Etiket: Dizisinin

  • Saraybosna’da “Alija” mini dizisinin basın toplantısı gerçekleşti

    Bosna Hersek Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı “Bilge Lider” Aliya İzetbegoviç’in gerçek hayat hikayesinin anlatılacağı ve TRT 1 ekranında yayınlanacak “Aliya” mini dizisinin basın toplantısı gerçekleşti. Basın toplantısında konuşma yapan Bosna Hersek Cumhurbaşkanı Bakir İzetbegoviç, “Türkiye’de Türkler belki de Bosna Hersek’teki Boşnaklardan daha çok Aliya İzetbegoviç’i okuyor ve hayatını araştırıyorlar” dedi.

    Bosna Hersek Cumhuriyeti’nin kurucusu Aliya İzetbegoviç’in hayatının anlatılacağı mini dizi “Alija”nın basın toplantısı Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna’da bulunan Türkiye Cumhuriyeti Saraybosna Büyükelçiliği’nde gerçekleşti. Basın toplantısına Bosna Hersek Cumhurbaşkanı Bakir İzetbegoviç, Türkiye Cumhuriyeti Saraybosna Büyükelçisi Haldun Koç, TRT Genel Müdürü İbrahim Eren, Aliya İzetbegoviç’in kızı Sabina Berberoviç, Sancak Medya adına dizinin yapımcı Muhammed Hakan Sancaktutan ile çok sayıda konuk katıldı.

    “Türkler, Boşnaklardan daha çok Aliya İzetbegoviç’i okuyor ve hayatını araştırıyorlar”

    Toplantıda konuşma yapan Bosna Hersek Cumhurbaşkanı Bakir İzetbegoviç, “Türkleri böyle bir dizi yapmaya iten nedir? Çünkü bir gerçektir ki Türkiye’de Türkler belki de Bosna Hersek’teki Boşnaklardan daha çok Aliya İzetbegoviç’i okuyor ve hayatını araştırıyorlar. Ve Türkleri, Türk insanını biraz daha tanıma fırsatını bulduktan sonra bu sorunun cevabını da buldum diye düşünüyorum. Onların Aliya’da sevdikleri, beğendikleri, özendikleri şey şu, kendilerinin de paylaştıkları değerler. Türkiye’de Aliya İzetbegoviç’in lakabı ‘Bilge Kral”dır, ve bu bize abartılı gelir. Çünkü Türkiye’de buradan farklı olarak düşünce insanlarına saygı büyüktür. İkincisi Aliya mücadele veren, kahraman bir insandı, Türkler de mücadelecidir ve o yüzden Türkler bu yönünü de sevdi. Üçüncüsü bir Müslüman ve bir Müslüman düşünürü olarak 20’nci ve 21’inci yüzyıldaki İslam’ı ve Müslümanları kendi hayatı ve yapıtlarıyla nasıl yapılabilir, ılımlı bir şekilde nasıl yürünebilir konularında bir çizgi çizdiği için bence Türkler onu da seviyor. Bu üç sebebi bir araya getirdiğinizde Türkler’in Aliya’yı neden bu kadar sevdiği cevabını alacaksınız” dedi.

    Türkiye Cumhuriyeti Saraybosna Büyükelçisi Haldun Koç ise, “Bağımsız Bosna Hersek devletinin ilk Cumhurbaşkanı olan Sayın Aliya İzetbegoviç’in bir liderde olması gereken tüm üstün meziyetleri taşıdığı hepimizin malumudur. Bunu seyircilerle de buluşturacak, Aliya’yı daha iyi tanımamızı sağlayacak bu diziyi düşünen, tasarlayan, ortaya koyan tüm değerli yetkililere canı gönülden kutluyorum. Aynı zamanda bu büyük insanın hayatını nakşeden dizinin çekimleri lansmanı için burada bulunduğunuz için herkese büyükelçimiz adına teşekkür ediyorum. Ortak tarih ve kültür mirasımızın canlı olarak yaşandığı ülkelerden biri olan Bosna Hersek’in bu özel konumu ilişkilerimizin her zaman üst düzeyde seyretmesini sağladı. Bizler ilişkileri daha ileri götürmenin heyecanı ve bilinciyle ilişkilerimizi daha üst noktalara taşıyacak ortak projeler geliştirmeye gayret ediyoruz. Özellikle kültür ve tarih mirasımıza ışık tutacak projelere özel önem atfediyor, desteğimizi sağlıyoruz.

    Medyanın, dizilerin sosyal tanıtım ve yakınlaşma açısından ne kadar etkili olduğunu görüyor ve hep beraber şahitlik ediyoruz. Aliya projesi de iki ülkeyi yakınlaştırıcı, ilişkiyi pekiştirici bir özelliğe haiz olacaktır. Amacımız Balkanlardaki istikrarın daim olmasıdır, bugün buna her zamankinden daha fazla ihtiyacı vardır. Bu doğrultuda ülkemiz Bosna Hersek’in toprak bütünlüğüne, birlikteliğine, çok kültürlü yapısına, egemenliğine, ekonomik ve siyasi istikrarına büyük önem atfetmektedir. Ülkemizin bu çabasına destek verenleri ve emeği geçenleri saygıyla selamlıyorum” şeklinde konuştu.

    Rahmetli Aliya İzetbegoviç zulümlere, asimilasyonlara direnmenin de ötesinde bir kimlik mücadelesi göstererek halkına ve milli değerlerine sahip çıkmış büyük bir lider olduğunu söyleyen TRT Genel Müdürü İbrahim Eren ise, “Aliya, kadın, çocuk, yaşlı demeden Boşnak kardeşlerimizle beraber yaşadığı acılara rağmen ‘geleceğimizi geçmişimizde aramayacağız, kin ve intikam peşinde koşmayacağız’ diyebilecek kadar inançlı üstün bir devlet adamı olduğunu tüm dünyaya göstermişti. Bosna Hersek’in en zor zamanlarında göstermiş olduğu ve birçok erdemi içinde barındıran bu liderliğin tarih boyunca unutulmayacağına inanıyorum Türkiye ve Bosna Hersek bugünkü güçlü dostluğunun iki milletin manevi bağlarının bir neticesi olduğunu hepimiz biliyoruz. Çünkü Türkiye kardeşlik, gönül ve tarih bağımız olan halklarla beraber olduğunu her seferinde hissederek tekrar tekrar yaşamaktadır. Bizler de TRT olarak rahmetli Aliya İzetbegoviç’in dediği gibi kin ve intikam peşinde koşmadan, insanlık tarihin en vahşi savaşını unutturmamak ve liderleriyle birlikte Bosna halkının bu kutlu ve muzaffer direnişini anlatmak için bir gayrette bulunduk. Duam bu dizinin hakikat üzerine olması ve öyle nihayet bulmasıdır. Konuşmamı bitirmeden evvel başta bizi bu tür içeriklere sevk eden ve her daim yüreklendiren Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Errdoğan’a, Aliya dizisinin planlanma aşamasından itibaren güçlü desteği ile yanımızda olan Cumhurbaşkanı Bakir İzetbegoviç’e, senaristinden oyuncusuna, yönetmeninde yapımcısına kadar bu projede emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

    Sancak Medya adına dizinin yapımcı Muhammed Hakan Sancaktutan da, “Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a projenin başından itibaren devam eden desteği ve himayesi için teşekkürümü arz ediyorum. Sayın Bakir İzetbegoviç’e Bosna’da gerçekleştirdiğimiz çekimlere verdiği destek için teşekkür ediyorum. Bosna Hersek Büyükelçisi Haldun Koç’a projenin her aşamasında tüm ekibiyle bize sağladığı kolaylık ve destekten dolayı teşekkür ediyorum. TRT Genel Müdürü İbrahim Eren’e, Genel Müdür Yardımcılığı döneminde başladığımız ve kendisinin TRT Genel Müdürü olmasından sonra da hassasiyetle eğildiği, özendiği Alija mini dizi projesine verdiği destek ve katkıdan dolayı sonsuz teşekkürlerimizi sunarım. Projenin temelleri 2014 yılında Bosna Hersek’te başladı. Değerli Balkan tarihçileri Bahar ve Bayram Şen’in katkılarıyla merhum İzetbegoviç’in yakın çevresiyle temasa geçildi. Aliya 6 bölümlük mini dizinin ekibini oluştururken ortak kültürel değerleri paylaştığımız Türkiye’den eşit katılım sağlamaya özen gösterdik, bu yüzden Bosna Hersekli bir yönetmen arayışına girdik. Dizimize nasıl bir değer katacağının bilincinde olarak değerli yönetmen Ahmed İmamoviç ile görüştük, kendisi teklifimizi heyecanla karşıladı ve kabul etti. Filmografisini incelediğinizde Bosna’yı kendine has üslubu ile nasıl tanımladığına tanık olabilirsiniz. Yerel kültürel unsurları diziye dahil edip, bu güzel coğrafyayı ve tarihsel kimlikleri tanıtmak arzusundaydık. Bu amaçla dizide bu toprakların müziğini en iyi hissettirecek Emir Nuhanoviç’e teklif götürdük. Aynı şekilde Aliya’nın SDA ofisinde zaman zaman ağırladığı ve kendisi için bir piyano bile koydurulan sanatçılardan biri olan Bosna’nın güzel sesi Lejla Jusiç proje teklifimizi sorgusuz kabul ettiler. Aliya İzzetbegoviç dizide daha ziyade fikri kimliği ile ele alınacak. Yaşamı, ailesi, dostları, silah arkadaşları kendi hikâyesinden yola çıkarak kurgulandı. Emeği geçen ve ismini zikretmeye fırsat bulamadığım tüm dostlarıma ve buraya gelen herkese sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum” şeklinde konuştu.

  • İçerde dizisinin Alyanak’ı, Ahlatlı çocukları unutmadı

    Ekranların sevilen dizisi ‘İÇERDE’ dizisinin Alyanak’ı Yıldıray Şahinler Geleceğe Işık Tut Kampanyası aracılığıyla Bitlis’in Ahlat ilçesindeki öğrencilere destek oldu. Ünlü oyuncu instgram hesabından yaptığı paylaşımda ise ‘Bunlar benim Bitlis’teki çocuklarım’ başlığıyla duyurdu.

    Ünlü Tiyatro Oyuncusu Yıldıray Şahinler Sosyal medya aracılığıyla pek çok okulun ve öğrencinin eğitim ihtiyaçlarını karşılayan ‘Geleceğe Işık Tut’ kampanyasına dahil olarak Bitlis’in Ahlat ilçesindeki on öğrenci için bot ve mont yardımında bulundu. Bu anlamlı yardım sonrası minik öğrencilerin teşekkür için çektirdiği fotoğrafı paylaşan Şahinler, ‘Bunlar benim Bitlis-Ahlat’daki çocuklarım. Geleceğe Işık Tut projesi sayesinde sıcacık bot ve mont ulaştırabildiğim 10 evlâdım var. Siz de yurdun bir yerinde üşüyen küçük öğrencilere elinizi uzatmak isterseniz “Geleceğe Işık Tut” hesabından listeleri inceleyin’ ifadelerine yer verdi.

    İki üniversite öğrencisinin başlattığı ve giderek çığ gibi büyüyen ‘Geleceğe Işık Tut’ projesi tamamen gönüllülük esasıyla talep gelen okullara yardımda bulunacak hayırseverlere aracılık ediyor.

  • Kaynanalar dizisinin usta oyuncusu Medicana’da

    Medicana International İstanbul Hastanesi, ekranların ilk yerli dizilerinden ve yıllarca evlerimize misafir olan Kaynanalar dizisinin ‘Döndü’sü usta sanatçı Defne Yalnız’ı ağırladı.

    Medicana International İstanbul Hastanesi konferans salonunda, Yaşam Dergisi işbirliği ile gerçekleştirilen buluşmada Beylikdüzü Belediye Başkan Vekili Ömer Şatır, Beylikdüzü Belediyesi Kültür-Sanat Danışmanı Erhan Bayladı, belediye meclis üyeleri ve çok sayıda seçkin davetli katıldı.

    Her ay düzenli olarak gerçekleştirilen, toplumun önde gelen isimleri ve ünlülerini konuk eden yaşam tadında aylık buluşmalar, sanatın unutulmaz ismi Defne Yalnız’ı konuk etti. Sağlık hizmetinin yanı sıra hasta ve refakatçilerine, tüm misafirlerine kültür sanat buluşmalarıyla moral vermek, farkındalık yaratmak için düzenlenen etkinlikler katılımcılar tarafından yoğun ilgi gördü. Medicana International İstanbul Hastanesi Genel Müdürü Dr. Ulvi Ünal, kurum olarak insanlara şifa dağıtmanın yanı sıra sosyal sorumluluk projelerinde de yer aldıklarını hatırlattı. Kültür ve sanatın yaşamın bir parçası olduğunu ifade eden Ünal, ‘Hem yarım asrı geçen sahne hayatında ki başarısı, hem de özel yaşantısıyla hemen hemen herkesin takdirini kazanan Defne Yalnız’ı böyle bir etkinlikte ağırlamaktan mutluluk duyuyoruz” dedi.

    6 yaşında tiyatro sahnesi ile tanışan, ardından tiyatro eğitimi alan Defne Yalnız, Yaşam Tadında Aylık Buluşmalar’da hayatından kesitleri konuklarla paylaştı. Tiyatro sahnelerinde, dizilerde, sinemalarda unutamadığı anılarını, sağlık deneyimlerini hatta özel hayatına dair tecrübelerini de anlatan usta sanatçı, sanata ilgi duyan bir toplumda şiddetin barınamayacağının altını çizdi. Tiyatroya meraklı gençlerin sorularını da cevaplayan ve toplumun önünde olan insanların yaşamlarıyla da örnek olma zorunluluğu bulunduğunu kaydeden Defne Yalnız, gençlere asla çabuk ünlü olma veya çok kazanma derdinde olmamaları konusunda önemli uyarılarda bulundu. Önce yaptıkları sanatı en iyi şekilde yapma sevdasında olunması gerektiğinin altını çizen Yalnız’a konferans sonrası Beylikdüzü Belediye Başkan Vekili Ömer Şatır ve Medicana International İstanbul Hastanesi yönetimi tarafından teşekkür plaketi verildi.

  • Diriliş Ertuğrul dizisinin yapımcı ve senaristi ile başrol oyuncusuna Fahri Bilecikli Beratı

    Belediye Başkanı Selim Yağcı başkanlığında toplanan Belediye Meclisi toplantısında, Diriliş Ertuğrul dizisinin yapımcısı ve senaristi Mehmet Bozdağ ile dizinin başrol oyuncusu Engin Altan Düzyatan’a oy birliğiyle alınan karar gereği Fahri Bilecikli Beratı verildi.

    TRT 1 ekranlarında yayınlanan ve büyük bir beğeni ile takip edilen ’Diriliş Ertuğrul’un yapımcısı ve senaristi Mehmet Bozdağ ile ’Ertuğrul’ karakterini canlandıran başrol oyuncusu Engin Altan Düzyatan’a Bilecik’te ’Fahri Hemşehrilik Payesi ve Beratı’ verildi. Belediye Başkanı Selim Yağcı, fahri hemşehrilik beratını dizini yapımcısı ve başrol oyuncusuna kısa zamanda takdim etmek istediğini söyleyerek, dizi ekibini Bilecik’e getirmek için çalışmalarının olduğunu ifade etti. Ertuğrul Dizisi ve oyuncularının Bilecik’in tanıtımı ve turizmi açısından büyük katkılar sağladığına vurgu yapan Belediye Başkanı Selim Yağcı, şunları söyledi:

    ’’Bilecik maalesef şu ana kadar hep büyük şehirlerin arasında gerek turizmde gerek tanıtımda mütevazi ölçekte kalmış ve yeterince tanıtılmamış. Bizler de hemşehrilerimizin malumu bu noktada büyük bir gayret sarfediyoruz. Diriliş Ertuğrul dizisi gerçekten son dönemde büyük bir takip ile izlenen bir oyun. Dolayısıyla bu dizi, şehrimizin adını hem ulusal anlamda hem de uluslararası anlamda duyuruyor. Belki de çok büyük miktarlarda bütçe ayrılsa bile bu kadar tanıtım yapılamazdı. Bizler de bu anlamda meclisimizin alacağı karar ile dizinin yapımcısı ve senaristi Mehmet Bozdağ ile oyuncu Engin Altan Düzyatan’a, bu anlamda bir teşekkür mahiyetinde olacak, Fahri Bilecikli Beratı taktim etmek istiyoruz. Ayrıca dizinin değerli oyuncularını da uygun bir zaman diliminde ilimizde ağırlamak için davet ettim. İnşallah bu ağırlamada, ilimize kazandırdığımız Kayı Boyu Anıtı eserimizin açılışını gerçekleştireceğiz’’ ifadelerini kullandı.

    Toplantıda CHP ve MHP parti sözcüleri de alınan kararın son derece anlamlı ve güzel olacağını belirterek, grup olarak kararı onayladıklarını kaydetti. Teklife sunulan madde oy birliğiyle karara bağlandı.

  • Diriliş Ertuğrul Dizisinin ’Süleyman Şahı’ Hayranlarıyla Buluştu

    TRT’de yayınlanan Diriliş Ertuğrul dizisinde Süleyman Şah karakterini canlandıran Yeşilçam’ın efsane oyuncularından Serdar Gökhan, Sivas’ta hayranları ile buluştu.

    Sivas’ta uydu üzerinden yayın yapan Vizyon 58 kanalının ’Yeşilçam’ın Yıldızları Gençlikle Buluşuyor’ projesi kapsamında Sivas’a gelen ünlü oyuncu Serdar Gökhan, Fidan Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde düzenlenen söyleşiye katıldı. Programa Sivas Vali Yardımcısı Salih Ayhan, Belediye Başkanı Sami Aydın, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile sanatçının hayranları katıldı. Program, Serdar Gökhan’ın biyografisini anlatan sinevizyon gösterisi ile başladı. 52 yıldır sinema hayatını sürdürdüğünü söyleyen Gökhan, “Serdar Gökhan kimliğimle sürdürdüğüm bu meslek maalesef son olarak oynadığım Diriliş Ertuğrul filmiyle Süleyman Şah olarak üzerime yapıştı. Artık kimse bana Serdar Gökhan diye bakmıyor, Süleyman Şah olarak bakıyor. Ben bundan rahatsız değilim atalarımızı canlandırmaktan, Süleyman Şah gibi tarihi bir kişiliği hayata geçirmekten, canlandırmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Aslında bu tür filmleri çok uzun yıllardan beri yapmayı amaçlıyordum. 25-30 senedir projeler hazırlıyordum. Ama ekonomik nedenler yüzünden, maliyetleri yüksek oluşu sebebiyle bir türlü fırsat bulup hayata geçiremedim. Ama son yıllarda böyle bir projeyi TRT’nin gündeme getirmesi ve Süleyman Şah gibi bir karakteri oynamam için bana teklif edilmesi bende büyük bir mutluluk yarattı. Arzuladığım bir projede oynamış oldum. Yeterince başarılı olduğumu zannediyorum. Süleyman Şah’ı oynamadan evvel tarihi geçmişini, kişiliğini yakından inceledim. Başarılı olduysam ne mutlu bana” dedi.

    1071 MALAZGİRT VE KUT’ÜL AMMARE GELİYOR

    “Diriliş Ertuğrul” dizisinde oynamaktan mutlu olduğunu belirten Gökhan, 1071 Malazgirt dizisinin ve Kut’ül Ammare sinema filminin yapılacağının müjdesini verdi. Ünlü sinema oyuncusu, “Televizyonun aile yapımızı bozucu, kendi kültürümüzü uzaklaştırıcı dizilerle halkımız çeşitli yönlere saptırıldı. Gençliğimiz Batı’ya özenti haline getirildi. Ama böyle bir proje Türklüğümüzü, atalarımızı ön plana çıkararak henüz bilmediğimiz tarihimizi, atalarımızı öğrenme fırsatı verdi. Bende böyle bir projede oynamaktan büyük mutluluk duydum. Bundan sonra yapacağımız projeler hep bu tarz olacak. Ben senaryosunu hazırlamış olduğum Malazgirt 1071 ve Haziran ayının sonunda ve Ağustos ayının başlangıcında Kut’ül Ammare sinema filminde oynayacağım” diye konuştu.

    Tarihi bir kişi canlandırmaktan dolayı gurur duyduğunu anlatan Serdar Gökhan, “Ben her zaman tarihiyle, atasıyla övünen bir yapıya sahibim. İsterim ki her zaman tarihimizi gündeme getirelim. Henüz bize öğretilmeyen tarihimizi, atalarımızı öğrenelim. Çoğu gencimiz henüz tarihini bilmiyor. Nereden geldiğimizi bilmiyor. Bu dizi sayesinde Osmanlı İmparatorluğu’nun Kayı Boyu’ndan türediğini, şekillendiğini gördük. Bunu öğrenmiş olduk, sizlerde tarih bilgisi olarak bunu hafızanıza yerleştirdiniz. Eğer böyle bir dizi yapılmamış olsaydı zannetmiyorum ki yüzde 80’iniz Osmanlı İmparatorluğu’nun Kayı Boyu’ndan kurulduğunu henüz bilmiyor olacaktınız. Bu bakımdan faydalı bir dizi, sizlere de hem ders olarak hem de bilgi olarak faydalı. Benim oğlumun okuduğu okulda öğretmenleri ders veriyor, sırf bu dizi seyredilsin diye her hafta diziden bazı sorular sorup bütün okula okutuyor. Ne mutlu ki bütün gençlerimiz ilgi gösteriyor. Tarihi bir diziyi seyrediyor. Ama bu burada kalmayacak, sizlere çok daha iyi tarihi diziler, geçmiş, atalarımızla ilgili çok güzel projeler sunacağız” ifadelerini kullandı.

    Diriliş Ertuğrul dizisini zor koşullarda çektiklerini belirten Gökhan, “Çok zor koşullarda çalıştık. Biz modern dünyalara alışmış insanlarız. O ilkel hayata adapte olmamız çok zor oldu. Çalıştığımız yerler bataklık içinde, atlar, tanımadığımız atlar, çoğumuz sakatlandı. Ama azimle madem biz projeye gönül verdik, bu projeyi hayata geçireceğiz dedik. Bütün gücümüzle çalışmaya başladık ama esas bizi yoran çok uzun çekiliyor televizyon dizileri. İki saati aşkın bir süre yayını var. Biz bunu 5 gün gibi çok kısa bir sürede çekmek zorundayız. Ne gecemiz, gündüzümüz, uykumuz, aile hayatımız, sosyal hayatınız kaldı. Ama biz bu işe adanmış insanlarız, her şeye göğüs gererek bunu hayata geçirmeye çalıştık” dedi.