadığı kanıtlandı” dedi.

    Fonksiyon Manuel Terapi ve Fizyoterapi Kliniği’nin kurucusu uzman fizyoterapist Vardar, egzersiz yapmanın ve doğru beslenmenin önemine dikkat çekti. Kişisel ihtiyaçları, hayatı ve fiziksel aktiviteleri sağlıklı bir şekilde devam ettirebilmek için egzersizin ve yeme alışkanlıklarının son derece önemli olduğunu vurgulayan Vardar, sebeplerini 20 madde ile açıkladı. Aerobik egzersiz yapan kişilerin 4 ay sonunda yüzde 60-70 oranında depresyondan kurtulduğunu vurgulayan Vardar, “Egzersizlerin tüm metabolik hastalıkları engelleyen yüzde 100 etkili mucizevi bir ilaç olduğu ve neredeyse hiçbir yan etkisinin olmadığı kanıtlandı. Yapılan çalışmalarda genç kızların haftada 3 gün yaptıkları 60 dakikalık kardiyo egzersizleri sonunda depresyon ve sinirlenme konularında gözle görülür bir iyileşme kaydedilmiştir. Doğru beslenme ve egzersizlerin alerjik semptomları ortadan kaldırmada ve kortizolü temizleyerek stres hormonunu azaltmada etkili olduğu gözlemlenmiştir. Tayland’da yapılan araştırmalarda günlük 30 dakikalık yürüyüşün hapşırma, kaşınma ve burun akması gibi alerjik semptomlarda yüzde 90 iyileşme sağladığı kaydedilmiştir. Amerikan Kalp Vakfı’na göre egzersiz yapmak kalp kaslarını güçlendirir, kalp krizi riskini ve buna bağlı oluşan diğer problemleri ortadan kaldırır, ayrıca kardiyovasküler sendromu yüzde 30 oranında iyileştirmeye yarar. Bilimsel çalışmalara göre egzersiz sonucunda salgılanan endorfin hormonunun şeker, sigara, uyuşturucu gibi alışkanlıkları engellemede etkili olduğu kanıtlanmıştır. Son dönemde yapılan araştırmalarda gözleri korumanın ve yaşlanmaya bağlı görme bozukluklarını engellemenin en iyi yolunun düzenli kardiyovasküler egzersizler olduğu ispat edilmiştir. Yapılan araştırmalarda kemik yoğunluğunu geliştirmenin yanı sıra kırılma riskini ve ileri yaşlarda görülen osteoporoz rahatsızlığını engellemenin en iyi yolunun koşu veya dans gibi aktiviteler olduğu ortaya çıkmıştır. Harvard Üniversitesi araştırmalarına göre, egzersiz yapan erkeklerde sperm kalitesinin daha iyi olduğu kanıtlanmıştır. Ayrıca 27 bin kadın üzerinde yapılan bir araştırmada, spor yapan kadınlarda doğurganlık oranında iyileşme ve düşük ihtimalinde gözle görülür bir azalma kaydedilmiştir. Araştırmacılar, kadınların haftada 3 kez ve 1 saatliğine egzersiz yapmasını öneriyor. Egzersiz yapmak cinsel yaşantınıza da olumlu etki eder. Erkekler üzerinde yapılan araştırmalarda, egzersiz yapmanın ereksiyon bozukluklarını önlemekte ve orgazm kalitesini artırmakta etkili olduğu kanıtlanmıştır. Kadınlarda ise doğru beslenmek ve sağlıklı besinler tüketmek doğurganlık oranını artırıyor” ifadelerini kullandı.

    EGZERSİZ UYKU BOZUKLUKLARININ DÜZELMESİNE YARDIMCI OLUR

    İyi uykunun sağlıklı yaşamın en önemli önkoşullarından birisi olduğunu belirten Vardar, diğer maddeleri şöyle sıraladı:

    “Araştırmalara göre düzenli olarak egzersiz yapan kişiler uyku bozukluklarını daha az yaşıyor ve daha iyi bir uyku kalitesine kavuşuyor. Araştırmalar aynı yaştaki insanlar arasında egzersiz yapanların yapmayanlara göre daha genç hücrelere sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Yakın bir döneme kadar bu yönde bir etki kanıtlanamamışken, son dönemde yapılan bir araştırmaya göre ortalama egzersiz yapan kişilerin egzersiz yapmayanlara göre yüzde 10 daha uzun kromozoma sahip olduğu tespit edilmiştir. Günümüzün dünyasında yağlar bir numaralı düşman olarak görülmektedir. Karın bölgesindeki yağlanmaların en önemli sebebi egzersiz yapmamaktır. Geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen bir araştırmada, yoğun egzersizle karın bölgesindeki yağlardan daha hızlı biçimde kurtulmanın mümkün olduğu kanıtlanmıştır. Kasların gelişmesi aynı zamanda beyin hücrelerini olumlu yönde etkilemektedir. Egzersizlerin etkilerinin araştırıldığı bir çalışmada egzersiz yapmanın hafızanın gelişimi, hızlı öğrenme gibi etkilerinin olduğu gözlemlenmiştir. Yakın tarihli bir araştırmada, ortalama bir egzersiz programıyla kronik ağrısı olan kişilerde kısa ve uzun vadeli iyileşmeler kaydedilmiştir. Yapılan araştırmalarda haftada 3 kez yapılan egzersizler ve 5 gün boyunca tüketilen sebze ve meyveler sayesinde bağışıklık sisteminin güçlendiği görülmüştür. Sağlıklı beslenmenin iyi DNA’yı aktive edip, kötü DNA’yı devreden çıkardığı, yeni yapılan çalışmalarla ortaya konulmuştur. Beslenmeye dikkat ederek, insanlar kalp rahatsızlıklarından korunurken, çocuklarının kalıtsal problemlere maruz kalmasını engellemiş oluyor. İrritabl barsak sendromu (IBS) kesintili ağrı, kasılma ve ishal gibi belirtilerle ortaya çıkmaktadır. Yeni yapılan araştırmalar, düzenli ve probiyotik beslenmenin IBS’e yakalanma riskini önemli ölçüde azalttığı görülmüştür. Probiyotik beslenmede sadece yoğurt değil, kaffir limi bitkisi, Kore kimçisi ve kambu çayı tüketmek gerektiğini unutmamak gerekiyor. Pediyatrik bir çalışma sonucunda omega-3 yağ asidi ve DHA içeren besinler tüketen hamilelerde çocukların yaşıtlarına göre ilerlemiş bir IQ düzeyine kavuştuğu kanıtlanmıştır. Diğer bir araştırmaya göre, DHA ve balık tüketmenin çocukların zihinsel gelişimini olumlu yönde etkilediği görülmüştür.”

  • (Özel Haber) 18 Yıllık Bebek Hasreti Doğru Tedaviyle Son Buldu

    Acıbadem Eskişehir Hastanesi, 18 yıldır farklı yerlerde çeşitli yöntemleri denemelerine rağmen çocuk sahibi olmayan aileyi evlat sahibi yaptı.

    İbrahim ve Rahime Kısa çifti, bundan 19 yıl önce evlenerek hayatlarını birleştirdi. Aradan geçen zamana rağmen çocuk sahibi olamayan çift, birçok hastaneye giderek tedavi olmak istedi. Çeşitli hastanelerde çeşitli tedavi yöntemleri denemelerine rağmen evlat sahibi olamayan çift, Acıbadem Eskişehir Hastanesi’nde görev yapan Kadın Hastalıkları ve Üreme Sağlığı Uzmanı Tüp Bebek Merkezi Sorumlusu Dr. Ahmet Fatih Öğüç’ün adını duydu. Son çare olarak Dr. Öğüç’ten tedavi almaya karar veren çift, Acıbadem Eskişehir Hastanesi’ne gelerek tedavi görmeye başladı. Tedavi sürecinde evlat sahibi olacaklarının müjdesini Dr. Öğüç’ten alan çiftin 18 yıllık hasreti böylelikle sona ermiş oldu. Çiftin, Kadir Kerem ismini verdikleri çocukları ise, şimdi sağlıklı bir şekilde 15 ayını tamamladı.

    “DAHA ÖNCEKİ TEDAVİLER FAYDA ETMEDİ”

    Daha önceden aldıkları tedavi sürecini İHA’ya anlatan Anne Rahime Kısa, “2005 ve 2007 yılında daha önce Ankara’da tüp bebek denemesinde bulundum. Bunun öncesinde Eskişehir’de de 2-3 defa aşılama denemesinde bulunduk ama bunlar sonuçlanmadı. Ben, Sosyal Güvenlik Kurumu’nda çalıştığım için Fatih Bey’in ismini çok fazla duydum. Denemeye karar verdik ve Fatih Bey’le görüştük. Fatih Bey’in ılımlı yaklaşımı çok şükür bize güzel şeyler verdi” dedi.

    “TEBRİKLER ANNESİNİZ, TEBRİKLER BABASINIZ MÜJDESİNİ ALMAK ÇOK GÜZEL BİR DUYGUYDU”

    Anne Rahime Kısa, evlat sahibi olduktan sonra yaşadığı mutluluğu da şöyle ifade etti:

    “Acıbadem Hastanesi’ne, Fatih Bey’e ve ekibine teşekkür ederim. Fatih Bey’in ilgisi ve yaklaşımı çok güzeldi. En güzel şey ise Fatih Bey’in bize, “Tebrikler annesiniz, tebrikler babasınız” demesi oldu. Çok güzel bir duyguydu, Rabbim herkese nasip etsin diyorum. Bu duygu ancak yaşanır. Elhamdülillah yavrumuzu elimize aldık. Hayatta en güzel şey nedir deseler, yavrumu kucağıma aldığım andır.”

    “EVLADIMI KUCAĞIMA ALINCA, YAŞADIĞIM ZORLUKLARI UNUTTUM”

    Evladını kucağına aldıktan sonra geçmişte yaşadığı bütün acıları unuttuğunu aktaran anne Kısa, “Geçirdiğimiz 19 yıl dile kolay. Tüp bebekle evlat sahibi olmuşlar diyorlar ama bu olay çok farklı. Tüp bebek, çok sabır, meşakkat, yani kocalarla birlikte sabır gerektiren bir olay. Geçirilen süreç çok ama çok zor fakat evladını eline aldığın zaman o çektiğin acıların zerresini bile aklına getirmiyorsun. O yediğin iğneler dahil hiçbir şey aklına gelmiyor. Yaşadığın günler, yaşadığın zorlukların hiçbiri aklına gelmiyor” diye konuştu.

    “TÜP BEBEKTE ÖNEMLİ OLAN HASTA İLE EKİBİN UYUMUDUR”

    Acıbadem Eskişehir Hastanesi’nde görev yapan Kadın Hastalıkları ve Üreme Sağlığı Uzmanı Tüp Bebek Merkezi Sorumlusu Dr. Ahmet Fatih Öğüç ise, tüp bebek ve tadavi sürecinden bahsetti. Tüp bebekte önemli olan şeyin güncel ve kişiye özel olan tedaviler olduğunu kaydeden Dr. Fatih Öğüç, “Biz de bu yola çıkarken Allah’ın izniyle Rahime Hanım’a onun bünyesine en uygun tedavinin en uygun şekilde, en uygun embriyo ile en iyi rahim iç dokusunu hazırlayarak başardık. Burada önemli olan şey ekibin hastayla uyumudur. Hastanın ve ekibin bir uyum içinde kendisinin daha önceki tedavileriyle birlikte önemli olan hikayenin tam olarak algılanıp, bundan sonra hangi yolla başarılacağına dair konsantre olmuş bir şekilde özelleşmiş bir tedavi uygulamak. Pek çok yeni ve özel tedavi yolu var ama bunların hiçbiri tek başına başarı için yeterli değil. Önemli olan hastaya uygun, hastaya özel tedavi yöntemlerinin seçilmesidir” şeklinde konuştu.

  • Kırklareli İl Milli Eğitim Müdürü Korkmaz: “Öğretmenlerimiz Her Zaman Değişimin, Gelişimin, Daha İleri Hedeflere Doğru Yürümenin Model Rolünü Üstlenmişlerdir”

    Kırklareli İl Milli Eğitim Müdürü İbrahim Korkmaz, öğretmenlerin her zaman değişimin, gelişimin, daha ileri hedeflere doğru yürümenin model rolünü üstlendiğini belirtti.

    İl Milli Eğitim Müdürü İbrahim Korkmaz, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla kutlama mesajı yayınladı. “Millet Mekteplerinin açılışı ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk´ün Başöğretmenliği kabul tarihi olan 24 Kasım Öğretmenler Günümüzü en içten duygularımla kutluyorum” diyen Korkmaz, mesajında, “Bilgiyi üreten ve onları öğrencilerine aktararak geliştirilmesini ve geleceğe aktarılmasını sağlayan öğretmenlerimiz her zaman değişimin, gelişimin, daha ileri hedeflere doğru yürümenin model rolünü üstlenmişlerdir. Görevini manevi hazla yerine getiren öğretmenlerimiz, geleceğimizin teminatı evlatlarımızı beden, zihin, ahlak, ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere, hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan haklarına saygılı, kişilik ve teşebbüse değer veren, topluma karşı sorumluluk duyan; yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmektedirler” ifadelerini kaydetti.

    Tüm öğretmenlerin gününü kutlayan Korkmaz, “Hayatı boyunca öğretmenlere en yüce değeri veren Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk, öğretmen olarak anılmaktan her zaman gurur duymuş, ’Dünyanın her tarafında öğretmenler, insan topluluğunun en fedakar ve muhterem unsurlarıdır.’ sözüyle bunu perçinlemiştir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk bir milletin milli, ahlaki ve kültürel yönden güçlü medeni bir toplum olmasının ancak öğretmenlerin üstün çalışmalarıyla mümkün olacağını, evrensel medeniyet kulesinin fedakar ve cefakar öğretmenler sayesinde yükseleceğini vurgulamıştır. Bu duygu ve düşüncelerle tüm öğretmen arkadaşlarımızın öğretmenler gününü kutlarken, başta Büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve ebediyete irtihal etmiş tüm öğretmenlerimizi minnetle, şükranla ve rahmetle anıyorum. Emekliliğe ayrılmış öğretmenlerimize uzun ve sağlıklı ömürler, halen görevlerinin başında olan siz öğretmenlerimize de başarılar diliyorum” dedi.

  • Erkan Sözeri: “Daha Güzel Hedeflere Doğru Koşuyoruz”

    PTT 1. Lig’in 12. haftasında Giresunspor, kendi sahasında Karşıyaka’yı 3-1 mağlup etti. Galibiyet sonrası konuşan Giresunspor Teknik Direktörü Erkan Sözeri, daha güzel hedefler peşinde koşacaklarını söyledi.

    Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Giresunspor Teknik Direktörü Erkan Sözeri, daha güzel hedeflere koşacaklarını belirterek, “Son iki haftada kazandığımız galibiyetlerden sonra bu maçı galibiyetle kapatırsak daha güzel hedefler peşinde koşacağımızı hafta başında söylemiştik. Oyuncularımızla çok iyi hazırlandık. Özellikle milli maç arasında çok iyi hazırlandığımızı düşünüyorum. Maça iyi başladık, iyi de götürüyorduk ama anlık hatamızdan dolayı gol yedik. Oyuncularımız inanılmaz mücadele etti ve devre arasında aramızda da konuştuk bu maçı çevirememe durumu olsa da oyuncularımızı bu mücadelelerinden dolayı tebrik edecektim. Son üç maçtır inanılmaz özveri ile mücadele ediyorlar. Anlık hatalarımızı düzelttikten sonra daha güzel şeyler olacak diye düşünüyorum. 3 puan camiamıza hayırlı olsun” dedi.

  • Atatürk Üniversitesi’nde Antibiyotikleri Doğru Kullanalım, Eldekileri Koruyalım Konferansı

    16-22 Kasım 2015 Dünya Antibiyotik Farkındalık Haftası nedeniyle Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi Konferans Salonu’nda, “Antibiyotikleri Doğru Kullanalım, Eldekileri Koruyalım” konferansı verildi.

    Doktorlar ve öğrencilerin katıldıkları konferansta sunum yapan, Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği (EKMUD) Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Zülal Özkurt, Dünyada ve Ülkemizde Antibiyotik Kullanımını anlattı.

    16-22 Kasım Dünya Antibiyotik Farkındalık Haftası dolayısıyla, Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği’nin gereksiz antibiyotik kullanımını önlemesini hedefleyen aktiviteler ve konferanslar verdiğini belirten Zülal Özkurt, antibiyotik kullanım değerlerinden bahsetti. Özkurt: “Ülkemiz 42 birim antibiyotik kullanımı ile OECD ülkeleri ve Avrupa ülkeleri arasında ne yazık ki antibiyotik tüketiminde birinci sırada yer almıştır. Ülkemizde ilaç harcamaları içerisinde antibiyotikler ilk sırada yer almaktadır.

    Sadece insanlarda değil tarım ve hayvancılık sektöründe de antibiyotiklerin yoğun ve yanlış kullanımı sonucu ortaya çıkan ‘antibiyotik direnci’ bugün dünya çapında en önemli sağlık tehditlerinden birisidir.

    Antibiyotik kullanımının yüzde 30’dan daha fazlasının gereksiz olduğu kanıtlanmıştır. Tüm dünyada antibiyotikler, en fazla üst solunum yolu enfeksiyonları, idrar yolu enfeksiyonlar ve ishaller için kullanılmaktadır. Uygun olmayan antibiyotik kullanımının başlıca nedenleri: viral enfeksiyonlarda antibiyotik kullanılması, gereğinden uzun süreli kullanım, dar etkili ve ucuz antibiyotikler yerine pahalı ve geniş spektrumlu kullanımı ve hasta ısrarıdır.

    Gereksiz ve uygunsuz antibiyotik kullanımının getirdiği önemli bir diğer sorun da antibiyotik yan etkisidir. Genellikle yan etkisi olmayan ilaçlarmış gibi düşünülen antibiyotik kullanımı sonucu, antibiyotiğin özelliğine bağlı olarak alerji, ishal, karın ağrısı, kan hücrelerinde azalma vb. yan etkiler farklı sıklıklarla görülebilmektedir” dedi.

    Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Emine Parlak ise konuşmasında Akılcı Antibiyotik Kullanımından söz etti. Parlak, yerinde ve zamanında kullanılan antibiyotiklerin, hastalığı tedavi etme noktasında etkili olduğunu belirterek, rastgele antibiyotik kullanılmaması konunda da uyarılarda bulundu.