Etiket: Doğmuş

  • (Özel) 23 yaşında ama, yeni doğmuş bebek gibi

    (Özel) 23 yaşında ama, yeni doğmuş bebek gibi

    Bursa’da, 3 yıl önce denizde boğulan, ancak duran kalbi yeniden çalıştırılan üniversite öğrencisinin annesi, çocuğunun sağlığına kavuşarak tekrar anne diyebilmesi için yardım bekliyor.

    Bursa’nın Yıldırım ilçesinde ailesiyle birlikte yaşayan 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Fatih Alver, 3 sene önce arkadaşlarıyla Gemlik ilçesine giderek denize girdi. Boğulma tehlikesi geçiren Alver, çevredeki vatandaşların yardımıyla denizden çıkarıldı. Ancak boğulma esnasında nefessiz kaldığı için kalbi duran genç adam, hastanede yapılan müdahaleyle tekrar hayata döndürüldü. Fakat kalbi durduğu için beynine oksijen gitmeyen üniversite öğrencisi felç oldu. 4 aylık yoğun bakım tedavisinin ardından evine getirilen Alver, yatağa bağlı şekilde yaşarken, fizik tedavi görmeye başladı.

    İki senedir fizik tedavi gördü, ancak ailenin artık maddi gücü kalmadı

    Denizde boğulduktan sonra felç kalan ve yatağa bağlı halde yaşadıkları çocuklarını tedavi ettiren Alver ailesi, bir yandan çocuklarına bakarken, bir yandan da maddi sıkıntılarını halletmeye çalıştı. Yatağından kalkamayan Fatih için eve fizik tedavi uzmanları getiren aile, ellerine geçen bütün parayı Fatih’in sağlığına harcadı. Ancak daha fazla maddi imkansızlıklarla boğuşamayan Alver ailesi, çocuklarının sağlığına kavuşması için yetkililer ve yardımseverlerden yardım bekliyor.

    3 sene önce yaşanan olayın ardından oğlu Fatih’in felçli kaldığını söyleyen baba Murat Alver, “Oğlum 2016 yılında arkadaşlarıyla denize gitti. Orada ayağına kramp girmiş ve denizde boğulmuş. Denizden çıkarttıklarında kalbi durmuş, daha sonra hastanede kalbini tekrar çalıştırmışlar. Hastanede 15 gün makineye bağlı yaşadı, oğluma yaşamaz dediler, ama hayata tutunabildi. 4 ay yoğun bakımda enfeksiyon tedavisi gördü” diye konuştu.

    “Hedefi büyük takımlarda oynamaktı”

    Fatih’in üniversite ikinci sınıfta okuduğunu ve aynı zamanda amatör futbolcu olduğunu söyleyen baba, “Yolspor’da 5 sene futbol oynadı, Bursa’da çeşitli futbol takımlarında oynadı. Hedefi büyük takımlarda oynamaktı. Aynı zamanda Uludağ Üniversitesinde elektrik teknisyenliği 2’inci sınıf öğrencisiydi. Hayalleri de, okulları da yarım kaldı. Oğlumun sağlığına kavuşmasını, yeniden yürümesini, askere gitmesini istiyorum. En azından kendi ihtiyaçlarını karşılayabilmesini istiyorum. Oğlumun sesini özledim. Yetkililerden yardım istiyorum, bize yardım etsinler, çocuğumu sağlıklı görebilmem için bana yardım etsinler” ifadelerinde bulundu.

    “Oğlumun eskiden olduğu gibi bana anne diyebilmesini, yürüyebilmesini istiyorum”

    4 senedir hastalıkla uğraştıklarını ve yatalak oğlunun bakımıyla ilgilendiğini belirten anne Cevriye Alver , “4 yıldır bu hastalıkla mücadele ediyoruz. Elimizden gelen her şeyi yaptık, fakat fizik tedavisine yetişemiyoruz. 4 senede bizim maddî gücümüz kalmadı, inşallah eski sağlığını tekrar kazanır. Oğlumun eskiden olduğu gibi bana ’Annem’ diyebilmesini, yürüyebilmesini istiyorum. Üniversite okuyan çocuğum, birden yataktan çıkamaz hale geldi. Evladım burada ayağa kalkamadan yatarken, ben 5 dakika dışarı çıkamıyorum, içim rahat etmiyor. Eski resimlerini gördükçe üzülüyorum. 4 sene geçti hâlâ bir sonuç alamadık. İnşallah bir hayırsever bize yardım eder de Fatih sağlığına kavuşur. Fatih’in ayakları yere basıyor, ama kuvvetli fizik tedavisi olması gerekiyor. Ankara GATA’da da fizik tedavi varmış, ama oraya da götüremedik. Orada bir tedavi görse oğlum sağlığına kavuşabilir. Oğlumun çok hayali vardı. 19 yaşında yatağa düşmesi çok kötü. İnşallah birileri bize yardım eder de Fatih sağlığına kavuşur” dedi.

  • Doktorun dikkati yeni doğmuş bebeği hayata bağladı

    Doktorun dikkati yeni doğmuş bebeği hayata bağladı

    Eda ve Mehmet Eşsiz çiftinin ilk çocukları olan Miraç Deniz Eşsiz, makatı tıkalı olarak doğdu. Çocuk cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Mithat Günaydın’ın hastalığı fark etmesi üzerine erken müdahale ile çocuğun hayatı kurtarıldı.

    Samsun Büyük Anadolu Hastanelerinde görevli Çocuk Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Mithat Günaydın’ın dikkati bir bebeği hayata bağladı. 3 buçuk ay önce makatı tıkalı olarak doğan ve kaka yapamayacak durumda olan Miraç Deniz Eşsiz geçirdiği 2 ameliyat sonrası hayata tutundu.

    “İlk 1-2 gün içerisinde müdahale edilmesi gerekiyor”

    Hasta hakkında bilgi veren Doç. Dr. Günaydın, “Hastamızın doğuştan makatı tıkalı olarak doğdu. Öyle bırakılsa bu tür hastalar yaşayamıyor. İlk olarak kalın bağırsağını dışarıya aldık. Sonrasın kolostomi torbası uygulamasını aileye öğrettik. Bebek 3 buçuk aylık olduğunda ise asıl ameliyat olan makat oluşturma ameliyatını gerçekleştirdik. Düzenli olarak kontrollerini yapıyoruz. Makatın genişliğine bakıyoruz. Yeterli genişliğe geldikten sonra açtığımız kalın bağırsağı kapatacağız. Hastamız ömür boyu sağlıklı bir yaşama kavuşacak inşallah. Bu tür durumlarda 1-2 gün içerisinde müdahale edilmezse bebek hayatını kaybedebilir” dedi.

    “5 bin doğumda bir gözüküyor”

    Ameliyatların sorunsuz bir şekilde geçtiğini belirten Günaydın, “Erkek çocuklarında makat tamamen tıkalı ise bazen üretra dediğimiz idrar yolunu etkiliyor ve çocuğun pipisinde kaka gelebiliyor. Dolayısıyla çocuk kaka yapamıyor. Birkaç gün için en geç müdahale edilmesi gerekiyor. Diğer türlü kana mikrop karışır ve çocuğun hayatı son bulur. Bu durum 5 bin doğumda bir gözüküyor. Hastanemizin yeni doğan yoğun bakımı var. Ameliyathane şartlarımız son derece elverişlidir. Anestezi doktorlarımız çok iyidir” diye konuştu.

    Hastalığı ilk duyduklarında korktuklarını söyleyen bebeğin annesi Eda Eşsiz, “İlk olduğu ve bilmediğimiz bir durum olduğu için korktuk. Hocalarımız bilgi vermesi ve bizi yönlendirmesiyle ilerleme kaydettik. Yoğun bakım sürecimiz oldu. 2 ameliyat atlattık. Sağlığımız şu anda yerindedir. Güzel bir süreç geçiyoruz” şeklinde konuştu.

  • Yol kenarına atılmış çuval içerisindeki yeni doğmuş yavru köpekleri vatandaşlar kurtardı

    Yol kenarına atılmış çuval içerisindeki yeni doğmuş yavru köpekleri vatandaşlar kurtardı

    Antalya’da yol kenarına çuval içerisinde bırakılmış yeni doğmuş 5 yavru köpek, havasızlıktan boğulmak üzereyken pikniğe giden vatandaşların sesleri duymasıyla kurtarıldı. Yavruların annesi ise çuvalın yakınında üzeri samanla örtülmüş ölü olarak bulundu.

    Edinilen bilgiye göre, eşi Utku Sarıemir ve arkadaşları Salih ve Ayşe Süslü ile birlikte piknik yapmak için Aksu ilçesinden aracıyla yola çıkan Ezgi Ertekin Sarıemir, Isparta yolunun 42. kilometresine geldiği sırada yol kenarından yavru köpek seslerinin geldiğini fark etti. Aracı durdurup aşağı inen Sarıemir, seslerin bir çuvalın içerisinden geldiğini görünce o bölgeye yöneldi. Çuvalın yakınında üzeri samanla örtülmüş bir anne köpek gören Sarıemir, çuvalı açtığında ise içerisinden henüz daha gözleri açılmamış 5 minik yavru köpeği görünce neye uğradığını şaşırdı. Piknik programını iptal eden Sarıemir, yavru köpekleri çuvaldan çıkartıp Aksu ilçesindeki özel bir veterinere götürdü.

    “Biraz daha geç kalınsa ölebilirlerdi”

    Olayın halen şokunda olan Sarıemir, araçlarıyla piknik yapmaya giderken, yol kenarından duydukları köpek sesleri üzerine durduklarını söyledi. O anları anlatan Sarıemir, “Çuvalda yavru köpekler vardı, yanlarında da anneleri ölü vaziyetteydi. Üzerine saman örtmüşler. Daha sonra belediyeleri aradık ama yardımcı olamayacaklarını, pazar günü kapalı olduklarını söylediler. Biz de yavruları alıp özel bir veterinere götürdük. Yarına kadar yuva bulmamız lazım. Bu olayı insanlık dışı buluyorum. Biraz daha geç kalınsa ölebilirlerdi, çünkü çok küçüklerdi. Belediyelerin bu hayvanları sahiplenmemesini yanlış buluyorum. Pazar günü kapalı olabilirler ama bize bir alternatif sunabilirlerdi. Barınaklarından haber bekliyoruz.” diye konuştu.

    Beslenmeye alınan yavru köpeklerin yaklaşık bir gündür çuval içerisinde kaldığı, sağlık durumlarının iyi olduğu belirtildi.

  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: “İslam, ilmin kucağına doğmuş bir dindir”

    Amerika ve Kanada üniversitelerinde görevli Müslüman din görevlileri ile buluşan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “İslam, ilmin kucağına doğmuş bir dindir. Rabbimiz, vahyin ilk ayetlerinde bilgiden, hikmetten, okumaktan, öğrenmekten, öğretmekten ve kalemden bahsediyor. Dolayısıyla sizler ilim yolunda olan insanlarımıza öğrenmenin, öğretmenin, okumanın, okutmanın, bilginin, hikmetin, kalemin, ilmin, irfanın ne kadar önemli olduğu noktasında rehberlik yapıyorsunuz” dedi.

    Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Amerika ve Kanada’da üniversitelerde görevli Müslüman din görevlilerini kabul etti. Akademisyenlerin ve öğretmenlerin de aralarında bulunduğu Müslüman din görevlilerini kabul eden Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, ziyaretlerinden dolayı kendilerine teşekkür etti. Başkan Erbaş, din görevlilerinin bulundukları bölgelerde yapmış oldukları vazifenin önemini vurgulayarak, “Üniversitelerde özellikle gençlere rehberlik etme konusunda, dini mübin-i İslam’ı insanlara ulaştırma, onların ibadet hayatlarında rehberlik yapma konusunda çok büyük bir vazifeyi icra ediyorsunuz. Rehberliğinizden dolayı, yapmış olduğunuz güzel işlerden dolayı teşekkür ediyorum. Allah indinde dinin İslam olduğu anlayışını insanlara kim ulaştıracak? Bizler ulaştıracağız, sizler ulaştıracaksınız” diye konuştu.

    “İslamofobia’nın asgariye inmesi, ortadan kalkması noktasında bizim yaptığımız çalışmaların çok büyük etkisi olacak”

    İlk vahyolunan ayetlere dikkati çeken Erbaş, “İslam, esasında ilmin kucağına doğmuş bir din. Rabbimiz, vahyin ilk ayetlerinde bilgiden, hikmetten, okumaktan, öğrenmekten, öğretmekten ve kalemden bahsediyor. Dolayısıyla sizler ilim yolunda olan insanlarımıza öğrenmenin, öğretmenin, okumanın, okutmanın, bilginin, hikmetin, kalemin, ilmin, irfanın ne kadar önemli olduğu noktasında rehberlik yapıyorsunuz. Diyanet İşleri Başkanlığı olarak kurulduğu ilk günden bugüne, yurt içi ve yurt dışında İslam’ın hakikatlerini insanlara anlattıklarını belirten Başkan Erbaş, “Biz insanlara İslam’ın barış dini olduğunu, ilim dini, bilgi, hikmet dini olduğunu, Kur’an’ın özünün insanlara bu gerçekleri hatırlatmak olduğunu anlatmamız gerekiyor. Birileri tarafından yeryüzünde sürekli teşvik edilmeye çalışılan İslamofobia’nın asgariye inmesi, ortadan kalkması noktasında bizim yaptığımız çalışmaların çok büyük etkisi olacaktır. Yurtdışı hizmetlerimizin karşılığını gördüğümüzü, çok verimli olduğunu ifade etmek istiyorum. Çünkü yurtdışında çeşitli ülkelerde organizasyonu en güçlü olan ülkelerden birisidir Türkiye, belki de birincisidir” şeklinde konuştu.

    Diyanet İşleri Başkanlığının tanıtım filminin seyredildiği ziyarette, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Selim Argun ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Erdal Atalay da hazır bulundu.

  • Yeni doğmuş bebek yol kenarında bulundu

    Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde yol kenarında yeni doğmuş bir bebek bulundu.

    Alınan bilgiye göre, Kumlu-Akkuyu yolu kenarında vatandaşlar tarafından battaniyeye sarılmış halde bir yeni doğmuş bebek bulundu. İhbar üzerine olay yerine gelen 112 Acil ekipleri, daha göbek bağı kesilmemiş bebeği, Kırıkhan Devlet Hastanesi’ne götürdü. Burada sağlık kontrolü yapılan bebeğe hemşireler mama verdi.

    Hemşireler tarafından sevilen bebeğe, “Uğur” ismi verildi. Hatay Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’ne teslim edilen Uğur bebeğin sağlık durumunun iyi olduğu bildirilirken, ailesinin bulunması için de çalışmalara başlandı.