Etiket: Diyenlere

  • “Kadından boyacı mı olur” diyenlere inat ayakkabı boyacılığı yapıyor

    Antalya’da yaşayan bir çocuk annesi 58 yaşındaki Ayla Önal, “Kadından boyacı mı olur, ben kadına ayakkabı boyatmam” diyenlere inat yıllardır boyacılık yaparak evine ekmek götürüyor.

    Küçük yaşta ayakkabı boyacılığı yapmaya başlayan Ayla Önal, Antalya’nın en işlek caddelerinden olan Ali Çetinkaya Caddesi’nde yoldan geçen vatandaşların şaşkın bakışları arasında mesleğini yapıyor. Antalya’nın ilk ve tek kadın ayakkabı boyacısı olduğunu belirten Önal, özelikle kendisini fark eden kadınların önce şaşırdığını, ardından ise ’helal olsun’ dediklerini belirtti. Mesleğe 9 yaşında kundura siparişi ile başladığını söyleyen Önal, zaman içerisinde çeşitli mesleklerle ilgilendiğini ama sağlık nedenlerinden dolayı tekrar ayakkabı boyacılığı yapmaya başladığını belirtti. Antalya’ya 1997 yılında geldiğini ve 14 yıldır Antalya’nın ilk ve tek kadın ayakkabı boyacısı olduğunu söyleyen Önal, “Bu işin kadını erkeği yoktur. Ekmeğini namusuyla kazandıktan sonra kadının yapamayacağı hiçbir şey yoktur” dedi.

    Antalya’da ayakkabı boyacılığı yapmaya başladığı ilk yıllarda tepkiler aldığını belirten Önal, “Kadından boyacı mı olur’, ’Ben kadına ayakkabı boyatmam’ diyenler oldu. Ama sonradan gelerek ayakkabılarını boyatarak özür dileyenler bile oldu. Sabah 8’de işe başlıyorum. Memurların ve çalışanların sık geçtiği bir saat, ayakkabısını boyatanlar oluyor. Akşam ise 7-8 civarı tekrar evime gidiyorum. Sonuçta ev hanımıyım, bir kızım var ve ona bakıyorum” dedi.

    “Helal olsun diyorlar”

    Kadın ve erkek müşterileri olduğunu anlatan Önal, “Ayakkabısını boyatanlar erkek veya bayan fark etmiyor. Özellikle kadın müşteriler bir erkek mesleğinde evime ekmek götürdüğüm için benimle gurur duyuyorlar. Caddeden geçen kadınlardan ’helal olsun’ diyenler oluyor” ifadelerini kullandı.

    Kanser hastası olduğunu ve kızını okutmak için çalışmak durumunda olduğunu söyleyen Önal, “Boyacılığı bırakıp takı yaptım, pazarlamacılık ve hasta bakıcılığı yaptım. Yeri geldi tuvalet bile temizledim, ama rahatsızlığımdan dolayı sorunlar yaşadım. Yeniden ayakkabı boyacılığı yapmaya başladım. Lisede okuyan bir kızım var ve amacım kızımı yetiştirip topluma kazandırmak. Asla pes etmedim ve etmem, kızım için ve kendi nefesim için gücümün yettiği yere kadar da çalışırım” dedi.

    Stil boyalar nedeniyle insanların ayakkabı boyacılarına artık ihtiyaç duymadığının altını çizen Önal, “Günde 2-3 ayakkabı boyayabiliyorsam şükrediyorum. İnsanların ekonomik gücü zaten düşük, bir de stil boyalar yani hazır boyalar çıktığı için fazla iş yapamıyorum” ifadelerini kullandı.

    Caddeden geçenlerin ve kendisini ilk kez görenlerin şaşkın bakışlarla kendisine baktığını belirten Önal, “14 yıldır da Antalya’da ayakkabı boyacılığı yapıyorum. Antalya’nın ilk kadın boyacısıyım, beni ilk kez görenler büyük şaşkınlık yaşıyor. Evim uzak olduğu için sandığı taşıma gücüm yok, bu nedenle burada kalıyor. Kadından kadına çok fark ediyor ama kadın hiçbir zaman kolay işe yönelmez. Rahatı seven kadın vardır, çalışmayı seven kadın vardır. Ama özünde ve yüreğinde bir anneyse, gerçekten eşine, evine ve yuvasına destek olmak istiyorsa, en önemlisi ayaklarının üzerinde durmak istiyorsa her mücadeleyi aşıp bir şeyler yapması gerekiyor” diye konuştu.

    Cadde üzerinde esnaflık yapan bir vatandaş ise, “Biz genelde ayakkabı boyacısı olarak erkekleri görmeye alışkınız. Ama sonuçta ablam da işini düzgün yapan, çevredeki esnaflar tarafından da sevilen bir insan. Bizde ayakkabılarımızı boyatıyoruz. Kendisini tebrik ediyorum” dedi.

  • Şehit babası, kontrollü darbe diyenlere ve adalet yürüyüşü yapanlara sitem etti

    Darbeci general Tuğgeneral Semih Terzi’yi öldürdükten sonra şehit edilen Piyade Astsubay Başçavuş Ömer Halisdemir’in Niğde’nin Bor İlçesi’ne bağlı Çukurkuyu Beldesi’nde bulunan kabri ziyarete gelen şehit babası 15 Temmuz’a kontrollü darbe diyenlere ve adalet için yürüyüş yapanlara sitem etti.

    Konya’nın Doğanhisar ilçesinde Kahraman Şehit Ömer Halisdemir’in kabrini ziyarete gelen Şehit Babası İsmet Şakar, 15 Temmuz darbe girişimini kontrollü darbe girişimi diyenlere ve Ankara’dan İstanbul’a adalet yürüyüşü yapanlara sitem etti.

    Şehit Babası İsmet Çakar yaptığı konuşmada şunları söyledi; “ Benim oğlumda 1994 yılında Elazığ’da şehit oldu. Rahmetli şehidimizle beraber şuanda yan yanadırlar. Buradan şunu söylemek isterim ki kontrollü darbe girişimi olarak düşünen kişiler gelsinler rahmetli şehidimizin kabrini ziyaret etsinler. Sonrada akıllarını başlarına alsınlar ve kararlarını ondan sonra versinler. Ankara’dan İstanbul’a yürüyüş yapacaklarına gelsinler Kahraman şehidimizin kabrine yürüyüş yapsınlar burayı ziyaret etsinler. Burayı görsünler 15 Temmuz’da bütün Türkiye’mizin başı sağ olsun.” dedi.

  • CHP’li Atıcı: “Hayır diyenlere terörist denmesi bizi incitiyor”

    Şırnak’ta partililerle bir araya gelen CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, “Hayır diyenlere terörist ve şeytan denmesini istemiyoruz. Bunlar bizi incitiyor” dedi.

    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, partisinin referandum çalışmaları nedeniyle Şırnak’a geldi. CHP İl Başkanlığı binasında partililerle bir araya gelen Atıcı, gazetecilere açıklamalarda bulundu. Atıcı, “Hayır diyenlere terörist denmesini istemiyoruz. Hayır diyenlere şeytan denmesini istemiyoruz. Hayır diyenlere, ‘Bunlar FETÖ’cülerle ortak iş yapıyor’ denmesini istemiyoruz. Bunlar bizi incitiyor” dedi.

    Referandum ile ilgili tüm Türkiye’de hazırlıkları tamamladıklarını belirten Atıcı, “Genel merkez olarak sandıklara nasıl sahip çıkacağımızı, bu referandum sürecine neden ‘hayır’ dediğimizi, çalışmalarımızı nasıl yapacağımızı tamamen belirledik. Tüm Türkiye de uygulamaya başladık. İl ve ilçe başkanlarımız görevli arkadaşları sandıklar için atamasa, biz de o arkadaşlara görevlerini anlatmasak bütün emeklerimiz boşa gider. Millet diyor ki, ‘Ben oyumu atacağım sonra bilgisayar işleri ne olacak?’ CHP şöyle diyor, ‘Merak etmeyin, siz sandığa gidin oyunuzu kullanın, o oyların korunması bizim namus borcumuzdur.’ İstersen ‘evet’ de, istersen ‘hayır’ de hangi tercihini kullanırsan kullan CHP bütün oyları namusu gibi koruyacaktır” diye konuştu.

  • AK Parti’li Turan: “Evet diyenlere daha fazla baskı var”

    AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, Rıdvan Dilmen’in “evet” dediği için eleştirildiğini ifade ederek, “Bazı basın mensupları, gazeteciler hayıra baskı var dese de inanın evete baskı daha fazla. Evet demeyi utandırmak için çalışıyorlar” dedi.

    AK Parti Tokat İl Başkanlığı tarafından 26 Haziran Atatürk Kültür Sarayı’nda düzenlenen İl Danışma toplantısı, AK Parti

    Grup Başkanvekili Bülent Turan’ın katılımı ile yapıldı. AK Parti İl Başkanı Metin Polat, Tokat Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu ve AK Parti Tokat Milletvekili Coşkun Çakır’ın konuşmalarının ardından kürsüye gelen Turan, referandum sürecini değerlendirdi. Türkiye’nin gündeminde yeni bir sayfa açılmasını istediklerini ifade eden Turan, “Referandumla birlikte Türkiye’de yüzyıllardan beri tabiri caizse kavga eden cumhurbaşkanı, başbakan sistemi olmasın istiyoruz. Asla birilerinin iddia ettiği gibi bir rejim problemi değil. Ana muhalefetin sayın lideri hemen her gün 140 yıllık parlamenter rejimimiz var diyor. Meclis-i Mebusandan 1950’ye kadar zaten parlamenter rejim falan yok. Onun da ardından 10 Menderes dönemi, hemen ardından darbe ve idamlar, 70 muhtırası, 80 darbesi, 28 Şubatlar. 140 yıldan beri süren ve devam eden bir parlamenter rejim var iddiası büyük bir yalan” dedi.

    “Evet diyenlere daha fazla baskı var”

    Referandumun bir yerel ya da genel seçim olmadığına dikkat çeken Turan, “Daha dikkatli olarak MHP’yi de yanımıza alarak, diğer partilerdekileri de kırmayarak hep beraber yol yürüyeceğiz. Onların ne kadar kötü niyetli olduğunu, ne kadar sert olduğunu Mecliste gördük. Kavgalar ettiler, hakaret ettiler ama hepsi bir tarafa o akşam 339 vekil evet deyince birçok CHP’li vekiller tweet attı, ‘hainler evet dedi’ dediler. Rıdvan Dilmen, bir açıklama yaptı yav bırak evet, hayır diyebilir. Bazı basın mensupları, gazeteciler hayıra baskı var dese de inanın evete baskı daha fazla. Evet demeyi utandırmak için çalışıyorlar. Ama biz şunu diyoruz evet diyen de, hayır diyen de bu memleketin evladı. Evet diyen de, hayır diyen de bu ülke daha iyi olacak diye düşünüyor. Bir grup kötü niyetli hariç. O hayır derken daha iyi olmasını düşündüğü insanlara biz evetin anlamını anlatacağız. Evetin AK Partisi olmadığını, evetin istikrar işi olduğunu, evetin daha demokratik, daha güçlü Meclis için olduğunu herkese anlatacağız” diye konuştu.

  • Kurtulmuş’tan, “Türkiye’nin Musul’da Ne İşi Var” Diyenlere Cevap

    Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, Türkiye’nin Musul’un Başika bölgesinde ne aradığını soranlara karşı, “Asıl sizin orada ne işiniz var?” diye sorma hakkı olduğunu belirterek, “Biz davet üzerine oradayız. Siz hangi davet üzerine oradasınız?” diye sordu.

    AK Parti Ordu İl Danışma Kurulu toplantısında konuşan Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, Suriye ve Irak’taki yaşanan durumlara dikkat çekti. Suriye şu anda neredeyse 15-16 ülkenin askeri varlığı bulunduğunu, bölgenin silahlı grupların deneme tahtası haline geldiğini belirten Kurtulmuş, “Şu anda şehir şehir, kasaba kasaba birbirine düşmüş olan bir Suriye var. Vesayet için örgütler eliyle başka ülkelerin vermiş olduğu savaşlar var. Maalesef bu süreçte Suriye’de 350 bin masum insan öldürüldü” dedi.

    “BÖLGE BİR BARUT FIÇISI HALİNE GELMİŞ”

    Geçen hafta Türk askerinin Başika bölgesine konuşlanmasının ardından yaşanan tartışmalara dikkat çeken Numan Kurtulmuş, “Şimdi Suriye’de dünyanın neredeyse büyün orduları var. Neredeyse dünyanın büyük orduları Suriye’deki çatışmaları bahane ederek bölgeye gelmiş vaziyettedir. Akdeniz savaş ve uçak gemileri ile dolmuştur. Basra körfezi, Aden körfezi savaş gemileriyle dolmuştur. Maalesef bölge bir barut fıçısı haline gelmiş, bir kaynayan kazan olma durumuna düşmüştür. Şimdi biz Türkiye olarak diyoruz ki, Allah aşkına falanca bir ülkenin ta bilmem kaç bin kilometre öteden gelip Suriye’de ne işi var? Ya da dünyanın başka bir bölgesindeki bir gücün Suriye’de varlığının sebebi nedir?” diye konuştu.

    “BİR DAVET ÜZERİNE GİTTİK, SİZ HANGİ DAVETİ ALDINIZ?”

    Kurtulmuş, şöyle devam etti: “Biz Başika’da DAEŞ terörüne karşı Irak merkezi hükümeti ve Irak’taki yerel yönetim yetkililerinin, daha önemlisi dönemin Musul Valisi Sayın Nuceyfi’nin ‘Gelin bize eğitim verin’ daveti üzerine oraya gittik. Şimdi ‘Türkiye’nin orada ne işi var?’ diyenlere sormak hakkımız değil mi? Türkiye orada kardeşimiz olan, komşumuz olan, akrabamız olan Irak halkının daveti üzerine oradadır. DAEŞ terör örgütüne karşı Musul’un muhafazasına hizmet için oradayız. Bilmem kaç bin kilometre öteden gelenler acaba hangi davet üzerine oradadır? Bu ülkeler Suriye’de Irak’ta ne arıyorlar? Suriye niçin bir gayya kuyusuna döndü.”

    “RUSYA İLE GERİLİM DAHA FAZLA DEVAM EDEMEZ”

    Kurtulmuş, Rusya ile yaşanan krizin artık daha fazla devam etmesini istemediklerini de kaydederek, “Daha önce gerilimi tırmandıracak taraf olmayacağımızı ifade etmiştik. Ama maalesef Rusya’dan arka arkaya çok yüksek dozda bazı açıklamalar geldi. Hatta zaman zaman gerçeğin tam zıddı olan bazı açıklamalar geldi. O da Türkiye’nin DAEŞ terör örgütünden petrol aldığı iddiasıydı. Çok açık bir iftiradır. Kabul edilemez. Zaten uluslar arası arenada hiçbir zaman karşılığı olmamış ve çöp tenekesine atılmış bir söz olarak kalmıştır. Biz ticari alanda çok iyi ilişkilerimiz olan Rusya ile ilişkilerimizin en kısa zamanda normale döneceğini düşünüyorum” şeklinde konuştu.