Etiket: Diye

  • CHP’li Pekşen: “Demokratik Özerklik Diye Bir Kavramı Anlamak Mümkün Değil”

    CHP Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen, DTK’nın yayınladığı ’özerklik deklarasyonu’nun yaslandığı hiçbir haklı gerekçesi olmadığını belirterek, “demokratik özerklik” diye bir kavramın anlaşılmasının mümkün olmadığını söyledi.

    Parlamentoda düzenlediği basın toplantısında; DTK’nın yayınladığı ’özerklik deklarasyonu’ hakkında sorulan sorulara cevap veren Haluk Pekşen, deklarasyonun bazı maddelerinin yaslandığı hiçbir haklı gerekçesi olmadığını söyledi. Irka dayalı devlet iddiasının en son siyasetçisinin Hitler olduğunu belirten ve “Bugün ne yazık ki Türkiye’deki bir bölgeye ilişkin tuzak söz konusu” ifadelerini kullanan Haluk Pekşen, “demokratik özerk” diye bir kavramı anlamanın mümkün olmadığını ifade ederek, “Ben demokratik özerkliğin ne olduğunu dünyadaki hiçbir kitapta bulamadım. İdari özerklik var, Türkiye’nin hukuk devleti sorunları arttıkça bu tür söylemler de artıyor, ama demokratik özerklik diye bir kavramı anlamak mümkün değil, kendi içerisinde mantıksız. Zaten özerklik demokratik bir yapıdır. Bu kadar özensiz, bu kadar ne istediğini bilmekten uzak bir iddia, böyle bir talep. Türkiye bir idari özerkliği konuşacaksa, bu konuşulabilir, konuşulmalı bence. Ama demokratik özerklik… Hiçbir mantığı yok. Birisi bana bunu anlatsın ne demek bu demokratik özerklik. Talep haklı değil. Haklı talep olursa toplum da bunun arkasında durur” açıklamasında bulundu.

    HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında soruşturma açılmasını kabul etmediğini de belirten Pekşen, “Demokrasi, hukuk devleti yerleştiğinde bu tür işler konuşulmaz. Soruşturma açmak, hukukla insanları tehdit etmek giderek bumerang etkisi yaratan vahim durumlar. Demirtaş hakkında Savcılığın soruşturma başlatmasını hiçbir şekilde hukukçu olarak kabul etmem söz konusu değil. Sayın Demirtaş’ın görüşlerini beğenmiyorum, onunla aynı kulvarda olmam söz konusu değil” dedi.

    “UYUMASINLAR, BURASI UYUMA YERİ DEĞİL”

    TBMM’de milletvekillerinin uyurken ve uzanırken görüntülerinin basına yansıdığı gerekçesi ile kulislerin gazetecilere kapatılacağı yönünde iddialar olduğunun sorulması üzerine Pekşen, “Parlamentoda görev yapan hukukçu olarak gördüğüm manzaralardan büyük bir şaşkınlık duyuyorum. Bu parlamento ne zaman kendi kimliğine kavuşacak merak ediyorum. Yavaş yavaş parlamentoyu da kapatmak istedikleri için bir yerlerden başlıyorlar. Gazeteciyi kim engelleyecek? Sizi engellemeye kalktıkları zaman beni cep telefonundan arayın ben sizi nereye istiyorsanız oraya götüreceğim. Uyumasınlar, burası uyuma yeri değil. Milletvekili yemeyecek, içmeyecek, uyumayacak. Kimse bizi iteklemedi, biz geldik bu görevleri aldık. Bu görevin gereğini yapmak zorundayız” diye konuştu.

    “HAZİNENİN ARAZİLERİ HAZİNENİN BANKASINA TEMİNAT GÖSTERİLMEYE KALKILMIŞ”

    Bir bankada zimmete para geçirme suçu işlendiğini iddia eden ve suç duyurusunda bulunduğunu söyleyen Haluk Pekşen, elindeki evrakı göstererek suç duyurusunda bulunduğunu söyledi. “Bir kamu bankası neredeyse erken kalkanın dolandırdığı bir banka haline gelmiş, ama hiçbir devlet kurumu bunun gereğini yapmıyor” açıklamasında bulunan Pekşen, hazine arazilerinin hazinenin bankasına teminat gösterilmeye çalışıldığını iddia ederek, “Sayıştay yıllarca inanılmaz bir şekilde feveran etmiş, kurumsal bir görevden daha öteye gitmiş, feryat ediyor. Bir seferde yapılan böylesine büyük bir soygunu BDDK bugüne kadar görmemiş. Bu dosya önümüze geldiğinde acaba banka bununla ilgili hukuki süreci başlatmış mı diye bir araştırma yaptım, herkes başlatmış, bir tek Halk Bankası hiçbir şey yapmamış. Hazinenin arazileri hazinenin bankasına teminat gösterilmeye kalkılmış. Bu suç duyurusu ile ilgili Cumhuriyet Savcılığı’nın gereğini yapmasını beklemiyorum, bu örtbas edilebilir, çünkü çok büyük bir yolsuzluk. Bugün Avrupa Ceza Hakimleri Kurulu’na da başvuru yapacağım. Çünkü Türkiye’deki yargının böylesine büyük bir yolsuzluğu, bir iktidarı indirecek bir yolsuzluğu hukuki sürece sokacağından hiçbir umudum yok. Burası, kamu bankalarının nasıl bir siyasi partiyi finanse ettiğinin göstergesi” ifadelerini kullandı.

  • İlahiyatçı-yazar Ömer Döngeloğlu: “Bu Millet Bozulsun Diye Çocuklara Ahlaksız Diziler Seyrettirdiler”

    Antalya’nın Manavgat ilçesinde Hacı Fatma-Mustafa Turgut Yatılı Hafızlık Kız Kur’an Kursu’nda hafızlık eğitimlerini tamamlayan 4 kız öğrenci için düzenlenen taç giyme töreninde konuşan ilahiyatçı-yazar Ömer Döngeloğlu, “Bu millet bozulsun diye çocuklara ahlaksız diziler seyrettiriliyor” dedi.

    Delta Düğün Salonundaki programa Manavgat Müftüsü Hasan Hayri Yaşar, Şoförler Odası Başkanı Mahmut Şafak ve çok sayıda vatandaş katıldı. İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Kur’an tilaveti ile devam eden programın, açılış konuşmasını Manavgat Müftüsü Hasan Hayri Yaşar yaptı.

    Müftü Yaşar, hayırlı etkinlikte herkesle bir arada olmaktan mutluluk duyduklarını ifade ederek, “Gelen herkesten Allah razı olsun. Taç giyecek hafızlarımıza da hayırlı olsun dileklerimi iletiyorum. Etkinliğimize katılan ve emeği geçen herkese teşekkür ederim” dedi.

    Yaşar’ın konuşmasının ardından kürsüye gelen İlahiyatçı-Yazar Ömer Döngeloğlu konferans verdi. “Bu millet bozulsun diye birileri ahlaksız, edepsiz diziler, tiyatrolar, filmler yapıp çoluk çocuğa, bu millete seyrettiriyor” diyen Döngeloğlu “Bozabildikleri kadar bozdular. Evlatlarımızı ahlaksız programlarla televizyon başında geçirilen vakitlerle değil, Kur’anla, kurslarımızla buluşturalım” ifadelerini kaydetti.

    Konuşmalarında Peygamber Efendimizin (S.A.V.) hayatından örnekler veren Döngeloğlu, sahabelerin yaşantılarından da alıntılar yaptı.

    Manavgat’ta sevenlerinin yoğun ilgisiyle karşılaşan Döngeloğlu, “Yokluk zamanında vermek çok önemlidir. Peygamber Efendimiz, sahabelerimiz öyle yapardı. Yoku paylaşmak çok önemlidir. Şimdi evlerde lüks eşyalar var, televizyonlar, akıllı telefonlar var. O zamanlar Efendimiz, mescid yapmak için elleriyle kerpiç taşırdı. Şimdi o günlerden eser yok. İnsanlarımız dünyalık işlerin sevdasına düşmüş. Fakat Manavgat’ta yapılan Mustafa Turgut Yatılı Hafızlık Kız Kur’an Kursu’nda bu öyle olmadı ve olmayacak. Buralara milletimiz sahip çıkacak ve Peygamber efendimizin yolunda yürümekten nasibini alacak” dedi.

    Konuşmaların ardından Hacı Fatma – Mustafa Turgut Yatılı Hafızlık Kız Kur’an Kursu’nun tanıtımı slayt gösterimi eşiliğinde yapılırken, Tasavvuf Musiki Konseri verildi.

    Konferansın ardından hafızlıklarını tamamlayan Handan Burcu Aser, Sueda Özdoğan, Emine Karabıyık ve Kübra Turgut isimli öğrencilere taçları, hafızlık hocaları Halise Derin tarafından takıldı. Müftü Yaşar ve Kurs Müdürü Hatice Turan öğrencilere hediyelerini takdim etti.

  • ’Doktora Gidiyorum’ Diye Evinden Ayrılan 2 Çocuk Annesi Bir Haftadır Kayıp

    Bilecik’in Yenipazar ilçesindeki evinden, ’doktora gidiyorum’ diye ayrılan kadından bir haftadır haber alınamıyor.

    İlçenin Katran Köyü´nde yaşayan N.Y. isimli (34) 2 çocuk annesi kadın, 10 Aralık 2015 günü ´Eskişehir´e doktora gidiyorum’ diye evden çıkıp bir daha dönmedi. En son Eskişehir Otobüs Terminali´nde görülen N.Y.´den bir haftadır haber alınamıyor. N.Y.´nin babası Yasar Ali Güven, “Kızımdan bir haftadır haber alamıyoruz. Hayatından endişeleniyorum” dedi.

  • Rakı İçiliyor Diye Festivali Basanlar Adliyeye Sevk Edildi

    Adana Valisi Mustafa Büyük izin vermeyince, ismi Kebap-Şalgam Festivali olarak değiştirilen Rakı Festivalini pompalı tüfekle basıp ateş açan 6 kişi adliyeye sevk edildi. Zanlılar, “Her gün şehit geldiği bugünlerde rakı festivali olur mu? Bizim milli içeceğimiz rakı değil ayran” diyerek tepki gösterdi.

    12 Aralık 2015 tarihinde gece Seyhan ilçesi Sarıyakup Mahallesi’ndeki tarihi Ulu Cami ve Memiş Paşa Camii arasında kalan tarihi Kazancılar Çarşısı ve Büyüksaat çevresinde son 10 yıldır Rakı Festivali adı altında sabaha kadar kebap yeyip rakı içilerek yapılan kutlama, bu yıl Kebap-Şalgam Festivali adı altında yapıldı.

    Yine binlerce vatandaş Büyüksaat ve Kazancılar Çarşısı’na masa atıp sabaha kadar eğlenmek isterken, pompalı tüfekli ve bıçaklı 6 kişi rastgele ateş açmaya başlayıp “Sizin hiç Allah korkunuz yok mu” diyerek çevreye saldırmaya başladı. Bu sırada güvenlik önlemi alan polis olaya erken müdahale ederek baskını yapan Ömer P. (30), Cumali P. (32), Hakan Y. (25), Aykut Y. (22) Sadık P. (24) ve Mehmet P.’yi (35) gözaltına aldı. Zanlılar sorgulanmak üzere polis merkezine götürüldü. Zanlılar ile birlikte 3 pompalı tüfek ve 1 sallama diye tabir edilen bıçak ele geçirildi.

    Zanlılar polise verdikleri ifadede festivalin Ulu ve Memiş Paşa Camii arasında yapıldığını ve rakı içildiğini söyleyerek, “İki cami arasında rakı içilmez, orada bizim atalarımızın mezarı var, mezar üzerinde rakı içilmez, bu nedenle baskın yaptık ama niyetimiz kimseyi öldürmek değil, orada rakı içenleri korkutmaktı amacımız” dedikleri öğrenildi.

    Polis yaptığı araştırmada zanlıların herhangi bir terör örgütü ya da sivil toplum örgütleriyle hiçbir bağlantısının olmadığını tespit etti. Zanlıların basit yaralamadan suç kaydı olduğu belirlendi. Zanlılar sorgularının ardından adliyeye sevk edildi.

    Basın mensuplarının kendilerini çektiğini gören zanlılar, “Her gün askerimizin, polisimizin şehit olduğu bir ortamda rakının festivali mi olurmuş iki caminin arasında, zıkkımın dibini içsinler. Beyefendilerin rahatı mı bozuldu, her gün askerimizin, polisimizin şehit olurken rakının festivali mi olurmuş. Portakal festivalini niye iptal ettiler? Ayran bizim milli içeceğimiz, rakı bizim içeceğimiz değil” diye tepki gösterdiler. Ayrıca zanlıların festivalin yapıldığı yere yakın bir yerde oto yıkama işi yaptığı, baskını da racon kesmek, isim yapmak için yaptıkları değerlendiriliyor.

  • “İyi Bir Evlat Olamadım” Diye Not Bırakıp Kendini Astı

    Kocaeli’nin İzmit ilçesi Kartepe Köseköy Sanayi Sitesi’nde bulunan bir iş yerinde çalışan bir genç, ailesine veda notu yazdıktan sonra kendisini asarak yaşamına son verdi.

    Kartepe Köseköy Sanayi Sitesi’nde faaliyet gösteren bir iş yerinde çalışan ve çalıştığı iş yerinde kalan Ömer Demir (24) kendisini asarak intihar etti. Alınan bilgiye göre, sabah saatlerinde iş yerine gelen çalışanlar, Demir’i elektrik kablolarıyla tavana asılı halde görünce hemen durumu sağlık ve polis ekiplerine haber verdi. Kısa sürede olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrollerde Demir’in yaşamını yitirdiğini belirledi. Polis ekipleri tarafından yapılan incelemenin ardından Demir’in cenazesi otopsi yapılmak üzere Asri Mezarlık Morgu’na kaldırıldı. İntihar ederek yaşamına son veren Ömer Demir’in geçtiğimiz Cuma günü memleketi Zonguldak’tan çalışmak için Kartepe’ye geldiği ve burada yatılı kaldığı belirtildi. Ömer Demir’in intihar etmeden önce ailesine not bıraktığı öğrenildi. Demir’in bıraktığı notta “İyi bir evlat olamadım. Ömrüm hatalarla geçti. Son kez hata yapıyorum. Hepiniz hakkınızı helal edin” yazdığı öğrenildi.

    Polis ekipleri olayla ilgili soruşturma başlattı.