Etiket: Doğduğu

  • Oğuz Atay 40. ölüm yıldönümünde doğduğu ilçede anıldı

    Türk edebiyatına “Tutunamayanlar”, “Tehlikeli Oyunlar” ve “Bir Bilim Adamının Romanı” gibi unutulmaz romanlarla damga vurmuş yazar Oğuz Atay ölümünün 40. ölüm yıl dönümünde doğum yeri İnebolu’da anıldı.

    12 Ekim 1934’te Kastamonu’nun İnebolu ilçesinde dünyaya gelen ve 43 yıllık yaşamında Türk edebiyatına damga vuran çok sayıda eserler bırakan Oğuz Atay, İnebolu Kültür ve Sanat Derneği’nin düzenlediği etkinlikle anıldı. Düzenlenen etkinlikte ilk olarak saat 13.00’da İnebolu Belediye Başkanlığı önündeki Oğuz Atay büstüne çiçek bırakıldı. Ardından Belediye Sinema ve Konferans Salonu’nda panel düzenlendi. Panelde katılımcılar Prof. Dr. Hasan Sacit Keseroğlu ve Mirati Madak, Oğuz Atay ve hayatı üzerine konuştu. Panel sonunda Mustafa Kemal Paşa Caddesi Oğuz Atay Sokak’da bulunan Oğuz Atay’ın doğduğu eve ziyaret gerçekleşti.

  • Doğduğu gün öldü, Ayvalık’ı yasa boğdu

    Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde; Cunda Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin sevilen, başarılı müdürü Sadettin Sagit’in 21 yaşındaki oğlu Sefa Sagit yakalandığı amansız hastalığa yenik düşerek, 22 yaşına girdiği gün Ankara’da tedavi gördüğü özel bir hastanede hayatını kaybetti.

    06 Aralık 1995 yılında Eskişehir’de dünyaya gelen Safa Sagit’in; 06 Aralık 2017 gününde hayatını kaybetmesi başta ilçe milli eğitim camiası olmak üzere Cunda MTAL ile Uygulama Oteli öğretmen ve personelini yasa boğdu.

    Konya Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi 3. sınıf öğrencisiyken genç yaşta hayatını kaybeden Sefa Sagit’tin cenazesi Eskişehir’de toprağa verildi.

    Cenazede; Ayvalık İlçe Milli Eğitim Müdürü Güner Bahadır’ın yanı sıra ilçedeki okulların müdürleri, Cunda MTAL ile Cunda Uygulama Oteli öğretmen ve personeli hazır bulundu.

    Cenazede Sagit Ailesi’nin derin acısı yüreklere işledi.

    Baba Sagit’in yürek dağlayan mesajları

    Öte yandan doğduğu gün hayatını evladını kaybeden Cunda MTAL’in başarılı müdürü Sadettin Sagit’in kendisine ait sosyal paylaşım sitesinden oğluyla ilgili yazdığı duygusal mesajlar ise yürekleri dağladı.

    Acılı baba Sagit, oğlunun 22. yaşına girdiği gün yaptığı paylaşım şöyle;

    “Bugün 05 Aralık 2017 Salı Ankara Medicana Hastanesinde 18.30’da yoğun bakımda yatan oğlumun yanına girdim. Nabız 180. Kuş gibi çırpınan bir can, nefes almaya çalışıyor ve ben bir baba olarak yıkıldım. Benim oğlum can parem hayatta kalmak için mücadele ediyor. Biliyor musunuz? Kulağına ezan okuyarak adını ‘Sefa’ koyduğum oğlum 06 Aralık 1995 yılında Çarşamba günü sabaha karşı dünyaya geldi. Yaşı 22 olacak. Baharında olan canımın canı oğlum O’nun ne hayalleri vardı biliyor musunuz? Şimdi bir yudum nefes diye çırpınıyor. Oğlum; bir yudum nefes ey dünya, ey hayat; benden al ona nefes ver. Ey büyük Allah’ım O’na yardım et. Rabbim oğlum için dua eden elleri boş çevirme. Can oğluma dua eden canların dualarını kabul et Allah’ım. Amin, amin, amin…”

    Bir başka paylaşım ise; “Oğlum bugün senin doğum günün biliyor musun? Hadi kalk doğum gününde uyan. Tut ellerimizden. Bize gel. Nasıl bizi doğdun da sevindirdi, öyle gel. Yeniden doğmuş, yeni doğmuş gibi Bebeğim, canım canımın içi gözümün nuru, iki gözüm, can parem, kuzum yavrum, evladım Sefa’m”

  • Doğduğu evde kendini vurdu

    Balıkesir’in Edremit ilçesinde bir kişi silahla intihar etti.

    Olay, Eski Bayramyeri’nde meydana geldi. Askerlikten istifa eden ve sahilde kulüp işletmeciliği yapan M.E.K, baba evinde silahı ile intihar etti. M.E.K’nin babasından dinlenmek için doğduğu evin anahtarını aldığı, daha sonra eşi ve kardeşini arayıp helallik istediği öğrenildi. Durumu anlayan yakınları ise hemen polisi aradı. Ekipler, kapıyı kırıp içeri girdi. Ancak 2. katta doğduğu odaya kendini kilitleyen şahıs, silahını ateşleyerek hayatına son verdi.

    Cenazesi Adli Tıp Kurumu’na gönderilen M.E.K, biri kız 2 çocuk babasıydı. Olayla alakalı tahkikat sürüyor.

  • Bakan Yılmaz, Kızılırmak’ın doğduğu köye gitti

    Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Türkiye’nin en uzun nehri olan Kızılırmak’ın doğduğu Ortaköy’ü ziyaret etti.

    Bakan Yılmaz, Sivas’taki temasları kapsamında ilk olarak, vefat eden AK Parti İmranlı Belediye Meclis üyesi Muammer Kartal’ın ilçeye bağlı Durucan Mahallesi’nde yaşayan ailesine taziye ziyaretinde bulundu. Daha sonra İmranlı Barajı’na geçen Yılmaz, burada Devlet Su İşleri (DSİ) 19. Bölge Müdürü İsmail Kaya’dan barajın su tutma kapasitesi ve ne zaman sulamaya başlanabileceği hakkında bilgi aldı.

    Bakan Yılmaz, ardından Türkiye’nin en uzun nehri olan Kızılırmak’ın doğduğu Ortaköy’e geçti. Burada köy konağında Kızılırmak’ı oluşturan kollar hakkında DSİ Bölge Müdürü Kaya ve müdürlük personelinden bilgi alan Yılmaz, daha sonra Kızıldağ’ın güney yamaçlarından doğan ve Kızılırmak’ı besleyen derenin doğduğu yere gitti. Çevre hakkında muhtar ve köylülerden bilgi alan Yılmaz, derede yüzünü yıkadı ve dereden su içti. Yılmaz ziyaretin ardından ilçeden ayrılarak karayolu ile Erzincan’ın Refahiye ilçesine geçti.

    Yılmaz’a ziyaretlerinde Vali Davut Gül, İl Emniyet Müdürü Turan Aksoy, İl Jandarma Komutanı Albay Sinan Şen ve diğer ilgililer eşlik etti.

  • Ebru sanatını doğduğu topraklarda anlattı

    Tılsım Uluslararası Sanat Derneği Başkanı ve Ebru Sanatçısı Songül Kartal, UNESCO tarafından koruma altına alınan ebru sanatını Çin’e taşıyarak burada hiç tanınmayan bu sanatı yüzlerce kursiyere öğretti.

    Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde bulunan Xinjiang Arts İnstitute Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde on gün yüksek lisans ve doktora öğrencilerine eğitim veren Kartal, bu sanatı tanıtmanın mutluluğunu yaşadığını söyledi.

    Yaklaşık 13 yıldır ebru sanatıyla uğraştığını belirten Kartal, “Trabzon Alacahan’daki yerimizde kursiyerlere ebru sanatını öğretiyorum. Ebru sanatı 13 yıl öncesinde fazla bilinmiyordu ancak son 3-4 yıldır daha aktif olduğunu söyleyebiliriz. Kursiyerlerimiz dönem dönem değişiyor. 15 kişiyle başlıyoruz kurs bittikçe de öğrenci yenileniyor” dedi.

    Bu yıl Çin’de gerçekleşen bir etkinliğe katıldığını ve Çin Xinjiang Arts İnstitute Üniversitesi’ne davet edildiğini kaydeden Kartal “Burada 10 gün kurs verdim, ebru sanatını öğrettim. Ebru sanatının tarihçesi, yapılışı ve teknikleri hakkında sorular sordular. Orada Uygur’lu soydaşlarımız ve Çinliler’le birlikte derslerimizi işledik. Onlar hiç görmemişler. Ebru sanatı 2014 yılında UNESCO’ya girmiş. UNESCO’ya girdiğini öğrendikleri zaman çok şaşırıp daha da ilgi göstermeye başladılar. Uygur bölgesinden gelen bir sanat olduğunu öğrendikleri zaman aşırı derecede daha da ilgilendiler. Müthiş öğrenci topluluğu ile karşılaştım. Soydaşlarımıza kendi sanatlarını göstermek benim için çok onur vericiydi. Çin’de ebru yapmak benim hayalimdi. Çünkü Ebru’nun geldiği topraklar Uygur bölgesi Doğu Türkistan diyebiliriz. Hayalimi gerçekleştirdiğimi düşünüyorum. Üniversitede her gün 100 farklı öğrenciyle ders yapıyordum. Uygur bölgesindeydim o bölgede Ebru hiç bilinmiyor. Tanıtımlarla onlara ebruyu gösterdik. Çin hükümeti müthiş derecede destekledi. Yine inşallah gitmeyi düşünüyorum. Bir sanatçı olarak ülkemizde biraz daha desteklenme taraftarıyım. Birkaç yıldır Tunus’tan davet alıyorum. oraya da gitmeyi düşünüyorum” diye konuştu.

    Kartal, üniversitenin bulunduğu yerin Uygur Türkleri’nin yoğun yaşadığı bölge olması sebebiyle Türk soydaşlarımızla gönül bağını tazelediğini sözlerine ekledi.