Etiket: Doğru

  • CHP Grup Başkanvekili Özel: “Türkiye Karanlığa Doğru Çekilmeye Çalışılıyor”

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili Özgür Özel, Türkiye’nin karanlığa doğru çekilmeye çalışıldığını söyledi.

    CHP Manisa Şehzadeler İlçe Teşkilatı Kongresi gerçekleştirildi. Ziraat Odası Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen kongreye, CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, CHP Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer, Manisa Baro Başkanı Ali Arslan, CHP Manisa İl Başkanı Mustafa Ada, ilçe başkanları ve partililer katıldı. Semih Balaban ve Namık Kemal Yağcı’nın listelerinin yarıştığı kongrede toplam 306 delege oy kullandı. Seçimli kongrenin sonucunda Namık Kemal Yağcı 94 oy alırken, kongrenin favori adayı Semih Balaban ise 208 oy alarak Şehzadeler İlçe Başkanlığı’na seçildi. Kongrede 4 oy da geçersiz sayıldı. Semih Balaban’ın listesinde ise İlyas Ataş, Ümran Bilek, Yücel Çapraz, Cafer Çeniz, Mustafa Çınarlı, Aylin Dumlu Kılınç, Kıyasettin Karabaş, Ayşe Karaduman, Celal Kurtay, Yunus Emre Marangoz, Aydoğan Ohkan, Nilüfer Özkan, Ahu Tahmilci, Serkan Turbil, Dilek Yeltin, Tülay Yenigün yer aldı.

    “TÜRKİYE KARANLIĞA DOĞRU ÇEKİLMEYE ÇALIŞILIYOR”

    Kongrenin açılış konuşmasını yapan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, gündeme dair açıklamalarda bulundu. Özel, “Dün akşam 3 tane daha şehit verdik. 2 patlamada birisi keskin nişancıyla. Geçtiğimiz hafta değerli Manisa Temsilcisi’nin burada bulunduğu savunma mesleği baronun Diyarbakır Başkanı Tahir Elçi’yi göz göre göre hepimizin gözünün önünde vurdular. Türkiye karanlığa doğru çekilmeye çalışılıyor. Bu hükümet güvenoyu aldığı gün Rus uçağı düştü. Ertesi gün Tahir Elçi vuruldu. Devamında halen daha akıl almaz gelişmeler devam ediyor. Bir tanesi dünyanın herhangi bir yerinde olsa aylarca gündemden düşmeyecek konular, sabah gerçekleşiyor, öğleden sonra unutulmaya başlandı. Bugün Türkiye’nin dış politikadan başlayarak yeni bir yönetim anlayışına ihtiyaç vardır. Sayın Başbakan’ın yazdığı tuğla kadar Stratejik Derinlik kitabı bir stratejik sığınağa dönüşmüş, sıfır sorun dediği, sıfır sorunsuz komşu noktasına dönüşmüş. Bir bomba patlamakta, 70 milyonun yüreğini yakmaktadır. Türkiye, belki Rusya gibi geçmişin süper gücü, bu günün de önemli bir gücüyle karşı karşıya gelmekte” dedi.

    “DÜNYADA İKİ ŞEYİN RENGİ YOK”

    Şangay Beşlisi olarak anılan örgütle ekonomik ilişkilerin bitme noktasına geldiğini öne süren Özel, “Bundan sadece 20 ay önce Şangay Beşlisi diye sehven söyleyip, aslında altıdır. Yedincisi biz olmayı planladığımız örgütün tamamında ekonomik ilişkileri bitirme noktasına gelmiştir. Gelinen bu noktada Türkiye’nin hedefi olan yeni vizyon aslında bu salonun hiç yabancısı değildir. Biz vizyonu bir cümleyle ortaya koyalım. Türkiye’nin ve dünyanın bundan anlayacağı çok şey var. Vizyonumuz Ulu Önder Atatürk’ün sözüdür; ’Yurtta sulh, cihanda sulh’. Bundan sonraki süreçte bu ülkenin acilen Türkiye’nin artık içeride ve dışarıda çatışmalara, savaşa, teröre, terörle mücadeleye, para harcamasına ,kan akıtmasına değil, yeniden kendine gelmesine, büyümesine, toplumun kesimleri arasındaki eşitsizlikleri ortadan kaldırmasına ihtiyaç var. Dünyada iki şeyin rengi yok. Bir tanesi işçinin alın teri, bir tanesi ananın göz yaşı. Bu yüzden biz renksiz bu iki değer üzerinden toplumun tüm kesimlerini kucaklayacak ezilenin kim olduğuna bakmadan mezhebi, ırkı, dini, dili ne olduğuna bakmadan ve ezenin ortak mücadele noktamız olduğunu bilerek, emeği sömürülenin ne olduğuna bakmadan ama bu emek sömürüsüne gerçek bir sosyal demokrat eşitlikçi bir vizyonla cevap verecek bir Cumhuriyet Halk Partisi’ni hep beraber inşa etmek, bu Cumhuriyet Halk Partisi’nin kanatları altına bu kitlelerin tamamını toplamak durumundayız” diye konuştu.

  • (Özel Haber) Diş Sağlığında Doğru Bilinen Yanlışlar

    Uzmanlar, ağız ve diş sağlığında doğru bilinen yanlışlara dikkat çekti.

    Toplumda yaygın olan yanlışların birçok diş sağlığı problemini beraberinde getirdiğini ifade eden uzmanlar, vatandaşları uyardı. Her gebelikte diş kaybedildiği ve bebeğin dişten kalsiyum aldığı gibi yanlış bir inanç olduğunu ifade eden Bursa Özel Hayat Hastanesi Diş Sağlığı bölümünden Dr. Begüm Adiloğlu, “Anne adayı olmayı düşünen kişilerin mutlaka gebelik öncesi ağız ve diş sağlığı tedavileri yapılmalı. Ağız bakımına önem verilmemesi ve gebelerin yüzde 70’inde olan kusmalara bağlı olarak dişlerde hassasiyetler meydana gelebilir. Uzun süreli kusmalar sebebiyle midedeki asidin ağız boşluğuna gelmesinden dolayı annenin dişlerinde çürükler ve diş eti enfeksiyonları oluşur. Gebelik sırasında diş fırçalama, diş ipi ve 3 ayda bir doktor kontrolü önemlidir” dedi.

    Gebelikte değişen hormonlarla birlikte diş eti hassasiyeti ve kanamaların çoğalacağını ifade eden Adiloğlu, “Her hamilikte anne adaylarının diş kaybı yaşayacağı bilgisi kesinlikle yanlıştır. Bebeğin gelişmesi için annenin dişlerinden kalsiyum çekilmesi yani dekalsifikasyon olduğu ve bu sebepten diş kaybının meydana gelebileceği şeklindeki inanış ve söylentilere inanmamak gerekiyor. Çünkü gebelik döneminde bebekler kalsiyumu annenin kemiklerinden karşılamaktadır. Ancak, hamilelikte yaşanan fizyolojik, hormonal ve psikolojik değişikliklere bağlı olarak diş eti hassasiyeti oluşur ve diş eti iltihaplarının görülme sıklığı artar” diye konuştu.

    Diş çürüklerinin irsi olduğu inancının da yanlış olduğuna dikkat çeken Adiloğlu, “Diş çürükleri kişiden kişiye farklılık gösterir. Bunun bazı sebepleri irsi olsa da ağız hijyenine gereken önemi vermemek, kötü beslenme alışkanlıkları ya da diş hekimi kontrollerini önemsememek çürüklere davetiye çıkarır. Diş çürükleri bulaşıcı bir hastalıktır. Toplumda en sık görülen rahatsızlıktır. Ancak doğru diş fırçalama ve gereken özenin ağza gösterilmesiyle bu önlenebilmektedir. Diş çürükleri genetik değildir” şeklinde konuştu.

    Süt dişlerinin tedavi edilmek yerine erken çekilmesi bilgisinin de yanlış olduğunu anlatan Adiloğlu, impilantın kansere sebep olduğunu da yalanladı. Adiloğlu, impilantın diş hekimleri tarafından güvenli bir şekilde kullanılmakta olduğunu ve çiğneme ile estetik açısından çok öneme sahip olduğunu söyledi.

    Dişleri fırçalamadan önce macun ve fırçayı ıslatmanın diş sağlığını olumsuz etkilediğine dikkat çeken Dr. Adiloğlu, “Dişlerimizi fırçalamadan önce fırçamızı ıslatmak faydanın aksine dişlerimize zarar verir. Islatmak, fırça kıllarının yumuşamasına sebep olur. Macunun ise ıslatmadan ağız içerisinde kendiliğinden köpürmesi gereklidir. Süpürme şeklinde dişlerimizi fırçalamamız yeterlidir. Diş taşı temizlemenin de zararlı olduğu bilgisi çok yanlıştır. Tam tersine diş taşlarının o bölgede bulunmaları hem diş etlerine hem de kemiklere zarar vermektedir. Bu sebeple 6 ay aralıklarla diş hekimleri tarafından kontrollerin yapılması ve gerekli görüldüğü takdir diş eti taşlarının temizlenmesi lazım” dedi.

  • Şirketlerde Başarının Sırrı Doğru İletişim

    Bu yıl dördüncüsü düzenlenen Bursa İnsan Kaynakları ve İstihdam Buluşması (BİİB 2015) devam ediyor.

    Türkiye’nin önemli firmalarının temsilcileriyle iş arayan insanları üç gün boyunca bir araya getiren buluşma, panellerle devam ediyor. Merinos Kongre Kültür Merkezi’nde 165 firmanın 189 stantla yer aldığı buluşmada firmaların insan kaynakları departmanları, iş hayatına yeni başlayacak olan kişilere yönelik sunumlar yapıyor. Matlı Yem adına seminer veren Zeynep Erdoğan, iş hayatında başarının yolunun doğru iletişimden geçtiğini belirtti.

    Gençlere iş hayatı ve şirket yönetiminde insan kaynaklarının rolü hakkında sunum yapan Erdoğan, “Şirket içi iletişim yönetimini insan kaynakları departmanı yapıyor. Şirket içinde çeşitli departmanlar var. Bunlar sürekli iletişim halindeler. Farklı karakterde insanlar bir gün boyunca 8 saat bir arada çalışıyor. Bu insanları iletişim anlamında bir arada tutmak pek kolay olmuyor. İnsan kaynakları bu ilişkileri düzenleyip iletişimi sağlamada önemli rol oynuyor. İletişimi doğru olan firmalar her zaman bir adım önde oluyor. Başarının sırrı da doğru iletişime dayanıyor. İnsanların iş hayatında başarılı olması tamamen doğru iletişimle alakalı. Şirketler iletişimi doğru yönetemezse çatışmalar çıkıyor. İnsan kaynakları olarak bu çatışmaları yönetip ortadan kaldırmanız gerekiyor. Çatışmayı yönetmek, meselenin kaynağını bulup çözüme kavuşturmak gerekiyor” dedi.

  • Bilecik’te CHP’nin Olağan Merkez İlçe Kongresine Doğru

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bilecik Merkez İlçe Kongresi’ne saatler kala hala bir aday çıkmadı.

    CHP Bilecik Merkez İlçe 35. Olağan Kongresi, Cumartesi günü saat 12.00’de Bilecik Belediyesi Kültür Sitesi’nde gerçekleşecek. Bilecik Merkez İlçe 35. Olağan Kongresine sayılı saatler kala halen bir aday çıkmaması dikkat çekti. Bazı partililere teklif götürüldüğü ve partililerin bu teklifi kabul etmediği iddia edildi. Yapılacak kongrede mevcut başkan Gültekin Çalışkan’ın tekrar aday olup olmayacağı konusunda ise henüz bir açıklama yapılmadı.

  • Doğru Beslen Kanserden Korun

    Çağımızın tedavisi güç hastalıklarından biri olan kanserin oluşumunu önlemenin yolunun doğru beslenme alışkanlıklarını edinmek ve bağışıklık sistemini güçlendirmekten geçtiği belirtildi.

    Kansersiz Yaşam Derneği’nin ‘Kansere İnat, Yaşasın Hayat’ sloganıyla sürdürdüğü yurt gezisinin Adana durağında, derneğin özel donanımlı seminer tırı “YaşaTIR”da bilgilendirme yapan isimler arasında yer alan Acıbadem Adana Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Gizem Akgül, kanser ve beslenme ilişkisini ele aldı.

    Gizem Akgül, kanserden korunmanın yolunun doğru beslenerek, bağışıklık sistemini güçlendirmekten geçtiğini söyledi.

    Bağışıklık sistemini güçlenmesi için bol bol mevsim meyvelerini yemeyi öneren Gizem Akgül, sağlığını düşünen insanların konserve gıdalar ve seralarda yetiştirilen meyve ve sebzelerle arasına mesafe koymalarını istedi. Akgül, doğru beslenmeyle kanser tedavisindeki başarı oranının da yükseleceğini kaydetti.

    “BOL BOL MEYVE TÜKETMELİYİZ”

    Akgül, “Bağışıklık sistemimizin güçlenmesi, hastalıklara karşı korunabilmemiz için bol bol meyve ve sebze yememiz gerekiyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün yürüttüğü çalışmalarda insanların hastalıklara karşı korunması için günde 5-7 porsiyon arasında meyve veya sebze tüketilmesi öneriliyor. Tabi bunu yaparken, antioksidan seviyesi yüksel beslenmeye dikkat etmek gerekiyor. A, C ve E grubu vitaminler açısında zengin gıdalar bağışıklığımızı güçlendirir. A vitaminini turunçgillerden, havuçtan alabiliriz. C vitamini en çok maydanoz ve dere otunda var. E vitamini zeytin, zeytin yağı, kavrulmamış badem, fındık, cevizde bulunuyor. Bu gıdaları tüketirken de aşırıya kaçmamak gerekiyor” dedi.

    “HER GÜN BİR YUMURTA YENMELİ”

    Bağışıklığın güçlendirilmesinde yumurtanın en önemli besin olduğunun altını çizen Akgül, pişirilme yöntemlerine dikkat edilmesini istedi. Akgül, yumurtanın haşlanmış olarak tüketilmesinin en doğru yol olduğunu, yağda pişirirken de zeytin, badem, ceviz veya fındık yağının kullanılmasını önerdi. Akgül, “Yumurtayı haşlama süresi büyük önem taşıyor. Çünkü yumurtayı çok haşladığımızda çevresinde yeşil bir tabaka oluşuyor. Bu sülfür dediğimiz kanserojen etkisi olan bir maddedir. Eğer haşladığımız yumurtada bu yeşil görüntü ortaya çıkmışsa, tüketmememiz gerekiyor. Yumurtayı çiğ olarak tüketmenin daha yararlı olduğu konusunda da toplumumuz yanlış bir kanı var. Çiğ yumurtada hastalıklara neden olabilen çok tehlikeli bakteriler buluyor ve bu haliyle vücudumuz alınan proteini kullanamıyor” diye konuştu.

    Yeşil sebzelerin bol olduğu kış aylarında marul, maydanoz, tere ve rokadan yapılan salataların da yarar getirdiğini ifade eden Akgül, kepekli ekmek, posalı pirinç tüketmenin de sindirim sistemini rahatlattığını sözlerine ekledi.