Etiket: Diyarbakırda

  • Diyarbakır’da Yeni Yıla Polis Ve Asker Operasyonla Girdi

    Diyarbakır’da sokağa çıkma yasakları ve yaşanan çatışmalar nedeniyle yeni yıla kutlama yapılmadan girilirken yasağın bulunduğu Sur ilçesinde görevleri başındaki polislere Emniyet Müdürü Adnan Taşdan, tatlı gönderdi. İlçeden gece boyunca patlama ve silah sesleri yükseldi.

    Diyarbakır, son yılların en sessiz yeni yılına girdi. Kentte eğlence mekanları ve sokaklar boş kalırken, vatandaşlar evlerine çekilmeyi tercih etti. Bölgedeki sokağa çıkma yasakları yaşanan çatışmalar nedeniyle yeni yıl kutlamalarının yapılmadığı kentte silah sesleri yükseldi. 2 Aralık’tan bu yana sokağa çıkma yasağı bulunan ve PKK’lılara yönelik operasyonların sürdüğü merkez Sur İlçesi’nde güvenlik görevlileri yeni yıla mevziler arkasında, yaşanan çatışmalarla girdi. İlçede dondurucu soğuk havada mevzilerde görev yapan polisler teyakkuzda beklerken, Emniyet Müdürü Adnan Taşdan görevli polislere tatlı gönderdi. Soğuk havada görev yapan polisler, mevzi önlerine kurdukları sobalarla ısınmaya çalıştı.

    Öte yandan yeni yıl gecesinde de Sur’dan gece boyunca silah sesleri yükseldi. Operasyon bölgesine gece de askeri araçların giriş yaptı.

  • Diyarbakır’da Polise Eyp’li Saldırı: 4 Polis Yaralı

    Diyarbakır’da, aralarında HDP ve DBP’li yöneticilerin bulunduğu bir gurup, Sur’da devam eden sokağa çıkma yasağını protesto için yürüyüş düzenledi. HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ basın açıklaması yaptığı sırada guruptan polise el yapımı bomba atıldı. Olayda 4 güvenlik görevlisi yaralanırken polis, gurubu biber gazı, gaz bombası ve tazyikli suyla dağıttı.

    Diyarbakır’da, aralarında HDP ve DBP’li yöneticilerin bulunduğu gurup, büyükşehir belediyesi önünde toplandı. Cizre’de hayatını kaybeden sağlık görevlisi anıldıktan sonra gurup, Sur ilçesine yürümek istedi. Polis ile yapılan görüşmelerin ardından Şeyh Said meydanı yanında bulunan eski Orduevi önüne kadar yürüyüşe izin verildi. Aralarında HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, DTK Eş Başkanı Hatip Dicle, DBP Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek ile HDP’li milletvekillerinin de bulunduğu gurup, belediye önünden sloganlar eşliğinde yürüyüşe geçti. Yürüyüşün ardından eski Orduevi önünde gurup adına basın açıklamasını HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ okudu.

    POLİSE EYP ATILDI

    Yüksekdağ, bugün demokrasi ve barış için yürüyenleri selamladığını söyledi. Yüksekdağ, bugün yeni bir yürüyüş başlattıklarını belirterek şunları söyledi:

    “Zulmün karanlığının koyulaştığı bir anda, vahşetin ve ölümün en tepeye vurduğu bir anda, insanlık için direnenler ve insanlık için ayakta kalanlar böyle bir kuşatma içerisinde kalıyor. Yapılması gereken her şeyi yapıyorlar. Halklarımızı yüreği insanlıktan barıştan yana atan bütün Türkiye halklarını bu zulme karşı mücadele etmeye çağırıyoruz. Bu biraz önce duyduğunuz patlama sesine karşı, duyduğunuz, gördüğünüz halkın demokratik bir etkinliğini provoke etme tutumuna karşı mücadele etmeye çağırıyorum.”

    Yüksekdağı’ın bu konuşması ile birlikte güvenlik güçleri, guruba biber gazı, gaz bombası ve tazyikli su ile müdahale ederek dağıttı. Gurupta bulunan çok sayıda kişi gazdan etkilenerek yere düşerken, birçok kişi de yakınlardaki iş yerlerine sığındı. Olayın ardından bir iş merkezine sığınanların yanına gelen güvenlik güçleri, burada şüpheli hareket sergileyenleri gözaltına aldı.

    Kentte gergin bekleyişin devam ettiği belirtildi.

  • Diyarbakır’da 42,5 Kilogram Esrar Ele Geçirildi

    Diyarbakır’da “dur” ihtarına uymayan bir araçta 42,5 kilogram kubar esrar ele geçirildi.

    Diyarbakır Valiliği’nce, İl Jandarma Komutanlığı Eğil İlçe Jandarma Karakol Komutanlığı’nca uyuşturucu ile mücadele kapsamında yapılan arama faaliyetine ilişkin yazılı açıklama yapıldı. Açıklamada, “İcra edilen arama faaliyetinde, arama noktasında ‘dur’ ihtarına uymayarak kaçan özel araç takibe alınmış ve yapılan takip sonucunda araç ile birlikte 1 şüpheli yakalanmıştır. Araç içerisinde yapılan incelemede aracın bagaj bölümünde, naylon poşetler içerisinde uyuşturucu madde 42,5 kg kubar esrar ele geçirilmiştir. Cumhuriyet Savcısının talimatı ile yakalanan esrar maddelerine el konulmuş, yakalanan 1 şüpheli çıkarıldığı adli makamlar tarafından tutuklanarak cezaevine konulmuştur” denildi.

  • (Özel Haber) Diyarbakır’da ‘Öğrenci Göçü’ Başladı

    Dicle Üniversitesi (DÜ) Rektör Yardımcısı ve Sosyolog Prof. Dr. Sabri Eyigün, bölgede yaşanan çatışma ortamının toplumda çok ciddi ruhsal kırılmalar doğurduğuna dikkat çekti. Dicle Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Sosyolog Prof. Dr. Sabri Eyigün, insanların içi dışına çevrilse ortaya çıkacak olan manzaranın Sur’da yakılan Kurşunlu Camisi ve evlerden daha ürkütücü olduğunun görüleceğini vurguladı. Eyigün, bölgede beyin göçü, esnaf ve öğrenci göçünün yaşanmaya başladığına işaret ederek, “özel öğrenci” statüsünde DÜ’ye gelip Diyarbakır’da okumayı tercih edenler öğrencilerin, geri döndüğüne vurgu yaptı.

    DÜ Rektör Yardımcısı ve Sosyolog Prof. Dr. Sabri Eyigün, bölgede yaşanan çatışma ortamının insan ve toplum üzerindeki etkilerine ilişkin İHA muhabirine değerlendirmelerde bulundu. Uzun yıllar şiddet ortamı içinde yaşamına devam eden bölge insanının “çözüm sürecinin” getirmiş olduğu huzur atmosferi ile derin bir nefes aldığını anlatan Eyigün, şöyle konuştu:

    “Bu sadece şiddetin yok olması anlamına gelmiyordu. Aynı zamanda başta ekonomik, sosyal, kültürel olmak üzere toplumsal hayatın her aşamasında yaşanan gelişme anlamına geldiği için memnuniyet de artmıştı. Başta gayrı menkuller olmak üzere bölgenin değeri arttığı için insanlar hem bölgeye gelen yatırımdan istifade ediyor hem de uzun vadeli yatırım planları yapıyorlardı. Ayrıca batı illerinden bölgeye gelen çok sayıdaki yerli turist karşılıklı olarak kalplerin ısınmasını sağlamış ve Kürt algısını da hiç olmadığı kadar normalleştirmiştir. Bundan sadece bölgede yaşayan insanlar değil, Batı illerinde yaşayan Kürt vatandaşları da olumlu olarak etkilenmişti.”

    “KALICI OLMASINDAN ENDİŞE DUYULUYOR”

    Eyigün, 2014 yılından başlayarak aşama aşama artan şiddet olaylarının, toplumsal ve ruhsal yapılarda çok ciddi kırılmalar doğurduğuna dikkat çekerken şunları söyledi: “Buna ek olarak tabii ki çözüm sürecinin buzdolabına konması bölge insanında çok ciddi bir hayal kırıklığı oluşturdu. Bundan dolayı insanların içi dışına çevrilse ortaya çıkacak manzara Sur’da yanan ve kurşunlanan camiden ve evlerden daha ürkütücü görünecektir. Şu an hâlâ toplumsal bir çöküntü yaşanmıyorsa bunun bir nedeni yaşananların geçici olduğuna inanma gibi bir psikolojik savunmadan geçtiğini düşünüyorum. Şiddet ortamı, yakıp yıkmalar devam eder ve hayat bir an önce normalleşmez ise hayal kırıklığında ikinci bir aşamaya geçilerek, şikayet etmeye, suçlu aramaya ve toplumsal bir öfkeye dönüşebilir veya mutsuzluk duygusu ve buna bağlı depresyon artabilir. Toplumsal olarak çöküntü ve depresyon yaşanması başta, kadınlar, yaşlılar ve psikolojik açıdan hassas yapıda olan kişilerde intiharlar başta olmak üzere, aile içi şiddet, boşanma, sosyal dayanışma ve yardımlaşmadan uzaklaşıp içe kapanma gibi davranış değişikliğine neden olabilir. Yaşanan davranış değişikliğinin tekrar normale dönmesi ise çok uzun bir zaman alır. Bölgede yaşayan insanlar öncelikli olarak gelinen durumu kabullenmek istemediği gibi gelinen noktanın kalıcı olmasından da büyük endişe duyulmaktadır.”

    “ATMOSFERİN DEVAM ETMESİ BEYİN GÖÇÜNÜ TETİKLEYEBİLİR”

    Yaşanan şiddet atmosferinin devam etmesinin farklı göçleri tetikleyeceğine dikkat çeken Eyigün, şunları kaydetti:

    “Bu göç sadece işsizlerin veya emeklilerin batı illerine göçü olmayacak aynı zamanda, beyin göçü dediğimiz akademisyenler ve eğitimcilerin de göçü anlamına gelecektir. Ayrıca uzun süredir iş yerini açamayan veya sık sık yaşanan kepek kapatmalardan dolayı çalışamayan esnaf ve iş adamları göç hazırlığında. Yaptığımız gözlemleme her iki grubun da, yani akademisyenler ve esnaf/iş adamı, diğer batı illerine gitmek için bağlantı kurdukları yolundadır. Okulların tatil olması ve eğitim öğretimin bitmesinin ardından tahmin edilmeyecek sosyal yaralara neden olabilecek göçler yaşanması kaçınılmazdır.”

    “OKUL YAKMALAR AİLELERİ TEDİRGİN EDİYOR”

    DÜ Sosyal Araştırma Merkezi’nin yürüttüğü kamuoyu araştırmasının, özellikle çocukları TEOG ve ÖSYM sınavlarına hazırlanan anne ve babaların da çok tedirgin olduğunu gösterdiğine vurgu yapan Eyigün, şu ifadeleri kullandı:

    “Okulların yakılması, öğrenci servislerinin sık sık boykot nedeniyle taşıma hizmetlerini yapamaması, milli eğitime bağlı okullarda bazı öğretmenlerin doğrudan boykota destek için okula giden öğrencileri ‘tehlike var, burada kalmayın’ diyerek eve göndermeleri gibi nedenlerden dolayı birçok anne ve babanın yarıyıl tatilini beklemeden çocuğunu başka illere göndermeye başladıklarını gördük. Yaptığımız gözlemlerde olayların bu şekilde devam etmesi ve şiddetin kentin sosyal yaşamını esir almasının devamı durumunda ikinci yarı da çok sayıda öğrencinin batı illerine gideceği kesin gibidir. Aynı şey üniversiteli öğrenciler için de geçerlidir. Önceki yıllarda büyük kentlerdeki üniversiteleri kazanmalarına rağmen, ‘özel öğrenci’ statüsünde Dicle Üniversitesine gelip Diyarbakır’da okumayı tercih edenler öğrenciler, şimdi tekrar geri dönüyor. Sadece il dışından gelenler değil, Diyarbakır’da oturan öğrenciler de çeşitli mekanizmaları kullanarak başka üniversitelere gitmek istiyor.”

  • Barış Grubu Diyarbakır’da

    Aralarında gazeteci, yazar, sanatçı ve aktivistlerin bulunduğu barış grubu, Diyarbakır’da toplanarak barışı konuştu.

    Diyarbakır’da toplanan aydınlar, Sümerpark Ortak Yaşam Alanı’ndaki konferans salonunda bir araya geldi. Burada programın giriş konuşmasını 28 Kasım’da Dört Ayaklı Minare’de çıkan çatışmada hayatını kaybeden Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin eşi Türkan Elçi yaptı. Türkan Elçi, salonda bulunanları kastederek yaptığı konuşmada, “Taze mezarlar yağmur kokar. Kaderimi belki o an anlarsın. Öfke bileyenler susun bir kere öfkeden bize ne. Kırgınlığım, yalnızlık korkusudur. Yalnızlığı anlamayan gelip burada yaşasın. Silah sesi beni anlatır. Gece barut kokar. Dinle belki beni o an anlarsın. Her sabah sana güneşler doğuracağım. Akşamın kızıllığında vakitsiz ölümlerde ben hep ağlarım. Öpüp güneşi bana geri gönder ben yeniden doğarım. Her karanlıkta sana bir yıldız gibi göz kırpacağım. Karanlıklarda yıldızları daha iyi görebilirsin. Yıldızlar ki boy boy renk renk Kürt kardeşlerimin suretleridir. Bak yine simsiyah geceler çöktü üstümüze. Karanlıklar gündüzlere indi, ölümler çoğaldı. Karanlıklar gündüzlere indi, ölümler çoğaldı. Yalnızlık içinde bir mezar bizi bekler. Sessiz mezar taşına hep beraber barış yazalım. Karanlıklardaki devlerden bize ne. Bu kış her kıştan daha kış. Ölümler kışlardan daha kış. Haydi gel öfkemize ip bağlayalım ipleri dipsiz kuyulara salalım. Baharlardan güller toplayıp kurşunun keskin sesine biz gül atalım. Hoş geldin kardeşim bugün acılı yalnızlığıma hoş geldin” dedi.

    Daha sonra konuşan Hrant Dink’in eşi Rakel Dink ise, “Hoş bulduk güzel kardeşim. Biz de geldik acılarınıza ortak olmaya. Biz de geldik yalnız değilsiniz demeye. Biz de geldik elimizi uzatmaya, batıdaki kardeşlerle doğudaki kardeşlerin bir arada bulunmasına katkıda bulunmaya. Biz geldik, artık kanlar akmasın demeye. Biz yeter demeye geldik, her tarafa bu yeteri duyurmak istiyoruz. Her taraf bir şekilde silahları susturun demeye geldik. Kanın akıntısı dursun, ölümler dursun, öldürülmeler dursun” diye konuştu.

    Konuşmaların yapılmasının ardından Sur’da çıkan çatışmalardan etkilenenler söz aldı. Pelin isimli kız çocuğu, okula gidemediğini belirterek gözyaşlarına boğulurken, bir kadın da çocuğunun teninin olaylar nedeniyle çıkan yangında yandığını söyledi. Aralarında Ferhat Tunç ve Rojda gibi ses sanatçılarının da bulunduğu grup, daha sonra Diyarbakır için hazırladıkları şarkıyı seslendirdi.

    AYDINLAR KOL KOLA SUR’A YÜRÜDÜ

    Sümerpark’ta düzenlenen toplantının ardından aydınlar, kol kola girerek Sur ilçesine doğru yürüyüş gerçekleştirdi. Sümerpark’tan Şeyh Said Meydanı’na kadar yürüyen grup, daha sonra burada açıklama yaptı. Grup adına açıklamayı, oyuncu Lale Mansur okudu. Mansur, “Koşar adım iç savaşa gidiyoruz, farkında mısınız. Vatanın bölünmesinden kaygı duyanlara sesleniyoruz, vatan da bölünüyor yürekler de, farkında mısınız. Savaş kararı alanlara sesleniyoruz, kan ölüm, yıkım üzerine iktidar kurulmaz. Bir durun, bir anlayın, insanlar ölüyor, doğa, tarih, kültürler yok oluyor farkında mısınız. Ortak vicdanı temsilen, sesimizi duyurmak için buradayız. Elleri tetikten çekin, silahları susturun, ölmeye öldürmeye son verin, acilen çözüm masasına dönün. Meclis de sürece dahil edilsin, demokratik ortamda oturup konuşun. Asıl olan ölüm değil hayattır, asıl olan insandır, insanın özgürlüğü, insanın mutluluğudur. Artık yeter çocuklarımızı geleceğimizi, bin yıllık kardeşliğimizi kurban etmeyin. Yarın çok geç olacak farkında mısınız” dedi.

    Heyet, buradaki açıklamasının ardından dağıldı.

    Grubun, valilik, belediye ve baroyu ziyaret etmesi bekleniyor.