Etiket: diyarbakır

  • Siirt Belediye Başkanı gözaltında

    KCK operasyonu kapsamında aranan Siirt Bağımsız Belediye Başkanı Selim Sadak Diyarbakır’ da gözaltına alındı.

     

    Batman, Mardin ve Siirt’te terör örgütü PKK’nın  şehir yapılanması KCK’ya yönelik düzenlenen operasyonda Siirt Bağımsız Belediye  Başkanı Selim Sadak’ın da gözaltına alındığı bildirildi.

     

     

    Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla 3 ilde Emniyet  Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince eş zamanlı başlatılan  operasyon sürüyor.

     

    Operasyon kapsamında, Diyarbakır’da bulunan Siirt Belediye Başkanı  Sadak’ın da gözaltına alındığı öğrenildi.

    Sadak’ın sorgulanmak üzere Terörle Mücadele Şubesi’ne götürüldüğü  bildirildi.

    Bu arada Siirt’te, Siirt Belediyesi, BDP il ve ilçe binası ile  Mezopotamya Kültür Merkezi Derneği’nin de aralarında olduğu 16 adrese düzenlenen  operasyonda gözaltına alınanların arasında BDP’li belediye meclis üyeleri Musa  Kurhan ve Seyfettin Aydın’ın da bulunduğu öğrenildi.

     

    47 GÖZALTI 

    Batman kent merkezinde KCK/TM yapılanmasının çökertilmesi amacıyla sabah saat 06.00 sıralarında bir çok noktaya eş zamanlı operasyon düzenlendi. BDP il ve merkez ilçe binası ile, Kürt Dili Araştırma ve Geliştirme Derneği (KURDİ-DER), Mezopotamya Yakınlarını Kaybedenlerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (MEYA-DER), Barış anneleri insiyatifi bürolarına düzenlenen baskınlarda BDP İl Başkanı Şeyhmus Azboy, yardımcısı Ayşe Algat, Batman Belediye Başkan yardımcısı Hamza Ayiş, İl genel meclis başkanı Salih Aktan, Kürdi-Der şube başkanı Seyhmus Aslan, BDP parti meclisi üyesi Osman Ergin, BDP il yöneticileri Şükrü Tapkan, Şehit İnan, Abdurrezzak Katmaz, Mahmut Kaygusuz, Hasan Aydın, Übeyit Alay, Ekrem Değirmenci, Eşref Ekinci, Mahfuz Altınçiçek, Abdurrahim Eripek, Menaf Akdağ ve Zeki Tangüneş gözaltına alındı. BDP İl binası ile diğer sivil toplum kuruluşlarında aramalar devam ederken, Cumhuriyet Caddesinde bulunan BDP il binası önünde toplanan 50 kişilik grup, çevrede güvenlik önlemi alan polisleri yuhaladı. Grup “Baskılar bizi yıldıramaz” diye slogan atarken, BDP il binasında miletvekili Ayla Akat ise, operasyonlarla ilgili geniş açıklamayı daha sonra yapacaklarını söyledi.

    SİİRT’TE BELEDİYE BİNASINA GİRİŞ ÇIKIŞLAR YASAKLANDI

    Siirt’te İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı terörle mücadele şube ekipleri ve ile özel harekat timleri tarafından bu sabah saat 05.30 sıralarında 15 ayrı noktaya eş zamanlı KCK/TM operasyonu düzenlendi.

    Siirt Belediye Başkanı Bağımsız Selim Sadak’ın Gazeteci Ali Çelik caddesi üzerinde bulunan evi mahalle muhtarı eşliğinde polisler tarafından aranmak istendi. Evde kimsenin bulunmaması üzerine polisler kapıyı zorlamayarak, Selim Sadak’ın gelmesini beklerken Belediye Başkanı Selim Sadak’ın ise kentte olmadığı öğrenildi. Terörle mücadele ekipleri, Siirt Belediye Hizmet Binası, BDP İl Bİnası ile kentteki bazı sivil toplam örgütlerine ait bürolar baskın düzenlendi. Siirt Belediye binasına giriş çıkışları yasaklayan polis çevrede yoğun güvenlik önlemi aldı. Siirt’teki operasyonlarda aralarında Belediye meclis üyeleri Seyfettin Aydın, Yüksel Yılmaz, Gülbahar Karataş, Abdullah Aşkara ile Belediye Basın Bürosu çalışanı Ekrem Tatlı, BDP İl Başkan Yardımcısı Dilber Sevinç, BDP eski il başkanı Seracettin Kayran ile Hasan Ceylan, Halis Kaçar ve Rubar Kandemir’in de bulunduğu 16 kişi gözaltına alındı. BDP İl binası ile Siirt Belediyesi’ndeki aramalar ise halen devam ediyor.

    KIZILTEPE’DE 7 GÖZALTI

    Mardin’in Kızıltepe ilçesinde bu sabah erken saatlerinde KCK/TM’ye yönelik düzenlenen operasyonda, BDP ilçe binası ile BDP’li yöneticilerin evlerine eş zamanlı baskınlar düzenlendi. Operasyonda BDP Mardin İl yöneticisi Abdülcelil Şimdi, Bağımsız Mardin Milletvekili AHmet Türk’ün yeğeni olan BDP Mardin İl Yöneticisi Nevruz Türk, BDP Kızıltepe ilçe başkanı Ömer Turgay, BDP eski ilçe başkanı Seyfettin Ateş, yöneticiler Zeyad Ağaoğlu, Mehmet Yıldırım ve Fuat Olgaç gözaltına alındı. BDP Kızıltepe ilçe binasında yapılan aramalarda, bilgisayarlara ve bazı evraklara el konuldu. Kızıltepe Belediye Başkan Yardımcısı Şemsettin Sulhan, baskınlara ve gözaltılara tepki göstererek, “AKP’nin BDP’ye olan yaklaşımını bir kere daha görüyoruz. Bizler BDP olarak her defasında diyolog yolunun açık tutulması, çözüm için taleplerde bulundukça ya fezlekelerle, ya dokunulmazlıklarla veya parti yöneticilerimize gözaltılarla soruna olan yaklaşım tarzını ortaya koyuyor. Bu baskınlar halkımıza haklı taleplerinden geri adım attırmayacaktır. Bu baskınları da gözaltıları da kınıyoyuz” dedi.

    CUMA NAMAZLARINI KILDIRAN İMAMDA GÖZALTINDA

    Mardinin Nusaybin ilçesinde düzenlenen KCK/TM operasyonunda ise, BDP ilçe binası, Belediye Gülşilav Kadın Evi, Belediye Meclis üyeleri, bazı muhtarların evlerine ve bazı köylerde toplam 20 ayrı adrese baskın yapıldı. Operasyonda, Nusaybin BDP ilçe Başkanı Ayten Kahraman, Belediye meclis üyeleri Feryat Tepe, Süleyman Doğan, Belediye çalışanı Sosyolog Sadiye Aksoy, Sivil Cuma namazlarında namaz kıldıran Mehmet Yıldız, Yenişehir Mahalle Muhtarı Şakir Acar ve Mitanni Kültür Merkezi Kütüphane sorumlusu Birsen Tokay gözaltına alındı. Polisin tarafından 20 ayrı adreste yapılan baskınlarda bilgisayar hardiskleri ve bazı evraklara el konuldu.

  • Her Mehmetçik bir bayrak

    Erzurum 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 15 ile 20 arasında hapis istemiyle hâkim karşısına çıkan Ahmet Güreş, PKK’nın İran’da ki faaliyetleri ile ilgili olarak şok itiraflarda bulundu.

     

    Urumiye’de teröristlerin kendisini alıkoyduklarını bir daha bırakmadıklarını ileri süren Güreş, Hakruk kampında zorla asker yapıldıklarını ve İran‘ın Şehidin kampında 2- 3 yıl kadar kaldığını anlattı.

     

     

     -İŞTE O “ŞOK” İTİRAFLAR…-

    PKK terör örgütünün İran’daki kolu PJAK üyesi Ahmet Güreş, İran Bazargan sınır kapısındaki yetkililerce, 24 Nisan2011 günü Gürbulak Hudut İlçe Emniyet Amirliği’ne teslim edildi. Siyasi iltica ile Fransa‘ya giden ve 2003 yılında Türk vatandaşlığından çıkarılan 51 yaşındaki Kahramanmaraşlı Ahmet Güreş, 1994 yılında İran’a gittiğini söyledi. Diyarbakır‘da Fırat Dağıtım ve Gündem Denge Velat Dağıtım şirketlerinde yapılan aramalarda ele geçirilen DVD’de “Gerilla” adlı klasörde örgüt mensupları arasında yer alan Ahmet Güreş’e ait örgütsel bilgiler ErzurumCumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanan iddianameye eklendi. Kod adı “Şeho Tercan” olarak gösterilen Ahmet Güreş’in örgütten ödül olarak bir silah ve terfi aldığı belirtildi.

     

     

    -“İRAN’DA PKK’NIN RESMİ EVLERİ VAR”-

    Güreş’in itiraflarından bazı bölümler şöyle:

    “1994 yılında İran’a gittiğimizde beni havaalanında İran istihbarat resmi görevlileri karşıladı. Daha doğrusu, İran istihbaratı PKK örgütünden gelen tüm şahısları karşılıyor, ilgili yerlere götürüyordu.

     

     

    İran’da PKK’nın resmi evleri vardı. Irak’tan Türkiye’ye kaçak yollardan küçükbaş hayvan gelirdi. Büyük ve küçükbaş hayvanlardan örgüt yüzde 3 gümrük vergisi alırdı.

     

     

    1996 yılında örgütün Avaşin kampında ‘Ekrem’ kod isimli kişinin anlatıma göre, HakkâriYüksekova tarafında Kürtçe ismi ‘Vargeminan’ olan askeri karakola saldırı düzenlenerek termal kamera alınıyor. Termal kamera o dönemde örgütün İran Sorumlusu olan Mustafa Karasu’yu veriliyor. Bunu haber alan İran İstihbaratı bu kamerayı geri isteme talebinde bulunuyor. Bu termal kamera İran’a verilmeyince İran’lı yetkililer ‘hastanenizi kapatırız’ diye örgütü tehdit etti. Hastanenin kapanmaması için termal kamerayı İran İstihbarat Örgütüne teslim ettiler. Bildiğim kadarı ile İsrail malı olan termal kameranın aynısından İran’da da üretiliyor.

     

     

    ASKERLER TESLİM OLMAMAK İÇİN UÇURUMDAN KENDİNİ ATTI

    Benim PKK’nın Şehriban kampında bulunduğum dönemde Şemdinli bölgesinden Kuzey Irak’a yakın tarafta bulunan bir askeri karakola 1996 yılında ‘Ekrem’ kod isimli Hıdır Sarıkaya’nın talimatı ile bir saldırı düzenlendi. Ancak, bu saldırıyı kimlerin ayrıntılı olarak yaptığını bilmiyorum.

     

     

    Bu saldırıda 40 askerin kayıp olduğu söylenmişti. İran askerlerine verildiği belirtilmiş idi, daha sonra duyduğumuza göre, askerler teslim olmamak için uçurumdan aşağı atlayarak canlarını kıymışlar.

    1999 yılında Abdullah Öcalan’ın yakalanmasından sonra, PKK ile Türkiye arasında üstü kapalı olarak bir ateşkes ilan edildi. Ancak, İran Devleti ile İstihbaratı bize ısrarla ‘Ateşkes yapmayın. Türkiye ile savaşın tehditlerinde bulundu ve hatta kamplarımızın da dağıtılacağı talimatı geldi. Bu tehdit nedeniyle Bin 500 örgüt üyesi Kuzey Irak’taki kamplara gitmek zorunda kaldı.

     

     

    “ÖRGÜT MENSUPLARINA YAPTIRILAN MEZARLAR, ŞİRİN GÖRÜNMEK İÇİN YIKILDI”-

    İran’daki Şehidan kampını boşaltmadık. İran İstihbaratı ‘ siz iş yapmıyorsunuz’ diyerek kampa karşı savaş başlattı. Açıkça ‘bize savaşmayacaksanız kampları boşaltın’ diyorlardı. Bunun üzerine kampta 300 kişiden 60 örgüt elamanı kaldı. Bende bu örgüt üyelerinin arasındaydım. Kamptan ayrılanları İran devletine ait resmi araçlar ile Kuzey Irak’a kadar bizzat götürdü. Yine o tarihlerde örgüt mensuplarına ait mermerden yapılan mezarlar İran tarafından Türkiye’ye şirin görünmek için yaktırıldı.

    PKK’nın Ermenistan Ülkesinde iki derneği ve birde satın aldığı iki katlı evi var. Burada Ermenistan İstihbarat Birimlerine ait binalara yaklaşık 5-6 metre mesafe uzaklığında bulunuyor. Bu evler genelde örgüt mensuplarının tedavilerine yönelik kullanılır. Tedavisi ağır olan örgüt üyeleri Ermenistan’da, durumu hafif olanlar ise Kuzey Irak’a gönderiliyor.

     

     

    -“AĞIR SİLAH VE MÜHİMMATLAR PKK’NIN NİZAMİYESİNE TESLİM EDİLİYOR”-

    ‘Ape’ Hüseyin kod isimli örgüt mensubu bize otomatik Docka silahlarını ne şekilde kullanılacağını ve uçaklara karşı nasıl isabet ettirileceği konusunda bilgi veriyordu. Buna göre tüneller kazılarak, zikzaklar yapılıyordu. İran ve Irak Hükümetleri bize silah ve malzeme konusunda yardımcı olurdu. Mesut Barzani’nin alt kadrosunda çalışanlar Barzani’nin talimatı ile bizzat gelerek görüşürlerdi. İran İstihbarat birimi bir kez 300 adet kaleşnikof, biksi, kanas, roketatar ve mühimmatı, el bombalarını getirerek örgüte teslim etti. Bu teslimatı Zinere kampına 10 kilometre yakınlarında PKK nizamiyesinde teslim yaptılar. Teslimat sırasında silah başına 500 dolar alıyorlardı.

     

     

    Bu kampın elektrik enerjilerini kendileri, üretirlerdi. Gıda ve yiyecekler ise İran Hükümeti ve Barzani tarafından karşılanıyordu.

    2005 yılında örgütten ayrılarak 2007 yılına kadar İran’da kaçak olarak yaşadım. İran’dan çıkış yolu bulamıyordum. Bu nedenle kaldım. Bu yaşadığım süre içinde imam nikâhlı İranlı bir kadınla evlendim. Benim araçta yakalattığım silah, bomba ve şarjörden bilgim yoktur. Silahlar bindiğim araç sahibine aittir. Beni Tahran’a götürecekti. Bu silahların ‘Mako’ isimli bayana ait olduğunu düşünüyorum. Ben İran’da PKK’ya üye olmaktan yargılandım. Silahlar ve diğer ele geçen malzemeler konusunda her hangi bir yargılama konusu olmadı. Ancak, bunlarla ilgili bana ceza verilmedi. Ailem bana banka yoluyla para gönderirdi. Ben ceza evinde bulunduğum sırada görevliler kart verirlerdi, bir tane de bana verdiler. Diğerini ise tanıştığım biri kredi kartı ile birlikte şifresini verdi. Bu kart İran Devleti bankalarına aittir. Ben ceza evindeyken bu kartları kullandım. İran Cezaevi içinde dükkânlar vardı. Bu kart ile alış-veriş yapardım.”

    Mahkeme heyeti, Ahmet Güreş’in tutukluluk halinin devamına karar vererek, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.

  • Hain teröristten şok itiraf

    Hain teröristten şok itiraf

    Erzurum’un Hınıs İlçesi’nde 07 Eylül 2011 günü altı terörist grupla birlikte kamyonetin kasasında el bombalı ve otomatik silahlarlı saldırıyı gerçekleştiren ve iki polis memurunun hafif yaralandığı eylem olayı ile ilgili yakalanan PKK’lı ‘Mazlum’ kod Mazlum Alan’ın itirafları, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede geniş yer verildi.

     

    Diyarbakır nüfusuna kayıtlı ‘Mazlum’ kod Mazlum Alan’ın Erzurum Dördüncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde müebbet hapis istemiyle yargılanmasına başlandı. PKK’lı terörist, “Astım hastasıyım, konuşmayacağım” dedi.

     

    ARICININ EL VE AYAKLARINI BAĞLAYARAK KAMYONETİ GASP ETMİŞLER…

    Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianameye göre, Arıcılık yapan Ertuğrul Öztürk’ün 52 ED 449 plakalı kamyoneti silah zoruyla gasp eden ‘Mahir’ kod Haşim Kaya, ‘Rumet’ kod Mehmet Akçakoca, ‘Zinnar’ kod Ali Akbaş, ‘Hakkı’ Kod Cihan Duman ve ‘Mazlum’ kod Mazlum Alan ile birlikte eyleme girdikleri tespit edildiğine yer verildi. İddianamede PKK’lı teröristlerden ‘Mahir’ kod Haşim Kaya, ‘Rumet’ kod Mehmet Akçakoca, ‘Zinnar’ kod Ali Akbaş, ‘Hakkı’ Kod Cihan Duman’ın çatışmalarda öldürülmesi ile dava dosyasından düşürüldü.

     

    “HAREKET EDERSEN, ÖLDÜRÜLECEKSİN” TEHDİTİ…

    Eylem planına göre ‘Rumet’ kod Mehmet Akçakoca’ya, ‘Aracını sen kullanacaksın, ya de seni öldüreceğim’ tehdidi üzerine ‘Muzlum’ kod Mazlum Alan’ın aracı kullanarak İlçe Emniyet Müdürlüğü önüne gelerek yaklaşık 20-25 metre mesafeden otomatik kaleşnikof marka silah ve el bombaları ile ateş ederek eylemi gerçekleştirdiklerini itiraf etti. Eylem sırasında kamyonette bulunan PKK’lı Mehmet Akçakoca, geçimini arıcılık yaparak sağlayan Ertuğrul Ö.’ü göstererek,”Bizi burada bekleyeceksin hareket edersen öldürüleceksin’ tehdidinde bulundu. ‘Rumet’ kod Mehmet Akçakoca, ‘Sorej’ kod Sait Tiryaki, ‘Ahmet’ kod ramazan Özmaskan ile birlikte Rus yapımı el bombasını attıktan sonra, otomatik silahlarla saldırı eylemini 2.5 dakika içinde gerçekleştirdikleri ortaya çıktı.

     

    “ÖRGÜTE BDP İLÇE TEŞKİLATINDA KATILMAYA KARAR VERDİM”İTİRAFI…

    Diyarbakır’da yakalanan PKK’lı ‘Mazlum’ kod Mazlum Alan,”2011 yılı içinde ailevi sorunlarım nedeniyle BDP’nin Bağlar İlçe Teşkilatına giderek burada Harun Akkul ile tanıştım. Burada kırsala katılmak istediğimi belirttim. Beni alıp Kendal bölgesindeki örgütün kamp alanına götürdüler. Kırsala katıldığımda kod ismimin ne olduğunu sorunca ben de ‘mazlum’ olarak kalmasını istedim. Garzan bölgesinde bir hafta silahlı eğitim gördüm” dedi.

     

    “HEDEFİMİZ POLİS KARAKOLUYDU” İTİRAFI…

    Cumhuriyet Savcılığı’nca hazırlanan iddianamede eylem planını itiraf eden Mazlum’ kod Mazlum Alan, şu itiraflarda bulundu.

    “Hınıs İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne saldırı eylemini grup sorumlusu Rumet’ kod Mehmet Akçakoca tarafından verildi. Hedefimiz polis karakolu ile özel hareket timlerine yönelikti. Asıl hedefimiz özel hareket timlerine yönelikti, saldırı esnasında karakoldaki polisleri yanıltıp yardıma gitmelerine engel olmak içindi.

     

    PİKAB SAHİBİ,”BENİ BURADA BAĞLAMAYIN AYILAR YER”…

    Kamyoneti gasp edilen Ertuğrul Ö.’nün PKK’lı teröristler ile arasında geçen konuşmada iddianamede yer aldı. Ertuğrul Ö.’nün , ‘Beni bağlarsanız burada ayılır bizi parçalar, yer’ şeklindeki ifadelere de yer verildi.

     

    “PİKABIN KASASINDAN AŞAĞI ATLAYARAK, BİNAYA SIKTIK”…

    ‘Rumet’ ve ‘Haki’ keşiften döndükten sonra, bize sivil elbiseleri getirdiler. İsmini bilmediğim bir köyün yakınlarında piknik alanına benzer bir yerde geceyi geçirdik. Oralarda bir kamyonetin bulunduğunu Haki söylemişti. Bu bölgede çalışan arıcıyı tanımıyordu. Biz de silahlı olarak araç sahibinin yanına giderek pikaba bindik. Bu eylemden araç sahibinin haberi yoktu. Zinnar araç sahibini el ve ayaklarını bağladı. Haki ise ‘hastamız var pikabı o yüzden alıyoruz’ dedi. Araç sahibi, ‘Beni bağlarsanız burada ayılır bizi parçalar, yer’ diye yalvardı.

     

    Kendal ile Haki isimli örgüt elemanları özel hareket timlerinin bulunduğu bölgede aşağı atladı. Biz devam ettik 100-150 metre kadar arnaç durdu. Araç sahibinin kaçma şüphesi olduğu için aracı kendimizin kullanma gerektiğini hissettik. ‘Rumet’ bana ‘Sen binaya sık’ ben diğer arkadaşlar kasadan aşağı atlayarak binaya otomatik silahlarla ateş etmeye başladık. Bu sırada polislerde bize karşılık verdi. Zinnar koş diye bağırdı bana, Ben pikabın kasasına çıktım. Arkamdan Kendal , Zinnar, Bahos geldi. Rumet de pikaba bindi. Çatışma sırasında ‘Hendal’ ve ‘Haki’ ateş ederek pikabın yanına geldiler. İkisi de yaralandı. Bindikten sonra olay yerinden kaçtık. Bu esnada aracı kırsalda terk ettikten sonra kaçtık.

     

    MUEBBET HAPİS İSTEMİYLE YARGILANMASINA BAŞLANDI…

    Erzurum Dördüncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde bu gün görülen ilk çelse duruşmada GümüşhaneCezaevi’nden getirilen ‘mazlum’ kod Mazlum Alan hakkında “Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozmak, Silahlı Yağma, Öldürmeye Teşebbüs’, ‘Kişiyi Hürriyetten Yoksun Kılma ve Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak kullanılması’ suçlarından muebbet ve 30 yıla kadir hapis cezası istemiyle yargılanmasına başlandı.
    “ASTIM HASTASIYIM, İFADE VERMEYECEĞİM” DEDİ…

    Duruşmada, “Ben astım hastasıyım şu anda ifade veremeyeceğim’ diyen Mazlum Alan’ın Avukatı Muşir Delidum ise, müvekkilinin akli dengesinin yerinde olup olmadığına dair İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesini talep etti. Mahkeme, ifade vermeyen Mazlum Alan’ın Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesine kararvererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

  • Başlıksız yazı 15737

    Pervari yakınlarında önceki gün düşen Sikorsky S-70 tipi helikopterde şehit olan 17 asker dün Diyarbakır’da Başbakan Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özel, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, bakanlar ve kuvvet komutanlarının da katıldığı törenle memleketlerine uğurlandı. Törende Erdoğan’ın da gözleri doldu.

     

    Siirt 3. Komando Tugay Komutanlığı’ndan operasyona giden Jandarma Özel Harekât Timi’ni taşıyan Sikorsky S-70 tipi helikopterler sabah Pervari ilçesinin Doğanca beldesi Hasantepe mevkiinde düştü. Helikopterde bulunan 14’ü “Dadaşlar” adlı jandarma Özel Harekât timi ile 3’ü mürettabat olmak üzere 17 asker şehit oldu.

     

    Şehitlere uğurlama töreni
    Şehitler Jandarma Üsteğmen Ersan Yenici (Kırklareli), Jandarma Kıdemli Çavuş Hakan Gemici (Giresun), Jandarma Kıdemli Çavuş Erkan Yalçın (Bartın), Jandarma Uzman Çavuş İbrahim Çelik (Kayseri), Jandarma Uzman Çavuş Murat Yıldızhan (Diyarbakır), Jandarma Uzman Çavuş Eren Kızılgedik (Kars), Jandarma Uzman Çavuş Kürşat Güneş (Erzurum), Jandarma Uzman Çavuş Erdal Tekin (Adana), Jandarma Uzman Onbaşı Dinçer Ersoy (Tokat), Jandarma Uzman Çavuş Ömer Büyükköse (Kahramanmaraş), Jandarma Uzman Çavuş Onur Karasungur (Kayseri), Jandarma Uzman Çavuş Serkan Perişan (Gaziantep), Jandarma Uzman Onbaşı Yusuf Tüfekçi (Gümüşhane), Pilot Yüzbaşı Anıl Barış Çetin (Manisa), Pilot Üsteğmen Yakup Çınar (Kars), Uzman Hava Teknisyen Vedat Avcı (Afyonkarahisar) ve Jandarma Uzman Onbaşı Mesut Şeker (Konya) için dün Diyarbakır’daki 2. Hava Kuvvet Komutanlığı’nda uğurlama töreni düzenlendi.

     

    ‘Çözün artık bu işi’
    Törene Başbakan Recep Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal KılıçdaroğluGenelkurmayBaşkanı Orgeneral Necdet Özel, Başbakan Yardımcısı Beşir AtalayMilli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, Gıda Tarım veHayvancılık Bakanı Mehdi Eker, milletvekilleri, kuvvet komutanları ile şehitlerin yakınları katıldı.
    Şehitlerin özgeçmişlerinin okunduğu törende cenazelerin taşınması sırasında şehit yakınları gözyaşı döktü, bu sırada Başbakan Erdoğan’ın da gözleri doldu. Törenin ve okunan duaların ardından Jandarma Uzman Çavuş Murat Yıldızhan ambulansla Diyarbakır’ın Çermik ilçesine diğer şehitlerin cenazeleri de Türk Hava Kuvvetleri’ne ait ait 5 ayrı Casa tipi uçakla yakınlarının refakatinde memleketlerine gönderildi. Törende aralarında şehit yakınlarının bulunduğu bir grup, “Şehitler ölmez, vatan bölünmez” sloganı attı. Slogan atan grup içinden bazıları “Çözün artık bu işleri” diye bağırdı.

     

     

    ‘Çok canın yandı mı?’
    Şehit Jandarma Uzman Çavuş Ömer Büyükköse, memleketi Kahramanmaraş’ta son yolculuğuna uğurlandı. Şehidin yakınları, cenazenin Ulu Cami’ye getirilişi sırasında gözyaşı döktü. Cenaze namazının kılınmasının ardından camiye gelen şehidin nişanlısı Kübra Baysal’ın, güçlükle ayakta durduğu görüldü. İl Müftüsü Muhammet Gevher, Şehit Jandarma Uzman Çavuş Ömer Büyükköse’nin nişanlısını bir süre sakinleştirmeye çalıştı.
    Nişanlısının naaşına sarılan Kübra Baysal, ”Çok canın yandı mı Ömer’im. O gün beni niye uyandırmadan gittin” diyerek ağladı. Cenazenin mezarlığa götürülüşü sırasında bazı vatandaşlarterör örgütü aleyhine slogan attı. Cenaze namazının ardından şehidin naaşı Şeyhadil Mezarlığı’ndaki şehitlikte toprağa verildi. Üç yıl önce göreve başlayan ve ailesinin 4 çocuğundan biri olan şehit Büyükköse’nin düğün hazırlıkları yaptığı ve 3 hafta sonra evleneceği öğrenildi. Büyükköse’nin ailesi ve nişanlısı, acı haberi düğün hazırlıkları için gittikleri Siirt’te almıştı.

     

    Çocuğunu göremedi
    Şehit Jandarma Uzman Çavuş Murat Yıldızhan, memleketi Diyarbakır’ın Çermik ilçesine bağlı köyünde toprağa verildi.  Köy meydanında toplanan yakınları Kürtçe ağıtlar yaktı. Köydekii evlereTürk bayrağı asıldı. Köy meydanında düzenlenen törene; Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Vali Mustafa Toprak, İl Emniyet Müdürü Recep Güven de katıldı. Yağmur altında yapılan törende cenaze namazı kılındı, daha sonra şehidin naaşı köy mezarlığında dualarla defnedildi. Köyde düzenlenen törende 1 yıl önce evlendiği hamile eşi eşi Rabia Yıldızhan ile annesi Remziye, babası Remzi ve 3 kardeşi büyük üzüntü yaşadı. Gözyaşları döken aileyi yakınları teselli etmeye çalıştı. Sıkı güvenlik önlemlerinin alındığı köyde şehit Uzman Çavuş Yıldızhan, kılınan cenaze namazının ardından köy mezarlığında gözyaşları arasında toprağa verildi.

     

    MUTLULUK FOTOĞRAFTA KALDI
    Şehit Jandarma Üsteğmen Ersan Yenici’nin eşi Simge Yenici, kızları 3 yaşındaki Zeynep Dora ve 5 aylık Cemre Hüme ile birlikte acı haberi almadan önce çektirdiği mutluluk fotoğraflarını internetteki bir sosyal paylaşım sitesinde böyle paylaşmıştı.

     

    Alkışlarla defnedildi
    Jandarma Uzman Çavuş Serkan Perişan’ın cenazesi memleketi Gaziantep’te gözyaşları arasında toprağa verildi. Perişan için kent merkezindeki Bahattin Nakıboğlu Camii’nde düzenlenen cenaze törenine, Gaziantep Valisi Erdal Ata, Büyükşehir Belediye Başkanı AK Partili Asım Güzelbey, 5. Zırhlı Tugay Komutanı Tuğgeneral Kahraman Güneş ve yaklaşık 2 bin kişi katıldı. Şehidin cenazesi tören alanına getirilirken, alkışlandı. Şehidin 15 gün önce nişanlandığı Çiğdem Çullu güçlükle ayakta durabildi. Çiğdem Çullu, tören sırasında nişanlısının fotoğrafını göğsüne bastırarak sımsıkı sarıldı. Çiğdem Çullu, nişanlısının fotoğrafıyla tören alanından ayrıldı. Şehit Perişan’ın naaşı Yeşilkent Mezarlığı Şehitliği’nde toprağa verildi.

  • Kayıp diye aranan kişi Erzurum’da çıktı

    Gaziantep’te yaşanan sel felaketinde devrilen otobüste bulunan ve sulara kapılıp boğularak ölen 3 yolcunun kimlikleri saptandı.

     

    andarma yetkilileri, cesetleri bulunan yolcuların 45 yaşındaki Firayet Gül, 25 yaşındaki Halime Aslan ve 57 yaşındaki Ayşe Aksoy olduğu bildirdi.

     

    KAYIP DİYE ARANAN KİŞİ ERZURUM’DA ÇIKTI
    Bu arada yolcu listelerinde görünen ve sel felaketinde kaybolduğu düşünülen Hatice Şenol’unKars’tan yola çıkan ve Erzurum, Diyarbakır üzerinden Mersin’e giden Öz Diyarbakır firmasına ait otobüsü binmek için Erzurum’dan bilet aldığı, ancak son anda otobüsü kaçırdığı ortaya çıktı. Jandarma yetkililerinin telefonla ulaştığı üniversite öğrencisi Hatice Şenol, “Ben yaşıyorum. Otobüsü kaçırdım” deyince, kayıp arama çalışmalarına son verildi.