Etiket: Diyen

  • Annesini arayıp ‘hakkını helal et’ diyen çocuk 8. kattan atlayarak hayatına son verdi

    Erzurum’da iki çocuk alkol alıp intihar girişiminde bulundu. Annesini arayıp ‘Hakkını helal et’ diyen çocuk 8. kattan atlayarak hayatına son verirken diğer çocuğu polis ekipleri kurtardı.

    Olay bugün gece saatlerinde Erzurum’un Palandöken ilçesi Yenişehir semtinde meydana geldi. Alınan bilgiye göre, Uğur Sezer U. (15) ve arkadaşı M. L. (16) mobilya imalatı yapılan işyerinden 6400 TL. parayı kasayı kırıp çaldıktan sonra alkol alıp inşaat halindeki 13 katlı binaya çıktılar. Bir süre inşaatın 8. katında alkol alan çocuklardan Uğur Sezer U., annesini telefonla arayıp ‘Hakkını helal et’ dedikten sonra 8. kattan atlayarak hayatına son verdi.

    M. L., ise intihara teşebbüs halindeyken polis ekipleri tarafından fark edilerek ikna yoluyla kurtarıldı. Hayatını kaybeden çocuğun yakınları olay yerinde sinir krizi geçirdi.

    Olay sonrası nöbetçi savcının incelemede bulunmasının ardından ceset otopsi için adli tıp kurumuna kaldırılarak tahkikat başlatıldı.

    Öte yandan çocukların kasayı kırarak 6400 TL’yi aldıkları işyerinin M.L’nin babasına ait olduğu öğrenildi.

  • CHP’li Bektaşoğlu’ndan “Fındık üreticisi mutlu” diyen Bakan Fakıbaba’ya cevap

    CHP Giresun Milletvekili Bülent Bektaşoğlu, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Sayın Eşref Fakıbaba’nın, “fındık üreticisinin yüzde 80’i açıklanan taban fiyattan mutlu” demecine tepki gösterdi.

    Bektaşoğlu, ”Bakan üreticiyle fındık baronlarını karıştırdı. Mutlu üretici yok, AKP’nin 8-9 TL’ye, maliyet fiyatına fındık satmaya mahkum ettiği mağdur üretici var. Dalga geçiyorlar, alay ediyorlar. Umarım üretici bunun hesabını 2019’da görür” dedi.

    CHP Milletvekili Bektaşoğlu, yaptığı açıklamada, Bakan Fakıbaba’nın ‘üretici mutlu’ açıklamasını değerlendirdi. Bektaşoğlu, “Bakanın sözlerini hayretle karşıladım, yadırgadım, yakışıksız ve yaşanan gerçeklere aykırı buldum. Kendisi bu izlenimi nerede, nasıl edinmiştir ? Kastettiği ‘mutlu üretici’ kimdir, neden mutludur, hangi gözlemine dayanarak bu sözleri sarfetmiştir, bilemeyiz. Bunu, yanına kastettiği yüzde 80 üreticiden sadece birisini alarak açıklamalıdır” çağrısı yaptı.

    CHP Milletvekili şunları söyledi:

    “Ülkemize en çok döviz girdisi sağlayan en önemli tarım, sanayi ve ihraç ürünü olan fındıkla ilgili bir alanın sorumluluğunu üstlenen Bakan Fakıbaba’yı, ciddiyete, doğruları ve gerçekleri görmeye, fındığın ne olduğunu bilmeye, öğrenmeye davet ediyorum. Karadeniz’in zor, zahmetli coğrafyasında hasat yaparak maliyetine fındık satan, alınterinin karşılığını alamayan üreticiye ‘mutlu’ demek üreticiyle alay etmektir. Üretici 2 yıl önce, geçen yıl 15 TL ve üzerinde fiyatlardan fındık satarken mutluydu. Piyasayı yabancı sektöre teslim ettiler. Şimdi mağdur. Fındık maliyetini kurtarmıyor. Sadece işçilik bir kilo fındık için 8 TL civarında. Üreticinin mutlu olması için fındığın hak ettiği değerde bir fiyata, en az 15 TL’ye yükselmesi lazım.”

    Fındıktaki fiyat sorunundan sadece üretici değil, ülkemiz ekonomisinin de zarar gördüğünü belirten Bektaşoğlu, “Sayın Bakan Giresun’a geldiğinde fındığın ihracatçı tarafında yer alanların deposunu ve spot borsanın açılışını yapmış, bahçeye, harmana, pazara girmemiş, üreticiyle hiçbir teması olmamıştır. O borsada aralarında Giresun milletvekili Nurettin Canikli’nin de olduğu iki bakan sırf ‘artık borsa Türkiye’de’ algısı oluşturmak için gong çalıp alım yapmışlardır. TMO’ya 10-10,5 TL’ye fındık aldıran Bakan, orada 12 TL’ye göstermelik fındık aldı. Bu nasıl iş? Fındık nerede 12 TL” diye sordu.

  • “Ben iyi olacağım” diyen lösemi hastası Güler yaşamını yitirdi

    Tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren 3 yaşındaki lösemi hastası Güler Gökmen’in hastanede son çekilen görüntüleri yürekleri bir kez daha burktu.

    Bolu’da, inşaat işçisi Coşkun Gökmen ve anne Fatma Gökmen, 3 yaşındaki kızlarını 6 ay önce dizlerindeki ağrı nedeniyle Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürdü. Yapılan muayene sonrasında 3 yaşındaki küçük kıza lösemi tanısı konularak, Ankara Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemotoloji Onkoloji Eğitim Araştırma Hastanesine sevk edildi. Uzun süre kemoterapi tedavisi gören Güler için ilik nakli yapılması kararlaştırıldı. Bolu’dan ve farklı illerden 4 bin kişinin kan vermesine rağmen, Güler için uygun ilik bulunamadı. Güler Gökmen, dün Ankara’da tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Güler Gökmen’in cenazesi memleketi Çorum’un İskilip ilçesindeki Akpınar köyünde kılınan öğle namazının ardından toprağa verildi.

    Son görüntüleri yürek dağladı

    Güler Gökmen, tedavi gördüğü hastanede babası tarafından çekilen videosunda, kendisi için bağışta bulunanlara “Hepinizi seviyorum, ben iyi olacağım” demişti. Gökmen’in bu sözleri ölümüyle birlikte tekrar yürekleri dağladı.

  • “Fotoğraf medyayı sarsacak” diyen genç saatler sonra kazada öldü

    İzmir’in Çeşme ilçesinde meydana gelen motor kazasında, 19 yaşındaki genç hayatını kaybetti. Ölen gencin fotoğraf çektirmediği pek sevmediği öğrenilirken, kazadan saatler önce babasına çok ısrar ederek, “Baba gel seninle bir fotoğraf çektirelim. O fotoğraf medyayı sarsacak” dediği ortaya çıktı. Gencin babası ise bu durumu, “Sanki ölümü kendisine malum oldu” diye yorumladı.

    Edinilen bilgiye göre, Çeşme’den Dalyan Mahallesi’ndeki evine motoruyla gitmekte olan Mehmet Tonga (19), jandarma kavşağını geçtikten sonra bir işletmenin önünde bilinmeyen bir nedenle refüje çarptı. Çarpmanın etkisiyle motoruyla yaklaşık beş metre kadar sürüklenen Tonga, daha sonra orta refüjdeki toprak bölüme düştü.

    O sırada olay yerinden geçen bir araç, kazayı görünce yardımcı olmak için durdu. Araçtan inen biri kadın iki kişi, refüjde ağır yaralı olarak yatan Mehmet Tonga’ya yardım etmeye çalıştı. Kaza alanına gelen 112 Acil Sağlık ekipleri, yaralı gence ilk müdahaleyi yaptıktan sonra Çeşme Devlet Hastanesine kaldırdı.

    “Kaskı evde, o şu anda morgda”

    Ağır yaralı genç, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Kaza sırasında kafasında koruyucu kask bulunmayan Mehmet Tonga’nın ölümü herkesi yasa boğdu. 19 yaşındaki gencin, Dalyan Mahallesi Muhtarı Faruk Tonga’nın oğlu olduğu öğrenildi. Dalyan Mahallesi Muhtarı Faruk Tonga, genç yaşta oğlunu kaybetmesinin ardından Dalyan’da taziyeleri kabul etmeye başladı. Ailenin yakın dostu, CHP İzmir Milletvekili Ali Yiğit de, Mehmet Tonga’nın ölümünü duyunca Çanakkale’deki Adalet Kurultayından ayrılarak Çeşme’ye döndü. Ali Yiğit, acılı babaya başsağlığı diledi. Acılı baba Faruk Tonga taziyeleri kabul ederken, oğlunun motor kullanırken taktığı büyük kaskını o gün takmadığını, küçük kaskı takarak dışarı çıktığını belirterek, “Kaskı evde, o şu anda morgda” dedi. Acılı baba kask takmama cezalarının yetersizliğini, caydırıcı cezaların verilmesiyle bu tür kazaların önüne geçilebileceğini söyledi. Acılı baba, “Koruyucu kask takmamak yüzünden ben oğlumu kaybettim. Başka anne babaların ocaklarına ateş düşmesin” ifadelerini kullandı.

    “Fotoğrafımız medyayı sarsacak” diyerek son fotoğrafını çektirdi

    Öte yandan, kazayla ilgili bir ayrıntı da ortaya çıktı. Acılı baba, oğlunun fotoğraf çektirmeyi pek sevmediğini ama o akşam, “Baba gel seninle bir fotoğraf çektirelim. O fotoğraf medyayı sarsacak” diye ısrar ederek son fotoğrafını kendisiyle çektirdiğini anlattı. Faruk Tonga, “Sanki ölümü kendisine malum oldu. Fotoğraf çektirmeyi sevmediği halde, son akşam fotoğraf çektirmek için çok ısrar etti. ’Fotoğrafımız medyayı sarsacak’ demesi sanki ölümünün kendisine malum olmasıydı” dedi.

    Gencin cenazesinin 29 Ağustos Salı günü toprağa verileceği belirtildi.

  • “Suriyeliler geri gitsin” diyen Kılıçdaroğlu’na hükümetten tepki

    Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, “Suriyeliler artık geri gitsin” diyen CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu eleştirerek, “Kılıçdaroğlu akıl tutulması yaşıyor. Birisi ona cimcik atsın. Ne söylediğini bilmiyor. Bu sözler vicdansızlıktır” dedi.

    Bursa’da medya temsilcileri ile toplantıda biraraya gelen Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, Türk Milleti’nin tarih boyunca her dinden mazlumlara kapısını açtığını hatırlatı. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na Mevlana’nın “Bir mum diğerini tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez” sözlerini hatırlatan Çavuşoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Dün Dünya İnsani Yardım günü sebebiyle AFAD ve Basın Enformasyon Genel Müdürlüğü’nün ortaklaşa düzenlediği fotoğraf sergisini açtık. Türkiye’ye sığınan, göç eden yavruparımızkın dramına şahitlik ettik. Gözümüz dolu dolu oldu. Bu sergiyi sadece Ankara değil Türkiye ve dünyanın bir çok yerinde açacağız. Görülen o ki, bizim gerçekten de mazlum mağdur ihtiyaç sahibi insanlara vermiş olduğumuz bu destek bambaşka bir şey. Bu bir vicdan meselesidir. Vicdanımız ölmüşse herşeyi konuşabilirsiniz. Milletvekilliği dönemimde yine aynı sözleri sarfeden bir CHP’li milletvekiline meclis kürsüsünden cevap vermiştim. 1989’da yüzbinlerce Bulgaristan göçmeni soydaşımız buraya sığındı. Onlar için de mi geri dönsün diyeceksiniz. Tarihten bu yana İspanya’daki Endülüs müslümanları Engizisyon Mahkemeleri’nde yargılandığında buraya biz el uzattık. Yahudiler din değiştirmeye zorlanırken inançlarını özgürce yaşamaları için kendilerine açılan kapı biz olduk. Avrupa’daki mezhep savaşlarında kanlı çatışmalar yaşanırken Hristiyanların sığındığı ülke biz olduk. Iraklı Kürt Arap kardeşimiz Körfez savaşından kaçarak bize sığındı. Siz kendinizi bu kültüre ait hissediyorsanız böyle düşünemezsiniz. Ama bu kültüre ait hissetmiyorsanız farklı düşünürsünüz”

    Kılıçdaroğlu’nun yaklaşımının vicdansızca olduğunu, akıl tutulması yaşadığını vurgulayan Çavuşoğlu, “Mevlana çok güzel söylemiş. Bir mum diğerini tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez. Tarihi kodları, kültürel birikimi değerleri bu manada temayüz etmiş milletin içinden, bu milleti idare etmek üzere ortaya çıkan bir insanın “Suriyelileri artık geri gitsin ” demesi vicdansızlıktır. Zaten şartlar normale döndüğünde Suriyeli kardeşlerimiz ülkelerine geri dönecekler. Kılıçdaroğlu akıl tutulması yaşıyor. Ne söylediğini bilmiyor. Birisi onu cimciklesin” diye konuştu.