Etiket: DNA

  • Rabia Naz’ın babası DNA örneği için savcılığa başvurdu

    Rabia Naz’ın babası DNA örneği için savcılığa başvurdu

    GİRESUN (İHA) – Giresun’un Eynesil ilçesinde 12 Nisan 2018 günü evinin önünde yaralı olarak bulunan ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden Rabia Naz Vatan’ın babası Şaban Vatan, DNA örneği alınması için savcılığa başvurdu.

    Giresun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından konuya ilişkin dün yapılan yazılı basın açıklamasında, “Rabia Naz Vatan’a temas ettiği ya da edebileceği değerlendirilen şahıslarla baba Şaban Vatan’ın şüphelendiği şahısların da aralarında bulunduğu 13 kişiden alınan numuneler incelenmek üzere Adli Tıp Kurumuna gönderilmiştir. Biyoloji İhtisas Dairesi raporunda gönderilen örneklerin Rabia Naz Vatan’da bulunan erkek DNA’sı buluntusu ile uyumsuz olduğu, ayrıca erkek DNA örneğinin Rabia Naz’ın aynı soyağacından bir erkek şahsa ait olduğu ihtimalini güçlendiren Y kromozomu (erkek kardeş, baba, dede, amca, oğul gibi) içerdiği ifade edilmiştir. Rabia Naz Vatan’ın çevresinde temas edebileceği babası, abisi, amcası ve amcaoğlunun bulunduğu anlaşılmıştır. Yelek ve tırnakta tespit edilen DNA örneği ile amca ve amcaoğlunun DNA’ları arasında yapılan karşılaştırmanın uyumsuz olduğu tespit edilmiştir. DNA mukayesesi için 28.08.2019 tarihinde Rabia Naz’ın babası ve abisinden kan örneği alınmak istenmesine rağmen baba Şaban Vatan kendisinden ve oğlundan kan örneği alınmasına rıza göstermemiştir” denilmişti.

    Başsavcılık açıklamasının ardından baba Şaban Vatan, Görele Cumhuriyet Başsavcılığına dilekçe ile başvurarak kendisinden DNA örneği alınması talebinde bulundu. Şaban Vatan’ın talebi doğrultusunda kendisinden DNA örneği alınacağı öğrenildi.

  • DNA testi sonucu Alaaddin Keykubat’ın mezarı ortaya çıkacak

    DNA testi sonucu Alaaddin Keykubat’ın mezarı ortaya çıkacak

    Erzurum’un Pasinler ilçesinde köy halkının Sultan Alaaddin Türbesi olarak değerlendirilen yerde yapılan kazıda mezar odalarında kemik ve diş örneklerine rastlandı. Tarihi kümbette bulunan ve üzerinde Arapça ’Sultan Alaaddin’ yazan sandukanın altındaki mezardan alınan kemik ve diş örnekleri, İstanbul Adli Tıp Kurumu’nda yapılacak olan DNA incelemesi sonucunda Selçuklu Sultanı 2’nci Alaaddin Keykubat’a ait olup olmadığı belirlenecek.

    Pasinler’e bağlı Ovaköy Mahallesi’nde tarihi kümbette, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile İl Müze Müdürlüğü koordinesiyle Kafkas Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Öğretim üyesi Dr. Muhammet Arslan’ın bilimsel danışmanlığında yapılan kazı çalışmasında 6 sanduka bulundu. Görevliler sandukalar üzerinde yaptığı incelemede Arapça ‘Sultan Alaaddin’ yazısına rastladı. Mezar odalarında bulunan kemik ve diş örnekleri, DNA testi için İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderilerek Konya’da bulunan Selçuklu sultanlarına ait DNA örnekleriyle karşılaştırılacak.

    2’nci Alaaddin Keykubat ve annesi Gürcü Hatun’un mezarlarının Erzurum’da olup olmadığı yapılan DNA incelemesi sonucu belirleneceğini ifade eden Kafkas Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Öğretim üyesi Dr. Muhammet Arslan, “Dönemin çağdaş kaynaklarından öğrendiğimiz kadarıyla, Anadolu Selçuklu Sultanı 2. Alaaddin Keykubat, Moğol Hanı’nı ziyaret için diğer devlet yetkilileriyle birlikte Moğolistan’a giderken Erzurum’da dinlenmeye çekilir. O günün akşamında kendisi için verilen ziyafete katıldıktan sonra uyumaya geçer. Ancak aynı gecenin sabahında ölü olarak bulunur. Bazı çağdaş kaynaklar ölümün nedenine değinmezken, bazıları da zehirlenmiş olabileceğini imâ ederler. Bir diğer çağdaş kaynak ise annesi Gürcü Hatun’un da öldükten sonra Erzurum’daki oğlunun yanına defnedildiğini söyler. İbn-i Bibi, Kerimüddin Mahmud Aksarayi ve Niğde’li Kadı Ahmet gibi çağdaş vakanüvislerin verdikleri bu bilgi, bizi 2. Alaaddin Keykubat’ın türbesini aramaya yönlendirdi. Yaptığımız araştırmalar ve diğer çeşitli veriler sonucunda, köy halkının Sultan Alaaddin Türbesi olarak nitelendirilen bu yerde kazı yapmaya karar verdik. Erzurum Müze Müdürlüğü Başkanlığında Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nden gerekli izinleri alarak kazımıza başladık. Kazı sonucunda kümbetin cenazelik katına ulaşarak mezar odalarından kemik ve diş örneklerini topladık. Ayrıca hafriyat içerisinde kalan taş sandukaları da gün yüzüne çıkarmış olduk. Etrafını da temizleyerek kısmi koruma altına aldık. Bundan sonra ortaya çıkardığımız bulguları teste tabi tutarak kümbetin 2. Alaaddin Keykubat ve annesi Gürcü Hatun’a ait olup olmadığını kesinleştirmiş olacağız. Aynı zamanda Sultan 2. Alaaddin Keykubat’ın zehirlenip öldürüldüğüne dair iddiaları da kesin biçimde ortaya koymuş olacağız” dedi.

    Mezarın Selçuklu Sultanı 2’inci Alaaddin Keykubat’a ait olduğunun kesinlik kazanmasının ardından kemikler, devlet töreniyle aynı yerde toprağa verilecek. Tarihi sanduka da yeniden üzerine konulacak.

  • Alınan örnekler DNA testine gönderildi

    Alınan örnekler DNA testine gönderildi

    Kafkas Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Öğretim üyesi Dr. Muhammet Arslan’ın bilimsel danışmanlığında ve Erzurum Müze Müdürlüğü başkanlığındaki kazı ile 2’nci Alaaddin Keykubat ve annesi Gürcü Hatun’un mezarı arandı.

    Anadolu Selçukluları devrinde, 1249-1254 yılları arasında diğer iki kardeşiyle birlikte ortak hüküm süren 2. Alaaddin Keykubat ile Gürcistan’dan Selçuklu sarayına gelin olarak gelen ve 2. Gıyaseddin Keyhüsrev ile evlenen Gürcü Hatun Tamara’nın mezarı için Erzurum Pasin Ovası’nda yer alan Ezirmik köyündeki kazı çalışmaları tamamlandı.

    Erzurumlu sanat tarihçi Dr. Öğretim Üyesi Muhammet Arslan, şunları söyledi: “Dönemin çağdaş kaynaklarından öğrendiğimiz kadarıyla, Anadolu Selçuklu Sultanı 2. Alaaddin Keykubat, Moğol Hanı’nı ziyaret için diğer devlet yetkilileriyle birlikte Moğolistan’a giderken Erzurum’da dinlenmeye çekilir. O günün akşamında kendisi için verilen ziyafete katıldıktan sonra uyumaya geçer. Ancak aynı gecenin sabahında ölü olarak bulunur. Bazı çağdaş kaynaklar ölümün nedenine değinmezken, bazıları da zehirlenmiş olabileceğini imâ ederler. Bir diğer çağdaş kaynak ise annesi Gürcü Hatun’un da öldükten sonra Erzurum’daki oğlunun yanına defnedildiğini söyler. İbn-i Bibi, Kerimüddin Mahmud Aksarayi ve Niğde’li Kadı Ahmet gibi çağdaş vakanüvislerin verdikleri bu bilgi, bizi 2. Alaaddin Keykubat’ın türbesini aramaya yönlendirdi. Yaptığımız araştırmalar ve diğer çeşitli veriler sonucunda, köy halkının Sultan Alaaddin Türbesi olarak nitelendirdiği bu yerde kazı yapmaya karar verdik. Erzurum Müze Müdürlüğü Başkanlığında Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nden gerekli izinleri alarak kazımıza başladık. Kazı sonucunda kümbetin cenazelik katına ulaşarak mezar odalarından kemik ve diş örneklerini topladık. Ayrıca hafriyat içerisinde kalan taş sandukaları da gün yüzüne çıkarmış olduk. Etrafını da temizleyerek kısmi koruma altına aldık. Bundan sonra ortaya çıkardığımız bulguları teste tabi tutarak kümbetin 2. Alaaddin Keykubat ve annesi Gürcü Hatun’a ait olup olmadığını kesinleştirmiş olacağız. Aynı zamanda Sultan 2. Alaaddin Keykubat’ın zehirlenip öldürüldüğüne dair iddiaları da kesin biçimde ortaya koymuş olacağız.”

    Dr. Muhammet Arslan ayrıca “Bu vesileyle proje ortağımız ve Başkanımız Erzurum Müze Müdürü Arkeolog Hüsnü Genç’e, bilhassa özverili çalışmalarından dolayı Erzurum Müzesi’nin Uzman Sanat Tarihçilerinden Özlem Timur ve Nurgül Akbaba’ya, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü’nden Arş. Gör. Muhammet Burak Gökler ve Muhammed Emin Doğan’a, işçilerimize ve ziyaretçilerimize teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    Erzurum Müze Müdürü Arkeolog Hüsnü Genç ise konuşmasında, “Kümbet kazısının önemli bir Ortaçağ keşfi olduğunu düşünüyoruz. Anadolu Selçuklu Devleti’ne Sultanlık etmiş 2. Alaaddin Keykubat ve yine Ortaçağ dünyasının en güçlü kadın karakterlerinden olan Gürcü Hatun Tamara’nın kümbeti olabilecek bir alandaki kazı çalışmalarımızı 10 gün boyunca sürdürerek tamamladık. Elde ettiğimiz bulgulara uygulanacak tıbbi testler ile kümbetin kime ait olduğunu kesin olarak ortaya koymuş olacağız” dedi.

  • Somon Dna ile cilt yaşlanmasını azaltın

    Somon Dna ile cilt yaşlanmasını azaltın

    Dermatoloji Uzmanı Dr. Emre Tambay, “Somon DNA hücre yapımını destekleyen polinükleotid bir moleküldür. Pİ sistem Somon DNA ve hyalüronik asit moleküllerinden oluşan patentli bir teknolojidir” dedi.

    Somon Dna ile cilt yaşlanmasının azaltılabileceğini belirten Dr. Emre Tambay, “Kollajen ve elastin stimülasyonu ile cildin sıkılığını, elastikiyetini ve parlaklığını arttırır. UVB nedeniyle oluşan radyasyon hasarını engeller. Etkin cilt yenilenmesi ve yapılandırılmasını sağlar. Pürüzsüz, sağlıklı görünen ve daha aydınlık bir cilde sahip olan kişi yepyeni bir ışıltı kazanır” diye konuştu.

    Pİ sistemin içerdiği Somon DNA ve hyalüronik asit molekülleri ayrı 2 enjektör şeklinde olup, cilt altına yüzeysel enjeksiyonlar şeklinde 4 seansta dönüşümlü olarak uygulandığını dile getiren Dr. Emre Tambay, Pİ sistem hangi amaçlarla uygulandığı konusunda ise şunları söyledi;

    “Pİ sistem en sık; Cilt yapısının düzenlenmesinde, Yüz, boyun-dekolte, el, dudak bölgelerinin yenilenmesi, onarımı ve gençleştirilmesinde, Göz çevresinin aydınlatılması ve yeniden yapılandırılmasında (şişlik ve koyu halkaların giderilmesinde) Akne skarlarının tedavisinde kullanılır.

    Gençlik Aşısı; Stres, çevresel faktörler, düzensiz beslenme ve sigara içmeye bağlı durumlar cildin yaşlanmasını hızlandırmaktadır. Cilt renginin değişmesi, dolgunluğunun azalarak sağlıklı görünümünü kaybetmesi sonrasında ince kırışıklıklar belirgin hale gelmektedir. Cildinizde doğal olarak bulunan, parlak ve sağlıklı görüntüyü sağlayan hyalüronik Asit’in de 20’li yaşlardan sonra azalmaya başlaması olumsuz etkiyi daha da arttırmaktadır.”

    Gençlik aşısının amacını “Cildin belirli bölümlerinde azalan volümü geri kazanmak. Ciltte zamanla azalan hyalüronik Asit miktarını arttırarak, sağlıklı ve doğal görünümlü bir cilde sahip olmak^olarak açıklan Dr. Emre Tambay, uygulama konusunda ise şunları söyledi; “20’li yaşlardan sonra azalan hyalüronik Asit etkisiyle, ihtiyaç duyulan volüm desteği, yeniden yapılandırma ve hidratasyonu arttırmak için doktorunuz tarafından cildiniz değerlendirilerek uygulama yapılabilir.

    Vücudun Hangi Bölgelerine Uygulanır?

    Tüm cilt tiplerinde yanak boşlukları, çene bölgesi ve etrafı, üst yanak, elmacık kemikleri etrafındaki bölgeler, el üstü, boyun ve dekolte bölgesi dahil tüm yüze güvenle uygulanabilir.

    Diğer Dolgulardan Farkı Nedir?

    İçeriğindeki farklı Hyalüronik Asit yoğunlukları ve yapısı nedeniyle hastanın ihtiyacına göre şekillendirilebilir. Aynı uygulama sırasında, uygulama tekniğine göre hem istenilen bölgelere volüm hem de serbest Hyalüronik Asit etkisiyle cildin yapılandırılması sağlanarak anında sağlıklı ve parlak bir görünüm elde edilebilir.

    Cilt Aşısının Sonuçları Ne Zaman Ortaya Çıkar ve Ne Kadar Sürer?

    Uygulama yapıldıktan hemen sonra sonuçları ortaya çıkmaya başlar. Uygulama yapılan kişinin cilt yapısına göre 6-8 ay kadar kalıcılık sağlar. Uygulamanın düzenli yapılmasına bağlı olarak bu etki kalıcılığını uzun süre arttırmaktadır. Asıl amaç sağlıklı bir cildin temelini atmaktır.

    Yan Etkileri Nelerdir?

    İçerisinde alerjik reaksiyona sebep olabilecek proteince nükleik asit bulunmadığı için son derece sağlıklı ve güvenilir özelliğe sahiptir.”

  • Kars’ta Sedanur cinayeti: DNA örnekleri eşleşti

    Kars’ta kaybolduktan 7 gün sonra cesedi bulunan 9 yaşındaki Sedanur Güzel cinayetiyle ilgili soruşturmada Adli Tıp raporu dosyaya girdi. Sedanur’un tırnak arasından alınan doku ile tutuklu zanlılardan E.B.’nin DNA örnekleri eşleşti.

    Kars’ın Kağızman ilçesine bağlı Paslı köyünde 16 Eylül’de kaybolan Sedanur Güzel’in (9) ölü olarak bulunmasına dair soruşturmada Adli Tıp raporu dosyaya girdi. Sedanur’un tırnak arasından alınan doku ile tutuklu zanlılardan E.B.’nin DNA örneklerinin eşleştiği belirlendi. Ayrıca Sedanur’un bileklerinde ip izine de rastlandı.

    Soruşturma dosyasında tutuklu üç zanlıdan biri olan A.K., ifadesinde Sedanur’u diğer iki zanlı ile birlikte öldürdüklerini itiraf etti. Diğer iki tutuklu zanlı E.B. ile H.U. ise suçlamaları kabul etmedi.