Etiket: Diye

  • “Kırklarelililerin Nabzı Mustafa Kemal Diye Atar”

    Kırklareli’nin düşman işgalinden kurtuluşunun 93. yıl dönümü çeşitli etkinliklerle kutlandı.

    Kutlama Törenleri, Kırklareli Şehitliği’nde, çelenk sunulması ile başladı. Törenlerde, saygı duruşunda bulunulup İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından askeri birlikler saygı atışı yaptı. Daha sonra Kırklareli Valisi Esengül Civelek, Şehitlik defterini imzalayarak, Milletvekilleri Selahattin Minsolmaz, Vecdi Gündoğdu, 55. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Bekir Koçak, Belediye Başkanı Mehmet Siyam Kesimoğlu ve beraberindekilerle Şehit mezarlarını gezdi ve Şehit mezarlarına dualar eşliğinde karanfil koydu.

    Vilayet Meydanı’nda devam eden törenler, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. Törende, Kocahıdır İlkokulu öğrencileri Kırklareli Valisi Esengül Civelek’e Türk Bayrağını ve Atatürk Posteri takdim etti. Kurtuluş kızı da Belediye Başkanı Mehmet Siyam Kesimoğlu’na çiçek takdim etti.

    Okunan şiirlerin ardından günün anlam ve önemini belirten konuşmasını yapan Belediye Başkanı Mehmet Siyam Kesimoğlu, konuşmasına halkı selamlayarak başladı.

    “BİR İNSAN ANCAK BU KADAR SEVİLEBİLİRDİ”

    10 Kasım’ın Kırklareli halkı için hem üzücü hem de özel bir gün olduğunu belirten Kesimoğlu, “Biz 10 Kasım’da sadece baş öğretmenimizi, ulu önderimizi kaybetmedik. O yüce insan mazlum milletlere örnek olan yüz yılın lideriydi. Biz bu sabah O’nu andık. Bu toprakları bize emanet etiği için şükranla hatırası önünde bir kez daha eğiliyoruz. Bir insan ancak bu kadar sevilebilirdi. Bir daha ne O’nun gibisi gelir, ne de onun gibi gidecek var. Biz bugün Atatürk’e ağlamıyoruz, ağlamayacağız. Biz O’nu daha iyi anlamaya çalışacağız. Daha anlatmaya çalışacağız. Onun ilkelerini devrimlerini anlatacağız. Eğer O olmasaydı, bu ülke ne halde olurdu onu anlatacağız. O’nu anlamayanlara, anlamak istemeyenlere ısrarla anlatacağız bugün ve her gün” ifadelerini kullandı.

    “AYNI TOPRAKLARDA DOĞMUŞ OLMAKTAN BÜYÜK ONUR DUYUYORUZ”

    21 Aralık 1930 tarihinde Mustafa Kemal Atatürk’ün Kırklareli’ne geldiğini anımsatan Kesimoğlu, “Bugün buradan haykırıyoruz. Burası Kırklareli, burada ölçülemeyen yurt sevgisi olan insanlar yaşar. Burası Kırklareli, burada laik, sosyal hukuk devletinin yılmaz savunucuları yaşar. Burada yaşayan insanların nabzı Mustafa Kemal diye atar. Burada Zübeyde analar her gün bir Mustafa Kemal meydana getirir. Buradan bir kez daha haykırıyoruz ’Sen rahat uyu Ata’m. Cumhuriyetin emin ellerdedir.’ Aynı topraklarda doğmuş olmaktan büyük onur duyduğumuz Atatürk, senin sonsuz ışığında aydınlanmaya devam ediyoruz. Bu mücadele aydınlığın karanlık ile mücadelesi. Senin ışığında aydınlanıyor ve senin ışığında yürüyoruz. Canımız ve kanımız pahasına olsa da bu mücadelenin arkasında olacağız. Bugün bu güzel meydanda sana, senin mücadele arkadaşlarına binlerce kez selam olsun” dedi.

  • Çocuğu Ölmesin Diye Arabada Yaşıyor

    Antalya’da kalbinde 4 yırtıkla dünyaya gelen 2 aylık Talha bebeğin yaşama tutunabilmesi için acil kalp ameliyatı olması gerekiyor. Hastane bahçesindeki kapalı kasa aracını eve çeviren ve burada yaşayan baba Uğur Söğüt, çocuğunu yaşama tutabilmek için mücadele veriyor.

    Antalya’nın Alanya ilçesinde yaşayan esnaf Uğur Söğüt (42) ve ev hanımı Gülhan Söğüt (41) çiftinin 4’üncü çocukları Talha Söğüt 4 ay önce Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde normal gününde sezaryenle dünyaya geldi. Doğumdan önce doktorlar, bebeğin Down sendromlu olarak dünyaya gelebileceğini söylemesine rağmen Söğüt ailesi “Allah’ın verdiği canı Allah alır” diyerek doğumu sonlandırtmadı. Normal gününde sezaryenle dünyaya gelen bebeğin Down sendromlu ve buna bağlı olarak kalbinde 4 yırtık olduğu belirlendi. Yeni doğan yoğun bakım ünitesine alınan ve Talha ismi verilen bebek 4 aydır yaşam mücadelesi veriyor. Anne Gülhan Söğüt’ün kucağına iki kez alabildiği Talha bebeği aile, şimdilerde sadece haftada 3 kez 5 dakika küvezde görebiliyor.

    “ARABADA YAŞIYOR”

    3 çocuğu daha olan Gülhan Söğüt Alanya’ya dönerken, baba Uğur Söğüt ise biricik bebeği için hastane kapısından ayrılmadı. Hastane bahçesindeki kapalı kasa aracını eve çeviren ve burada yaşayan baba Söğüt, çocuğunu yaşama tutabilmek için mücadele vermeye başladı.

    “KALBİNDE 4 DELİK VAR”

    Bebeğinin sağlığa kavuşması için aracının içinde yatıp kalkan Uğur Söğüt, çocuğunun iyileşmesi halinde kendisinin yerde bile yatabileceğini söyledi. Bebeğinin Down sendromlu dünyaya gelebileceğinin kendilerine söylendiğini aktaran baba Uğur, “Tabii biz bunu göze aldık, kalbinde de ona bağlı sorunlar olacağını söylediler. Biz onu göz önüne aldık ve doğumdan aşağı yukarı bir hafta önce hastaneye geldik. Çocuğumuz gününde sezeryanla doğdu. Doğduğu andan itibaren iki aydır yeni doğan yoğun bakım servisinde tedavi altında tutuluyor. Kalbinde dört delik var. Son değerlendirmelere göre kardiyoloji doktorlarımızın değerlendirmesine göre burada ameliyatın mümkün olmadığını söylediler” dedi.

    “İKİ KEZ KUCAĞIMA ALDIM”

    Bebeğini iki kez kucağına alabildiğini dile getiren anne Gülhan Söğüt, “Ondan sonra bebeğimiz fenalaştı ve tekrar yoğun bakıma alındı. Doğdu doğalı iki kez kucağıma aldım. Şimdi ise beş dakika görüp çıkıyorum bir daha göremiyorum. Haftada üç kez görüyorum. Çocuğumun tedavi edilmesini istiyorum. Ameliyatını istiyorum. İnşallah bir doktor çıkar da ameliyatını yapar, düzelir ve kucağımıza alıp evimize gideriz” diye konuştu.

    Eşinin hastane bahçesindeki araçlarında kaldığını söyleyen Gülhan Söğüt, “Diğer çocuklarım okula gittiği için eve gidiyorum eşim burada kalıyor. Cuma günleri görebiliyorum bebeğimi. Eşim burada tek başına arabamızda kalıyor. Çocuğumuz iyi olsun da eşim rahat bir ortamda kalmasa da olur. Çocuğum ölmesin” ifadelerini kullandı.

  • Acun Ilıcalı’yı Erzurum Valisi Diye Arayarak Dolandırmak İstemişler

    Ünlü televizyoncu Acun Ilıcalı, Yetenek Sizsiniz yarışması çekimleri için geldiği memleketi Erzurum’da katıldığı televizyon programında, Erzurum Valisi olarak tanıtan bir kişinin kendisini dolandırmaya kalkıştığını söyledi.

    Kardelen TV’de yayınlanan Farklı Bakış programında İHA Bölge Müdürü Ayhan Türkez’in sorularını cevaplayan Acun Ilıcalı, nasıl dolandırılmak istediğini şöyle anlattı:

    “Ünlü olduğunuz zaman bunlar geliyor başınıza. Bir gün Erzurum Valisi diye biri aradı beni. ’Bir öğrencimiz var, yurt dışına gidecek. Biz bir miktar para topladık ancak eksik kaldı, iyi de bir eksik kalmış. Tamamlar mısınız?’ dedi. Ben de ’tamamlarız sayın valim’ dedim. Karşı tarafın genel tonlamasından, ses tonlamasından bazı şeyleri analiz edebiliyorum. Ben yarışmacılarımı hep mülakatla aldığım için çok ciddi bir insan analistiyim diyebilirim. Konuşmadaki enerjiyi bir valinin üzerinde buldum. Çocuklara vali beyi arayın dedim. Vali bey makamında çıktı, çünkü arayan şahıs bana Ankara yolundayım demişti. Tabi olayı öğrenmiş olduk. Niyetini bozmuş bir vatandaş bizi dolandırmaya çalıştı. Bazen de Atatürkçülük kitabı çok olur. Emekli birisi ’Atatürkçü düşünceyle ilgili güzel bir kitap var’ dedi. Kitap çok masum geldi. ’Neden almayalım’ dedim. Hemen alın diye komut verdim. Sonra kitabın fiyatı geldi 12 bin TL. Bu birazda legal dolandırıcılık şekli, kitap ne kadar 25 bin TL. Bunları yaşıyoruz” dedi.