Etiket: Dizisine

  • Karagül Dizisine Taze Kan

    Başarılı oyuncu Ayhan Eroğlu, Gaziantep’te çekimleri devam eden Karagül dizisine transfer oldu. Sert mizacı ve kötü adam tiplemelerini başarılı şekilde oynayan Eroğlu, başlattığı sosyal projelerle de hayranlarının gönüllerine taht kuruyor.

    Başrollerinde Mesut Akusta (Kendal Ağa), Özcan Deniz (Murat), Ece Uslu (Ebru), Mert Yazıcıoğlu (Baran) ile Yavuz Bingöl, Şerife Sezer, Özlem Conker, İlayda Çevik, Ayça Ayşin Çevik, Hilal Altınbilek gibi güçlü bir oyuncu kadrosu olan diziye son olarak başarılı oyuncu Ayhan Eroğlu katıldı. Avşar Filmin önemli yapıtları arasında yer alan dizi ekranlara gelen 110. bölümlü ciddi bir izleyici kitlesi yakaladı. Adanalı dizisindeki sert adam tiplemesi ile gönüllere taht kuran Ayhan Eroğlu, Kurtlar Vadisi Pusu dizisindeki Beran ağa karakterinden sonra ise ’Gassal’ adlı korku sinema filminde başrol oynadı. One Night in İstanbul filmindeki sert imajı ile de bilinen oyuncu, Kıyamet Yağmur Çiçeği’ndeki kötü adam tiplemesini ve yeni gösterime giren Murat Şeker’in yönetmenliğini yaptığı Deliormanlı filminin psikopat karakterini canlandırdı.

    Rolleri ile usta oyuncu Erol Taş’ı anımsatan oyuncu, Karagül dizisinde ise filmde Gülizar Hala olarak bilinen Özlem Akınözü’nün psikopat 2 yeğeninden biri olan Refik karakterini oynuyor.

    REFİK KARAKTERİ

    Refik karakteri ile diziye hızlı giriş yapan oyuncu, dizideki Gülizar Hala’nın öldürülen halasının oğlunun intikamı alacak. İlk bölümünde intikam duygusu ile izleyicileri heyecanlandıran oyuncu, intikamın şiddetinin ne kadar olacağı konusunda ise hayranlarını şimdiden meraklandırdı. Güçlü oyuncu kadrosuna sahip dizinin, yeni bölümlerinin çekimlerine katılan Ayhan Eroğlu ile birlikte reytinglerini daha arttırması tahmin ediliyor.

    “HA BİR EKSİK, HA BİR FAZLA”

    Başarılı oyuncu Ayhan Eroğlu, dizi çekimleri için geldiği Gaziantep’e, 6 yıl önce 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve çocuk Bayramında, kendisinin de aralarında bulunduğu sanatçılar tarafından hayata geçirilen “Ha 1 eksik, ha bir fazla” isimli yardım kampanyasını da taşıdı. Eroğlu, projeyi ’Karagül’ dizisinin oyuncuları ile bölgedeki esnaf ve hayırseverlere de tanıttı. Balıkesir Gönen’de genç oyuncu Ayhan Eroğlu’nun yanı sıra Kurtlar Vadisi dizisinde Zaza rolünü oynayan Ali Sürmeli, Adanalı dizisindeki matador karakterini canlandıran Adnan Eroğlu, Kapalı Çarşı dizisinin oyuncusu Selen Seyven’in de katıldığı bir organizasyonla kampanya duyurulmuştu.

    TÜRKMEN DAĞINDAKİ ÇOCUKLARA ELİNİ UZATTI

    Bölgedeki hayranları ile sık sık bir araya gelen ünlü oyuncu, yaptığı sosyal projeleri ile de hem dizi ekibinin hem de hayranlarının takdirini kazanıyor. Ünlü oyuncu Esad Rejimi ve Rus Savaş uçaklarının vurduğu Türkmen Dağındaki Suriyeli Türkmenlerin çocukları için yardım kampanyası başlattı. Dizi setindeki oyuncu arkadaşlarının da büyük destek verdiği kampanya kapsamında, çocuklar için toplanan oyuncak ve diğer yardım malzemeleri, Türkmen dağında yaşayan çocuklara ulaştırılıyor. Oyuncu Eroğlu, başta oyuncular, ses sanatçıları, spor camiası başta olmak tüm ünlüler ile hayırsever kişi ve kurumlara çağrıda bulunarak, kampanyaya destek olunmasını istedi. Oyuncu Ayhan Eroğlu, şuan çok dar bir çevrede başlattığı kampanya kapsamında binlerce ürünün toplandığını da ifade etti. Yardımların düzenleyeceği geniş kapsamlı organizasyon ile ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacağını ifade etti.

  • Ünlü Profesörden “Diriliş Ertuğrul” Dizisine Eleştiri

    Ünlü tarihçi Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, “Diriliş Ertuğrul” dizisinin gerçek tarihle alakasının olmadığını söyledi.

    İlkadım Belediyesi, Okur-Yazar Buluşmaları Konferansları kapsamında düzenlenen “Osmalı’yı Doğru Anlamak” adlı konferansta Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil’i ağırladı. Samsun Anadolu Lisesi konferans salonunda öğrencilerle buluşan Şimşirgil, öğrencilere uyarılarda bulunarak, tarihin dizi ve filmlerden öğrenilmemesi gerektiğini vurguladı. Diriliş Ertuğrul dizisinde yaşanan olayların çoğunun tarihe uygun olmadığını dile getiren Prof. Dr. Şimşirgil, “Beni TRT 1’e Pelin Çift’in programına çağırdılar. Dizinin yapımcısı ve tarih danışmanı da vardı. ‘Bu dizinin tarihle alakası yoktur’ dedim. ‘Yemeğinizi genelde sağ elle mi sol elle mi yersiniz?’ dedim. Kayı Boyu ve Müslüman insanlar hastalık durumu haricinde yemeklerini sağ elle yerler. ‘Beyler, bunlar devamlı sol elle götürüp duruyor’ dedim dizinin sahiplerine. ‘Hocam adam solaksa ne yapalım’ dediler. Dedim ki ben o adamı izlemiyorum. Ben Ertuğrul’u izliyorum. Dizide Ertuğrul’u canlandıracak, kendini değil. Dizide izin almadan içeri giriyorlar. Destur deyip birden içeri giriyorlar. Daha sonradan bunları düzeltmeye başladılar. Tapınak Şövalyeleri ile Osmanlı’nın hiçbir bağlantısı olmadı. Ama dizinin 1. sezonu Tapınak Şövalyeleri ile geçti. Ertuğrul, Moğollar’ın eline hiç geçmedi. Dizinin 2. sezonunda Ertuğrul, Moğollar’ın eline geçti. Hatta eline bir de çivi çakıldı. Bize kadar gelseydi adı çolak Ertuğrul olarak gelirdi. Adı tarihe öyle geçerdi. Kayı Boyu, Dodurga’ya hiç sığınmadı. Ama dizide Kayı Boyu Dodurga’ya sığındı. Koskoca Kayı Boyu sığıntı oldu. Baycu Noyan, bizimkilerin eline hiç geçmedi. Ama dizide geçti. Hadi buyurun. Dizinin nesi kaldı? Dizinin yüzde 95’i gitti. Ama bana sorarsanız saygılı, bu milletin değerlerine duyarlı, izlenmesi hoş bir dizidir. Ben de denk gelirsem izliyorum. İzlenmesi güzel ama maalesef ki bu diziye tarih diye bakmayacağız” dedi.

    “FATİH Mİ YAPACAK BU ŞEREFSİZLİĞİ”

    Tarihi anlatan bazı dizi ve filmlerin de olayları çarpıttığının altını çizen Şimşirgil, “Muhteşem Yüz Yıl diye bir dizi çevrildi. Türkiye’de 3 sene birinci geldi. Konferanslara katılmayı çok seviyorum. 500 kişilik bir salonda ‘doğru tek bir karesi bile olmayan bir dizi’ dedim. Fetih 1453 filmi vardı. Fatih’in şahsiyetini öldüren filmdir dedim. Fetih 1453 filmini izleyen oldu mu? Böyle şeyleri izleyin ama dikkatli izleyin. Tarihimizi filmden, diziden öğrenmeyeceğiz. Mutlaka izleyin ama sorgulayın. Beni en çok üzen bir sahnesi vardı. 2. Mehmet, Fatih olduğu gün Edirnekapı Surları’ndan içeri atının üstünden girerken Hocası Akşemseddin neredeydi? Fatih’in arkasında atının üzerinde mi gidiyordu? Nereden gidiyordu? At üzerinde miydi? Yaya mı gidiyordu? Yaya gidiyordu. 21 yaşında bir genç, 63 yaşındaki hocasını bir tane at varken ata siz mi binersiniz, yanınızdaki 63 yaşındaki çok sevdiğiniz hocanızı mı bindirirsiniz? Ben binerim diyen varsa ayağa kalksın. Fatih mi yapacak bu şerefsizliği. Bu normal değil. Bu milletin kültürü, inancı, ahlakı değil. İstanbul’un fetih günü Fatih içeriye girdiğinde Bizanslı kızlar Fatih’e çiçek sundular. Bu sahneye filmde yer vermediler. Çünkü inanmadılar böyle bir şey olduğuna. Gerçekte Bizanslı kızlar atın üstündeki Akşemseddin’e çiçek sundular, onu padişah zannettiler. Akşemseddin padişahın Fatih olduğunu söyledi. Fatih de ‘Evet, padişah benim ama o benim hocamdır. Siz çiçeği ona verin’ dedi” diye konuştu.

    “HAKEME KÜFRETMEK KUL HAKKINA GİRER”

    En büyük günahın kul hakkı olduğunu belirten Şimşirgil, “Bugün en fazla işlediğimiz günah kul hakkı değil midir? Hakemin bir kararı yüzünden 40 bin kişi koro halinde hakeme küfretmiyor mu? Kul hakkı değil mi bu? Bir ara federasyon erkeklere ceza verdi. 40 bin kadın statlara toplandı. 40 bin kadın koro halinde küfretmedi mi? Daha halis küfürler ettiler. Körle yatan şaşı kalkar. İnanın 12 yaşındaki çocukları toplasalar onlar da küfür ederler. Niye? Çünkü 1 hafta önce babasının omzunda o küfrü duyuyor. O hakemin annesi, babası, hanımı, kız kardeşi yok mu? Bu kul hakkı değil mi? Bir tweet ile 100 bin kişinin sokağa döküldüğü bir çağ yaşıyoruz. Bizi kim ne için çağırıyor diye sorgulamayan bir nesil haline geldik. Nereden nerelere geldik” şeklinde konuştu.

    BAŞKAN TOK: “KÜLTÜREL FAALİYETLERE ÖNEM VERİYORUZ”

    Kültürel faaliyetlere çok önem verdiklerini belirten İlkadım Belediye Başkanı Erdoğan Tok ise, “Bu bilinçle her ay Türkiye’nin tanınmış usta kalemlerini, ilim adamlarını, alanlarında uzmanlaşmış başarılı yazarlarını ve konferansçılarını Samsun’a getirerek periyodik olarak aylık konferanslarımıza ve söyleşilerimize devam ediyoruz. Sizlerin yazarlarımızın düşüncesinden istifade ederek kültürel birikimlerinizi artırma, düşünce ufuklarınızı geliştirme açısından bu tür etkinliklerimizi önemsiyorum. Kültürel çalışmalara yönelik sunduğumuz imkanlarla Samsun’da özellikle siz genç dimağların akıllarında büyük bir iz bırakan fikir ve gönül dünyamızın üstatlarını bundan önce olduğu gibi bundan sonra da buluşturmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    Konferansın ardından Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil’e çiçek ve Saathane tablosu hediye edildi.

  • ‘Göç Zamanı’ Dizisine Tepki

    Kızıltepe Çevre Gönüllüleri Derneği (ÇEV-GÖN) Başkanı Menduh Çakar, çekimleri Mardin’de yapılan ve bu hafta yayınlanmaya başlayan “Göç Zamanı” adlı dizinin kentin ve bölgenin imajına zarar verdiğini belirterek, yayından kaldırılmasını istedi.

    Kızıltepe ÇEV-GÖN Başkanı Menduh Çakar, ulusal bir televizyon kanalında bu hafta yayınlanmaya başlayan ve çekimleri Mardin’de yapılan “Göç Zamanı” dizisine tepki gösterdi. Konuya ilişkin açıklama yapan Çakar, daha önce de bölgeyi karalayan ve kötüleyen dizilerin yayından kaldırılması için TBMM’ye dilekçe verdiklerini anımsatarak, “Bunun üzerine bazı diziler yayından kaldırıldı. Şu anda yine bir kısmı Mardin’de çekilen ve göçe zorlama gibi konuları anlatan dizi bölgemizin imajının bozuyor. Diğer çekilen diziler gibi bölgeyi kötülüyor. Örneğin yaşadığımız bölgeyi ve birçok yöreyi rencide eden dizi film halkımızı azarlamakta ve yaptığı rencide edici propaganda ile gençlerimize kin ve nefret tohumları aşılamaktadır. Bölgemizle ilgili güzel dizi filmler yapılabilecekken reyting uğuruna neden bu yola başvuruluyor? İsteğimiz bu ve buna benzer dizi filmlerin bir an önce yayından kaldırılmasıdır” dedi.

  • Gazi Üniversitesi Öğrencilerinden Diriliş ‘Ertuğrul’ Dizisine Ödül

    Gazi Üniversitesi öğrencileri Diriliş ‘Ertuğrul’ dizisine yılın en iyi dizisi, senaryosu, yönetmeni ve oyuncuları dallarında ödül verdi.

    Diriliş “Ertuğrul” dizisi yapımcısı ve senaristi Mehmet Bozdağ, yönetmen Metin Günay ile dizi oyuncuları Engin Altan Düzyatan (Ertuğrul Bey), Mehmet Çevik (Deli Demir), Cengiz Coşkun (Turgut Alp), Nurettin Sönmez (Bamsı Beyrek) ve Cavit Çetin Güner (Doğan Alp) Gazi Üniversitesi öğrencileriyle bir araya geldi.

    Gazi Üniversitesi öğrencileri tarafından Diriliş “Ertuğrul” dizisine yılın en iyi dizisi, senaryosu, yönetmeni ve oyuncuları dallarında ödüller verildi. Ödül töreni ve söyleşi Gazi Üniversitesi Merkez Kampüsü Rektörlük Binası Mimar Kemalettin Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.

    Diriliş ‘Ertuğrul’ ve ekibi ve oyuncularıyla bir araya gelmek isteyen üniversite öğrencileri söyleşiye kitap bağışlayarak katıldı.

    Söyleşide hikayeyi şekillendirirken yol sürecini anlatan yapımcı Bozdağ, “Acaba Ertuğrul’un şahsi vasıfları nedir? Nasıl bir özellik taşıyordu ki ileride 72 milleti kendi sancağı altında toplayabilmiştir?” şeklindeki sorulara yanıt arayarak yola çıktıklarını ifade etti. Ertuğrul’un ve diğer Türk büyüklerinin en büyük özelliğinin feda edebilmeleri olduğunu söyleyen Bozdağ, “Hayatlarını, hayallerini milletleri için, bütün cihanın huzura kavuşması için kendilerini feda edebilen bir hanedan olmuştur. Ertuğrul Gazi’nin asla pes etmemesi gerekiyordu, liderlik vasfı, hiç kimsenin göremeyeceği, hayallerinin peşinde yılmadan yürüyebilmeliydi. Ertuğrul karakterini şekillendirdikten sonra hikayemiz başlamış olduk. Moğolistan’dan yazdığımız hikayeyi resmettirdik. Daha sonra kostüm, sanat çalışmaları yaptık. Yoğun ve zorlu bir eğitim sürecine girildi. Savaş stratejisi, oturma kalkma çadıra giriş çıkış gibi birçok ders verildi. Ertuğrul’un ete kemiğe bürünmesine neden olan kimlerdi? En büyük özelliği feda edebilmeleri hayatlarını, hayallerini milletleri için bütün cihanın huzura kavuşması için kendilerini feda edebilen bir hanedan olmuştur. Ertuğrul Gazi’nin asla pes etmemesi gerekiyordu, liderlik vasfı, hiç kimsenin göremeyeceği, hayallerinin peşinde yılmadan yürüyebilmeliydi. Ertuğrul karakterini şekillendirdikten sonra hikayemize başlamış olduk. Moğolistan’dan yazdığımız hikayeyi resmettirdik” diye konuştu.

    Dizinin yönetmeni Metin Günay da ‘bizde bir kahraman Türk sinemasında niye yok?’ dediklerini ve diziyi çekerken bir yol haritası belirlediklerini kaydetti.

    Dizi oyuncusu Engin Altan Düzyatan da diziye başlama dönemlerini öğrencilere anlatarak, “Biz geldiğimizde her şey hazırlanmıştı, alt yapısı kurulmuştu. 2.5 aylık bir çalışma sistemi ve bir süre çok ciddi bir eğitimden geçtik. Daha önce bunun karşılığını görmedim Türkiye’de. At eğitiminden geçtik. O dönemde bir beyin karşısına geldiğinde nasıl oturulur. O dönemki koşullarda nasıl yaşanır. Geçen yılın kış şartlarında ilk başta 40 çadırımız uçtu sonra da çizmelerimiz çamurda kayboldu. Bizim Alplerle ve diğer oyuncularla ilişkilerimizin iyi olması kardeş gibi olmamızın kökü o çalıştığımız iki aya dayanıyor. Benim kardeşlerimden hiçbir farkları yok, birbirimize bağlandık. Öl dese öleceğim diye korkuyorum. Biz profesyonel oyuncularız. Kahraman olmak her oyuncuya nasip olmaz. Aynı zamanda da çok zordur. Çok uzun ve isteyerek çalıştım bu role, hayatımın dönüm noktası rolü budur. Benim de Ertuğrul Gazi’nin bütünleştiğinin farkındayım. Ertuğrul Bey, dediklerinde çok gurur duyuyorum. Bu rolün bana özel bir şey kattığını ve kariyerim için dönüm noktası olduğunun farkındayım” ifadelerini kullandı.

    Söyleşinin ardından Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Büyükbeber katılımcılara ödüllerini takdim etti.

    DİZİ OYUNCULARININ İSİMLERİ KÖY OKULLARI KÜTÜPHANELERİNE VERİLECEK

    Yüksek öğrenim öğrencileri, Gazi Üniversitesi’nin desteklediği Kitap Bankosu ve Gezi Kütüphanesi’ne azami bir kitap bağışlayarak Diriliş “Ertuğrul” dizisi ekibi ve oyuncularıyla bir araya gelebilecekler. Toplanan kitaplarla Van, Erzurum, Diyarbakır, Bitlis, Muş, Bingöl gibi Doğu ve Güneydoğu Anadolu şehirlerindeki köy okullarında kütüphaneler kurulacak. Kurulacak kütüphanelere Diriliş ‘Ertuğrul’ dizisi yapımcı, senarist, yönetmen ve oyuncularının ismi verilecek.

  • Kösem Sultan Dizisine Eleştiri

    Tarihçi Yazar Yavuz Bahadıroğlu, “Hürrem Sultan aşağılandı, yerle bir edildi, şimdi de Kösem Sultan aşağılanıyor. Farkında değil misiniz, aslında aşağılanan sizsiniz ve pirim veren de sizsiniz seyrederek” dedi.

    Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) Sakarya İl Müdürlüğünce ’Çınaraltı Gençlik Söyleşileri Projesi’ kapsamında gerçekleştirilen ve Tarihçi Yazar Yavuz Bahadıroğlu’nun konuşmacı olarak katıldığı ’Tarihe Yazılanlar’ isimli program, Sakarya Üniversitesi Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlendi. Programa Sakarya Valisi Hüseyin Avni Coş da katıldı.

    “TARİHİ DİZİLERİ, TARİH ZANNETMEKTEN VAZGEÇELİM”

    Söyleyişi programında öğrencileri televizyonda gördükleri her şeye inanmamaları konusunda uyaran Bahadıroğlu, “25 yılımız televizyon başında geçiyor, dikkate alın bu söylediklerimi. Ve tarihi dizileri de tarih zannetmekten vazgeçelim lütfen. Onlar eğlendirmek içindir, tarih eğlendirmek için değildir. Tarih, dünyada yaşayan milletlerin köklerini anlatmak içindir. Bahsedilen insanlar nineniz ve dedenizdir. Ama çizgi film veya dizi filmde gördükleriniz değildir” diye konuştu.

    MUHTEŞEM YÜZYIL KÖSEM SULTAN’A ELEŞTİRİ

    Geçtiğimiz hafta başlayan ‘Muhteşem Yüzyıl Kösem Sultan’ dizisiyle alakalı eleştirilerde bulunan Bahadıroğlu, “Aşağılanan kadındır, farkında değil misiniz? Hürrem Sultan aşağılandı, yerle bir edildi, şimdi Kösem Sultan aşağılanıyor. Farkında değil misiniz, aslında aşağılan sizsiniz ve pirimi veren de sizsiniz, seyrederek. Etmeyin, ederseniz Diriliş Ertuğrul’u seyredin, daha düzgün, daha dinamik” dedi.

    “150 SENEDE BATI TARZI İNSAN İNŞA ETTİK”

    Batı tarzı insan yetiştirmeye başlanılan günün üzerinden 150 yıl geçtiğini ifade eden Bahadıroğlu, “Tanzimat’tan ayarı alacaksınız. 150 senede batı tarzı insanı inşa ettik. Yani hayat savaştır diye düşünen insan inşa ettik. Yani altta kalanın canı çıksın diye düşünen insan inşa ettik. Bereket biraz da insanlaşmış insanlar bizi yönetmeye başladılar da Somali’ye kadar deprem oldu gidiyoruz, sel oldu gidiyoruz. Var olan imkanlarımızı öz kardeşlerimizle paylaşıyoruz. Demek ki o damar tümüyle kurumadı” ifadelerini kullandı.

    Programın sonunda Yavuz Bahadıroğlu, liseli hayranlarıyla fotoğraf çektirerek, kitap imzaladı.