Etiket: doğan

  • Kudüs’te doğan genç, pasaportuna doğum yeri olarak İsrail’i yazan ilk ABD’li oldu

    Kudüs’te doğan genç, pasaportuna doğum yeri olarak İsrail’i yazan ilk ABD’li oldu

    ABD, işgal altındaki Filistin’in başkenti Kudüs’te doğan bir Amerikan vatandaşının pasaportuna doğum yerini Kudüs yerine ilk kez İsrail’i yazdı.

    ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo dün yaptığı açıklamada, Kudüs’te doğan ABD vatandaşlarının pasaport işlemlerinde doğum yerini İsrail olarak seçebileceğini ve İsrail olarak seçmeyen vatandaşların doğum yerinin ise Kudüs olarak kalabileceğini açıklamıştı. Kararın ardından İsrail’deki ABD Büyükelçiliği, işgal altındaki Kudüs’te doğan bir Amerikan vatandaşının pasaportunda doğum yerini Kudüs yerine ilk kez İsrail yazdı.

    ABD’nin İsrail Büyükelçisi David Friedman, doğum yerini Kudüs’ten İsrail’e değiştiren ABD vatandaşı 18 yaşındaki Menachem Zivotofsky’e ilk pasaportu teslim etti. Büyükelçi, Friedman Zivotofsky’e “Doğduğunuz bir ülke var ve bu İsrail Devleti. Başkan Trump’ın bunu başlattığı için teşekkür ediyorum” dedi.

    Filistin Devlet Başkanlığı Sözcüsü Nebil Ebu Rudeyne olaya ilişkin yaptığı açıklamada, Kudüs’te doğanlar için pasaport politikasının değiştirilmesinin uluslararası hukuku ve uluslararası kararları ihlal ettiğini aktardı. Rudeyne, “Trump yönetiminin ABD seçimlerinden önce sahada bir gerçeklik empoze etme girişimleri gerçeği değiştirmeyecek. Doğu Kudüs işgal edilmiş bir toprak. İslami ve Hıristiyan kutsallıklarıyla Doğu Kudüs kırmızı bir çizgidir ve tüm bölgede güvenlik ve istikrarın özüdür” dedi.

  • Hatay Valisi Doğan: “Amanoslar’da terörist kalmamıştır”

    Hatay Valisi Doğan: “Amanoslar’da terörist kalmamıştır”

    Hatay Valisi Rahmi Doğan, Amanoslar’ın teröristlerden arındırıldığını söyledi.

    Hatay’ın İskenderun ve Payas ilçelerinde gerçekleştirilen operasyonlarla 2 terörist etkisiz hale getirildi. Operasyonlarla ilgili İskenderun ilçesinde açıklamalarda bulunan Hatay Valisi Rahmi Doğan, Amanoslar’da sıkışan son teröristlerin bu eylemi gerçekleştirdiklerini söyledi. Vali Doğan, “HDP Muş Milletvekili Demir Çelik’in oğlu Selim Çelik adli birimler tarafından tutuklanmıştır. İstihbarat birimlerimizin yapmış olduğu çalışma neticesinde 4 kişilik bir grubun iki parti halinde birisi 28 Eylül, diğeri de 10 Ekim tarihinde paramotor diye tabir edilen uçan aletlerle Münbiç’ten kalkarak sınır boyundan Amanoslar’a indiklerini tespit ettik. Bu tespit neticesinde güvenlik birimlerimizin çalışması 19 Ekim tarihinde neticesini verdi ve 1 terörist etkisiz hale getirildi, 1 terörist canlı olarak yakalandı. Bugün geriye kalan 2 teröristin yerini yine istihbarat birimlerimiz tespit etti. Türk Silahlı Kuvvetleri’ne bağlı Hava Kuvvetleri unsurlarınca tespit edilen bölgeye operasyon düzenlendi. Bugün İskenderun’a inen bu 2 terörist, güvenlik birimlerimizin Amanoslar’da sıkıştırması neticesinde kaçmayı tercih eden teröristlerdir. İlk etapta kontrol noktasında kısa bir temas yaşandı ve peşinden İskenderun çevre yolunda tekrar güvenlik birimlerimiz bunları sıkıştırdılar. Gelmiş oldukları araçtan inerek kaçarken bir terörist imha edildi ve kendisini de o esnada patlattı. İkinci terörist yine güvenlik birimlerimizin takibi sonucunda biraz önce etkisiz hale getirildi. Bugün itibarıyla Amanos Dağları’nda, Amanoslar’da PKK terör örgütü imha edilmiştir ve herhangi bir PKK terör örgütü birimi de kalmamıştır. Bunu gönül rahatlığı içerisinde tüm kamuoyuna, tüm halkımıza, vatandaşlarımıza söylemek istiyorum. Güvenlik birimlerimizi tebrik ediyorum, herhangi bir can kaybımız yoktur” diye konuştu.

  • Doğan: “OMÜ-TTO’nun Destekleri Sayesinde Başarıya Ulaştım”

    Doğan: “OMÜ-TTO’nun Destekleri Sayesinde Başarıya Ulaştım”

    TÜBİTAK 2219 Yurt Dışı Doktora Sonrası Araştırma Burs Programı başvurusu kabul edilen Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Turizm Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Seden Doğan, Güney Florida Üniversitesi (University of South Florida) Sarasota-Manatee’de misafir araştırmacı olarak yaşadıklarını ve proje başvuru sürecini anlattı.

    TÜBİTAK 2219 Yurt Dışı Doktora Sonrası Araştırma Burs Programı’na başvurmaya nasıl karar verdiğine değinen Seden Doğan, “Turizm ve teknoloji üzerine çalışmalar yapıyorum. Özellikle endüstri 4.0 unsurlarının turizm endüstrisine yansımaları üzerine yoğunlaşmaya çalışıyorum. Bunların içinde de örneğin robotlar, otomasyon, yapay zekâ, dronlar, arttırılmış gerçeklik, sanal gerçeklik gibi bir takım bize yeni olan ve Türkiye’de henüz tam anlamıyla yer etmemiş teknolojiler yer alıyor. Proje başvurusu fikri, aslında Prof. Dr. Cihan Çobanoğlu ile ortak bir fikir olarak çıktı. Türkiye’de yeni olan bu teknolojiler, Amerika’da çok yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanmış bir vaziyette. Cihan Hocam bana ’Seden Amerika’ya gelsen de bu alanda birlikte çalışmalar yapsak, nasıl olur?’ diye sorduğunda çok mutlu oldum ve kendisiyle bir araştırma konusu belirledik. Bu araştırma konusu üzerinde proje yazma fikri ortaya çıktı” dedi.

    Başvuru sürecinde zorlandığı kısımlardan bahseden Doğan, “Davet mektubu alma konusunda çok şanslıydım. Çünkü Cihan Hoca’nın bu süreçlerde daha önce deneyimli ve yetkili bir isim olması sayesinde mektubun hazırlanması ve bana ulaştırılması çok hızlı bir şekilde ilerledi. Beni zorlayan proje metninin yazılması oldu. Çünkü TÜBİTAK’ın istediği proje metni çok detaylıydı ve proje metni içerisinde benim de yabancı olduğum kimi unsurlar bulunuyordu. Örneğin ’özgün değer’ diye bir kavram vardı ve bu özgün değeri anlatmak, gerçek anlamda ifade edebilmek aslında projenizin kabul edilip edilmeyeceği üzerinde çok etkiliydi. Tabii bu noktada çok zorlandığımı söyleyebilirim. Zorlandığım noktada da OMÜ Teknoloji Transfer Ofisi’nin (TTO) çok yardımlarını aldım” diye konuştu.

    Programa başvuru sürecinde OMÜ-TTO’dan faydalandığını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Doğan, “Ben proje metnini yazmadan evvel OMÜ-TTO tarafından düzenlenen iki eğitime katılmıştım. Biri OMÜ-TTO binasında gerçekleşmişti, diğer eğitimde ise OMÜ-TTO uzmanlarını bizim okulumuza davet etmiştik. Kendilerinden eğitim almamıza rağmen işin içine girdiğinizde yani bu proje metnini yazmaya başladığınızda aslında sürecin çok da kolay olmadığını görüyorsunuz. Bu noktada ben TTO ekibinden çok destek aldım. Proje metnini yazdım ve kendilerine ulaştırdım. İnceleyip birtakım düzeltmeler önererek bana geri gönderdiler ve bu süreç, aşağı yukarı dört tur şeklinde devam etti. Dördüncü turun sonunda proje metnimi gerçek anlamda tamamladım diyebilirim. OMÜ-TTO’nun destekleri sayesinde de güzel bir sonuç elde ettim ve projem kabul edildi” şeklinde konuştu.

    Pandemi nedeniyle iş planında yaşanan değişikliklere ve TÜBİTAK’ın bu konudaki tutumunu da es geçmeyen Seden Doğan, “Benim proje metninde bahsettiğim uygulamaların hiçbiri şu anda araştırmamın içerisinde yer almıyor maalesef. Çünkü pandemiyle birlikte özellikle Florida, turistik bir eyalet olduğu için turizm sektörü ciddi anlamda etkilendi. Benim proje önerimde, yerinde gözlem yapabilmek adına tesis ziyaretleri (otel işletmeleri) vardı, yüz yüze görüşmeler yapacaktım ve orada konaklayan turistlerle yüz yüze birtakım anketler gerçekleştirecektim. Tabii pandemi sebebiyle bunların hiçbirini gerçekleştirme imkânım olmadı çünkü biz Florida’da yaklaşık şubat ayından beri hep evdeydik. Eylül ayına kadar turizm endüstrisinde bir canlanma yaşanmadı. Cihan Hoca’mla ne yapabiliriz diye konuştuk, proje mevcut hâliyle gerçekleştirilemeyecek bir durumdaydı. Birtakım alternatif yöntemler tespit ettik. Bu yöntemleri TÜBİTAK’a, Cihan Hoca’nın detaylı bir şekilde hazırladığı mektupla bildirdik. Detaylı bir şekilde bildirdiğimiz bu mektuba olumlu cevap aldık. TÜBİTAK bizim önerdiğimiz bütün değişiklikleri kabul etti ve projeyi o şekilde devam ettirebildim. Bu anlamda da TÜBİTAK’ın anlayışlı tavrı, beni hem memnun ve mutlu etti hem de projemi tamamlamamı sağladı” ifadelerini kullandı.

    Güney Florida Üniversitesi’nde üstün başarı ödülü alması hakkında ise, “Ben hakikaten kendimi doğru şekilde ifade edebildiğimi bu anlamda gördüm. Orada bulunduğum süre zarfında yüksek lisans derslerine misafir olarak katıldım. Çeşitli hocalarla birlikte araştırmalar yaptım, araştırma projemin dışında, araştırmalara katıldım ve bu çalışmalarım sebebiyle Güney Florida Üniversitesi’nin Turizm Fakültesi, bugüne kadar böyle bir ödülü kimseye layık görmediklerini belirterek bana üstün başarı ödülü verdiler. Dolayısıyla bu hem kendi adıma hem de üniversitem adına çok büyük bir gurur kaynağı. Bu noktada da tekrar dönüp OMÜ-TTO ekibine teşekkür etmem gerekiyor. Onların yardımlarıyla ben bu projenin onayını aldım ve onların yardımları sayesinde Amerika’ya gittim. Üniversitemi ve ülkemi doğru şekilde temsil edebildiğim için de çok mutluyum” sözlerine yer verdi.

  • Erken doğan bebekler için ‘ROP’ uyarısı

    Erken doğan bebekler için ‘ROP’ uyarısı

    Uzmanlar, erken doğan bebeklerin gözlerinde görülen en önemli sağlık sorunlarından biri olarak tanımlanan ‘prematüre retinopatisi’(ROP) rahatsızlığının yaşanmaması için düzenli muayene önerisinde bulundu.

    Kurulduğu günden bu yana hastalarına en iyi hizmeti vermek için teknolojinin gereklerini yerine getiren Urartu Göz, Van ve bölgeye getirdiği yeniliklerle adından sıkça söz ettiriyor. Erken doğan bebekleri yaşatmak için verilen oksijen, gözdeki damarların anormal gelişmesi sonucu damarlanması tamamlanmamış bebeklerin retinalarında ROP hastalığına neden olabiliyor.

    Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Urartu Göz hekimlerinden Dr. Kemran Gök, erken doğan bebeklerin göz sorunu yaşamaması için 2 yaşına kadar takip edilmesi gerektiğini belirtti. Erken doğan bebeklerin akciğerlerinin tam gelişmediği için solunum sıkıntısı yaşadığını anımsatan Dr. Gök, “Bundan dolayı da çoğunlukla kuvözde kalıp oksijen tedavisi alıyor. Bu durumda normal gelişmesi gereken göz damarları, farklı ve patolojik dediğimiz normalden farklı bir şekilde gelişip ROP denilen duruma yol açabiliyor. ROP gelişme ihtimali bebeğin kuvözde kalma süresiyle doğru orantılıdır. Bu nedenle kuvözde oksijen tedavisi gören bebeklerin doğum haftası ve doğum kilosuna bakmaksızın ROP açısından muayene olmaları gerekir” dedi.

    “Tespit edilmediği zaman körlüğe kadar götürebilir”

    Bebeklerde 40’ıncı haftaya kadar göz gelişiminin devam ettiğini dile getiren Gök, “Dolayısıyla erken doğan bebeklerde bu damarlanma gelişmemiş ya da eksik gelişmiş oluyor. Bu bebekler risk altındadır. Bu risk tespit edilmediği zaman körlüğe kadar götürebilir. Biz 32 haftada 2 bin gramın altındaki bebeklere muayeneyi yapıyoruz. Erken müdahalede bebeğin gözünü kurtarabiliyoruz. Damarlanmanın kötü bir şekilde gelişimini durdurmak için göz içine enjeksiyon yapıyoruz. Diğer taraftan lazer tedavisi yapıyoruz ve genellikle de bu yöntemle bu durum ortadan kalkıyor. Göz damarları iyileşerek büyüme normal şekilde seyrediyor” diye konuştu.

  • Şampiyon sporcu Doğan Can Polat: ’’Kaloriden korkmayın’’

    Şampiyon sporcu Doğan Can Polat: ’’Kaloriden korkmayın’’

    Şampiyon sporcu Doğan Can Polat, ’’Pandemi döneminde kilo almaktan korkulduğu için düşük kalorili beslenmek savunma sisteminin gücünü azaltıyor, bağışıklığı düşürüyor ve hastalanma riskimizi arttırıyor’’ dedi.

    Vücut geliştirmede Türkiye’de şampiyonlar şampiyonu ( overall ) olup Balkanlar’da da Türk bayrağını dalgalandıran Doğan Can Polat pandemi döneminde evde oturup dışarı çıkamayanlar için besin ve egzersiz önerilerinde bulundu. Polat, kalori alımının azaltılmaması gerektiğini vurgularken, yeşil sebze ve bol su tüketimine dikkat çekti.

    ’’Kaloriden korkmayın’’

    Kalori alımına dikkat çeken Doğan Can Polat, ’’Evde oturduğunuz dönemlerde daha az hareket ediyoruz ve vücudumuzun yaşamsal faaliyetleri için gerekli enerji miktarı azalıyor. Bu azalan kalori sistemine güncel yaşantımızda olan diyet listelerini uyguladığımızda vücudu durağan sisteme alıştırıyor ve metabolizmamızı yavaşlatıyoruz. Kilo almaktan korkulduğu için düşük kalorili beslenmek savunma sisteminin gücünü azaltıyor, bağışıklığı düşürüyor ve hastalanma riskimizi arttırıyor’’ dedi.

    ’’Su olmazsa olmaz’’

    Polat, pandemi döneminde en çok dikkat edilmesi gereken konunun günlük içilen su miktarı olduğunu söyleyerek sözlerine şu şekilde devam etti: ’’Su, vücudumuza giren her besinin taşınmasını sağlayan en büyük maddedir. Besinlerin doğru yere zamanında en hızlı şekilde taşıyan kan dolaşımı yetersiz sıvı tüketiminde yavaşlar ve besin kullanımı azalır. Yararlı vitamin ve minerallerin etkileri de buna bağlı olarak düşecektir. Kalp atış hızından, beyin fonksiyonlarının işleyişine kadar her mekanizma suya bağlı olarak çalışır. Yeteri kadar su içildiğinde tüm sistem sağlıklı şekilde çalışacaktır. Günlük en az 3lt suyu mutlaka tüketin’’.

    ’’Yeşil saplı sebze ve bitkiler en yararlı doğal etken’’

    Doğan Can Polat yeşilliğin bu dönemde en yararlı doğal etken olduğunun altını çizerek, ’’Yeşil saplı her bitki tedavi edici ve koruyucu özelliğe sahiptir. Bu dönemde fazla ödem tutanların kurtarıcısı da gene yeşil saplı sebze ve bitkiler olacaktır. Özellikle maydanoz, dereotu ve nane gibi yeşillikler hem vücuttan hızlıca ödem atar hem de sindirim sistemini düzenler. Metabolizmayı hızlandıran, cildi yenileyen, bağışıklık sistemini güçlendiren sebze ve bitkileri gün içerisinde mutlaka tüketmeye çalışın’’ şeklinde konuştu.

    ’’Basit egzersizler yapın’’

    Polat, hareketsizliğin önüne geçmenin oldukça basit olduğunu söyleyerek sözlerine şu şekilde tamamladı: ’’Hareketsiz kalmak birçok hastalık riskini de beraberinde getirir. Oturur pozisyondan kalkıp olduğunuz yerde çömelip kalkın, aynı anda kollarınızı yukarı aşağı indirin ve bunu sadece 5 dakika devam ettirin. Aynı şekilde günün farklı saatlerinde aynı hareketi beşer dakika tekrarlayın. Bu küçük egzersiz rutini bile size günlük yeterli miktarda hareket etme imkanı sağlayacaktır’’.