Etiket: Doçent

  • FETÖ’den yakalanan eski doçent İstanbul’a gönderilecek

    İstanbul polisince Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında aranan ve mahkemece haklarında yakalama kararı bulunan firari doktor karı-koca Samsun’da saklandıkları gaybubet evinde sahte kimliklerle yakalandı. Bugün Samsun Adliyesine sevk edilen karı-koca yeniden emniyete götürüldü. Koca İstanbul’a gönderilecek.

    Olay, Samsun’un Atakum ilçesi Esenevler Mahallesi’nde gece meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kapsamında firarda olan ve gaybubet evlerinde saklanan şüpheli şahısların yakalanmalarına yönelik İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerinin yaptıkları çalışma sonucu Samsun Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, bir adrese operasyon düzenledi. İstanbul 11. Sulh Ceza Hakimliğince aranan Bank Asya’da katılım hesabı bulunan, doktor olduğu şeklinde bilgisi olan ve sahte kimlik kullandığı tespit edilen Fatma Ş. adlı kadın ile yine İstanbul 11. Sulh Ceza Hakimliğince aranan, ByLock kullanıcısı olduğu tespit edilen, KHK ile doçent unvanı ile ihraç edildiği ortaya çıkan ve sahte kimlik kullandığı tespit edilen Abdurrahman Ş.’yi yakalayarak gözaltına aldı.

    KOM Şube Müdürlüğüne götürülen karı-koca doktorlar işlemlerinin tamamlanmasının ardından Samsun Adliyesine sevk edildi. Fatma Ş. ile kocası Abdurrahman Ş.’nin Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile görüntülü olarak İstanbul’daki mahkemeye bağlanmasına karar verildi ancak gün boyu Samsun Adliyesinde bekleyen karı-koca yeniden Samsun Emniyet Müdürlüğüne götürüldü. Abdurrahman Ş.’nin İstanbul’a gönderileceği, Fatma Ş.’nin yarın yeniden Samsun Adliyesine sevk edileceği öğrenildi.

  • Op. Dr. Sadi Turkan, doçent unvanı aldı

    Özel Kastamonu Anadolu Hastanesi’nde Üroloji Uzmanı olarak görev yapan Op. Dr. Sadi Turkan, doçentlik unvanı oldu.

    Özel Kastamonu Anadolu Hastanesi’nde Üroloji Uzmanı olarak görev yapan Op. Dr. Sadi Turkan’a, Yüksek Öğrenim Kurumu tarafından doçentlik unvanı verildi. Uzun zamandır sürdürdüğü bilimsel araştırma ve çalışmalarının yanı sıra gerekli sınavları da geçerek, oldukça zorlu bir maraton sonrası doçent unvanı alan Dr. Sadi Turkan, “Bu unvanı aldığımız için çok mutlu oldum. Bilgi ve birikimlerimi bugüne kadar olduğu gibi bundan sonrada hastalarım için kullanacağım” dedi.

    Dr. Turkan, çalıştığı kurumun özel bir hastane olmasına rağmen, etik ve bilimsel kriterlere uygun bir çalışma ortamı oluşturmasının bu unvanı almasında oldukça etkili olduğunu belirterek, “Bugüne kadar süren bu zorlu yolda bana şimdiye kadar destek olan herkese sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu.

    Op. Dr. Sadi Turkan’ın doçentlik almasıyla Özel Kastamonu Anadolu Hastanesinde Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Abdulkadir Yıldız ile birlikte doçent unvanıyla özel hastanede görev yapan doktor sayısı ikiye yükseldi.

    Özel Kastamonu Anadolu Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Sinan Altıkulaç ise, bugüne kadar Kastamonu halkına bilgi ve birikimleri ile hizmet veren Doç. Dr. Sadi Turkan’a başarılarının devamını diledi.

  • Taciz iddiasıyla yargılanan doçent tutuklandı

    Bolu’da, ders çalışmak için evine gelen öğrencisini taciz ettiği iddiasıyla tutuksuz yargılanan Doç. Dr. M.D., tutuksuz olarak girdiği mahkeme salonunda kelepçelerle çıktı.

    Edinilen bilgiye göre, geçtiğimiz yıl Haziran ayında, Abant İzzet Baysal Üniversitesi Psikoloji bölümünde yüksek lisans yapan N.D. isimli öğrenci, ders çalışmak için yine aynı bölümde tez danışmanı olan Doç. Dr. M. D.’nin evine gitti. Gece geç saatlere kadar ders çalışan öğrenci N.D., eşi ve çocuğuyla birlikte yaşayan M.D.’nin evinde kaldı.

    Yüksek Lisans öğrencisi N.D.’nin iddiasına göre, Doç. Dr. M.D.’nin eşi ve çocuğu sabah evden çıktıktan sonra M.D., öğrencisinin kıyafetlerini giydiği odaya gitti. Kapıyı açtığında kıyafetlerini giymekte olan N.D., “Hocam çıkar mısınız? Üzerimi giyiniyorum” dedi. Kapıyı kapatarak odadan çıkan M.D., daha sonra N.D.’nin odadan çıkmasıyla birlikte kolundan çekerek yere düşürdü ve üzerine çıkmaya çalıştı. N.D. ise hocasına tekme atarak kurtuldu ve evden ayrıldı.

    Uğradığı cinsel saldırıyı önce arkadaşlarına ve üniversite yönetimine anlatan N.D. daha sonra savcılığa giderek şikayette bulundu.

    Bolu Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görülen duruşmada “nitelikli cinsel saldırı” suçlamasıyla tutuksuz yargılanan Doç. Dr. M.D ile cinsel saldırıya uğradığını iddia eden N.D. isimli öğrenci hazır bulundu. Olay günü yaşadıklarını gözyaşları içinde anlatan N.D., “Danışmanıma kızlarının odasında üstümü değiştireceğimi söyleyerek odaya girdim ve üstümü değiştirmeye başladım. Danışmanım birden odaya girdi ve benim üstümde sadece sütyenim vardı. Ben yanlışlıkla odaya girdiğini düşünerek tekrar giyindiğimi söyledim, ancak onun beni izlemeye başladığını gördüm ve bana “bir şey olmaz biraz izleyim, sen devam et” dedi. Ben tekrar “hocam, giyiniyorum, çıkın” dedim, ancak buna rağmen bana ”merak ediyorum, devam et, devam et” dedi. Ben de tekrar “odadan çıkın” dedim ve böylelikle odadan çıktı” dedi.

    Şok geçirdiğini ve üstünü hızılıca giyip odadan çıktığını belirten N.D., “kapıyı açtığımda M.D.’yi karşımda gördüm. O an benden özür dileyeceğini sanıyordum. Tam bu sırada hemen yan tarafta olan kendi odalarına kolumdan tutmak sureti ile hızlıca çekip beni kendi yataklarına attı ve tuttuğu kolumun tarafında yarısı vücuduma yarısı yatağa gelecek şekilde üzerime çıktı ve beni hareketsiz bıraktı. Beni yatağa atıp üzerime çıktığı andan itibaren tek eliyle beni tutup tek eliyle de göbeğim ve kalçamı okşamaya başladı. Olayın etkisinden donakaldım. Kendisine “hocam, ne yapıyorsunuz, yapmayın,” dedim. O da bana “merak etme, canını yakmayacağım, sakin ol” dedi. O sırada bacağımla tekme atabildim, böylelikle oradan kalkabildim. Bağıracağımı söyledim, kendisi de bana tekrar “sakin ol” dedi. O anda ben salona kaçabildim, korkudan titriyordum, yanıma gelip elini uzattı ve bana “bir şey olmadı, unut gitsin” dedi. Ben de “bana sakın dokunmayın” dedim. Kendisi salondaki koltuğa oturdu, bana “çok abarttın, bu kadar tepki vermeseydin, bir kerecik dokunsam ne olur, sadece dokunacaktım, bu noktaya getirecek bir şey yoktu“ dedi” şeklinde konuştu.

    N.D.’nin ardından söz alan Doç. Dr. M.D. ise, kendisine iftira atıldığını ve öğrencisi ile böyle bir olay kesinlikle yaşamadığını belirterek beraatini istedi.

    İfadelerin ardından karar için ara veren mahkeme heyeti, tutuksuz sanık M.D.’nin, kaçma şüphesinin bulunması ve adli kontrol şartlarının yetersiz olması sebebiyle tutuklanmasına karar verdi. Doç. Dr. M.D. tutuksuz olarak geldiği mahkemeden kelepçeli şekilde polisler eşliğinde çıkarıldı.

  • Profesör ve doçent gibi akademik unvanları bulunan 20 kişi FETÖ soruşturmasında tutuklandı

    Afyonkarahisar’da gerçekleştirilen Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) soruşturması kapsamında adliyeye sevk edilen 25 kişiden 20’si tutuklandı. Tutuklananlar arasında Üniversite Hastanesi eski başhekimi ve Tıp Fakültesi eski dekanının da bulunduğu kaydedildi.

    Edinilen bilgilere göre, geçtiğimiz hafta sonu kentte sağlık çalışanlarına yönelik FETÖ soruşturması kapsamında operasyon düzenlenmiş ve aralarında Afyon Kocatepe Üniversitesi’nden önceki aylarda ilişiği kesilen akademik ve idari personelden oluşan doktor ve sağlık çalışanı 25 kişi gözaltına alınmıştı. Gözaltına alınan şahıslar dün emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından geniş güvenlik önlemleri altında elleri plastik kelepçe ile bağlı bir şekilde adliyeye sevk edilmişlerdi. Dün gece geç saatlerde adliyeye sevk edilen şahıslardan 20’sinin tutuklanarak Afyonkarahisar E Tipi Kapalı Cezaevine gönderildikleri bildirildi.

    AKÜ Tıp Fakültesi eski Dekan vekili ve üniversite hastanesi eski Başhekimi’de tutuklandı

    Tutuklanan şahıslar arasında AKÜ TIP Fakültesi eski Dekan Vekili Prof. Dr. Ahmet Songur ile AKÜ Ahmet Necdet Sezer Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Mehmet Ünlü’nün de bulunduğu kaydedildi.

    Diğer yandan, mahkeme çıkarılan 25 kişiden 5’nin ise adli kontrol şartı ile serbest bırakıldığı ifade edildi. Tutuklanan şahıslar arasında profesör ve doçent gibi akademik unvanlı kişilerin sayısının ise yüksek olduğu öğrenildi.

    Öte yandan, dün mahkemeye sevk edilen zanlılardan AKÜ’de profesör ve doçent gibi akademik unvana sahip olanların geçtiğimiz Temmuz ve Ağustos aylarından ihraç edilerek üniversite ile ilişiklerinin kesildiği de öğrenildi.

  • (Özel Haber) Doçent Olmasına Rağmen Devlet Hastanesinde Görev Yapıyor

    Darıca Farabi Devlet Hastanesi’nde 2013 yılından bu yana görev yapan Zeki Aydın, Doçentlik unvanını almasına rağmen devlet hastanesinde görev yapmaya devam edeceğini söyledi.

    Kocaeli’nin Darıca İlçesinde bulunan Darıca Farabi Devlet Hastanesi’nde 2013 yılından beri görev yapmaya devam eden hem Zeki Aydın, Ekim 2015 tarihinde Doçentlik ünvanı aldı. Göreve geldiği günden bu yana hem hastalarını tedavi eden hem de akademik kariyer yapan Zeki Aydın, doçentlik ünvanını almasına rağmen üniversite hastanesine gitmek yerine görevine Devlet Hastanesinde devam edeceğini söyledi.

    Bir devlet hastanesinden doçentlik unvanını almış olduğunu belirten Doç. Dr. Zeki Aydın, “İstanbul Tıp Fakültesi’nden 1997 yılında mezun oldum. Mecburi hizmetimi Nefroloji alanında Muş Devlet Hastanesi’nde tamamladıktan sonra, Darıca Farabi Devlet Hastanesi’ne tayin oldum. Ekim 2015 tarihinde belki de Türkiye’de nadir olan bir şeyi başardık. Bir devlet hastanesinden doçentlik unvanını almış bulunuyorum. Halen hastanemizde İç Hastalıkları ve Nefroloji doçenti olarak çalışmaya devam etmekteyim. Türkiye’de bir devlet hastanesinden doçent olanların sayısı üçü beşi geçmez. Zamanındaki yaptığım bilimsel yayınlara burada da devam ettim. Burada da İç Hastalıkları ve Nefroloji doçenti oldum ve hastanemizde çalışmaya devam etmekteyim” dedi.

    “YAKLAŞIK 110 TANE DİYALİZ HASTAMIZ MEVCUT”

    Devletteki en büyük diyaliz merkezlerinden birisine sahibiz diyen Aydın, “Burasını belki dışarıdan göründüğümüz zaman bir ilçe hastanesi olarak görülebilir ama hastanemizin olanakları gerçekten yeterlidir. Bir ilçe hastanesi olmasına rağmen bir eğitim ve araştırma hastanesinin olanaklarına sahiptir. Bir eğitim araştırma hastanesinde, bir araştırma hastanesinde yapılabilen birçok işlemi özellikle kendi alanım açısından yapmaktayız. Hem devletteki en büyük diyaliz merkezlerinden birisine sahibiz. Hasta yatak doluluk oranlarımız çok yüksek. Yaklaşık 110 tane diyaliz hastamız mevcut. Yine takip ettiğimiz periton diyaliz hastalarımız, dışarıda başka merkezlerde böbrek nakli yapılan hastalarımızın da takipte bulunmakta. Dolayısıyla bir üniversite hastanesinde bir eğitim ve araştırma hastanesinde yapılması gereken birçok şeyi burada yapabilmekteyiz” şeklinde konuştu.

    “ÜNİVERSİTE HASTANESİNE GEÇMEYİ DÜŞÜNMEDİM, DÜŞÜNMÜYORUM”

    Devlet Hastanesi’nde görev yapmaya devam edeceğini dile getiren Doç. Dr. Zeki Aydın, “Meslektaşlarımıza yine herkes bulunduğu yerde tabi ki çalışmalarına devam etmek, hasta bakmak çok önemli. Bunları hiçbir zaman ihmal etmeden bilimsel faaliyetlerine devam etmelerini öneririm. Bu bölgede benim yaptığım ilk oldu. İnşallah diğer arkadaşlarımı da biraz provoke ettiğimi düşünüyorum. Onlarda motive oldular bu yönde çalışmalara başladılar. Hatta burada diğer kliniklerde çalışan arkadaşlarla da ortak çalışmalara başladık. Onları da bu yönde motive etmeye çalışıyoruz. Hastanemizin eğitim ve araştırma hastanesi olması için elimizden gelen her türlü gayreti sarf etmeye çalışıyoruz. Gebze, Darıca, Çayırova, Dilovası hatta Tuzla’dan bile buraya çok hasta gelmektedir. Nereden baksanız hitap ettiğimiz hasta popülasyonu bir buçuk milyonun üzerinde o yüzden hiçbir zaman bir Üniversite Hastanesi’ne geçmeyi düşünmedim, düşünmüyorum” ifadelerini kullandı.

    Doç. Dr. Zeki Aydın’ın tedavisini sürdürdüğü hastalardan Kadir Güneş, “Diyalize 9 senedir giriyorum. 9 senedir Devlet Hastanesi’nde giriyorum. Doktorumuz doçent oldu. Allah’a şükür. Bir şikayetimiz yok. Memnunuz” dedi.

    “HASTALARIMIZA KALİTELİ HİZMET VERMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    “Zeki hocama bu vefakâr ve cefakar tavırlarından dolayı çok teşekkür ediyorum” diyen Darıca Farabi Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Hikmet Yaşar ise, “Doktor Zeki Bey Mart 2013 tarihinden beri hastanemizde çalışmaktadır. Ekim ayından beri de Doçent olarak hastanemizdeki görevine devam etmektedir. İnşallah Zeki hocam ile birlikte hastalarımıza daha güzel, daha kaliteli hizmet vermeye devam edeceğiz. Zeki hocamızı aynı zamanda hastanemizdeki akademik kurulun başına da getirip, bundan sonra diğer çalışma arkadaşlarımızın diğer doktor arkadaşlarımızın da bilimsel çalışma yapmasını teşvik edeceğiz. Zeki hocama bu vefakâr ve cefakar tavırlarından dolayı çok teşekkür ediyoruz. İnşallah birlikte hastalarımıza kaliteli hizmet vermeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.