Etiket: Diyen

  • ‘Hayır’ diyen sustu, ‘Evet’ diyen konuştu

    Doğu ve Güneydoğu’da yeni anayasanın oylanacağı referandum ile ilgili yapılan sokak röportajlarında “Hayır” oyu vereceğini belirtenlerin çoğu mikrofonlardan kaçındı. Kameralara konuşan vatandaşların çoğu ise Türkiye’nin refaha ulaşması, istikrar, darbelerin yaşanmaması ve güçlü bir ülke için “Evet” diyeceklerini belirtti.

    İhlas Haber Ajansı (İHA), Doğu ve Güneydoğu’da yeni anayasanın oylanacağı referandumu sokağa sordu. Diyarbakır, Mardin, Elazığ, Siirt, Tunceli, Bingöl, Batman ve Şırnak’ta, referandumda “Hayır” oyu kullanacağını belirten vatandaşların çoğu, düşüncelerini kameralar önünde açıklamaktan çekindi. Kameralara konuşan vatandaşların çoğu ise Türkiye’nin refaha ulaşması, istikrar, darbelerin yaşanmaması ve güçlü bir ülke için “Evet” diyeceklerini belirtti.

    Diyarbakır

    Sidal Baht, “Ülkemiz için iyi olacağını düşünüyorum. Türkiye bugüne kadar birçok şey atlattı. Birçok şeyden ödün verdi. Yakın zamanda yaşamış olduğumuz 15 Temmuz darbe girişimi var. Bu, Türkiye’nin artık parlamenter sistemle değil de başkanlık sistemi ile yönetilmesi gerektiğini bize açık bir şekilde gösterdi. Bütün dünyanın gözü Türkiye’nin üzerinde ve Türkiye ümmetin umudu. Ülkemizin istikrarı ve daha güçlü bir şekilde yola devam etmesi için Diyarbakırlı bir birey olarak ‘Evet’ diyorum” dedi.

    Üniversite öğrencisi Nejat Şeker, “Diyarbakır’ın yeni Anayasa ile terör belasından kurtulacağına inanıyorum. O yüzden ‘Evet’ diyorum. Bu ülkenin istikrarı için iyi bir sistem olduğunu düşünüyorum” dedi.

    Serbest meslek sahibi Abdurrahim Berer, “Evet oyu kullanacağım. Ülkemiz ve şehrimiz için bunun daha iyi olduğunu düşünüyorum. Kaos ortamının ortadan kalkması, şehrimizin artık refaha kavuşması için ve çok başlılığa karşı olduğum için evet demeyi düşünüyorum. Artık darbelerin ‘D’sinin geçmemesi için evet diyeceğim” diye konuştu.

    Mardin

    Esin Alatekin, “Yeni anayasanın onaylanması çok güzel oldu çünkü ülkemiz bir darbe anayasasıyla yürütülüyordu ve bunun acilen değişmesi gerekiyordu. Yeni anayasanın değişmesiyle ve referandum ile birlikte Cumhurbaşkanlığı sisteminin ülkemize gelmesi ülkemiz için çok yararlı olacaktır. Hatta geç kalmış bir sistem olduğunu düşünüyorum. Yeni Cumhurbaşkanlığı sistemiyle tek başlılık, tek başlı bir yönetim olacak, çift başlılık ortadan kalkacak. Yasama, yürütme ve yargıdaki sert kuvvetler ayrılığı birbirinden ayrılacak ve yasamanın yürütme üzerinde olan etkisi tamamen ortadan kalkmış olacak” dedi.

    Remziye Aşar, “Yeni anayasa Türkiye için çok gereklidir. Darbe anayasasıyla yönetiliyorduk. Bu yüzden yeni anayasanın Türkiye’ye çok olumlu etkileri olacaktır. Hem dış güçlerden olan tehditlerden hem de iç tehditlere karşı olumlu olacağını düşünüyorum. Çok güçlü bir Türkiye bekliyoruz. İnşallah hepimiz devletimizin yanındayız” dedi.

    Ahmet Bozkuş, “Bizler de yeni anayasayı yakından takip ediyoruz. Çağımızın ihtiyaçlarını karşılanmamaktadır hatta geç kalınmış bir durumdu. Yeni Cumhurbaşkanlığı sistemi de çok iyi olacaktır. Ülkemizde tek başlılık olacaktır. Görüş ayrılıkları olmayacak, sistem çok daha hızlı ilerleyecektir” şeklinde konuştu.

    Elazığ

    Sebahat Bağıran, “Ülke tek kişi olarak yönetilsin. İşler orada oraya gitmesin. Kimi karar veriyor kimi veremiyor. Ben istiyorum ki tek kişi karar versin. Tek kişi karar verdi mi ülkeye haliyle güzel bir şekilde yönetilir. Onun için ben referanduma evet diyorum. İnşallah benim gibi düşünenlerde olur” diye konuştu.

    Celal Balıbey, “Şu anki anayasamız zaten darbeler zamanından gelen bir anayasadır. Devletimizde ülkemiz için yeni bir anayasa düzenledi. Bu anayasa da meclise sunuldu ve meclis bunu onayladı. Ben de ülkemin bekası için referanduma ‘Evet’ diyorum” dedi.

    Ramazan Canpolat, “Evet diyeceğiz. Olması gerekende budur. Ülkenin daha iyi bir yere gelmesi için ‘Evet’ demezsek başka bir şey olmaz” dedi.

    Tunceli

    Cengiz Solmaz, “Yeni anayasada bize uygun yasa yok. Cumhurbaşkanı kendisine özel bir yasa çıkarmış onun için ‘Hayır’ diyoruz” dedi.

    Rojda Uygurlar, “Ölümlerin olmadığı bir yıl diliyorum. Bunun için ‘Hayır’ diyorum” dedi.

    Kaplan Yüksel, “Biz referandumda ‘Hayır’ oyu kullanacağız. ‘Hayır’ dememizin sebebi toplumsal. Bu CHP’nin, HDP’nin, MHP’nin meselesi değil. Bu Türkiye’nin meselesi, her yurttaşın meselesi. Türkiye halen gelişmekte olan bir ülke. Başkanlık sistemi belki gelişmiş ülkelerde olabilir ama gelişmekte olan ülkelerde çok zor bir olay” dedi.

    Siirt

    Murat Özekinci, “Türkiye’nin mevcut bir anayasa süreci vardır. Bilindiği gibi 1982 anayasası çok karmaşık ve darbeci bir anayasadır. Türkiye yenilikçi, özgürlükçü ve daha çok demokratik bir anayasa istiyor. Bizler de Siirt halkı ve Siirt gençliği olarak yeni anayasaya ’Evet’ diyoruz” dedi.

    Ayhan Eren, “Daha güçlü bir Türkiye için, çocuklarımız için ve güzel bir yarınlar için ‘Evet’ diyoruz. Biliyorsunuz reisimiz iyi şeyler planlıyor ki ‘Evet’ diyor. Biz de yeni anayasaya ‘Evet’ diyoruz” dedi.

    Ekrem Bilek, “1982 anayasasının Türkiye’ye yaptığı tahribatları, siyasal ve ekonomik anlamda ülkenin dış politikası anlamında hiç istemediğimiz bir anayasadır. Yani yapılan anayasa insanları, temel sorunlarını çözebilecek nitelikte ise biz bu anayasa konusunda bir şeyler söyleyebiliriz. Bizim anayasaya bakış açımızda halka getireceği demokrasi ne kadardır? Halkın ekonomik ve sosyal sorununu nasıl çözecek? Temel İnsan haklarını nasıl çözecek? Keşke bu anayasa yapılırken Türkiye’nin gerçekliğine, demokrasi itibarine ve mevcut olan Kürt sorununun bakış açısını içine almış olabilseydi. Mutlaka farklı düşüncelerimiz olacaktı. Bizim için önemli olan insan hakları ve demokrasiye yapacağı katkıdır; ama üzülerek söyleyeyim hepimize yetecek bir anayasa olmadı” şeklinde konuştu.

    Batman

    Mekan Görük, “Parlamenter sistemin Türkiye’ye uymadığını düşünüyorum. Bize göre başkanlık sistemi Türkiye’nin önünü açacak bir sistemdir. 6-7 aydır gündemde olan başkanlık sistemini iyice araştırdık. 18 madde kabul edildi. Bu 18 maddeyi incelediğimizde gerçekten güzel maddeler var. Özellikle 18 yaşında milletvekili olma maddesi biz gençleri çok sevindirdi. İnanıyorum ki yeni Anayasa ve başkanlık sistemi ülkemize hayırlı olacaktır” dedi.

    Veysi Mercimekçi, “Başkanlık sistemine bir vatandaş olarak ‘Evet’ demek zorundayım. Çünkü 100 yıl boyunca parlamenter sistemle yönetildi ve her hangi bir adım ilerleyemedik. Benim ve benim çocuklarımın geleceği ben başkanlık sistemine ‘Evet’ diyorum” dedi.

    Rıfat Akat, “Referandumun içeriğini bilmediğimden dolayı şuanda kararsızım. Bunun içeriğini öğrendikten sonra kararımı verebilirim. Referandum ve başkanlık sistemiyle ilgili CHP bir kitapçık bastırıp dağıtacak. AK Parti ve diğer partilerde birer kitapçık bastırıp vatandaşı bilgilendirmesi lazım. Bütün partiler ellerinden geldiği kadar çabalayıp halkı bilinçlendirsinler. Biz de ona göre referandumda ‘Evet’ ya da ‘Hayır’ diyebilelim” dedi.

    Bingöl

    Bayram Keskin, “Evet demek için neden çok. Birincisi Cumhurbaşkanı diyor ki beni denetleyin, iş ve işlevlerimi yargı denetimine tabi tutun ve eğer ben suçlu bulunursam beni görevden alın. Cumhurbaşkanı görevden alındığında erken seçim kararı alamıyor. Yine kurduğu partiyi belli bir aşamaya getiriyor. Cumhurbaşkanı olduğu zaman partiyle ilişiği kesiliyor ama partiyle ilişkilerinin devam etmesi için siyaset daha da aktif hale getiriliyor. Yeni dönemde bakan seçildiğinde milletvekilliği görevi düşüyor. Yine dışarıdan cumhurbaşkanlığı yardımcıları alınabiliyor. Yeni anayasayla yargı tarafsız ve bağımsız oluyor. ‘Evet’ demek için bütün bu nedenler yeterlidir ve onun için ‘Evet’ diyoruz” dedi.

    Abdullah Butaku, “Yeni anayasa aslında iyi bir şey. Ülkenin sürekli aynı yasalarla idare edilmesi doğru değil. Ancak yeni anayasanın halka iyi anlatılması lazım. Biz şu anda yeni anayasada nelerin olduğunu tam anlamıyla bilmiyoruz. Halkın kafasındaki soru işaretlerinin giderilmesi lazım. Biz bu aşamada diyoruz ki iyi bir çalışma yapılsın ve ülkemiz için hayırlı olan neyse Allah onu yapsın. Yeni anayasanın halktan geçmesi, halk tarafından onaylanması doğru bir karardır. Yasalar sürekli meclis ve cumhurbaşkanı tarafından yapılıyordu ve halkın temsiliyet noktasında sıkıntı oluyordu. Anayasanın referanduma gelmesi olumludur ve biz olumlu olan her şeye destek veriyoruz. Ancak anayasanın iyi bir şekilde halka anlatılması lazım ve kafamızdaki soru işaretlerinin giderilmesi lazım” diye konuştu.

    Şırnak

    Rahmet Taşar, “Referandum süreci ile ilgili söyleyebileceğimiz, herkesin iddia ettiği bir rejim değişikliği olduğuna inanmıyorum. Aksine bütünleyici, yapıcı bir anayasa olduğunu düşünüyorum. Bununla beraber çift başlıklı sistemin gideceği, daha kararlı, daha çözüm sağlayabilecek, hükümet, cumhurbaşkanı ve devlet işbirliği olacağını düşünüyorum. Bu yüzden de Şırnak’ımızın geçmişteki sorunları baz alındığında Şırnak halkı olarak, kesinlikle seçimdeki kararımızın ‘Evet’ olduğunu ve mutlaka çok yüksek bir derecede ‘Evet’ çıkacağını düşünüyorum” dedi.

    Cihat Taşkın, “Özelikle darbe ürünü olan anayasasının geçmişten bugüne taşımış olduğu bir takım olumsuz izler, olumsuz sıkıntılar da olduğu için bu şuura sahip olduklarından vatandaşlarımızın da ‘Evet’ yönünde iradelerini kullanacakları noktasında düşünce sahibiyiz. Yeni anayasa ile ilgili gerek yazılı ve görsel medyada çok tartışmalar, söylentiler dönüp dolaşıyor. Ancak hali hazırda mevcut anayasanın darbe ürünü, askeri zihniyet, askeri cuntanın ürünü bir anayasa olması noktasında bir bilgiye sahip olduğumuz için yapılacak bir değişikliğinde devletimiz için, milletimiz ve halkımız içinde olumlu bir takım gelişmeleri beraberinde getireceğine kanaatimiz sonsuz. En azından böyle bir düşünce taşıyoruz. Gönül isterdi ki geniş bir toplumsal uzlaşma ve mutabakat dahilinde darbe ürünü olan anayasamızın tümden, komple değişmesiydi. Ancak bu toplumsal mutabakat kültür sağlanamadığı için mevcut hali ile yapılacak değişikliklerinde en azından Türkiye’nin önünü açacağını düşünüyoruz. İki başlı yönetim, iki başlı siyasal model bu kısmi anayasa değişikliği ile birlikte geride kalacaktır. Bürokratik vesayetin etkisinin azaltılmasına yardımcı olacaktır. Siyasi iradenin en azından faaliyet yapma, proje geliştirme, yasal reform yapma noktasında bütün engel ve problemlerin kaldırılacağını düşünüyoruz biz. Kısmi anayasa değişikliği neticesinde. Bu vesileler dahilinde bizimde oyumuz ‘Evet’ olacaktır” dedi.

    Ayşe İskenderoğlu, “Ülkemizin yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğunu tüm kesimler tarafından 5 yıldır tartışılmaktadır. Ve yeni bir anayasanın oluşması için bir ihtiyaç haline gelmiştir. Yeni anayasadan beklentilerimiz öncelikle halkın anayasası olması. Bu anayasa toplumsal uzlaşı ile güçlü bir devlet, ideal bir anayasanın yapılması ile olacaktır. Anayasanın toplumsal uzlaşı ile olması ülkemizde istikrarı sağlayacak, terörün bitmesini sağlayacak, ekonominin düzelmesini sağlayacaktır. Bu halkın geleceğe umut ile bakmasını sağlayacaktır. Yeni anayasanın hukukun üstünlüğünü, temel esasına dayandıracağı için başarılı olacağını düşünüyorum. Türkiye genelinde referandumun ‘Evet’ çıkmasına olumlu bakıyoruz. İnşallah ülkemizdeki selameti ve bu huzursuzluk ortamın bitmesini sağlayacaktır” şeklinde konuştu.

  • “Çalma hastalığı var” diyen zanlı tutuklandı

    Bursa’da hırdavat ve ev aletleri satan firmanın mağazalarından 20 gün içinde 5 kez hırsızlık yaptığı iddia edilen ve ifadesinde “Bende çalma hastalığı var” diyen zanlı tutuklandı.

    Bursa’da büyük AVM’lerin içerisinde hırdavat ve ev aletleri satan bir firmadan 20 gün içinde 5 defa yaşanan hırsızlık olaylarında matkap, kamera, havlu ve elektronik aletler çalındı. Alınan bilgiye göre, mesai saatleri içinde mağazaya gelerek aletleri montunun içine gizleyip çalan Ahmet B. (26) güvenlik kameraları tarafından görüntülendi. Ürünlerin sayımda eksik çıkması üzerine kamera görüntülerini inceleyen firma çalışanları polise başvurdu. Polisin yaptığı titiz çalışma sonucu Osmangazi ilçesi Cemal Nadir Caddesi üzerinde yakalanan şüpheli Ahmet B. verdiği ifadede, “Çalmadan duramam. Bende çalma hastalığı var” dedi. Şüpheli, işlemlerinin ardından sevk edildiği mahkemece tutuklandı.

  • Evini yakmaya çalışan sarhoş “Evini niye yakıyorsun” diyen çocuğu bıçakladı

    Adana’da sarhoş olarak eve gelen bir kişi evine yakmaya çalıştığı sırada evini niye yakıyorsun diyen kişiyi bıçakladı.

    Edinilen bilgiye göre, olay, Meydan Mahallesi’nde gerçekleşti. Özgür Güzel ve Aslı Güzel çifti 3 ay önce evlenip Meydan Mahallesi’nde ki 2 katlı müstakil eve yerleşti. İddiaya göre, Özgür Güzel, akşam saatlerinde sarhoş olarak evine gelip bahçede bulunan mutfak tüpünü ateşe vermeye çalıştı. Bu sırada evde bulunan karısı Aslı Güzel’de eşinin tüpü ateşe vermeye çalıştığını görünce evden kaçıp durumu polis ekiplerine haber verdi.

    Tüpü yakmaya çalışan Özgür Güzel’i gören Metehan Sağlar’da (15), Güzel’e, “Abi evi niye yakmaya çalışıyorsun” diye sorunca Özgür Güzel, sinirlenerek Sağlar’ı bıçakladı. Metehan Sağlar’ın bıçaklandığını gören mahalle sakinleri sarhoş olan Özgür Güzel’i darp etti. Olay yerine gelen polis ekipleri Güzel’i mahalleliden kurtarıp Metehan Sağlar ve Özgür Güzel içinde ambulans çağırdı.

    Olay yerine gelen ambulans ekipleri yaralı çocuğu hemen hastaneye kaldırırken darp edilen Özgür Güzel, sinir krizi geçirdi. Eşinin kriz geçirdiğini gören Aslı Güzel de, “Siz ne yaptınız. Nasıl dövmüşler böyle” diyerek eşinin başında ağladı.

    Olayın nasıl olduğunu anlatan mahalle sakinlerinden Süleyman Yağmurcu, “Adam sarhoş olarak eve gelip evi yakmaya kalkmış. Niye böyle yapıyorsun diyen çocuğa bıçak saplamış. Olacak şey mi bu ya. Böylelerinin bu mahallede olmaması lazım” diye konuştu. Polis, olayla ilgili soruşturma başlattı.

  • ’Çalış’ diyen babasını av tüfeği ile öldürdü

    Kayseri’de kendisine ’Çalış’ diyen babasıyla tartışan şahıs, babasını av tüfeği ile vurarak öldürdü.

    Edinilen bilgiye göre, Uğurevler Mahallesi 254. sokakta meydana gelen olayda Yusuf A. (30) ile babası Mehmet A. (54) arasında tartışma çıktı. Babasının oğluna ’çalış’ demesi üzerine çıktığı iddia edilen tartışmanın büyümesi ile Yusuf A., babasına av tüfeği ile 2 el ateş etti. Olayın ardından ağır yaralanan Mehmet A., sağlık ekipleri tarafından kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybederken, cinayet şüphelisi olarak Yusuf A. ise Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı. Mehmet A., yapılan otopsinin ardından Hunat Camii’nde öğle namazına müteakiben kılınan namazın ardından toprağa verildi.

    Öte yandan gözaltına alınan Yusuf A., işlemlerin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

  • Polis ’sınav soruları çalındı’ diyen genci uyuşturucudan dinledi

    Bursa’da, FETÖ ile bağlantılı olduğu öne sürülen ilginç bir tezgah daha ortaya çıktı. 2009 yılında polislik sınavı sorularının çalındığı iddiasıyla savcılığa suç duyurusunda bulunan kişiyi ‘uyuşturucu ticareti yapmak’ suçundan dinlediği iddia edilen 6 polis, hakim karşısına çıktı.

    Edinilen bilgiye göre, 2009 yılında bir dershaneye giden öğrenci, polislik sınavı öncesi soruların verildiğini ifade ederek, savcılığa suç duyurusunda bulundu. Daha sonra ifadesi alınan öğrenci, ‘uyuşturucu ticareti yapmak’ iddiasıyla usulsüz şekilde dinlendi. 2009 yılında yapılan bu usulsüz dinleme iddiaları üzerine yapılan operasyonlarda dönemin KOM Şube Müdürü A.K., KOM Şube Müdür Yardımcısı İ.Y., 2009 yılındaki Narkotik Büro Amiri M.S., aynı yıl Narkotik Büro Amirliği’nde görev yapan polis memurları B.K., Ö.S., M.İ. ve H.K. gözaltına alındı. Şüpheliler, Fetullahçı Terör Örgütü kurma, yönetme, örgüte üye olma, iftira, kişiler arasındaki görüşmelerin dinlenmesi ve kayda alınması, resmi belgede sahtecilik ile görevi kötüye kullanma suçlarından sevk edildikleri adli mercilerce tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından başka dosyadan gözaltına alınan A.K., İ.Y., M.S., B.K., Ö.S. ve H.K. tutuklandı.

    İş adamlarını, siyasileri, TSK ve MİT görevlilerini dinledikleri iddiası

    Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen başka davadan dolayı tutuklu olan sanıkların her biri için 20’şer yıla kadar hapis cezası isteniyor. Kendi aralarında resmi hiyerarşiye paralel hiyerarşik yapı oluşturdukları, gizlilik esasına azami riayet ettikleri iddia edilen polislerin, iş adamlarını, siyasileri, TSK ve MİT görevlilerini usulsüz şekilde dinlediği de iddianamede yer aldı.

    “Bylock sistemi kullanmıyorum”

    2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkan dönemin KOM Şube Müdürü A.K., “21 Temmuz 2016 sabahı evimde uyurken kapı çaldı. Polis geldi ve gözaltına alındım. Ben o tarihte şube müdürüydüm. 180-200 kişi o dönem KOM’da çalışıyordu. Her gün önüme en az 100 tane evrak geliyordu. 13.09.209 tarihinde müşteki sınava girmiş. 16.09.2009 tarihinde ise şikayet dilekçesi vermiş. 18-19.09.2009 tarihlerinde de gazetelerde haber çıkmış. O aralarda bayram olduğu için gazetelerden haberi okumadım. 23.09.2009 tarihinde de ilk tutanak alınmış. Evrakları İ.Y. imzalamış. 30 Eylül tarihli talep yazısında ise benim imzam vardı. Dinlemenin sonlandırılması yazısında ise imzam yoktur. Şubenin içerisinde olanlar rutindir. Şube müdür yardımcısı benim yerine imza atabilir. Bylock sistemi kullanmıyorum” dedi.

    “Suçsuz olduğunu anlayınca dinlemeyi sonlandırdık”

    Dönemin KOM Şube Müdür Yardımcısı İ.Y. ise “Bursa’da bilinen 4-5 uyuşturucu mahallesi vardır. Biz ciddi biçimde çalışıyoruz. Gelen ihbarlar risk analizine tabi tutulur. Uyuşturucu satan kişiler bu suçtan kaydı olmayan kişilerden yararlanırlar. Onların evlerinde günlük kira karşılığında uyuşturucu saklarlar. Bazı torbacılar da şoförleri kullanır. E.K, uyuşturucudan sabıkası bulunmadığından risk analizinde şüpheli görülebilir. Daha sonra koruma tedbiri uygulanıyor. Şüpheli kişi hakkında bilgiye ulaşılır ya da ulaşılmaz. Narkotikte bu uygulama her zaman böyledir. E.K. olayında dinlemeyi sonuna kadar sürdürmedik. Suçsuz olduğunu anlayınca sonlandırdık. Uyuşturucu dışında başka bir dinleme yapmak akla, mantığa aykırıdır” diye konuştu.

    “Alt terör örgütü yöneticisi değilim”

    Terör örgütü üyesi olmadığını anlatan İ.Y., şunları söyledi:

    “Alt terör örgütü yöneticisi değilim. Fetullah Gülen’i hiç görmedim. Kendisiyle bir irtibat sağlamadım. Amerika’ya da hiç gitmedim. Gülen’in 1 numaralı sanık olarak benim iddianamemde olmasını anlayamıyorum. Örgüt üyesi olsam başka eylemlerimin de olması gerekirdi. İsteseydim dinlemeyi istediğim kişiye yaptırırdım. Böyle bir yetkim vardı. Örgüt adına kimseden talimat almadım. Işık evlerinde de kalmadım. Sohbetlerine katılmadım.”

    Diğer sanıklar da haklarındaki suçlamaları kabul etmedi. Mahkeme heyeti, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.