Etiket: Diyen

  • 6 yaşında ilk kez “Anne” diyen otizmli Remy annesine tarifsiz bir yılbaşı hediyesi verdi

    Fransa’dan geldiği Kocaeli’de tedavi sonrası 6 yaşında ilk kez “Anne” diyen otizmli Remy Beaufort, annesini sevince boğdu. Oğlunun ilk sözlerini çekerek sosyal medyada paylaşan Neslihan Beaufort, “Benim için paketlere sığmayacak bir hediye oldu” dedi.

    Fransa’nın Reims kentinde yaşayan Fransız Reynald ve Türk asıllı Neslihan Beaufort’un 6 yaşındaki otizmli çocukları Remy, ilk sözcükleri ile annesine tarifsiz bir yılbaşı hediyesi verdi. Fransa’da 2,5 yaşında otizm tanısı konulan ve hiç konuşamayan oğlunun tedavisi için yıllardır çare arayan anne Neslihan Beaufort, çareyi Kocaeli’nin Başiskele ilçesindeki Atlantis Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinde buldu. Atla terapinin de aralarında olduğu yoğun bir eğitime alınan Remy, annesi Neslihan Beaufort’a “Anne” diye ilk kez seslenerek eşsiz bir yeni yıl hediyesi vermiş oldu.

    Yaklaşık 3 bin kilometre yol katederek Fransa’dan oğlu Remy ile birlikte Başiskele’ye gelen Neslihan Beaufort, 15 günlüğüne Kocaeli’ne yerleşti. Eğitimin son günlerinde daha önce hiç konuşamayan oğlunun kendisine “Anne” diye seslenmesi ile tarifsiz bir mutluluk yaşayan Neslihan Beaufort, o anları sosyal medyada paylaştı. Tarifsiz bir yılbaşı hediyesi aldığını ifade eden Neslihan Beaufort, “Pakete sığmayacak şekilde çok büyük bir hediye oldu” dedi.

    “Türkiye’deki özel eğitim sisteminin daha kaliteli olduğunu keşfettim”

    Oğlu Remy’ye 2,5 yaşındayken ağır otizm teşhisi konulduğunu söyleyen Beaufort, “Bu teşhisten sonra hemen eğitime başlanıldı. Biz Fransa’da yaşıyoruz ama orada eğitim sistemi bu konu açısından yeterli değil. Türkiye’deki özel eğitim sisteminin daha yoğun ve kaliteli olduğunu keşfettim. Bu merkezi de internetten buldum. Burada atların, çeşitli hayvanların olması beni etkiledi. Hemen irtibata geçtim, gerekli her türlü yardımı sağladılar. Hemen burada 2 haftalık yoğun eğitim almaya başladık” dedi.

    6 yaşında ilk defa ‘Anne’ dedi

    Eğitimlerin son günlerinde yıllardır süren fedakarlıkların sonucunu aldığını anlatan Beaufort, “Son haftamız bitmek üzereyken eğitimin meyvelerini almaya başladık. Remy ilk defa, ‘Anne’ dedi. Her anne deyişime onun da tekrarlaması bir umut ışığı oldu. Anne dedikten sonra başka kelimelerin de geleceğine inanıyorum. Oğlum zaten akıllı bir çocuk. Onun için bütün fedakarlıkların ve zahmetlerin karşılığını aldığımı düşünüyorum. Böyle bir gelişmeyi umut ediyorduk. Bu kadar hızlı olacağını tahmin etmiyordum. Yapacak çok işimiz var ama tünelin sonunu görmeye başladık. Bu sefer her anne deyişimde onun da ‘Anne’ demesi daha olumlu bir gelişme olduğunu gösteriyor. Çok büyük bir mutluluk duydum” diye konuştu.

    “Pakete sığmayacak şekilde çok büyük bir hediye oldu”

    6 yaşındaki oğlunun ilk kez “Anne” demesinin tarifsiz olduğunu anlatan Neslihan Beaufor, “İyi ki gelmişiz. Tarif edilmez bir mutluluk, zafer. Artık umudumuz kalmamıştı, hiç konuşmayacak zannediyordum. Konuşması için çok araştırma yaptım. Bu şekilde bir tepki görmem, yaptığımız çalışmaların olumlu yönde olduğunu görmem çok büyük bir rahatlatma oldu. İyi, doğru bir yolda olduğumuzu hissediyorum. Pakete sığmayacak şekilde çok büyük bir hediye oldu. Bunları babası ile paylaştım, o da çok mutlu oldu. ‘Anne bak ben artık başardım’ der gibi bana bakıyor. ‘Anne’ derken gülümsüyor ve kahkaha atarcasına yoğun bir şekilde söylüyor. Bunu bir robot olarak değil, içten söylüyor” şeklinde konuştu.

    “Bir annenin sevgisine ortak olmak bizim için motive vericiydi”

    Remy’nin eğitimleri hakkında bilgi veren Çocuk Gelişim Uzmanı Ebru Sıltağ ise, “Aile bize internet üzerinden Fransa’dan ulaştı. İlk otizm şüphesi ile bize geldiler. Konuşma ve davranış problemleri mevcuttu. Kısa sürede yoğun bir eğitimle ilk kelime çıktımızı aldık. İlk kelime çıkımız, ‘Anne’ oldu. Her annenin sabırsızlıkla beklediği bir durumdur. Bir annenin sevgisine ortak olmak bizim için motive vericiydi. Aynı mutluluğu bizler de paylaştık onlarla. Eğitimlerimiz hala devam ediyor. Konuşma problemlerimiz tam olarak çözülmüş durumda değil. Yoğun eğitimle devam edildiğinde diğer problemlerin de aşılabileceğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

  • 6 yaşında ilk kez “Anne” diyen otizmli Remy annesine tarifsiz bir yılbaşı hediyesi verdi

    Fransa’dan geldiği Kocaeli’de tedavi sonrası 6 yaşında ilk kez “Anne” diyen otizmli Remy Beaufort, annesini sevince boğdu. Oğlunun ilk sözlerini çekerek sosyal medyada paylaşan Neslihan Beaufort, “Benim için paketlere sığmayacak bir hediye oldu” dedi.

    Fransa’nın Reims kentinde yaşayan Fransız Reynald ve Türk asıllı Neslihan Beaufort’un 6 yaşındaki otizmli çocukları Remy, ilk sözcükleri ile annesine tarifsiz bir yılbaşı hediyesi verdi. Fransa’da 2,5 yaşında otizm tanısı konulan ve hiç konuşamayan oğlunun tedavisi için yıllardır çare arayan anne Neslihan Beaufort, çareyi Kocaeli’nin Başiskele ilçesindeki Atlantis Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinde buldu. Atla terapinin de aralarında olduğu yoğun bir eğitime alınan Remy, annesi Neslihan Beaufort’a “Anne” diye ilk kez seslenerek eşsiz bir yeni yıl hediyesi vermiş oldu.

    Yaklaşık 3 bin kilometre yol katederek Fransa’dan oğlu Remy ile birlikte Başiskele’ye gelen Neslihan Beaufort, 15 günlüğüne Kocaeli’ne yerleşti. Eğitimin son günlerinde daha önce hiç konuşamayan oğlunun kendisine “Anne” diye seslenmesi ile tarifsiz bir mutluluk yaşayan Neslihan Beaufort, o anları sosyal medyada paylaştı. Tarifsiz bir yılbaşı hediyesi aldığını ifade eden Neslihan Beaufort, “Pakete sığmayacak şekilde çok büyük bir hediye oldu” dedi.

    “Türkiye’deki özel eğitim sisteminin daha kaliteli olduğunu keşfettim”

    Oğlu Remy’ye 2,5 yaşındayken ağır otizm teşhisi konulduğunu söyleyen Beaufort, “Bu teşhisten sonra hemen eğitime başlanıldı. Biz Fransa’da yaşıyoruz ama orada eğitim sistemi bu konu açısından yeterli değil. Türkiye’deki özel eğitim sisteminin daha yoğun ve kaliteli olduğunu keşfettim. Bu merkezi de internetten buldum. Burada atların, çeşitli hayvanların olması beni etkiledi. Hemen irtibata geçtim, gerekli her türlü yardımı sağladılar. Hemen burada 2 haftalık yoğun eğitim almaya başladık” dedi.

    6 yaşında ilk defa ‘Anne’ dedi

    Eğitimlerin son günlerinde yıllardır süren fedakarlıkların sonucunu aldığını anlatan Beaufort, “Son haftamız bitmek üzereyken eğitimin meyvelerini almaya başladık. Remy ilk defa, ‘Anne’ dedi. Her anne deyişime onun da tekrarlaması bir umut ışığı oldu. Anne dedikten sonra başka kelimelerin de geleceğine inanıyorum. Oğlum zaten akıllı bir çocuk. Onun için bütün fedakarlıkların ve zahmetlerin karşılığını aldığımı düşünüyorum. Böyle bir gelişmeyi umut ediyorduk. Bu kadar hızlı olacağını tahmin etmiyordum. Yapacak çok işimiz var ama tünelin sonunu görmeye başladık. Bu sefer her anne deyişimde onun da ‘Anne’ demesi daha olumlu bir gelişme olduğunu gösteriyor. Çok büyük bir mutluluk duydum” diye konuştu.

    “Pakete sığmayacak şekilde çok büyük bir hediye oldu”

    6 yaşındaki oğlunun ilk kez “Anne” demesinin tarifsiz olduğunu anlatan Neslihan Beaufor, “İyi ki gelmişiz. Tarif edilmez bir mutluluk, zafer. Artık umudumuz kalmamıştı, hiç konuşmayacak zannediyordum. Konuşması için çok araştırma yaptım. Bu şekilde bir tepki görmem, yaptığımız çalışmaların olumlu yönde olduğunu görmem çok büyük bir rahatlatma oldu. İyi, doğru bir yolda olduğumuzu hissediyorum. Pakete sığmayacak şekilde çok büyük bir hediye oldu. Bunları babası ile paylaştım, o da çok mutlu oldu. ‘Anne bak ben artık başardım’ der gibi bana bakıyor. ‘Anne’ derken gülümsüyor ve kahkaha atarcasına yoğun bir şekilde söylüyor. Bunu bir robot olarak değil, içten söylüyor” şeklinde konuştu.

    “Bir annenin sevgisine ortak olmak bizim için motive vericiydi”

    Remy’nin eğitimleri hakkında bilgi veren Çocuk Gelişim Uzmanı Ebru Sıltağ ise, “Aile bize internet üzerinden Fransa’dan ulaştı. İlk otizm şüphesi ile bize geldiler. Konuşma ve davranış problemleri mevcuttu. Kısa sürede yoğun bir eğitimle ilk kelime çıktımızı aldık. İlk kelime çıkımız, ‘Anne’ oldu. Her annenin sabırsızlıkla beklediği bir durumdur. Bir annenin sevgisine ortak olmak bizim için motive vericiydi. Aynı mutluluğu bizler de paylaştık onlarla. Eğitimlerimiz hala devam ediyor. Konuşma problemlerimiz tam olarak çözülmüş durumda değil. Yoğun eğitimle devam edildiğinde diğer problemlerin de aşılabileceğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

  • AK Parti Erzurum Milletvekili Taşkesenlioğlu: “Ben sırtımı PKK’ya, YPG’ye, PYD’ye dayadım diyen bir siyasetçi Türk adaleti önünde de yargılanacaklardır”

    AK Parti Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu, “‘Ben sırtımı PKK’ya, YPG’ye, PYD’ye dayadım’ diyen bir siyasetçiyi makamınızın misafir koltuğunda mı ağırlarsınız? Eğer sırtlarını terör örgütlerine dayamışlarsa, Türk adaleti önünde de yargılanacaklardır” dedi.

    Avrupa Birliği, Türkiye Karma Parlamento Komitesi’nin 78. Toplantısı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) ev sahipliğinde Ankara’da gerçekleştirildi. Toplantıda söz alan AK Parti Erzurum Milletvekili ve Avrupa Birliği Uyum Komisyonu Sözcüsü Zehra Taşkesenlioğlu, Avrupa’ya giden mülteci çocukların akıbeti ve terör örgütlerinin gerçekleştirdiği eylemleri gündeme getirdi. Taşkesenlioğlu’nun belgeler ile konuşması katılımcı AB üye ülke temsilcilerini terletti.

    Avrupa Birliği, Türkiye Karma Parlamento Komitesi’nin 78. Toplantısı’nda üye ülke temsilcilerinin yaptığı konuşmalarda; ülkemizdeki kampları ziyaret ettiklerini belirterek mülteci politikalarımızı eleştirmeleri üzerine söz alan AK Parti Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu, savaşın en acımasız tarafını çocukların yaşadığını söyledi.

    Avrupa’da kayıp ve çok kötü koşullar altında yaşayan 10 binlerce çocuğun olduğunu hatırlatan Taşkesenlioğlu, “ Kalkıp burada suya sabuna dokunmayan cümleler sarf etmek ne kadar insanlığın vicdanını derdest eder?” dedi.

    Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Christian Berger ve üye ülkelerin misyon başkanlarının da katıldığı toplantıda konuşan Taşkesenlioğlu, “ Sadece birkaç tane rapor sunacağım. Ben söylemiyorum, uluslararası raporlar söylüyor. EUROPOL’un kayıtlarına göre, 10 binden fazla Suriyeli göçmen çocuk var. Yani bir çocuklar EUROPOL kayıtlarına göre Almanya sınırına giriyor ancak buhar olup uçuyorlar. Bu çocuklar nerede? Organ mafyasının elinde mi? Bir taciz ya da tecavüz sonucu herhangi bir yerde mi öldürüldü? Ya da bir kaçakçılıkta mı kullanıldı? Sadece keşke bu olsa, Almanya’da iltica talebinde bulunan çocuğun 350 binden fazlası güvenli olmayan yerlerde barındırılıyorlar. Ve yine Harvard Üniversitesi’nin bir raporuna göre, maalesef şu anda Avrupa’da yaklaşık 1 milyon çocuk farklı alanlarda taciz ve tecavüze uğramak zorunda, hayatta kalabilmek adına. Yine uluslararası insan hakları raporlarına göre, İsveç’te 2017 yılında kayıtlı olan en az 12 sığınmacı çocuk öldürüldü” diye konuştu.

    “Çocuklar buhar mı oldu?”

    Avrupa’nın birçok kentinde yaşayan mülteci çocukların yaşadığı koşulların pek iç açıcı olmadığını da hatırlatan AK Parti Milletvekili Taşkesenlioğlu, “ Fransa’da kayıtlı bulunan ve kendisinden haber alınamayan çocuk sayısı bin. Bu çocuklar nerede? Buhar mı oldular? Yer yarıldı içine mi girdiler? Birileri kendi evinde misafir edip göstermiyor mu? Yunanistan’daki kamplarda binlerce sığınmacı çocuğun son derece kötü koşullar altında onlarca hastalıkla mücadele ettiğine uluslararası gözlemciler şahitler. Peki, Türkiye’de durum ne? 1,6 milyon Suriyeli çocuğumuzun 1,3 milyonu okula gidiyor. Şimdi bakalım, hangi toplum vicdanlı olarak çocuğuna ve geleceğine sahip çıkıyor? Bu çocuk, kadından, erkekten bahsetmiyoruz. Akli melekeleri henüz oluşmamış, kendini savunma düzeyinde olmayan çocuklarımızın haklarını sormak biz insanlığın da borcudur” diye konuştu.

    “PYD ile PKK aynı terör örgütüdür”

    Katılımcıların, “ PKK tamam ama PYD’yi terör örgütü olarak görmüyoruz. HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ı neden içerde tutuyorsunuz?” gibi eleştirilerini de yanıtlayan Taşkesenlioğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

    “6-7 Ekim olaylarında insanları sokağa davet ettiği için Selahattin Demirtaş içeride. Bizim 53 insanımız o sokaklara davet edildiği için öldü. Sadece bir kişinin nasıl öldürüldüğünü söyleyeceğim. Yasin diye bir genç, henüz yirmili yaşlarına yeni varmış bir arkadaşımız. Kurban eti dağıtmak üzere sokakta ve olaylar sonucunda bir evin balkonundan atılıyor. Sebebi ne? Kobani eylemleri yüzünden sokağa çağırılmış ve maalesef farklı enformasyonla bilgilendirilmiş 10 binlerce taşkınlık yapmaya hazır insanın gerçekleştirdiği eylemler sonucunda Yasin Börü’nün başı taşla ezilerek öldürülmüştür. Siz olsanız sokağa bu kadar insanı davet eden ve 53 kişinin öldürülmesine vesile olan bir insanı evinizin baş köşesinde mi misafir edersiniz? Siz olsanız, çok net bir şekilde ‘ben sırtımı PKK’ya, YPG’ye, PYD’ye dayadım’ diyen bir siyasetçiyi makamınızın misafir koltuğunda mı ağırlarsınız? Eğer sırtlarını terör örgütlerine dayamışlarsa, Türk adaleti önünde de yargılanacaklardır. Eğer öyleyse, bugün Fransa’da on beş gündür insanlığın gözleri önünde sarı yelekliler olayını gerçekleştirenleri niye Fransa’dakiler içeriye alıyorlar? Madem öyle onlara da ‘barışçıl eylem’ diyelim. ‘Onlar da zamları protesto ettiler, çocuklar birazcık taşkınlık yaptılar o kadar’ diyelim o zaman. Böyle yaklaşabilme imkânımız var mı?”

    “Mazlumun yanında olmaya devam edeceğiz”

    Terör örgütü PYD’nin gerçekleştirdiği eylemlerden de söz eden Taşkesenlioğlu, “Yine İnsan Hakları İzleme Raporu’nun 2012 rakamlarına göre Afrin’de 2011 yılında sadece 3 büyük Kürt siyasetçi, Mişhel Temo, Abdullah Bedo ve Şazat Hac Recat insanların gözü önünde infaz edildi. Bu liderler Kürt’tü ve yapan PYD’ydi. Yine 2011-2016 yılları arasında 42 kadın taciz edilerek, tecavüz edilerek öldürüldü. 200 binden fazla insan yerinden edildi Afrin’de. Sadece şunu söylüyorum; hemen yanı başınızda bunlar varken ‘ben sizi görmüyorum’ deme imkânınız var mı? Bir gecede 25 köy PYD tarafından yakılarak 100 binden fazla insan yerinden edildi. Nerede olursa olsun biz mazlumun yanında olmaya devam edeceğiz” ifadelerinde bulundu.

  • Yaşlı adama çarpıp “Ben çarpmadım” diyen sürücüyü güvenlik kamerası ele verdi

    Samsun’da yolun karşısına geçmeye çalışan yayaya çarpan minibüs sürücüsü, yaşlı adama kendisinin çarpmadığını söylemesine rağmen polis güvenlik kamerası görüntüsünü izleyince gerçek ortaya çıktı.

    Kaza, Samsun’un İlkadım ilçesi Adalet Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, yolun karşısına geçmeye çalışan Tahir Amasya’ya (72) bir araç çarptı. Yaralanan yaşlı adam 112 acil servis ekiplerince ambulansla hastaneye kaldırıldı. Kaza yerine giden polislere bir dolmuşun yaşlı adama çarptığını söyleyen kapalı kasa pazarlama minibüsü sürücüsü S.A.Ö. (37) daha sonra kaza yerinden ayrıldı. Polis tanık olabileceği düşüncesiyle minibüs sürücüsü S.A.Ö.’nün kimlik bilgilerini ve telefon numarasına aldı.

    Bir süre sonra kaza yerini gösteren bir iş yerinin güvenlik kamerası kayıtlarını inceleyen ekipler, yaşlı adama minibüsüyle S.A.Ö.’nün çarptığını tespit etti. Polis tarafından telefonla aranan S.A.Ö., kaza yerine geri çağrıldı. Geri gelen minibüs sürücüsü ısrarla yaşlı adama çarpmadığını ileri sürdü. Güvenlik kamerası kayıtları kaza anının saniye saniye görüntülenmesi sonucu S.A.Ö., polis tarafından gözaltına alındı.

    Kazayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.

  • Askerim, diyen hırsız kuyumcudan 11 bin TL’lik altın çaldı

    Adana’da kendini asker olarak tanıtan bir kişi sabah kuyumcudan ayırttığı altınları akşam gelip çaldı. Kendini asker olarak tanıtan hırsız kuyumcudan 11 bin TL değerinde altın çaldı. Çevredeki vatandaşlar ise kuyumcunun soyulduğunu fark edince film izler gibi olayı izledi.

    Olay, Çukurova ilçesi Mahfesığmaz Mahallesi Devle Bahçeli Bulvarı üzerinde bulunan kuyumcuda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, kimliği belirlenemeyen bir kişi sabah saatlerinde kuyumcuya gelerek iş yeri sahibi Eyüp Numanoğlu’na kendisini asker olarak tanıttı. Asker olarak tanıtan hırsız, Numanoğlu’na 16 bin TL’lik altın alacağı akşam parayla birlikte geleceğini söyledi. Numanoğlu da gün içerisinde kendini asker olarak tanıtan hırsızın dediği miktarda altını ayarladı.

    İş yeri sahibini önce oyaladı sonra tezgahtaki altınları alıp kaçtı

    Akşamüstü kuyumcuya gelen şahıs, Numanoğlu ile konuşmaya başladı. Hırsız iş yeri sahibine üzerinde sadece 11 bin TL olduğunu söyledi. Sonra hırsız iş yeri sahibinin telefonuyla babasını aramak istedi. Hırsız daha sonra iş yeri sahibinin telefonu ile babasını aradı ve ulaşamadığını söyledi. İş yeri sahibine bir de kendisinin aramasını söyledi. İş yeri sahibi telefonla ilgilendiği sırada tezgah üzerinde duran 11 bin TL değerindeki altınları hızla alan hırsız, kaçarak izini kaybettirdi.

    Polis inceleme yaparken vatandaşlar soyulan kuyumcuyu film gibi izledi

    İş yeri sahibi durumu polis ekiplerine bildirdi. Bölgeye gelen polis ekipleri güvenlik kameralarını izlediğinde kendisini asker olarak tanıtan zanlıyı tespit etti. Olay yeri inceleme polisleri ise çevrede ve iş yeri içerisinde inceleme yaptığı sırada vatandaşlar olay mahalline akın ederek film izler gibi izledi

    Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.