Etiket: diyarbakır

  • Travel Turkey’de Diyarbakır Rüzgarı

    Türkiye’nin turizm alanındaki en önemli buluşmalarından biri olan “Travel Turkey İzmir” Turizm Fuar ve Kongresi Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği-TÜRSAB ve İZFAŞ ortaklığıyla yapıldı.

    Diyarbakır’ın kültürel ve tarihi değerleri ile turizm potansiyelinin tanıtıldığı fuara bu yıl Diyarbakır Valiliği, Büyükşehir Belediyesi, Karacadağ Kalkınma Ajansı, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Ticaret Borsası, Ticaret ve Sanayi Odası ve kentte bulunan turizm işletmeleri, oteller ve yerel işletmeler katıldı. Fuarda, Diyarbakır surlarının maketinden oluşturulan bir stant kuruldu. Stantta, ziyaretçilere örgü peynir, çörek, kadayıf, pestil, badem ezmesi ikram edilirken, bilimsel kitaplar, broşürler, kitapçıklar, gezi rehberleri ve diğer tanıtım materyalleri hediye edildi.

    Diyarbakır Vali Yardımcısı Taner Bircan bu tür organizasyonlara katılımın illerin tanıtımı açısından oldukça önemli olduğunu vurgulayarak, ‘’Diyarbakır’ın turizm alanındaki potansiyelini geliştirip, ulusal ve uluslararası alanda tanıtımının sağlanmasının, Diyarbakır gibi kadim bir kentin dünya tarafından bilinmesine büyük yarar sağlayacaktır” dedi.

  • Diyarbakır Barosu’nda ‘Soruşturma’ Açıklaması

    Diyarbakır Baro Başkan Yardımcısı Ahmet Özmen, Baro Başkanı Tahir Elçi’nin öldürülmesi ile ilgili soruşturma dosyasını inceleyemediklerini belirterek, dosyaya fiili gizlilik konulduğunu ileri sürdü.

    Diyarbakır Barosu’nca, Tahir Elçi’nin öldürülmesine ilişkin başlatılan soruşturmayla ilgili basın açıklaması yapıldı. Adliye binası önünde yapılan açıklamaya, Tahir Elçi’nin eşi Türkan Elçi, Baro Başkan Yardımcısı Ahmet Özmen ve cüppelerini giyen çok sayıda avukat katıldı. Burada Tahir Elçi için yapılan 1 dakikalık saygı duruşunun ardından avukatlar adına açıklamalarda bulunan Özmen, soruşturmanın hemen başından beri, ısrarlı taleplerine rağmen dosyanın incelemelerine açılmadığını belirterek, “Hukuken alınmış bir gizlilik kararı olmadığı halde, adeta soruşturmaya ‘fiili gizlilik’ konulmuştur. Kısmen tarafımıza verilen tutanak ve belgelerden de soruşturmanın etkili bir şekilde yürütülmediği anlaşılmaktadır” dedi.

    Olaydan hemen sonra, olay yerinde görevli bulunan polis memurlarının olay mahallini terk etmesi, savcılığın olay yerine intikal etmemiş olması, delillerin etkiye açık bir şekilde bırakılması ve Diyarbakır Valiliği’nce sokağa çıkma yasağı kararının alınmasının soruşturmanın baştan etkili yürütülmeyeceği kuşkusunu açığa çıkardığını anlatan Özmen, şunları kaydetti:

    “Olay akabinde, olayın meydana geliş şeklini gösterecek bir ‘olay tutanağı’ tarafımıza verilmemiş, soruşturma makamları ile yapılan görüşmelerde böyle bir tutanağın bulunmadığı kanaati doğmuştur. Soruşturma dosyasında, bugün itibariyle, şüpheli olarak ifadesine başvurulan, gözaltına alınan veya açığa alınan polis memuru bulunmamaktadır. Baro Başkanımızın vurulma anında olay yerinde bulunan ve silahla Baro Başkanımızın bulunduğu yöne doğru ateş ettiği görülen polis memurlarının el sıvaplarının alındığı veya bu kişilerin elbiselerinin kriminal incelemeye alındığı yönünde tarafımızda mevcut bir bilgi bulunmamakta, ayrıca sözlü olarak da ‘alınmadığı’ yönünde tarafımıza bilgi verilmiştir. Basında ‘Tahir Elçi cinayetinde 3 gözaltı’ şeklindeki haber ve benzer haberlerin, kasıtlı olarak soruşturmanın etkili yürütüldüğü algısı oluşturmak üzere servis edildiğini düşünmekteyiz. Gözaltına alınan bu 3 kişi, Başkanımız Tahir Elçi cinayeti ile ilgili değil, öldürülen iki polis memuru ile ilgili gözaltına alınan şahıslardır” diye konuştu.

    Grup, açıklamanın ardından 10 dakikalık oturma eylemi gerçekleştirdikten sonra dağıldı.

  • Diyanet İşleri Başkanı Diyarbakır Valiliği’ni Ziyaret Etti

    Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Diyarbakır Valiliği’ni ziyaret etti.

    Diyarbakır’ın Kulp ilçesi Karaağaç köyündeki Kur’an kursunda çıkan yangında hayatını kaybeden 5 çocuğunun cenaze törenine katılmak için kente gelen Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, cenaze namazının ardından Valiliği ziyaret etti. Görmez, burada Vali Hüseyin Aksoy ile yaklaşık yarım saatlik bir görüşme gerçekleştirdi.

  • Kılıçdaroğlu’nun Diyarbakır Ziyareti

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, geçtiğimiz Cumartesi günü çıkan çatışmada hayatını kaybeden Tahir Elçi’nin ailesine taziye dileklerinde bulunmak için Diyarbakır’a geldi. Kılıçdaroğlu, Diyarbakır’da yaptığı açıklamada, olayın bir an önce aydınlatılması gerektiğini söyledi.

    CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, sabah saatlerinde geldiği Diyarbakır’da ilk önce Elçi’nin ailesini ziyaret etti. Yaklaşık 45 dakika süren görüşmede Kılıçdaroğlu, Elçi’nin eşi Türkan Elçi ve yakınlarına başsağlığı dileklerinde bulundu. Kılıçdaroğlu, daha sonra Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü’nü ziyaret etti. Kılıçdaroğlu, burada yetkililerden Tahir Elçi’nin olayı ile ilgili bilgi aldıktan sonra Diyarbakır Barosu’na geçti. Çatışmada başına isabet eden kurşun nedeniyle hayatını kaybeden Elçi’nin odasını gezen Kılıçdaroğlu, daha sonra basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

    “21. YÜZYILIN TÜRKİYE’SİNDE BİR FAİLİ MEÇHUL OLMAMALI”

    Tahir Elçi’nin eşini ziyaret ettiklerini belirten Kılıçdaroğlu, “Başsağlığı dileklerimizi ilettik. Büyük bir mentanetle karşıladı bizi. En büyük arzusu, faillerin ortaya çıkarılması. Diyarbakır’ın göbeğinde, bir faili meçhul olmamalı, böyle bir tablo yaşanmamalı. Bir baro başkanı katlediliyor ve bunun faillerinin mutlaka ortaya çıkarılması gerekiyor. Değişik çevrelerden beyanları izliyoruz. Ortak kanaat, bu olayın aydınlatılması, kim olursa olsun olay mutlaka aydınlatılmalı. Gün yüzüne çıkarılmalı, failleri belirlenmeli ve yargıya teslim edilmeli. Biz siyaseten bunun takipçisi olacağız. Barodan Elçi’nin arkadaşlarına ilettik, söyledik, biz siyaseten bu işin takipçisi olacağız, sizler de baro olarak avukatlar olarak bu işin takipçisi olun. 21. yüzyılın Türkiye’sinde bir faili meçhul olmamalı. Tahir Elçi, yüreğinde insan sevgisi olan biri. Kentini seviyor, insanları seviyor, saygın bir hukukçu, insan haklarına önem veriyor, kent kültürüne sahip çıkıyor. Diyarbakır sıradan bir kent değil, tarihin bütün dokularını burada bulabilirsiniz. Kentte sahip çıkmak için oraya gidiyor, basın toplantısı düzenliyor. Çatışma kültürünü asla kabul etmiyor. İnsan haklarına değer veren bir insan, bütün hayatı mücadelelerle geçmiş, hukuku ve hukukun üstünlüğünü bütün yaşamı boyunca savunmuş böyle bir insanın kaybedilmesi yüreğimizi acıtıyor. Bütün yurttaşlar olarak, bu olayın aydınlatılmasını istiyoruz. Sözde değil, samimiyetle bu olayın aydınlatılmasını istiyoruz. Failler bulunmalı, yargıya teslim edilmeli. Eşi, çocukları bunu istiyor, hepimiz hukuk adına, insanlık adına, aileleri adına istiyoruz. Bu olay mutlaka aydınlığa kavuşturulmalı” dedi.

    “ARTIK TÜRKİYE’DE HUZUR İSTİYORUZ”

    Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü’nü de ziyaret ettiklerini kaydeden Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

    “İki polisimizin şehit edilmesi nedeniyle başsağlığı dileklerimizi ilettik. Artık Türkiye’de huzur istiyoruz. Türkiye’nin sokaklarında insanlarımız rahat ve huzur içinde gezebilmeli. CHP olarak bizim üzerimize düşen görevi yapmaya hazırız. Bu ülkenin huzura ve barışa ihtiyacı var. Birbirimizi anlamalıyız. Ayrışmanın felaket getirdiğini artık hepimiz görüyor ve biliyoruz. Bu güzel ülkede hepimiz rahatça yaşayabiliriz, bunun altyapısını oluşturmalıyız. Barolar, STK’lar meslek kuruluşları, siyasetçiler bunu oluşturmalı. Sevinçlerimizi, dostluklarımızı paylaşalım. Bütün bu acıların üzerine 6 çocuğumuzun acısı da eklendi. Neden çocuklarımız orada bir yangında hayatını kaybetti? Hepimiz acımızı da mutluluğumuzu da paylaşmak zorundayız. Diyarbakır Baro’suna başsağlığı dileklerimi iletiyorum. Onlar bu olayın takipçisi olacaklar. Demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü savunuyorsak, insanlara değer veriyorsak bu olayların üzerine gitmeliyiz.”

    “BARİKATLAR SORUN ÇÖZMEZ, SORUN YARATIR”

    Daha sonra basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, hendek ve barikatlar ile ilgili sorulan bir soruya şöyle cevap verdi:

    “Rahmetli, barıştan yanaydı, yollarda barikatların kurulmasının doğru olmadığını ifade ediyordu. Eğer bu vasiyetse ona herkesin uyması lazım. Barikatlar sorunu çözmez, sorun yaratır. Diyarbakırlı, İzmirli bunu istemiyor. Eğer siz bu kentin sokaklarını ayırırsanız, barikatlar kurarsanız bu kabul edilemez ve doğru değildir. Barikatları kuran arkadaşlara da kişilere de, kim yapıyorsa, onu bilmiyoruz tabi, kesinlikle Tahir Elçi’yi seviyorsanız, onun vasiyetinin gereğini yapın kaldırın onları diyoruz. Bu cinayet eğer bu ülkede onun beklentilerinin gereğinin vasiyeti olarak sorunların çözüleceği bir tarihse evet bu başlangıç. Bizim sorunlarımızı kendimiz irademizle çözmeliyiz. Bu daha farklı çağrışımları gündeme getiriyor diye düşünüyorsanız, biz ona katılmıyoruz. Biz bu ülkede hangi meslek veya kuruluştan olursa olsun, hepimizin ortak bir ses çıkarması lazım. Bu ülkede biz birlikte huzur içinde yaşamak istiyoruz. Rahmetli de bunu istiyordu, konuşma yaptığı anda da söylüyordu bunları. Eğer ona saygı duyuyorsak, onun vasiyetinin gereğini yapalım.”

    “SORUNUN ÇÖZÜM ADRESİNİN PARLAMENTO OLDUĞUNU DEFALARCA İFADE ETTİK”

    “Öcalan ile devlet arasında barikatların kaldırılmasına yönelik bir görüşme olmalı mı?” sorusuna Kılıçdaroğlu, “Hükümetin ne yaptığını bilmiyoruz. Neler yaptığını da bilmiyoruz. Ama geldiği süreci biliyoruz. Gelinen süreç sorun yaratan bir süreç dedik. Bu yol haritası ile giderseniz bu sorunu çözemezsiniz diye defalarca ifade ettik. Sorunun çözüm adresi parlamento olduğunu defalarca ifade ettik. Yol haritasını bizzat ben kendim 2012’de dönemin başbakanını ziyaret ederek yol haritasını kendisine verdim. Sorunun nasıl çözülmesi gerektiğini biz biliyoruz. Ama onlar daha farklı bir yöntem izlediler, o yöntem Türkiye’yi bu noktaya taşıdı. Bir insan var hayatını kaybetmiştir, bu insan baro başkanıdır. Faillerin bulunmasını devlet ciddiyetinin içinde bulunmasını isteriz” diye cevap verdi.

    “24. DÖNEMDE 24 KEZ FAİLİ MEÇHULLERLE İLGİLİ ARAŞTIRMA KOMİSYONU KURULMASINI İSTEDİK”

    Faili meçhullerin aydınlatılması ile ilgili olarak, 24. dönemde tam 24 kez faili meçhullerle ilgili araştırma komisyonu kurulmasını istediklerini aktaran Kılıçdaroğlu, şöyle dedi:

    “Türkiye’nin bu ayıptan kurtarılmasını istedim. Kim faili meçhulleri aydınlatmadı bunun kamuoyuna duyurulmasını istedik. Faili meçhuller yeni değil Türkiye’nin karnesi bu konuda zayıftır. Konu ile ilgili hükümetten bir bilgi almadık, önce buraya geldik, konuştuk önümüzdeki günlerde belki daha ayrıntılı bir açıklama yaparlar. Biz bunu takip edeceğiz. Delillerin toplanması, karartılması gibi pek çok kaygı irade beyan edildi. Eğer birileri dosyayı kapatmak istiyorsa üzerine gideceğiz. Umarız olay aydınlığa kavuşur. Doğru haber yaptı diye gazeteci hapse atılıyorsa, siz Türkiye’de demokrasiden söz edebilir misiniz?”

    BARO BAŞKANININ POLİSE YÖNELİK AÇIKLAMALARINA KILIÇDAROĞLU KAYITSIZ KALDI

    Daha sonra konuşan Diyarbakır Barosu Başkan Yardımcısı Ahmet Özmen de, “Kılıçdaroğlu ve beraberindeki heyete teşekkür etmek istiyorum. Diyarbakır Barosu olarak her türlü her türlü siyasi tartışmadan, siyasi görüşten ari ve bağımsız olarak merhum baro başkanımızın katledilmesinin aydınlatılmasını istiyoruz. Bizim talebimiz bu. Daha öncede dile getirdik, yineliyoruz. Olayın gerçekleşme şekline baktığımız zaman maalesef kafamızda ciddi soru işaretleri, şüpheler bulunmakta. Olay günü, olayın yaşandığı yerde güvenlik görevlileri var, orada bulunan iki şahıs var. Sokağın başına bir taksi geliyor, bu taksi fiziki takipte olan bir taksi. Taksi oraya gelmeden neden müdahale edilmedi? Yönetimimizin orada basın açıklaması yaptığı biliniyor. Elimizde çok büyük deliller yok. En büyük delil basın delilleri. Dört ayaklı minarenin orada aslında bir çatışma olmadığı görülüyor. Balistikten çıkan şey ise 6. kurşunun ters dönüp tutukluk yaptığı. Orada ateş eden güvenlik güçleri. Polis burada töhmet altında, bu polislere bir gözaltı işlemi yapılması gerekir. Bir diğer mesele, bizim başsavcılıktan talebimiz temas edilen her delilden an itibari ile bizim haberdar olmamız o delili beraber değerlendirmemizin, işlememizin sağlanmasıdır. Biz delil hazırlandıktan sonra ona ulaşmamız çok büyük bir ifade etmeyecektir. Bu koordinasyonun sağlanmasını talep ediyoruz. Katillerin ve arkasındakilerin bir an önce bulunarak etkin bir ceza ile cezalandırılmasını talep ediyoruz” diye konuştu.

    Baro Başkan Yardımcısının suçlayıcı ve imalı açıklamalarına Kılıçdaroğlu ise kayıtsız kaldı. İkili daha sonra tokalaştı.

  • Kılıçdaroğlu, Diyarbakır Barosu’nu Ziyaret Etti

    Öldürülen Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin taziyesine katılmak üzere Diyarbakır’a gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, baroyu da ziyaret ederek, Elçi’nin odasına karanfil bıraktı.

    Diyarbakır’ın Sur ilçesinde öldürülen Baro Başkanı Tahir Elçi’nin taziyesine katılmak üzere kente gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, eşi Türkan Elçi’ye yaptığı ziyaretin ardından baro binasına geldi. Burada, baro yöneticileriyle bir araya gelen Kılıçdaroğlu, daha sonra Elçi’nin odasına karanfil bıraktı. Kılıçdaroğlu’nun barodaki ziyareti sürüyor.