Etiket: Diyalog

  • Huzur operasyonunda sürücü ile Vali arasında ilginç diyalog

    Türkiye’de 81 ilde 80 bin polis ve askerle huzur operasyonu yapılırken, Bolu’da yapılan uygulamada aracı köpekle aranan ve şafii mezhebinden olduğunu ifade eden bir vatandaş, Vali Aydın Baruş’a, “Vallahi biz Şafii mezhebindeniz, namaz kılıyoruz, bu araca şimdi nasıl bineceğiz onu bilmiyoruz” dedi. Vali Baruş ise “Silersiniz” diye karşılık verdi. Şafii mezhebinde köpek necis (temiz olmayan) hayvan olarak kabul ediliyor.

    Bolu’da dün gece yapılan ’Huzur Operasyonu’nda polis ve jandarma ekipleri kentin giriş ve çıkışlarından kontrol noktaları oluşturarak araçlar üzerinde sıkı denetim uyguladılar. Uygulamayı, Bolu Valisi Aydın Baruş, İl Jandarma Komutanı Albay İsmail Güneş, Bolu Emniyet Müdürü İbrahim Özel de katılarak ekiplerin çalışmalarını yakından takip ettiler. D-100 karayolu Karacaağaç mevkinde yapılan uygulamada bir sürücü ile Bolu Valisi Aydın Baruş arasında ilginç bir diyalog yaşandı. 34 PU 7263 plakalı otomobili durduran jandarma ekipleri araçta bomba arama köpeği ‘Destan’ ile detaylı arama yaptı.

    Şafii mezhebinden olduğunu söyleyen otomobilin sahibi, Bolu Valisi Aydın Baruş’un yanına giderek, “Biz Şafii mezhebindeniz, namaz kılıyoruz, bu araca şimdi nasıl bineceğiz onu bilmiyoruz. Arkadaşlar hiç sormadan köpekle arama yaptılar. Arkadaşlar sormuş olsalardı aracın istenilen her yerini X-Ray cihazına girmesine müsaade ederdim” dedi. Sürücünün bu sözleri sonrasında Bolu Valisi Aydın Baruş ise “Silersiniz” sözleriyle karşılık verdi. Sürücü daha sonra aracına binerek uygulama noktasında uzaklaştı.

  • Turkcell’den Karanlıkta ve Sessizlikte Diyalog projesine destek

    Karanlıkta ve Sessizlikte Diyalog sergileri Turkcell desteği ile kalıcı müzeye dönüştü.

    Turkcell, engelli bireylerin yaşamlarına değer katmak, hayata aktif ve eşit katılımlarını sağlamak için ’Engel Tanımayanlar’ çatısı altında geliştirdiği ürün ve servislerin yanı sıra köklü ve kalıcı çözümler sunmak amacıyla yeni sosyal sorumluluk projelerine de imza atıyor. Turkcell’den yapılan açıklamaya göre, toplumsal sorunlara çözüm sunabilmek için farkındalık yaratmanın önemine inanan Turkcell, İstanbul Social Enterprise, İBB ve Metro İstanbul  ortaklığıyla hayata geçirilen “Karanlıkta Diyalog” sergisini , “Sessizlikte Diyalog” sergisinin de eklenmesiyle “Turkcell Diyalog Müzesi” adı altında kalıcı bir müze haline getirdi. 2014 yılı itibariyle Turkcell desteğiyle Karanlıkta Diyalog sergisine ev sahipliği yapan müze, Eylül ayı itibariyle “Sessizlikte Diyalog” sergisinin de dahil olmasıyla ziyaretçileri görme ve işitme engelli rehberler eşliğinde farklı bir dünyaya taşıyacak.

    “Amacımız, empati ile önyargı duvarlarını ortadan kaldırmak”

    Turkcell Genel Müdür Yardımcısı İsmail Bütün, projenin geldiği aşama ile ilgili olarak şu açıklamalarda bulundu: “Destek verdiğimiz Turkcell Diyalog Müzesi ile engelli olmayan bireylerin, farkındalığın da bir adım ötesine geçerek empati kurmalarını sağlamayı amaçlıyoruz. ‘Engel Tanımayanlar’ çatısı altında bugüne dek ürettiğimiz pek çok yenilikçi çözüm ve projeden biri olan Turkcell Diyalog Müzesi ile engellilerin dünyasının deneyimlenmesi ve konulara ortak bakış ile yaklaşılabilmesi en büyük hedefimiz. Bir iletişim şirketi olarak her alanda iletişimi sağlamak bizim misyonumuz. Bu müze ile de önyargı duvarlarını kırarak iletişim dili birbirinden farklı olan engelli ve engelsiz bireylerin diyalogunu geliştirmiş oluyoruz.

    Kalıcı çözümler için çalışıyoruz

    Turkcell olarak engelli alanında yaptığımız tüm çalışmalarda sürekliliği olacak çözümler sunmaya önem veriyoruz. Engelli çocukların eğitimi ve istihdama yönelik gelişimleri için hayata geçirdiğimiz “Engelsiz Eğitim Programı”, engellilerin sosyal hayat katılımlarını sağlamak için geliştirdiğimiz “Hayal Ortağım Uygulaması” gibi farklı projelerle konuya odaklanıyor birden fazla alanda fayda sağlamak için çalışıyoruz. Bugün Diyalog Müzesi’nde görme ve işitme engelli rehberlerimiz desteğiyle yönümüzü bulabildik ve dünyaya farklı bir bakış açısı kazandık. Biz de bu yaklaşımla yola çıkarak tüm projelerimizde engel sahibi kişilerle çalışarak bir çeşit rehberlik alıyor ihtiyaçları doğru belirleyerek kalıcı çözümler sunuyoruz. Amacımız mobil teknolojilerimizi iletişimin imkanlarıyla birleştirerek sağlayacağımız faydaların engellilerin gözleri ve kulakları olmasıyla, onların topluma katılımları konusunda en önemli destekçileri olmak.

    Asıl kahramanlar engelli rehberlerimiz

    Turkcell Diyalog Müzesi’nin kahramanlarının görme engelli ve işitme engelli rehberler olduğunu ve ilk kez Türkiye’de bir metro istasyonunda bu kapsamda bir müze hayata geçtiğini söyleyen İstanbul Social Enterprise Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Hakan Elbir, “Tamamen karanlık ve sesten izole olarak yaratılan ve hayatın farklı kesitlerinin deneyimlendiği bu iki ortamda, insanların ‘ötekileştirme’, ‘birbiriyle iletişim’ ve ‘karşısındakini dinleme’ konularında düşünmeleri ve devamında farkındalıklarını hayata geçirmeleri, aksiyon almaları hedefleniyor. İstanbullular, Doğa ve Park Alanı Taksim Tarihi Tramvayı, Vapur yolculuğu gibi gündelik hayatta bulunduğumuz yerleri Karanlıkta Diyalog’da tamamen karanlıkta deneyimlerlerken, özel bölümlerden olus¸an Sessizlikte Diyalog’da ise yüz ifadelerini ve vücut dilini nasıl etkin kullanabileceklerini, is¸itme dıs¸ındaki duyularımızla neler bas¸arabilecegˆimizi görecekler. Bugüne dek müzemize 100 binin üzerinde ziyaretçi geldi. Ziyaretçilerin yüzde 67’sinin 18-25 yaş aralığında olması gençlerin ne kadar ilgili olduklarını gösteriyor ki bu da bizi ayrıca mutlu ediyor.

    Projemiz bu güne kadar 30’un üzerinde engelliye iş olanağı sağladı. Hedefimiz, Turkcell’in desteği ile kalıcı Diyalog Müzesi’ni hayata geçirerek, empati, ayrımcılık ve duyuların keşfi gibi konularda küçük yaştan itibaren farkındalık oluşturabilecek ve tıpkı Avrupa’nın belli ülkelerinde olduğu gibi eğitim müfredatına dahil olabilmek”.

    Bu Maça Gözü Kapalı Girilir

    Açıklamaya göre, Turkcell’in Engel Tanımayanlar çatısı altına Görme Engelliler Spor Federasyonu’na verdiği destek, sergi kapsamında yeni bir boyuta taşınıyor. Yeni eklenen “karanlıkta şut atma” bölümü ve dünyada bir ilk olan “Turkcell-Bu Maça Gözü Kapalı Girilir” deneyim alanı, görmeden futbol oynamanın ne anlama geldiğini katılımcıların bizzat yaşamasını sağlıyor. İsteyenler, maçı dışarıda bulunan tribünlerden izleyebiliyor. Deneyim alanında önümüzdeki dönemde üniversiteler arası özel turnuvalar düzenlenmesi hedefleniyor. Bu alandan elde edilecek gelirin bir bölümü, Görme Engelliler Spor Federasyonu’na bağışlanıyor.

  • Makama Oturan Minik Valiyle Güldüren Diyalog

    Zonguldak Valisi Ali Kaban, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla koltuğunu, 7 yaşındaki Tuğsem Turgut’a bıraktı. Koltuğa oturan minik vali önce limonata istedi. Minik valinin, bir süre önce kendisine hediye edilen “Mangala” isimli oyunu gören Vali Ali Kaban’a oyununu vermek istememesi gülüşmelere neden oldu.

    23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Bahçelievler İlkokulu öğrencilerini ağırlayan Zonguldak Valisi Ali Kaban, öğrencilere çeşitli hediyeler verdi. Öğrenciler ile bir süre sohbet eden Vali Kaban, makam koltuğunu 1. sınıf öğrencisi 7 yaşındaki Tuğsem Turgut’a bıraktı. Valilik koltuğuna oturan Tuğsem Turgut ilk olarak kendisine ve arkadaşlarına limonata istedi. Limonatasını içen minik öğrenci Tuğsem, okul bahçelerine oyun parklarının yapılmasını istedi. Tuğsem, ayrıca okullar için sportif ve kültürel anlamda gelişimin sağlanmasını diledi.

    “ÇOCUK BAYRAMININ KUTLANDIĞI TEK ÜLKE TÜRKİYE’DİR”

    23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın önemine değinen Zonguldak Valisi Ali Kaban, çocuk bayramının kutlandığı tek ülkenin Türkiye olduğunun altını çizdi. Vali Kaban konuşmasının devamında, “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın kutlu olmasını diliyorum. Dünyada çocuklara bayram sunulan tek ülke Türkiye’dir. Bu anlamda ülkemizin kurucu babaları hakikaten birçok şey için çalıştıkları gibi, bu konuda da çocuklarımızı onurlandırmayı en baştan düşünmüşler ve hayata geçirmişlerdir. Ülkemizin bir kurtuluş savaşı sonrasında ortaya çıkan dünya manzarası içerisinde verdiği ayakta kalabilme mücadelesi de unutulmamalıdır. Yaşanan iki dünya savaşı ve ardından bir soğuk savaş dönemi yaşandı. Bu hengame içerisinde Anadolu gibi zor ve önemli bir coğrafyada ayakta kalabilmek için verdiğimiz mücadele bu günlerde çok daha iyi bir şekilde devam etmektedir. Minik valimizin temennilerinin çoğu gerçekleştiriliyor. Bu anlamda okullarımızın gerek fiziki imkanlarının geliştirilmesi gerekse eğitimim kaliteli hale getirilmesi hususlarında çok daha başarılı noktalara gelinmiştir ve bu alanda da çalışmalar devam etmektedir. Bu anlamda özveri ile çalışan ve hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan öğretmenlerimize de teşekkürü bir borç biliyorum” şeklinde konuştu.

    GÜLDÜREN DİYALOG

    Kendisine hediye edilen “Mangala” isimli oyunu elinin altında tutan minik valinin, oyunu incelemek isteyen Vali Ali Kaban’la olan diyaloğu ise makamdakileri güldürdü. Kaban, “Mangala oynuyorsun. Zor bir oyun mu?” dedi. Vali Ali Kaban’ın sorularına yanıt veren minik vali, oyunun oynanışını Vali Ali Kaban’a anlattı. Vali Ali Kaban’ın oyunu incelediği sırada okul müdürü Tuğsem Turgut’a, “İstersen hediye et onu Vali amcana. Ben sana yenisini alayım” dedi. Bunun üzerine minik vali ise “Bana yeni aldılar” cevabını verdi. Okul müdürü ile minik valinin arasındaki diyaloğu duyan Vali Ali Kaban ve makamdaki davetliler kahkaha attı. Bir süre yaşanan gülüşme sırasında Vali Ali Kaban “Helal olsun” dedi.

    Vali Ali Kaban, günün anlam ve önemine değinerek öğrencilere çeşitli hediyeler verdi.

  • Fabrika İşçisi İle Polis Müdürü Arasındaki İlginç Diyalog

    Sendika temsilcisinin fabrika giriş kartının kilitlenmesi sonrası 16.00-24.00 vardiyasından çıkan işçiler yürüyüş yaptı.

    Fabrika önünde başlayan yürüyüşe polis, Ahmet Tozluklu Şehitliği önünde izin vermeyerek müdahalede bulundu.

    Alınan bilgiye göre Petrol İş Sendika Başkanı Mehmet Doğan’ın fabrika giriş kartının kilitlenmesi sonrasında 16.00-24.00 vardiyasından çıkan işçiler, yürüdü.

    Vardiya bitişinden sonra işçilerin eğitime kalmasını istemeyen sendika başkanı işçilerin eğitime kalamayacağını bildirmesi sonrası iddiaya göre kartı kilitlendi. Kartın kilitlenmesi ve gerçekleşmeyen sözleşmeleri bahane eden işçiler vardiya çıkışı otobüslere binmeyerek şehir merkezine yürümek istedi. Güvenlik Şube Müdürü tarafından işçiler ikna edilmeye çalışılırken guruplara Ahmet Tozluklu Şehitliği önünde TOMA’lı müdahalede bulunuldu.

    Yapılan müdahale esnasında işçi ile polis müdürü arasında ilginç diyalog yaşandı. Fabrika işçisi jopla müdahalede bulunan polis müdürüne ‘O joplar bize kalkmayacak’ derken polis müdürü ‘yürürsen kalkar’’ şeklinde cevap verdi.

    Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri kanununa muhalefetten işçilere müdahale edilirken sendika temsilcisi ile birlikte 3 işçi göz altına alındı. Arka sokaklarda yaşanan kısa kovalamacanın ardından işçiler yürüyüş yapmayacaklarını bildirmelerinin ardından dağıldı.

    Gözaltına alınan işçiler, ’Biz terörist değiliz, hakkımızı arıyoruz’ derken sendika temsilcisi Sefer Aşıroğlu ise yapılan yürüyüşün hak mücadelesi olduğunu söyledi.

  • ‘Karanlıkta Diyalog’ Gençleri Aydınlattı

    Türkiye’nin en önemli sosyal girişimcilik projelerinden biri olan ‘Karanlıkta Diyalog’ ve ‘Sessizlikte Diyalog’un kurucu ortağı olan M. Hakan Elbir, Plato Meslek Yüksekokulu’nda öğrencilerle buluştu.

    Uluslararası bir sosyal gelişim projesi olan Karanlıkta Diyalog, ilk olarak Alman Sosyal Girişimci Andreas Heinecke tarafından 26 yıl önce hayata geçirildi. 135’ten fazla şehirde 8 milyon insan tarafından deneyimlenen projenin Türkiye’deki kurucu ortağı M. Hakan Elbir, Plato Meslek Yüksekokulu’nda gençlerle bir araya geldi. Seminerde ayrıca öğrencilerin arasından kurayla çekilen 5 kişi Karanlıkta Diyalogu ücretsiz deneyimleme hakkı kazandı. Tamamen karanlık bir mekânda, engelli bir kişinin rehberliğinde hayata geçtiği şehrin özelliklerini anlatan Karanlıkta Diyalog sergisi hakkında bilgi veren Hakan Elbir, “Elinizde bir baston var ve o beyaz bastonla hiçbir şey görmeden ve sadece rehberini dinleyerek ve diğer duyularınızı da keşfederek bir kent deneyimi yaşıyorsunuz. İstanbul Gayrettepe Metro İstasyonunda 2 buçuk yıl önce bunu hayata geçirdik. Bugün de gençlerle sosyal girişimciliği konuşacağız. Toplumda sosyal girişimcilik, sosyal faydada değer kavramları ve bu anlamda ülkenin dinamiklerini kendi hikâyemiz üzerinden paylaşacağız” diye konuştu.

    “GENÇLER ARTIK SOSYAL GİRİŞİMCİLİĞE HEVESLİ”

    Daha önce gittiği üniversitelerde ve katıldığı seminerlerde gençler üzerinden edindiği izlenimleri aktaran Elbir, “Gençler artık sosyal girişimciliğe çok yoğun ilgi gösteriyorlar. Artık standart işyerlerinde çalışmak ve kapitalist sisteme hizmet etmenin dışında bir değer üreten işlerde olmak istiyorlar sadece nasıl olacaklarını bilmiyorlar. Biz de Nasreddin Hoca’nın hikâyesindeki gibi damdan düştüğümüz için diğerleri damdan düşmeden onlara yardımcı oluyoruz. Gençlerin alacağı hiçbir tavsiye yok sadece nasıl ve ne şekilde yol izleyeceklerine dair fikre sahip değiller. Bunda da en son kabahatli esasında gençler. Bizim gibi deneyimli ve bu alanda kilometre eskitmiş kişilerin deneyimlerini paylaşmaya ihtiyaç var. Benim burada varlık sebebim bu” açıklamalarında bulundu.

    “SOSYAL GİRİŞİMCİLİĞİ RESMİ HÜVİYETE KAVUŞTURMAK İSTİYORUZ”

    “Türk Ticaret Kanunu’nda sosyal girişimciliğin resmi bir karşılığı yok, biz sosyal girişimciliği bir hüviyete kavuşturmak için çaba harcıyoruz. Bugün, bu gibi projeler; dernekler ve STK’lar üzerinden yapılıyor bu tamamen yanlış çünkü gelir kazanması ve sürdürülebilir olması gerekiyor. Bunun için de sosyal gelişim oluşumlarına ihtiyaç var” diyen Elbir, sosyal girişimcilik ile şirketler arasındaki farkı şu sözlerle anlattı: “Sosyal girişimin şirketlerden farkı bireysel kazanç yerine toplumsal fayda gütmeleridir. Sosyal girişimci kendi şirketinde kendi kazancını ön planda tutmaz ve bir gelir elde edilirse projenin devamlılığı üzerine harcanır. Ama şirketler doğal olarak kurucusunun kazancını ön planda tutar. Ne mutlu ki gençler sosyal fayda üreten kurumlarda yer almak ve o projelerin parçası olmak istiyorlar ama ne yapacaklarını bilemiyorlar”.

    “ÖNYARGILAR SEBEBİYLE ÇOK NİTELİKLİ ENGELLİLER EVDE OTURUYOR”

    Engelliler konusunda iş dünyasına da mesaj veren Elbir, “Zihinlerdeki ön yargıdan kurtulalım ve bir engellinin engellilik durumuna bakmadan sadece onun o işi karşılayıp karşılamadığına dikkat ederek istihdam sağlamaya çalışalım. Ben çok iyi biliyorum ki, Türkiye’de çok nitelikli engelli arkadaşlarımız var ve zihinlerdeki ön yargıdan dolayı çok kalifiye oldukları halde evde oturuyorlar. Bir miktar empatiye ihtiyaç var” dedi.