Etiket: diyarbakır

  • AK Parti Diyarbakır İl Danışma Meclis Toplantısı

    AK Parti Diyarbakır milletvekili Galip Ensarioğlu, HDP’nin yüzde 10’u nasıl aldığını bütün Diyarbakır’ın ve bölgenin bildiğini belirterek, “Bütün bu bölge iyi bilir ki bu bölgedeki bütün belediyelerinde, belediye başkanlarının dışında yetkili olanlar parasız hiçbir şey yapmıyorlar” dedi.

    AK Parti Diyarbakır İl Başkanlığı Genişletilmiş Danışma Meclisi toplantısı yapıldı. Bir otelde gerçekleştirilen toplantıya, AK Parti Diyarbakır milletvekilleri Galip Ensarioğlu ve Ebubekir Bal ile İl Başkanı Muhammed Dara Akar ve çok sayıda partili katıldı. Kuran-ı Kerim tilavetiyle başlayan programın açılış konuşmasını yapan Akar, AK Parti’nin davasının kutlu olduğunu belirterek, “Halkı kucaklayan bir dava. Muhalefet partilerini görüyorsunuz. Başkalarının aklıyla, başkalarının sözleriyle nasıl milletin huzurunu ve moralini bozuyorlar. Söz buraya gelmişken ben ana muhalefet partisinin liderine iki laf söylemek istiyorum. Bir hanımefendiye bir kadına söylenmesi ayıp olan laflar söylemiştir. Bu AK Parti ve bu dava milletin hizmetinde büyük bir sermayeyi büyük bir aklı meydanlara taşımaktayız. Aylar boyunca uzun ve yorucu günler geçirdik. Sur, Bağlar, Silvan, Çınar gibi yerlerdeki mağdur kardeşlerimize bizim daha fazla gitmemiz ve bizim Diyarbakır’ı kucaklamamız gerekiyor. Sokak sokak gezeceğiz. Gidilmedik köy mezra bırakmayacağız. Çünkü Diyarbekir halkının bize ihtiyacı var” dedi.

    “BU COĞRAFYA BÖYLE BİR YIKIM GÖRMEDİ”

    Diyarbakır milletvekili Galip Ensarioğlu ise, çok önemli bir süreçten geçildiğine dikkat çekerek, “Recep Tayyip Erdoğan Diyarbakır meydanında Kürt sorunu bağlamında 80 yıldır kimsenin çözmeye cesaret edemediği bu meselenin ismini koydu. ‘Bu Kürt sorunudur, bu benim sorunumdur’ dedi. ‘Devletler yanlış yapabilir. Bu sorunu ben çözeceğim’ dedi. O günden itibaren yüzlerce reform, yüzlerce demokratikleşme paketi ve Kürt dilinin önündeki bütün engeller ve yasaklar bir bir kaldırıldı. Bir taraftan bunlar kaldırılırken, şiddetin son bulması için yine cesur bir adım attı. Çatışmasızlık sürecini başlattı. Diyalog sürecini başlattı. Barışçıl yöntemlerle kendi insanımızla kendi sorunumuzu çözmek için bir süreç başlattı ve her defasında sabote edilmeye çalışıldı. Sur içinde oturanlar iyi bilir. Bu coğrafya Moğollardan bu yana böyle bir yıkım görmedi. Böyle bir barbarlık görmedi. Bu işin siyasetini yapanlar güya barış, demokrasi, çözüm ve Türkiyelileşme diyenler, bu barbarlığa dur diyemediği gibi bu şiddeti, bu barbarlığı meşrulaştırma görevine soyundu. Bu yıkımın suçunu hükümetin üzerine yıkmak görevine soyundu. Siz ne yaparsanız yapın her şey bu milletin gözü önünde oldu. Artık takke düştü, kel göründü. Gerçek yüzünüz ortaya çıktı” diye konuştu.

    “BU MİLLET SİZE MECBUR DEĞİL”

    Yıllarca barış ve çözüm diyenlerin, savaştan ve şiddetten başka bir yönteme başvurmadıklarına dikkat çeken Ensarioğlu, şunları kaydetti:

    “Demokrasi lafı ağızlarından düşmedi. Kendileri dışındaki hiç kimseye tahammül göstermediler. Kendileri dışındaki her türlü fikir, düşünce ve şahsiyetin ortadan kaldırılması için her türlü baskıyı ve yöntemi kullandılar. Şiddetin şehir merkezlerine taşınması ve beş bin yıllık bu kentin tarihinin kültürünün yok olması, gençlerin o sokaklarda imha edilmesi, polis ve askerimizin o sokaklarda şehit edilmesine hiçbir ses çıkarmayanlar üç buçuk aydır bu kent yakıldı yıkıldı bu tahribat olup biterken sesini çıkarmayanlar ‘Sur’a dokunma’ demedi. Bugün gelirken bilboardları gördüm Sur’a dokunma diyorlar. Üç buçuk ay boyunca barbarca bu Sur ve Sur içindeki tarihi değerler, kiliseler, camiler yakılıp yıkılırken, gençler o sokaklarda ölüme gönderilirken, polisler, askerler şehit edilirken tek bir laf etmeyenler Sur’a dokunma, insanıma dokunma demediler. Bugün inşa süreci başlamış, büyük bir seferberlik başlatmışız ‘Sur’a dokunma’ diyorlar. Hiç kusura bakmayın bu millet size mecbur değil. Siz istediğiniz kadar engel olmaya çalışın bizim bu hizmetleri yapmamıza bu kenti yeniden inşa ve ihya etmemize yeniden ekonominin sanayinin gelişmesine engel olamayacaksınız. Dört dönemdir belediyeleri alıyorlar. Diyarbakır’ın hali ortada Türkiye’nin hali ortada. Bizler inşa ederiz, onlar yıkarlar. Biz yaparız onlar yakarlar. Okulları yakanları, hastaneleri yakanları, tarihimizi yok edenleri, gençleri ölüme sürükleyenleri bu millet iyi tanısın bundan sonra. Hizmetten anlamazlar hizmeti bilmezler. Ancak eleştirirler ancak küfrederler. Son dönemde siyasetleri çöktü ve bu şiddeti halk kabul etmedi. Bu savaş İran’ın, Esad’ın, Rusya’nın savaşıdır.”

    “PLANIN BİR SANTİMETRE BİLE DIŞINA ÇIKMAYACAĞIZ”

    Şimdi yalan ve iftiraya başvurulduğunu anlatan Ensarioğlu, şu ifadelere bulundu:

    “Dediler ki, ‘Sizi öldürdüler, mallarınıza el koyacaklar.’ Bunun böyle olmadığını anlattık. Bu kamulaştırma kararının niçin alınması gerektiğini anlattık. Mağdur olan insanlara haklarının bir an önce verilmesi için bir adım olduğunu anlattık. Büyükşehir Belediyesi’nin meclisinden geçen koruma amaçlı eylem planının bir santimetre bile dışına çıkmayacağız. Sizin planınızı uygulayacağız, neye itiraz ediyorsunuz diyoruz. Diyecek lafları kalmadı. DBP Genel Başkanına bir televizyon kanalında soruyorlar ‘Sur’a TOKİ girmeyecekmiş. Ne diyorsunuz?’ ‘Sur’a TOKİ girmedi ama Galip Ensarioğlu’nun firmaları girecek, Galip Ensarioğlu girecek’ diyor. Keşke seviyeyi bu kadar düşürmeselerdi. Demek ki ellerindeki sermaye tükenmiş. Benim ve diğer milletvekili arkadaşımızın ve aile fertlerimizin Sur’da evleri satın aldığımızı yoğun bir şekilde söylediler. Bırakın beni ailemizin tek bir ferdi Sur’da bir çakıl taşı satın almışsa ispat etsinler istifa ederiz. Yetmedi geçen hafta grup toplantısında Selahattin Demirtaş diyor ki. Diyarbakır milletvekillerinden biri Sur’daki ihaleleri yüzde 10 karşılığında satmış. İspat ederim. Havaalanında biri söylerken biri duymuş. İfade bu. Gerçekten sermayeleri tükenmiş bunların. Sur’da hiçbir ihale bugüne kadar yapıldı mı? Sur’da şu ana kadar ihale bile söz konusu değilken hangi ihaleler satılmış ispat etsinler. Siz bunu derseniz bizi de söyletmiş olursunuz. Herkes bunu iyi bilsin bundan sonra yalan iftira olursa. Bir laf ederlerse 10 laf işitirler. Bu bölgedeki bütün müteahhitleri dağa götürenler yüzde 10’ları nasıl aldıklarını bütün Diyarbakır bilir bütün bölge bilir. Bütün bu bölge iyi bilir ki bu bölgedeki bütün belediyelerinde belediye başkanlarının dışında yetkili olanlar her türlü imar değişikliği ve her türlü talep de parasız hiçbir şey yapılmadığını belediyeye selam veren her Allah’ın kulu biliyor. Bizi bu alana çekmeyin. Bizi bu alana çekerseniz sizi bu alanda perişan ederiz. Neler olup bittiğini biliyorum. Kimlerin ne yaptığını çok çok iyi biliyorum. Özele inerseniz sizin özelinize ineriz. Tek tek bu şehirde hangi arsa kimindir. Hangisine ne yoğunluk verildi. Niçin verildi. Neye karşılık verildi. Hepsini bir bir bilirim. Bunlar böyle söylerken Kemal Kılıçdaroğlu benim bir PYD’li cenazesine katıldığımı söylüyor. Çıktım, söyledim. Dedim ki Kılıçdaroğlu az biliyor. Ben birkaç tanesine katıldım. Kobani’de, Şengal’de, çözüm sürecinde İŞİD’le savaşırken ölen ailesini tanıdıklarımızın taziyesine gittim. Ben Yasin Börü’nün de cenazesine gittim, polis ve askerlerimiz şehit olurken onların da törenlerine ve taziyelerine gittim. Biz acıyı ayırt etmeyiz. Kimse bunu Ankara’daki vahşi terör eylemi sonrası bir milletvekilinin gidip o eylemi sahiplenme anlamında katıldığı taziyeyle eşitlemesin. Biz insanlarımızın acılarını paylaşırız ve bunlar olmasın diye elimizden geleni yaparız.”

  • Başbakan Davutoğlu’ndan Diyarbakır Valiliği’ne Ziyaret

    Başbakan Ahmet Davutoğlu, çeşitli ziyaretlerde bulunmak üzere geldiği Diyarbakır’da Valiliği ziyaret etti.

    Başbakan Davutoğlu, çeşitli ziyaretlerde bulunmak üzere sabah saatlerinde Diyarbakır’a geldi. Ulu Cami’de Cuma namazını kılan Başbakan Davutoğlu, daha sonra Hasanpaşa Hanı’nda “Sur İhya Planı”nı açıkladı. Hasanpaşa Hanı’ndaki programının ardından Askeri Hastanesi’ne geçen Davutoğlu, burada dün meydana gelen bombalı saldırıda yaralanan polisleri ziyaret etti.

    Hastane ziyaretinin ardından Diyarbakır Valiliği’ne gelen Başbakan Davutoğlu ve eşi Sare Davutoğlu’na burada çocuklar tarafından çiçek verildi. Başbakan Davutoğlu, Vali Hüseyin Aksoy ve kamu kurum müdürleri ile bir araya geldi.

    Başbakan Davutoğlu, valilik ziyaretinin ardından AK Parti Diyarbakır İl Başkanlığı’na geçti.

  • Diyarbakır Şehitlerine Veda

    Diyarbakır’ın merkez Bağlar İlçesi’nde polis servisine düzenlenen bombalı saldırı sonucu şehit olan 4 polis memuru için Kocatepe Camii’nde cenaze namazı kılındı.

    Diyarbakır’ın merkez Bağlar İlçesi’nde polis servisine düzenlenen terör saldırısında şehit olan şehit polis memuru Alper Zor, Necdet Alıcı, Mehmet Fatih Ertuğrul ve Mustafa Yiğit Alp için Kocatepe Camii’nde cenaze töreni düzenlendi. İkindi namazına müteakip kılınan cenaze namazına TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Eski Başkanı Cemil Çiçek, Emniyet Genel Müdürü Mehmet Celalettin Lekesiz, Ankara Valisi Mehmet Kılıçlar, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, AK Parti, CHP ve MHP Milletvekilleri ile Kuvvet Komutanları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

    KILIÇDAROĞLU’NA TEPKİ

    Cenaze öncesi şehit yakınlarına taziye dileklerinde bulunan CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na, şehit yakınları tepki gösterdi. Şehit Polis Memuru Necdet Alıcı’nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başbakanlığı döneminde koruma polisliğini yaptığı ve geçici görev ile Diyarbakır’a gönderildiği öğrenildi. İkindi namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından şehit polis memuru Alper Zor, Necdet Alıcı, Mehmet Fatih Ertuğrul ve Mustafa Yiğit Alp için dua edildi ve ardından helallik alındı. Bir süre omuzlarda taşınan şehit polis memurları, cenaze araçlarına bindirildi. Cenazeye şehit polis memurlarının çocukları, özel kuvvet üniforması giyerek katıldı. Cenazenin geçişi sırasında Necdet Alıcı’nın kızı, Mehmet Fatih Ertuğrul ve Mustafa Yiğit Alp’in oğlu asker selamı durdu. Şehit Mustafa Yiğit Alp’in küçük oğlu da babasını asker selamı ile uğurladı. Şehit Alper Zor Karşıyaka Mezarlığı’nda, Mehmet Fatih Ertuğrul, Elvanköy Mezarlığı’nda, Mustafa Yiğit Alp ve Necdet Alıcı ise Cebeci Asri Mezarlığı’nda bulunan Polis Şehitliği’nde toprağa verilecek.

  • Diyarbakır Şehitlerinin 5’inin Acısı Ankara’ya Düştü

    Diyarbakır’da teröristlerce düzenlenen bombalı saldırıda şehit düşen polislerden 5’inin acı haberi Ankara’daki ailelerine ulaştı.

    Şehit Mustafa Karakaya’nın Yenimahalle’deki Çamlıca Polis Lojmanları’nda yaşayan ailesine acı haber, sağlık ekipleri eşliğinde verildi. Erzurum nüfusuna kayıtlı olan şehit polisin Diyarbakır’a yeni gittiği belirtildi.

    Şehit Alper Zor’un Güzelyaka Mahallesi 541. Sokak’ta oturan eşine şehadet haberi yetkililer tarafından verildi. Acı haber sonrası aile yakınları kriz geçirdi. Belediye yetkilileri evin bulunduğu sokağa taziye çadırı kurdu. Şehit, Zor’un 2 kız çocuğu babası olduğu kaydedildi.

    Ankara’daki diğer 2 şehidinin acı haberi ise Etimesgut Topçu Mahallesi’nde bulunan ailelerine yetkililer tarafından verildi. Polis memurlarından Necdet Alıcı’nın eşi Bedriye Alıcı’ya acı haber sağlık ekipleri eşliğinde verildi. Şehit Alıcı’nın 3’ü erkek 4 çocuk babası olduğu, şehit Fatih Mehmet Ertuğrul’un da bir erkek çocuk babası olduğu belirtildi. İki şehidin evine Türk bayrakları asıldı, belediye yetkilileri taziye çadırı kurdu.

  • AK Partili Karaaslan: “Bu Proje Diyarbakır İçin Kentsel İhya Projesi”

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan, hükümetin Diyarbakır’ın Sur ilçesinde yapacağı projelerin bir kentsel dönüşüm ya da toplu konut projesi olmadığını, projenin Diyarbakır için bir kentsel ihya projesi olduğunu kaydederek, bu projenin dünyada da örnek olacak bir proje olduğunu söyledi.

    TBMM Genel Kurulu’nda HDP Grup Başkanvekilleri Çağlar Demirel ve İdris Baluken tarafından “Sur ve Silopi için alınan ’acele kamulaştırma’ kararından doğrudan etkilenecek olan yurttaşların yaşayacağı hak gaspının ve bu kararın doğuracağı olumsuz sonuçların araştırılması” amacıyla verilen Meclis Araştırma Önergesi’ne yönelik AK Parti grubu adına konuşan Genel Başkan Yardımcısı Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan, acele kamulaştırma kararıyla birlikte devletin bir yıkım yapacağı ve bu yıkımdan halkın büyük bir mağduriyet yaşayacağı yönünde bir algı oluşturulmaya çalışıldığının altını çizdi. Oluşturulmaya çalışılan bu algının doğru olmadığının altını çizen Karaaslan, “Orada yıkımı yapan terör örgütüdür ve halkı asıl mağdur eden de yine terör örgütüdür. Biz devlet olarak elbette buna acele bir çözüm üretmekle mükellefiz” dedi.

    “YIKIM KARARININ ALTINDA İMZASI OLAN DİYARBAKIR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’DİR”

    Suriçi bölgesi Diyarbakır Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 1988 yılı kararı ile birinci derece kentsel sit alanı ilan edildiğini hatırlatan Çiğdem Karaaslan, 2001 tarihinde alanın kararla da Sur’un koruma alanı olarak belirlendiğini söyledi. Riskli alandaki taşınmazların acele kamulaştırılmasına dair 2016 yılında Bakanlar Kurulu kararının Resmî Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdiğini kaydeden Karaaslan, “Bu karar ilk değildir. Diyarbakır’da daha önce de biliyorsunuz, Büyükşehir Belediyesi, Sur Belediyesi, TOKİ ve Valilik ortaklaşa olarak bir kamulaştırma kararı almıştır 3 mahallemizde Alipaşa, Lalebey ve Cevatpaşa. Burada gerçekten bir eş güdüm ve iş birliği hâlinde bu çalışma yürütülmüştür. Hatta daha da enteresan bir şey söyleyeyim, burada sahadaki görüşmeleri yapan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’dir, yıkım kararının altında imzası olan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’dir. Yıkıma başlayan da yine Büyükşehir Belediyesi’dir. Bugün Büyükşehir Belediye Başkanımız da HDP sıralarında, milletvekili olarak aynı Meclis çatısı altındayız. Ben şimdi sormak istiyorum bugün ne değişti? Bugün orada terörden dolayı yaşanan büyük bir mağduriyet var. Bundan henüz birkaç yıl önce bu kararın altına imza atan, bu iş birliğinin önemli aktörlerinden biri olan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ve aynı grubun temsilcileri bizim karşımızda çok farklı bir argümanla duruyorlar, ‘devlet burayı yıkacak. acele kamulaştırma kararı bunu ifade eder’ anlamı yüklüyorlar bu çalışmaya. Fakat bu kesinlikle gerçek dışıdır” diye konuştu.

    “DİYARBAKIR’DA YÜRÜTTÜĞÜMÜZ VE YÜRÜTECEĞİMİZ ÇALIŞMA BUGÜNÜN ÇALIŞMASI DEĞİLDİR”

    Diyarbakır’ın Sur ilçesi sınırları içerisinde bulunan Suriçi bölgesinin tarihi özelliğini kaybederek çöküntü alanı hâline gelmesi, zemin üzerindeki yapılaşma nedeniyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıdığı gerekçesiyle Suriçi bölgesi ile tarihi Sur koruma bandını kapsayan yaklaşık 187 hektar alanın 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında 4/11/2012 tarih ve 28457 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanarak Bakanlar Kurulu kararıyla riskli alan ilan edildiğini belirten Karaaslan, “Yani Diyarbakır’da bugün bizim yürüttüğümüz ve yürüteceğimiz çalışma bugünün çalışması değildir. Aslında bu çalışma bizim 61’inci Hükûmet Programı’mızda da yer almakta, Suriçi’yle ilgili çalışma özellikle 2009 yılında biraz önce bahsettiğim TOKİ, belediye, valilik iş birliğiyle yürütülen çalışma var ve orada belli bir aşamaya da gelindi. 2012 yılında Diyarbakır Suriçi riskli alan ilan edildi. Hükümetimizin büyük çabasıyla birlikte Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri UNESCO Dünya Miras Listesi’ne girmiştir ve inşallah önümüzdeki dönemde bizim bu konuyla ilgili, bu alanın genişletilmesiyle ilgili çalışmamız devam edecek. Diyarbakır’da Suriçi bölgesine ait ilk koruma amaçlı imar planı 1990 yılında hazırlanmıştır. Fakat bu korumu planı Suriçi’ni korumamış ve sorunlarına çözüm üretmekte yetersiz kalmıştır. O amaçla Büyükşehir Belediyesi Meclis kararıyla 2008 yılında bu plan askıya alınmış ve yeni koruma amaçlı imar planı hazırlanmıştır. 2012 yılında Koruma Bölge Kurulu’nun uygun görüşüyle Sur Belediye Meclisi ve Diyarbakır Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından onaylanarak yürürlüğe girmiştir. Peki, biz bugün bu koruma planının ötesinde bir şey söylüyor muyuz? Hayır. O zaman ben neye karşı çıkıldığının, hangi argümanla birlikte devletin burayı yıkacağının ve halkı mağdur edeceğinin daha detaylı olarak bizlerle paylaşılmasını rica ediyorum çünkü anlamakta gerçekten güçlük çekiyorum” şeklinde konuştu.

    “KIRKLAR DAĞI’NIN KALBİNE SAPLANAN O HANÇERLERİN HESABINI KİM VERECEK”

    1/5.000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planının kentsel sit olarak koruma altına alınan Suriçi bölgesinin yanı sıra, surların dışında kalan sur koruma bandını da kapsadığının altını çizen Karaaslan, “Parsel ölçeğinde, avlulu düzende yapılaşma önerilerinin, geçmişe ilişkin elde edilebilen veriler ve güncel tespitlerle elde edilen bütün verilerin kullanılarak yeni bir plan geliştirilmesi öngörülmüştür. Yani, Diyarbakır hepimizin şehridir ve bu şehrin kadim değerlerini korumak hepimizin görevidir, bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Sadece Suriçi de değil, On Gözlü Köprü’süyle, Dicle’siyle, Kırklar Dağı’yla Diyarbakır hepimizindir. Ben şunu da sormak istiyorum, Kırklar Dağı’nda Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nden ruhsat alınarak yapılan o hançerlerin, Kırklar Dağı’nın kalbine saplanan o hançerlerin hesabını kim verecek?” ifadelerini kullandı.

    “BİZ TARİHİ DOKUYU KORUYACAĞIZ AMA AYNI ZAMANDA İNSANIMIZIN HAK VE HUKUKUNU KORUYACAĞIZ”

    Sur’da tarihi dokunun korunacağını ifade eden Karaaslan, “Öncelikle alandaki kaçak, sağlıksız ve güvensiz yapıların yıkılarak yöresel mimariye uygun yapılanması, alanın tarihi ve kültürel değerlerinin ön plana çıkarılması, tıpkı bizim diğer 80 ilimizde yapacağımız gibi ve bugüne kadar yaptığımız gibi, medeniyetimizin, o kadim kültürümüzün bize bıraktığı bütün mirası tekrar gün yüzüne çıkartacak bir çalışma bizim öncelikli hedefimizdir, bundan asla vazgeçilmeyecektir. Alan içinde bulunan tarihi ve kültürel değerlere sahip, başta surlar olmak üzere pek çok tarihi köşk, konak, kilise, cami, han, hamam, anıt gibi yapılar restore edilerek kente tekrar kazandırılacaktır. Biz tarihi dokuyu koruyacağız ama aynı zamanda insanımızın hak ve hukukunu koruyacağız; bu ikisinden de asla bu projelerde taviz vermeyeceğiz. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Sağlıklı ve güvenli yaşam alanlarında çocuk yetiştirmek herkesin hakkı, en çok da Diyarbakır’da bu işin cefasını en çok çeken vatandaşlarımızın hakkı. O yüzden inşallah önümüzdeki dönemde yapılacak bu projelerle birlikte mutlaka bu alanlar daha yaşanabilir mekânlar olarak ama hafızayı silmeden, ama izleri silmeden ki, hiçbirimizin öyle bir niyeti yok, çünkü bu bildiğimiz anlamda bir kentsel dönüşüm projesi değildir, bu bir toplu konut projesi asla değildir. Bu Diyarbakır için bir kentsel ihya projesidir ve inşallah, sadece Türkiye’de değil, dünyada da bu konuda örnek olacak bir projeyi imza atacağız. Eğer burada diyalog ortamının daha da geliştirilmesi gibi bir öneri varsa, bu öneriyi kesinlikle kabul ederiz ve bu konuda söz söyleyecek sivil toplum örgütlerinin, odaların, aynı zamanda, sadece mimarlar mühendisler değil, sanat tarihçilerinin, şairlerin, yazarların, o şehrin bütün söz sahiplerinin bir araya gelip konuşmasından yana hiçbirimizin bir çekincesi yok. Bu proje hepimizin projesi, bu proje tüm Türkiye’nin projesidir. Bu hassasiyete hepimizin sahip olduğunu bir kez daha bilmenizi isterim. Halkların Demokratik Partisi’nin verdiği önergeyle alakalı olarak zaten hükümetimiz ve ilgili bakanlıklarımız gerekli çalışmaları yapmış bulunmaktadır. Dolayısıyla, şu anda konuyla alakalı Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından alınması gereken ivedi bir tedbir ya da araştırmaya ihtiyaç duyulmamaktadır. İhtiyaç duyulması hâlinde AK Parti Grubu olarak zaten bizler derhâl harekete geçecek kadar bilinçliyiz” açıklamasında bulundu.

    HDP’LİLERİN “HAYALCİ” SATAŞMALARINA ANLAMLI CEVAP

    Konuşması esnasında HDP’li milletvekillerinin kendisini hayalci olmakla suçlayan sataşmalarına cevap veren Karaaslan, “Evet, ben bir hayal kuruyorum çünkü her şey hayal kurmakla başlar. Ben, Diyarbakır sokaklarında çocukların hiç korku duymadan özgürce dolaşabildiğini hayal ediyorum, seksek oynadığını hayal ediyorum; kadınların, çocukların, gençlerin çok daha sağlıklı yaşam alanlarında hep birlikte olduğunu hayal ediyorum. Bu da herhalde bir sorun teşkil etmese gerek. Biz, bütün grubumuz olarak her zaman Diyarbakır’dayız, Silopi’deyiz, bütün bölgedeyiz. Bu perşembe ve cuma günü de inşallah yine bölgede çok kalabalık bir heyet olarak oradayız. Dolayısıyla, her şey hayal kurmakla başladığı gibi, çok çalışmayla ve üstün bir irade göstermekle de başarıya ulaşır, onu gösterecek tek parti de AK Parti’dir” dedi.